Yerel Haberler
Mardin
Uzmanı, Türkiye’nin en güvenli ve güvensiz şehirlerini sıraladı
13 Aralık 2023 Çarşamba - 16:15 Uzmanı, Türkiye’nin en güvenli ve güvensiz şehirlerini sıraladı Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, Türkiye’nin deprem bakımından en güvenli ve güvensiz kentlerini açıkladı. Türkiye’nin en güvenilir şehirleri araştırması yaptığını belirten Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, araştırmaları neticesinde Türkiye’de en güvenli illerden birincisi Gümüşhane, ikincisi sırada Trabzon’da üçüncü sırada Rize ve daha sonra Zonguldak ile birlikte tüm Karadeniz boyunca illerin güvenli olduğunu değerlendirdi. İstanbul’un altıncı sırada olduğunu ifade eden Çelik, "Karadeniz sınırı boyunca bu şekilde devam etmektedir. İstanbul dağları ve tepeleri olduğu için güvenli buluyorum. Bodrum, Antalya illerimiz de sağlamdır. Buralarda fay hattı olsa dahi bu saydığım bölgelerde dağlar olduğu için saydığım illerde deprem olduğu zaman kısa sürer. 6 Şubat Kahramanmaraş depreminden sonra düz alana vurduğu için çok uzun sürdü" dedi. Deprem olma ihtimalinin en yüksek olan ili Hakkari olduğunu öne süren Çelik, "Hakkari ilimizde deprem olma riski yüksek. Fakat deprem olsa bile oradaki vatandaşlar korkmasın. Çünkü Hakkari’nin çevresi dağ olduğu için ve zemini yüksek olduğu için büyük bir yıkım söz konusu olmaz. Bir başka deprem beklediğim yer Suriye, Şam bölgesinde olma ihtimalini yüksek buluyorum. Suriye sınırında oluşacak bir deprem eğer ters teperse yani güneye değil de kuzeye doğru ilerleme olursa Güneydoğu Anadolu Bölgemizde zarar olabilir" ifadelerinde bulundu.
Mardin’de lise öğrencisi ’diyet kaşığı’ çalışmasıyla Nobel ödüllü Aziz Sancar’ın izinden ilerliyor
13 Aralık 2023 Çarşamba - 13:56 Mardin’de lise öğrencisi ’diyet kaşığı’ çalışmasıyla Nobel ödüllü Aziz Sancar’ın izinden ilerliyor Mardin’de lise öğrencisi Yakup Macit; kalp, diyabet, tansiyon gibi hastalıkları bulunan kişilerin diyetlerinde kullanabileceği dijital göstergeli "diyet kaşığı" keşf ederek Nobel ödül sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ı örnek alıyor. Mardin’de lise öğrencisi Yakup Macit, 5’inci sınıftan bu yana çalışmalar yaparak yenilikler keşfetmeye yöneldi. Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar’ı örnek alan Macit, dijital göstergeli "diyet kaşığı" çalışmasını yaptı. Buluşlarının insanların yararına olduğunu belirten Macit, çeşitli yarışma ve fuarlara katıldığını, son dönemde "diyet kaşığı" adlı bir proje geliştirdiğini söyledi. Projeyi yapma amacı hastanelerde oluşan yoğunluğu önleyip doktor, hasta arasındaki ilişkiyi minimum indirip, verimliliği maksimum seviyeye çıkartmayı hedeflediğini ifade eden Macit, şöyle konuştu: "Projede yapay zeka tabanlı bir hasta takibi yapılıyor. Bunu yapma şeklimiz yaptığımız özel bir aparat sayısında hastanın ne kadar yediği hesaplanıyor ve bunlar yapacağımız mobil uygulamaya veri olarak gönderiliyor. Bu uygulamada kayıt altına alınıyor. Kayıtlar oluşursa E-nabız altyapısına doktorun ekranına yansıyıp doktor o veriler ile hastanın tedavisine yön veriyor. Projeyi biz özellikle diyabet hastalarında kilo vermek ve almak