Yerel Haberler
Ordu
31 Mart 2026 Salı - 10:41 25 bin liraya aldı, 1 milyon lira harcadı: Ordulu klasik tutkunu yarım asırlık aracı fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 41 yaşındaki otomobil tutkunu Salim Palabıyık, bir dostundan 25 bin liraya satın aldığı 1976 model klasik araca, satın aldığı fiyatın 40 katı fazlasını ödeyip 1 milyon liranın üzerinde harcama yaparak, adeta fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü. Yüceler Mahallesi Samsun-Ordu Karayolu üzerinde faaliyet gösteren otomobil plazasının sahibi Salim Palabıyık, çocukluk hayallerini ve baba mesleğinden gelen tecrübesini yarım asırlık bir otomobilde hayata geçirdi. 20 yıldır babadan kalan mesleği kendisi devam ettirerek işini sürdüren Palabıyık, 2020 yılında şakayla karışık bir pazarlıkla devraldığı yarım asırlık klasik otomobili 6 yıl süren bakım ve onarımla adeta sıfır haline getirdi. "Sacından vidasına kadar yeniden inşa edildi" Restorasyon sürecinin göründüğünden çok daha zorlu olduğunu ve aracın tüm parçalarının en ince ayrıntısına kadar söküldüğünü söyleyen Salim Palabıyık, "Aracı teslim aldığımızda durumu aslında kötü değildi ancak kendi titizliğimiz gereği en küçük ayrıntısına kadar indik. Aracı sac aksamına kadar tamamen soydurarak profesyonel fırın boya süreciyle gövdesini yeniledik. İç döşemelerde hiçbir masraftan kaçınmayarak tamamen hakiki deri kullandık ve döneminin orijinal kemik direksiyonu aracımıza dâhil ettik. 1976 model olan bu klasik aracımızı vidasından torpidosuna, aydınlatma grubundan jantlarına kadar orijinal parçalarına sadık kalarak, ruhunu bozmadan adeta yeniden inşa ettik" dedi. "25 bin liraya aldığımız araca bir milyonu aşkın masraf ettik" Aracın 2020 yılında 25 bin lira gibi bir bedelle alındığını ve 1 milyon liranın üzerinde masrafın edildiğini söyleyen Salim Palabıyık, "Bu aracı 2020 yılında 25 bin lira gibi bir bedelle bünyemize katmıştık. Ancak yenileme sürecinde hiçbir detaydan kaçınmayarak 1 milyon liranın üzerinde bir harcama ile aracımızı adeta yeniden yaptık. Parça tedarik sürecinde önceliğimiz yurt içi olsa da, bulamadığımız eksikleri yurt dışından özel olarak getirttik. Sonuç olarak tüm parçalarını orijinalliğine sadık kalarak tamamladık ve şu an aracımızda en ufak bir eksik bulunmuyor" diye konuştu. "Bizden sonraki nesillere en değerli hatıramız olarak bırakacağız" Galerici olması sebebiyle satın alma teklifi aldığını ancak aracın "paha biçilemez" olduğunu söyleyen Palabıyık, "50 yaşındaki bir aracı bu hale getirmek; her şeyden önce sabır, sevgi ve yürek işidir. Klasik araç bizim için sadece bir ulaşım aracı değil, geçmişten günümüze taşınan kıymetli bir mirastır. Yollarda herkesin dikkatini çekiyor, insanlar fotoğraf çektirmek istiyor. Bu ilgi bizi gururlandırıyor. Sürekli ’satılık mı?’ Diye soruyorlar ancak biz bu nadide parçayı kesinlikle satmayı düşünmüyoruz. Onu bizden sonraki nesillere en değerli hatıramız olarak bırakacağız" şeklinde konuştu. "Ben bu klasik aracıma aşığım" Restorasyon sürecinde en büyük zorluğun usta bulmak olduğunu ve eski araçların zahmetli işçiliği nedeniyle birçok ustanın bu işe girmek istemediğini sözlerine ekleyen Palabıyık, "Klasik bir aracı yeniden hayata döndürmek tarifsiz bir zevk; ancak bu yolculuğun ciddi zorlukları var. Araç yaş aldıkça ustalar bu zahmetli işe girmek istemiyor, bu da süreci büyük bir sabır ve zaman sınavına dönüştürüyor. Elbette bu seviyede bir restorasyon ciddi maliyetler ve maddi imkan da gerektiriyor. Fakat tüm bu zorluklara rağmen, bugün önüme benzer bir klasik gelse ve ’yine yapar mısın?’ Diye sorsalar, gözümü kırpmadan evet derim. Ben bu klasiğe gerçekten aşığım" diyerek sözlerini tamamladı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:36 Ordulu kadınlar, el emeği çarşıları ile güçleniyor Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların ev ekonomisine katkı sağlaması amacıyla hayata geçirilen el emeği çarşıları, yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin kadın odaklı sosyal projeleri kapsamında hizmete açılan el emeği çarşıları, hem üretici kadınlara ekonomik destek sağlıyor hem de vatandaşlara uygun fiyatlı alışveriş imkânı sunuyor. Altınordu ve Ünye ilçelerinde kurulan çarşılarda kadınlar, evlerinde ürettikleri el emeği ürünleri sergileyip satışa sunarak gelir elde ediyor. Kadınlardan herhangi bir ücret talep edilmeden kurulan çarşılarda, üreticiler dükkan sorunu yaşamadan ürünlerini sergileyebiliyor. 