Yerel Haberler
Konya
M1 Konya AVM’de Autoshow Araç Sergileme etkinliği 23 Nisan 2026 Perşembe - 13:00:53 M1 Konya AVM, 24-26 Nisan tarihleri arasında otomotiv dünyasının önde gelen markalarını ‘Autoshow Araç Sergileme Etkinliği’ kapsamında ziyaretçileriyle buluşturuyor. Üç gün sürecek etkinlikte ziyaretçiler, en yeni modelleri yakından inceleme ve sektör temsilcilerinden bilgi alma imkanı yakalayacak. Konya, otomobil tutkunlarını heyecanlandıracak özel bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fiba Commercial Properties tarafından yönetilen M1 Konya Alışveriş Merkezi, 24-25-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek ‘Autoshow Araç Sergileme Etkinliği’ ile ziyaretçilerine farklı marka ve modelleri yakından inceleme fırsatı sunacak. Üç gün boyunca sürecek etkinlikte, otomotiv sektörünün önde gelen markaları en yeni araçlarını sergileyecek. Katılımcılar arasında Alfa Romeo, Fiat, Jaecoo, Jeep ve Omoda yer alırken; Dacia, Nissan ve Renault da geniş ürün gamlarıyla etkinlikte olacak. Bunun yanı sıra SsangYong (KGM), Continental ve İnci Akü gibi sektörün önemli oyuncuları da etkinlikte yer alarak ziyaretçilere ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Etkinliğe ayrıca Byrox, Prime ve Zfb Mobolite gibi markalar da katılım sağlayacak. Ziyaretçiler, etkinlik süresince farklı segmentlerdeki araçları yakından inceleme, markaların uzman temsilcilerinden bilgi alma ve otomotiv dünyasındaki yenilikleri keşfetme imkânı bulacak.
23 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Özenti davranışta süreklilik kişilik bozukluğunun habercisi olabilir Çocuklarda özellikle erken yaşlarda görülen özenti davranışlarının gelişim sürecindeki yeri ve risklerine ilişkin uyarıda bulunan uzmanlar, özenti davranışının belirli bir seviyeye kadar normal, durumun ileri düzeye ulaşması ve süreklilik göstermesi halinde önlem alınması gerektiğine dikkat çekti. Özenti davranışının erken yaşlarda gelişimin doğal bir parçası olduğunu ancak hayranlık ya da aşağılık kompleksinin sürekli olması durumunda çocuklarda kişilik bozukluğunun habercisi olabileceğini belirten Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, ebeveynlerin ve öğretmenlerin dikkatli olması gerektiğine dikkat çekti. Aladağ, özentinin çocukların özellikle 15. aylarından itibaren karşılaştığı bir durum olduğunu belirterek, "Öncelikle baktığımız zaman özenti bir çocuğun gelişim için çevreyi öğrenmesi için olumlu bir durumdur. Çocuk öğrenme davranışlarını çevreyi keşfedebilmesi için öncelikle insanları taklit etmesi, bazılarına özenti duyması ve bu şekilde davranışlarını geliştirmesi gerekiyor. Model aldığı insanlar, çevredeki insanlar bu davranışların temel nedenidir. Çocukta bu özenti davranışının birkaç nedeni olabilir. Bu nedenlerden biri öğrencilerin ve çocukların çevreyi anlamak istemeleri ve kendi dünyalarına göre anlamlandırmak istemeleridir. Bazı çocuklarda da bu duygu bir aşağılık kompleksinin sonucu da olabilir. Bu nedenle öğrencilerin ve çocukların bu davranışları eğer belli bir seviyede ise bu oldukça normal bir durumdur" dedi. "Anne ve babalar çocuklarına örnek olmalılar" Özenti, hayranlık ya da aşağılık kompleksi ileri düzeyde ise kişilik bozukluğunun habercisi olabileceğine dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Aladağ, "Özenti, bir süreklilik gösteriyorsa artık burada çocukta, öğrencide bir kişilik bozukluğunun habercisi olabilir. Bu nedenle anne ve babaların çok dikkatli olması gerekiyor. Okuldaki öğretmenlerimizin çok dikkatli olması gerekiyor. Anne ve babalar çocuklarına bolca vakit ayırmalılar ve örnek olmalılar. Davranışlarını kontrol etmeliler ve çocukların alabilecekleri model alabilecekleri olumlu ya da olumsuz davranışları gözden geçirerek kendi hayatlarına bir çeki düzen vermeleri gerekiyor. Ebeveynler çocuklarına ilgi ve sevgide belli ölçüde yoksunluk göstermemeliler. Bununla beraber öğrencilerin kendi duygularını ifade edebilmeleri için onlara bir fırsat vermeleri gerekiyor. Onların duygularını anlamaları ve bu duyguların dış dünyadaki bir karşılığının olup olmadığını fark etmeleri gerekiyor. Ancak anne ve babalık duygusu çocuklarındaki bazı olumsuz davranışları, olumsuz düşünceleri görmemesi benzerlikten gelmelerine neden olabilir. Bu nedenle anne ve babalar eğer çocuklarında olumsuz bir durum varsa bu duygu bu olumsuzluğu görmelerini engelliyorsa mutlaka bir uzmandan destek almalarında fayda vardır" şeklinde konuştu. "Anne ve babalar çocuklarını iyi görmeliler, iyi tanımlamalılar, sınır koymalılar" Özenti davranışında önlem alınmazsa meydana gelebilecek sorunlara dikkat çeken Aladağ, "Öğrencide bir süreklilik gösterirse bu bir davranış bozukluğuna neden olacaktır. Bu nedenle öğrenciler aşağılık kompleksine kapılacaklar ve ilerleyen yaşlarda davranış bozukluklarına girecekler. Öğrenciler toplumda davranışları bozuk, düşünceleri bozuk bireylerin ortaya çıkmasına neden