Yerel Haberler
Mersin
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12 Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 14:42 Yaylalardaki sel dereleri coşturdu, Akdeniz’i kahverengiye bürüdü Mersin’in yaylarında etkili olan yağışlarla oluşan sel suları dereleri coşturarak Akdeniz’le buluştuğu bölgeyi de çamur rengine bürüdü. Derelerden akan sel suları ile denizin buluşması ise dron ile görüntülendi. Meteoroloji’nin uyardığı yağışlı hava Mersin’de dün öğleden sonra başlayarak sabaha kadar yer yer etkili oldu. Özellikle yağışlar Erdemli ve Silifke ilçelerinin yüksek rakımlarında daha etkili oldu. Erdemli’ye bağlı Güzeloluk, Elbeyli, Tozlu, Kızılen ve Güneyli mahalleleri ile Silifke’ye bağlı Çaltıbozkır ve Ovacık mahallelerinde dolu ile sağanağın ardından yer yer sel oluştu. Sel suları yaylalarda tarım arazilerine kısmen zarar verirken ciddi bir taşkın olmadan derelere döküldü. Erdemli’nin ortasından geçen Alata Deresi ve Limonlu Mahallesi’ndeki Limonlu Deresi’nin debisi yükseldi. Limonlu Deresi Bağışlı mevkiindeki işletmelerin olduğu bölgedeki ciddi bir taşkın olmaması zarar oluşmasını önledi. Derlerden akan çamurlu sular ise Akdeniz’le buluştuğu bölgeyi kahverengiye bürüdü. Derelerden akan çamurlu su ile denize döküldüğü bölge dron ile de havadan görüntülendi. Limonlu Sulama Kooperatifi Başkanı Bünyamin Ergün, "Yaylalarımızda çok şiddetli dolu yağışı nedeniyle, arkasına da yağmur yağdı, ırmaklarımız taştı. Şu anda zararımız yoktur şükürler olsun" diye konuştu. İşletme sahiplerinden Tevfik Maralı ise, "Yağışlardan dolayı, karların erimesiyle sel taşkınları oluyor. Allah’a şükürler olsun ki sadece içinden geçti. Baskın aniden geldi. Ben de müdahale yaptım ve fazla da bir taşkınımız yok, bir zayiatımız yok" dedi.
Silifke Vergi Dairesinden eğitime tam destek
27 Şubat 2026 Cuma - 12:18 Silifke Vergi Dairesinden eğitime tam destek Silifke Vergi Dairesi tarafından yürütülen ’Yüz Yüze Vergi Bilinci Geliştirme Eğitimleri Projesi’ ile öğrencilere vergi farkındalığı aşılanıyor. Silifke Vergi Dairesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen projede, vergi dairesi personeli bizzat okulları ziyaret ederek geleceğin mükellefleriyle bir araya geliyor. Sosyal sorumluluk ve bilinçlendirme kapsamında yürütülen çalışmalar, ilçedeki mesleki ve teknik liselerde yoğun ilgiyle karşılandı. Eğitimler, Silifke Vergi Dairesi bünyesinde görev yapan alanında uzman isimler tarafından verildi. Konferanslarda; gelir uzmanları Nevzat Topsakal ve Mehmet Atay, gelir uzman yardımcısı Nur Yıldız Zeytin, bilgi ve birikimlerini öğrencilerle paylaştı. Silifke Vergi Dairesi heyeti, proje kapsamında Silifke Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ertan Cüceloğlu Anadolu Lisesi, Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Konferanslarda, verginin sadece bir ödeme yükümlülüğü değil, devletin sunduğu eğitim, sağlık ve güvenlik gibi temel hizmetlerin sürdürülebilirliği için en önemli kaynak olduğu vurgulandı. Silifke Vergi Dairesi personeli, öğrencilerin sorularını yanıtlayarak vergisel hak ve sorumluluklar hakkında detaylı bilgilendirmede bulundu. Eğitimlerin sonunda okul idareleri ve öğrencilere gösterdikleri iş birliği için teşekkür edilirken, Silifke Vergi Dairesinin toplumda vergi bilincini artırmaya yönelik faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi.