isteyen hastalarda kullanmak istiyoruz. Projenin çeşitli versiyonları vardır. Örneğin alzheimer hastaları için özel proje versiyonu vardır. Parkinson hastaları için de yaptığımız sistemle titremeye karşı da kaşık duyarlı haldedir." Bu projede birçok fuar ve yarışmalara katılım sağladığını aktaran Macit, "Tamamen özel bir proje olduğu için çeşitli fuarlara ve yarışmalara katılım sağladım. Mayıs ayı içerisinde Bursa Otomotiv Lisesi AR-GE merkezine başvuruda bulundum. Başvurum değerlendirdi. Daha birçok projede başvuru yaptım. Bunlardan bir tanesi değerlendirildi ve onun ışığında saha çalışması yapıp projeyi orada hayata geçirdim" dedi. "Neden Mardin’den ikinci bir Aziz Sancar çıkmasın diye yola çıktım" diyen Macit, "Şüphesiz Mardinli biri olarak Aziz Sancar’ı örnek alıyorum. Buradan neden bir Aziz Sancar daha çıkmasın. Bu proje ile de gençlere örnek olmayı hedefliyorum. Çünkü 5’ci sınıftan bu yana projeler içerisindeyim ve hedefim gerçekten de bir ses getirip artık gençlere de güven vermek istiyorum. Örneğin Mardinli gençler neden yapmasın veya ülkemizde Bayraktar var, bunlar neden Mardin’den çıkmasın diye düşünüyorum. Onun ışığında projeyi geliştirip hayata geçirmeyi hedefliyorum. Gereken destek verilmesi hususunda projenin tekrardan bir AR-GE sürecine koyulup ondan sonra bir ürün gösterimine geçilip Mardin’de bu ürünü seri üretime geçirip insanlara kazandırmak istiyoruz" ifadelerinde bulundu.
Uzmanı uyardı: "Kış lastiği hayat kurtarır"
11 Aralık 2023 Pazartesi - 13:22 Uzmanı uyardı: "Kış lastiği hayat kurtarır" Kış aylarının gelmesiyle kış lastiği uygulaması 1 Aralık’tan itibaren başladı. Otomotiv şirketi e-ticaret uzmanı Abdullah Özbek, sürücüleri uyararak, "Kış lastiği hayat kurtarır" dedi. Otomotiv şirketi e-ticaret uzmanı Abdullah Özbek, sürücülere kış lastiği takmaları için uyarıda bulundu. Özbek "Ticari araçlar için resmi olarak 1 Aralık’ta kış lastiği takma zorunluluğu vardı. 1 Aralık tarihinden itibaren bütün lastikçilerde yoğunluk başladı. Kış lastiklerini takmaya başladık. İnsanlar geliyor ve araçlarının lastiklerini değiştiriyorlar. Yoğunluğumuz devam ediyor" diye konuştu. Mardin’de kış uzun sürmediği için insanların bu durumu önemsemediğini dile getiren Özbek şöyle konuştu: "Kış lastiğinin önemi hava eksi derecenin altına düştüğü zaman takılır. - 6’nın altına düştüğü zaman kar yağmasa bile kış lastiğinin yol tutuş özelliği çok önem arz eder. O yüzden kış lastiği takmak için kar yağmasını beklemek gerekmiyor. Biz bu konuda sürücülerimize vereceğimiz en güzel tavsiye, kış lastiği hayat kurtarır diyoruz. Zincir de kar yoğun şekilde yağdığı zaman kış lastiğine destek olarak takılabilir". Resmi olarak kış lastiği takmayanlara ciddi cezalar geldiğini belirten Özbek, "Emniyet birimleri 1 Aralık’tan itibaren gerekli hassasiyeti göstererek, yaptırımlarda bulundular. Cezaları yeterli görüyoruz. Ama insanları daha çok bilinçlendirmek gerekiyor. Ticari araç kullananlar, insan ve yük taşıyanlar özellikle dikkat etmeli. İhmalsizlik, ceza ile karşılanamaz. Hayati önem taşıyor. Herkesi kurallara uymaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