olacak. Okuldaki davranışların çevredeki arkadaşların etkilenmesi bir anlamda bir bulaşıcı hastalık gibi diğer çocuklarda da görülmesine neden olacaktır. Anne ve babalar çocuklarını iyi görmeliler, iyi tanımlamalılar, bir sınır koymalılar" diye konuştu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 20:56 ROBOFEST Konya büyük coşkuyla tamamlandı Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul MTAL iş birliğinde düzenlenen ROBOFEST Konya, yoğun katılımla tamamlandı. Türkiye’nin "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonuna katkı sunmayı amaçlayan organizasyonda, yüzlerce öğrenci geliştirdikleri projelerle bilgi ve becerilerini sergiledi. Üç gün süren yarışmalarda gençler, kendi tasarladıkları robotlarla kıyasıya yarıştı. Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, teknoloji ve inovasyonun buluşma noktası olurken, nefes kesen mücadelelere sahne oldu. 13 farklı kategoride düzenlenen yarışmalarda 917 robot sahaya çıktı. 126 okuldan bin 580 öğrencinin katıldığı organizasyonda 357 öğretmen de öğrencilere rehberlik etti. Protokol üyeleri, ödül töreni öncesinde yarışma alanında öğrencilerin hazırladığı robotları inceledi ve projeler hakkında bilgi aldı. "ROBOFEST Konya bir gelecek yürüyüşüdür" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, ROBOFEST Konya’nın final programında yaptığı konuşmada gençlerin ortaya koyduğu projelerin Türkiye’nin teknoloji vizyonu açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Kılca, "2019 yılında başlattığımız ROBOKARATAY projesinin doğal bir devamı olarak doğan Konya ROBOFEST artık sadece bir yarışma değil, bir fikir hareketidir, bir gelecek yürüyüşüdür. Bugün burada gördüğümüz tablo aslında bir festivalden daha fazlası. Bu bir neslin ‘Ben de varım’ deme iradesidir" dedi. "Türkiye’nin ortaya koyduğu milli teknoloji hamlesi artık sadece bir hedef değil, somut başarılarla büyüyen bir gelecektir" Konya ROBOFEST’İN başlangıcında kurdukları hayallerin burada projelere, heyecana ve başarı hikayelerine dönüştüğüne şahitlik ettiklerini belirten Başkan Kılca, "Günlerce süren yarışmalar, atölyeler, sergiler ve etkinlikler sadece bir organizasyon değil adeta bir gelecek provasıydı. Sevgili gençler bu süreçte ortaya koyduğunuz emek, azim ve cesaret bizlere bir kez daha gösterdi ki sizler sadece teknolojiyi kullanan değil, onu şekillendiren bir nesilsiniz. Burada birinciler, dereceler, ödüller var. Ama şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki bu festivalin asıl kazananı üretme cesareti gösteren herkes olmuştur. Çünkü burada bir fikir projeye dönüştü. Bir hayat somutlaştı. Bu bir merak geleceğe yön verdi. Konya ROBOFEST tam da bu yüzden var. Sadece yarışın diye değil, düşünün diye, sadece kazanın diye değil, üretin diye. Burada kaybeden yok. Çünkü her deneme bir öğrenme, her hata bir tecrübe, her proje geleceğe atılmış bir imzadır. Bugün dünyada rekabet bilgiyle, teknolojiyle ve vizyonla şekilleniyor. Türkiye’nin ortaya koyduğu milli teknoloji hamlesi artık sadece bir hedef değil, somut başarılarla büyüyen bir gelecektir. Ve biz çok iyi biliyoruz ki bu başarının asıl mimarları bugün burada olan sizlersiniz. Belki bugün burada bir robot yarıştırdınız. Ama yarın dünyaya yön veren teknolojilerin altında sizlerin imzası olacak. Belki bugün bir kod yazdınız ama yarın milyonların hayatına dokunan sistemleri siz kuracaksınız" diye konuştu. Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, ROBOFEST Konya’nın öğrencileri geleceğin robotik ve kodlama teknolojilerine hazırlayan önemli bir organizasyon olduğunu ifade etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Murat Koru, organizasyonun gençlerin teknolojiye olan ilgisini ortaya koyan önemli bir platform olduğunu belirtti. Konya Valisi İbrahim Akın ise ROBOFEST Konya’nın gençlerin hayal gücünü somut üretime dönüştürdüğü önemli bir platform olduğunu belirterek, organizasyonun öğrenme, üretme ve birlikte başarma kültürünü güçlendirdiğini ifade etti. Konuşmalarının ardından üç gün süren Karatay Robot Yarışması’nda 13 farklı kategoride dereceye giren öğrenciler ile eğitmenlere ödülleri takdim edildi. Program, ödül töreninin ardından sona erdi. Karatay Robot Yarışması final programına; Konya Valisi İbrahim Akın, protokol mensupları, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Geciken kış Konya’da balığı da vurdu
