Yerel Haberler
Muş
Muş’ta evlat nöbeti devam ediyor 25 Şubat 2026 Çarşamba - 23:11:52 Muş’ta 236 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Anne Ayten Koçhan, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, oğlundan yıllardır haber alamadığını söyledi. Oğlunun yaklaşık 10 yıl önce evden ayrıldığını belirten Koçhan, o günden bu yana kendisinden hiçbir haber alamadıklarını ifade ederek, "Oğlum, amacınız ne? Derdiniz ne? Gelin, barış da oldu. Daha bu fırsat sizin elinize geçmez. Gelin teslim olun. Yolunuz yol değil. Bu bizim davamız değil, bu Amerika’nın ve İsrail’in davasıdır. Bak bayram geliyor, bize ise kara bayram geliyor yavrum. Gece gündüz televizyonların önündeyiz. Hep aklımızdasınız, hayalimizdesiniz. Gel teslim ol. Yeter, analar babalar ağladı. Yeter, anaları babaları üzdünüz" dedi. Baba Halit Altun ise 12 yıldır bu hasretle yaşadıklarını ve yaşamaya devam ettiklerini belirterek, "Oğlum, bak defalarca sesleniyoruz. Bir an evvel gelin ailenize, yuvanıza, annenize, babanıza kavuşun. Yolunuz zaten yol değil. Bunu biliyorsunuz, bunun bilincindesiniz. Sizi kandırdılar. Bu oyun Amerika’nın ve İsrail’in oyunudur. Bizi kandırıyorlar. Kendi ülkemizde, milletimizde, devletimizde askerlik varken gidip oralarda bize askerlik yaptırıyorlar. Sonra bizi öldürüp cenazelerimizi bile ailelerimize gönderemiyorlar. Gelin bu davanızdan vazgeçin. Biraz ayık olun, kendinize gelin. Bak süreç başladı. Güzel günler sizi bekliyor, hepimizi bekliyor. Vallahi davanız dava değil oğlum. Bunun bilincinde olun ki yolunuz yol değil, düzeniniz düzen değil. Gelin yuvanıza, ailenize, babanıza, cumhuriyetinize, Türkiye’nize dönün, milletinize dönün oğlum. Yolunuz yol değil, yanlış yoldasınız" ifadelerini kullandı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:43 Muş’ta kış ve bahar aynı anda yaşanıyor Muş’un kırsal kesimlerinde kar kalınlığı yer yer 2 metreyi bulurken, Muş Ovası’nda ise bahar havası etkisini göstermeye başladı. Türkiye’nin en sert kış şartlarının yaşandığı illerden biri olan Muş’ta, kış ve bahar mevsimleri aynı gün içerisinde farklı bölgelerde hissediliyor. Yüksek rakımda bulunan Alaniçi köyünde besiciler hayvanlarını kar üzerinde beslerken, ovada havaların ısınmasıyla birlikte koyunlar otlatılmaya başlandı. Kırsal bölgelerde kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu alanlarda besiciler, hayvanlarını kar üzerinde yemleme çalışmalarını büyük zorluklarla sürdürüyor. Muş Ovası’nda ise karların erken erimesiyle birlikte güneşli havayı fırsat bilen besiciler, hayvanlarını meralara çıkararak otlatmaya başladı. Alaniçi köyünde hayvancılıkla uğraşan besici Zekeriya Gürtürk, bölgede kış şartlarının oldukça ağır geçtiğini belirterek, "Alaniçi köyünde yaşıyorum. Hayvancılık yapıyoruz, hayvancılıkla uğraşıyoruz. Bu tarafa çok kar yağdı. Hemen hemen bir aya yakın, aralıksız denecek kadar kar yağışı oldu. Şu anda yarım metreye, yer yer bir metreye yakın kar var. Biz burada karın üstünde hayvanlarımıza saman veriyoruz. Ovadakiler hayvanlarını meraya çıkarmışlar. Ovada hava sıcak olduğundan ve yağmur yağdığından dolayı tüm karlar erimiş, hayvanlarını meraya çıkardılar. Biz hâlâ karın üstünde