Yerel Haberler
Ordu
10 Mart 2026 Salı - 14:28 Ordu’da jandarma aranan 49 şüpheliyi yakaladı: 21 tutuklama Ordu’da jandarma ekipleri tarafından son 1 haftada yürütülen asayiş faaliyetlerinde aranması bulunan ve yakalanan 49 kişiden 21’i tutuklandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sorumluluk bölgesinde son bir haftada yürüttüğü çalışmalar kapsamında 15 bin 373 kişinin sorgusunu gerçekleştirdi. Yapılan kontrollerde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 49 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 21’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca trafik faaliyetleri kapsamında 15 bin 187 araç kontrol edildi. 13 şüpheliye uyuşturucudan işlem Uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen 12 operasyonda 13 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 2’si hakkında "uyuşturucu madde imal ve ticareti", 11’i hakkında ise "kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçlarından adli işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 3 gram metamfetamin, 1 gram esrar ve 5 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık operasyonlarında 7 şüpheliye işlem Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda ise 7 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Operasyonlarda 58 litre etil alkol, 2 litre votka, 1 litre viski, 1 adet alkollü içki kiti, 1.080 adet içi tütün doldurulmuş makaron, 6 kilogram tütün, 60 adet elektronik sigara likiti ve 1 adet gümrük kaçağı otomobil ele geçirildi. Jandarma ekiplerinin il genelinde asayiş, narkotik ve kaçakçılıkla mücadele çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.
10 Mart 2026 Salı - 14:03 İhtiyaç sahipleri için harçlıklarını biriktiren öğrenciler duygulandırdı Ordu’da imam hatip lisesi öğrencileri, harçlık ve ailelerinin desteğiyle biriktirdikleri 18 bin lira parayı ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdı. Öğrencilerin yaptığı iyilik, ihtiyaç sahiplerini duygulandırdı. Büyükşehir Belediyesi Ordu Anadolu İmam Hatip Lisesi 6/G sınıfı öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ etkinlikleri kapsamında, toplum hizmeti çalışması olarak ihtiyaç sahipleri için yardım kampanyası başlattı. Öğrencilerin harçlıkları ve velilerin desteğiyle 18 bin TL para biriktirildi. Poyraz Günaydın isimli öğrenci, ailelerinin yardımıyla birlikte kendi harçlıklarını da katarak, güzel bir proje yürüttüklerini, bu sayede yardıma muhtaç kişilere yardımda bulunmayı hedeflediklerini belirterek, bakanlığın uyguladığı bu tür projelerin kendileri için önemli olduğuna değindi. "Bu tür projeler Ramazan ayının daha bereketli geçmesine vesile oluyor" Alper Serhat Gündoğdu, "Proje çok güzel, imece usulü yapınca daha çok seviyorum. Özellikle Ramazan ayının daha güzel ve bereketli geçmesine de yardımcı oluyor. 3’erli gruplar halinde ihtiyacı olan ailelere destekte bulunacağız" dedi. Sait Efe Satılmış, Ahmet Arif Eminoğlu ve Kerem Daşkın harçlıkları ve ailelerinin desteğiyle biriktirdikleri paraları ihtiyaç sahiplerine ulaştıracaklarını, Ramazan ayında böyle bir projede yer almaktan mutluluk duyduklarını belirttiler. Duygu dolu anlar yaşandı Öğretmenlerinin öncülüğünde öğrenciler tarafından toplanan 18 bin TL, belirlenen 9 ihtiyaç sahibi aileye yine öğrenciler tarafından teslim edildi. Öğrenciler, ihtiyaç sahibi büyüklerinin ellerini öpüp, Ramazan aylarını tebrik ederek, zarf içerisinde paraları teslim etti. Bu esnada duygusal anlar yaşandı. Öğrencilerin ellerinden parayı teslim alanlar, "Ramazan ayında böyle bir proje düşünenlerden Allah razı olsun. Hep olumsuz şeyler duyuyoruz, öğrencilerimiz güzel şeyler de yapıyor. Allah hepsinden razı olsun" dediler.