30 Aralık 2025 Salı - 15:30 Geciken kış Konya’da balığı da vurdu Konya’da balıkçılar, havaların geç soğumasıyla hamside sıkıntı olduğunu belirtirken, satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirtti. Havaların geç soğuması balıkçıları etkiledi. Satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirten Konya Balıkçılar Pazarı Derneği Başkanı Mehmet Yavuz, "Havalar bu yıl biraz geç soğuduğu için hamside sıkıntımız var. Bu süreçteki sıkıntı şoklanmış hamsilere geçtik. 15-20 gün önce havaların sıcak gitmesiyle denizdeki balıklar, Rusya tarafına çıkış yaptı, hamsi Türkiye sularını terk etti. Şimdi elimizde olanları satıyoruz. Hamsi olmayınca ufak balık tabii istavrit arkasına çinekop bekliyorduk ama havaların böyle gitmesiyle birlikte bu balıklar da biraz yükselişe geçti. Çupra, levrek üretim balıkları biraz üstüne fark attı. Şimdi balıkta bir daralma var, fiyatlar biraz yükseldi fakat satışlarda da öyle. Geçen seneden fazla bir artış yok. Geçen sene daha farklı bu sene daha farklı yani bol olduğunda da böyle bir fazla talep olmadı ne hikmetse. Son 8-10 senenin en kötü kışı demeyelim şükür iş yaptık ama yani beklediğimizin altında. Hamsi çok bol oldu 50 liraya da 100 liraya da satıldı, o zaman da böyle aman aman afaki bir şey satılmadı. Piyasada mı bir sıkıntı var anlayamadık. Şu anda hamsi şokla açıyoruz. İstavrit geliyor tek tük, balık çeşidine göre 200 liradan başlıyor bin ile bin 500 liraya kadar çıkıyor" dedi. Balık almak isteyen vatandaşlara tavsiyede bulunan Başkan Mehmet Yavuz, "Tazelik konusunda gözünün parlak canlı olması yeterli. Balık zaten gözleri canlı olur. Balık bayatlamaya başlamışsa gözü çukurlara çökmeye başlar. Hafif kızarmaya başlar ama canlı malın gözü pırıl pırıl olur, pulları daha canlı olur, böyle senin yüzüne güler ama bayat balık çökmeye göz çevresinden başlar. Tabii bir de kulağına bakarlar kulağı kırmızı olursa ama günümüzde şimdi biz kutularda geldiği için buz atıyoruz bundan dolayı da taze balıkların da kulağı beyazlayabiliyor ama en güzel en sağlıklısı gözü cam gibi parlar, pulları biraz daha canlı diri olur" şeklinde konuştu. Uzun zamandır balıkçılık yaptığını anlatan Yavuz, "Eskiden bizim burada 1985 ile 1990 yıllarında birinci ayda kapanırdı. Tamam, millet balık yemez havalar ısınmaya başladı derlerdi. Bir göl balığı olurdu zaten bir de hamsi bilirdi Konyalı. Tabii bunun yarısını sahil memleketlerinden gelen memurlar, sahil tarafından gelen göç hem onları öğretti hem de Konyalı öğrendi. Şimdi de sosyal medya tarafından öğrenildi. Tabii hal böyle olunca tüketim arttı" diye konuştu. Balık tercihi yapan vatandaşların bazıları fiyatların pahalı olduğunu belirtirken, bazıları severek tükettiklerini söyledi.
Geciken kış balığı da vurdu
30 Aralık 2025 Salı - 15:26 Geciken kış balığı da vurdu Konya’da balıkçılar, havaların geç soğumasıyla hamside sıkıntı olduğunu belirtirken, satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirtti. Havaların geç soğuması balıkçıları etkiledi. Satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirten Konya Balıkçılar Pazarı Derneği Başkanı Mehmet Yavuz, "Havalar bu yıl biraz geç soğuduğu için hamside sıkıntımız var. Bu süreçteki sıkıntı şoklanmış hamsilere geçtik. 15-20 gün önce havaların sıcak gitmesiyle denizdeki balıklar, Rusya tarafına çıkış yaptı, hamsi Türkiye sularını terk etti. Şimdi elimizde olanları satıyoruz. Hamsi olmayınca ufak balık tabii istavrit arkasına çinekop bekliyorduk ama havaların böyle gitmesiyle birlikte bu balıklar da biraz yükselişe geçti. Çupra, levrek üretim balıkları biraz üstüne fark attı. Şimdi balıkta bir daralma var, fiyatlar biraz yükseldi fakat satışlarda da öyle. Geçen seneden fazla bir artış yok. Geçen sene daha farklı bu sene daha farklı yani bol olduğunda da böyle bir fazla talep olmadı ne hikmetse. Son 8-10 senenin en kötü kışı demeyelim şükür iş yaptık ama yani beklediğimizin altında. Hamsi çok bol oldu 50 liraya da 100 liraya da satıldı, o zaman da böyle aman aman afaki bir şey satılmadı. Piyasada mı bir sıkıntı var anlayamadık. Şu anda hamsi şokla açıyoruz. İstavrit geliyor tek tük, balık çeşidine göre 200 liradan başlıyor bin ile bin 500 liraya kadar çıkıyor" dedi. Balık almak isteyen vatandaşlara tavsiyede bulunan Başkan Mehmet Yavuz, "Tazelik konusunda gözünün parlak canlı olması yeterli. Balık zaten gözleri canlı olur. Balık bayatlamaya başlamışsa gözü çukurlara çökmeye başlar. Hafif kızarmaya başlar ama canlı malın gözü pırıl pırıl olur, pulları daha canlı olur, böyle senin yüzüne güler ama bayat balık böyle solar çökmeye göz çevresinden başlar. Tabii bir de kulağına bakarlar kulağı kırmızı olursa ama günümüzde şimdi biz kutularda geldiği için buz atıyoruz bundan dolayı da taze balıkların da kulağı beyazlayabiliyor ama en güzel en sağlıklısı gözü cam gibi parlar, pulları biraz daha canlı diri olur" şeklinde konuştu. Uzun zamandır balıkçılık yaptığını anlatan Yavuz, "Eskiden bizim burada 1985 ile 1990 yıllarında birinci ayda kapanırdı. Tamam, millet balık yemez havalar ısınmaya başladı derlerdi. Bir göl balığı olurdu zaten bir de hamsi bilirdi Konyalı. Tabii bunun yarısını sahil memleketlerinden gelen memurlar, sahil tarafından gelen göç hem onları öğretti hem de Konyalı öğrendi. Şimdi de sosyal medya tarafından öğrenildi. Tabii hal böyle olunca tüketim arttı" diye konuştu. Balık tercihi yapan vatandaşların bazıları fiyatların pahalı olduğunu belirtirken, bazıları severek tükettiklerini söyledi.