samanla besliyoruz. Dört gözle baharı bekliyoruz. Bizim burada kış çok sert geçiyor, karlı geçiyor. Yani kışımız gerçekten çok zor geçiyor" dedi. Kırköy beldesinde yaşayan ve koyunlarını meraya otlatmaya çıkaran besici Hüseyin Dinçer ise bu yıl kış mevsiminin kendileri için oldukça zor geçtiğini belirtti. Dinçer, uzun süre etkili olan soğuk hava ve yoğun kar yağışının ardından yağmurun başlaması ve havaların ısınmasıyla birlikte karların kısa sürede eridiğini ifade ederek, "Bu sene kış bizi biraz zorladı, bayağı da kar yağdı. Elhamdülillah yağmur yağdı, ardından sıcak hava geldi. Kar, bir hafta içinde yarım metreye, yer yer bir metreye yakındı ancak hepsi eridi. Bu sene böyle geçti. Şimdi de elhamdülillah havalar çok güzel, koyunları dışarıda otlatıyoruz. Bir ay, kırk güne yakın havalar çok soğuktu. Ondan sonra kar eridi. Şimdi havalar çok iyi. Muş Ovası’nda kar kalmadı, sadece dağlarda kaldı. Kar gittiği için koyunları dışarıya bıraktım, otlatıyorum. Bizim için çok iyi oldu. Samanın kilosu 15 TL olmuş, alamıyoruz. İyi ki kış erken bitti" ifadelerini kullandı.
Kahraman öğretmenler devamsızlık yapan öğrenciler için köy köy geziyor
23 Kasım 2025 Pazar - 14:54 Kahraman öğretmenler devamsızlık yapan öğrenciler için köy köy geziyor Muş’un Yaygın İmam Hatip Ortaokulu ile Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde görev yapan öğretmenler, çeşitli nedenlerle okula gitmeyen veya devamsızlık yapan öğrencileri yeniden eğitimle buluşturmak amacıyla köy köy dolaşarak ailelerle görüşüyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında okul idarecileri ve öğretmenler, bu yıl farklı sebeplerle okula devam etmeyen kız ve erkek öğrencilerin eğitim sürecinden kopmaması için sahada yoğun mesai harcıyor. Zorlu coğrafya şartlarına rağmen kapı kapı dolaşan öğretmenler, öğrencilerle birebir görüşmeler yaparak sorunları yerinde tespit ediyor ve çocukların okula dönüşünü sağlamak için aileleri bilgilendiriyor. Öğretmenler, her ev ziyaretinde öğrencileri yeniden eğitime kazandırma sorumluluğuyla hareket ediyor. Çocuklarla kurdukları güven ilişkisi ve ailelerle yaptıkları bilgilendirici görüşmeler sonucunda onlarca öğrenciyi tekrar eğitime kazandırdı. Kimi zaman saatler süren yolculuklarla ulaşılan köylerde öğretmenler, öğrencilerin karşılaştığı engelleri yerinde görerek çözüm üretmeye çalışıyor. Sahadaki bu çaba, öğretmenliğin sadece sınıfta değil, hayatın her alanında devam eden bir emek ve rehberlik mesleği olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. "Ev ziyaretlerini artık bir kültür hâline getirdik" Devamsız öğrencileri okula geri kazanmada en etkili yöntemin ev ziyaretleri olduğunu söyleyen Yaygın İmam Hatip Ortaokulu ile Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Müdürü Bayram Erim, telefonla iletişimin çoğu zaman zorlaştığını, bu nedenle yüz yüze görüşmelerin çok daha olumlu sonuçlar verdiğini kaydederek, "Her yıl devamsız öğrencilerimizi tespit ediyor ve öğretmenlerimizle birlikte ev ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz. Öğrencilerimizi okula kazandırmak için sahada elimizden gelen bütün çabayı ortaya koyuyoruz. Okulun sadece dört duvar arasında var olan