Yerel Haberler
Manisa
Kadın girişimciden tarımda akılcı çözüm 19 Nisan 2026 Pazar - 11:19:38 Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kadın girişimci Müşerref Üründü, üzüm bağlarını dolu, don ve güneşin zararlı etkilerine karşı özel tüllerle koruyarak hem verimi artırıyor hem de organik üretimi güçlendiriyor. Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Kasaplı Mahallesi’nde kadın girişimci Müşerref Üründü, eşi Mete Üründü ile birlikte 50 dönümlük alanda organik üzüm üretimi yaparken, bağlarını dolu, don, aşırı yağış ve güneşin zararlı etkilerine karşı özel tüllerle koruma altına aldı. Kurulan sistem sayesinde ürün kaybı en aza indirilirken, kalite ve verimde önemli artış hedefleniyor. Ziraat teknikeri olan Müşerref Üründü, Alaşehir’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan üzümde doğallığı korumak ve kaliteyi artırmak amacıyla organik üretime yöneldiklerini belirtti. Üründü, yetiştirdikleri Alphonse Lavallée (Alfonse), Red Globe ve çekirdeksiz Sultaniye üzüm çeşitlerinde iklim şartlarının üretimi doğrudan etkilediğini ifade ederek, son yıllarda yaşanan dolu, ani yağış ve don olaylarının üreticileri zor durumda bıraktığını söyledi. Artan iklim risklerine karşı önlem almak zorunda kaldıklarını vurgulayan Üründü, "Dolu, dakikalar içinde bir sezonun emeğini yok edebiliyor. Biz de bu riski azaltmak için bağlarımızın üzerini özel tüllerle kapladık" dedi. Yaklaşık 40 dönümlük alanda uygulanan koruma sistemi sayesinde üzümlerin hem fiziksel zarar görmesinin hem de güneş yanıklarının önüne geçildiğini belirten Üründü, bu yöntemin aynı zamanda ani soğukları kırarak bitkinin strese girmesini engellediğini dile getirdi. Kurulan sistemin sadece iklim şartlarına karşı değil, üretim sürecine de katkı sağladığını ifade eden Üründü, eşi Mete Üründü ile birlikte üretimi sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi: "Ziraat teknikeri ve kadın üretici olarak bağlarımızda organik üretim yapıyorum. Son yıllarda artan iklim değişiklikleri bizi dolu filesi kurmaya yönlendirdi. Çünkü dolu, dakikalar içinde bir sezonun emeğini yok edebiliyor. Biz de bu riski azaltmak için bağlarımızı koruma altına aldık. Dolu filesi sadece doluya karşı değil; ani soğukları kırıyor, yazın ise güneşin yakıcı etkisini azaltarak bitkinin strese girmesini önlüyor. Bu da daha sağlıklı bir gelişim sağlıyor. Aynı zamanda bu sistem, ürün zararını azaltarak ilaç ihtiyacını minimuma indiriyor ve organik üretime katkı sağlıyor. Kadın üretici olarak bu işi yapmak benim için çok kıymetli. Biz sadece üretmiyoruz; doğayı koruyarak, geleceği düşünerek üretmeye devam ediyoruz."
