Yerel Haberler
Konya
M1 Konya’da "Bayram Fest" başladı 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50:14 M1 Konya AVM, 8-31 Mayıs tarihleri arasında Bayram Fest-Hediyelik Eşya Festivali düzenliyor. Trio resitali, baskı ve bileklik atölyeleri, Bubble House, Kapadokya Balonu, sihirbaz gösterisi, çocuk tiyatrosu, yüz boyama ve palyaço gösterisi gibi birçok etkinlik ziyaretçileri bekliyor. Fiba Commercial Properties tarafından yönetilen M1 Konya Alışveriş Merkezi, 8-31 Mayıs tarihleri arasında "Bayram Fest - Hediyelik Eşya Festivali" düzenliyor. Festival kapsamında resital, atölyeler, sihirbaz gösterisi, çocuk tiyatrosu ve palyaço gibi birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Festivalin ilk etkinlik günü 10 Mayıs Pazar olacak. Trio Resitali saat 15.00-16.00 arasında izleyicilerle buluşacak. Aynı gün Kupa Bardak ve Tişört Baskı Workshop ile Doğal Taş Bileklik Yapımı atölyeleri düzenlenecek. Baskı atölyesi saat 13.00, 15.00, 17.00 ve 19.00’da; bileklik atölyesi ise 12.00, 14.00, 16.00 ve 18.00’da dört seans hâlinde yapılacak. 16-17 Mayıs hafta sonunda çocuklar için eğlence dolu iki gün var. Bubble House ve Kapadokya Balonu etkinlikleri her iki gün de saat 13.00, 15.00, 17.00 ve 19.00’da gerçekleştirilecek. 23 Mayıs Cumartesi günü Sihirbaz Gösterisi saat 18.00-19.00 arasında sahnelenecek. Aynı gün Tuvul Boyama atölyesi saat 13.00, 15.00 ve 17.00’de üç seans hâlinde yapılacak. 24 Mayıs Pazar günü ise Çocuk Tiyatrosu saat 15.00 ve 17.00’de iki seans olarak izlenebilecek. Festivalin son günü 30 Mayıs Cumartesi’nde ise Yüz Boyama ve Palyaço Gösterisi saat 15.00-17.00 arasında gerçekleştirilecek. Tüm etkinliklere katılım ücretsiz olmakla birlikte, atölyeler kontenjanla sınırlıdır.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:57 Göz kuruluğu ve göz hastalıklarında lazer tedavi yöntemleri önemli Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi. Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, IPL tedavisinin özellikle Meibomian bez disfonksiyonuna bağlı göz kuruluğunda uygulanmakta olduğunu söyledi. İşlem sırasında göz çevresindeki cilde kontrollü ışık atımları uygulandığını ifade eden Op. Dr. Özpınar, bu ışık enerjisi ile göz kapaklarındaki yağ bezlerinin fonksiyonunun düzenlenebileceğini, iltihabi süreçlerin azaltılabileceğini ve gözyaşı film tabakasının daha stabil hale getirilebileceğini belirtti. Özpınar, ayrıca tedavinin genellikle birkaç seans şeklinde uygulandığının ve her seansın kısa sürede tamamlandığının altını çizdi. Lazer ile gözlük numarasının tedavisi Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi amacıyla yapılan lazer işlemleri halk arasında "göz çizdirme" olarak biliniyor. Bu işlemlerde hedeflenen yapının kornea yani gözün ön saydam tabakası olduğunu, kornea şeklinin değiştirilmesiyle ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasın sağlandığını belirten Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Tedavide bu amaçla kullanılan başlıca lazer yöntemleri mevcuttur. Seçenekler arasında yer alan LASIK (Laser Assisted in Situ Keratomileusis) en yaygın uygulanan yöntemlerden biridir. İşlem sırasında korneanın yüzeyinde ince bir kapak (flap) oluşturulur. Bu kapak kaldırıldıktan sonra excimer lazer kullanılarak, korneanın alt tabakasına mikron düzeyinde şekil verilir. Ardından kapak tekrar yerine yerleştirilir. Görme genellikle hızlı şekilde düzelir ve iyileşme süresi kısadır. Bir diğer tedavi seçeneği iLASIK (Intralase LASIK), LASIK yönteminin daha gelişmiş bir versiyonudur. Bu teknikte kornea kapağı mekanik bıçak yerine femtosaniye lazer ile oluşturulur. Bu durum kapağın daha hassas ve kontrollü şekilde hazırlanmasını sağlar. Daha yüksek teknolojili bir yöntem olduğu için bazı hastalarda daha güvenli ve öngörülebilir sonuçlar sağlayabilir" dedi. Tercih edilen diğer lazer işlemlerinden olan PRK (Photorefractive Keratectomy) yönteminden de bahseden Op. Dr. Özpınar, "Bu yöntemde korneanın yüzey epitel tabakası kaldırılır ve excimer lazer doğrudan kornea yüzeyine uygulanır. Kapak oluşturulmaz. Bu nedenle kornea yapısı ince olan hastalarda tercih edilebilir. İyileşme süresi LASIK’e göre biraz daha uzun olabilir. TransPRK (Transepitelyal PRK), PRK yönteminin daha modern bir versiyonudur. Bu teknikte korneanın yüzey epitel tabakası mekanik olarak kaldırılmaz. Lazer hem epitel tabakayı hem de alttaki kornea dokusunu tek aşamada şekillendirir. Bu sayede işlem daha kısa sürede tamamlanabilir ve cerrahi temas azalır. SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) daha yeni geliştirilen bir yöntemdir. Bu teknikte femtosaniye lazer kullanılarak kornea içinde ince bir doku parçası oluşturulur ve çok küçük bir kesiden çıkarılır. Böylece korneanın şekli değiştirilir. Kapak oluşturulmadığı için korneanın biyomekanik yapısı daha iyi korunabilir. Ayrıca bu lazer işlemleri genellikle damla ile yapılan anestezi altında uygulanır ve ağrısızdır. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler ancak her hasta bu tedaviler için uygun olmayabilir. Kornea kalınlığı, göz numarası ve genel göz sağlığı mutlaka ayrıntılı bir muayene ile değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Lazer tedavisinde beklenen teknolojik gelişmeler Göz hastalıklarında lazer teknolojisinin sürekli geliştiğini ve gelecekte daha hassas, daha güvenli ve kişiye özel tedavilerin yaygınlaşmasının beklendiğini vurgulayan Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Bu alandaki önemli hedeflerden biri daha yüksek hassasiyete sahip lazer sistemleri geliştirmektir. Yeni nesil cihazlar sayesinde kornea veya retina üzerinde mikron düzeyinde daha kontrollü işlemler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bir diğer önemli gelişme alanı yapay zeka destekli lazer planlama sistemleridir. Bu sistemler hastanın kornea haritası, göz yapısı ve görme ihtiyaçlarını analiz ederek kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı olabilir. Böylece tedavi sonuçlarının daha öngörülebilir hale gelmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca retina hastalıklarında daha hedefe yönelik mikro lazer uygulamaları üzerinde çalışmalar da devam etmektedir. Bu yöntemlerin amacı retina dokusuna minimum zarar vererek hastalıklı alanları tedavi edebilmek ve görme fonksiyonunu daha iyi koruyabilmektir. Gelecekte lazer teknolojisinin yalnızca kırma kusurlarının düzeltilmesinde değil, aynı zamanda presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme sorunu) gibi durumların tedavisinde de daha etkin yöntemler sunması beklenmektedir. Bunun yanında lazerin ilaç taşıyıcı sistemlerle veya biyoteknolojik tedavilerle birlikte kullanıldığı yeni yaklaşımlar üzerinde de araştırmalar yapılmaktadır. Sonuç olarak lazer teknolojisi göz hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir ve gelişen teknoloji ile kullanım alanı giderek genişlemektedir. Daha hassas cihazlar, kişiye özel tedavi planları ve yeni cerrahi teknikler sayesinde gelecekte lazer tedavilerinin göz sağlığının korunmasında çok daha önemli bir rol oynaması beklenmektedir" diye konuştu.
Anadolu Kartalı-2025 Eğitimi Konya’da gerçekleştirildi
03 Temmuz 2025 Perşembe - 17:04 Anadolu Kartalı-2025 Eğitimi Konya’da gerçekleştirildi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Kartalı-2025 Eğitimi basın günü Konya’da gerçekleştirildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Konya’daki 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Uluslararası Anadolu Kartalı Eğitim basın günü düzenlendi. 30 uluslararası, 45’i Milli unsurlar olmak üzere, 75 hava ve deniz unsuru ile ve binden fazla personel bu eğitimde görev alırken, bu yılki eğitim, modern, dinamik ve çok boyutlu harekat ortamı esas alınarak planlandı. Senaryolarda ileri hava savunma sistemleri ve asimetrik tehditler yer aldı. Türkiye’nin ev sahipliğindeki eğitimde Azerbaycan, Macaristan, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan, Amerika Birleşik Devletleri ve NATO AWACS unsurları yer alırken, Bulgaristan, Brezilya, Malezya, Mali ve Nijerya ise gözlemci statüsünde katıldı. Eğitime; Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı, F-16, KC-135R, E-7T HİK, ANKA-S, Akıncı İHA, F-4E/2020, CN-235 uçaklarıyla katıldı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da 3 fırkateynle eşlik etti. ABD, 12 adet F-16, Azerbaycan 2 adet SU-25, Katar 3 adet Eurofighter, Macaristan 3 adet JAS-39, Suudi Arabistan 6 adet F-15, Ürdün 3 adet F-16, NATO’a 1 adet E-3A Awacs uçağıyla tatbikatta yer aldı. Burada konuşan 3. Ana Jet Üssü Komutanı Tümgeneral Mete Kuş, "Anadolu Kartalı yalnızca bir eğitim değildir. Aynı zamanda bölgesel istikrarı korumaya dönük çok uluslu bir irade beyanıdır. Bu yolda farklı ülkelerden hava kuvvetleri unsurlarıyla gerçekleştirdiğimiz eğitim birçok ülkeyi bünyesinde barındıran kritik bir aşamaya ulaşmıştır" dedi. Anadolu Kartalı-25 Eğitimini çok sayıda ulusal ve uluslararası basın mensubu takip etti.
