Yerel Haberler
Mersin
26 Nisan 2026 Pazar - 09:36 Yıkımda zarar gören binanın sakinleri: "Müteahhide ulaşamıyoruz" Mersin’de bir binanın kontrollü yıkımı esnasında bitişiğindeki 4 katlı binanın zarar görmesiyle evlerinden olan vatandaşlar, 5 aydır müteahhide ulaşamadıklarını belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor. Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde yaklaşık 5 ay önce bir binanın kontrollü yıkımı sırasında zarar gören bitişik binada yaşayan vatandaşlar, aradan geçen süreye rağmen sorunlarının çözülmediğini belirtti. Hamidiye Mahallesi 4208 Sokak’ta meydana gelen olayda, yıkım esnasında yan taraftaki 4 katlı binanın birinci katında taşıyıcı kolonlar zarar görürken, bina sakinleri tedbir amaçlı tahliye edildi. O günden bu yana evlerine giremeyen ve farklı yerlerde kalmak zorunda kalan bina sakinleri, geçici çözümlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Yaşanan olayın ardından mağduriyetlerinin giderilmediğini ifade eden mağdur aileler, hem maddi hem de manevi açıdan büyük sıkıntı yaşadıklarını belirtti. Evlerine dönemeyenler, kira ödemekte zorlandıklarını, düzenlerinin tamamen bozulduğunu dile getirirken, müteahhide uzun süredir ulaşamadıklarını ve yaşadıkları belirsizliğin her geçen gün arttığını ifade etti. "Dışarıda kaldık, kira ödeyemiyoruz" Bina sakinlerinden Kadriye Kurdakol, yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek, "5 ay önce bizim dairemizi yanlışlıkla yıktılar. O günden beri bizimle ilgilenen kimse yok. Dışarıda kaldık, kira ödeyemiyoruz. Benim bir gelirim yok, bir maaşım yok. Biz sadaka istemiyoruz, sadece yıkılan evimizi istiyoruz. Defalarca arıyoruz, telefonlarımız yüzümüze kapatılıyor. Bize ’300 bin TL’ diyorlar. Bir dairenin değeri bu mu? Eğer gerçekten o fiyatsa alsınlar, bize dairemizi versinler. Biz mağduruz, nereye gideceğimizi bilmiyoruz" dedi. "Eşim yıllarca çalışarak bu evi aldı" Bir diğer mağdur Nadire Haklıol da 5 aydır kimseye ulaşamadıklarını ifade ederek, "Yan komşu binayı müteahhide vermişti. Yıkım sırasında bizim binanın üzerine düştü ve evimiz zarar gördü. O günden bu yana ne müteahhide, ne yıkımı yapan kepçeciye ne de ilgili yerlere ulaşabiliyoruz. Eşim yıllarca çalışarak bu evi aldı. Şimdi kiradayız ama kira veremiyoruz, geçinemiyoruz. Çok zor durumdayız. Biz kimseden sadaka istemiyoruz, sadece yıkılan evimizi geri istiyoruz" diye konuştu.
