Yerel Haberler
Niğde
28 Nisan 2026 Salı - 17:17 Niğde’de ’Genetik Kaynaklar İçin Farkındalık Paneli’ düzenlendi Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi ev sahipliğinde, Genetik Kaynaklar Kulübü girişimiyle düzenlenen ’Niğde İli Genetik Kaynakları Farkındalık Projesi Tanıtım Toplantısı ve Genetik Kaynaklar Paneli’ gerçekleştirildi. Fakülte amfisinde yapılan etkinlikte, Niğde’nin bitkisel ve hayvansal genetik kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı ele alındı. Akademik personel ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra, Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Faik Şahenk Lisesi öğrencilerinin de katıldığı program, farklı paydaşları bir araya getirdi. Panelin moderatörlüğünü Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Halil Toktay üstlendi. Programda konuşan Sedat Serçe, bitkisel genetik kaynakların korunması ve değerlendirilmesi konusunda bilgiler verirken, Ayhan Ceyhan ise hayvansal genetik kaynaklar, yerli hayvan türlerinin korunması ve sürdürülebilir üretimdeki rolüne ilişkin sunum yaptı. Panel boyunca yerel çeşitlerin korunması, gen bankalarının önemi, biyolojik çeşitliliğin tarımsal üretime katkısı ve genetik kaynakların ekonomik değeri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca Niğde’ye özgü genetik kaynakların kuraklık ve benzeri stres şartlarına karşı dayanıklılık özellikleri de ele alındı. Etkinlikte, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Genetik Kaynaklar Kulübü’nün farkındalık oluşturma ve öğrenci katılımını artırmadaki rolüne de dikkat çekildi. Panel sonunda, etkinliğe katkı sunan iç ve dış paydaşlara Fakülte Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şekeroğlu ve Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Halil Toktay tarafından teşekkür belgeleri ile Genetik Kaynaklar Kulübü’nün hazırladığı hediyeler takdim edildi.
28 Nisan 2026 Salı - 13:02 Niğde’de üreticilere tohum ve çilek fidesi desteği: 522 üreticiye dağıtım yapıldı Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından üreticilere yönelik nohut, kuru fasulye tohumu ve çilek fidesi dağıtım programı gerçekleştirildi. Düzenlenen törenle kent genelinde toplam 522 üreticiye tarımsal üretimi desteklemek amacıyla tohum ve fide desteği sağlandı. Niğde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleştirilen dağıtım törenine Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Niğde Tarım ve Orman İl Müdürü Furkan Mete, kurum müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı. Üreticilere destek projesi kapsamında il genelinde 250 üreticiye 40 ton nohut, 250 üreticiye 32 bin 500 kilogram kuru fasulye ve 22 üreticiye ise 140 bin adet çilek fidesi teslim edildi. Programda konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve gıda arz güvenliğinin sağlanmasının kamu politikalarının öncelikli alanları arasında bulunduğunu belirterek, üreticilere verilen desteğin stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. Vali Akmeşe, tarım arazilerinin etkin kullanımını teşvik etmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, "Tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve gıda arz güvenliğinin temini, üreticimizin desteklenmesi kamu politikalarımızın öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen tarım arazilerinin kullanılmasının teşvik edilmesi politikası kapsamında üretime kazandırılmayan alanların değerlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve üretimin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir" dedi. Amaçlarının üretimi artıran, toprağını işleyen ve katma değer oluşturan tarımsal yapıyı daha güçlü hale getirmek olduğunu kaydeden Akmeşe katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Niğde Tarım ve Orman İl Müdürü Furkan Mete ise bakanlık tarafından yürütülen destek programlarının ülke genelinde üretime önemli katkılar sunduğunu belirtti. Mete, son yıllarda üreticilere sağlanan desteklerin kapsamına değinerek, "Bakanlığımız