Yerel Haberler
Konya
Karatay’dan çölyak hastalarına anlamlı destek 07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:00:21 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü dolayısıyla Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi tarafından düzenlenen programda Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan ve Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, çölyak hastaları ve aileleriyle bir araya geldi. Karatay Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, çölyak hastalarının yaşadığı sorunlara dikkat çekilirken toplumsal farkındalığın artırılmasının önemi vurgulandı. Etkinlikte, çölyak hastalığıyla yaşayan bireylerin günlük hayatta karşılaştığı zorluklar ele alınırken, Karatay Belediyesi’nin sunduğu desteklerin önemli bir ihtiyacı karşıladığı ifade edildi. Programa Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, çölyak hastaları ve aileleri katıldı. Kılca: Vatandaşlarımızın her zaman yanındayız Çölyak hastalarının yanında olmaya gayret ettiklerini belirten Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, yaşanan zorlukları yakından bildiklerini ifade etti. Başkan Kılca, 2019 yılında başlatılan glutensiz gıda üretimi kapsamında Karatay Halk Ekmek Fabrikası bünyesinde glutensiz ekmek, simit, pasta ve kurabiye gibi ürünlerin üretildiğini ve vatandaşların hizmetine sunulduğunu belirtti. Üretilen glutensiz ürünlerin yalnızca Konya ile sınırlı kalmadığını ifade eden Kılca, Türkiye’nin birçok iline ulaştırılarak binlerce çölyak hastasının yaşamının kolaylaştırıldığını dile getirdi. Antalya, Sivas ve Çorum başta olmak üzere çeşitli illerdeki çölyak dernekleriyle iş birliği yaptıklarını söyleyen Kılca, uygun fiyatlı glutensiz ürünlere erişimin desteklendiğini kaydetti. Hasan Kılca, çölyak hastaları ve ailelerinin gösterdiği sabra dikkat çekerek sürece katkı sunan tüm kurumlara teşekkür etti. Kılca, valilik, kaymakamlık ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini belirterek, her türlü ihtiyaçta belediyeye ulaşılabileceğini ifade etti. Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan ise Karatay Belediyesi tarafından düzenlenen programdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek aileler ve çocuklarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Çölyakın bir hastalıktan ziyade doğru beslenme ile yönetilebilen bir yaşam biçimi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Kaymakam Ayhan, farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:56 Cam Kubbe altındaki Selçuklu mirası büyük ilgi görüyor Konya’nın kalbinde, tarihi mirası modern mimariyle buluşturan ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Meram Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi zenginlikleriyle de ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle jeodezik cam kubbe altında sergilenen Selçuklu hamam kalıntısı hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Konya’nın kalbinde yükselen ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi mirası modern mimariyle buluşturarak ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle birinci etapta yer alan ve Selçuklu dönemine ait en büyük hamam kalıntısının, jeodezik cam kubbe ile korunarak sergilenmesi, hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Tıpkı diğer etaplar gibi modern mimari ile tarihi dokuyu buluşturan Suriçi Çarşısı 1. Etap, şehrin tarihi ve kültürel mirasını korurken jeodezik cam kubbenin altında hayat bulan Selçuklu mirası da geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarak ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Cam Kubbe, Suriçi çarşısı’nın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu Suriçi Çarşısı 1. Etabın açılışı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla 2025 yılının Aralık ayında gerçekleştirilmişti. Açılışta konuşan Bakan Kurum, bu çalışmanın yalnızca bir restorasyon değil, aynı zamanda güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu vurgulayarak, "Bu proje bir medeniyet iddiasıdır. Jeodezik cam kubbemiz, sadece Selçuklu mirasını değil, geleceğimizi de koruyacak. Türkiye’nin şehircilik vizyonuna Konya’dan vurduğumuz önemli bir imza olacak" ifadelerini kullanmıştı. Suriçi Çarşısı’nın birinci etabı, yalnızca ticari bir merkez olmanın ötesine geçerek adeta Konya’nın tarihi ve kültürel bir özeti niteliği taşıyor. Kalecik, Mücellit, Kapu ve Erdemşah camileriyle çevrelenen alan, ziyaretçilere geçmişle iç içe bir deneyim sunuyor. Cam kubbe altında sergilenen hamam kalıntısı ise bu deneyimin en çarpıcı unsuru olarak öne çıkıyor. Buraya gelenler yalnızca tarihi bir yapının izlerini görmekle kalmıyor; Selçuklu’nun ihtişamını hissediyor, Mevlana şehrinin derin maneviyatını soluyor. Başkan Kavuş: "Cam Kubbe, tarihe duyduğumuz saygının sembolüdür" Konya’nın merkez Meram ilçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da projeye ilişkin yaptığı açıklamada, cam kubbenin Suriçi Projesi’nin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirtti. Başkan Kavuş, "Selçuklu döneminin en büyük hamam kalıntısının bu özel yapı ile korunarak turizme kazandırılması, projemizin tarihi yönünü güçlendirdi. Bu kubbe sadece bir çatı değil; şehrimizin bin yıllık tarihine duyduğumuz saygının sembolüdür" dedi. Başkan Kavuş ayrıca, cam kubbenin kısa sürede Konya’nın yeni simge yapılarından biri haline geldiğini, hem Konyalılar hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ve özellikle hafta sonları ziyaretçi sayısındaki artışın, projenin turizm açısından da önemli bir çekim merkezi haline geldiğini gözler önüne serdiğini ifade etti.