Mersin kan portakalında hedef AB tescili
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:15 Mersin kan portakalında hedef AB tescili Mersinden Kadın Kooperatifi’nin girişimiyle coğrafi işaret alan Mersin kan portakalı, nesli tehdit altındaki yerel bir tarım mirası olarak korunurken, Avrupa’da da tescillendirilmesi için çalışmalar başladı. Şehrin simge tarım ürünlerinden biri olan kan portakalı, Mersinden Kadın Kooperatifinin başvurusu ve öncülüğünde coğrafi işaret tesciline kavuştu. Kooperatifin 2022 yılında yaptığı başvuru, 2024 yılında sonuçlanarak tescil alırken, ürünle ilgili denetim ve izleme süreçleri de başarıyla tamamlandı. Bu süreçlerin bundan sonraki yıllarda düzenli olarak devam ettirilmesinin planlandığı belirtildi. Tescil çalışmaları Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Mersin Ziraat Odası iş birliğiyle yürütüldü. Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) Kurucusu ve Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ve ekibi de sürece bilimsel katkı ve rehberlik sundu. Coğrafi işaretin resmi başvuru ve hak sahibi ise Mersinden Kadın Kooperatifi oldu. "Bu değeri koruma altına aldık" Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, tescil sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Mersin kan portakalı, bu kentin topraklarında yetişen çok özel, besin değeri yüksek ve korunması gereken bir tarımsal mirastır. 2022 yılında başladığımız coğrafi işaret sürecini; yerel yönetimlerimiz, tarım teşkilatımız, ziraat odamız ve YÜCİTA’nın bilimsel rehberliğiyle birlikte yürüttük. 2024 yılında tescilimizi alarak bu değeri resmen koruma altına aldık" dedi. "Kendi değerimize sahip çıkıyoruz" Seçer, Mersin kan portakalının tescillenmesinin, 12-18 Aralık Yerli Malı Haftası ile güçlü bir anlam bağı taşıdığını vurguladı. Yerel ürünlerin korunması, üreticinin desteklenmesi ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi açısından coğrafi işaretin kritik bir araç olduğuna dikkat çeken Seçer, Mersin kan portakalının tescilinin bu hafta ile birlikte daha da anlam kazandığını söyledi. Seçer, "Hedefimiz, Mersin kan portakalını Avrupa’da da tescilli bir marka haline getirmek üreticimizi güçlendirmek, kentimizin markalaşmasına katkı sağlamak ve ülkemizin tarımsal mirasına sahip çıkmaktır. Yerli Malı Haftası, bu değerleri hatırlamak ve desteklemek için önemli bir fırsattır" ifadelerine yer verdi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi, kar yağışına karşı 13 ilçede 7/24 teyakkuzda
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:12 Mersin Büyükşehir Belediyesi, kar yağışına karşı 13 ilçede 7/24 teyakkuzda Mersin’de yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışına karşı Büyükşehir Belediyesi, 13 ilçede 135 iş makinesi ve 250 personelle 7/24 hazır bekleyerek yol açma, tuzlama ve kar küreme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, kış aylarının gelmesiyle kentin yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışının hayata olumsuz etkilerine karşı mücadeleye hazır. Güçlü ekipmanları ve tecrübeleriyle etkin çalışmalarını sürdüren ekipler, vatandaşların olumsuz etkilenebileceği her duruma seri şekilde müdahale ederek, 7/24 özveriyle görev yapıyor. Özellikle yüksek kesimlerde ikamet eden vatandaşların mağduriyet yaşamaması için seri müdahalelerine devam eden ekipler, yol açma, tuzlama, kar küreme çalışmalarında özveri ile görev yapıyor. Vatandaşlardan gelen ihbarlara karşı teyakkuzda olan ekipler, olumsuzluk ortaya çıkan her durumda Mersinlilerin yanında oluyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri tüm araçları ve tecrübesiyle karla mücadeleye hazır Kış dönemine hazırlık kapsamında tüm tedbirlerini önceden alan ekipler, yolları ulaşıma açık tutmak ve vatandaşların herhangi bir zorluk yaşamaması için çalışmalarını birçok araç ve iş makinesi ile gerçekleştiriyor. Greyder, dozer, yükleyici, kar küreme ve tuzlama aracı ile çalışan ekipler, olabilecek olumsuzlukları önleyerek en kısa sürede yolları açıyor. 13 ilçede 135 iş makinesi ve 250 personel ile göreve hazır olan belediye ekipleri, koordineli çalışma sistemi ile sorunların önüne geçiyor. ‘Alo 185’ Teksin Çağrı Merkezi üzerinden gelen tüm yardım çağrılarına yetişen Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, çalışmalarına gece gündüz devam ediyor. "Kar küreme araçlarımızı 13 adete çıkardık" Ekiplerin günün her saati vatandaşların hizmetinde olduğunu dile getiren Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Ahmet Serkan Ataman, güçlü ekipmanlar ile seri müdahalelerin önemini vurguladı. 13 ilçede görevde olduklarını ifade eden Ataman, "Karla mücadele için dört merkez ilçemizde 32 araç ve 65 personel, 13 ilçemizin toplamında ise 135 iş makinası ve 250 personel ile 7/24 çalışmalarımız devam ediyor. Vahap Başkanımız ilk göreve geldiğinde 1 adet olan kar küreme ekipmanımızı 13 adete çıkarmış bulunuyoruz. Böylelikle her bir ilçemizde en az bir kar küreme aracımız, greyderler ve iş makinaları ile beraber çalışıyor" diye konuştu. Karla mücadelenin yanında vatandaşların yaşayabileceği her türlü olumsuzluğa karşı mücadele ettiklerini sözlerine ekleyen Ataman, "Bizler Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile birlikte hizmet odaklı hareket ederek vatandaşlarımızın yanında ve sürekli teyakkuz halinde olan birimleriz. Kar, kış, yağmur her türlü şartta memnuniyetle çalışmaya devam ediyoruz" dedi.