Anadolu Ankası-2025 Eğitimi Konya’da gerçekleştirildi
03 Temmuz 2025 Perşembe - 16:47 Anadolu Ankası-2025 Eğitimi Konya’da gerçekleştirildi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası-2025 Eğitimi basın günü Konya’da gerçekleştirildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Konya’daki 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Uluslararası Anadolu Kartalı Eğitim basın günü düzenlendi. 30 uluslararası, 45’i Milli unsurlar olmak üzere, 75 hava ve deniz unsuru ile ve binden fazla personel bu eğitimde görev alırken, bu yılki eğitim, modern, dinamik ve çok boyutlu harekat ortamı esas alınarak planlandı. Senaryolarda ileri hava savunma sistemleri ve asimetrik tehditler yer aldı. Türkiye’nin ev sahipliğindeki eğitimde Azerbaycan, Macaristan, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan, Amerika Birleşik Devletleri ve NATO AWACS unsurları yer alırken, Bulgaristan, Brezilya, Malezya, Mali ve Nijerya ise gözlemci statüsünde katıldı. Eğitime; Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı, F-16, KC-135R, E-7T HİK, ANKA-S, Akıncı İHA, F-4E/2020, CN-235 uçaklarıyla katıldı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da 3 fırkateynle eşlik etti. ABD, 12 adet F-16, Azerbaycan 2 adet SU-25, Katar 3 adet Eurofighter, Macaristan 3 adet JAS-39, Suudi Arabistan 6 adet F-15, Ürdün 3 adet F-16, NATO’a 1 adet E-3A Awacs uçağıyla tatbikatta yer aldı. Burada konuşan 3. Ana Jet Üssü Komutanı Tümgeneral Mete Kuş, "Anadolu Kartalı yalnızca bir eğitim değildir. Aynı zamanda bölgesel istikrarı korumaya dönük çok uluslu bir irade beyanıdır. Bu yolda farklı ülkelerden hava kuvvetleri unsurlarıyla gerçekleştirdiğimiz eğitim birçok ülkeyi bünyesinde barındıran kritik bir aşamaya ulaşmıştır" dedi. Anadolu Ankası-25 Eğitimini çok sayıda ulusal ve uluslararası basın mensubu takip etti.
Selçuklu’da yüzde 70 hibe destekli sera projesi hayata geçiyor
03 Temmuz 2025 Perşembe - 14:55 Selçuklu’da yüzde 70 hibe destekli sera projesi hayata geçiyor Konya’nın merkez Selçuklu ilçe Belediyesi, Selçuklu İlçe Tarım Müdürlüğü ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçecek olan yüzde 70 hibeli Sera Projesi için işbirliği protokolü imzalandı. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Selçuklu Belediyesi olarak hem üreticimizin yanında olmayı hem de şehrimizin kalkınmasına katkı sunacak projelere ortak olmayı asli bir görev olarak görüyoruz" dedi. Selçuklu’da tarımsal üretimin arttırılması, tarımla uğraşan vatandaşların seracılık vesilesiyle gelirlerinin artırılması amacıyla kurumlar arasında örnek bir işbirliği protokolü daha hayata geçiriliyor. Selçuklu Belediyesi, Selçuklu İlçe Tarım Müdürlüğü ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı paydaşlığında çiftçilere yüzde 70 hibeli Sera Projesi ile destek verilecek. Projeye KOP ve Selçuklu Belediyesi maddi destek sağlayacak. "Bu protokol sadece maddi bir destekten ibaret değil; üretime, emeğe, toprağa ve alın terine verilen değerin ifadesi" Protokol imza programında konuşan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Selçuklu Belediyesi, Selçuklu İlçe Tarım Müdürlüğü ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçecek çok önemli bir tarım projesi için bir araya geldiklerini ifade ederek, "Tarımın geleceği, güçlü bir yerel destek anlayışı ve sürdürülebilir üretim politikalarıyla mümkün, bunlarla şekilleniyor. Bizler de Selçuklu Belediyesi olarak hem üreticimizin yanında olmayı hem de şehrimizin, tarımı, hayvancılığın kalkınmasına katkı sunacak projelere ortak olmayı, destek olmayı asli bir görev olarak görüyoruz. Bu anlayışla İlçe Tarım Müdürlüğümüzün 2024 yılında KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’na sunduğu sera projesine bizler de Selçuklu Belediyesi olarak daha çok üreticimizin projeye dahil olması, katılım sağlaması ve bu projeyle birlikte üretiminde artması hedefiyle destek veriyoruz. KOP Bölge Kalkınma İdaremiz projeye yüzde 50 hibe desteği veriyor. Biz de Selçuklu Belediyesi olarak bu yüzde 50’nin üzerine yüzde 20 ilave ederek hibe desteğini yüzde 70’e çıkarmış oluyoruz. yüzde 70’lik hibe desteğiyle inşallah daha fazla sayıda çiftçimiz, tarımla uğraşan hemşehrimiz bu projeye dahil olmuş olacak ve seracılığın, tarımın gelişmesi noktasında Konya’mıza, Selçuklumuza önemli bir katkıyı sunmuş olacağız. Bu kapsamda yapılacak olan çalışmada 525 metrekarelik seralar