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:39 Cengiz Yönet: "Kupa finalinin Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok" Konyaspor Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, Ziraat Türkiye Kupası finalinin Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebebin olmadığını belirterek, "Önceden belirlenmiş olan kurallara bağlılık hem hukuk düzeninin hem de düzenli hayatın gerekliklerinin bir parçası. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünmüyorum" dedi. Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı finalde Beşiktaş’ı deplasmanda mağlup ederek finale yükselen Konyaspor’da Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine bu başarıları ve final hakkında açıklamalarda bulundu. Her sene değişen Türkiye Kupası statüsünün bazı takımlar için avantaj, bazı takımlar için dezavantaj olabildiğini söyleyen Yönet, "Biz tek maç oynanan sistemde Fenerbahçe’yle sahamızda oynadık. Bizim açımızdan bir şanstı. Ama yarı final gibi bir maçı Beşiktaş’ın sahasında tek maç olarak oynayıp, oradan galip gelmek ve kazanmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Biz o buraya çıktığımızda dezavantajlı durumdaydık. Çünkü Beşiktaş’ın seyircisi gerçekten son derece ateşli, 90 dakikanın sonuna kadar destek verdiler. Beşiktaş gibi bir armayı, Beşiktaş gibi bir takımı yendiğimiz için gerçekten çok mutluyuz. Beşiktaş ligde istediği hedeflere ulaşamadı. Kupa elinde kalan tek hedef gibi görünüyordu. Onun için o maçı kazanmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Ancak bizim takımımız gerçekten bir inanç koydu, bir karakter koydu. Sahada son derece disiplinli şekilde hareket etti. Son düdük çalınana kadar mücadeleyi bırakmadı ve son dakikalarda gelen bir penaltı golüyle de galip gelerek adımızı finale yazdırdık" dedi. "Biz Konyaspor’uz, iyi bir takımız" Konyaspor’un geçmişte bu kupayı aldığını belirten Cengiz Yönet, "Bu kupada daha önce yarı final oynadık. Bu sene tekrar Allah bizlere final oynamayı nasip etti. Böyle bir şans elde ettik. Antalya gibi dünyanın en güzel şehirlerinden birinde, turizm cennetinde, turizm şehrinde, güzel bir maç seyrettirmek istiyoruz. Finalistlerden biri olarak kupanın bir kulpundan tutmuş bir takım olarak, taraftarlarımızın sahaya güzel ambiyanslar oluşturmasını bekliyoruz. Onların güzel enerjisine ve desteğine çok ihtiyacımız var. Beşiktaş maçında da Konya’dan gelen taraftarlarımız vardı. Onlar yeşil-beyaz formalarıyla güzel bir görüntü oluşturdu. Coşkuyla takımlarına destek verdi. Onun çok daha fazlasını Antalya’daki oynayacağımız final maçında göstermek istiyoruz. Taraftarlarımızın Konya’dan, Antalya’ya bir konvoy olmasını istiyoruz. Yeşil-beyaz bayraklarla, yeşil-beyaz formalarla Konya-Antalya arasında bir görsel şov oluşturmak istiyoruz. Bu görsel şovun Konya’dan başlamasını istiyoruz. Antalya’ya kadar uzanmasını, maç ve maçtan sonra da devam etmesini istiyoruz. Kupayı elimize alarak Konya’ya dönmek istiyoruz. Gençlerbirliği - Trabzonspor maçının galibini bekliyoruz. Bu maçtan çıkacak olan sonuca göre rakibimiz belli olacak. Hem Gençlerbirliği hem Trabzonspor, ligimizin çok önemli takımları, önemli kulüpleri. Konyaspor olarak her iki kulübümüzün de son derece güzel saygı çerçevesinde ama rakip olduğunu bilerek bir ilişki içerisindeyiz. İyi olan takımın karşımıza finalist olarak çıkmasını istiyoruz. Biz Konyaspor’uz, iyi bir takımız, iyi bir takım olduğumuz için de karşımıza en iyi takımın çıkmasını istiyoruz. Futbol seyircisinin futbola doymasını sadece maçın güzelliklerinin konuşulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Maçın Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok" Kupa finalinin başka bir şehre alınmasına yönelik bir talep gelmesi halinde Konyaspor’un tavrının ne olacağıyla ilgili soru üzerine Yönet, "Böyle bir talebin bize geleceğini düşünmüyorum, başkanımız da bu konuda bir açıklama yaptı. Bu konudaki tavrımız son derece kesin ve net. Oyun oynanırken, maç oynanırken kurallar değiştirilmez. Finalistlerin kim olduğu daha belli olmadan kupa maçının finalinin oynanacağı şehir belirlenmişti. Dolayısıyla biz federasyonun almış olduğu kararın arkasında duracağını çok net olarak ifade ediyoruz. Maçın Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok. Önceden belirlenmiş olan kurallara bağlılık hem hukuk düzeninin hem de düzenli hayatın gerekliklerinin bir parçası. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünmüyorum" diye cevap verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:54 Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü için yeni koruma hamlesi Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü’nün ulusal sulak alan tesciline yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 6. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Konya ve Isparta il sınırları içerisinde yer alan Beyşehir Gölü’nün sahip olduğu doğal değerlerle ülkenin en önemli miras alanlarından biri olduğu vurgulandı. Açıklamada, Beyşehir Gölü’nün yalnızca Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olma özelliğiyle değil, aynı zamanda sulak alan ekosistemi, biyolojik çeşitliliği, kuş varlığı, su kaynakları ve doğal peyzaj değeriyle de büyük önem taşıdığı ifade edildi. Ulusal sulak alan tescil süreci kapsamında, DKMP 6. Bölge Müdürü Hakan Mumcuoğlu ile Konya Bölge Müdürü Orhan Çatalcam’ın ilgili birim müdürleriyle birlikte bölgede yerinde inceleme ve değerlendirme çalışması gerçekleştirdiği belirtildi. Yetkililer, korunan alanların ekolojik değerlerinin muhafaza edilmesi, sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla kurumlar arası koordinasyon ve saha çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Beyşehir Gölü’nde devam eden tescil çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte bölgenin doğal zenginliklerinin korunmasına yönelik önemli bir adım daha atılmış olacak.
Tropikal gece sıcaklıkları bir süre daha uyku bölecek
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:10 Tropikal gece sıcaklıkları bir süre daha uyku bölecek Son günlerde gündüz saatlerinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının bir süre daha devam edeceğine dikkat çeken uzmanlar, gece saatlerinde 20 gündür etkili olan tropikal gece sıcaklıklarının da etkisini sürdüreceği uyarısında bulundu. Türkiye genelinde etkisini gösteren hava sıcaklıkları Konya’da da mevsim normalleri üzerinde seyrediyor. Gece sıcaklıklarının 20 derece üzerinde gerçekleştiği geceleri ‘tropikal gece’ olarak tanımlandığına dikkat çeken Meteoroloji 8. Bölge Müdür Yardımcısı Çağlar Kaynak, "Türkiye ve bölgemiz bildiğiniz gibi son günlerde sıcak ve kuru bir havanın etkisinde. Bu etkiyi oluşturan aslında muson bölgesi dediğimiz bölgede oluşan ters oluk yapısına bağlı sıcak havanın taşınmasıyla gerçekleşiyor. Bir de gece sıcaklıklarının 20 derecenin üzerinde gerçekleştiği günlere biz tropikal geceler diyoruz. Yaptığımız değerlendirmelere göre temmuz ayında 20 gün boyunca tropikal geceleri gözlemledik. Bunun yanında genel olarak son birkaç gündür de fazlasıyla artan sıcaklıklara bağlı olarak mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkları gözlemliyoruz. Tropikal gece dediğimiz kavram, gece sıcaklıklarının 20 derece santigratın üzerinde gerçekleştiği geceleri ifade ediyor. Bir süredir Temmuz ayında 20 günü bu şekilde tropikal gece olarak geçirdik. Önümüzdeki günlerde de Ağustos ayının ilk haftasını değerlendirdiğimizde, gündüz sıcaklıkları için Konya genelinde 30.9 olan mevsim normalinin 2 ile 5 derece üzerinde sıcaklıkları gözlemliyor olacağız. Gece sıcaklıkları ise 22 ila 24 derece arasında gerçekleşecek. Bu da demek oluyor ki, bir süre daha tropikal gece etkisinde biraz daha zor uyuyabildiğimiz, hava şartlarına bağlı olarak rahatsızlık duyabileceğimiz günler bizi bekliyor" dedi. "Mevsim normallerinin üzerinde yer yer 7 derecelere varan sıcaklık farkı var" Son 30 yıl içerisindeki sıcaklık değerleriyle ilgili bilgiler veren Kaynak, "Meteorolojide sıcaklıklar, yağışlar ve tüm meteorolojik parametreler 30 yıllık mevsim normalleri dediğimiz normallerle kıyaslanarak değerlendirilirler. Bizler de 1991-2020 normallerini kullanarak günümüzde yaşadığımız hava olaylarını ve meteorolojik parametrelerin değerlendirmelerini yapıyoruz. 1991-2020 Ağustos ayı sıcaklıklarına göre, normallerimiz 30.9 derece santigrat. Ancak son günlerde de gözlemlediğimiz gibi oldukça mevsim normallerinin üzerinde yer yer 7 derecelere varan sıcaklık farklarıyla seyreden bir temmuz ayı ve önümüzdeki günlerde de ağustos ayını da yine mevsim normalleri üzerinde bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Gök gürültülü sağanak yağış geçişlerini bekliyoruz" Ağustos ayında ilk 2 gününde yağış müjdesi veren Kaynak, "Bölgemiz genelinde ve Konya ilinin özellikle kuzey kesimlerinde gök gürültülü sağanak yağış geçişlerini bekliyoruz. Bu yağışlarla birlikte ağustos ayının aslında mevsim normalleri civarında yağışlarının gözleneceği bir ay olmasını tahmin ediyoruz. Sıcaklıklar da yine benzer bir şekilde mevsim normalleri civarında, zaman zaman mevsim normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde sıcaklıkları gözlemleyeceğimiz bir ağustos ayı bizleri bekliyor" diye konuştu. Kentte sıcaktan bunalarak parklara çıkan vatandaşlar ise, geçen yıla oranla bu yıl daha bunaltıcı sıcakların olduğunu söyledi.