KTO Başkanı Öztürk: "Konya, 2025 yılında da birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi"
30 Aralık 2025 Salı - 12:54 KTO Başkanı Öztürk: "Konya, 2025 yılında da birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi" Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, Konya’nın 2025 yılında da üretim, istihdam ve ihracat başta olmak üzere birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini söyledi. KTO Başkanı Selçuk Öztürk, düzenlenen basın toplantısında "Ekonomide 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Beklentileri", "Konya Ekonomisi" ile "Konya Ticaret Odası İştirakleri ve Projeleri" başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. KTO Meclis Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerden Konya’nın üretim ve ihracat performansına, 2026 yılına ilişkin öngörülerden odanın yürüttüğü projelere kadar birçok başlık ele alındı. Konya’nın performansı kıymetli Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, 2025 yılının küresel ekonomi açısından zorlu bir yıl olduğunu belirterek, jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve enflasyonla mücadelenin dünya ekonomisinde belirsizlikleri artırdığı bir süreçten geçildiğini ifade etti. Buna rağmen Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdam odaklı duruşunu sürdürmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Öztürk, Konya’nın bu süreçte gösterdiği performansın Türkiye ekonomisi açısından son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Başkan Selçuk Öztürk, sunumunda 2025 yılına ilişkin küresel ekonomik görünümü değerlendirirken, uluslararası kuruluşların tahminlerine de değindi. Küresel ekonomide büyümenin yavaşlama eğilimine girdiğini, 2026 yılına girerken büyümenin daha kırılgan bir yapıda olmasının beklendiğini belirten Öztürk, özellikle ticaret politikalarındaki belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin dünya ticareti üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini söyledi. Enflasyonla mücadele ana gündem Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerinde ise 2025 yılının ana gündem maddesinin enflasyonla mücadele olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplinin enflasyonun düşüş eğilimine girmesinde etkili olduğunu, ancak dezenflasyon sürecinin kalıcı hale gelmesi için temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında ılımlı ancak istikrarlı bir büyüme performansı sergilediğini belirten Öztürk, büyümenin özellikle ihracat, turizm ve yatırımlar kaynaklı gerçekleştiğini kaydetti. Konuşmasında Konya ekonomisine özel bir parantez açan Selçuk Öztürk, Konya’nın 2025 yılında da üretim, istihdam ve ihracat başta olmak üzere birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini ifade etti. Konya’nın gayri safi yurt içi hasılasının son yıllarda önemli ölçüde arttığını, kişi başına düşen gelirin yükseldiğini ve işgücü göstergelerinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. İhracat verilerine ilişkin değerlendirmesinde Başkan Öztürk, Konya’nın 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde yaklaşık 3,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, şehrin Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ilk 10 ili arasındaki yerini koruduğunu belirtti. Otomotiv, makine ve aksamları, hububat ve gıda ürünleri, iklimlendirme, metal ve kimya sektörlerinin Konya ihracatında öne çıkan başlıca alanlar olduğunu ifade eden Öztürk, ihracat pazarlarının çeşitlenmesinin Konya ekonomisi açısından stratejik bir avantaj sağladığını vurguladı. Finansmana erişimin kolaylaşması temel öncelik 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Öztürk, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi, öngörülebilir bir ekonomik ortamın sağlanması, üretim ve ihracatın desteklenmesi ile finansmana erişimin kolaylaştırılmasının iş dünyası açısından temel öncelikler olduğunu ifade etti. 2026 yılında para ve maliye politikalarının uyumlu şekilde sürdürülmesinin, büyüme ve istihdam açısından kritik önemde olduğunu belirtti. Toplantıda Konya Ticaret Odası’nın yürüttüğü çalışmalar ve iştiraklere ilişkin kapsamlı bilgiler de paylaşıldı. Başkan Selçuk Öztürk, Konya Ticaret Odası’nın 143 yıllık köklü geçmişi, 35 bini aşkın faal üyesi ve A sınıfı akreditasyona sahip kurumsal yapısıyla şehrin ekonomik gelişimine yön vermeye devam ettiğini ifade etti. Odanın ihracatı artırmaya yönelik faaliyetlerinden eğitim ve danışmanlık hizmetlerine, mesleki eğitimden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda üyelerine destek sunduğunu belirtti. Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Kampüsü bünyesinde faaliyet gösteren Model Fabrika, Akıllı Teknolojiler Merkezi (AKİTEK), Dijital Dönüşüm Merkezi, Enerji Verimliliği Merkezi ve Siber Güvenlik Merkezi gibi yapıların Konya sanayisinin dönüşümüne önemli katkılar sunduğunu ifade eden Öztürk, bu merkezler aracılığıyla firmaların verimlilik, teknoloji ve rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Ayrıca KTO Karatay Üniversitesi, KTO Eğitim ve Sağlık Vakfı, Dış Ticaret Merkezi ve KOSAM gibi yapılarla Konya’nın beşeri sermayesine ve stratejik kapasitesine yatırım yapıldığını vurguladı. Konuşmasının sonunda basının ekonomiyle toplum arasındaki köprü rolüne dikkat çeken Selçuk Öztürk, Konya basınının şehrin ekonomik gelişimine sağladığı katkının son derece değerli olduğunu ifade etti.
