Yerel Haberler
Muş
Muş’ta evlat nöbeti sürüyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 23:34 Muş’ta evlat nöbeti sürüyor Muş’ta 235 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Haftalardır kararlılıkla sürdürülen eylemde aileler, her çarşamba günü olduğu gibi bu hafta da soğuk havaya rağmen bir araya geldi. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Soğuk hava ve yağışa rağmen eylem alanını terk etmeyen aileler, evlatlarına kavuşuncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. Aileler, bölgede barış ve huzur ortamının güçlenmesini temenni ettiklerini belirterek, çocuklarının da bu ortamdan faydalanarak yuvalarına dönmesini istediklerini dile getirdi. Eyleme katılan annelerden Naciye Sönmez Yıldız, 10 yıldır oğlundan haber alamadığını belirterek, "Osman bu yağmurda, soğukta hep senin için buradayım. Neredeysen, sesimi duyuyorsan çık gel. Biz de seni bekliyoruz. Seni özledik. Televizyonda, telefonda, sokakta, haberlerde her yerde sizi dinliyor, sizi bekliyoruz. Bak barış da oldu, her şey güzel olmuş. Siz de çıkın gelin. Bir damla kanım kalana kadar seni bekleyeceğim. 10 senedir oğlumun hasretini çekiyorum. Değil 10, 100 sene de geçse oğlumun peşini bırakmam. Ben oğlumu kimseye vermem. Ben oğlumu istiyorum" dedi. Eyleme katılan bir diğer anne Şahinaz Özcan ise 9 yıldır oğlundan hiçbir haber alamadığını söyledi. Özcan, oğluna seslenerek, "9 yıldır oğlum kayıp, hiç haber alamadım. Barış da oldu. Gelin teslim olun, yeter artık. Kürt diyorlar bu Kürtlük mü? Biz de Kürt’üz. Kürt olsa insanı bu hale mi getirir? Atilla oğlum sesimi duyuyorsan gel teslim ol" dedi.
Muş’ta şap ve şarbon aşılama kampanyası başladı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:50 Muş’ta şap ve şarbon aşılama kampanyası başladı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Projesi" kapsamında Muş’ta 2026 yılı ilkbahar dönemi şap ve şarbon aşılama kampanyası başlatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Projesi" kapsamında, 2026 yılı ilkbahar dönemi Şap ve Şarbon aşılama kampanyası Muş’ta bugün itibarıyla başladı. Kampanya kapsamında il genelindeki tüm büyükbaş hayvan işletmelerinde uygulanacak. 30 Nisan tarihine kadar devam edecek aşılama çalışmaları kapsamında şap hastalığına karşı iki aylıktan büyük tüm büyükbaş hayvanlar aşılanacak. Program dahilinde aşılama ekipleri, il merkezi ve ilçelerle birlikte kırsal mahallelerdeki hayvancılık işletmelerini tek tek ziyaret edecek. Kampanyanın ilk uygulaması, Muş merkez Yeşilova beldesindeki işletmelerde gerçekleştirildi. Aşılama çalışmalarına katılan Tarım ve Orman İl Müdürü Necatin Gönç, ilin coğrafi yapısının hayvancılık açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtti. İl genelinde arazi dağılımının yaklaşık yüzde 50’ye yakınının çayır ve mera alanlarından oluştuğunu ifade eden Gönç, "Bu durum, hayvanlarımızın doğal ortamda beslenmesini sağlarken, özellikle kaba yem ihtiyacının doğal yollarla karşılanması açısından da önemli avantajlar sunmaktadır. Bununla birlikte zengin hayvan gen kaynaklarımız, yetişmiş insan gücümüz ve üretim tecrübemizle birlikte ilimiz, hayvancılık açısından güçlü bir üretim altyapısına sahiptir" dedi. İl genelinde yaklaşık 254 bin baş büyükbaş hayvan varlığı bulunduğunu aktaran Gönç, bu rakamın içerisinde 7 bin 700 baş manda yer aldığını, ayrıca yaklaşık 1 milyon 400 bin baş küçükbaş hayvan varlığına sahip olunduğunu ifade ederek, "Özellikle son dönemlerde hayvan varlığı açısından önemli artışlar yaşandığını söylemek mümkündür. Bu artışlarda; bakanlığımız tarafından uygulanan yeni destekleme modeli, yol kontrol istasyonlarının aktif şekilde kullanılmaya başlanması ve sahada üreticilerin elini rahatlatan mevzuatsal düzenlemeler etkili olmuştur" ifadelerini kullandı. Hayvan varlığının fazla olmasının beraberinde hayvan hareketliliğini de getirdiğine dikkat çeken Gönç, coğrafi şartların da etkisiyle hayvan hastalıklarıyla karşılaşılmasının mümkün olduğunu dile getirerek, "Coğrafi şartlar da dikkate alındığında hayvan hastalıklarıyla karşılaşılması mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda bakanlığımız tarafından hayvan hastalık ve zararlılarıyla mücadele konusunda önemli ve etkin çalışmalar yürütülmektedir. Özellikle salgın ve bulaşıcı hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında programlı aşılama çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalar, ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de düzenli olarak yürütülmektedir" diye konuştu. Şap hastalığının hayvancılık açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Gönç, hastalığın hızlı bulaşabildiğini, hayvan kayıplarına ve ciddi verim düşüşlerine neden olabildiğini söyledi. Gönç, "Bu hastalıkla mücadele kapsamında altışar aylık periyotlar halinde, yılda iki dönem aşılama çalışması yapılmaktadır. Bu kapsamda iki aylıktan büyük tüm büyükbaş hayvanlarımız aşılanmaktadır. Bugün itibarıyla programımız başlatılmış olup, ilimizde yaklaşık 220 bin büyükbaş hayvan şap hastalığına karşı aşılanacaktır. Bir diğer önemli çalışmamız ise şarbon hastalığıyla mücadeledir. Şarbon; hayvan kayıplarına yol açması, sürü devamlılığını etkilemesi ve insanlara da bulaşabilmesi açısından son derece önemli bir hastalıktır. Bu kapsamda ilimiz genelinde büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda kitlesel aşılama çalışmaları yürütülmekte olup, yaklaşık 1 milyon doz aşının uygulanması planlanmaktadır. Bu sayede hastalığın kontrol altına alınması ve eradikasyonu hedeflenmektedir" şeklinde konuştu. Müdürlük olarak il genelinde bulunan yaklaşık 20 bin hayvancılık işletmesinin plan ve program dahilinde ziyaret edildiğini aktaran Gönç, bu çalışmaların yaklaşık 44 personel tarafından yürütüldüğünü ifade ederek, "Şap hastalığıyla mücadele kapsamında iki aylıktan büyük tüm büyükbaş hayvanlar olmak üzere yaklaşık 220 bin hayvan aşılanacaktır. Aşılama çalışmalarında yerli ve milli üretim olan, aşı kullanılmakta olup, aşımız sahada etkin şekilde uygulanmaktadır" dedi.
Muş’ta hayvan sayısı 1,4 milyonu aştı: 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor
17 Şubat 2026 Salı - 09:21 Muş’ta hayvan sayısı 1,4 milyonu aştı: 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Muş’ta, devlet destekleriyle küçükbaş hayvan sayısı 1 milyon 400 bini aşarken, bu yıl yaklaşık 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor. Türkiye’nin en önemli hayvancılık kentlerinden biri olan Muş’ta, küçükbaş hayvancılık devlet desteklerinin de etkisiyle her geçen yıl gelişimini sürdürüyor. Kent genelinde hayvan sayısının 1 milyon 400 binin üzerine çıktı. Bu yıl anaç koyun ve keçilerden yaklaşık 650 bin kuzu ve oğlak doğması bekleniyor. Söz konusu doğumların kent ekonomisine 5 milyar TL’nin üzerinde katkı sağlaması öngörülüyor. Muş Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli veteriner hekim Hüseyin Gören, sürdürülen destekleme programları ve saha çalışmalarıyla hayvancılığın daha da güçlenmesinin hedeflendiğini belirterek, üreticilerin hem verim hem de gelir açısından korunmasının amaçlandığını kaydetti. Veteriner hekim Gören, "Muş, küçükbaş hayvancılık sektöründe gerçekten önemli illerimizden biridir. Muş genelinde toplamda yaklaşık 1 milyon 400 bin küçükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır. 2025 yılı içerisinde yaklaşık 550 bin kuzu ve oğlak küpelemesi ile kayıt altına alma çalışması gerçekleştirilmiştir. 2026 yılı için de bu hedefimizin yaklaşık 650 bin civarında olması planlanmaktadır. Normal şartlarda Muş’ta koç katımı ağustos-eylül aylarında yapılmaktadır. Ancak bazı sürülerde koçların sürüden ayrılmaması nedeniyle yavru doğumları yıl boyunca süreklilik arz etmektedir. Bu sürü de söz konusu sürülerden biridir. Yeni yıl ile birlikte 2026 yılında, tüm yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli bir yıl diliyoruz" dedi. Muş’un Arpayazı köyünde besicilik yapan Arif Yılmaz ise "Besicilik işi yapıyorum. Bu sene koyunlarımın sürekli doğum yapması nedeniyle süt işiyle ilgilenmedim. Kuzu üzerine çalıştığım için kuzularım da yaklaşık üç dönem civarında doğuyor. Bu durum da bizim için iyi bir gelir kaynağı oluyor. Daha önce sığır besliyordum ve süt işi yapıyordum. Daha sonra koyunculuğa yöneldim. Koyun işinde süt üretimi yapmıyorum, tamamen kuzu ve yavru almaya odaklanıyorum. Bu dönem içerisinde inşallah kazancımız iyi olur, bundan sonraki süreçte de gelirimizin güzel olmasını temenni ediyoruz. Hayvancılık çok zor bir meslek; gerçekten emek isteyen bir iştir. Ancak severek yapıyoruz. Bizim için sadece bir iş değil, aynı zamanda bir mutluluk kaynağıdır. İşimizden memnunuz ve bu işi severek yapmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.