bir yer olmadığını düşünüyor; öğretmenlerimizle birlikte ev ev, köy köy gezerek devamsız öğrencilerimizi komisyonumuzla tespit ediyoruz. Ardından bu öğrencilerin okula gelmeme nedenlerini araştırıyor, velilerle iletişime geçerek çözüm yolları bulmaya çalışıyoruz. Bu süreçte, yıllardır görev yaptığımız okulda onlarca öğrenciyi yeniden okula kazandırdık ve aynı kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Ev ziyaretlerini artık bir kültür hâline getirdik ve bu kültürü sürdürmeye kararlıyız. Böylece öğrencilerimizin eğitim süreçlerine ve çalışmalarına katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. "Bizim için kayıp öğrenci yoktur" Öğrencileri okula kazandırmak için sahada büyük çaba gösteren fedakâr öğretmenlerden olan İngilizce öğretmeni Betül Nur Akcagöz, öncelikle öğrencilerin devamsızlıklarının altında yatan ekonomik, ailevi ya da sosyal çevre kaynaklı sebepleri araştırdıklarını ifade etti. Bu etkenler belirlendikten sonra öğrencilerin evlerine ziyaretlerde bulunduklarını aktaran öğretmen Akcagöz, "Sene başından beri devamsız olan öğrencilerimizi tespit ediyoruz. Okulumuzda bununla ilgili bir komisyon kurduk. İlk olarak öğrencilerimizin devamsızlıklarının altında yatan sebepleri araştırıyoruz. Bu nedenler ekonomik olabilir, ailevi olabilir ya da sosyal çevreden kaynaklanabilir. Tüm bu etkenleri belirledikten sonra öğrencilerimizin evlerine ziyaretlerde bulunuyoruz. Yaptığımız ziyaretler kapsamında öğrencilerimizi okula nasıl geri kazandırabileceğimizi, motivasyonlarını nasıl artırabileceğimizi ve onlara nasıl destek olabileceğimizi değerlendiriyoruz. Ardından öğrencilerimizi yeniden okula kazandırıyor, okul ile bağlarını güçlendirmelerini sağlıyoruz. Bizim için kayıp öğrenci yoktur; hiçbir öğrenci gözden çıkarılmaz. Bu anlayışla elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam ediyoruz ve bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Hiçbir öğrenciyi kaybetmeye tahammülümüz yoktur" Zorlu şartlara rağmen öğrencilerin eğitimden mahrum kalmaması için ev ev, köy köy, dağ bayır demeden ziyaretlerini sürdürdüklerini söyleyen vefakar öğretmenlerden Abdulhadi Açış, bu mücadelenin de kesintisiz şekilde devam edeceğini ve hiçbir öğrenciyi kaybetmeye tahammüllerinin olmadığını vurgulayarak, "Bugün Ağırtı köyündeyiz. Bu köyde devamsız olan öğrencileri geri kazandırmak adına yürüttüğümüz faaliyetlerden bahsetmek istiyorum. Zorlu şartlara rağmen öğrencilerimizin eğitimine devam edebilmesi için ev ev, köy köy, dağ bayır, çayır demeden gezmeye hazırız ve bu mücadelemiz sürekli devam edecektir. Yeter ki öğrencilerimiz eğitimden mahrum kalmasın; hiçbir öğrenciyi kaybetmeye tahammülümüz yoktur. Sahada gezerken velilerin takındığı tavırlar ve öğrenciyi okula gönderme konusundaki isteksizlik zaman zaman bizi zorlasa da, hem veliyi hem öğrenciyi ikna etmeye kararlıyız. Hiçbir öğrencinin okulsuz kalmasını istemiyoruz ve mücadelemiz, tek bir öğrenci bile okula dönene kadar sürecektir. Ayrıca kız çocuklarımızın okutulması konusunda var olan önyargıları yıkmak adına çalışmalar yürütüyoruz ve inanıyoruz ki bu önyargıları aşarak kız çocuklarımızı okula kavuşturacağız" şeklinde konuştu.