Başkan Seçer: "Şehrin sorunlarını, çözüm yollarını en iyi bilen, orada yaşayan vatandaştır"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:47 Başkan Seçer: "Şehrin sorunlarını, çözüm yollarını en iyi bilen, orada yaşayan vatandaştır" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, katıldığı sempozyumda demokratik ve sosyal belediyeciliğin kentlerin ihtiyaçlarına göre şekillenen önemli bir yönetim anlayışı olduğunu belirterek, yerel yönetimlerin halkla birlikte çözüm üretmesinin önemini vurguladı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, bu yıl ‘Demokratik ve Sosyal Belediyecilik’ ana konusu ile düzenlenen ve Türkiye Belediyeler Birliği ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘7. Ulusal Yerel Yönetimler Sempozyumu’na katıldı. Sempozyum ile demokratik ve sosyal belediyecilik anlayışının nasıl güçlendirilebileceği ve yeniden yapılandırılabileceğine dair konuya ilgi duyan tüm kesimleri bir araya getirmek amaçlanıyor. "Sempozyumun sonunda alınacak olan çıktılar bir el feneri görevi görecek" Konuşmasında, bir arada olmanın önemine değinen Başkan Seçer, farklı fikirleri dinlemenin belediye başkanlığı görevinde önemli olduğuna değindi. Seçer, "6,5 yıldır belediye başkanlığı görevinde bulunuyorum ve şunu öğrendim; sizden daha iyi bilen biri vardır. Onu dinlemek, onların deneyimlerinden yararlanmak lazım. Bu kapsamda, bu bir araya gelişler çok önemli. İnsanları dinlemek, deneyimlerinden yararlanmak lazım diye düşünüyorum" sözlerine yer verdi. "Demokrasi, yerel yönetimlerde başlayan kutsal bir kavramdır" Halk iradesinin gerçek anlamda tecelli ettiği makamların başında belediye başkanlığı ve muhtarlık olduğunu vurgulayan Seçer, belediye başkanlarının bir siyasi partiyi temsilen seçime girmesinin ötesinde belediye başkanının hüviyetinin, halktaki itibarının ve toplumdaki algısının seçimlere etki ettiğini söyledi. Demokrasinin ilk olarak bu kurumlarda başlayan kutsal bir kavram olduğunu ifade eden Seçer, "Beraber yaşadığınız toplumda demokrasi ile ortaklaşıyorsunuz, yaşam alanınızı, o alanı nasıl sevk ve idare edeceğini beraber belirliyorsunuz. Katılımcı demokrasiyi siyasiler çok kullanılır. Hepimiz demokrasiye aşığız ama göreve geldiğimiz zaman ne hikmetse demokrasiden uzaklaşırız. Hemen demokrasi gider, ‘en iyisini ben bilirim’ gelir" diyerek, böyle bir yönetim anlayışının doğru olmadığını vurguladı. "Şehrin sorunlarını, çözüm yollarını en iyi bilen, orada yaşayan vatandaştır" TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Türkiye’nin iz düşümü olan Mersin’de katılımcı demokrasiyi güçlendirmek için yaptıkları iyi uygulama örneklerinden bahseden Seçer, ‘Kente Sözümüz Var’ toplantılarına değindi. Kentte var olan her kurum, kuruluş, sivil toplum örgütü, meslek odaları, sendikalar ve kooperatiflerle ‘Kente Sözümüz Var’ toplantıları kapsamında bir araya geldiklerini söyleyen Seçer, "Yılda 2 kez, her bir toplantı en az 4-5 saat sürmek kaydıyla insanları dinliyoruz ve bunu zevkle