Eşi ile birlikte ürettiği marulları müşterilerini dahi görmeden satıyor
12 Şubat 2025 Çarşamba - 15:11 Eşi ile birlikte ürettiği marulları müşterilerini dahi görmeden satıyor Ordu’da yaşayan Hasan ve Aysel Seydi çifti, kendilerine ait seralarda ürettikleri marulları el arabası ile yol kenarında bırakarak satıyor. Ürünlerinin başında beklemeyen çiftin müşterileri parasını kutuya bırakarak, marullarını satın alıyor. Altınordu ilçesi Kayabaşı Mahallesi’nde yaşayan Hasan (74) ve eşi Aysel Seydi (69) yıllardır marul ve farklı sebze yetiştirerek, satışını yapıyor. Kendilerine ait serada üretim yapan çift, hasadını yaptığı marulları ise yol kenarında satıyor. El arabası üzerine dizilen marulların yanında fiyat ve ücreti için bir kutu bulunuyor. Marul satın almak isteyenler parasını da kutuya atıyor poşetliyor, kimi zaman ücretini sonradan ödüyor. "Allah bana sağlık vermiş, ben de çalışıyorum" İnsanların taze ürünlerden faydalanması adına bu şekilde satış yaptıklarını söyleyen Hasan Seydi, "İnsanlar faydalansın diye bu şekilde üretip satıyorum. Önceden burada çok yapılıyordu ama şu anda yapanlar kalmadı. Kimi zaman çalıştırmaya işçi dahi bulamıyoruz. Allah bana sağlık vermiş, ben de üretiyorum, insanlar da faydalanıyor. Taze bir şekilde kapıdan alıp gidiyorlar. Küçük çaplı 5 tane seram var, üretilen marulları insanlar buradan alıyorlar" dedi. "Biz marulları kimin aldığını bile görmüyoruz" İnsanlara güvendiği için böyle bir uygulama yaptığını belirten Hasan Seydi, "Burada marulların fiyatı yazıyor, insanlar da bunu görünce parasını kutuya atıyorlar. Poşetine koyup alıp gidiyorlar. Biz marul alanları görmüyoruz bile, kimi zaman bozuk para kalmazsa sonradan bırakıyorlar. Hiç hesaplama yapmadım, para ile ilgili sıkıntımız da olmadı. Ben insanlara güveniyorum, yedikleri şeyin parasını öderler diye düşünüyorum. İnsanlar bu şekilde yaparsa daha güzel olur" diye konuştu. "Müşteriler bizi, biz müşterileri görmüyoruz" Aysel Seydi ise yıllardır marul yetiştiriciliği yaptığını, geçen yıllarda ürünlerini pazarda sattığını söyledi. Şimdi ise yaşı ilerlediği için yol kenarında sattıklarını kaydeden Seydi, "Biraz rahatsız olduğum için üretimi de az yaptık. Satılan ürünleri hiç hesap atmıyoruz, pencereden bakmam hatta geri çekiliyorum beni görmesinler diye. Parası olmayan sonradan bırakabiliyor" ifadelerine yer verdi. "Avrupa ülkelerinde de bu uygulama var" Yol kenarından geçtiği esnada marul alan Kadir Özbucak, "Kendisi burada başında beklemeden marul satar. Artık gerisi insanların vicdanına kalmış. Bu çok güzel bir olay, Avrupa ülkelerinde var, onlar gibi uyguluyor. Kendisi burada hiç beklemiyor" şeklinde konuştu.
