Yerel Haberler
Konya
Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:10 Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının temel nedeninin uzun süreli açlıktan çok yetersiz sıvı tüketimi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, iftar ile sahur arasında dengeli ve yeterli miktarda su içilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan ayında gün içerisinde herhangi bir besin ve sıvı tüketilmediği için vücutta dehidratasyon gelişebildiğini belirten uzmanlar, bunun da yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikayetlere yol açtığını ifade etti. Sıvı tüketiminin iftar ve sahurda bir anda yüksek miktarda değil, zamana yayarak yapılmasının önemli olduğu belirten uzmanlar, çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını da vurguladı. "İftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının sebebinin uzun süreli açlık değil, yeteri kadar sıvı alınmamasından kaynaklı olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, "Gün içerisinde herhangi bir besin ya da sıvı alamadığımız için dehidratasyon yaşamaktayız. Bu da gün içerisinde yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu, kabızlık gibi sorunlarla karşı karşıya kalmamıza yol açabiliyor. Ama burada dikkat etmemiz gereken nokta iftar ve sahurda bir anda su tüketimimize yüklenmek değil. İftar ve sahur arasında yaymak oldukça önemli. Nasıl yapabiliriz, iftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" dedi. "Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içecekler suyun yerini tutmaz" Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını belirten Merve Sena Nazlı, "Bunlar diüretik olduğu için vücudumuzdaki suyu daha da fazla dışarı attığı için sıvı ihtiyacımızı arttırıyor. Bu yüzden su tüketimimize oldukça dikkat etmemiz gerekiyor. Ramazan ayında enerjik kalmak, metabolizmamızın yavaşlamaması ve kabızlık için sadece yediklerimiz değil, suyu da nasıl ve ne kadar tükettiğimizde oldukça kıymetli" şeklinde konuştu.
Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02 Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının temel nedeninin uzun süreli açlıktan çok yetersiz sıvı tüketimi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, iftar ile sahur arasında dengeli ve yeterli miktarda su içilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan ayında gün içerisinde herhangi bir besin ve sıvı tüketilmediği için vücutta dehidratasyon gelişebildiğini belirten uzmanlar, bunun da yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikayetlere yol açtığını ifade etti. Sıvı tüketiminin iftar ve sahurda bir anda yüksek miktarda değil, zamana yayarak yapılmasının önemli olduğu belirten uzmanlar, çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını da vurguladı. "İftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının sebebinin uzun süreli açlık değil, yeteri kadar sıvı alınmamasından kaynaklı olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, "Gün içerisinde herhangi bir besin ya da sıvı alamadığımız için dehidratasyon yaşamaktayız. Bu da gün içerisinde yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu, kabızlık gibi sorunlarla karşı karşıya kalmamıza yol açabiliyor. Ama burada dikkat etmemiz gereken nokta iftar ve sahurda bir anda su tüketimimize yüklenmek değil. İftar ve sahur arasında yaymak oldukça önemli. Nasıl yapabiliriz, iftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" dedi. "Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içecekler suyun yerini tutmaz" Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını belirten Merve Sena Nazlı, "Bunlar diüretik olduğu için vücudumuzdaki suyu daha da fazla dışarı attığı için sıvı ihtiyacımızı arttırıyor. Bu yüzden su tüketimimize oldukça dikkat etmemiz gerekiyor. Ramazan ayında enerjik kalmak, metabolizmamızın yavaşlamaması ve kabızlık için sadece yediklerimiz değil, suyu da nasıl ve ne kadar tükettiğimizde oldukça kıymetli" şeklinde konuştu.
