Yerel Haberler
Nevşehir
Önce kaza, sonra kavga ettiler: 2 yaralı 04 Mart 2026 Çarşamba - 00:25:54 Nevşehir’de alkollü sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu park halindeki araçlara çarpmasıyla meydana gelen kazanın ardından taraflar arasında kavga çıktı. Olayda 2 kişi yaralandı. Olay, Cevher Dudayev Mahallesi Vatan Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 50 ACJ 893 plakalı minibüs sürücüsü Melih Ç., seyir halindeyken cadde üzerinde park halinde bulunan 50 AAR 540 plakalı çekici ve buna bağlı 50 ACJ 302 plakalı römorka çarpmamak için manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan minibüs, park halinde bulunan 41 BT 607 plakalı Volkswagen marka otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil de arkasında park halinde bulunan 50 HO 1043 plakalı halk otobüsüne çarptı. Minibüs ise çarpmanın ardından KGYS kameralarının panolarına çarparak kaldırıma çıkarak durabildi. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan minibüs sürücüsü Melih Ç. ile yanında yolcu olarak bulunan bir kişi, iddiaya göre kaza sonrası araçtan inerek park halindeki otomobilin sürücüsüne saldırdı. Kısa sürede büyüyen olayda tarafların yakınları da bölgeye gelince kavga çıktı. Park halindeki otomobilin sürücüsü Turan Köstekçi, "Biz aracımızı park edip eve gidiyorduk. Yukarıdan son sürat geldi. Önce aracımıza çarptı, sonra da bize saldırdı. Daha sonra 10 kişi çağırarak yeniden saldırdılar. Arabamız perte çıktı. Sürücü alkollüydü, aracın içi alkol şişeleriyle dolu" dedi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan 2 yaralı, ambulansla Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Öte yandan, minibüs sürücüsü Melih Ç.’nin yapılan alkol kontrolünde 180 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye alkollü araç kullanmaktan 25 bin lira para cezası uygulanırken, sürücü belgesine de 6 ay süreyle geçici olarak el konuldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Anneannesinin çeyiz sandığı ilham kaynağı oldu
25 Aralık 2024 Çarşamba - 13:03 Anneannesinin çeyiz sandığı ilham kaynağı oldu Nevşehir’de Ressam Zeliha Bazoğlu’nun yaklaşık 100 yıllık kanaviçe ve danteller ile yaptığı tablolar uluslararası sergilerde ilgi odağı oldu. Nevşehir Şehit Demet Sezen Güzel Sanatlar Lisesi Görsel Sanatlar Öğretmeni ve Ressam Zeliha Bazoğlu, 2012’de anneannesi Bahriye Sarıgül’ün çeyiz sandığını açtığında sanata bakış açışı değişti. Bazoğlu, anneannesinin sandığında kendisine miras kalan yaklaşık 100 yıllık kanaviçeler ve dantellerle kendisine yeni bir tarz oluşturdu. Selanik göçmeni olduklarını söyleyen Bazoğlu, “Yağlı boya fırçanın dışına çıkabilecek malzemeler beni çok cezbetti. Çünkü ben dokunsallığı çok seviyorum. Dokunarak, hissederek daha çok karşı tarafa da yaptığımız işi hissettirebildiğimizi düşünüyorum. Bu dokunsallığın böyle kumaşlarla verilebileceğini düşündüm. Anneannem de köyün terzisiymiş. O da böyle kumaşlarla çok uğraşırmış, çok güzel dikişler yaparmış. Aynı yetenek bana da geçmiş. Ben de böyle kumaşın etkisini çok seviyorum ve bunu resimlerimde kullanmak istedim. Önce düz kumaşlarla başladım, ondan sonra anneannemin çeyiz sandığından çıkan kanepeleri bu kumaşlara dahil ettim. Böylelikle bu tekniği geliştirmiş oldum ve bu tekniğin dünyada ilk olduğunu düşünüyorum. Kumaş kullanan, tekstille yağlı boyayı kullanan sanatçı arkadaşlarım var ama herkesin tarzı çok farklı. Gelecek nesilleri bu eserlerle buluşturarak o dokunsallığı sağlayarak, o hissetmeyi sağlayarak onların da ruhunu