Büyükeğen: "Konya sanayisi tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadı"
30 Aralık 2025 Salı - 11:11 Büyükeğen: "Konya sanayisi tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadı" Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, Aralık Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının sanayiciler için kolay bir yıl olmadığının, ancak tüm zorluklara rağmen Konyalı sanayicilerin üretimden kopmadığının altını çizerek, "Bu yılın ilk 11 ayında Konya Organize Sanayi Bölgemizde üretim yüzde 3.9 arttı" dedi. Konya Sanayi Odası’nın Aralık Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Memiş Kütükcü’nün başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, Oda’nın 2025 yılı boyunca yürüttüğü faaliyetler ve Konya sanayisinin mevcut durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. 2025’in sanayiciler açısından kolay bir yıl olmadığını ifade eden Başkan Büyükeğen, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan maliyetler, iç ve dış talepteki dalgalanmalar ile küresel belirsizliklerin sanayicinin üzerindeki yükü artırdığını söyledi. Özellikle nakit akışı yönetiminin işletmeler için en öncelikli sorun olmaya devam ettiğini belirten Büyükeğen, "Tüm bu zorluklara rağmen Konya sanayisi üretimden kopmadı. Bu duruş, Konya’nın güçlü üretim kültürünün en net göstergesidir. Konyalı sanayicilerimizin üretim odaklı duruşu ve üretim vizyonu gerçekten takdire şayan" dedi. Sanayicilerin talepleri yakından takip edildi Konya Sanayi Odası olarak, 2025 yılında üretimi, istihdamı ve ihracatı merkeze alan projeleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Büyükeğen, yıl boyunca gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin bilgiler paylaştı. Büyükeğen, yıl boyunca sanayicilerden gelen tüm sorun ve talepleri yakından takip ederek, ilgili kurumlarla paylaştıklarının ve çözümlerini takip ettiklerinin altını çizdi. Büyükeğen, 2025 yılı boyunca Konya sanayisinin yeni iş birlikleri geliştirerek, üretim ve ticaret hacimlerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini, bu çalışmalardan birinin 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları olduğunu bildirdi. Büyükeğen, "Anadolu’nun en büyük savunma sanayi organizasyonlarından biri haline gelen, 166 firma, kurum ve kuruluşun stant açtığı 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarımızı başarıyla tamamladık. Bağımsız bir araştırma kuruluşuna yaptırdığımız anket sonuçlarına göre programa katılan firmalarımızın yüzde 75’i iş bağlantısı yaptı. Bu oran bizim için çok kıymetli" diye konuştu. 8 milyon doları aşkın enerji tasarrufu Konuşmasında yıl boyunca sanayicilere yönelik 138 eğitim, toplantı ve panel gerçekleştirdiklerini, bu etkinliklere 1000’den fazla sanayicinin katıldığı bilgisini paylaşan Büyükeğen, önemli çalışma başlıklarından biri olan enerji verimliliğine yönelik yaptıkları çalışmaları da anlattı: "Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracımızla, 142 firma ve kuruluşumuza ait 187 lokasyonda enerji ölçümleri yaptık. Yaptığımız bu ölçümler ile firmalarımıza 8 milyon 368 bin dolar tutarında, toplam amortisman süresi 1 yıldan az olan 9 bin 534 TEP enerji tasarrufu imkanı sunduk. Ülkemizin de artık gündeminde önemli bir yer tutan ve iş dünyamızı yakından ilgilendiren Avrupa Yeşil Mutabakatı süreçlerini yakından takip ettik. Yaptığımız çalışmalarla, sanayicilerimizi sınırda karbon düzenlemesi mekanizması ve karbon azaltımı konularında bilgilendirdik. 4.’sünü gerçekleştirdiğimiz Sanayide Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Zirvemiz ülke gündeminde önemli bir yer tuttu." Yeni iş birlikleri geliştirildi Sanayicilerin, küresel pazarlardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğünü aktaran Başkan Büyükeğen, "Bu dönemde Avustralya, Yeni Zelanda, İtalya, Vietnam, Senegal başta olmak üzere 17 yabancı misyon temsilcisi ile bir araya gelerek sanayimizi ve öne çıkan sektörlerimizi tanıttık. Yine, şehrimizde düzenlenen fuarlarda aktif rol alarak sanayicilerimizi ulusal ve uluslararası paydaşlarla buluşturduk. Ayrıca otomotiv, gıda ve tarım makineleri başta olmak üzere sektörlerimize yönelik, yurt dışında düzenlenen 7 fuara heyet oluşturarak katılım sağladık. Sanayicilerimiz buralarda 100’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirme fırsatı elde etti" şeklinde konuştu. Büyükeğen, yıl içerisinde Tunus Sanayi, Ticaret ve Sanatkarlar Birliği, Sfakes Ticaret ve Sanayi Odası ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası ile mutabakat zaptları imzaladıklarını, bu çalışmaların firmaların ihracatını artıracak kalıcı ve sonuç odaklı iş birliklerine dönüşeceğini bildirdi. Konya OSB’de fabrika sayısı 778’e ulaştı Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki gelişmelere de değinen Başkan Büyükeğen, bölgede fabrika sayısının 778’e ulaştığını, ilk 11 ayda üretimin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 arttığını ifade etti. Büyükeğen, bölge müdürlüğü olarak OSB’nin sanayi alt ve üst yapısına yıl boyunca 2.2 milyarı aşkın yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları söyledi: "2025 yılı boyunca bölgemizde; içme suyu, atık su, yol alt yapısı, elektrik alt yapısı, eğitim gibi alanlara toplam 2 milyar 272 milyon lira yatırım yaptık. 5. Kısım Genişleme Alanı’mızda yüzde 100 doluluğa ulaştık. 8 milyon metrekare ve toplam 275 parselden oluşan 6. kısmımızda ise, 258 parselin ön tahsis işlemlerini tamamladık. Burada 9 sanayicimiz yatırımlarına başladı." 2026 yılına dair değerlendirmelerde de bulunan Büyükeğen, 2026 yılının enflasyonla mücadele sürecinin pozitif sonuçlarının daha belirgin hissetmeye başlanacağının altını çizerek, "Nasıl ki dünü emekle inşa etmişsek, yarınları da hep birlikte sabırla ve çalışarak inşa edeceğiz" ifadesini kullandı.