modern tarım tekniklerine uygun verimliği artıracak üretim sürecinde belki dört mevsime yayacak şekilde altyapılarla donatılacak. Yine burada bütün yararlanacak olan vatandaşlarımızın belirlenme sürecinde ilçe tarım müdürlüğümüzün, KOP Bölge Kalkınma İdaremizin değerlendirmeleriyle bu süreçler gerçekleşmiş olacak. Belediyemizin bu projeye katkısı 3 milyon 360 bin Türk Lirası düzeyinde. Bu katkı sadece parasal bir katkı değil. Aslında üretime buradaki istihdama önemli ciddi manada bir destek olacağını düşünüyoruz. Bu konuda iş birliği yaptığımız ilçe tarım müdürlüğümüze, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığımıza ve bu çalışmanın yürütülmesinde emek veren tüm paydaşlarımıza, ekibe, arkadaşlarımıza Selçuklu Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü’müze ve ekibine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yeni bir süreci aslında başlatıyoruz Konya’mızda, Selçuklumuzda. Seracılık faaliyetleriyle birlikte inşallah bundan sonraki süreçte Konya’mızda, Selçuklumuzda tarımsal üretim anlamında hem ürün çeşitliliğinin arttırılması hem de üretim süreçlerinin daha geniş bir zamana yayılması, vatandaşlarımızın da daha uygun fiyatlı, daha nitelikli ürüne ulaşması anlamında çok önemli neticeleri elde edeceğimizi düşünüyorum. Protokolünüzün hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. "Selçuklu’da seracılığı geliştirme yönünde ilk adımı atıyoruz" Selçuklu ilçesinde seracılığın bugüne kadar hemen hemen hiç olmadığını ifade eden Selçuklu İlçe Tarım Müdürü Tahir Külahçı "Ama yeni bir girişim, yeni bir üretim modeli olarak Selçuklu ’da seracılığı geliştirme yönünde bir proje hazırladık ve sağ olsunlar belediyemiz ve KOP İdaremiz de buna destek vererek bu projeyi gerçekleştirmeye yönelik ilk adımı atıyoruz. Katkılardan dolayı belediye başkanımıza, Selçuklu Belediyemize ve belediye bünyesindeki Kırsal Kalkınma Müdürlüğü’ne ve ayrıca KOP İdaresi’ne teşekkür ediyorum. Projemizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Bölgesel kalkınma faaliyetleri içerisinde en önemli unsurlardan birinin de iş birliği ve koordinasyon olduğunu ifade eden KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu, "Koordinasyonla birlikte kırsal kalkınmaya yönelik faaliyetlerin doğru noktalara, doğru yöntemlerle ve sürdürülebilirliği sağlayacak şekilde uygulanması sağlanacak. Biz de bu koordinasyonu sağlamak üzere, 2024 yılında az önce başkanımızın da aktardığı üzere, Tarım İlçe Müdürlüğümüzün başvurusunu değerlendirdik. Bir kırsal kalkınma modeli olarak bölgemizde destek vermiş olduğumuz ve teknik tabiriyle yaz serası olarak bahsedilen yaklaşık 525 metrekarelik seralarda üretim yapılmasını esas alan bir faaliyeti ilk defa olarak Selçuklu ilçemizde de uygulamaya karar verdik. Bu kapsamda halihazırda yaklaşık 9 milyonluk bir proje bütçesini Selçuklu Belediyemizle yaptığımız istişareler neticesinde daha da arttırarak hedef kitlemizi 25 olan başvuru sayısını 42’ye çıkarmış olduk. Konya’mızın plakası ile denkledik. Nihayetinde inşallah Selçuklu ilçemiz sınırları içerisinde kırsalı esas alan yerinde üretim, yerinde tüketim modeline katkı sağlayabilecek olan ve kendi aile bütçesine katkı sağlamayı düşünen, kendi iaşesini kendi üretim modeli ve kabiliyetiyle sağlamaya çalışan üreticilerimizi, çiftçilerimizi bu projeyle birlikte bir üretici konumuna getirmek, tüketici boyutundan üretici konumuna getirmek istiyoruz. Kırsalın üretimle ilgili sorunlarını biliyoruz. Bu kapsamda yapmış olduğumuz faaliyetlerin bir sac ayağıdır aslında sera desteklerimiz. Ama burada bizim için önemli olan kurumsal işbirliği. Bu doğrultuda hem İlçe Tarım Müdürlüğümüze hem Selçuklu Belediyemize bu işbirliğini, bu birlikte bölgemize kazandıracağımız projenin başarısını artırma noktasındaki katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Hem İlçe Tarım Müdürlüğümüzün ekiplerine hem Selçuklu Belediyemizin ekiplerine teşekkür ediyorum. Aynı zamanda da bu projenin olgunlaşmasında büyük katkıları olan Tarım ve Kırsal Kalkınma Koordinatörlüğümüzün bünyesindeki arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Projenin bölgemiz için hayırlı olmasını, geleceğimiz için, gelecekte yapacağımız nitelikli projeler için de bir başlangıç olmasını umut ediyorum. İnşallah imzamız da hayırlara vesile olur diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Sera Projesi’nin protokolü taraflarca imzalandı.