19 Nisan 2026 Pazar - 11:11 Kadın girişimciden tarımda akılcı çözüm Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kadın girişimci Müşerref Üründü, üzüm bağlarını dolu, don ve güneşin zararlı etkilerine karşı özel tüllerle koruyarak hem verimi artırıyor hem de organik üretimi güçlendiriyor. Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Kasaplı Mahallesi’nde kadın girişimci Müşerref Üründü, eşi Mete Üründü ile birlikte 50 dönümlük alanda organik üzüm üretimi yaparken, bağlarını dolu, don, aşırı yağış ve güneşin zararlı etkilerine karşı özel tüllerle koruma altına aldı. Kurulan sistem sayesinde ürün kaybı en aza indirilirken, kalite ve verimde önemli artış hedefleniyor. Ziraat teknikeri olan Müşerref Üründü, Alaşehir’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan üzümde doğallığı korumak ve kaliteyi artırmak amacıyla organik üretime yöneldiklerini belirtti. Üründü, yetiştirdikleri Alphonse Lavallée (Alfonse), Red Globe ve çekirdeksiz Sultaniye üzüm çeşitlerinde iklim şartlarının üretimi doğrudan etkilediğini ifade ederek, son yıllarda yaşanan dolu, ani yağış ve don olaylarının üreticileri zor durumda bıraktığını söyledi. Artan iklim risklerine karşı önlem almak zorunda kaldıklarını vurgulayan Üründü, "Dolu, dakikalar içinde bir sezonun emeğini yok edebiliyor. Biz de bu riski azaltmak için bağlarımızın üzerini özel tüllerle kapladık" dedi. Yaklaşık 40 dönümlük alanda uygulanan koruma sistemi sayesinde üzümlerin hem fiziksel zarar görmesinin hem de güneş yanıklarının önüne geçildiğini belirten Üründü, bu yöntemin aynı zamanda ani soğukları kırarak bitkinin strese girmesini engellediğini dile getirdi. Kurulan sistemin sadece iklim şartlarına karşı değil, üretim sürecine de katkı sağladığını ifade eden Üründü, eşi Mete Üründü ile birlikte üretimi sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi: "Ziraat teknikeri ve kadın üretici olarak bağlarımızda organik üretim yapıyorum. Son yıllarda artan iklim değişiklikleri bizi dolu filesi kurmaya yönlendirdi. Çünkü dolu, dakikalar içinde bir sezonun emeğini yok edebiliyor. Biz de bu riski azaltmak için bağlarımızı koruma altına aldık. Dolu filesi sadece doluya karşı değil; ani soğukları kırıyor, yazın ise güneşin yakıcı etkisini azaltarak bitkinin strese girmesini önlüyor. Bu da daha sağlıklı bir gelişim sağlıyor. Aynı zamanda bu sistem, ürün zararını azaltarak ilaç ihtiyacını minimuma indiriyor ve organik üretime katkı sağlıyor. Kadın üretici olarak bu işi yapmak benim için çok kıymetli. Biz sadece üretmiyoruz; doğayı koruyarak, geleceği düşünerek üretmeye devam ediyoruz." (SC-
19 Nisan 2026 Pazar - 11:00 Uluslararası öğrenciler Sardes’te tarihle buluştu Manisa’da eğitim gören yabancı uyruklu öğrenciler, binlerce yıllık geçmişe sahip Sardes Antik Kenti’ni ziyaret ederek hem tarihi yerinde öğrendi hem de kültürel kardeşlik bağlarını güçlendirdi. Manisa Uluslararası Öğrenci Derneği (MUDER), Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Yunus Emre’nin İzinde Uluslararası Kardeşlik" projesi kapsamında anlamlı bir gezi programına imza attı. Proje çerçevesinde, farklı ülkelerden gelerek Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde eğitimlerini sürdüren 25 uluslararası öğrenci için Salihli ilçesine kültürel gezi düzenlendi. Program kapsamında öğrenciler, Lidya Krallığı’na başkentlik yapmış Sardes Antik Kenti (Sart) ile bölgenin önemli dinlenme noktalarından Kurşunlu Kaplıcaları’nı ziyaret etti. Gezi boyunca öğrencilere, ziyaret edilen tarihi ve kültürel alanların geçmişi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Katılımcılar, binlerce yıllık medeniyet izlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Program kapsamında ayrıca Salihli’nin yöresel lezzetlerinden odun köftesi de misafirlere ikram edildi. Böylece öğrenciler, yalnızca tarihi mekanları değil, bölgenin gastronomik kültürünü de yakından tanıma imkanı elde etti. Düzenlenen etkinlikle uluslararası öğrencilerin Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde görmeleri sağlanırken, farklı kültürler arasında kardeşlik ve etkileşimin güçlendirilmesinin hedeflendiği öğrenildi.