Gören "Meke" sandı, gerçek başka çıktı
24 Şubat 2026 Salı - 14:29 Gören "Meke" sandı, gerçek başka çıktı Konya’nın Beyşehir ilçesinde son yağışların ardından ortaya çıkan manzara görenleri şaşırttı. Su basan Kuru Ova’da Meke Gölü’nü andıran görüntüler oluştu. İlçeye bağlı Kurucuova Mahallesi sınırlarında yer alan ve tarım arazileriyle bilinen Kuru Ova, yağmur ve eriyen kar sularının etkisiyle göle dönüştü. Anamas Dağı’ndan gelen kar sularıyla birlikte ovayı kaplayan su, havadan görüntülendiğinde ise dikkat çekici bir benzerliği ortaya koydu. Dron çekimlerinde oluşan şekiller, Konya’nın "nazar boncuğu" olarak bilinen Meke Gölü’nü andırdı. Beyşehirli fotoğrafçı Mustafa Öztemiz’in dronla kaydettiği görüntüler, sosyal medyada "Konya’nın yeni Meke Gölü hayırlı olsun" notuyla paylaşıldı ve kısa sürede büyük ilgi gördü. Çok sayıda kullanıcı, manzaranın Meke Gölü’ne olan benzerliğine dikkat çekti. "Yukarıdan Meke Gölü’ne benzediğini fark ettik" Bölgeye defalarca gittiğini belirten Öztemiz, Kuru Ova’nın sular altında kaldığına ilk kez tanıklık ettiğini ifade etti. Bu yılın bereketli yağış sezonunun etkisine dikkat çeken Öztemiz, "Dronla yukarıdan baktığımızda Meke Gölü’ne benzediğini fark ettik. Hem Beyşehir için güzel bir hatıra oldu hem de doğanın farklı bir yüzünü görmüş olduk" dedi. Tarım alanlarının bulunduğu Kuru Ova’yı suların bastığını görünce havadan görüntü almak istediklerini anlatan Öztemiz, "45 yaşındayım, defalarca bu bölgeye gittim. Su bastığını hiç görmemiştim. Ama bu yıl bereketli bir yağış sezonu geçiriyoruz, ovayı su basmış. Dronla çekimlerini yaptık. Yukarıdan da gözüktüğü zaman Meke Gölü’ne benzediğini fark ettik. Güzel görseller oluştuğunu düşünüyorum hem Beyşehir için güzel bir hatıra bırakıyoruz hem de kendimiz buraları görmüş oluyoruz" dedi. Öztemiz, görüntüleri paylaştıktan sonra çok ilgi gördüğünü, yerini ve neresi olduğunu soranlar olduğunu belirterek, "Tarif ediyoruz, gitmek isteyenler gidiyor. Görüntü olarak Meke Gölü’ne benzediğini söylüyorlar. Burada devamlı su olmuyor. Adı üstünde de Kuru Ova. Burada ekili araziler de var, arazileri de su basmış durumda" diye konuştu.
Başkan Kılca: "Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor"
24 Şubat 2026 Salı - 13:19 Başkan Kılca: "Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor" Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekti. Karatay’da Ramazan ayı boyunca düzenlenen iftar ve teravih buluşmaları devam ediyor. Bu kapsamda Doğanlar Kuran Kursu’nda gerçekleştirilen iftar programı, Karatay protokolünü, kurs hocalarını ve kursiyerleri bir araya getirdi. Programa; Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AK Parti Karatay İlçe Başkanı Akif Demirci, Karatay İlçe Müftüsü Halil Taş, AK Parti Karatay İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, kurs hocaları ve kursiyerler katıldı. İftar programında konuşan Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak, tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik etti. Kılca: "Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ise Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekti. Kur’an Kursu’nun misafiri olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Başkan Kılca, kurs hocalarına, İlçe Müftülüğüne ve emeği geçen ekibe teşekkür etti. Kursa belediye olarak destek verdiklerini belirten Hasan Kılca, hayırseverlere de katkılarından dolayı teşekkür ederek mahallelerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurguladı. Dernek bünyesinde eğitim alan öğrencilerin güzel faaliyetler gerçekleştirdiğini ifade eden Kılca, tüm kursiyerleri tebrik etti. Çocukların küçük yaşlardan itibaren Kur’an-ı Kerim ve siyer-i nebi eğitimi almasının önemine değinen Kılca, kreşlerden itibaren manevi değerlerle yetişen çocukların geleceğe güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Konuşmasının sonunda tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik eden Kılca, iftar programının düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. İftar programının ardından Hasan Kılca ve Akif Demirci teravih buluşmaları kapsamında Kalenderhane Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Mahalle sakinleriyle sohbet eden Başkan Kılca, talep ve görüşleri dinleyerek Ramazan’ın bereketini paylaştı.