besleyeceğini düşünüyorum. Zamanında yapılan bu işler çok yavaş yavaş, böyle hayaller kurularak o gaz lambalarının ışığında çok zor şartlarda ve tek tek yapılan işler. Onları bugüne taşıyıp, bugün bu yağlı boyalarla ve portrelerle birleştirip gelecek nesillere aktarmak beni çok heyecanlandırdığı için yeni eser üretimini de her zaman teşvik ediyor” dedi. Eserlerinin Türkiye dışında da sergilendiğini söyleyen Bazoğlu, “Eserlerim üç yıldır Kapadokya bölgesinde bulunan ve dünyanın ilk yer altı müzesi olan Güray Müze’nin koleksiyonunda sergilenmekte. Aynı zamanda son bir yılda yedi defa Paris’te sergilerim oldu. Paris’e ilk gittiğimde bana şöyle bir cümle kurdular; ‘Eğer sen buraya düz yağlıboya ile yaptığın resimlerle gelseydin bu kadar çok dikkat çekmezdin ama bu yaptığın teknik çok farklı, çok sıra dışı’ dediler. Paris’te çok fazla eserim satıldı ve çok fazla ilgi gördü” ifadelerini kulandı. Savaştaki ülke çocuklarını ve Anadolu kadınlarının portrelerini çalıştığını söyleyen Ressam Zeliha Bazoğlu, “Savaş çocuklarının o gözlerindeki ışık tüm dünyaya yayılsın istiyorum” dedi. 2025 Türkiye Kültür Yolu Festivali için ‘Gelenekten Geleceğe’, ‘Hüzün Çiçekleri’ ve ‘Anadolu Kadınları’ isimleriyle üç ayrı koleksiyon hazırladığını söyleyen Bazoğlu, önümüzdeki yıl içinde Türkiye’de 7 şehirde sergi açmayı hedeflediğini belirtti.
Anneannesinin çeyiz sandığı ilham kaynağı oldu
25 Aralık 2024 Çarşamba - 12:57 Anneannesinin çeyiz sandığı ilham kaynağı oldu Nevşehir’de Görsel Sanatlar öğretmenliği yapan Ressam Zeliha Bazoğlu, anneannesinin sandığından çıkan kanaviçe ve dantelleri yağlı boya tablolar ile birleştirdi. Yaklaşık 100 yıllık kanaviçe ve danteller ile yaptığı tablolar uluslararası sergilerde de ilgi odağı oldu. Nevşehir Şehit Demet Sezen Güzel Sanatlar Lisesi’nde görsel sanatlar öğretmeni olan Ressam Zeliha Bazoğlu, 2012 yılında anneannesi Bahriye Sarıgül’ün çeyiz sandığını açtığında sanata bakış açışı değişti. Selanik göçmeni olduklarını söyleyen Bazoğlu, anneannesinin sandığında kendisine miras kalan çok sayıda kanaviçe ve danteller ile karşılaştı. Yaklaşık 100 yıllık olan Kanaviçeler ve danteller ile kendisine yeni tarz oluşturan Ressam Bazoğlu, bu tür uygulamanın da dünyada bir ilk olduğunu söyledi. Bazoğlu “Yağlı boya fırçanın dışına çıkabilecek malzemeler beni çok cezbetti. Çünkü ben dokunsallığı çok seviyorum. Dokunarak hissederek daha çok karşı tarafa da yaptığımız işi hissettirebildiğimizi düşünüyorum. Bu dokunsallığı böyle kumaşlarla verebileceğini düşündüm. Anneannem de köyün terzisiymiş. O da böyle kumaşlarla çok uğraşırmış, çok güzel dikişler yaparmış. Aynı yetenek bana da geçmiş. Ben de böyle kumaşın etkisini çok seviyorum ve bunu resimlerimde kullanmak istedim. Önce düz kumaşlarla başladım, ondan sonra anneannemin çeyiz sandığından çıkan kanepeleri bu kumaşlara dahil ettim. Böylelikle bu tekneyi geliştirmiş oldum ve bu tekniğin dünyada ilk olduğunu düşünüyorum. Kumaş kullanan, tekstille yağlı boyayı kullanan sanatçı arkadaşlarım var. Ama herkesin tarzı çok farklı. Sanatımda kullandığım bu nesneler hem kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarımında sürdürülebilir sanata yardımcı olduğunu düşünüyorum. Hem de gelecek nesilleri bu eserler ile buluşturarak o dokunsallığı sağlayarak, o hissetmeyi sağlayarak onların da ruhunu besleyeceğini düşünüyorum. Zamanında yapılan bu işler çok yavaş yavaş, böyle hayaller kurularak o gaz lambalarının ışığında çok zor şartlarda ve tek tek yapılan işler. Onları bugüne taşıyıp, bugün