Yeni yıla girerken zihin yorgunluğuna dikkat
30 Aralık 2025 Salı - 09:21 Yeni yıla girerken zihin yorgunluğuna dikkat Yeni yıl öncesi artan tempo ve beklentiler, birçok kişide zihinsel tükenmişliğe yol açıyor. Uzmanlar, dinlenmeyle bile geçmeyen yorgunluğun tükenmişliğin önemli bir işareti olduğuna dikkat çekiyor. Yeni yıl yaklaşırken birçok kişi yeni hedefler belirlerken, uzmanlar asıl dikkat edilmesi gerekenin zihinsel yorgunluk olduğuna dikkat çekiyor. Günlük yaşamın getirdiği yoğun tempo, sürekli üretme baskısı ve dinlenmeyi erteleme alışkanlığı, tükenmişliği fark edilmeden derinleştiriyor. Tükenmişlik, ani bir enerji kaybı değil, uzun süreli stresin damla damla birikmesiyle ortaya çıkan zihinsel bir süreç olarak tanımlanıyor. Dinlense bile toparlanamamak, isteksizlik ve tahammülsüzlük bu durumun en yaygın belirtileri arasında yer alıyor. Özellikle sorumluluk sahibi ve fedakar bireylerin daha fazla risk altında olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, yeni yıla daha çok çalışarak değil, zihinsel yükleri azaltarak ve sınırlara saygı göstererek girmenin ruh sağlığı açısından önemli olduğunu vurguluyor. "Tükenmişlik bir zayıflık göstergesi değil, uzun süre sınır koymadan yaşamanın doğal bir sonucudur" Günümüzde pek çok kişinin yorgun olduğunu söylediğini ama bu yorgunluğun çoğu zaman bedenden çok zihinden kaynaklandığını belirten Medicana Konya Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Kübra Adam, "Tükenmişlik, kişinin enerjisinin bir anda bitmesi değil, damla damla tükenmesidir. Uzun süreli stres altında kalan birey, zamanla motivasyonunu, üretkenliğini ve duygusal dayanıklılığını kaybeder. Bu yalnızca ’yorulmak’ değildir. Kişi dinlense bile toparlanamaz, yaptığı işten keyif alamaz ve kendini sürekli bir baskı altında hisseder. En önemli nokta şu: Tükenmişlik yaşayan kişi genellikle güçlü, sorumluluk sahibi ve fedakar kişilerdir. Yani ’yapabilen’ insanlar daha çok tükenir. Sürekli başkaları için bir şeyler yapan kişilerde karşımıza sıklıkla çıkar. Yoğun çalışan kişilerde, herkesi idare etmeye çalışan ebeveynlerde, mükemmeliyetçi ve kendine karşı sert olan kişilerde, sınav baskısı yaşayan öğrencilerde hatta sürekli ulaşılabilir olmak zorunda hisseden gençlerde bile tükenmişlikle sıklıkla karşılaşırız. Burada şunu özellikle vurgulamak isterim, tükenmişlik bir zayıflık göstergesi değil, uzun süre sınır koymadan yaşamanın doğal bir sonucudur" dedi. "Kişi kendi ihtiyaçlarını erteledikçe, beden ve zihin alarm vermeye başlıyor" Günümüz dünyasında durmanın neredeyse ayıp gibi algılandığını söyleyen Klinik Psikolog Kübra Adam, "Sürekli üretmek, hızlı olmak, her şeye yetişmek zorundaymışız gibi bir baskı var. Kişi kendi ihtiyaçlarını erteledikçe, beden ve zihin alarm vermeye başlıyor. Ayrıca duyguları bastırmak, sorunları görmezden gelmek, ’sonra dinlenirim’ demek de tükenmişliği besleyen önemli etkenler arasında. Bir diğer etken kişinin verdiği emekle aldığı karşılık arasındaki dengenin bozulması, sürekli yetişme çabası, yüksek beklentiler, ’hayır’ diyememek, dinlenmeye suçlulukla bakmak ve duyguları ertelemek zamanla zihinsel enerjiyi tüketir. Kişi bir noktadan sonra otomatik pilota geçer; işe gider, sorumluluklarını yerine getirir ama içsel olarak kopmuş hisseder. Günlük hayattan küçük ama tanıdık örnekler ile biraz daha yakından bakalım. Sabah alarm çaldığında gün daha başlamadan yorgun hissetmek, eskiden keyif alınan şeylere karşı isteksizlik, küçük sorunlara bile tahammül edememek, aşırı tepki vermek, sürekli unutkanlık, dalgınlık, dikkat dağınıklığı, akşam eve geldiğinde sevdikleriyle konuşacak enerjiyi bile bulamamak, çok çalışıyorum ama hiçbir şeye yetişemiyorum düşüncesi. Bu gibi durumlar ’geçici yorgunluk’ sanılır ama aslında tükenmişliğin habercisi olabilir" ifadelerini kullandı. "Unutmamalıyız ki dinlenen bir zihin, hem ruh sağlığımız hem de üretkenliğimiz için en güçlü başlangıçtır" Tükenmişliğin sadece bedensel değil, büyük ölçüde zihinsel bir durum olduğunu ifade eden Kübra Adam, "Beynimiz gün içinde yüzlerce karar veriyor, bildirimlere maruz kalıyor, ekranlar arasında gidip geliyor. Dinlenmeyen bir beyin, bedeni de dinlendirmez. Bu yüzden kişi tatilde bile yorgun hissedebilir. İşte bu zihinsel yük, tükenmişliğin en sessiz ama en güçlü nedenlerinden biridir. Asıl yorulan kaslar değil, zihindir. Unutmamalıyız ki dinlenen bir zihin, hem ruh sağlığımız hem de üretkenliğimiz için en güçlü başlangıçtır" şeklinde konuştu. "Dinlenen bir beyin sadece daha üretken değil, aynı zamanda daha sakin ve daha dayanıklı olur" Beyni dinç tutmanın en önemli adımının, onu sürekli çalıştırmaya değil, doğru şekilde dinlendirmeye odaklanmak olduğunu belirten Kübra Adam, "Gün içinde kısa molalar vermek, aynı anda birden çok iş yerine tek işe odaklanmak, ekranlardan bilinçli olarak uzaklaşmak ve uykuyu gerçekten bir ihtiyaç olarak görmek bu konuda oldukça etkili olacaktır. Düzenli yürüyüş, nefes egzersizleri ve keyif aldığımız aktiviteleri yapmak, beynin ’yeniden başlat’ tuşuna basmak gibidir. Yeni yıl bu alışkanlıkları başlatmak için önemli bir fırsat sunuyor. Daha çok hedef koymak yerine, zihni yoran alışkanlıkları azaltmayı seçtiğimizde hem ruhsal hem de zihinsel olarak daha dengeli hissediyoruz. Çünkü dinlenen bir beyin sadece daha üretken değil, aynı zamanda daha sakin ve daha dayanıklı olur. Tükenmişliğin panzehiri hızlanmak değil durmayı, nefes almayı ve kendimize alan açmayı öğrenmektir. Yeni yılda beyni dinç tutmanın sırrı, daha çok şey başarmaya çalışmak değil, zihni yoran yükleri fark edip azaltmaktan geçiyor" diye konuştu.