2 binden fazla kadın yararlandı Açıldığı günden bu yana 81 bin 323 kişi tarafından ziyaret edilen el emeği çarşılarında, ürünlerini dönüşümlü olarak sergileyen kadınlar toplamda 5 milyon 122 bin 374 TL’lik satış gerçekleştirdi. Bugüne kadar 2 binin üzerinde kadın çarşılardan faydalanarak ev ekonomilerine katkı sundu. El emeği çarşılarında satış yapan kadınlar, hobi olarak başladıkları üretimlerini kazanca dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyor. Elde edilen gelirlerle kimi kadın çocuklarının eğitimine destek olurken, bazıları ise kazançlarını hayır işlerinde değerlendiriyor. Çarşılar aynı zamanda kadınların sosyalleşmesine de katkı sağlıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği çarşılarda çeyizlik ve hediyelik birçok ürün yer alıyor. Tel kırma ve etamin salon takımları, dantel ürünler, iğne oyası başörtüler, yatak örtüleri, çantalar, taş boyama eserler, tablolar, rölyefler, lifler, kanaviçe seccadeler ve amigurumi oyuncaklar gibi birçok el emeği ürün satışa sunuluyor.
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Karadeniz’de mikroplastik kirliliğine karşı uluslararası proje başladı Avrupa Birliği tarafından Interreg NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında desteklenen, "Protecting the Black Sea Ecosystem by Raising Public and Sectoral Awareness and Reducing Microplastic Pollution" başlıklı proje, Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi konferans salonunda düzenlenen açılış toplantısıyla başladı. Karadeniz kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin ele alınacağı projeye, Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Ukrayna ve Romanya’dan üniversitelerin bilim insanları katıldı. Uluslararası iş birliğiyle yürütülecek proje, bölgedeki çevresel sorunlara bilimsel çözümler üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, elde edilen verilerin bir e-platform üzerinden paylaşılması ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesi de hedefleniyor. 30 ay sürecek olan projenin sonunda uluslararası bir sempozyum düzenlenerek elde edilen bulgular ve çözüm önerileri kamuoyu ile paylaşılacak. Projenin yürütücüsü ve genel koordinatörü olan Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Remzi Gül, proje hakkında yaptığı açıklamada, "Mikrodanger Projesi, Karadeniz ekosisteminde denizcilik sektörlerinin mikroplastik kirliliğine olan katkısını azaltmayı ve genel kirlilik seviyesini düşürmeyi amaçlamaktadır" dedi. Gül, projenin üç temel aşamadan oluştuğunu belirterek, "İlk olarak mikroplastik kirliliğine neden olan sektörlerin etkileri tespit edilecek. Ardından bu sektörlere yönelik önleyici tedbirler geliştirilecek ve test edilecek. Son aşamada ise hem toplumsal hem de sektörel farkındalık artırılacak" ifadelerini kullandı. Projenin Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi yürütücülüğünde hayata geçirildiğini belirten Gül, Ukrayna Ulusal Pedagoji Üniversitesi, Batum Denizcilik Üniversitesi ve Köstendil Denizcilik Üniversitesi’nin de proje ortakları arasında yer aldığını söyledi. Projenin toplam bütçesinin ise 1 milyon 448 bin avro olduğu açıklandı. Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın da yaptığı açıklamada, Karadeniz’de mikroplastik kirliliğinin ciddi bir sorun haline geldiğine dikkat çekerek, "Bu projeyle birlikte yoğun bir çalışma temposu içerisinde Karadeniz’deki mikroplastik sorununa bilimsel çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Güçlü bir ekip ile önemli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu. Başlatılan proje ile Karadeniz’deki mikroplastik kirliliğinin azaltılmasına yönelik somut adımlar atılması bekleniyor.