Tüm hazırlıklar Ege Bölge Şampiyonluğu için
08 Mayıs 2025 Perşembe - 12:16 Tüm hazırlıklar Ege Bölge Şampiyonluğu için Manisa İl Birinciliğinde üç dalda şampiyon olan Yunusemre Belediyespor Halk Oyunları Ekibi, hafta sonunda İzmir’de düzenlenecek Ege Bölge Şampiyonası’nın hazırlıklarını sürdürüyor. Yunusemre Belediyespor Halk Oyunları Ekibi, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından 10-11 Mayıs tarihlerinde İzmir’de yapılacak Ege Bölge Şampiyonası’nda şampiyonluk hedefliyor. Mavi Beyazlılar, geçtiğimiz mart ayında yapılan il birinciliğinde gençler geleneksel düzenlemesiz karma, gençler geleneksel düzenlemeli ve gençler geleneksel düzenlemesiz erkekler dalında il şampiyonu olmuş, Manisa’yı Ege Bölge Şampiyonası’nda temsil etmeye hak kazanmıştı. Yunusemre Belediyespor Başkanı Bülent Kanik, hazırlıklarını tüm hızıyla sürdüren ekibin antrenmanını ziyaret ederek sporcu ve antrenörlere başarılar diledi. Tüm ekibe baklava ikramında bulunan Başkan Kanik, İzmir’den güzel bir sonuçla döneceklerine inandıklarını söyledi. Kanik ziyarette yaptığı açıklamada kültürel zenginliğin korunmasında halk oyunlarının önemine vurgu yaparak, "Halk oyunları geçmişten günümüze uzanan bir değerimizdir. Bu konuda Yunusemre Belediye Başkanımız Semih Balaban’ın destekleriyle başarılı çalışmalara imza atıyoruz. Bizleri gururlandıran pırıl pırıl bir ekibimiz var. Çok istekli ve disiplinli çalışan gençlerimizle daha büyük işler başarma niyetindeyiz. Kulüp olarak şehrimizi en iyi şekilde temsil etmenin yanı sıra halk oyunlarını gelecek nesillere aktararak bir yaşam kültürü haline getirmeyi amaçlıyoruz" dedi. Yunusemre Belediyespor Halk Oyunları Antrenörü Oğuzhan İnce ise yarışmaya iyi hazırlandıklarını kaydederek Türkiye Finalleri’ne katılmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi ve kendilerine destek olan başta Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.
Geçmişin sessiz tanıkları
08 Mayıs 2025 Perşembe - 11:40 Geçmişin sessiz tanıkları Manisa’nın Akhisar ilçesinde bulunan tarihi Ulu Cami’nin haziresinde yer alan mezar taşları, görenleri hem şaşırtıyor hem de geçmişe doğru duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Kimi taşlar zarif süslemeleriyle, kimileri ise üzerlerindeki yazılarla mevtanın hayat hikayesini adeta günümüze taşıyor. Manisa’nın Akhisar ilçesinde bulunan tarihi Ulu Cami’nin haziresinde yüzyıllardır ayakta duran taşlar, üzerlerindeki zarif süslemeler ve anlamlı yazılarla dikkat çekiyor. Osmanlı döneminden kalma mezar taşları, sadece birer kabir taşı olmanın ötesine geçerek, dönemin estetik anlayışını ve yaşam tarzını gözler önüne seriyor. Kimi taşlarda ince ince işlenmiş motifler, kimilerindeyse