Tüp mide ameliyatında Türkiye’de başarı oranları yüksek
24 Şubat 2026 Salı - 12:07 Tüp mide ameliyatında Türkiye’de başarı oranları yüksek Tüp mide ameliyatının günümüzde obezite tedavisinde en sık tercih edilen cerrahi yöntemlerden biri olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yılmaz Polat, bu ameliyat sonrasında vücutta belirli değişikliklerin meydana gelebileceğini hatta bu değişikliklerin fiziksel ve hormonal düzeyde de olabileceğini belirtti. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık yüzde 70-80’inin cerrahi olarak çıkarıldığını, geriye muz şeklinde ince, uzun bir mide kaldığını, bu yüzden "tüp mide" adını aldığını ifade eden Op. Dr. Yılmaz Polat, "Tüp mide ameliyatında başarıyı tanımlarken iki ana kritere bakılır: Kilo verme oranı ve sağlık risklerinin düşük olması. Hem dünyada hem de Türkiye’de bu ameliyat, modern cerrahinin en güvenli ve etkili yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir" dedi. Polat, ameliyat sonrası hastaların büyük çoğunluğunun hedeflerine ulaştığına, hastalarda genellikle fazla kilonun en az yüzde 50’sinin de verildiğine dikkat çekti. Tüp mide ameliyatında başarı oranları yüksek Tüp mide ameliyatı verilerine bakıldığında dünya ortalamasında, hastaların ilk 1 yıl içinde fazla kilolarının yüzde 60 ila yüzde 70’ini kaybettiklerini, Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 45-50’sinde tam düzelme (remisyon) görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Yılmaz Polat, "Türkiye’deki verilere baktığımızda ise özellikle Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen hastalar için bir merkez haline gelmemiz vaka sayısını çok yükseltti. Bu yüzden Türkiye’deki tecrübeli merkezlerde kilo verme oranları dünya standartlarıyla paralel olarak ilerlemektedir. Hatta ameliyat sonrası kilo kaybı ilk 18 ayda yüzde 60-80 oranlarındadır" dedi. Türkiye’de başarı oranlarının yüksek ve memnuniyetin yüzde 95 ve üzerinde olmasının birkaç teknik sebebi olduğunu da belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Vaka sayıları çok olan Türk cerrahların operasyonlarda el alışkanlığı kazanmış ve komplikasyonlara karşı tecrübeli olmaları en büyük avantajlarıdır. Ayrıca teknolojik cihaz üstünlüğü olan merkezlerde özellikle JCI akreditasyonuna sahip hastanelerde kullanılan cihazların dünya standartlarında olması en önemli kriterler arasındadır" diyerek bu konuya dikkat çekti. Tüp mide ameliyatı çoğunlukla başarılı sonuçlar verirken, nadir de olsa, bazen sonuç kişiden kişiye değişebiliyor. Bu başarıyı etkileyen başlıca kriterler ve faktörlerin olduğunu belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Başlangıç kilosu ve VKİ, yaş ve metabolik durum, örneğin Tip 2 diyabet, ameliyat sonrası beslenme ve egzersiz uyumu, psikolojik destek ve takibin yanı sıra en önemli olanı da cerrah deneyimi ve klinik takiptir. Bu nedenle bazı hastalar daha fazla kilo kaybederken, bir kısmında kilo kaybı daha az olabilir veya uzun vadede bir miktar geri alım görülebilir" ifadelerini kullandı. "Tüp mide ameliyatından sonra vücutta hem fiziksel hem de hormonal düzeyde önemli değişiklikler olur" Tüp mide ameliyatından sonra vücutta hem fiziksel hem de hormonal düzeyde önemli değişiklikler olduğunu belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Hormonal süreçte açlık sinyalleri kesilmeye başlar, ghrelin (açlık hormonu) seviyesi ciddi oranda düşer. Sadece mide küçüldüğü için değil, beyne giden ‘açım’ sinyali de azaldığı için iştahta azalma görülür. Mide bir futbol topu hacminden, yaklaşık bir muz büyüklüğüne (yaklaşık 100-150 ml) iner. Birkaç lokmada doygunluk hissedersiniz. Katı gıdalar midenizde daha uzun süre kalırken, sıvılar daha hızlı geçer. Bu durum, yanlış beslenme alışkanlıklarıyla (sıvı kalori alımı gibi) kilo vermeyi durdurabilir. Tüp mide ameliyatı, insülin direnci üzerinde olağanüstü bir etki oluşturur. Henüz kilo vermeden bile, hormonlardaki değişim sayesinde kan şekeri seviyeleri düzene girmeye başlar. Birçok hasta ameliyattan