son 5 yılda ülke genelinde 512 bin üreticimize tohum, fide ve fidan desteği sağlamıştır. İlimizde de bu yıl toplam 32 ton kuru fasulye ve nohut tohumu dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında çilek üretimini yaygınlaştırmak ve üreticilerimize alternatif gelir imkanı sunmak amacıyla 22 üreticimize toplam 140 bin adet çilek fidesi dağıtımı yapıyoruz" dedi. Tarımda sürdürülebilir üretim anlayışının önemine vurgu yapan Mete, "Amacımız üretimi artıran, üreticisini destekleyen ve toprağını boş bırakmayan bir tarım anlayışını hep birlikte güçlendirmektir. Tarımsal üretimin devamlılığı ve kırsal kalkınmanın güçlenmesi adına bu tür destekler büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. Desteklerden yararlanan üreticiler adına konuşan Süleyman Çetin de verilen desteklerin üreticiler açısından büyük anlam taşıdığını söyledi. Çertin, devlet desteklerinin çiftçiye moral ve güç verdiğini ifade ederek, "Toprakla uğraşıp emeğini alın teriyle yoğuran bizler için bu tür destekler sadece bir yardım değil, aynı zamanda umut, motivasyon ve geleceğe dair bir güven kaynağıdır. Üretmek kolay değil ama devletimizin yanımızda olduğunu bilmek bizlere güç veriyor" dedi. Konuşmaların ardından üreticilere tohum ve çilek fidelerinin dağıtımı gerçekleştirildi.
Vali Çelik: "19 yıl içerisinde toplamda bin 54 proje ve yaklaşık 1.2 milyar TL bu memlekete yatırım yapılmış"
08 Mart 2025 Cumartesi - 12:43 Vali Çelik: "19 yıl içerisinde toplamda bin 54 proje ve yaklaşık 1.2 milyar TL bu memlekete yatırım yapılmış" Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında Niğde’ de önceki yıllarda uygulanan projeler ve 2025 yılında uygulanacak olan 16. Etap Hibe Programı tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Vali Cahit Çelik, Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, Vali Yardımcısı Ahmet Arık, Niğde Ticaret Odası Başkanı Şevket Katırcıoğlu, Ticaret Borsası Başkanı Zafer Uyanık, Niğde Tarım ve Orman İl Müdürü Asım Baş, Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, STK temsilcileri, kurum amirleri ve yatırımcılar katıldı. Tanıtım toplantısında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi kapsamında, Niğde’de 2024 yılında 286,5 milyon TL yatırım tutarında 133 projenin hayata geçirildiği ve bu projelere toplamda 142 milyon TL hibe desteği sağlandığı ifade edildi. Niğde’de 2006-2024 yılları arasında toplam 1054 projeye destek verildiğinin belirtildiği toplantıda 62 milyon Euro yatırım için 1,2 milyar TL hibe ödemesi sağlandığı belirtildi. Tanıtım toplantısında konuşan Niğde Valisi Cahit Çelik, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında Niğde’nin ülke genelinde her zaman ilk 5’te yer aldığını belirtti. "Verilen destekler nüfusun kırsalda kalmasını sağlıyor" Vali Çelik; " Verilere baktığımız zaman, 19 yıl içerisinde toplamda bin 54 proje ve yaklaşık 1.2 milyar TL bu memlekete yatırım yapılmış. Yine, 2024 yılı verilerine baktığımız zaman da sulama dahil 133 projeye 247 milyon destek sağlanmış. Üretimden pazarlamaya kadar neredeyse her seviyede üreticimizin destek aldığını memnuniyetle görmekteyiz. Bu desteklerin üretim ve istihdam anlamında çok ciddi bir katkısı var. Nüfusun kırsalda kalması noktasında bu projelere verilen destekler çok önemli" dedi. Vali Çelik yaptığı açıklamada yatırımcılara ise ürettikleri ürünleri yerinde pazarlamaları ve su kaynaklarını modern yöntemlerle daha doğru ve verimli kullanmaları konusunda da hatırlatmada bulundu. Niğde’nin üretim kapasitesini tam anlamı ile kullandığını söyleyen Tarım ve Orman İl Müdürü Asım Baş ise, "Bizim il olarak hem bitkisel hem de hayvansal üretimde herhangi problemimiz yok. Görev yaptığımız süre içerisinde yerinde üretim, yerinde işleme ve yerinden pazarlama noktasında kısal kalkınmaya her zaman önem verdik, vermeye de devam edeceğiz" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından başvuru kapsamında hibe desteği sağlanacak yatırımlara temsili çekleri verildi.