Almanya’dan Muş’a gönülleri ısıtan yardım: Bin çocuğa kışlık yardım
22 Kasım 2025 Cumartesi - 16:50 Almanya’dan Muş’a gönülleri ısıtan yardım: Bin çocuğa kışlık yardım Almanya’da yaşayan Birgül Çelik Kıyagan ve Zinnet Memoğlu, Muş’un farklı köylerinde yaşayan yaklaşık bin çocuğa kışlık bot, mont, atkı ve bere hediye ederek yürekleri ısıttı. Muş’a gelerek köyleri tek tek ziyaret eden Birgül Çelik Kıyagan ve Zinnet Memoğlu, çocuklarla bir araya gelip sohbet ederek hediyelerini kendi elleriyle dağıttı. Gönüllülerin destekleriyle temin edilen kışlık kıyafetler, soğuk kış şartlarında çocukların mağdur olmaması için özenle hazırlandı. Yardımların ulaştığı köylerde çocuklar büyük sevinç yaşarken, aileler yapılan destekten dolayı teşekkür etti. Yardımların önümüzdeki yıllarda da sürdürülmesi için Almanya’daki gönüllü gruplarla çalışmaların devam edecek. Çelik Kıyagan ve Memoğlu, Doğu Anadolu Bölgesi’nde farklı illeri de ziyaret ederek yüzlerce çocuğa daha hediyelerini teslim etti. Almanya’dan Muş’a gelerek çocuklara hediyelerini veren Birgül Çelik Kıyagan, "Muş’ta doğup büyüdüm ama şu anda Almanya’da yaşıyorum. Oradaki arkadaşlarla beraber bir kampanya düzenledik. Vesile olduk, bayağı bir yardım topladık ve her bir yüreğe, her bir kalbe ayrı ayrı dokunuş yaptık. Onlar ısındıkça bizim de kalbimiz ısındı. Allah razı olsun diyorum, çok mutluyum, ifade edemiyorum. Doğduğum yer olan Muş’a geldiğimiz için ayrıca çok mutlu oldum. Bütün şehirler benim için aynı ama Muş’un ayrı bir güzelliği var. Aslında Muş’a gelmek hiç planımızda yoktu ama dağıtımlar Muş’ta olunca çok duygulandım. Almanya’da bize destek veren tüm arkadaşlara tekrardan çok teşekkür ederim, Allah razı olsun" dedi. Doğu Anadolu’nun birçok ilindeki çocuklara ulaşmak amacıyla Almanya’daki arkadaşlarıyla birlikte bir yardım kampanyası başlattıklarını söyleyen Zinnet Memoğlu, "Ben Rizeliyim ama Almanya’da yaşıyorum. Çok duygusal bir insanım ve gerçekten iki gündür çok güzel anlar yaşadım. Doğunun birçok ilindeki çocuklarımıza ulaşmak için Almanya’da arkadaşlarla beraber bir yardım kampanyası başlattık ve çok şükür bin çocuğa ulaştık. Keşke daha fazlasına ulaşabilseydik. Herkesten Allah razı olsun, çok güzel destek verdiler. Tanıdığım tanımadığım herkese teşekkür ederim. Doğu’ya turist olarak gelip tarihi yerleri gezmek çok farklı ama köylere gidip çocuklara ulaşmak çok daha farklı bir duygu. Gerçekten burada çok güzel kalpler var ve onlara ulaşabilmek çok önemli. Bir Karadenizli olarak Doğu’ya böyle bir yardımla gelmek beni çok mutlu etti. Sadece bizler değil, daha fazla insanımızın gelmesi ve bu güzel kalplere dokunması lazım. Herkese çok teşekkür ederim. Umarım buradaki çocuklarımız çok güzel yerlere gelir. Ben çok mutluyum, hepinizden Allah razı olsun. Çocuklarımızı çok sevdik. Keşke hepsine daha fazla bir şey yapabilseydik. İnşallah bu desteğimiz devam edecek" ifadelerini kullandı. Hediyesini alan öğrencilerden Muhammed Mervan Demir, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Almanya’dan ablalarımız geldi. Bize bot, mont, çorap, oyuncak ve atkı-bere getirdiler. Çok mutlu olduk, çok teşekkür ederim."