yapıyoruz. Bilmediğimiz birçok şeyi o kitlelerden öğreniyoruz. Bir şehirde şehrin sorunlarını, çözüm yollarını en iyi bilen, orada yaşayan vatandaştır. Sizin belediyeye, bir kurumdan transfer ettiğiniz bürokrat değildir. O sadece vatandaşın sizden talep ettiği ve ‘Bu sorunu yaşıyorum’ dediği sorunun çözüm yollarını bilir. Bunu bilimsel olarak bilir, uygulama deneyimi varsa ikisini harmanlar çözüm yolu üretir ama asıl bilen orada yaşayan insanlardır" dedi. "STK temsilcileri bir siyasetçinin iyi ve kötü gününde yanında dimdik duran yol arkadaşlarıdır" Büyükşehir Belediyesinin, Mersin’e Değer Katanlar (MEDEKA) Projesine de değinen Seçer, kentte kültürel ve sanatsal faaliyet yürütmek isteyen STK’ların tarafsız ve eşit bir şekilde desteklenmesi için bu kurulu hayata geçirdiklerini söyledi. MEDEKA’nın 12 ayrı kuruldan oluştuğunu ve Mersin’de yapılan bütün etkinliklerde önemli bir rol oynadığını ifade eden Seçer, bu kurulların içerisinde alanında uzman olan sivil toplum temsilcilerinin yer aldığını belirtti. Sivil toplum temsilcilerinin siyasetçilerin iyi ve kötü gününde yanında duran yol arkadaşları olduğunu söyleyen Seçer, "Şehre dair kararları ortak aldığınız için sonuç kötü çıkarsa onlar sizi savunuyor, çünkü birlikte almışsınız. İyi çıkarsa bunun mutluluğunu beraber paylaşıyorsunuz. Sizin şehirde seçmen kitleniz ile iletişiminizi kuruyor, fahri görevli oluyor. Sivil toplum örgütleri bizim yönetim anlayışımızda bu derece önemli" dedi. "Sivil toplum kuruluşlarına kapılarımızı açtık" Büyükşehirlerde en önemli konuların başında imar çalışmalarının geldiğini ifade eden Seçer, yapılan her çalışmada rant konusuna dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Mersin’de önceki yılların imar çalışmalarında yaşananları örnek göstererek, ilgili kurumlar ve odalar ile kurulan ilişkiyi dile getiren Seçer, "Mersin 30 yıldır plansız şehirleşen bir kent. Tam 30 yıldır Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye başkanları anlaşamıyor, 1/5000’lik planlar yapılamıyordu. Şehir Plancıları Odasına, Mimarlar Odasına, İnşaat Mühendisleri Odasına, Mersin Barosuna dedik ki; ‘Çalışmaları başlatıyoruz, size de kapıları açıyoruz, beraberce yapalım’. Meclisin büyük kısmı olmamasına rağmen kavgasız, gürültüsüz, amasız, fakatsız bir şekilde planları yapabiliyorsunuz. Çünkü kapıları açmışsınız, sivil toplumu da bunu ortak etmişsiniz" ifadelerini kullandı. "Sosyal adaletsizliğin karşısında sosyal politikalar var" Sosyal politikaların her kentin kendi özgün yapısı doğrultusunda şekillendiğine değinen Seçer, projelerin de buna göre dizayn edilebileceğini belirtti. Sosyal politikaların kapsayıcılığının altını çizen Seçer, "Biz Sosyal Politikalar Ofisini kurduk. Sosyal politikalar çok geniş bir tanım. Bunun içerisinde, yaptığınız destekler, dayanıklı kentler oluşturma hedefi, başta kadınlar olmak üzere üreticilerle kırsal kalkınma, yaş almış ve kimsesiz insanlara yarenlik etmek, çocuklar ve özel insanlar var. Bu kocaman dünyanın hepsi