Şivlilik çocuk bayramı 450 bin kişilik rekor katılımla sona erdi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 15:16 Şivlilik çocuk bayramı 450 bin kişilik rekor katılımla sona erdi Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi tarafından Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve 450 bin kişinin katılım sağladığı Şivlilik Çocuk Bayramı, bu yıl da büyük bir coşkuya sahne oldu. Binlerce çocuk 4 gün boyunca oyunlar ve renkli aktivitelerle unutulmaz anlar yaşadı. Etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden dolayı tüm çocuklara ve ailelerine teşekkür eden Başkan Pekyatırmacı," Çocuklarımız 3 ayların başlangıcını, şivlilik mutluluğunu aileleriyle birlikte doyasıya yaşamış oldu" dedi. Selçuklu Belediyesi tarafından kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen ve Türkiye genelinde büyük ses getiren Şivlilik Çocuk Bayramı, renkli ve eğlenceli etkinliklerin ardından sona erdi. Selçuklu Kongre Merkezi’nde dört gün boyunca şenlik havasında geçen organizasyon, çocuklara adeta bayram coşkusunu doyasıya yaşattı. Şehir içinden olduğu kadar şehir dışından da binlerce vatandaşın katılım sağladığı etkinlik, toplam 450 bin kişiyi ağırlayarak rekor katılıma sahne oldu ve unutulmaz anlar yaşattı. Organizasyon boyunca Selçuklu’nun dört bir yanı çocuk sesleriyle şenlendi. Çocukların neşesi ve ailelerin ilgisiyle dolu dolu geçen programda, çocuk müzikalleri, tiyatro gösterileri, animasyon film gösterimleri, interaktif ve dijital oyunlar, geleneksel sahne oyunları, atölye etkinlikleri, söyleşiler ve konserler ile geleneksel şivlilik kültürü sürdürüldü. Başkan Pekyatırmacı, "Şivlilik Çocuk Bayramı’nı Konyamızda bir gelenek haline getirdik" Şivlilik Çocuk Bayramımızın son gününde de Selçuklu Kongre Merkezinde çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerimizle birlikteydik. Perşembe gününden itibaren çocuklarımız 3 ayların başlangıcını, şivlilik mutluluğunu aileleriyle, akranlarıyla birlikte doyasıya yaşamış oldu ve yüzbinlerce çocuğumuz, hemşehrimiz burada bizlerle birlikte oldu. Çocuklarımız burada oyunlar oynadılar. Animasyon, tiyatro gösterilerini izlediler ve kaliteli zaman geçirdiler. Tabi ki 3 ayların başlangıcını Recep ayının başlangıcı olarak Regaip Kandilimizi mutlu bir şekilde burada karşılamış oldular. Ramazan ayına bir hazırlık mahiyetinde burada onlara milli manevi değerlerimize ilgili de güzel bilgiler vermiş olduk. Ben SKM’de bizi yalnız bırakmayan yüzbinlerce hemşehrimize özellikle teşekkür ediyorum. Artık Şivlilik Konyamızda bir bayram havasında kutlanıyor. Bunu bir bayrama dönüştürdük ve hemşehrimizinde yoğun bir ilgisiyle bu bayramı birlikte kutluyoruz. Çocuklarımıza, gençlerimize üç aylarımızı milli manevi değerlerimizi ifade edebilmek anlamında burada birlikteliğimizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Elhamdülillah artık şehir dışından da çok sayıda misafirlerimiz özellikle de şivlilik için Konya’mıza geliyorlar. Burada dolaştığımız zaman hem çevre illerden hem de yurt dışından gelen vatandaşlarımızın olduğunu görüyoruz. Onlarda özellikle Şivliliğin ve üç ayların atmosferini yaşayabilmek için Konya’mıza geliyorlar. Böylece bu güzel geleneği hem Konya dışına taşımış oluyor hem de bu manevi atmosferi Konya dışından gelen misafirlerimizin yaşamasına da fırsat vermiş oluyoruz. Burada emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza özellikle teşekkür ediyorum. Şivlilik Çocuk Bayramı çok büyük bir organizasyon ve bu organizasyonda tabi ki çok sayıda hem belediyemizde görev yapan arkadaşlarımız hem de diğer faaliyetlerde çok sayıda arkadaşımız emek verdiler. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Kazasız belasız bir şekilde bu güzel organizasyonu hayata geçirmiş olduk. Tekrar tüm hemşehrilerimizin üç aylarını tebrik ediyorum. Rabbim bizleri sağlıklı, sıhhatli bir şekilde Ramazan’a ve Ramazan Bayramı’na eriştirsin diye de dua ediyorum" dedi. Her yaştan vatandaşın beğenisini kazanan Şivlilik programında çocuklar ve aileleri de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı’ya organizasyon dolayısıyla teşekkürlerini iletti.