63 yaşındaki Halit Pınar yarım asırlık demircilik geleneğini yaşatıyor
21 Kasım 2025 Cuma - 11:02 63 yaşındaki Halit Pınar yarım asırlık demircilik geleneğini yaşatıyor Muş’ta yarım asırdır demir döven 63 yaşındaki Halit Pınar, kentte mesleğini sürdüren tek demirci olarak geleneksel ustalığını yaşatmayı sürdürüyor. Muş’ta yaklaşık 50 yıldır demir döverek geçimini sağlayan 63 yaşındaki Pınar, kentte mesleğini sürdüren tek demirci olarak ustalığını gelecek nesillere aktarmak için çaba gösteriyor. Babasından devraldığı mesleği yarım asırdır sürdüren Pınar, gelişen teknolojiye rağmen demircilik sanatını ilk günkü heyecanla yapmaya devam ediyor. Çırak yetişmemesinden yakınan Pınar, mesleği oğluna öğretmeye çalıştığını ancak kendisinden sonra demirciliğin sona erme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. Atölyesinde balta, çekiç, murç, zincir, kapı kolu, kazma ve çapa gibi özellikle kırsal kesimlerde kullanılan araç-gereçleri üreten Pınar, el işçiliğine dayalı demircilik mesleğinin zorluklarına rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Pınar, 50 yıldır demircilik yaptığını ve mesleğe babasının yanında yetişerek başladığını anlatarak, "50 yıldır bu mesleği yapıyorum. Şu an bizde teknoloji çok ilerlemiş. Babamın mesleği, babamın yanında zaten yetiştim. Babam 1983’te vefat etti. Ben daha askere gitmemiştim. Babam vefat ettikten 3 ay sonra askere gittim. O güne kadar onunla çalıştım. Ondan sonra geldim, zaten kendim çalıştım" dedi. Çalışmanın insan için büyük bir sağlık kaynağı olduğunu söyleyen Halit Usta, "Şimdi, çalışma başlı başına bir sıhhattir. Büyükler derdi, ‘Çalışan demir paslanmaz.’ Çalışmayan demir ne kadar kaliteli de olsa yattı mı, yattığı yerde paslanır. İnsan da aynıdır. Çalışan insan her zaman için çalışmayandan çok avantajlıdır" ifadelerini kullandı. Demirciliğin peygamber mesleği olduğunu belirten Pınar, mesleğin basit görünse de hem zor hem de bereketli bir iş olduğunu dile getirerek, "Demircilik dediğin zaman, bu mesleğin piri Davut Aleyhisselam’dır. Peygamber mesleğidir. Basit bir meslek değil. Evet, zordur ama çok bereketli bir meslektir. Helal bir meslektir; tabii helal çalışırsanız. Ama ben hile yaparsam o benim suçumdur. Bu işte kazandığım beş lirayı, normal ticari bazı alanlarda kazanılan bin liraya değişmem" şeklinde konuştu. Bir zamanlar aynı caddede on demirci bulunduğunu, bugün ise imalat yapan tek kişinin kendisi olduğunu söyleyen Pınar, yaklaşık 20 yıldır çırak bulamadıklarını belirterek, "Burada ben tek kalmışım. Bir zamanlar bu caddede on kişi çalışıyordu. Şu an benden başka kimse yok. Elimizden geldiği kadar yapıyoruz. Satır yapıyoruz, çapa yapıyoruz, balta yapıyoruz, kazma yapıyoruz. Yani tarıma yönelik işler. 20 yıldır çırak bulamıyoruz. Şimdi değil, uzun zamandır böyle. Şu an yanımda çalışan benim oğlandır. Ona da bakıyorum, ama istek yok. Bu işi ilerletmeye niyeti yok" diye konuştu.