kısa süre sonra diyabet ilaçlarını doktor kontrolünde bırakabilir. Vücut, dışarıdan aldığı enerjiyi kısıtladığı için depolanmış yağları yakmaya odaklanır. Bununla birlikte kilo kaybı başladıkça vücut kompozisyonunuz değişir. Diz, kalça ve bel üzerindeki baskı azalır, hareket kabiliyetiniz artar" şeklinde konuştu. Op. Dr. Yılmaz Polat, ameliyat sonrası metabolik hastalıklarda da olumlu etkiler görüldüğünü belirterek, "Bunlar genellikle; Tip 2 diyabetli hastalarda özellikle kan şekerinin hızla düzelmesi durumu, tansiyon ilaçları kullanan hastaların zamanla bu ilaçlara bağımlılığının azalması, kolesterol sıkıntısı yaşayan ve uyku apnesi belirtisi olan hastalarda da bu sorunların iyileştiği gözlemlenir. Tüp mide ameliyatı sonrası psikolojik ve duygusal değişimler yaşanır. Kişinin ayna karşısında kendisini beğenme durumu ve özgüveninde de artış görülür. Muhtemel yan etkilerde geçici saç dökülmesi ile kabızlık ya da ishal görülse de zamanla bu sorunlar da ortadan kalkar" diye konuştu.
KSO’dan sanayiye enerji verimliliği desteği
24 Şubat 2026 Salı - 11:05 KSO’dan sanayiye enerji verimliliği desteği Konya sanayisi enerji verimliliğinde örnek bir başarıya daha imza attı. Konya Sanayi Odası (KSO) danışmanlığında yürütülen çalışma sonucunda Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan Ekdöksan firması, indüksiyon ocaklarında enerji tüketimini yüzde 20 azaltarak büyük bir maliyet avantajı elde etti. Başarılı proje, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) Destekleri kapsamında hibe almaya da hak kazandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, sanayi işletmelerinin enerji verimliliklerini artırmaya yönelik çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın VAP Desteklerinden hibe desteği alan Ekdöksan Döküm firmasını verimlilik odaklı çalışmalarından dolayı tebrik eden Başkan Büyükeğen, işletmelerin enerji verimliliğini artırmaya yönelik yaptıkları çalışmaları anlattı. Büyükeğen, "Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracımızla, Ekdöksan firmamızda olduğu gibi şu ana kadar, 194 farklı lokasyonda enerji etütleri gerçekleştirdik. Verimliliği artırma odaklı bu çalışmalarımızda 9 bin 694 TEP enerji tasarrufu sağladık, 57 bin 258 ton karbon salınımının önüne geçtik. Ayrıca bu çalışmalarla 8 milyon 400 bin dolarlık enerji tasarrufunun önünü açarak, yerli ve milli ekonomiye katkı sağlamış olduk" dedi. "İndüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağlandı" Ekdöksan Döküm Proje Yöneticisi Samet Eker de, verimliliğin günümüz şartlarında rekabetin en belirleyici unsurlarından biri olduğunu söyledi. 1984 yılından bu yana döküm faaliyeti yürüten firmalarındaki verimliliği artırmaya yönelik yaptıkları çalışma ile her bir indüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağladıklarını aktaran Eker, "Bu rekabet ortamında, verimli üretim yapmak büyük önem taşıyor. Döküm firmalarındaki indüksiyon ocaklarında, elektrik tüketimi çok fazla. Mühendislerimiz ile burada nasıl bir iyileştirme yapabileceğimize yönelik çalışma başlattık. Konya Sanayi Odası ile iletişime geçtik. Odamız, projede bize çok büyük destek verdi. İndüksiyon ocaklarının, indüksiyon sistemini geliştirerek, elektrik tüketimini azalttık. Daha önce bir ocakta 5 megavat güç sarf edilirken, bu proje ile 4 megavat civarına indirildi. Bunu diğer ocaklarımızda da hayata geçirmek için çalışmaları başlatacağız. Bu da büyük bir enerji tasarrufu sağlayacak. Verimlilik savaşlarında yer almak için böyle projeler çıkarmamız gerekiyor. Konya Sanayi Odamıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Konya sanayimiz için büyük önem arz eden bu destekler için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımıza da teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik KSO’nun rehberliğinde çalışmalarına devam eden Ekdöksan Döküm’de yürütülen proje ile saatlik 570 kW, yıllık 3 milyon 456 bin kW enerji tasarrufu sağlanacak. Firma böylece yıllık 14 milyon 335 bin TL tasarruf etmiş olacak.