‘Depresyon bir zayıflık değildir’
12 Şubat 2025 Çarşamba - 14:30 ‘Depresyon bir zayıflık değildir’ Son yıllarda depresyon vakalarında ciddi bir artış gözlemlendiğini işaret eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Dilek Günaydın, "Dünyada milyonlarca insanı etkileyen bu ruh sağlığı sorunu, bireylerin yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp, iş gücü kaybına ve fiziksel sağlık sorunlarına da yol açabiliyor" dedi. Uzmanlar, depresyonun sadece geçici bir üzüntü hali olmadığına dikkat çekerek, hastalığın erken teşhis ve tedavisinin önemini vurguluyor. Medical Park Ordu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Dilek Günaydın, depresyonun belirtileri, nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. "2 haftadan uzun sürüyorsa dikkat" Depresyonun, kişinin duygu durumunu, düşüncelerini ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen, uzun süre devam eden bir ruh sağlığı bozukluğu olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Günaydın, "Bireyin günlük yaşamını sürdürmesini zorlaştıran, motivasyon kaybı, ilgi azalması, umutsuzluk ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır. Bu belirtiler en az iki hafta boyunca devam ediyorsa, bir uzmana danışmak gerekir" diye konuştu. "Uzun süren şikayetler dikkate alınmalı" Depresyonun yaygın belirtileri hakkında açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Günaydın, "Sürekli üzüntü, boşluk hissi veya umutsuzluk, günlük aktivitelere karşı ilgi ve motivasyon kaybı, uyku problemleri (uykusuzluk veya aşırı uyuma), enerji düşüklüğü ve sürekli yorgunluk hali, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, iştah değişiklikleri (aşırı yeme veya iştahsızlık) kendini değersiz hissetme, suçluluk duygusu ve intihar düşünceleri veya kendine zarar verme eğilimi olarak karşımıza çıkabilir. Bu belirtilerin her bireyde farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Özellikle uzun süre devam eden şikâyetlerin ciddiye alınması gerekir" ifadelerine yer verdi. Depresyonun nedenleri ve risk faktörleri Depresyonun tek bir nedene bağlı olmadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Günaydın, çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bu hastalığa yol açabileceğini ifade ederek bunlar hakkında şu bilgileri paylaştı: "Biyolojik faktörlerde genetik yatkınlık (ailede depresyon öyküsü bulunması), beyin kimyasallarındaki dengesizlik, hormon seviyelerindeki değişimler (Özellikle doğum sonrası, menopoz veya tiroid bozuklukları) depresyona neden olabilmektedir. Psikolojik faktörlerde çocukluk travmaları, istismar veya duygusal ihmal, düşük benlik saygısı ve olumsuz düşünce yapıları, kronik stres ve zor yaşam olayları (boşanma, iş kaybı, sevilen birini kaybetme) depresyona sebep olabilir. Çevresel faktörlerde ekonomik sorunlar ve geçim sıkıntısı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, alkol ve madde bağımlılığı, mevsimsel değişiklikler (sonbahar ve kış aylarında artan depresyon vakaları). Stresli ve travmatik olaylar depresyon riskini artırabilir, bu nedenle bu gibi durumlarda psikolojik destek almak gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Tedavi edilebilir bir hastalıktır" Depresyonun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Günaydın, tedavi sürecinde psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemlerle bireyin olumsuz düşünce kalıpları değiştirilerek, daha sağlıklı bir bakış açısı kazanması sağlanır. İlaç tedavisi: Antidepresan ilaçlar, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzenleyerek semptomları hafifletebilir. Ancak ilaç tedavisi mutlaka bir doktor gözetiminde uygulanmalıdır. Yaşam tarzı değişiklikleri: Düzenli egzersiz yapmak (özellikle yürüyüş, yoga ve meditasyon), sağlıklı ve dengeli beslenmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek, günlük rutin oluşturmak ve uyku düzenine dikkat etmek." "Kendi kendine mücadele yerine profesyonel destek alınmalı" Uzm. Dr. Günaydın, bireylerin kendi kendilerine depresyonla mücadele etmeye çalışmak yerine, profesyonel destek almasının önemine vurgu yaptı. Depresyonun ilerlemesi halinde kişinin hayatına son verme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Uzm. Dr. Günaydın, "Erken tanı ve müdahale hayati önem taşır. Bu nedenle depresyon belirtileri yaşayan bireylerin kendilerini suçlamak yerine bir uzmana başvurmaları önemlidir. Depresyon bir zayıflık değil, ruhsal bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmediğinde kişinin hayatını olumsuz etkileyebilir, ancak doğru destek ve tedaviyle tamamen kontrol altına alınabilir" dedi.