Konya Emniyet Müdürü Yüksek: "Huzurun daha kalıcı sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz"
03 Temmuz 2025 Perşembe - 14:30 Konya Emniyet Müdürü Yüksek: "Huzurun daha kalıcı sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz" Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, trafikten uyuşturucuya, asayişten narkotiğe kadar bütün alanlarda suç oranlarını en aza indirmek için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Geçen seneye göre birçok suç kalemimizde iyileşmelerin olduğunu, huzurun daha kalıcı sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz" dedi. Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, emniyet personeliyle birlikte kentte görev yapan yazılı basın ve görsel medya temsilcileriyle toplantıda bir araya geldi. Polisevi Toplantı Salonu’nda düzenlenen programda açıklamalarda bulunan İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, trafikten uyuşturucuya, asayişten narkotiğe kadar bütün alanlarda suç oranlarını en aza indirmek için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Geçen seneye göre birçok suç kaleminde iyileşmelerin olduğunu vurgulayan Yüksek, "Trafikten uyuşturucuya, asayişten narkotik konularına, KOM’dan aile içi şiddete varıncaya kadar gece gündüz demeden arkadaşlarımızla birlikte vatandaşlarımızın huzurunu sağlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İlimizde tabii ön plana çıkan birtakım hadiseler var. Bu hadiselerin de bir an önce bertaraf edilmesiyle ilgili gayretlerimizi devam ettiriyoruz. Geldiğimiz süreç içerisinde geçen seneye göre birçok suç kalemimizde iyileşmelerin olduğunu, huzurun daha kalıcı, daha kurumsal olarak sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz. İlde yaptığımız çalışmalarımızı, uyuşturucu potansiyelini, ilde bulunan bu konudaki yaklaşımları kullananları aşağı yukarı tespit ediyoruz ve kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. 30 büyükşehir bağlamında hem yakalamalarımız hem bu konudaki arz tarafı, talep tarafı, iki tarafın da kontrol altında olduğunu söyleyebilirim. Ama bir sayısı bile bizim için tabii ki büyük anlam ifade eder. Bu konuda çalışmalarımızı gece gündüz demeden devam ettirdiğimizi söyleyebilirim" dedi. "Çalışmaları sonuna kadar devam ettireceğiz" Konya’da trafik düzeninde başarılı bir yol katedildiğinin altını çizen Maksut Yüksek, "Trafik konusuna gelecek olursak ilimizde 1 milyona yakın araç kaydı, 961 bin aracımız var. 1 milyon 83 bin sürücümüz var. Baktığınızda 177 bin motosiklet, günlük 1 milyon 522 bin araç hareketliliğimiz var. İlimizde yılbaşından bugüne kadar 29 kişi hayatını kaybetti. İlimizde trafiği hakim kılmak için, kuralları hakim kılmak için, trafik güvenliğini, yol güvenliğini sağlamak için ekiplerimiz gece gündüz demeden çalışmalarını devam ettiriyorlar. Bu konuda kurallara uymayı hakim kılmaya yönelik çalışmalarımız, sürücülerimize uyarılarımızla birlikte denetlemelerimiz devam edecek. Bu konuda hiç geri durmayacağımızı, bu ilde trafik güvenliğini hakim kılmaya yönelik çalışmaları sonuna kadar devam ettireceğimizi söyleyebilirim" diye konuştu.
Emniyet Müdürü Yüksek: "Huzurun daha kalıcı sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz"
03 Temmuz 2025 Perşembe - 14:27 Emniyet Müdürü Yüksek: "Huzurun daha kalıcı sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz" Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, trafikten uyuşturucuya, asayişten narkotiğe kadar bütün alanlarda suç oranlarını en aza indirmek için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Geçen seneye göre birçok suç kalemimizde iyileşmelerin olduğunu, huzurun daha kalıcı sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz" dedi. Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek emniyet personeliyle birlikte kentte görev yapan yazılı basın ve görsel medya temsilcileriyle toplantıda bir araya geldi. Polisevi Toplantı Salonunda düzenlenen programda açıklamalarda bulunan Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, trafikten uyuşturucuya, asayişten narkotiğe kadar bütün alanlarda suç oranlarını en aza indirmek için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Geçen seneye göre birçok suç kaleminde iyileşmelerin olduğunu vurgulayan Emniyet Müdürü Yüksek, "Trafikten uyuşturucuya, asayişten narkotik konularına, KOM’dan, aile içi şiddete varıncaya kadar gece gündüz demeden arkadaşlarımızla birlikte vatandaşlarımızın huzurunu sağlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İlimizde tabii ön plana çıkan birtakım hadiseler var. Bu hadiselerin de bir an önce bertaraf edilmesiyle ilgili gayretlerimizi devam ettiriyoruz. Geldiğimiz süreç içerisinde geçen seneye göre birçok suç kalemimizde iyileşmelerin olduğunu, huzurun daha kalıcı, daha kurumsal olarak sağlanmasına yönelik çalışmaların vücut bulduğunu görüyoruz. İlde yaptığımız çalışmalarımızı uyuşturucu potansiyelini ilde bulunan bu konudaki yaklaşımları kullananları aşağı yukarı tespit ediyoruz ve kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. 30 büyükşehir bağlamında hem yakalamalarımız hem bu konudaki arz tarafı, talep tarafı, iki tarafının da kontrol altında olduğunu söyleyebilirim. Ama 1 sayısı bile bizim için tabii ki büyük anlam ifade eder. Bu konuda çalışmalarımızı gece gündüz demeden devam ettirdiğimizi söyleyebilirim" dedi. "Çalışmaları sonuna kadar devam ettireceğiz" Konya’da trafik düzeninde başarılı bir yol kat edildiğinin altını çizen Maksut Yüksek, "Trafik konusuna gelecek olursak, ilimizde 1 milyona yakın araç kaydı, 961 bin aracımız var. 1 milyon 83 bin sürücümüz var. Baktığınızda 177 bin motosiklet, günlük 1 milyon 522 bin araç hareketliliğimiz var. İlimizde yılbaşından bugüne kadar 29 kişi hayatını kaybetti. Biz de ilimizde trafiği hakim kılmak için, kuralları hakim kılmak için, trafik güvenliğini, yol güvenliğini sağlamak için ekiplerimiz gece gündüz demeden çalışmalarını devam ettiriyorlar. Bu konuda kurallara uymayı hakim kılmaya yönelik çalışmalarımız sürücülerimize uyarılarımızla birlikte denetlemelerimiz devam edecek. Bu konuda hiç geri durmayacağımızı, bunun sonuna kadar bu ilde trafik güvenliğini hakim kılmaya yönelik çalışmaları sonuna kadar devam ettireceğimize söyleyebilirim" diye konuştu.