Uzmanlardan öğrencilere gün içerisinde Power nap önerisi
24 Şubat 2026 Salı - 10:27 Uzmanlardan öğrencilere gün içerisinde Power nap önerisi Uzmanlar, Ramazan ayında özellikle sınav öğrencileri başta olmak üzere öğrencilerin uyku düzenine dikkat etmesi gerektiğini ve gün içerisinde kısa süreli şekerlemelerin faydalı olduğunu belirtiyor. Ramazan ayının başlaması ile öğrencilerin bir çoğu önceki aylardaki uyku düzenlerini değiştiriyor. Uykunun, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araç olduğunu belirten uzmanlar, öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. "Gün içerisinde kısa şekerlemeler yapmaları gerekiyor" Ramazan ayında uyku düzeninin çok önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Uyku düzenini iyi planlayan öğrencilerin sınav başarılarının daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bir ay süresince uyku, beslenme düzeni değişen öğrencilerin bir ay sonrasında da yaşamları farklı olacağı için sınav pozisyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle sahurdan sonra ders çalışma alışkanlığı olmamalı ve gün içerisinde Power nap dediğimiz eskiden kısa şekerlemeler adını verdiğimiz bu şekerlemeleri yapmaları gerekiyor. Öğrencilerin ve aslında bütün yetişkinlerin hem öğrenmenin kalıcı olması için hem de dinlenme için Power nap’ın yapılmasında fayda vardır. Ramazan ayının girmesi ile beraber öğrencilerde fiziksel ve zihinsel dalgalanmalar olabilir" dedi. "Sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" Öğrencilerin Ramazan boyunca su tüketimine dikkat etmesi gerektiğine değinen Özcan Aladağ, "Öğrencinin gün içinde enerji seviyeleri farklı olacaktır. Bu da Ramazan ayında normal bir durumdur. Tabii hem YKS öğrencileri hem de LGS öğrencileri sınava hazırlık süresince bu dönemi iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler özellikle uyku ve beslenme alışkanlıklarını Ramazan nedeniyle bozabilmekte. Bu da sınav başarısını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Sınav performansı beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Öğrenciler hem iftarda hem de sahurda hem bedenlerine uygun hem de gün içinde kendilerini aç bırakmayacak, dikkatlerini dağıtmayacak beslenme rejimiyle yürümeleri gerekmektedir. Öğrenme için ve bellek için hidrasyon dediğimiz su dengesinin olması gerekiyor. Öğrencilerin hem iftarda hem de sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu. "Öğrencilerin iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor" Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini anlatan Aladağ, "Uyku, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araçtır. Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler iftar ve sahur arasında ders çalışma programlarını güzel bir şekilde planlamaktadır. Ancak bazı öğrenciler özellikle sahurdan sonra uyumamayı tercih edip, bu süreçte ders çalışma planı yapabiliyor. Ama ertesi gün okul olan öğrenciler için bu oldukça büyük bir problemdir. Öğrencilerin okuldaki verimlerini ve çalışma şekillerini düşürmektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor ve sahurdan sonrasına çok iş bırakmadan bu çalışma planlarını öğretmenleriyle görüşerek yapmalarında fayda vardır. Öğrencilerin gün içinde teknoloji bağımlısı olmamaları da gerekiyor. Mutlaka ders çalışırken, konu öğrenirken, soru çözerken online sitelerden ve soru çözümlerinden faydalanıyorlar ama öğrencilerin Ramazan ayı boyunca teknolojiden uzak durmaları gerekiyor. Teknolojiyi akıllı bir şekilde kullanırlarsa onların başarısı için artı bir değer katacaktır" diye konuştu.