Tropikal gece sıcaklıkları bir süre daha uyku bölecek
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:07 Tropikal gece sıcaklıkları bir süre daha uyku bölecek Son günlerde gündüz saatlerinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının bir süre daha devam edeceğine dikkat çeken uzmanlar, gece saatlerinde 20 gündür etkili olan tropikal gece sıcaklıklarının da etkisini sürdüreceği uyarısında bulundu. Türkiye genelinde etkisini gösteren hava sıcaklıkları Konya’da da mevsim normalleri üzerinde seyrediyor. Gece sıcaklıklarının 20 derecenin üzerinde gerçekleştiği günlerin ‘tropikal gece’ olduğuna dikkat çeken Meteoroloji 8. Bölge Müdür Yardımcısı Çağlar Kaynak, "Türkiye ve bölgemiz bildiğiniz gibi son günlerde sıcak ve kuru bir havanın etkisinde. Bu etkiyi oluşturan aslında muson bölgesi dediğimiz bölgede oluşan ters oluk yapısına bağlı sıcak havanın taşınmasıyla gerçekleşiyor. Bir de gece sıcaklıklarının 20 derecenin üzerinde gerçekleştiği günlere biz tropikal geceler diyoruz. Yaptığımız değerlendirmelere göre temmuz ayında 20 gün boyunca tropikal geceleri gözlemledik. Bunun yanında genel olarak son birkaç gündür de fazlasıyla artan sıcaklıklara bağlı olarak mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkları gözlemliyoruz. Tropikal gece dediğimiz kavram, gece sıcaklıklarının 20 derece santigratın üzerinde gerçekleştiği geceleri ifade ediyor. Bir süredir Temmuz ayında 20 günü bu şekilde tropikal gece olarak geçirdik. Önümüzdeki günlerde de Ağustos ayının ilk haftasını değerlendirdiğimizde, gündüz sıcaklıkları için Konya genelinde 30.9 olan mevsim normalinin 2 ile 5 derece üzerinde sıcaklıkları gözlemliyor olacağız. Gece sıcaklıkları ise 22 ila 24 derece arasında gerçekleşecek. Bu da demek oluyor ki, bir süre daha tropikal gece etkisinde biraz daha zor uyuyabildiğimiz, hava şartlarına bağlı olarak rahatsızlık duyabileceğimiz günler bizi bekliyor" dedi. "Mevsim normallerinin üzerinde yer yer 7 derecelere varan sıcaklık farkı var" Son 30 yıl içerisindeki sıcaklık değerleriyle ilgili bilgiler veren Çağlar Kaynak, "Meteorolojide sıcaklıklar, yağışlar ve tüm meteorolojik parametreler 30 yıllık mevsim normalleri dediğimiz normallerle kıyaslanarak değerlendirilirler. Bizler de 1991-2020 normallerini kullanarak günümüzde yaşadığımız hava olaylarını ve meteorolojik parametrelerin değerlendirmelerini yapıyoruz. 1991-2020 Ağustos ayı sıcaklıklarına göre, normallerimiz 30.9 derece santigrat. Ancak son günlerde de gözlemlediğimiz gibi oldukça mevsim normallerinin üzerinde yer yer 7 derecelere varan sıcaklık farklarıyla seyreden bir temmuz ayı ve önümüzdeki günlerde de ağustos ayını da yine mevsim normalleri üzerinde bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Gök gürültülü sağanak yağış geçişlerini bekliyoruz" Ağustos ayında ilk 2 gününde yağış müjdesi veren Kaynak, "Bölgemiz genelinde ve Konya ilinin özellikle kuzey kesimlerinde gök gürültülü sağanak yağış geçişlerini bekliyoruz. Bu yağışlarla birlikte ağustos ayının aslında mevsim normalleri civarında yağışlarının gözleneceği bir ay olmasını tahmin ediyoruz. Sıcaklıklar da yine benzer bir şekilde mevsim normalleri civarında, zaman zaman mevsim normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde sıcaklıkları gözlemleyeceğimiz bir ağustos ayı bizleri bekliyor" diye konuştu. Sıcaktan bunalarak parklara çıkan vatandaşlar ise, geçen yıla oranla bu yıl daha bunaltıcı sıcakların olduğunu söyledi.