Mersin- Filyos hattı için Zonguldak ile iş birliği
27 Şubat 2026 Cuma - 11:36 Mersin- Filyos hattı için Zonguldak ile iş birliği Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye’nin kuzey-güney lojistik omurgasını güçlendirmesi hedeflenen Mersin-Filyos Koridoru Projesi kapsamında bir araya geldi. Görüşmede, Akdeniz ile Karadeniz’i entegre edecek hattın karbon ayak izini azaltması, ulaşım sürelerini kısaltması ve maliyetleri düşürmesi bakımından stratejik önem taşıdığı vurgulandı. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır’ı ziyaret etti. Görüşmeye MTSO başkan yardımcıları Cem Bucuge ve Mustafa Özdamar da katıldı. Toplantıda, Başkan Çakır’ın bir süredir gündeme taşıdığı Mersin-Filyos Koridoru ve bu kapsamda geliştirilebilecek iş birlikleri haritalar üzerinden detaylı şekilde ele alındı. MTSO Başkanı Çakır, lojistiğin Türkiye için kritik önemde olduğunu belirterek Mersin’in ’lojistiğin başkenti’ olarak konumlandığını ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan sanayi koridorlarının ardından Mersin-Filyos hattının daha da önem kazandığını kaydeden Çakır, Irak Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şırnak üzerinden Mersin’e ulaşacak yüklerin Filyos bağlantısıyla Karadeniz’e aktarılmasının Türkiye’ye güçlü bir kuzey-güney lojistik omurgası kazandıracağını söyledi. Projenin Türk boğazları üzerindeki yükü hafifleteceğini vurgulayan Çakır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın çalışmayı ilgi çekici bulduğunu belirtti. Mevcut Samsun-Şırnak-Mersin hattına ek olarak Filyos bağlantısının da Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) iş birliğiyle resmi planlamalara dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Çakır, hattın ’yeşil lojistik’ konseptiyle planlanmasının karbon vergisi uygulamaları sonrasında önemli bir rekabet avantajı sağlayacağına dikkat çekti. Zonguldak TSO Başkanı Demir ise Zonguldak’ın kömürle kurulan ve Türkiye’nin ilk demir-çelik üretimini gerçekleştiren kent olduğunu hatırlatarak, ağır sanayi geçmişine rağmen yeni dönemde dönüşüm sürecine girdiklerini söyledi. Filyos Limanı’nın 25 milyon ton kapasiteli olduğunu ve 2027 yılında sivil ve ticari seferlere açılmasının planlandığını belirten Demir, ihracatlarının yüzde 60’ını Avrupa’ya, özellikle Almanya ve Romanya’ya gerçekleştirdiklerini ifade etti. Üzerinde çalıştıkları ve ’Yeşil Konteyner Hattı’ olarak tanımladıkları Zonguldak merkezli ulaşım ağını Mersin’e kadar uzatarak Türkiye’nin kuzey-güney aksını güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Demir, ilerleyen süreçte hattın Mersin üzerinden İskenderiye bağlantısının da gündeme gelebileceğini söyledi. Demir, "Yeşil konteyner hattı ile Afrika, Asya ve Avrupa’nın merkezine uzanan güçlü bir bağlantı kurulabilir. Bu projede birlikte mesafe almayı umut ediyoruz" dedi. Bu aşamada, MTSO’nun İskenderiye Ticaret ve Sanayi Odası ile ASCAME çatısı altında geliştirdiği kurumsal ilişkilerin sürece stratejik katkı sunabileceği vurgulandı. Taraflar, mevcut iletişim kanallarının güçlü olduğu İskenderiye hattında gerekli temas ve koordinasyon desteğinin verilebileceğini belirtti. Görüşmede, iki oda arasında teknik çalışmaların sürdürülmesi ve ilgili kurumlar nezdinde ortak girişimlerde bulunulması konusunda görüş birliğine varıldı.