sosyal politikalardır" diye konuştu. "Türkiye’de belediyecilik, sosyal politikalardan azade düşünülemez" Seçer, Sosyal Politikalar Ofisinin tüm belediyeler arasında proje aktarımı sağlayarak en iyi hizmet kalitesini ortaya çıkarmaya yardımcı olduğunu söyledi. Sosyal politikaların daireler bazında bir arada tutularak bütçelerinin bu doğrultuda hazırlandığını ifade eden Seçer, "Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığının yanı sıra Tarımsal Hizmetler Dairesini de bunun içine koyuyoruz, çünkü kırsal kalkınmaya yönelik desteklerimizi burada sürdürüyoruz" dedi. Seçer 2025 yılı bütçesi yapılırken dolar bazında 2019’dan bugüne kadar söz konusu dairelerin bütçelerinin 6 kat artarak yüzde 600 seviyelerine yükseldiğini belirlediklerini kaydetti. 3 gün sürecek olan 7. Ulusal Yerel Yönetimler Sempozyumu’nun çok değerli sonuçlar ortaya koyacağını belirten Seçer, "Sempozyumun; demokrasimizin, belediyelerimizin ve aynı zamanda merkezi hükümetin sosyal politikalarının güçlenmesine çok büyük katkılar yapacağını umut ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Anamur’da lojman projesi için imzalar atıldı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:09 Anamur’da lojman projesi için imzalar atıldı Mersin’in Anamur ilçesinde yargı mensupları için 33 dairelik modern lojman projesinin alım sözleşmesi imzalandı. Anamur’da uzun yıllardır yargı mensuplarının karşı karşıya kaldığı lojman sorunu Adalet Bakanlığı ve Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’nın (ATGV) güçlü desteğiyle çözüme kavuşacağı bildirildi. 33 dairelik modern lojman projesinin alım sözleşmesi imzalanarak, ilçedeki adli personelin yaşam standartlarını yükseltecek önemli bir adım atıldı. Anamur Başsavcısı Tanju Çatlı’nın yoğun çabaları ve koordinasyonuyla kısa sürede hayata geçirilen projenin ilçedeki yargı mensuplarına hem güvenli hem de konforlu bir yaşam alanı sunmayı hedeflediği ifade edildi. Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Anamur Cumhuriyet Başsavcısı Tanju Çatlı, sürecin Anamur adliyesi için tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Başsavcı Çatlı "Anamur Adliyesine bugün 33 adet lojman alım sözleşmesini imzalayarak meslektaşlarımızın barınma sorununu, Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç’un kıymetli emek ve iradeleriyle tamamen çözmüş bulunmaktayız. İlçemiz için büyük önem taşıyan bu yatırımın hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Sürece katkı sunan tüm kurum ve kişilere teşekkür eden Başsavcı Çatlı,"Bu süreçte bizlere destek olup sorunun tamamen sona ermesinde her zaman yanımızda olan Adalet Bakan Yardımcımız Ramazan Can’a, büyük emekleri ve destekleri nedeniyle Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Yönetim Kuruluna, ATGV Genel Müdür Yardımcıları Ünal Önür ve Recep Yoğun’a şahsım, kıymetli meslektaşlarım ve Anamur Adliyesi adına şükranlarımı sunarım. Projemizin adliyemize ve Anamur’a hayırlı olmasını temenni ederim”diyerek sözlerini tamamladı.