bu yağlı boyalarla ve portrelerle birleştirip hem portrelerin anlamını bu yapılan işlerin anlamıyla birleştirip gelecek nesillere aktarmak beni çok heyecanlandırdığı için yeni eserler üretimi de her zaman teşvik ediyor” dedi. Eserlerinin Türkiye dışında 7 defa Paris’te, 1 defa da Atina’da sergilendiğini söyleyen Bazoğlu “eserlerim üç yıldır Kapadokya bölgesinde bulunan ve dünyanın ilk yeraltı müzesi olan Güray Müze’nin koleksiyonunda sergilenmekte. Aynı zamanda son bir yılda yedi defa Paris’te sergilerim oldu. Paris’e ilk gittiğimde bana şöyle bir cümle kurdular ‘eğer sen buraya düz yağlıboya ile yaptığın resimlerle gelseydin bu kadar çok dikkat çekmezdin. Ama bu yaptığın teknik çok farklı çok sıra dışı’ dediler. Paris’te çok fazla eserim satıldı ve çok fazla ilgi gördü” dedi. Savaş ülkelerinin çocuklarını ve Anadolu kadınlarının portrelerini çalıştığını söyleyen Ressam Zeliha Bazoğlu, “Savaş çocuklarının o gözlerindeki ışık tüm dünyaya yayılsın istiyorum” dedi. 2025 Türkiye Kültür Yolu Festivali için ‘Gelenekten Geleceğe’, ‘Hüzün Çiçekleri’ ve ‘Anadolu Kadınları’ isimleriyle 3 ayrı koleksiyon hazırladığını söyleyen Bazoğlu, 2025 yılında Türkiye’de 7 şehirde sergi açmayı hedefliyor.
Sisli Kapadokya havadan görüntülendi
20 Aralık 2024 Cuma - 10:36 Sisli Kapadokya havadan görüntülendi Türkiye’nin önemli kültür turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde sabah saatlerinde yoğun sis etkili oldu. Görüş mesafesi bazı yerlerde 20 metreye kadar düştü. Peribacaları, doğal kaya oluşumları ve bir birinden ilginç vadilerde sis, farklı güzelliği ortaya çıkardı. O güzellik dron ile havadan görüntülendi. Dünyanın ve Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden olan Kapadokya bölgesinde oluşan sis turistler için farklı bir görsel şölen oluşturdu. Sisler içinde kaybolan Uçhisar Kalesi ve peribacaları dron ile havadan görüntülendi. Ortaya kartpostallık görüntüler çıktı Doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle yerli ve yabancı turistlere her mevsim farklı manzara sunan Kapadokya’da bugün de sis etkili oldu. Kapadokya bölgesinin önemli destinasyonları arasında yer alan ve dünyanın en büyük doğal gökdeleni niteliğindeki Uçhisar Kalesi ve çevresinde etkili olan sis, bölgeyi gelen yerli ve yabancı turistler için de farklı bir görsel şölen sundu. Balon turları da iptal edildi Kapadokya’da bölgesinde sabah saatlerinde etkili olan olumsuz hava nedeniyle sıcak hava balon turları da iptal edildi. Bölgede oluşan sis dolayısıyla iptal edilen Sıcak Hava Balon turları, turistlerin Kapadokya’da bulunan vadileri peribacalarını ve doğal kaya oluşumlarını kuş bakışı izleme fırsatını da iptal etmiş oldu. Bölgedeki sıcak hava balon uçuşları, hava şartlarının elverişli olması durumunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Kapadokya Slot merkezi tarafından verilen izin ile gerçekleşebiliyor. Çinli turistlerden Xiqi Chen yaptığı açıklamada; “Türkiye’nin gerçekten çok güzel olduğunu düşünüyorum. Bizim ülkemize göre çok farklı. Burada hava pekiyi değil, bu nedenle balonlara binemedik. Bu nedenle zamanım olursa buraya tekrar gelmek ve bu deneyimi yaşamak isterim” dedi. Bir başka Çinli turist Yülu Liu da açıklamasında; “Her yer çok güzel ve farklı. Kapadokya’yı çok seviyorum. Her yerini gezmek ve görmek istiyorum. Bu gün havanın sisli olmasına rağmen her gittiğimiz yer çok güzel görünüyor. Bu gün balonlar ile uçmak istedik ancak hava buna müsaade etmedi. Bir dahaki sefere mutlaka uçacağım” ifadelerini kullandı.