’K vitamini eksikliği bebeklerde ani kanamalara yol açabilir’
11 Şubat 2025 Salı - 09:32 ’K vitamini eksikliği bebeklerde ani kanamalara yol açabilir’ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kıvanç Çelikkalkan, özellikle yenidoğan bebeklerde K vitamini eksikliğinin, ciddi iç kanamalara ve beyin kanamalarına yol açabileceğine dikkat çekerek, "K vitamini, özellikle yeni doğan bebekler ve çocuklar için büyük önem taşıyan temel bir vitamindir. Kanın pıhtılaşmasını sağlayarak hayati fonksiyonları destekleyen bu vitaminin eksikliği ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi. Medical Park Ordu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kıvanç Çelikkalkan, K vitamini hakkında bilinmesi gerekenleri ve eksikliğinin yol açabileceği riskleri açıkladı. Uzm. Dr. Çelikkkalkan, "K vitamini, özellikle yeni doğan bebekler ve çocuklar için büyük önem taşıyan temel bir vitamindir. Kanın pıhtılaşmasını sağlayarak hayati fonksiyonları destekleyen bu vitaminin eksikliği ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diye konuştu. "Eksikliği durumunda kemik gelişimi olumsuz etkilenebilir" K vitamini eksikliğinin kemik gelişimini de olumsuz etkilediğini aktaran Uzm. Dr. Çelikkalkan, "K vitamini vücutta kanın pıhtılaşmasını sağlayan proteinlerin üretiminde kritik rol oynayan, yağda çözünen bir vitamindir. Eksikliği durumunda kanamaya yatkınlık artar ve özellikle yeni doğan bebeklerde hayati riskler oluşturabilir. K vitamini, kanın pıhtılaşmasını sağlayarak aşırı kan kaybını önler. Özellikle yenidoğan bebeklerde K vitamini eksikliği, ciddi iç kanamalara ve beyin kanamalarına yol açabilir. Ayrıca, kemik sağlığı üzerinde de önemli etkileri vardır. Eksikliği durumunda kemik gelişimi olumsuz etkilenebilir. K vitamini eksikliğinin en büyük risklerinden biri, özellikle yenidoğan bebeklerde görülen hemorajik hastalık olarak bilinen ciddi kanama bozukluğudur. Bu durum, doğumdan sonraki ilk haftalarda veya daha geç dönemlerde ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu. K vitamini eksikliğinde oluşabilecek sorunlar Uzm. Dr. Çelikkalkan, K vitamini eksikliğinde görülebilecek sorunları şu şekilde sıraladı: "Cilt altı, mide-bağırsak ve beyin kanamaları, burun ve diş eti kanamaları, bağırsak emilim bozukluklarına bağlı vitamin eksikliği, kemik gelişiminde bozulmalar ve osteoporoz riski." Doğumdan sonra K vitamini enjeksiyonunun yapılmasının önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Çelikkalkan, "Özellikle emzirilen bebeklerde, anne sütünde K vitamini miktarının düşük olması nedeniyle eksiklik riski daha yüksektir. Bu yüzden, doğumdan sonra bebeklere K vitamini enjeksiyonu yapılması hayati önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. "Yenidoğan bebeklere K vitamini takviyesi şart" Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ve Türkiye’deki sağlık uzmanlarının, yenidoğan bebeklere doğumdan hemen sonra kas içi K vitamini enjeksiyonunun yapılmasını önerdiğini dile getiren Uzm. Dr. Çelikkalkan, şöyle konuştu: "Bebeklerin bağırsaklarında doğumda yeterli K vitamini bulunmaz ve anne sütü K vitamini açısından düşük seviyededir. Bu nedenle, tüm yenidoğanlara doğum sonrası K vitamini iğnesi yapılması gerekir. Bu basit uygulama, bebeklerde kanama riskini büyük ölçüde azaltır ve hayati öneme sahiptir. Özellikle yenidoğan bebeklerde K vitamini takviyesi hayati öneme sahiptir. Ebeveynlerin bu konuda bilinçli olması gerekmektedir."
Ordu’nun bir aylık asayiş raporu açıklandı: Kişilere karşı işlenen suçlar arttı
10 Şubat 2025 Pazartesi - 14:26 Ordu’nun bir aylık asayiş raporu açıklandı: Kişilere karşı işlenen suçlar arttı Ordu Valisi Muammer Erol, ocak ayında yaşanan asayiş, narkotik ve siber suçlar, terör, kaçakçılıkla mücadele ve göçmen kaçakçılığı başta olmak üzere asayiş ve güvenliğin sağlanması noktasında yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Vali Erol, kişilere karşı işlenen 10 önemli suç kategorisinde geçen yılın ocak ayına göre yüzde 14,6 artış yaşandığını, aydınlatma oranının ise yüzde 100’e ulaştığını belirtti. Ordu Valiliği toplantı salonunda, Ocak Ayı İl Güvenlik, Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı düzenlendi. Vali Muammer Erol başkanlığında düzenlenen toplantıda, İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı’nın, il genelinde 2025 yılının ocak ayında gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında bilgi paylaşıldı. Vali Muammer Erol, Ordu genelinde kişilere karşı işlenmiş 10 önemli suç kategorisinde, 2024 ile 2025 yılı ocak ayını kıyasladı. Vali Erol, "Konut dokunulmazlığı ihlali yüzde 25, hakaret yüzde 11,7, kasten yaralama yüzde 35,5, cinsel saldırı yüzde 140, tehdit yüzde 6,7 oranında artmıştır. Kasten öldürme yüzde 100, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma 28,5, kişilerin huzur ve sükununu bozma yüzde 27, cinsel taciz yüzde 55 ve çocuğun cinsel istismarı yüzde 31,3 oranında azalmıştır. 