Yılda 300 kat çoğalabiliyor: Kahverengi kokarcalar, Ordu’da toplu şekilde evlere giriyor
09 Ekim 2023 Pazartesi - 14:41 Yılda 300 kat çoğalabiliyor: Kahverengi kokarcalar, Ordu’da toplu şekilde evlere giriyor Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık ve diğer tarım ürünlerine ciddi zarar veren, bir yılda 300 kat çoğalabilen kahverengi kokarcaların bölgede ciddi zararlara yol açtığını, kışlamak için ev, ahır ve balkonlara girdiklerini söyledi. Fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren, insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmayan kahverengi kokarca, yaz mevsimi sonunda kışlamak için özellikle ev, depo gibi korunaklı alanları tercih ediyor. Ordu’da son günlerde özellikle Fatsa ve Perşembe ilçelerinin yanı sıra Altınordu, Ünye ve Gülyalı ilçesinde görülen kokarcalar, fındık hasat sezonunun ardından üreticiler tarafından sık karşılaşılıyor. Bir yıl ömrü olan, zirai, tuzak ve mekanik mücadele edilen kahverengi kokarca, bıraktığı yumurtalar ile 300 kata kadar çoğalabiliyor. “Kışı geçirmek için evlere ve kuru yerlere giriyorlar” Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, 2017 yılından bu yana Karadeniz Bölgesi’nde görülen kahverengi kokarcaya, özellikle fındık hasat sezonu sonrasında çok sık rastlandığını söyledi. Soydan, “2023 yılının bahar aylarındaki fındıkta ilaçlama dönemi, yağmurların çok yağmasından dolayı iyi geçmedi. İlimizin özellikle Fatsa ve Perşembe bölgesinde yoğunluk olmaklar beraber Ünye, Altınordu ve Gülyalı ilçelerinde de görülüyor. Son günlerde özellikle evlerde görülmeye başladı çünkü kışı geçirecekler. Kalmak için evlerin çatılarında, samanlık ve balkonlarda yani her boşluğa girmeye çalışıyorlar” diye konuştu. “Toplu ilaçlamayı hedefliyoruz” Kahverengi kokarca ile ilgili vatandaşların sürekli olarak bilgilendirildiğini ve toplu bir şekilde ilaçlama yapılması gerektiğini aktaran Soydan, “Şuanda samanlık, ev ve balkonların ilaçlanması gerekiyor. Şuanda her noktada kokarca olduğu için bütün kurumlarımızın mücadele içerisinde olması gerekiyor. En kısa zamanda toplu ilaçlamayı hayata geçirmeyi hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi. “Fındık ve diğer tarım ürünlerine ciddi zarar veriyor” Kahverengi kokarcaların fındık başta olmak üzere tüm tarım ürünlerine ciddi zarar verdiğine dikkat çeken Soydan, “İnşallah ne kadar aza indirirsek o kadar iyi olacak. Kokarca şuanda konuşlandıktan sonra ve kışı geçirdikten sonra özellikle bahar döneminde fındık bahçelerine inecek. Sadece fındığa zarar vermiyor, kivi ve diğer tarım ürünlerine de ciddi zararlar oluşturuyor. Üreticilerimiz burada panik yapmasınlar, en iyi mücadeleyi yapmak zorundayız” şeklinde konuştu. “Bir yıl ömrü var, 300 kat çoğalabiliyorlar” Bir yıllık ömrü olan kahverengi kokarcaların çok hızlı bir şekilde çoğaldıklarını ifade eden Soydan, şunları söyledi: “Hızlı bir çoğalma şekli var, 25-30 civarında yumurtlayarak, bunlardan 300’lere yakın bir böcek oluşuyor. Yaşama süresi uzun ve bir yıl kadar ömrü var. Oksijen ve beslenme ile çok problemi olmayan uzun süre dayanıklı olan, kıştan bahara kadar bir şey yemeden durabilen bir şekli var. Hem pis kokulu, diğer canlılar da bunlara yaklaşmıyor. Burada vatandaşlarımızın imha etmeleri lazım. ne kadar imha edersek bahar dönemine o kadar az görülür.”