vefat eden kişinin kimliği, mesleği ve hayattaki duruşu yer alıyor. Ulu Cami haziresinde yer alan bazı taşlar, zamanla yıpranmış olsa da üzerlerindeki yazılar hala okunabiliyor. Caminin tarihi hakkında bilgi veren Akhisar Ulu Camii İmam Hatibi Osman Demirel, "Camimiz milattan önce hangi millet tarafından yapıldığı bilinmeyen bir ibadethane. İbadethane olarak yapılmış ama hangi millet yaptı, bilinmeyen. Ayasofya’da daha eski bir tarihe sahip bir yerdeyiz. Geçmişten günümüze, ben şöyle söylüyorum; insan dedelerimizin yapmış olduğu eserler bugün de burada cami olarak yaşattığımız bir medeniyetin ürünü burası" dedi. Osmanlı döneminde önemli bir ilim yuvası Akhisar Ulu Camiinin Osmanlı Döneminde önemli bir ilim yuvası olduğuna da dikkat çeken Demirel, "Osmanlı döneminde Daru’l Hadis ve Daru’l Tefsir dediğimiz iki ana bölümü var. Hadis Külliyesi bir de Tefsir bölümü olan bir yer. Fıkıh bölümü ise Kırkağaç’ta oluşturulmuş. Camimizin karşısında bulunan Kur’an Kursumuzun olduğu yer ise Mevlevi Tekkesi sonradan Nakşi Tekkesi olarak hizmet vermiş" şeklinde konuştu. İncil’de adı geçen yer Akhisar Ulu Camiinin İncil’de de adı geçen 7 kutsal kiliseden bir olduğunu belirten İmam Demirel, "İncil’de iki ayrı yerde bahsedilen bir yer Thyatira mektup. Thyatira kelime anlamı kutsal şehir olarak geçer. Kutsal şehir Hristiyanlık döneminde Yuhanna buradan İncil’i, İncil öğretilerini ve aynı zamanda bakır sanatını Yunanistan’a taşıdığı için ayrı bir önemi var buranın. İki bölümde yazılmış. Birisi bir bayan hakkında birisi de insanların sosyal yaşamında ahlaki zaaflarından bahsederek Cenabı Hakk’ın azabının yakın olduğu gibi uyarılarda bulunmuş" dedi. Cami haziresi 1957’de tek bir yere toplanmış Caminin eski haziresinin kilisenin apsis kısmından Kur’an Kursuna olan kısma kadar devam ettiğini ve çok büyük bir mezarlık olduğunu kaydeden İmam Demirel, "Caminin haziresi 1800’li yıllardan sonra yapılmış. 1957 yılına kadar caminin haziresi büyük bir alanı kaplıyor. 1957’den sonra bunların içinde en önemli taşları bu küçük kısma ayırmışlar. Diğerlerinin ise kemikleri alınarak başka yere nakledilmiş" şeklinde konuştu. Cami haziresinde çok önemli taşlar ve hayat hikayeleri olduğunu kaydeden İmam Demirel bu hazirenin daha iyi sergilenebilmesi için caminin güney kısmında gül bahçesinin olduğu yere taşınmasının gelecek nesillere aktarılması konusunda daha faydalı olacağına olan inancını ifade etti. Hazirede kendisini en çok etkileyen mezar taşlarından birinin 1311 yılında Afife isimli genç bir kıza ait olduğunu kaydeden İmam Demirel, mezar taşında Afife Hanımın kına gecesi geçirdiği karın ağrısı sonrası vefat ettiğinin anlatıldığını söyledi.