2024 ve 2025 yılı ocak ayı kıyaslandığında olay sayılarında yüzde 14,6 artış meydana gelmiş, aydınlatma oranında yüzde 0,2 artış meydana gelmiştir" dedi. Mal varlığına karşı işlenen suçlar azaldı Mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suç kategorisindeki verileri de paylaşan Vali Erol, "İlimiz genelinde 2024 yılı ocak ayı ile 2025 yılı ocak ayı kıyaslandığında, motosiklet hırsızlığı yüzde 100, yağma (gasp) yüzde 25, dolandırıcılık yüzde 4,3 oranında artış yaşanırken, otodan hırsızlık yüzde 50, evden hırsızlık yüzde 38, iş yerinden ve kurumdan hırsızlık yüzde 28,6 oranında azalmıştır. 2024 ve 2025 yılı ocak ayı kıyaslandığında olay sayılarında yüzde 5,7 azalma olmuş, aydınlatma oranında ise yüzde 5,4 azalma meydana gelmiştir" diye konuştu. Hapis cezasına göre aranan 218 şahıs yakalandı Yapılan çalışmalarda hapis cezasına göre aranan 218 şahsın yakalandığını ifade eden Vali Erol, "2024 ve 2025 yılı ocak ayı arasında hapis cezası alan 218 şahıs, ifade için aranan 568 şahıs yakalanmış ve haklarında işlem yapılmıştır. Meydana gelen asayiş olaylarında ve yapılan çalışmalarda; 41 adet tabanca, 17 adet av tüfeği, 7 adet kurusıkı tabanca, olmak üzere toplamda 65 silah ele geçirilmiş, 70 şahıs hakkında işlem gerçekleştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. Kaçakçılık ve organize suç faaliyetleri Konuşmasında, il genelinde ocak ayında yürütülen kaçakçılık ve organize suç faaliyetlerini de açıklayan Vali Erol, "Yapılan 61 operasyonda, 86 şahıs hakkında işlem yapıldı. Operasyonlar sonucu 325 paket kaçak sigara, 862 adet muhtelif kaçak emtia, 8 adet sahte para, 6 adet tabanca, 170 adet fişek, 32 litre alkollü içki, 23 adet muhtelif kazı malzemesi, 5 milyon 561 bin 800 adet makaron ele geçirilmiştir" şeklinde konuştu. Uyuşturucu ile mücadeleye karşı 147 operasyon düzenlendi Uyuşturucu madde satışı yapan ve kullanan şahıslara yönelik olarak 147 operasyon gerçekleştirildiğini söyleyen Vali Erol, bu operasyonlarda 46 şahsın tutuklandığını, 5 şahsın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığına dikkat çekerek, toplamda 226 gram esrar, 0.28 gram kokain, 128 gram metamfetamin, 88 gram bonzai, 24 gram skunk, 4 gram bonzai ham maddesi, 2 bin 212 adet sentetik ecza, 591 gram sentetik kannabinoid, 41 adet ecstasy olmak üzere toplamda 1 kilo 61 gram ve 2 bin 253 adet uyuşturucu maddesi ele geçirildiğini açıkladı. Siber suçlarla mücadele çalışmaları Vali Muammer Erol, siber suçlarla mücadele kapsamında yürütülen operasyonları şu şekilde sıraladı: "İlimiz genelinde 2025 Ocak ayı içerisinde 400 asayiş, 2 terör, 1 kaçakçılık, 1 siber ve 5 narkotik konularında suç unsuru tespit edilen toplam 409 şahıs/hesap hakkında işlem yapılmıştır. Siber suçlar kapsamında terörle iltisaklı 2 şahıs tespit edilmiş, ödeme, yasa dışı bahis, bilişim suçları kapsamında yapılan 4 operasyonda 4 şahıs tutuklanmış ayrıca çevrimiçi çocuk istismarı kapsamında 1 operasyon gerçekleştirilmiş, 2 şahıs tutuklanmıştır." Ocak ayında trafik denetimleri arttırıldı İl genelindeki trafik denetimlerinin bir önceki yılın ocak ayına göre arttığını kaydeden Vali Erol, "Denetlenen araç yüzde 15,2, işlem yapılan araç yüzde 9,5, çakar denetimi yapılan araç yüzde 3,8 oranında artmıştır. İşlem yapılan çakarlı araç yüzde 50, denetim yapılan ticari taksi yüzde 2,3, işlem yapılan ticari taksi yüzde 1,5, denetim okul servisi yüzde 34,7, işlem yapılan okul servisi yüzde 45,8 oranında azalmıştır" şeklinde konuştu. Göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında il genelinde 2025 yılı ocak ayı itibarıyla ‘Geçici Koruma Altında’ olan 821 Suriyeli göçmenin bulunduğuna vurgu yapan Vali Erol, düzensiz göçle mücadele kapsamında 2025 yılı ocak ayı içerisinde 5 operasyon yapıldığını, 2023 aralık ayı ile 2025 ocak ayı arasında 3 bin 222 göçmene kimlik denetimi yapılarak 7 düzensiz göçmenin tespit edildiğini belirtti ve ilde 1 adet Mobil Göç Noktası bulunduğunu kaydetti.