Sosyal medyada dezenformasyon tehlikesi: "Yanlış bilgiler duygularımızı hedef alıyor"
07 Mart 2025 Cuma - 14:09 Sosyal medyada dezenformasyon tehlikesi: "Yanlış bilgiler duygularımızı hedef alıyor" Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Büyükafşar, sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında dezenformasyon tehlikesine dikkat çekerek, "Bizi bir şeye inandırmak için kurgulanıyor, bunun farkında olmak lazım" dedi. Sosyal medyada politika, sağlık, bilim başta olmak üzere her konuda dezenformasyon mesajlarına rastlanıldığını aktaran Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Büyükafşar, kullanıcıların gördükleri içeriklere şüphe ile yaklaşması gerektiğini ifade ederek bilgiyi doğrulamak için neler yapılabileceğini de açıkladı. Dezenformasyon mesajlarının çoğu zaman doğru olandan daha hızlı yayılıp daha çok insana ulaştığını söyleyen Büyükafşar, dezenformasyon yayılımında en çok insanların duygularını harekete geçiren mesajların yer aldığını da belirtti. "Dezenformasyon mesajları duygularımızı hedef alıyor" Büyükafşar, "Yalan bilginin geçmişi çok uzun zamanlara dayanıyor ama tabii sosyal medya ve dijital iletişim platformlarıyla birlikte bu söylentilerin hızı ve yönü değişti. Dezenformasyon dediğimiz şey kasıtlı olarak zarar verme amacı ile kişileri veya kurumları hedef almasıyla ön plana çıkıyor. Dolayısıyla ilk başta yapılacak şey aslında sorunu tespit etmek. Bu yanlış bilgilerin yayılma biçimlerini ve hızlarını tespit edersek bu konuda çözüme ulaşabiliriz. Mesajlar zaten bizim inançlarımıza, değerlerimize, kültürümüze uygun içerikler olarak sunuluyor. Bizi bir şeye inandırmak için kurgulanıyor, bunun farkında olmak lazım" dedi. "Her içeriğe şüphe ile yaklaşılmalı" Sosyal medyada kullanıcıların karşılaştığı her içeriğin inandırıcılığı noktasına şüpheye düşmesi gerektiğini ifade eden Büyükafşar, bir mesajın şüphe uyandırdığında ise doğrulamak için kullanabilecek yöntemlerin neler olduğunu anlattı. Büyükafşar, "Şüphe duymadan davranmak her zaman bizi yanlışa götürüyor. Dezenformasyon dediğimiz şey zarar verme amacıyla üretildiği için bunun yayılımını kolaylaştıracak kişiler de çok doğru tespit ediyor. Bilinçsiz olarak biz zarar verme amacıyla üretmeden paylaşıyoruz bunları ama bu da bir dezenformasyon kampanyasının süreci ve bilmeden bu sürecin parçası olabiliyoruz. Kullanıcılar olarak hepimiz bir içerik üreticisiyiz. Bir mesaj şüphe uyandırdığında bilgiyi doğrulamak için herkesin kullanabileceği basit yöntemler var. Onların ilki frene basmak. Duygularımızı frenlemek gerekiyor. Yani paylaşmak noktasında frene basmak gerekiyor. İkinci adım olarak ise kaynağın güvenilirliğini sorgulamak gerekiyor. Sosyal medyadaki her mesajı tek tek sorgulamak pek mümkün değil. Bunun yerine mesajın geldiği kaynağın güvenilirliğini sorgulamak gerekli. ‘Kaynak daha önce yanıltıcı bir içerik paylaşmış mı? Güvenilir kaynaklar tarafından takip ediliyor mu?’ gibi soruların yanıtını aramak gerekiyor. Üçüncü adım mesajı sorgulamak. Mesajın daha önce yayınlanıp yayınlanmadığı, nerelerde paylaşıldığı, haber doğrulama platformlarında incelenip incelenmediği gibi noktalar önem arz ediyor. Google görsel aramalardan veya çeşitli programlar vasıtasıyla görüntüyü aratabiliriz. Daha önce bir yerde kullanıldıysa tamam bunda bir sıkıntı var deyip paylaşım yapmamalıyız" dedi. "Dezenformasyon hızını yavaşlatmak gerekiyor" Çevrimiçi ortamlarda yapay zeka aracılığı ile sahte videolar üretilebildiğine de dikkati çeken Büyükafşar, "Deep fake videolar önemli bir