Yurt dışına yağ diye su göndereceklerdi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:06 Yurt dışına yağ diye su göndereceklerdi Mersin’in Akdeniz ilçesinde bir depoya düzenlenen operasyonda, yurt dışına ’ayçiçeği yağı’ diye satılmak üzere hazırlanan 3 bin 650 adet 20 litrelik su ve yağ karışımı dolu bidon ele geçirildi. Olayla ilgili yasal işlem başlatıldı. Akdeniz Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Zabıta Müdürlüğüne gelen ihbar üzerine Adana-Mersin yolu Huzurkent mevkiinde bulunan bir depoya operasyon düzenlendi. Depoda yapılan aramalarda, ayçiçeği yağı etiketiyle ambalajlanmış ancak içi su-yağ karışımıyla doldurulduğu belirlenen 3 bin 650 adet 20 litrelik bidon bulundu. Zabıta ekiplerinin Akdeniz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli yürüttüğü çalışmada, şüpheli bidonlardan alınan numuneler laboratuvara gönderildi. Analizlerde tüm ürünlerin yağ yerine su-yağ karışımı içerdiği tespit edildi. Ürünlerin yurt dışındaki firmalara gerçek ayçiçeği yağı gibi pazarlanmak üzere hazırlandığı belirlendi. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, halk sağlığını ve tüketici güvenliğini tehdit eden her türlü girişimle mücadele ettiklerini belirterek, "Depoda yaptığımız incelemelerde bidonlara ayçiçeği yağı yerine su konduğunu gördük. Ambalaj üzerindeki bilgilerde firmanın sahte olduğunu tespit ettik. Ürünlerin tamamına el koyarak geri dönüşüm tesisine göndereceğiz. Sahte firmayı maliyeye bildireceğiz ve sürecin takipçisi olacağız" dedi. Sivaslıoğlu, firmanın da sahte olduğunu ifade etti. Ele geçirilen sahte ürünlerin piyasa değerinin milyonlarca lira olduğu değerlendirilirken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Mersin’de MERCEK ile kadınlar mesleğe adım atıyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:10 Mersin’de MERCEK ile kadınlar mesleğe adım atıyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin MERCEK kurslarından mezun olan kadınlar, ücretsiz mesleki eğitimlerle iş hayatına adım atarak ekonomik özgürlüklerini kazanıyor. Büyükşehir Belediyesinin, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan, nitelikli iş gücünün ve istihdama katkıların sağlanmasına öncülük eden MERCEK Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezleri, katılımcılara iş gücü piyasasına dahil olabilme fırsatı vermesinin yanı sıra, kişisel gelişim ve kariyer planlaması gibi fırsatlar da sunuyor. İş gücü piyasasından talep gören sektörler ve bölgelerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak açılan ücretsiz kurslar aracılığı ile mesleki yeterlilik kazanan katılımcılar, istihdam yolunda da MERCEK’in destekleriyle iş hayatına başarılı adımlar atıyor. MERCEK ‘Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri’ kurslarına yoğun ilgi Halkkent’te bulunan Sosyal Yaşam Merkezinde kurulan MERCEK Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezinde de iş piyasasının ihtiyaçları, vatandaşların ve bölge halkının talepleri alınarak açılan kurslar ücretsiz bir şekilde veriliyor. Özellikle ‘Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri’ alanında; saç renklendirme, saç kesimi, fön çekimi, saç şekillendirme, cilt bakımı, makyaj uygulaması, manikür-pedikür uygulaması gibi başlıklarda açılan kurslar, katılımcılardan yoğun ilgi görüyor. Kurslardan mezun olan katılımcılar, alanında yetkinlik kazanarak istihdam imkanlarını değerlendiriyor. "Kadınlar olarak ayaklarımızın üzerinde durabilmemiz çok önemli" Halkkent MERCEK’te açılan ‘Saç Renklendirme’ kursuna katılarak mezun olan Tuana Demir, kurstan başarıyla mezun olmasının ardından kentte hizmet veren bir kuaför işletmesinde istihdam olanağı buldu. Saç bakım