Vali Erol: "Sahte içki denetimleri il genelinde daha da arttırılacak"
10 Şubat 2025 Pazartesi - 13:26 Vali Erol: "Sahte içki denetimleri il genelinde daha da arttırılacak" Ordu Valisi Muammer Erol, il genelinde sahte alkollü içkiye yönelik denetimlerin ciddi oranda arttırılacağını söyledi. İstanbul ve Ankara’da sahte alkollü içki nedeniyle çok sayıda vatandaş hayatını kaybetti, düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklananalar oldu. Vali Muammer Erol, her ay düzenlenen İl Asayiş ve Güvenlik Koordinasyon Toplantısı’nda, sahte alkollü içkiye yönelik sürdürülen denetimlerin, yaşanan son gelişmelerden sonra daha hassasiyetle sürdürüleceğini belirtti. "Gelişen durumu da dikkate alarak, denetimleri daha hassasiyetle götüreceğiz" Vali Muammer Erol, bu hususta sürekli olarak denetimlerin yapıldığını ancak Ankara ve İstanbul’daki gelişmelerin ardından sürecin daha etkili ilerleyeceğini belirterek, "Ankara ve İstanbul’da kaçak alkol nedeniyle vefat edenlerin sayısı artıyor. Bunlardan adli adli işlem yapılanlar ve tutuklananlar da epeyce var. İlimizde de zaten bu bizim denetimler içerisinde sürekli olarak yaptığımız bir şeydi. Kaçak alkollü içki üretimi ve tüketimi ile ilgili bir mücadele yapılıyor ancak bu denetimleri biz il merkezi ve ilçe merkezlerinde önümüzdeki günlerde, büyükşehirlerdeki gelişen durumu da dikkate alarak biraz daha hassasiyetle götüreceğiz. İnşallah ilçelerimizde de açıkta alkol ve içki servisi yapılan yerler sürekli denetleniyor, kapalı alkol satışı yapan bayilerde de özellikle yapılacak. Belki belediyelerin yapmadığı fiyat ve etiket denetimindeki işin bir kısmını biz en azından ‘kaçak alkollü içki denetimi’ başlığı adı altında yapacağız" dedi. "Vatandaşlarımız yanlış gördükleri her şeyi bize bildirsin" Ordu’da huzur ve güvenliği devam ettirmek için vatandaşların bulunacakları ihbarların önemine de değinen Vali Erol, "Burada önemli olan vatandaşlarımızın sağlığını koruma adına bir sorumluluğu ve onun gerektirdiği gayreti ortaya koyuyor olmak. İnşallah o noktada da hassasiyetimiz olacak. Emniyetimiz ve kaymakamlarımız aracılığı ile bunu hızlı bir şekilde uygulamaya geçireceğiz. Huzur şehri olarak adlandırdığımız Ordu’da daha iyi ne yapma adına ne varsa onun peşindeyiz. Bu manada her türlü bilgi ve gayret desteğine de açığız. Vatandaşlarımız, bildikleri ve yanlış olduğunu düşündükleri ne varsa en kısa sürede 112 Acil Servis Hattı ya da güvenlik birimleri ile paylaşırlarsa, inşallah şehrimizin huzuru devam eder" şeklinde konuştu.