konu. Çevrimiçi ortamlarda bulunan bir fotoğrafı konuşturabilirler, çeşitli yerlerde gerçekçi olarak paylaşabilirler. Sahte videolar, içerikler üretme anlamındaki yazılımlar, yapay zeka yazılımları gitgide artıyor ve bunu tespit etme yöntemleri de çok zor o yüzden önce hızı yavaşlatmak gerekiyor. Dezenformasyon hızını yavaşlattığımız anda zaten başka birileri, haber doğrulama siteleri ya da kurumlar bu konuda resmi açıklamalar yapacaktır. Haber doğrulama siteleri kaynağı güvenilir haber kuruluşları ve resmi kurumlarca bu bilgiler hemen doğrulanıyor ya da yalanlanıyor. Dolayısıyla güvenilir haber kaynakları, bu işi yapan profesyonel haber doğrulama siteleri, resmi kurumlar bizim için önemli bir referans" ifadelerine yer verdi.
NÖHÜ akademisyeninin astım hastalarının yaşam kalitesini artıracak projesine destek
07 Mart 2025 Cuma - 10:33 NÖHÜ akademisyeninin astım hastalarının yaşam kalitesini artıracak projesine destek Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Zübeyde Hanım Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Elemanı Öğretim Görevlisi Döndü Erdoğan İnan’ın; ’Astımlı Bireylere Roy Adaptasyon Modeline Göre Verilen Eğitimin Psikososyal Uyum ve Yaşam Kalitesine Etkisi’ başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Astım tanısı ile izlenen bireylerin roy adaptasyon modeli kullanılarak hazırlanan eğitim ile hastalığa ve tedaviye yönelik olumlu bir tutum geliştirmelerinin ve fiziksel, psikolojik ve sosyal işlevlerinin iyileştirilmesinin hedeflendiği proje kapsamında, aynı zamanda astım kontrolünün sağlanması ve sürecin iyi yönetilerek yaşam kalitesinin artırılması da amaçlanıyor. Bununla beraber semptomların minimize edilmesi, hastaların hastalığa yönelik davranışlarını geliştirerek daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine yardımcı olmaları da projenin hedefleri arasında yer alıyor. Proje yürütücüsü Öğretim Görevlisi Döndü Erdoğan İnan, astım hastalarının yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan çalışmalarıyla ilgili olarak şunları söyledi; "Astım, yalnızca fiziksel sağlığı değil, bireylerin psikososyal uyumlarını da etkileyen bir hastalıktır. Projemizde Roy Adaptasyon Model’ini kullanarak hastalara yönelik bir eğitim programı geliştirmeyi ve bu sayede hastalığa uyumu artırarak yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefliyoruz. TÜBİTAK’ın desteği, bu alandaki çalışmalarımıza önemli bir katkı sağlayacaktır." Rektör Prof. Dr. Hasan Uslu ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, NÖHÜ’nün bilimsel araştırmalara verdiği önemi vurgulayarak; "Akademisyenlerimizin ulusal ve uluslararası projelerde yer alarak bilim dünyasına katkı sunarken, aynı zamanda toplum sağlığına destek olabilecek önemli çalışmaları başarıyla gerçekleştirmeleri bizler için gurur vericidir. TÜBİTAK tarafından desteklenen bu proje, sağlık bilimleri alanında önemli bir çalışma olacak. Proje yürütücüsü akademisyenimiz Döndü Erdoğan İnan’ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Dr. İnan: "Kolorektal kanserinde erken teşhis hayat kurtarır"