Mersin’de Şehir Tiyatrosu gençleri ‘Bilge Hekim Lokman’ ile buluşturdu
27 Şubat 2026 Cuma - 10:40 Mersin’de Şehir Tiyatrosu gençleri ‘Bilge Hekim Lokman’ ile buluşturdu Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun ‘Haydi Gençler Tiyatroya’ projesi kapsamında sahnelediği ‘Bilge Hekim Lokman’ oyunu, 10 temsilde 2 binin üzerinde gence ulaşarak tiyatro sevgisini kentin tüm ilçelerine yayıyor. Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ‘Haydi Gençler Tiyatroya’ projesi kapsamında sahnelediği ‘Bilge Hekim Lokman’ adlı oyunla, gençleri tiyatroyla buluşturmaya devam ediyor. 6 Kasım’da prömiyer yapan oyun, kısa sürede 10 temsil gerçekleştirerek 2 binin üzerinde genç seyirciye ulaştı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Şehir Tiyatrosu, yalnızca gençlere değil, her yaş grubuna hitap eden oyunlarıyla 7’den 70’e herkesi sanatla buluşturuyor. Son olarak Mezitli Kültür Merkezinde sahnelenen oyunda ortaokul öğrencileri salonu doldurarak büyük ilgi gösterdi. Kentin tüm ilçelerinde sahnelenen ve 9-17 yaş aralığındaki gençlere yönelik hazırlanan ‘Haydi Gençler Tiyatroya’ projesi, okullardan gelen talepler doğrultusunda programlanıyor. Proje ile çocuklara ve gençlere tiyatro kültürünün kazandırılması, aynı zamanda gençlerin bilinçli birer tiyatro seyircisi olarak yetiştirilmesi hedefleniyor. Oyunda, hayatının bir dönemini Çukurova’da geçirdiği rivayet edilen ‘Lokman Hekim’in hikayesi sahneye taşınıyor. Lokman Hekim’in yaşantısı, tanık olduğu ve rivayet edilen hikayeler seyirciye aktarılıyor. "Haydi Gençler Tiyatroya projemizle, 2 binin üzerinde tiyatro seyircisine ulaştık" Şehir Tiyatrosu Oyuncusu ve Bilge Hekim Lokman oyununun yönetmeni Berkin Özuyanık, "Haydi Gençler Tiyatroya adlı projemiz kapsamında, 6 Kasım günü prömiyer yaptık. Bu zamana kadar 10 temsil yaptık. 2 binin üzerinde genç tiyatro seyircisine ulaştık. 9-17 yaş aralığında sunduğumuz bu projenin, aslında daha yetişkin olan insanlara da hitap ettiğini düşünüyoruz. Biz bu projeyle hem çocuklara tiyatro kültürünü aşılamak hem de bu topraklarda yetişmiş olan efsaneleri ve gelişen hikayeleri çocuklarımıza anlatmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda da gençleri tiyatro izleyicisi olarak yetiştiriyoruz. Mersin’in bütün ilçelerine gidiyoruz ve sezon boyunca gitmeye de devam edeceğiz" dedi. Bilge Hekim Lokman oyunu hakkında da bilgi veren Özuyanık, "Oyunumuz, hayatının bir dönemini burada geçirdiği rivayet edilen Lokman Hekim’in hikayesini anlatıyor. Çukurova’nın topraklarında, Kilikya denilen bölgeyi kapsıyor. Biz de onun yaşantısını, tanık olduğu ve rivayet edilen hikayeleri edebi bir dille anlatmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Mersin Büyükşehir Belediyesinden çölyak hastalarına Ramazan desteği