Geçmişin sessiz tanıkları
08 Mayıs 2025 Perşembe - 11:31 Geçmişin sessiz tanıkları Manisa’nın Akhisar ilçesinde bulunan tarihi Ulu Cami’nin haziresinde yer alan mezar taşları, görenleri hem şaşırtıyor hem de geçmişe doğru duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Kimi taşlar zarif süslemeleriyle, kimileri ise üzerlerindeki yazılarla mevtanın hayat hikayesini adeta günümüze taşıyor. Manisa’nın Akhisar ilçesinde bulunan tarihi Ulu Cami’nin haziresinde yüzyıllardır ayakta duran taşlar, üzerlerindeki zarif süslemeler ve anlamlı yazılarla dikkat çekiyor. Osmanlı döneminden kalma mezar taşları, sadece birer kabir taşı olmanın ötesine geçerek, dönemin estetik anlayışını ve yaşam tarzını gözler önüne seriyor. Kimi taşlarda ince ince işlenmiş motifler, kimilerindeyse vefat eden kişinin kimliği, mesleği ve hayattaki duruşu yer alıyor. Ulu Cami haziresinde yer alan bazı taşlar, zamanla yıpranmış olsa da üzerlerindeki yazılar hala okunabiliyor. Caminin tarihi hakkında bilgi veren Akhisar Ulu Camii İmam Hatibi Osman Demirel, "Camimiz milattan önce hangi millet tarafından yapıldığı bilinmeyen bir ibadethane. İbadethane olarak yapılmış ama hangi millet yaptı, bilinmeyen. Ayasofya’da daha eski bir tarihe sahip bir yerdeyiz. Geçmişten günümüze, ben şöyle söylüyorum; insan dedelerimizin yapmış olduğu eserler bugün de burada cami olarak yaşattığımız bir medeniyetin ürünü burası." dedi. Osmanlı döneminde önemli bir ilim yuvası Akhisar Ulu Camiinin Osmanlı Döneminde önemli bir ilim yuvası olduğuna da dikkat çeken Demirel, "Osmanlı döneminde Daru’l Hadis ve Daru’l Tefsir dediğimiz iki ana bölümü var. Hadis Külliyesi bir de Tefsir bölümü olan bir yer. Fıkıh bölümü ise Kırkağaç’ta oluşturulmuş. Camimizin karşısında bulunan Kur’an Kursumuzun olduğu yer ise Mevlevi Tekkesi sonradan Nakşi Tekkesi olarak hizmet vermiş." şeklinde konuştu. İncil’de adı geçen yer Akhisar Ulu Camiinin İncil’de de adı geçen 7 kutsal kiliseden bir olduğunu belirten İmam Demirel, "İncil’de iki ayrı yerde bahsedilen bir yer Thyatira mektup. Thyatira kelime anlamı kutsal şehir olarak geçer. Kutsal şehir Hristiyanlık döneminde Yuhanna buradan İncil’i, İncil öğretilerini ve aynı zamanda bakır sanatını Yunanistan’a taşıdığı için ayrı bir önemi var buranın. İki bölümde yazılmış. Birisi bir bayan hakkında birisi de insanların sosyal yaşamında ahlaki zaaflarından bahsederek Cenabı Hakk’ın azabının yakın olduğu gibi uyarılarda bulunmuş." dedi. Cami haziresi 1957’de tek bir yere toplanmış Caminin eski haziresinin kilisenin apsis kısmından Kur’an Kursuna olan kısma kadar devam ettiğini ve çok büyük bir mezarlık olduğunu kaydeden İmam Demirel, "Caminin haziresi 1800’li yıllardan sonra yapılmış. 1957 yılına kadar caminin haziresi büyük bir alanı kaplıyor. 1957’den sonra bunların içinde en önemli taşları bu küçük kısma ayırmışlar. Diğerlerinin ise kemikleri alınarak başka yere nakledilmiş." şeklinde konuştu. Cami haziresinde çok önemli taşlar ve hayat hikayeleri olduğunu kaydeden İmam Demirel bu hazirenin daha iyi sergilenebilmesi için caminin güney kısmında gül bahçesinin olduğu yere taşınmasının gelecek nesillere aktarılması konusunda daha faydalı olacağına olan inancını ifade etti. Hazirede kendisini en çok etkileyen mezar taşlarından birinin 1311 yılında Afife isimli genç bir kıza ait olduğunu kaydeden İmam Demirel, mezar taşında Afife Hanımın kına gecesi geçirdiği karın ağrısı sonrası vefat ettiğinin anlatıldığını söyledi. (SC-