06 Mart 2025 Perşembe - 11:41 Dr. İnan: "Kolorektal kanserinde erken teşhis hayat kurtarır" Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan, Mart ayının "Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı" olması dolayısıyla bir açıklama yaparak, erken teşhisin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Dr. İnan, kolorektal kanserin dünya genelinde ve Türkiye’de en yaygın görülen kanser türlerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizde hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser türü olan kolorektal kanser, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerde daha sık ortaya çıkmaktadır. Kanserin erken evrede belirti göstermemesi nedeniyle tarama programlarına katılım büyük önem taşımaktadır" dedi. Kolorektal kanserden korunmada erken teşhisin yanı sıra sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da büyük rol oynadığını belirten Dr. İnan, "Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal tarama programı kapsamında, 50-70 yaş arası bireyler için iki yılda bir gaitada gizli kan testi ücretsiz olarak yapılmakta, ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi önerilmektedir. Bu testler, toplum sağlığı merkezleri (TSM), kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezleri (KETEM), sağlıklı hayat merkezleri ve aile sağlığı merkezlerinde kolaylıkla gerçekleştirilebilmektedir. Sağlıklı kiloda kalmak, kırmızı ve işlenmiş et tüketimini sınırlandırmak, sebze, meyve ve tam tahıllı besinleri artırmak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sigara ve alkol tüketiminden kaçınmak kansere yakalanma riskini önemli ölçüde azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. Kolorektal kanserin sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. İnan, vatandaşları düzenli tarama testlerini yaptırmaya davet ederek, "Kolorektal kanserlerden korunmak sizin elinizde; sağlıklı beslenin, egzersiz yapın ve tarama testlerinizi ihmal etmeyin" çağrısında bulundu.
NÖHÜ, Sudanlı Akademisyen ve Öğrencilere Kapılarını Açtı
05 Mart 2025 Çarşamba - 17:40 NÖHÜ, Sudanlı Akademisyen ve Öğrencilere Kapılarını Açtı Sudan’da 2023 yılından beri süren şiddetli çatışmalar ve toplumsal kriz nedeniyle Türkiye’ye gelen 18 akademisyen ve öğrenci, eğitimlerini ve bilimsel araştırma faaliyetlerini Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığı Hartum Büyükelçiliği’nin değerlendirmeleri ve Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) kararı doğrultusunda Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde eğitim ve araştırmalarına devam edecek olan Sudanlı akademisyen ve öğrenciler, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin bilimsel kapasitesi ve yükseköğretim altyapısından faydalanıyor. Farklı Alanlardan 14 Öğrenci ve 2 Akademisyen Patoloji, mikrobiyoloji, biyokimya ve Arap Dili ve Edebiyatı alanlarındaki doktora öğrencileri, üniversitenin ilgili birimlerinde araştırmalarına devam ederken, endokrinoloji/moleküler biyoloji ve deri hastalıkları alanlarında uzman iki öğretim üyesi ise Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesinde akademik çalışmalarını sürdürecek. Son sınıfta olan altı lisans öğrencisi, mezuniyetlerine kalan son yarıyılı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde tamamlayacak. Hayvansal Üretim Teknolojileri Bölümü’nde eğitimlerine başlayan bu öğrenciler, haftanın bir gününde ise görecekleri stajla eğitimlerini uygulamayla destekleme olanağı bulabilecek. "Bilime ve Eğitime Destek Vermekten Gurur Duyuyoruz" Konuya ilişkin açıklama yapan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, "İlim ve bilim insanları ile mazlumlara destek olmanın düstur olduğu medeniyetimizden ilhamla Sudanlı akademisyen ve öğrencilere sadece kapılarımızı değil, gönlümüzü de açtık ve böylece kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendireceğiz." diye konuştu. NÖHÜ’nün bilimsel ve insani değerler çerçevesinde her zaman eğitime ve bilime katkı sunmayı hedeflediğini belirten Rektör Uslu, Sudan’daki savaş nedeniyle eğitim hayatları kesintiye uğrayan öğrencileri ve akademisyenleri üniversitemizde misafir etmekten memnuniyet duyuyoruz. Onlara gerekli laboratuvar ve eğitim imkanlarını sunarak, bilimsel çalışmalarına kesintisiz devam etmelerini sağlayacağız. Bu sürecin sadece bireysel değil, ülkelerimiz arasındaki akademik iş birlikleri açısından da önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Depreme dirençli şehirlerin nasıl olabileceği bu panelde konuşuldu