Karatay’dan 45. konut hamlesi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 15:10 Karatay’dan 45. konut hamlesi Karatay İlçe Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen ve Karatay’daki konut projelerinin 45’inci hamlesi olan Lavanta Konutları Konut Yapı Kooperatifi, kamuoyuna duyuruldu. Yatay mimari anlayışıyla projelendirilen ve toplam 373 daireden oluşan yeni kooperatif, modern şehircilik vizyonu doğrultusunda güvenli, planlı ve nitelikli yaşam alanları sunmayı hedefliyor. Karatay Belediyesi, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri alanında "Türkiye’nin ilk öncü şehri" olarak öne çıkan çalışmalarıyla uluslararası platformda dikkat çekerken, bu vizyonun bir yansıması olarak yeni kooperatif projesini de kamuoyuyla paylaştı. Lavanta Konutları; Hacıcemil (İşgalaman) Mahallesi 32871 ada 5 nolu parsel ile Sedirler Caddesi, Cevher Hatun Sokak, Kemalettin Sokak, Kulmesut Sokak, Hamzabey Sokak, Kağnıcı Sokak ve Fındık Sokak arasında kalan alanda projelendirildi. Bölgenin en önemli merkezlerinden birinde yer alan proje, 25.843,65 metrekarelik büyüklüğüyle Karatay’daki kentsel dönüşüm çalışmalarına önemli bir ivme kazandıracak. 11 blokta 373 dairelik modern yaşam Toplam 11 bloktan oluşan Lavanta Konutları Konut Yapı Kooperatifi, 3+1 daire konsepti ile inşa edilecek. Proje kapsamında 373 daire yer alırken, arsa sahiplerinin hakları da belirlenmiş durumda. Kooperatife 235 yeni üyenin kabulü, ön başvuru yöntemiyle gerçekleştirilecek. Vatandaşlar, kooperatife ön başvurularını "Yanıbaşımda Karatay" mobil uygulaması üzerinden kolaylıkla yapabilecek. Ön başvurular 9 Ocak 2026 Cuma gününe kadar alınacak. Lavanta Konutları projesine ilişkin tüm detaylı bilgilere ise https://karataylavantakonutlari.com/#ana-sayfa adresi üzerinden ulaşılabilecek. Yatay mimari ve zengin sosyal donatılar Karatay Belediyesi’nin tüm kooperatif projelerinde esas aldığı yatay mimari anlayışı, Lavanta Konutları’nda da ön plana çıkıyor. Projede yaşam kalitesini artıracak şekilde planlanan sosyal donatı alanları kapsamında açık çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, dinlenme ve oturma alanları, peyzaj ve yeşil alan düzenlemeleri, açık hava sosyal buluşma alanları, kreş ve Aile Sağlık Merkezi ile aydınlatılmış ortak kullanım alanları yer alacak. Güvenli, erişilebilir ve fonksiyonel yaşam Lavanta Konutları’nda site içi güvenlik hizmetleri, kamera izleme sistemleri ve kontrollü site girişleri ile güvenli bir yaşam alanı oluşturulacak. Otopark alanları ve engelli erişimine uygun düzenlemeler sayesinde ulaşım ve erişilebilirlik de ön planda tutulacak. Ayrıca günlük ihtiyaçlara cevap verecek şekilde planlanan ticari alanlar (dükkanlar) proje içerisinde yer alacak. Kılca: Modern şehircilik vizyonumuzu lavanta konutları ile taçlandırdık Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, kentsel dönüşüm çalışmalarının en önemli ayaklarından biri olan toplu konut projelerine Lavanta Konutları Konut Yapı Kooperatifi ile yeni bir halka daha eklediklerini belirterek, projenin Karatay’a hayırlı olmasını diledi. Lavanta Konutları’nın yalnızca bir konut projesi olmadığını vurgulayan Başkan Kılca, modern şehircilik vizyonunu estetik, konfor ve kaliteli yaşam anlayışıyla bir araya getirdiklerini ifade etti. Toplam 25.843,65 metrekarelik proje alanı içerisinde hayata geçirilen Lavanta Konutları’nın, 11 blokta yer alan 373 dairesi ve geniş sosyal donatı alanlarıyla Karatay’ın yeni cazibe merkezlerinden biri olacağını belirtti. "İnsan merkezli şehirler inşa ediyoruz" Başkan Kılca, Karatay Belediyesi olarak şehircilik anlayışlarının merkezine insanı koyduklarını vurgulayarak, "Bir şehri yaşanabilir kılan yalnızca binalar değildir. İnsanların huzurla nefes alabildiği, çocukların güvenle oynadığı, ailelerin mutlulukla vakit geçirebildiği alanlar gerçek şehir yaşamını oluşturur. Biz Karatay’da, yaşamın kalbine dokunan sosyal alanları, yeşil dokuyu ve insan merkezli şehir anlayışını esas alıyoruz. Bu yaklaşımımızın, Kanada’nın Toronto kentinde düzenlenen 7. Kentsel Ekonomi Forumu’nda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında belediyemizin ‘Türkiye’nin ilk öncü şehri’ unvanıyla uluslararası platformda takdir görmesiyle de taçlanmış olmasından büyük gurur duyuyoruz" dedi. Mahallelere kazandırılan parklar, spor alanları, yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanlarının bu anlayışın bir yansıması olduğunu belirten Hasan Kılca, her yeni konut projesiyle birlikte sosyal yaşamı destekleyen alanları da planlayarak, yeni ve bütüncül mahalleler inşa ettiklerini kaydetti. Kentsel dönüşüm süreçlerinde yalnızca konut üretimine değil; dengeli nüfus dağılımına, sosyal alanlara erişime, yeşil dokunun korunmasına ve yatay şehirleşme ilkelerine büyük önem verdiklerini vurgulayan Başkan Kılca, planlı şehirleşme anlayışını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.
Sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan koyun telef oldu
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:45 Sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan koyun telef oldu Konya’nın Karapınar ilçesinde, sokak köpekleri çiftlikte saldırdıkları koyunu telef oldu. Köpeklerin koyuna saldırdığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Karapınar-Konya Kara yolu üzerinde bulunan bir çiftlikte gerçekleşti. İddiaya göre, sokak köpekleri, duvarlardan atlayarak ağıla girdi ve koyun sürüsüne saldırdı. Saldırının ardından, köpekler koyunlardan birini yakalayarak parçaladı. Diğer koyunlar ağılın içine kaçtı. Ancak, saldırıya uğrayan koyun telef oldu. Olay anında ağılda bulunan çoban Mehmet Harmancı, koyunlara yem vermek için geldiğinde koyunun saldırıya uğradığını gördü. Çoban, saldırgan köpekleri kovalayarak bölgeden uzaklaştırmaya çalıştı. Çoban Mehmet Harmancı, koyuna saldıran köpeklerin 3 gün önce çiftliğe geldiğini, kendi köpekleriyle birlikte bu köpeklere mama verdiklerini söyledi. Harmancı, "Çiftliğin boş olduğu bir anda koyunumuza saldırıp öldürdüler. Karınları aç olduğu için değil vahşileştikleri için yapıyorlar. Bugün koyuna saldıran yarın çocuğa, kadına saldırabilir. Yetkililerden tek isteğimiz buna önlem almaları" dedi. Köpeklerin koyuna saldırısı güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde iki kopek yakaladıkları koyunu yere yatırdıkları, koyunun kaçmaya çalıştığı ancak köpeklerin son darbe ile tekrar koyunu yatırıp telef ettikleri görülüyor.