27 Şubat 2026 Cuma - 10:24 Mersin Büyükşehir Belediyesinden çölyak hastalarına Ramazan desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2020 yılından bu yana sürdürdüğü ‘Çölyak Hastalarına Destek Projesi’ kapsamında her ay 930 çölyak hastasına 3 kilogram glütensiz un ve 16 rulo glütensiz ekmek ulaştırırken, Ramazan ayında hazırladığı ‘Glütensiz Ramazan Dayanışma Paketi’ ile özel beslenme ihtiyacı bulunan vatandaşların sofralarına ek destek sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde 2020 yılından bu yana sürdürdüğü ‘Çölyak Hastalarına Destek Projesi’ ile glütensiz beslenmek zorunda olan vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Proje kapsamında hazırlanan ve içerisinde 3 kilogram glütensiz un ile 16 rulo glütensiz ekmek bulunan destek paketleri, her ay 930 çölyak hastasına ulaştırılıyor. Çölyak hastaları, kendilerine en yakın mahalle mutfağından paketlerini teslim alabiliyor Sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği projeyle yıl boyunca çölyak hastalarına düzenli destek sağlayan Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında dayanışma çalışmalarını daha da artırarak ‘Glütensiz Ramazan Dayanışma Paketi’ hazırladı. Ramazan’ın bereketini çölyak hastalarının sofralarına taşıyan paketlerde, 1 litre ayçiçek yağı, 2 adet 400 gramlık glütensiz makarna, 1 adet 400 gram glütensiz arpa şehriye, 250 gram glütensiz kek karışımı, 80 gram glütensiz bisküvi, 60 gram glütensiz çikolata, 2 adet 140 gram glütensiz puding, 250 gram glütensiz çikolatalı tahıl topları, 50 gram glütensiz cips, 100 gram glütensiz susamlı çubuk kraker ve 100 gram glütensiz gofret yer alıyor. Glütensiz ürünlerin fiyatlarının piyasada oldukça yüksek olması ve bu ürünlere ulaşımın her zaman kolay olmaması nedeniyle vatandaşlar, Büyükşehir Belediyesinin sunduğu bu destekten büyük memnuniyet duyuyor. Özellikle temel gıda ürünlerini kapsayan paketler, çölyak hastalarının bütçesine de önemli katkı sağlıyor. Çölyak hastası vatandaşlar, kendilerine en yakın mahalle mutfağından belirlenen gün ve saatlerde paketlerini teslim alabiliyor. "Çölyak hastalarının, sağlıklı ve güvenli beslenme hakkına erişimlerini kolaylaştırıyoruz" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında sosyal hizmet uzmanı olarak görev yapan Yasemin Özbek Cilasın, 2020 yılından bu yana çölyak hastalarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik sosyal destek çalışmalarını aralıksız olarak sürdürdüklerinden söz etti. Glütensiz beslenmek zorunda olan vatandaşlara her ay düzenli olarak glütensiz gıda kolisi desteği sağladıklarından bahseden Cilasın, "Bugün geldiğimiz noktada, 930 çölyak hastası vatandaşımıza düzenli olarak ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Glütensiz un ve ekmek desteğinin yanında, bu aya özel ‘Glütensiz Ramazan Dayanışma Paketi’ni de vermekteyiz. Bu destek yalnızca ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda çölyak hastası bireylerin, sağlıklı ve güvenli beslenme hakkına erişimini destekleyen güçlü bir sosyal sorumluluk projesidir. Amacımız, özel beslenme ihtiyacı bulunan vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve bu süreçte kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmamaktır" dedi.