Ordu kivisinin fiyatı belirlendi: 90 gram üstü 20 TL
09 Ekim 2023 Pazartesi - 13:30 Ordu kivisinin fiyatı belirlendi: 90 gram üstü 20 TL Ordu Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Yusuf Uzunlar, 2023 yılında kivide ciddi bir rekolte kaybı olduğunu, 90 gram ve üzeri kivinin fiyatının 20 TL olarak belirlendiğini, bunun ideal bir rakam olduğunu söyledi. Yalova’dan sonra en fazla kivi üretiminin yapıldığı Ordu’da, fındığın yanında üreticilerin önemli geçim kaynakları arasında yer alan kivinin fiyatı belirlendi. Açıklanan fiyata göre 90 gram üstü kivinin kilogram fiyatı 20 TL, 70-90 gram arası 12TL, 50-70 gram arası kivi fiyatı ise 5 TL olarak belirlendi. “Kahverengi kokarcanın girdiği kiviler alınmayacak” Ordu Kivi Üreticileri Derneği Başkanı Yusuf Uzunlar, kahverengi kokarca sorununun kivileri olumsuz etkilediğini ve alıcıların bu tür kivileri almamaya karar verdiğini söyledi. Uzunlar, “Burada önemli bir konu var. Bu arkadaşların imza attığımız belgede kahverengi kokarca ile ilgili büyük sıkıntımız var. Bu sıkıntıyı ilgili, kahverengi kokarcanın zarar verdiği kivilerin alınmayacağını ifade ettiler, sözleşmeye de koyduk. Bu nedenle üreticilerimize iletmek istiyorum. Eğer kahverengi kokarca sokma olayı varsa ki bazı bölgelerde var. Lütfen bu kivilerini bahçede temizlesinler. Yoksa alıcılar kiviyi almama karar aldılar” diye konuştu. “Rekolte geçen seneye göre yarıya düştü” Geçen yıl yaklaşık 9 bin ton rekolte görülen kivide bu yıl ciddi oradan düşüş olduğunu belirten Uzunlar, “Açıklanan fiyat geçen seneye göre çok iyi değil, çok kötü de değil ama yüzde 110’un onun üzerinde bir fiyat, ideal bir rakam. 2023 yılı kivi sezonunun üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Rekolte ile ilgili çalışma yapılıyor ama yine hakikaten geçen seneki rekoltenin yarısının altında. Çünkü yüksek kesimlerde kivi yok. Şimdi bir de kokarca olay girdi işin içine bayağı bir eksiğimiz var. Bu sene kivide. Umarım bu kokarcayla ilgili Tarım Bakanlığı, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ağırlıkla bunun üzerine gitmesi lazım. Yoksa seneye kivi de fındık da durum zor duruma düşeceğimizi tahmin ediyoruz ki diğer illerde gördük. Onun için yetkililer de bu konuda ciddi bir olarak bize yardımcı olmalarını, hatta zarar gören kivi üreticilerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için bir nevi destek verilmesi konusunda da yardımlarını bekliyoruz” ifadelerini kulandı. Uzunlar, kivi üretiminin iyi durumda olduğunu, aroma ve raf ömrü açısından Ordu’nun en iyi illerden birisi olduğunu da sözlerine ekledi.