Midyat’ta dünyanın ilk ’Telkâri Müzesi’ turistleri ağırlıyor
10 Aralık 2023 Pazar - 13:06 Midyat’ta dünyanın ilk ’Telkâri Müzesi’ turistleri ağırlıyor Mardin’in Midyat ilçesinde dünyanın ilk Telkâri Müzesi, tarihi binada ziyaretçilerini ağırlıyor. İlçenin Akçakaya Mahallesi Ulus Caddesi üzerinde bulunan Telkâri Müzesi’nde Bizans, Roma, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserler yer alıyor. Midyat Belediye Başkan Yardımcısı Ali Alptekin, dünyada ilk ve tek Telkâri Müzesi’ni tanıtmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, binanın Midyat’ın ilk belediye başkanlarından Süryani Gelle Hirmız’ın ailesi tarafından 1850’li yıllarda inşa edilen ve daha sonraki dönemde Midyat Belediyesi’ne kazandırılan bir yer olduğunu söyledi. Milattan önce yaklaşık 3 binli yıllardan itibaren gümüşün işlendiği topraklarda Belediye Başkanı Veysi Şahin’in özel girişimleri sonucu bu sanatı sürdürmek amacıyla müzenin kurulduğunu ifade eden Alptekin, "Müzenin içinde bulunan eserler de Anadolu ve Mezopotamya’nın binlerce yıllık gizemli tarihini barındırmaktadır. Gümüşün sahip olduğu anti-bakteriyel özelliğinden dolayı ilk dönemlerden itibaren hem mutfak malzemelerinde, hem süs eşyalarında kullanılmıştır. Hatta Romalılar döneminden itibaren de özellikle süs havuzlarında suyun yosun tutmasını önlemek için kullanılmıştır. Müzemizde bulunan mutfak ve süs malzemeleri de, adeta bunu doğrular niteliktedir" dedi. Telkâri sanatının Midyatlı Süryani ustalarının usta-çırak ilişkisi ile tarihten beri şekillenen el işlemeleri olduğunu aktaran Alptekin, şöyle konuştu: "El emeği göz nuru ve bin bir emekle ustaların elinde ince ince şekillenen bir sanattır. Evet, ince ince diyoruz çünkü 950 derecede eritilmiş gümüşün 22 mikrona kadar küçültülmesi yani inceltilmesi ile işlenen bu zarif teller telkâri ustaları elinde yeni şekillere bürünerek hayat buluyor. Midyatlı telkâri ustaları geleneksel teknikleri gerçekten büyük bir ustalıkla kullanarak bitki desenleri, geometrik sembollerle, bilezikler, kolyeler, küpeler, yüzükler, kemerler, tespihler, anahtarlıklar, dini semboller içeren objeler, mutfak objeleri ve farklı şekillerde süslenen takı ve süs eşyalarını kullanır." Müze bünyesinde kurulan telkâri atölyesi sayesinde misafirlerin ve ziyaretçilerin bu sanatın üretim aşamasını canlı bir şekilde görebileceğini kaydeden Alptekin, "Hatta beğendikleri parçaların yapımına bizzat katılarak iştirak da edebilirler. Müzemiz bünyesinde eski eserlerin sergilenmesi yanında üretim ve satış bölümlerimiz de mevcuttur. Bu yüzden de telkâri müzesi için telkâri anavatanında hayat buluyor dersek yerinde olur. Anadolu ve Mezopotamya’nın kesişme noktasında bulunan kadim kentimiz Midyat’ın geçmişten beri ilim ve kültür merkezi olması yanında sanat ve zanaat merkezi de olmuştur. Belediye çalışmalarımızda, bunların önemine dikkat çekerek hem coğrafi işretler kısmında da telkâri sanatının patent kaydını yapmış bulunmaktayız. Telkâri Müzesi ile birlikte yapmış olduğumuz kültürel çalışmalarımızın büyük bir çoğunluğu kentin hafızasının yaşaması ve canlı bir şekilde gelecekteki nesillere aktarılması açısından da son derece önemlidir’’ şeklinde konuştu.