Yurt dışına kaçırılan nadide yazma eserlerden "Kitab Şerhu’l-Esma" yeniden Konya’ya kazandırıldı
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:41 Yurt dışına kaçırılan nadide yazma eserlerden "Kitab Şerhu’l-Esma" yeniden Konya’ya kazandırıldı Konya’da 2000 yılında Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi’nden yurt dışına kaçırılan 757 yıllık "Kitab Şerhu’l-Esma" adlı eserin yeniden şehre kazandırılması dolayısıyla teslim programı düzenledi. Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen programda konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, Konya’dan çalındığı belirlenen bu eseri satın alan ve çalındığını fark ettikten sonra iade eden Bahreyn Krallığı Uluslararası Yatırım Bankası Şeriat Denetim Kurulu Başkanı Nizam Bin Muhammed Sâlih Yakubî’ye teşekkür etti. Vali Akın, 1268 yılında İbn-i Burrican tarafından yazılan Kitab Şerhu’l-Esma’nın uzun yıllardır kayıp olduğunu hatırlatarak, "Nihayet ecdat yadigarı bu kıymetli eserimiz bugün yine kendi toprağına, Konya’mıza, Karatay Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanemize iade edilmektedir. Bu anlamlı teslimin sadece bir envanter kaydı olarak değil vicdani, ilmi ve milli bir şuurun işareti olarak da kayıtlara geçmesi bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir" diye konuştu. "13 bin 283 adet eserimiz yurt dışından tekrar ülkemize getirildi" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, hırsızlık sonucu Türkiye’den çok önemli eserlerin kaçırıldığını dile getirerek, İslami ve insani ilkeler açısından örnek olacak bir davranışla Yakubî’nin bu eseri tekrar Konya’ya kazandırdığını söyledi. Bakan Yardımcısı Alpaslan, Yazma Eserler Başkanlığı’nın bu önemli külliyatın restorasyonunu hızlı bir şekilde yaptığını vurgulayarak, "Son 100 yılda bu kültürel varlığımızın önemli bir kısmı gayri ahlaki yollardan ülkemizden kaçırılmış durumda. Cumhurbaşkanımızdan aldığımız güçle bu eserleri tekrar ülkemize kazandırmak adına çok önemli çalışmalara imza atıldı. 13 bin 283 adet eserimiz yurt dışından tekrar ülkemize getirildi. Konya’mız gerek kültürel anlamda, gerek tarihi anlamda, gerek turizm alanında değerli bir şehir. Uğur Başkanımızla ve buradaki arkadaşlarla beraber bu alanlarda çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Birlikte Konya’nın kültürünün, turizminin gelişmesi için birçok çalışmaya imza attık. Bundan sonrası için de yapacağımız birçok çalışma var. Büyük bir uyum ve büyük bir heyecan içinde Konya Büyükşehir Belediyemizle yürütmekteyiz. Bu vesileyle Konya’mıza kattığı değerler için de ben teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Sadece Konya’mız için değil, tüm insanlık kültürü için büyük bir eksiklikti" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, Konya’nın binlerce yıllık ilim ve irfan mirası adına önemli bir günde olduklarını belirterek, "Malumunuz olduğu üzere, 2000 yılında ne yazık ki Konya’mızın gözbebeği olan Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi’nde yaşanan bir hırsızlık vakası sonucunda, yüzlerce yıllık geçmişe sahip paha biçilemez yazma eserlerimiz kaybolmuştu. O gün hepimizin yüreğini sızlatan bu hadise, sadece Konya’mız için değil, tüm insanlık kültürü için büyük bir eksiklikti. O günden bugüne devletimizin ilgili kurumlarının kararlı takibi, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yürüttüğü diplomatik girişimler ve uluslararası iş birlikleri sayesinde, kaybolan bu kıymetli eserlerden bazıları yurt dışında tespit edilerek ülkemize iade edildi" ifadelerini kullandı. "Kaybettiğimiz bir değeri daha yeniden kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz" Bu kapsamda İbn Sina ve Fahreddin er-Râzi gibi çok önemli şahsiyetlerin eserlerinin yeniden Konya’ya kazandırıldığını belirten Başkan Altay, "Bugün, o kaybolan parçaların birini daha ait olduğu yere, Konya’ya, öz topraklarına kavuşturuyoruz. Bahreyn Krallığı’nda yaşayan Nizâm Muhammed Sâlih Yakûbî’nin duyarlılığı ve iyi niyeti sayesinde, tam 757 yıllık bir ilim hazinemiz daha, yeniden Konya’mızla, ülkemizle buluşuyor. 