Vali Akın ve Başkan Altay, YKS ve LGS’de dereceye giren Konyalı öğrencilerle buluştu
31 Temmuz 2025 Perşembe - 18:15 Vali Akın ve Başkan Altay, YKS ve LGS’de dereceye giren Konyalı öğrencilerle buluştu Konya Valisi İbrahim Akın ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) ve Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında dereceye giren öğrencilerle buluştu. Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda konuşan Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, "İlimizdeki çeşitli okullarda okuyan ve LGS’de tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan alan ve Türkiye birinciliği unvanını hak etmiş öğrencilerimiz ve YKS’de ülke genelinde ilk 100’e ve ilimiz genelinde de alanında ilk 3’e giren öğrencilerle bir araya geldik. Toplam 46 öğrencimizi bugün ödüllendireceğiz. Bu anlamlı derecelerin altına imza atan öğrencilerimiz, bir eğitim ve kültür şehri olan Konya’mızın eğitim tarihine anlamlı bir katkı sunmuşlardır. Tüm öğrencilerimizi yürekten kutluyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Altay öğrencileri ve ailelerini tebrik etti Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, meşakkatli bir yolculuğun sonunda başarı elde eden öğrencileri ve ailelerini tebrik ederek, "Sizin gayretiniz, diğer arkadaşlarınızın yanında ortaya koyduğunuz başarı takdire şayan. Bundan sonraki eğitim hayatınızda başarılar diliyorum. İnşallah ülkemizin çok iyi liselerinde, üniversitelerinde okuyacak ve ülkemizin geleceğinde çok önemli roller üstleneceksiniz" dedi. Başkan Altay iyi insan olmanın önemine vurgu yaptı Akademik başarının çok kıymetli olduğunu ama asıl kıymetli olanın iyi bir insan olabilmek olduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Vatanına, milletine, ailesine faydalı bireyler olabilmek çok önemli. Sizin sorumluluğunuz diğer arkadaşlarınıza göre biraz daha fazla. Çünkü başarıyı devam ettirebilmek ve milletimizin sizlerden beklediği başarıyı elde edebilmek için bundan sonra da çalışmaya devam etmeniz gerekiyor. Aslında bu bir başlangıç. İyi bir üniversite, iyi bir lise kazanınca her şey bitmiyor, rekabet devam ediyor ama siz bunu kendinize, ailenize ve Konyalılara ispatlamış oldunuz. Başarınızın artarak devam edeceğine inanıyorum" şeklinde konuştu. "Elimizde insan kaynağından daha büyük bir hazinemiz yok" Üniversite eğitimlerinden sonra gençlerin Türkiye için iyi işler yapacağına inandıklarını kaydeden Başkan Altay konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Türkiye birçok anlamda çok mesafe kat etti ama daha yapacak çok işimiz var. Sadece kendiniz için değil, bölgemiz ve coğrafyamız için sonra da insanlık için söyleyecek çok söz var. Onun için güçlü olmak zorundayız. Bölgemizde yaşananları takip ediyorsunuz. Konya’mızda da 100 binden fazla Suriyeli kardeşimizi uzun süre misafir ettik, şimdi evlerine dönmeye başladılar. Savaşın getirdiği yıkımı hepiniz görüyorsunuz. Eğer bu coğrafyada güçlü olmazsak ayakta kalma şansımız yok. Bu sadece silahlı güç anlamında değil. Sosyal güç, ekonomik güç, hepsi birbirinin bir sarmalı. Bunu yapmak için de elimizde insan kaynağından daha büyük bir hazinemiz yok. Ülkemizin yetiştirdiği gençler inşallah Türkiye’nin Türkiye yüzyılında önce bölgesel sonra küresel bir güç olması için üstlerine düşeni yapacaklardır. Biz buna inanıyoruz." "Neslin ihyası için çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz" Konya’nın nüfusa göre başarı ortalamasının yüksek olmasının sevindirici olduğunu dile getiren Başkan Altay, "Özellikle LGS’de tam puan yapan çokça çocuğumuz var. Konya’dan 29 kardeşimiz bunu başarmış oldu. Sayılarınızın artmasını temenni ediyorum. Burada ilk 100’e giren ve üniversite sınavında girdiği bölümde 1’inci, 2’inci, 3’üncü olan kardeşlerimiz var. İnşallah Konya’nın eğitim hayatında öne çıkması için biz de büyük bir çaba sarf ediyoruz. Şuna inanıyoruz ki, şehri imar ederken nesli ihmal ederseniz, imar ettiğiniz şehri, ihmal ettiğiniz o nesil perişan edecektir. Dolayısıyla bir taraftan da neslin ihyası için çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz" dedi. Başkan Altay Konya’daki eğitim ordusuna katkılarından dolayı teşekkür etti Özellikle şehir dışında üniversiteye gidecek öğrencilerden Konya’yı unutmamalarını isteyen Başkan Altay, "Burada emeğiniz çok, bu şehrin sizlere emeği