alanında yetkinlik kazanarak mezun olan Demir, manikür-pedikür uygulaması için de MERCEK kursuna devam ediyor. Saç bakım hizmetlerinde kazanımlarını ilerleterek, bu alanda mesleki olarak uzmanlaşmayı hedefleyen Demir, genç yaşında kazandığı yetenekler ile ekonomik özgürlüğünü sağlama yolunda önemli adımlarını MERCEK kursları ile attı. İstihdam konusunda da yalnız kalmadığını vurgulayan ve iş gücü piyasasına katılmasında MERCEK’in katkılarının büyük olduğunu ifade eden Demir, "Bir kadın olarak ayaklarımızın üzerinde durabilmemiz çok önemli. Benim bu noktalarda olmama çok yardımcı oldular. Bu kurslar sonrasında kendimi daha iyi ileriye taşıyabilmek ve bu alanda uzmanlaşmak istiyorum" dedi. "Mersinli kadınlar, MERCEK ile ciddi iş imkanları yakaladı" Birçok alanda açılan kurslar ile beceri geliştirme hizmetlerinin yanında, istihdam imkanları için de vatandaşların yanında olduklarını kaydeden Halkkent MERCEK Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezi Sorumlusu Eren Demir, bu kurslar ile vatandaşların hayatlarına dokunabildiklerini vurguladı. Kursların çok çeşitli alanlarda hizmet verdiğini dile getiren Demir, "Bizden eğitim alan Tuana Hanım, iş olanağı bulan katılımcılardan sadece birisi. Biz daha önce de kendi işletmesini açabilen kursiyerlerimizi mezun ettik. MERCEK’te teknik uygulamaların yanı sıra, kişiler kendini tanımlayarak aslında iş hayatına hazırlanıyor. Kariyer planlamasına da büyük bir destek sunuyoruz. Mersinli kadınlar, MERCEK Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezleri sayesinde ciddi bir iş imkânı yakaladılar. Kurslarımıza 18 yaş ve üzeri bütün vatandaşlarımız başvuru yapıp, ücretsiz bir şekilde eğitimlerini alabilirler" ifadelerini kullandı.
Mersin’deki 1 milyon dolarlık gasp zanlıları Adana’da yakalandı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:42 Mersin’deki 1 milyon dolarlık gasp zanlıları Adana’da yakalandı Mersin’de bir gıda işletmesinde yaşanan ve yaklaşık 1 milyon doların çalındığı gasp olayı, polis ekiplerinin hızlı ve koordineli çalışmasıyla kısa sürede aydınlatıldı. Biri iş yeri çalışanı 3 şüpheli, Mersin ve Adana polisinin film sahnelerini aratmayan ortak operasyonuyla çaldıkları paralarla birlikte kıskıvrak yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Mersin’deki bir gıda firmasında çalışan iş yeri çalışanları, maskeli ve silahlı iki kişinin baskın düzenleyip kendilerini plastik kelepçeyle bağladığını, kasadaki 800 bin dolar ile 400 bin TL nakit parayı alarak kaçtıklarını bildirdi. İhbar üzerine Mersin polisi geniş çaplı bir çalışma başlattı.Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kameralarını titizlikle inceleyerek şüphelilerin kimliklerini belirledi. Olayın E.K.K. ve A.Ş. tarafından gerçekleştirdiği, zanlıların kiralık bir araçla Mersin’den ayrıldığı tespit edildi. Bunun üzerine Adana İl Emniyeti ile koordinasyon sağlandı.Yapılan takip sonucu şüphelilerin Adana’da bir mola tesisi yanında bulunan akaryakıt istasyonunda oldukları belirlendi ve ortak operasyon için düğmeye basıldı. Film sahnelerini aratmayan operasyonla iki zanlı kaçamadan gözaltına alındı.Araçta ve üzerlerinde yapılan aramada olayda kullanıldığı değerlendirilen silah ile gasp edilen 801 bin 153 dolar, 1340 Euro ve 462 bin 395 TL ele geçirildi. Paranın henüz paylaşılmadan bulunması dikkat çekti.Soruşturmayı derinleştiren ekipler, olayın içerden destekle planlandığını tespit etti. Gasp sırasında mağdur gibi davranan iş yeri çalışanı M.S.A.’nın, soygunu iki zanlıyla birlikte organize ettiği belirlendi.3 şüpheli hakkında ’nitelikli yağma’ suçundan yürütülen tahkikatın tamamlandığı, zanlıların adliyeye sevk edileceği bildirildi.