1268 yılında, Konya’mızın yetiştirdiği kıymetli müstensih Muhammed bin Abdullah el-Konevî tarafından istinsah edilen, İbn Burrican Ebi Hükm Abdusselam’ın kaleme aldığı ‘Kitab Şerhu’l-Esma’ adlı bu eşsiz eser, üzerinde Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi mührüyle, bizlere geçmişimizin bir emanetidir. Tarih boyunca Konya, kitapların, ilmin ve hikmetin baş tacı edildiği bir şehir olmuştur. Bugün, kaybettiğimiz bir değere daha yeniden kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Tüm dünya için örnek bir davranış" Başkan Altay, "Sayın Yakûbî’nin gösterdiği bu yüksek ahlaki duruş, sadece Konya’mız için değil, tüm dünya için örnek bir davranıştır. Kendilerine şehrimiz ve milletimiz adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca eserlerimizin geri kazanılmasında emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a, bugün bizleri yalnız bırakmayan Bakan Yardımcımız Nadir Alpaslan’a, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanımız Coşkun Yılmaz’a, IRCICA Genel Direktörümü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç’a teşekkür ediyorum. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nı kurarak yazma eserlere sahip çıkılmasını sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Dünyada Türkiye kadar yazma esere, tarihe sahip çıkan başka bir ülke yoktur" Eserin bulunmasında ve tesliminde emeği geçen Bahreyn Krallığı Uluslararası Yatırım Bankası Şeriat Denetim Kurulu Başkanı Nizam Bin Muhammed Sâlih Yakubî de yazma eserlere öğrencilik yıllarında ilgi duymaya başladığını anlatarak, özel kütüphanesinde 3 bin ciltten fazla nadir yazma eser bulunduğunu dile getirdi. Kitab Şerhu’l-Esma’yı 25 yıl önce bir tüccardan aldığını anlatan Yakubî, yaptığı araştırmalarda eserin Konya Yazma Eserler Kütüphanesi’nden çalındığını tespit ettiğini söyledi. Bunun üzerine gerekli girişimlerde bulunduğunu aktaran Yakubî, "Elhamdülillah Allah bana bu fırsatı verdi. Benim bu hocalarla, görüşmem tanışmam, bugün sizin burada bu programı düzenlemeniz hepsi Allah’ın bir lütfu. Dünyada Türkiye kadar yazma esere, tarihe sahip çıkan başka bir ülke yoktur. Osmanlı sultanlarının hepsi ve dönemin alimleri bu konuya özel önem vermiş" ifadelerini kullandı. "Yazma Eserler Kurumu sadece Türkiye’nin değil İslam ve Türk İslam tarihinin bir belleği" Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, kurumun sadece Türkiye’nin değil İslam ve Türk İslam tarihinin bir belleği, ortak hafızası olduğunu ifade etti. Eserin bulunmasında emeği geçen Nizam Bin Muhammed Sâlih Yakubî’nin eşine az rastlanır örnek bir davranış gerçekleştirdiğine dikkati çekerek, eserin yeniden ait olduğu topraklara getirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından Kitab Şerhu’l-Esma, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürü Bekir Şahin tarafından teslim alındı. Programa Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Fidan, Vakıflar Bölge Müdürü Yılmaz Kılınç da katıldı.
Fazla yolcu taşıyan sürücüden polise ‘3 çocuk 1 kişi yapar’ savunması
03 Temmuz 2025 Perşembe - 09:21 Fazla yolcu taşıyan sürücüden polise ‘3 çocuk 1 kişi yapar’ savunması Konya’da polisin motosiklet ve elektrikli araçların kaza oranlarının azaltılmasına yönelik denetimleri sürüyor. Uygulama nokrasında durdurulan 3 kişilik elektrikli araçla 3’ü çocuk 5 kişiyi taşıyan kadın sürücü, polislere, ‘3 çocuk 1 kişi yapar’ diye kendini savunurken, cezadan kurtulamadı. Şehir merkezinde motosiklet ve akülü araların kullanımının artması ve buna bağlı olarak trafik kazalarına karışma oranının artmasıyla İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin, şehrin farklı noktalarında denetimleri aralıksız sürüyor. Denetimlerde 3 kişilik elektrikli araçla 3’ü çocuk 5 kişiyi taşıyan kadın sürücü durduruldu. Polis ekiplerinin 5 kişi binmişsiniz sorusuna kadın sürücü, ‘3 çocuk 1 kişi yapar’ diye cevap verdi. "Kaza anında o şekilde olmuyor" diye uyarıda bulunan polis memuruna, "bu seferlik işlem yapmasanız" diye cevap veren sürücüye fazla yolcu taşımaktan 990 lira ceza yazıldı. Kask takmayan ve plakayı kapatanlara ceza Polis ekipleri denetimlerde sürücüsü kask takan ancak arkadaki yolcunun kaskı olmayan bir motosikleti durdurdu. Polis memurunun, kaza anında kaskın sürücüleri büyük oranda koruduğunu hatırlatması sonrası, "Sağlık ocağına gitmiştik oradan geliyoruz. Bu seferlik yazmayın ceza. Motosiklete zaten zor bindim. Ceza yazmasanız olmaz mı" diye konuşurken, cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında durdurulan plakası görünmeyen bir motosiklet sürücüsü ise "Zinciri bağlayıp çarşıya geldim. Bir daha bağlamam" diye kendini savunurken, cezadan kurtulamadı. Ekipler, denetimlerde trafik güvenliğini tehlikeye atacak eksiklikleri ve arızası bulunan, muayenesiz motosikletleri özel olarak denetlerken, kasksız ve ekipmansız motosiklet kullanan sürücülerin ikaz edilmesi için denetimlerin aralıksız süreceği belirtildi.