Nevşehir Rehberler Odası Başkanı Onur: “İsias Otel davasında adı geçenler, 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanmalı”
19 Aralık 2024 Perşembe - 22:09 Nevşehir Rehberler Odası Başkanı Onur: “İsias Otel davasında adı geçenler, 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanmalı” Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel davasında savcılık mütalaasının yaşananların yeterince dikkate alınmadığını gösterdiğini belirten Nevşehir Rehberler Odası Başkanı Özay Onur, "Bilinçli taksirle yargılama, işlenen bu suçların tam anlamıyla karşılığı değildir. Bu kayıpların sorumluluğu sadece ihmal ve taksirle açıklanamaz. Otelin yapımında ve işletmesinde kasıtlı bir sorumsuzluk ve göz yumma olduğu açıkça ortadadır. Ben gittiğimde enkazdan çocuk sesleri geliyordu’ deme cüretinde bulunan Ahmet B. ve suç ortakları 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanacaklar” dedi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılarak 72 kişiye mezar olan Adıyaman’daki İsias Otel’de kaybettikleri meslektaşlarının haklarını korumak için bir araya gelen rehberler ve hayatını kaybeden rehberlerin aileleri, Zelve Paşabağları Ören Yeri’nde basın açıklaması düzenledi. Grup adına açıklama yapan Nevşehir Rehberler Odası (NERO) Başkanı Özay Onur, “İlk günden bu yana binadaki kusurlar ile ilgili olarak dile getirdiğimiz her şey, yapılan incelemeler sonucunda bilirkişi raporlarıyla İsias Otel’in yapımında ve işletmesinde birçok kusur bulunduğunu açıkça ortaya koymuştur” dedi. Otelin inşaatında yapılan hataların, ihmallerin ve denetimsizliğin konaklayanların can güvenliğini tehlikeye attığını ve bu ihmallerin 72 canın hayatına mal olduğunu söyleyen Onur, "Deprem gerçeği ile iç içe olduğumuz ülkemizde ve riskli bölge olarak nitelendirilen bir bölgede bulunan otel binasını ele aldığımızda işlenen bu suçlar doğrudan ve bilinçli olarak insan hayatını hiçe sayarak işlenmiştir. Yani otelin sahiplerinin kasti adam öldürme suçu işledikleri aşikardır. Depremin ardından canlarımız kum yığınına dönüşmüş ve hiçbir yaşam üçgeni bulunmayan enkazın altında nefessiz kalarak bir nevi işkenceye maruz kaldıkları noktada bizler canlarımıza ulaşmanın, bir kişiyi daha kurtarabilmenin umudu ve çaresizliği ile çırpınırken, enkaz alanına yardım getirmek yerine kasasına ulaşmak için gelen ve davamızın ilk duruşmasında ‘Ben oradaydım, çocuklarınız bina yıkıldığı için değil soğuktan öldü. Ben gittiğimde enkazdan çocuk sesleri geliyordu’ deme cüretinde bulunan Ahmet B. ve suç ortakları 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanacaklar” dedi.