05 Mart 2025 Çarşamba - 17:39 Depreme dirençli şehirlerin nasıl olabileceği bu panelde konuşuldu Niğde Valiliği, Niğde Belediyesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Afet Eğitimi ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, AFAD ve Kızılay iş birliğinde düzenlenen "Depreme Dirençli Şehirler: Kamu Kurumlarının Rolü" konulu paneli düzenlendi. Niğde Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen panelde konuşan Niğde Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, 2021 yılında üniversitesi bünyesinde kurulan Afet Eğitimi ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin faaliyetleri hakkında bilgilendirme yaptı. Merkezin, deprem, taşkın, heyelan, kuraklık gibi doğadan kaynaklı afetler ile salgın hastalıklar, atmosfer kirliliği, kimyasal ve endüstriyel kazalar gibi insan kaynaklı olaylara ilişkin disiplinler arası eğitim ve araştırma faaliyetleri yürüttüğünü söyleyen Rektör Uslu konuşmasında şunları söyledi; " Özellikle afet yönetimi ile afetlerin psikososyal etkilerine yönelik alanında uzman akademisyenlerimizce çeşitli eğitimler, farkındalık oluşturma etkinlikleri, bilimsel faaliyetler ve sertifika programları düzenlenmiştir. Örneğin asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremleri sonrası Üniversitemizin toplumumuzun her kesimine yönelik gerçekleştirdiği Niğde’nin depremselliğine ilişkin bilgilendirme konferansı ve depremin psikolojik etkilerine yönelik çalışmalar, bu faaliyetlerimiz arasında yer almaktadır. Topluma hizmette öncü ve yenilikçi bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden Üniversitemiz, bilimsel bilginin topluma ulaştırılması açısından bilim iletişimini çok önemsiyor ve bu amaçla tüm paydaşlarıyla iş birliği içerisinde hareket ediyoruz. " "Yazılı kurallara uyulursa şehirler depreme dirençli hale gelir" Panelin açılışında konuşan Niğde Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Çiftçibaşı ise deprem ülkesinde yaşadığımızı hatırlatarak yazılı kuralların uygulandığı zaman şehirlerin dirençli hale geleceğini belirtti. Çiftçibaşı; "Biz coğrafi olarak deprem ülkesinde yaşıyoruz ve bu acı gerçekle de ne yazık ki sık sık karşı karşıya kalıyoruz. Deprem öncesindeki hazırlıkları konuşuyoruz ama uygulamaya geldiğimiz zaman genelde sorunlu bir ortam ortaya çıkıyor. Yazılı kanunlarımızda bir sorun yok. Dirençli şehirler olabilmek için her şey düzenlenmiş, hesap edilmiş. Dere yataklarına binalar yaparsak, altyapımızı bu şekilde gerçekleştiremezsek şehirlerimizi dirençli halde getirmemiz mümkün değil. Çocuklarımızı doğal afetlerle ilgili bilinçli bir hale getirilmesi de gerekiyor. Yazılı kurallarla yaşanılan hayatın birbiriyle örtüşmesi ve bu konuda hiçbirimizin taviz vermeden şehirlerimizi dirençli hale getirmesi gerekli. " ifadelerine yer verdi. Yapılan konuşmaların ardından, Çevre Ve Şehircilik Müdürlüğü’nden Yüksek Mimar Murat Onat, Yüksek Mühendis Erman Yurdagül, AFAD Şube Müdür Vekili Oğuz Çolağı, Kızılay’dan Erman Erbaş, UMKE Niğde sorumlusu Alpay Ayhan ve Mustafa Korkmaz panelde sunumlarını gerçekleştirdiler.