Ordu’da ‘zeytinyağlı karalahana sarması’ tescillendi
08 Ekim 2023 Pazar - 15:01 Ordu’da ‘zeytinyağlı karalahana sarması’ tescillendi Karadeniz halkının temel besin maddelerinden biri olan, Ordu mutfağında önemli bir yere sahip, misafirlere özel ikram olarak masaları süsleyen ‘Ordu zeytinyağlı karalahana sarması / Ordu zeytinyağlı pancar sarması’ Büyükşehir Belediyesi’nin girişimleri ile coğrafi işaret aldı. Bu çerçevede il genelindeki coğrafi işaret alınan ürün sayısı ise 17’ye yükseldi. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin, şehre özgü ürünlerin marka değerinin ve tanınırlığının artırılması amacıyla yaptığı çalışmalar sürüyor. Şimdiye kadar birçok ürüne coğrafi işaret alan Büyükşehir Belediyesi’nin, yörenin vazgeçilmez lezzeti Ordu zeytinyağlı karalahana sarması için yaptığı başvuru da kabul edildi. ‘Ordu zeytinyağlı karalahana sarması / Ordu zeytinyağlı pancar sarması’ Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu’nun 155 sayılı Resmi Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Bülteni’nde yayımlanarak mahreç işaretli ürün olarak tescillendi. Bu çerçevede il genelindeki coğrafi işaret alınan ürün sayısı ise 17’ye yükseldi. Gölköy Girişimci Kadın Kooperatifi Üyesi Feride Pamuk, coğrafi işaret alınarak bu lezzetin tanınırlığını artıracak olan Başkan Güler ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Pamuk, “Karalahana yöremizde eskiden beri tüketilen geleneksel bir yiyeceğimiz. Geçmişte ninelerimizden bu yana bolca yapılmış, tadılmış, tüketilmiş ve misafirlere özel ikram olarak sunulmuş bir yemektir. Bu nedenle Ordu’da misafirlere özellikle yapılan zeytinyağlı karalahana sarmasını tüm Türkiye ve dünyaya tanıtmak ve tattırmak için tescillenmesini sağlayan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkür ediyoruz” diye konuştu. 17 ürün tescillendi Ordu Zeytinyağlı Karalahana Sarması / Ordu Zeytinyağlı Pancar Sarması’nın coğrafi işaret almasının ardından il genelindeki coğrafi işaret tescili yapılan ürün sayısı 17’ye çıktı. Daha önce Kabataş Helvası, Ordu Perşembe Ceviz Helvası, Ordu Yayla Pancarı (Dürme) Turşusu, Akkuş Şeker Fasulyesi, Gürgentepe Çoban Fasulyesi, Ordu Kivisi, Ordu Tostu, Yalıköy Köftesi, Ordu Taflan Turşusu, Ordu Sakarca Mıhlaması, Ordu Melocan Kavurması, Ordu Galdirik Kavurması ve Mesudiye Kuru Ekmeği/Mesudiye Goliti, Ordu Pidesi/Ordu Yağlısı, Ordu Fındıklı Burma Tatlısı ve Ordu İçli Tava tescillenmişti.
Vali Erol: “Kurul Kalesi’ndeki çalışmalar, kültürel mirasımız açısından önemli”
06 Ekim 2023 Cuma - 15:58 Vali Erol: “Kurul Kalesi’ndeki çalışmalar, kültürel mirasımız açısından önemli” Ordu Valisi Muammer Erol, 2010 yılından itibaren kazı çalışmalarının devam ettiği Kurul Kalesi’nde incelemelerde bulundu. Vali Erol çalışmaların kültürel miras açısından önemli olduğunu söyledi. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirilen ve 6’ncı Mithridates dönemine ait 2 bin 100 yıllık ‘Ana Tanrıça Kibele’ heykeli ile yaklaşık 3 bin parça tarihi eserin bulunduğu Kurul Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Vali Muammer Erol, 2010 yılından buyana kazı çalışmalarını yürüten Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt’tan bilgi aldı. Kurul Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarının Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ilk bilimsel kazısı olduğunu belirten Prof. Dr. Yücel Şenyurt, "Mimari kalıntıların ötesinde burası Roma istilası sonrası terk edilmiş. Küp, seramik, metal, cam gibi her çeşit buluntumuz var. 2 bin 100 yıl önce yaşayan bir kent bir anda yıkıma uğruyor ve olduğu gibi kalmış. Daha sonra bir yerleşim olmadığı için de biz eşyaları en son kullanıldığı yerlerde bulabiliyoruz. Silah, gülle, mızrak, hançer, çok fazla elimizde örnekler var" diye konuştu. “Kaza çalışmaları 10 yıl daha devam eder” Kurul Kalesi’nin kuzey kısmında kazıların devam ettiğini ifade eden Şenyurt, “Bu sene yaptığımız kazıların en önemli buluntusu, 67 adet büyük çapta erzak küpü, geniş bir alana yapılan su sarnıcı ve idari yapı olarak kullanıldığını düşündüğümüz mekandır. 13 yıldır devam eden çalışmalarda alanın yüzde 64’ü kazıldı. Tahminen 10 yıl kadar kazı çalışmaları devam eder” ifadelerine yer verdi. Şenyurt, Kurul Kalesi’ni çevreleyen taş duvarların restore edildikten sonra ziyarete açılması gerektiğini, Ordu’da Arkeoloji Müzesi’ne ihtiyaç olduğunu da sözlerine ekledi. “Kültürel mirasımız açısından önemli” 2 bin 300 yıllık bir geçmişi bulunan antik bir yerleşim alanının gün yüzüne çıkarılmasının, kültürel miras açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Vali Muammer Erol, “Kurul Kalesi’ndeki tarihi ortaya çıkarmak için 13 yıldan buyana yapılan çalışmalarda, antik döneme ait önemli arkeolojik eserler elde edilmiş. 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi gün yüzüne çıkarılmış. Kültürel mirasımız açısından önemli bir çalışma. 13 yıldır bu çalışmayı sürdüren Prof. Dr. Yücel Şenyurt hocamıza, çalışmalara destek veren Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Ordu Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum. Burada çalışan kardeşlerimizin ellerine, emeklerine sağlık” şeklinde konuştu. İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Proje ve İnşaat Dairesi Başkanı Murat Günaydın da kazı çalışmaları programına eşlik etti.