çok. İnşallah sizlerin de şehrimize hizmeti olacaktır. Katılımınızdan dolayı ben hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Valimizin liderliğinde İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz, öğretmenlerimiz ve okul idarecilerimiz de sizlerin başarılı olması için çok büyük bir emek sarf ettiler. Ben eğitim ordusuna da Konya’mızda böyle büyük bir başarının oluşmasına yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı. "Konya’mız hamdolsun eğitimde önemli bir noktada" Konya Valisi İbrahim Akın da, tüm öğrencilerle iftihar ettiklerini vurgulayarak, "Evlatlarımızın her birinin gözlerinde ülkemizin yarınlarına uzanan bir ışık parlıyor. Nitekim burada; geleceğin bilim insanları, öğretmenleri, mühendisleri, doktorları, mimarları kısacası bu ülkeyi daha ileriye taşıyacak yürekler var" ifadelerini kullandı. Konya’nın eğitim alanında başarılarına değinen Vali Akın, "Bu emeğin arkasında öğretmenlerimizin, anne-babaların, eğitimcilerin ve siz gençlerin büyük gayreti ve emeği yatıyor. Şehrimizin destekleri yatıyor. Konya’mız hamdolsun eğitimde önemli bir noktada. Hem fiziki altyapı itibariyle hem öğretmen başına düşen öğrenci sayısıyla hem sınıf başına düşen öğrenci sayısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir şehir. Bu hizmetin sunulmasında emeği geçen Cumhurbaşkanımızdan, Milli Eğitim Bakanlarımıza, Milli Eğitim Müdürlerimize ve eğitime son derece önem veren, sizlerle bir araya getiren, bizlere her anlamda destek veren Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve çalışma ekibine şükranlarımızı ifade ediyorum" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmaların ardından Vali Akın, Başkan Altay ve İl Milli Eğitim Müdürü Yiğit, sınavlarda Konya’yı gururlandıran öğrencilere hediyelerini takdim etti.
Selçuklu Hatice Hatun Çocuk Mektebi’nde yaz kursları devam ediyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 17:29 Selçuklu Hatice Hatun Çocuk Mektebi’nde yaz kursları devam ediyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, 284 öğrenci ile yaz kurslarının yapıldığı Selçuklu Hatice Hatun Çocuk Mektebi’ni ziyaret etti. Selçuklu Belediyesi’nin Sanat Eğitim Teknoloji Atölye Programları (SETAP) çerçevesinde faaliyet gösteren, çocukların milli ve manevi değerler doğrultusunda eğitim aldıkları marka projelerden biri olan Selçuklu Hatice Hatun Çocuk Mektebi’nde yaz dönemi kursları devam ediyor. Hatice Hatun Çocuk Mektebi’nde 4-6 yaş grubu ile ilkokul ve ortaokul seviyesindeki 284 öğrenci, alanında uzman eğitmenler eşliğinde Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgiler eğitimleri alıyor. Kişisel gelişimlerine katkı sunan çeşitli atölye faaliyetleriyle de çocukların keyifli vakit geçirdiği Çocuk Mektebi’nde 30 Haziran’da başlayan yaz kursu eğitimleri 15 Ağustos’ta sona erecek. "Çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimize bağlı bir eğitim sunuyoruz" Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı da Selçuklu Hatice Hatun Çocuk Mektebi’ni ziyaret etti. Eğitim alan çocuklarla bir araya gelen Başkan Ahmet Pekyatırmacı, onlarla sohbet ederken, kurs yetkililerinden yaz dönemindeki eğitimlerle ilgili bilgi aldı. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Hatice Hatun Çocuk Mektebi’nin eğitim alanındaki örnek yatırımlardan biri olduğunu belirterek, "Selçuklu Belediyesi olarak Çocuk Mektebimizde yıl boyunca düzenlediğimiz eğitimlerle çocuklarımızı geleceğe hazırlıyoruz. Hatice Hatun Çocuk Mektebi’nde, okul öncesi çocuklarımızın yanı sıra ilkokul ve ortaokul öğrencilerimize milli ve manevi değerlerimize bağlı bir eğitim sunuyoruz. Ayrıca çocuklarımızın kişisel gelişimlerini destekleyerek onların özgüvenli bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. Tabii bu anlamda çocuklarımızın temel dini eğitimlerini tamamlamaları bizim için büyük önem taşıyor. Bu eğitim sürecini, çocuklarımızın sıkılmadan, keyifli etkinliklerle zaman geçirebilecekleri şekilde planlıyoruz. Selçuklu Belediyesi olarak, evlatlarımızın gelişimine katkı sunmayı, onları en iyi şekilde geleceğe hazırlamayı sürdüreceğiz ve inşallah bu eğitim yuvalarımızın sayısını artıracağız. Çocuklarını bize emanet eden kıymetli velilerimize teşekkür ediyor, eğitimlerimizi büyük özveriyle sürdüren tüm eğitmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" dedi.