Uzmanlardan öğrencilere uyku önerisi
24 Şubat 2026 Salı - 10:25 Uzmanlardan öğrencilere uyku önerisi Uzmanlar, Ramazan ayında özellikle sınav öğrencileri başta olmak üzere öğrencilerin uyku düzenine dikkat etmesi gerektiğini ve gün içerisinde kısa süreli şekerlemelerin faydalı olduğunu belirtiyor. Ramazan ayının başlaması ile öğrencilerin bir çoğu önceki aylardaki uyku düzenlerini değiştiriyor. Uykunun, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araç olduğunu belirten uzmanlar, öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. "Gün içerisinde kısa şekerlemeler yapmaları gerekiyor" Ramazan ayında uyku düzeninin çok önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Uyku düzenini iyi planlayan öğrencilerin sınav başarılarının daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bir ay süresince uyku, beslenme düzeni değişen öğrencilerin bir ay sonrasında da yaşamları farklı olacağı için sınav pozisyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle sahurdan sonra ders çalışma alışkanlığı olmamalı ve gün içerisinde Power nap dediğimiz eskiden kısa şekerlemeler adını verdiğimiz bu şekerlemeleri yapmaları gerekiyor. Öğrencilerin ve aslında bütün yetişkinlerin hem öğrenmenin kalıcı olması için hem de dinlenme için Power nap’ın yapılmasında fayda vardır. Ramazan ayının girmesi ile beraber öğrencilerde fiziksel ve zihinsel dalgalanmalar olabilir" dedi. "Sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" Öğrencilerin Ramazan boyunca su tüketimine dikkat etmesi gerektiğine değinen Özcan Aladağ, "Öğrencinin gün içinde enerji seviyeleri farklı olacaktır. Bu da Ramazan ayında normal bir durumdur. Tabii hem YKS öğrencileri hem de LGS öğrencileri sınava hazırlık süresince bu dönemi iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler özellikle uyku ve beslenme alışkanlıklarını Ramazan nedeniyle bozabilmekte. Bu da sınav başarısını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Sınav performansı beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Öğrenciler hem iftarda hem de sahurda hem bedenlerine uygun hem de gün içinde kendilerini aç bırakmayacak, dikkatlerini dağıtmayacak beslenme rejimiyle yürümeleri gerekmektedir. Öğrenme için ve bellek için hidrasyon dediğimiz su dengesinin olması gerekiyor. Öğrencilerin hem iftarda hem de sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu. "Öğrencilerin iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor" Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini anlatan Aladağ, "Uyku, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araçtır. Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler iftar ve sahur arasında ders çalışma programlarını güzel bir şekilde planlamaktadır. Ancak bazı öğrenciler özellikle sahurdan sonra uyumamayı tercih edip, bu süreçte ders çalışma planı yapabiliyor. Ama ertesi gün okul olan öğrenciler için bu oldukça büyük bir problemdir. Öğrencilerin okuldaki verimlerini ve çalışma şekillerini düşürmektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor ve sahurdan sonrasına çok iş bırakmadan bu çalışma planlarını öğretmenleriyle görüşerek yapmalarında fayda vardır. Öğrencilerin gün içinde teknoloji bağımlısı olmamaları da gerekiyor. Mutlaka ders çalışırken, konu öğrenirken, soru çözerken online sitelerden ve soru çözümlerinden faydalanıyorlar ama öğrencilerin Ramazan ayı boyunca teknolojiden uzak durmaları gerekiyor. Teknolojiyi akıllı bir şekilde kullanırlarsa onların başarısı için artı bir değer katacaktır" diye konuştu. (İY-FM-