Sarı altın erken geldi: Yenidünya mart ayını beklemedi
26 Şubat 2026 Perşembe - 22:57 Sarı altın erken geldi: Yenidünya mart ayını beklemedi Mersin’in Erdemli ilçesinde sezonun ilk yenidünyaları tezgahtaki yerini aldı. Henüz yeni kızarmaya başlayan Malta eriği olarak da bilinen yenidünyaların ilk ürün paketleri Dubai, İstanbul ve Ankara yolcusu. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarında yer alan Mersin’de sezonun ilk çıkan meyvesi serada üretilen ’sarı altın’ olarak da dillendirilen yenidünya oldu. İlk ürünler kalitesine göre bin 500 liraya kadar alıcı bulurken, üreticiler hem fiyattan hem de şubat ayında sofralara yaklaşık 1 ay erken ürün ulaştırmaktan memnun. "Şubat ayında yenidünya çıkardık" Üretici Hüseyin Çiftçioğlu, yenidünyanın çıktığını ve ilk siftahlarını yaptıklarını belirterek, "Bu ikinci toplamamız. Şükür fiyatlar iyi gidiyor ama tonajımız yeni başlıyor, yani sararmalar yeni oluşuyor. Şubat ayında yenidünya çıkardık. Normalde yenidünya mart ayının 15-20’sinde başlar serada. Bu yıl geçen yıldan 20-25 gün önce çıkardık yenidünyayı" dedi. Çiftçioğlu, "Siparişimiz var, ilk toplamalarımız Dubai’ye gidiyor. Bir iki kasada İstanbul’a gidiyor, komisyoncular istiyor. Talep var, herkesin de dikmesini isterim, çoğalmasını isteriz. Çoğalırsa ihracatta olur. İsteyen çok ama yenidünya yok. Daha yeni kızarıyor" diye konuştu. "Erdemli’nin en büyük zenginliği bereketli topraklara ve essiz bir iklime sahip olması" diyen Tabiye Mahallesi Muhtarı ve aynı zamanda üretici Doğan Çiftçioğlu da, "Türkiye’nin her bölgesinde daha çiçek açmamışken burada meyve hasat ediliyor. Doğru şekilde desteklenirse Erdemli, Türkiye’nin merkezi bir erken hasat yeri olabilir. Yenidünya üretmek, istihdam sağlamak anlamında büyük bir gelir kaynağı" dedi.
MTSO Başkanı Çakır: "Bu gömlek bize dar geliyor"
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:16 MTSO Başkanı Çakır: "Bu gömlek bize dar geliyor" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye sanayisinin kalite ve rekabet gücünü artırdığını ancak mevcut küresel ticaret koşullarında yetersiz kaldığını belirterek, "2026 dünyasında bu gömlek bize dar gelmeye başladı. Gümrük Birliği mutlaka güncellenmeli" dedi. MTSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir’in konuk olduğu toplantıda, küresel ticaretteki dönüşüm, Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemeleri ve Türkiye’nin rekabet gücü ele alındı. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Avrupa Birliği’nin kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik tanımayı öngören ’Made in Europe’ yaklaşımını değerlendirdi. Türkiye ihracatının büyük bölümünün Avrupa’ya yapıldığını hatırlatan Çakır, söz konusu düzenlemelerin Türk dış ticaretinde daralma riski oluşturduğunu vurguladı. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’yi gümrük oranları ve maliyetler açısından dezavantajlı konuma düşürdüğünü kaydeden Çakır, "1996’da imzalanan Gümrük Birliği sanayimizde ciddi bir dönüşüm sağladı, kalite ve rekabet gücümüzü yukarı taşıdı. Ancak bugün gelinen noktada mevcut yapı; sanayi, tarım, lojistik, hizmetler ve e-ticaret alanlarında Türkiye’yi sınırlıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunu korumasının hayati önem taşıdığını belirten Çakır, "Güvenilir ülke statüsü ticaretimizin sürdürülebilirliği açısından kritik. 2026’da dişimizi tırnağımıza katıp Avrupa’da elde ettiğimiz pazarlarımızı korumalıyız. Bu pazarlarda olmamız şart" dedi. "Yeşil Mutabakat’a uyum zorunluluk" Çakır, Yeşil Mutabakat ve karbon ayak izi düzenlemelerine uyumun artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade ederek, çevresel kriterlere uyum sağlanmaması halinde yalnızca ihracatın değil, yabancı yatırımların da olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Çakır, firmaların hem Yeşil Mutabakat’a hem de yeni ticari düzenlemelere hızla adapte olması gerektiğini dile getirdi. "Risk alırken iki kez düşünmeliyiz" Ekonomide zorlu bir süreçten geçildiğini belirten Çakır, iş dünyasına temkinli hareket etme çağrısında bulundu. Risk yönetiminin her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Çakır, finansmana erişim konusunda yürütülen çalışmalara da değindi. Nefes kredisi çalışmalarının sürdüğünü, yeni kredi paketinin gündemde olduğunu kaydeden Çakır, istihdam ve ihracat odaklı finansman desteklerinin devam ettiğini ve bunların önümüzdeki günlerde duyurulacağını söyledi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel değerlendirmelerinin ardından sona erdi.