63 yaşındaki Halit Pınar yarım asırlık demircilik geleneğini yaşatıyor
21 Kasım 2025 Cuma - 10:57 63 yaşındaki Halit Pınar yarım asırlık demircilik geleneğini yaşatıyor Muş’ta yarım asırdır demir döven 63 yaşındaki Halit Pınar, kentte mesleğini sürdüren tek demirci olarak geleneksel ustalığını yaşatmayı sürdürüyor. Muş’ta yaklaşık 50 yıldır demir döverek geçimini sağlayan 63 yaşındaki Pınar, kentte mesleğini sürdüren tek demirci olarak ustalığını gelecek nesillere aktarmak için çaba gösteriyor. Babasından devraldığı mesleği yarım asırdır sürdüren Pınar, gelişen teknolojiye rağmen demircilik sanatını ilk günkü heyecanla yapmaya devam ediyor. Çırak yetişmemesinden yakınan Pınar, mesleği oğluna öğretmeye çalıştığını ancak kendisinden sonra demirciliğin sona erme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. Atölyesinde balta, çekiç, murç, zincir, kapı kolu, kazma ve çapa gibi özellikle kırsal kesimlerde kullanılan araç-gereçleri üreten Pınar, el işçiliğine dayalı demircilik mesleğinin zorluklarına rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Pınar, 50 yıldır demircilik yaptığını ve mesleğe babasının yanında yetişerek başladığını anlatarak, "50 yıldır bu mesleği yapıyorum. Şu an bizde teknoloji çok ilerlemiş. Babamın mesleği, babamın yanında zaten yetiştim. Babam 1983’te vefat etti. Ben daha askere gitmemiştim. Babam vefat ettikten 3 ay sonra askere gittim. O güne kadar onunla çalıştım. Ondan sonra geldim, zaten kendim çalıştım" dedi. Çalışmanın insan için büyük bir sağlık kaynağı olduğunu söyleyen Halit Usta, "Şimdi, çalışma başlı başına bir sıhhattir. Büyükler derdi, ‘Çalışan demir paslanmaz.’ Çalışmayan demir ne kadar kaliteli de olsa yattı mı, yattığı yerde paslanır. İnsan da aynıdır. Çalışan insan her zaman için çalışmayandan çok avantajlıdır" ifadelerini kullandı. Demirciliğin peygamber mesleği olduğunu belirten Pınar, mesleğin basit görünse de hem zor hem de bereketli bir iş olduğunu dile getirerek, "Demircilik dediğin zaman, bu mesleğin piri Davut Aleyhisselam’dır. Peygamber mesleğidir. Basit bir meslek değil. Evet, zordur ama çok bereketli bir meslektir. Helal bir meslektir; tabii helal çalışırsanız. Ama ben hile yaparsam o benim suçumdur. Bu işte kazandığım beş lirayı, normal ticari bazı alanlarda kazanılan bin liraya değişmem" şeklinde konuştu. Bir zamanlar aynı caddede on demirci bulunduğunu, bugün ise imalat yapan tek kişinin kendisi olduğunu söyleyen Pınar, yaklaşık 20 yıldır çırak bulamadıklarını belirterek, "Burada ben tek kalmışım. Bir zamanlar bu caddede on kişi çalışıyordu. Şu an benden başka kimse yok. Elimizden geldiği kadar yapıyoruz. Satır yapıyoruz, çapa yapıyoruz, balta yapıyoruz, kazma yapıyoruz. Yani tarıma yönelik işler. 20 yıldır çırak bulamıyoruz. Şimdi değil, uzun zamandır böyle. Şu an yanımda çalışan benim oğlandır. Ona da bakıyorum, ama istek yok. Bu işi ilerletmeye niyeti yok" diye konuştu.
Kaymakam Koşansu, ev ev gezerek sorunları yerinde dinledi
21 Kasım 2025 Cuma - 10:56 Kaymakam Koşansu, ev ev gezerek sorunları yerinde dinledi MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, "Milletin Evinde Devlet" projesi kapsamında Uzgörür beldesindeki vatandaşların kapısını tek tek çalarak devletin sıcak yüzünü hissettirdi. Kaymakam Koşansu, eğitimden sosyal yardıma, her alanda halkın yanında olacaklarını vurguladı. Devletin sadece kurumlarla değil halkın içinde, birebir yaşamın içinde de var olduğunu vurgulayan Kaymakam Koşansu, "Biz devlet olarak, her vatandaşımızın yanında olmak, onların sorunlarını yerinde dinlemek ve çözüm yollarını birlikte bulmak için buradayız. Bulgularımız gösteriyor ki, özellikle eğitim alanında gençlerimizin ve kız çocuklarımızın okula devam etmeleri büyük önem taşıyor. Bu nedenle her aileyle tek tek görüşüyor, çocuklarımızın geleceği için birlikte planlar yapıyoruz. Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak, geleceğimizi güçlendirmek demektir. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma, devletimizin en güçlü yanlarından biridir. Hiçbir vatandaşımızın mağduriyet yaşamasına izin vermeyeceğiz. Her başvuru, her talep bizim için önemlidir ve takipçisi olacağız" dedi. Gün boyu süren ziyaretlerde Kaymakam Koşansu’ya Uzgörür Belde Belediye Başkanı Ayetullah Gündoğdu, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Kazım Tüysüz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Aral, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Nazire Korkmaz ve Sosyal Hizmetler Müdürü Gamze Kısa da eşlik etti.