Suriçi Çarşısı yeşil enerjiyle aydınlanıyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:22 Suriçi Çarşısı yeşil enerjiyle aydınlanıyor Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi tarafından hayata geçirilen Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi, yalnızca mimari, tarihi ve estetik dönüşümüyle değil, çevre dostu yaklaşımıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Modern şehircilik anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılan çarşı, şimdi de yeşil enerji ile aydınlatılarak şehre ve dönüşüme bir kez daha öncü ve örnek oldu. Meram Belediyesinin dev dönüşüm projesi Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi, yalnızca mimari ve estetik dönüşümüyle değil, çevre dostu yaklaşımıyla da örnek ve öncü oldu. Tarihe saygılı ve modern şehircilik anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılan çarşı, şimdi de tamamen yeşil enerji ile aydınlatılarak Konya’da sürdürülebilir belediyeciliğin ve modern dönüşümün simgesi haline geldi. Suriçi’nde enerji de dönüştü Meram Belediyesi Makine İkmal Bakım ve Onarım Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, çarşıda yer alan binaların cephe aydınlatmalarında "wallwasher" olarak adlandırılan modern mimari aydınlatma sistemi kuruldu. Bu sistem, enerjisini tamamen güneş panellerinden alıyor. Üretilen enerji, yangın güvenliğine uygun ve yüksek güvenlik standartlarına sahip lityum pil sistemlerinde depolanarak kesintisiz bir aydınlatma sağlıyor. Bu sayede Suriçi Çarşısı’nın cepheleri, şebeke elektriğine ihtiyaç duymadan, tamamen yenilenebilir enerji kullanılarak ışıklandırılıyor. Hem enerji tasarrufu sağlanıyor hem de karbon salınımı azaltılarak çevreye duyarlı bir uygulama hayata geçirilmiş oluyor. Tarihi doku, modern teknolojiyle buluştu Suriçi Çarşısı, tarihi zenginliği ve modern mimarisiyle Meram’ın ve Konya’nın en değerli projelerinden biri oldu. Çıkan tarihi eserlerle de şehrin kültürel hafızasında önemli bir yer tutuyor. Gerçekleştirilen dönüşümle birlikte çarşı, hem tarihi dokusu korunarak restore edildi hem de modern şehir estetiğine uygun bir görünüm kazandı. Yeşil enerjiyle yapılan aydınlatma ise bu dönüşümü adeta taçlandırdı. Gündüzleri tarihi mimarisiyle ziyaretçilerini karşılayan çarşı, geceleri güneşten aldığı enerjiyle adeta yeniden hayat buluyor. Böylece proje, tarih ile modern yaşamı buluşturan her yönden örnek bir proje olarak tarihe geçti. "Geleceğe nefes olan yatırımlar yapıyoruz" Meram Belediye Mustafa Kavuş, Suriçi Çarşısı’nda hayata geçirilen bu çevreci yatırımın yalnızca bir aydınlatma çalışmasının ötesinde bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Başkan Mustafa Kavuş, uygulamaya sokulan bu yeni şehircilik vizyonu ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi; "Bizler sadece bugünü değil, yarını da inşa etmekle sorumluyuz. Suriçi Çarşısı’nda gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir şehircilik anlayışımızın önemli bir göstergesidir. Güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakları kullanmak, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan büyük bir kazanımdır. Çocuklarımıza daha temiz, daha yaşanabilir bir Meram bırakmak için yatırımlarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz." "Suriçi, Konya ve Meram için büyük ve stratejik bir kazanımdır" Başkan Kavuş, Meram’ın tarihi kimliğini koruyarak geleceğe taşımanın en büyük hedefleri olduğunu belirterek, "Suriçi Çarşısı projesi, geçmiş ile geleceği buluşturan bir köprü niteliğindedir. Bu proje, sadece Meram için değil, Konya için de önemli bir kazanımdır. Benzer uygulamalar daha önce yapılmış olabilir; ancak burada ortaya koyduğumuz sistem, teknik altyapısı ve bütüncül yaklaşımıyla örnek teşkil edecek bir nitelik taşımaktadır. Bu enerji sistemi, Suriçi gibi şehrin merkezinin yeniden ayağa kaldırıldığı, tarihin yeniden açığa çıkarıldığı, bir büyük projede uygulanmış olması bu çalışmayı benzerlerinden özel kılıyor. Suriçi Çarşısı’nda gerçekleştirilen bu yenilikçi uygulama, Meram Belediyesinin yenilenebilir enerjiye verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor. Proje; enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir adımdır, ’Yeşil Belediyeciliğin’ de en güzel örneklerinden biridir" diye konuştu.