Uzmanlar uyarıyor: Aşırı sıcaklarda yaşlılar ve kalp hastaları risk altında
03 Temmuz 2025 Perşembe - 09:20 Uzmanlar uyarıyor: Aşırı sıcaklarda yaşlılar ve kalp hastaları risk altında Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklık ve nem, özellikle yaşlı kişiler ile kalp hastaları için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu gruptaki vatandaşların sıcak havalarda mümkün olduğunca dışarı çıkmaması, bol sıvı tüketmesi ve serin ortamlarda bulunması gerektiği konusunda uyarıyor. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, hayati risk taşıyan sıcak çarpması vakalarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için sıcak havaların ciddi tehlikeler oluşturduğuna dikkat çekerek, erken önlem alınmazsa ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Sıcak çarpması, güneş çarpması ya da hiperterminin yaz mevsiminin acil durumları olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzm. Dr. Devrim Deniz, "Acil bir durum, çünkü müdahale edilmediğinde hayati tehlike arz eden bir durum. Mevsim yaz artık ve yaz geldiğinde sıcak ve nem artmasına bağlı olarak bu tür vakalar acillerimizi doldurmaya başlayacaktır. Normalde insan fizyolojisi ısıyı kendisi ayarlar. Termal regülasyon diyoruz biz buna. Bu ayarlama özellikle beynin hipotalamus bölgesinde bir merkez aracılığıyla olur. Cildimiz, damarlarımız ve ter bezlerimiz buna katkıda bulunarak bu ayarlamayı sağlar. Ama artan sıcaklık ve nem nedeniyle bu ayarlama mekanizması bozulur ve vücudumuzdaki sistemlerimizde de bozukluklar başlar. Ateşimiz yükselmeye başlar, şuurumuzla ilgili dalgalanma, sersemlik, baş dönmesi gibi şikayetler oluşmaya başlar. Nabzımız hızlanır, solunum yüzeysel ve kesik kesik bir hal alabilir. Hızlı hızlı solunuma başlayabilir. Yine midemizle ilgili bulantı, kramplar gelişebilir, kusmalar oluşabilir. Kaslarda seğirme ve kas krampları gelişebilir. Bunlar sıcak çarpmasına maruz kalan bir hastamızın karşılaşacağı sorunlardır" dedi. "Daha ılık ya da serin bölgeler tercih edilmeli" Sıcak çarpmasının nedenlerinden bahseden Uzm. Dr. Devrim Deniz, "Bazı yatkın durumlar var. Özellikle yaşlı nüfusumuz artmaya başladı. Yaşla beraber bu termoregülasyon merkezinin düzenli çalışması bozulmaya başlıyor. Yine yaşla ilgili olarak çocuklarda ve bebeklerde bu mekanizma tam düzgün çalışmadığı için kolayca sıcak çarpması gelişebiliyor. Kronik hastalıkları olan; işte böbrek hastalığı, kalp hastalığı gibi bazı antidepresan ya da psikiyatri ilaçları kullanılan hastalıklar gibi durumlarda yine bu regulasyon merkezinin çalışması bozuluyor ve kolay sıcak çarpması oluyor. Hastalarımızın da özellikle sıcak çarpması anında dikkat etmesi gereken bazı tedbirler var. Öncelikle hava durumunu takip etmeli ve buna göre planlamalarını yapmalı. Faaliyetlerini, işlerini, güçlerini buna göre planlamalı. Sıcak havalarda mümkün olduğunca sıcak ve nemli ortamlara çıkılmamaya çalışılmalı. Daha ılık ya da serin bölgeler tercih edilmeli. Bol sıvı tüketilmeli. Sıvı tüketimi azalırsa yine regülasyon merkezi kolay etkileniyor. Bu şekilde tedbir alınarak ilk etapta bu tür vakalardan kaçınılabilir" şeklinde konuştu. "Şuur ile ilgili dalgalanma var ise en kısa zamanda acile başvurmalı, iş profesyonellere bırakılmalı" Böyle bir vakaya rastlanılması durumunda vatandaşların nasıl davranması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Devrim Deniz, "Öncelikle bireyi o sıcak ve nemli ortamdan uzaklaştırmaya çalışmalı. Serin bir ortama almalı. Gerekirse buz uygulamaları, soğuk uygulamaları yapabilir. Duş aldırabilir vatandaşımıza. Vatandaşımızın sıvı kaybı olacaktır, elektrolit kaybı olacaktır. Şuuru yerinde ise bunları takviye edecek, soda gibi ya da kendi hazırlayacağı dengeli elektrolit kullanarak hastayı destekleyebilir. Yine hastanın klinik durumuna göre baktık ki şikayetler artmış, şuuru ile ilgili dalgalanma var, en kısa zamanda acil kurumuna başvurmalı, iş profesyonellere bırakılmalı. Peki biz burada ne yapıyoruz, hastanın genel durumunu değerlendirdikten sonra iyi bir öyküsünü aldıktan sonra hastalıklarını değerlendirdikten sonra gerekli kan tetkiklerini inceledikten sonra şikayetlerine yönelik hastamıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Özellikle diyabet hastalarında sıcak havalarda çıkmamaları, yeteri kadar sıvı almalarına dikkat etmeleri ve beslenmelerini sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini öneriyoruz" diye konuştu.