Bulanık’ta ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ projesiyle öğrenciler bilgilendirildi
21 Kasım 2025 Cuma - 09:48 Bulanık’ta ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ projesiyle öğrenciler bilgilendirildi MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" projesi kapsamında Elmakaya İlk ve Ortaokulundaki öğrencilere eğitim verildi. Bulanık İlçe Sağlık Müdürlüğü, Elmakaya İlk ve Ortaokulunda öğrencilerle bir araya gelerek, "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" projesi kapsamında sağlıklı beslenmeden hijyene, acil durum bilgilerinden UMKE görevlerine kadar birçok konuda eğitim verdi. Etkinlikte sağlık ekipleri tarafından farklı istasyonlar kuruldu ve her istasyonda öğrenciler uygulamalı olarak bilgilendirildi. Program kapsamında öğrenciler, sağlıklı beslenme alışkanlıkları hakkında bilgilendirildi; meyve, sebze ve dengeli öğünlerin önemi anlatıldı. Ayrıca diş temizliği ve el yıkamanın sağlık üzerindeki etkileri, doğru yöntemler gösterilerek uygulamalı olarak öğretildi. Öğrenciler steteskop ve tansiyon aleti kullanımı ile ilgili temel bilgiler aldı; kalp atışlarını dinlemeyi ve tansiyon ölçmeyi öğrenerek sağlık ölçüm araçlarını tanıdı. Bu sayede çocuklar hem teorik hem de pratik olarak sağlık uygulamalarına hâkim oldu. Ayrıca programda 112 Acil Çağrı Hattı’nın doğru kullanımı hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Öğrenciler, acil durumlarda kime, neyi ve nasıl bildirmeleri gerektiğini uygulamalı olarak öğrenerek acil çağrı farkındalığı kazandı. Etkinlikte UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri) de tanıtıldı. Öğrencilere, UMKE ekiplerinin deprem, sel ve kaza gibi acil durumlarda görev alanları ve kurtarma faaliyetleri anlatıldı; ekiplerin halkın hayatını korumak için nasıl hazır beklediği uygulamalı olarak gösterildi. Programın sonunda öğrenciler, sağlık konulu şiirler okuyarak etkinliğe katılım sağladı ve öğrendiklerini paylaşmanın mutluluğunu yaşadı.
Muş’ta Kızılay ekiplerinden afet yönetimi için saha tatbikatı
20 Kasım 2025 Perşembe - 19:53 Muş’ta Kızılay ekiplerinden afet yönetimi için saha tatbikatı Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Müdürlüğü, afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla 4 gün süren kapsamlı bir eğitim programı düzenledi. Lojistik Merkezi ve Kan Merkezi personellerinin katıldığı eğitim programı, üç gün teorik, bir gün ise uygulamalı olmak üzere toplam 14 modülden oluştu. Afet terminolojisinden psikolojik ilk yardıma, kamp yönetiminden KBRN-P (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer ve Patlayıcı) olaylarına kadar geniş bir yelpazede yürütülen eğitimlerde, afet sonrası iyileştirme süreçleri ve medya iletişimi gibi kritik başlıklar ele alındı. Programın uygulama ayağında ise 16,5 metrekarelik barınma çadırları kurulup saha tatbikatı gerçekleştirildi. Ekipler, çadır kurulumu, koordinasyon ve operasyon yönetimi gibi afet anında hayati önem taşıyan alanlarda pratik deneyim kazandı. Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Müdürü Baran Akar, eğitimin sadece bilgi aktarmakla kalmayıp, ulusal ihtiyaçlar ve uluslararası standartlara uygun, daha dirençli bir afet yönetim sistemi oluşturmayı hedeflediğini belirterek, "Eğitim programıyla ekiplerimizin hem teorik hem pratik kapasitesini artırmayı amaçladık. Kurumlar arası koordinasyonu güçlendirerek afetlere karşı daha hazırlıklı ve etkili müdahale edebilen profesyonel ekipler oluşturmak bizim için büyük önem taşıyor" dedi.