Hem acıktırmayan hem susatmayan lezzet: Ramazan şerbeti
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:14 Hem acıktırmayan hem susatmayan lezzet: Ramazan şerbeti Osmanlı’dan günümüzü uzanan çeşit çeşit şerbetler iftar sofralarından eksik olmuyor. Gazlı içecekler yerine şekersiz ev yapımı şerbetlerin sağlık açısından faydasına dikkat çeken uzmanlar, 4 çeşit karışımla yapılan Ramazan şerbetini tavsiye ediyor. Osmanlı döneminde sarayda ve evlerde hazırlanan çeşit çeşit şerbet geleneği günümüzde de devam ediyor. 4 farklı lezzetten oluşan Ramazan şerbetinin de özellikle Ramazan’da iftar sofralarında gazlı içecekler yerine tüketilmesi öneriliyor. Kaynayan suya 4 bitkinin aynı anda karışımı ile başlayan şerbet hazırlaması yaklaşık yarım saat sürüyor. Ramazan ayında asitli içecekler ya da hazır meyve suları yerine evde organik şerbet önerisinde bulunan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Ayşen Çebiç, "Ramazan ayının gelmesiyle birlikte bize en çok sorulan sorulardan bir tanesi şerbet tarifi. Hem acıktırmasın hem susuzluğumu engellesin diye taleplerle karşılaşıyoruz. Bizler bu anlamda çok çeşitli şerbetler öneriyoruz. Ramazan şerbeti yaptık. Şerbetimiz 4 ana maddeden oluşuyor. Bunlardan bir tanesi tarçın olmazsa olmazımız. Hem kokusu hem tadı itibariyle tarçınımız mükemmel bir toksin atıcı. Bununla birlikte karanfil gün boyu hiçbir şey yemediğimiz için istemsiz bir şekilde ağız kokusu problemi ile karşı karşıya kalıyoruz. Karanfil bu anlamda ağız kokusunu giderici özelliği sayesinde diş eti iltihaplarına karşı ve bununla birlikte hazmı kolaylaştırmaya çok faydalı. Daha sonrasında kayısı ekledik. Özellikle mide problemi yaşayanlar, gastriti olanlar, reflüsü olanlar kayısıdan faydalanabilir. Evinde kayısısı olmayanlar diğer meyve gruplarından portakal, mandalina, elma evinde artık hangi meyveden varsa kullanabilirler. Biz bununla birlikte ek olarak her evde olmuyor ama şerbetimize demir hindi ekledik. Demir hindinin en bilinen özelliklerinden bir tanesi tok tutma özelliği. İçerdiği C vitamini sayesinde hem tok tutucu özelliğe sahip hem de gün boyu susatmıyor" dedi. "Asitli içecekler yerine herkes tercih edebilir" Hazırlanan Ramazan şerbetinin her yaş grubuna uygun olduğuna değinen Ayşen Çebiç, "Şerbetimizi 7’den 70’e kullanabilirler. Küçük bebeklere dahi verilebilir, 2 yaş itibariyle kullanıma uygundur. Hamile bayanlar bunu sıkça tüketebilirler. Çok besleyici bir şerbettir. Mide problemi yaşayanlar, gastriti, reflüsü olanlar asitli içecekler yerine bu şerbetten faydalanabilirler. Ayrıca yaşlılarda hafızayı güçlendirici özelliği sayesinde nar çiçeğimiz çok faydalıdır. Bununla birlikte tarçın, karanfil diş hassasiyeti olanlarda, diş eti iltihabı olanlarda ve diş çekilmesi olanlarda çok faydalıdır. Yani bu şerbetimizi, asitli içecekler yerine herkes tercih edebilir" diye konuştu.