NEÜ, "Dünyada ilk 500, Türkiye’de ilk 5" hedefini yakaladı
31 Temmuz 2025 Perşembe - 14:27 NEÜ, "Dünyada ilk 500, Türkiye’de ilk 5" hedefini yakaladı Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ), 2025 yılı Times Higher Education (THE) Dünya Üniversite Sıralamalarında hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte büyük bir başarıya imza attı. Necmettin Erbakan Üniversitesi, Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu’nun açıkladığı, "Dünyada ilk 500, Türkiye’de ilk 5 üniversite" hedefini yakalayarak istikrarlı yükselişini sürdürdü. Geçmişte birçok platformda Necmettin Erbakan Üniversitesinin vizyonunu kamuoyuyla paylaşan Rektör Zorlu, Türkiye’de ilk 5, dünyada ilk 500 üniversite içerisinde yer alma hedefini her fırsatta dile getirmişti. Necmettin Erbakan Üniversitesi için bu vizyon, artık bir hedef olmaktan çıkıp somut bir başarıya dönüştü. THE 2025 Dünya Üniversiteleri Genel Sıralamasında, son 50 yılda kurulan "Genç Üniversiteler" içerisinde 2022 yılında 401-500 bandında bulunan NEÜ, 2025 yılında 251-300 bandına yükselerek, bu alanda yer alan dünya üniversiteleri arasında ilk 500’deki yerini sağlamlaştırdı. Necmettin Erbakan Üniversitesi ayrıca; öğretim kalitesi, akademik üretkenlik, uluslararası görünürlük ve araştırma kapasitesi alanlarında elde ettiği puanlarla başarısını pekiştirdi. "Öğretim" kategorisinde, Türkiye’de üç yıl üst üste birinci olan NEÜ, bu alanda dünya sıralamasında 375. sırada yer aldı. THE tarafından açıklanan verilere göre; Necmettin Erbakan Üniversitesi, Türkiye’de 2010’dan sonra kurulan üniversiteler arasında 2022 yılında 18. sırada yer alırken, 3 yılda 15 basamak yükselerek 2025 yılında 3’üncü oldu. Türkiye’de 2010’dan sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında ise NEÜ, 2022 yılında 9. konumdayken, 3 yıl içinde 6 sıra yükselerek 2025 yılında 3. konumda yer aldı. Disiplinlerarası Bilim ve Alan Bazlı Sıralamalarda da zirvede Necmettin Erbakan Üniversitesi, Türkiye’deki 2010’dan sonra kurulan genç devlet üniversiteleri arasında; bu yıl ilk kez açıklanan THE Disiplinlerarası Bilim Sıralamasında 1’inci oldu. THE tarafından açıklanan Alan Bazlı Sıralamalarda ise NEÜ; Türkiye’deki genç devlet üniversiteleri arasında eğitim, mühendislik ve sosyal bilimler alanlarında 1’inci sırada yer alırken tıp-sağlık alanında da 2’nci sırada konumlandı ve bu alanlardaki dünya sıralamalarında önemli pozisyonlar elde etti. Türkiye’deki 208 üniversitenin yaklaşık yüzde 85’i son 50 yılda kurulan genç üniversite statüsünde yer alırken, AD Scientific Index’in 2025 verilerine göre dünya genelinde 18 bin 677 üniversitenin 7 bin 383’ü son 30 yılda kurulan genç üniversitelerden oluşuyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, "Uluslararası düzeyde pek çok üniversite genç statüsünde yer almakta ve bu kurumlar arasında rekabet her geçen gün artmaktadır. Bu bağlamda üniversitemizin kısa sürede yakaladığı sıralama başarıları, yalnızca ulusal değil, küresel ölçekte de dikkat çekicidir. Yükselen performans, üniversitemizin genç üniversiteler arasında öne çıkmasını sağlarken, yükseköğretim alanındaki vizyonunu ve gelişim potansiyelini de net biçimde ortaya koymaktadır" dedi. "Dünyada ilk 500 ve Türkiye’de ilk 5 hedefimizi gerçekleştirdik, şimdi daha ileriye bakıyoruz" Yıllardır çeşitli vesilelerle dile getirdiği hedeflerin bir bir hayata geçtiğini vurgulayan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, şunları söyledi: "Göreve başladığımız ilk günden itibaren, üniversitemizi Türkiye’de ilk 5’e, dünyada ise ilk 500’e taşıyacağımızı söylemiştik. O dönem bu hedef birçok kişiye ulaşılması güç gibi görünse de biz inandık, ekibimizle birlikte kararlılıkla çalıştık. Çok şükür bugün geldiğimiz nokta, o vizyonun gerçeğe dönüştüğünün kanıtıdır. Ancak bu başarı bir son durak değil, yeni bir başlangıçtır." "Hayal etmekle başladık, şimdi