Nevşehir Rehberler Odası Başkanı Onur: “İsias Otel davasında adı geçenler, 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanmalı”
19 Aralık 2024 Perşembe - 22:03 Nevşehir Rehberler Odası Başkanı Onur: “İsias Otel davasında adı geçenler, 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanmalı” Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel davasında savcılık mütalaasının yaşananların yeterince dikkate alınmadığını gösterdiğini belirten Nevşehir Rehberler Odası Başkanı Özay Onur, "Bilinçli taksirle yargılama, işlenen bu suçların tam anlamıyla karşılığı değildir. Bu kayıpların sorumluluğu sadece ihmal ve taksirle açıklanamaz. Otelin yapımında ve işletmesinde kasıtlı bir sorumsuzluk ve göz yumma olduğu açıkça ortadadır. Ben gittiğimde enkazdan çocuk sesleri geliyordu’ deme cüretinde bulunan Ahmet B. ve suç ortakları 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanacaklar” dedi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılarak 72 kişiye mezar olan Adıyaman’daki İsias Otel’de kaybettikleri meslektaşlarının haklarını korumak için bir araya gelen rehberler ve hayatını kaybeden rehberlerin aileleri, Zelve Paşabağları Ören Yeri’nde basın açıklaması düzenledi. Grup adına açıklama yapan Nevşehir Rehberler Odası (NERO) Başkanı Özay Onur, “İlk günden bu yana binadaki kusurlar ile ilgili olarak dile getirdiğimiz her şey, yapılan incelemeler sonucunda bilirkişi raporlarıyla İsias Otel’in yapımında ve işletmesinde birçok kusur bulunduğunu açıkça ortaya koymuştur” dedi. Otelin inşaatında yapılan hataların, ihmallerin ve denetimsizliğin konaklayanların can güvenliğini tehlikeye attığını ve bu ihmallerin 72 canın hayatına mal olduğunu söyleyen Onur, "Deprem gerçeği ile iç içe olduğumuz ülkemizde ve riskli bölge olarak nitelendirilen bir bölgede bulunan otel binasını ele aldığımızda işlenen bu suçlar doğrudan ve bilinçli olarak insan hayatını hiçe sayarak işlenmiştir. Yani otelin sahiplerinin kasti adam öldürme suçu işledikleri aşikardır. Depremin ardından canlarımız kum yığınına dönüşmüş ve hiçbir yaşam üçgeni bulunmayan enkazın altında nefessiz kalarak bir nevi işkenceye maruz kaldıkları noktada bizler canlarımıza ulaşmanın, bir kişiyi daha kurtarabilmenin umudu ve çaresizliği ile çırpınırken, enkaz alanına yardım getirmek yerine kasasına ulaşmak için gelen ve davamızın ilk duruşmasında ‘Ben oradaydım, çocuklarınız bina yıkıldığı için değil soğuktan öldü. Ben gittiğimde enkazdan çocuk sesleri geliyordu’ deme cüretinde bulunan Ahmet B. ve suç ortakları 24 Aralık’ta bilinçli taksirle yargılanacaklar” dedi.
EkoFilm Platformu, “yılın çevreci girişimi” seçildi
18 Aralık 2024 Çarşamba - 13:11 EkoFilm Platformu, “yılın çevreci girişimi” seçildi Kapadokya Üniversitesi Çevreci Beşerî Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, British Council Going Global Partnerships programı desteğiyle yürütülen “Connect 4 Environmental Sustainability in Film and the Media” (Sinema ve Medya Sektörlerinde Çevresel Sürdürülebilirlik için Birleşmek) başlıklı proje kapsamında kurulan EkoFilm Platformu, önemli bir başarıya imza attı. Boğaziçi Üniversitesi Elektroteknoloji Kulübü (BUEC IEEE) tarafından düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri’nde, “Yılın Çevreci Girişimi” kategorisinde ödülün sahibi EkoFilm Platformu oldu. 13 Aralık 2024 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’nde yer alan Albert Long Hall’de gerçekleştirilen törende, 20 farklı kategoride çevre dostu projeler ve isimler ödüllendirildi. EkoFilm Platformu, film ve medya yapım süreçlerinde çevresel sürdürülebilirliği teşvik etme ve sektörün toplumsal farkındalık oluşturma potansiyelini ortaya koyma hedefleriyle bu prestijli ödüle layık görüldü. Törene EkoFilm Platformu adına katılan Kapadokya Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Ekin Gündüz Özdemirci, ödül konuşmasında şunları dile getirdi; “Gençlerin emek verdiği bir organizasyonda ödül almak bizler için umut verici. Çoklu krizler çağında tüm sektörlere ve bireylere önemli sorumluluklar düşüyor. Film ve medya sektörü, sadece yapım süreçlerini çevre dostu hale getirmekle kalmayıp, hikâye anlatıcılığı yoluyla değerler oluşturma ve toplumsal dönüşümü destekleme açısından da büyük bir potansiyele sahip.” Boğaziçi Çevre Ödülleri, çevreye duyarlı kurum ve bireyleri ödüllendirerek yerel basında görünürlüklerini artırmayı ve çevre bilinci konusunda daha fazla kişiyi teşvik etmeyi amaçlıyor. Ödül sahipleri, jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirleniyor. Organizasyonun temel amacı ise şu şekilde özetleniyor: “İklim krizinin etkilerinin her geçen gün derinleştiği dünyamızda, toplumun çevre bilincini artırmak, sürdürülebilirliği teşvik etmek ve geleceğe dair umutlarımızı yeşertmek.”