küresel arenadayız" Elde edilen başarının bir vizyon, emek ve stratejik planlama sonucunda geldiğini kaydeden Rektör Zorlu, "Sıralamalardaki veriler, üniversitemizin yalnızca bir alanda değil, çok boyutlu bir akademik mükemmeliyet stratejisiyle ilerlediğinin açık göstergesidir. Akademik kalite, öğretim kalitesi, araştırma kapasitesi ve uluslararası görünürlük gibi alanlarda gösterdiğimiz performans, akademik kadromuzun gayreti ve bilimsel üretime verdiğimiz önemin sonucudur. Bu başarı bir son değil, istikrarlı yükselişimizin bir başka adımıdır. Artık yalnızca Türkiye’de değil, küresel yükseköğretim sahnesinde de rekabet eden bir aktörüz. Hedefimiz, bu istikrarı koruyarak Türkiye’nin ve dünyanın en saygın üniversiteleri arasında kalıcı olarak yer almaktır. Bu amaç doğrultusunda, Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak; araştırma kapasitemizi, nitelikli yayınlarımızı ve toplumsal katkımızı arttırmak için tüm kadrolarımızla gayret göstermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Domates yetiştiriciliği üreticiye umut oldu
31 Temmuz 2025 Perşembe - 12:27 Domates yetiştiriciliği üreticiye umut oldu Konya’nın Hadim ilçesinde nisan ayında yaşanan don olayları ve kuraklık, tarımsal üretimi olumsuz etkilerken, tüm olumsuzluklara rağmen domates yetiştiriciliği, bölge çiftçisinin yeniden umutla toprağa sarılmasını sağladı. Geleneksel üretimden modern yöntemlere geçişin hız kazandığı ilçede, özellikle seracılık faaliyetleri sayesinde domates verimi dikkat çekici seviyelere ulaştı. Zor geçen sezonun ardından seralarında domates üretimine yönelen üreticiler; hem verim hem de ürün kalitesinden duydukları memnuniyeti ifade ederek, yeniden toprakla buluşmanın ve ürününü yetiştirmenin sevincini yaşıyor. Hadim’e bağlı Yağcı Mahallesinde üreticilik yapan Fatma Adıgüzel, 2025 yılının zorlu geçtiğini söyledi. Sezon başında etkisini gösteren don olayı ve kuraklık nedeniyle tedirgin olduklarını belirten Adıgüzel, "Bu sene kirazımız üşüdü. Dondan dolayı hiçbir meyveden ürün alamadık. Millet epey zorluk çekti. Biz de böyle domates yetiştiriciliğinden kendimizi kalkındırmaya çalışıyoruz. Çok da iyi verim alıyoruz. Allah’a şükür bir şekilde kendimizi ayakta tutmaya çalışıyoruz. Yapmak isteyenlere de tavsiye ederim. Bakımı biraz zor olsa da güzel verim alıyoruz. Seracılığın en güzel yanı don ve dolu gibi olaylardan fazla etkilenmiyor. Don olayından dolayı ortalıkta çok kıtlık oldu ama domates bizim umudumuz oldu. Domatesten kalkındık Allah’a çok şükürler olsun" dedi. Üreticilerden Mustafa Yerlikaya ise Aladağ Vadisinde seracılık ve ürün çeşitliliğinin artmaya başladığını belirterek, "Geçen yıl arkadaşlar ile otururken sera yapalım dediler ve düşündüm. İlk başta düşüncem serada erik yetiştirmekti. Sonra çileğe geçtik. Sonra çilekten de vazgeçtim, domates ek dediler. Diğer seracı arkadaşlara danıştım. Aladağ Vadisi içerisinde hemen hemen 50 adet sera vardır. Biz seramızı yüzde seksen hibe ile aldık. Domates ektik. Yılda 30 ton falan yetiştiriyoruz. Diğer seralarla 800-1000 tona yakın domates yetişiyor. Aladağ bölgesinde şu anda herkeste hemen hemen domates vardır. Ama biz bunu seraya çevirmek istiyoruz. Açıkta 50 sera varsa 150 tanede dışarıya eken vardır. Devletimiz destek verirse bu Aladağ bölgesini komple sera yaparsak Alanya bölgesi gibi güzelleştirebiliriz. Aladağ bölgesi daha sonrasında da gençlerimize daha etkili olur. Konya’dan gelen gençlerimiz var, ben Konya’dan geldim mesela. 2 yıl kaldım Konya’da. Beğenmedim köye geldim, köyde seracılığa devam ettim ve şuan memnunum. Köyden gidip Konya’da çalışanları bekliyorum köye. Köyde gerçekten hayat var ve özellikle sera konusunda herkesin sera yapmasını isterim. Don çok etkiledi kışın bütün meyvelerimiz üzüm, kiraz, elma, ayva hepsi dondan etkilendi, üşüdü. Sadece seralarda domates olunca ateş yaktık kurtardık" İfadelerini kullandı.