Altınordu’da en düşük işçi maaşı 23 bin TL oldu, işçiler davul-zurna eşliğinde kutladı
06 Ekim 2023 Cuma - 14:53 Altınordu’da en düşük işçi maaşı 23 bin TL oldu, işçiler davul-zurna eşliğinde kutladı Ordu’nun Altınordu Belediye Başkanı Aşkın Tören, işçi maaşlarında yüzde 170’e varan bir artış gerçekleştirdiklerini, en düşük işçi maaşının 23 bin TL’ye yükseldiğini açıkladı. İmzalanan sözleşmeye sevinen işçiler mutluluklarını davul-zurna eşliğinde oynayarak kutladı. Altınordu Belediyesi ile Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçiler Sendikası (Belediye-İş) arasında mutabakata varılan ‘Toplu İş Sözleşmesi’ düzenlenen törenle imzalandı. Başkan Tören ve Belediye-İş sendikası Genel başkanı Nihat Yurdakul’un imzaladığı toplu iş sözleşmesi ile işçilere ilave yeni mali ve sosyal haklar kazandırıldı. İmzalanan toplu iş sözleşmesiyle ücret artışları dışında çalışanların emeklilikte alacakları kıdem tazminatı kat sayıları artırıldı. Mazeret ve ücretsiz izin haklarında iyileştirmeler yapıldı. Yine yıllık 24 olarak ödenen ikramiye gün sayısı 52’ye çıkarıldı. Sözleşme çerçevesinde, Başkan Tören’in göreve geldiği 1 Nisan 2019 tarihinde tüm sosyal ödemeler dahil 2 bin 223 TL olan en düşük işçi maaşı, 4 buçuk yıl içerisinde yapılan iyileştirmeler sonunda yaklaşık 23 bin TL’ye, ortalama maaş 25 bin TL’ye ve en yüksek işçi maaşı ise 28 bin TL’ye yükseldi. Başkan Aşkın Tören’in emekçilerin ücretlerinde yaptığı 4 buçuk yıllık artış oranı ise toplam yüzde 950 olarak gerçekleşti. “Tüm Türkiye’ye referans olacak bir sözleşme imzaladık” İmza töreninde konuşan Altınordu Belediye Başkanı Aşkın Tören, “Sadece Ordu’da değil tüm Türkiye’de referans olacak bir sözleşme belgesi yapmak adına 4,5 yıllık kısa süre içerisinde bir olduğumuz, beraber olduğumuz bu sözleşme törenlerini düğüne ve halaya çevirdiğimiz bu esenlik günlere geldik. Çalışanlarımızın daha güçlü daha onurlu daha insanca yaşayabileceği ve huzur şehri, herkesin yüzünün güldüğü, gelirinin refahının arttığı, gelişen kalkınan üreten istihdam sağlayan göçü azaltan bir şehir için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’mizin, Altınordu’muzun kalkınmasında gelişmesinde güzel ülkemizin şehrimizin istikrar huzur ve istikbalinde emektar kardeşlerimizin alın teri ve emeği hakkı hiç şüphesiz inkar edilemez. İşte bu noktada bizler helal kazancın bereketine rahmetine ve huzuruna çok inanıyoruz” diye konuştu. “Türkiye’deki ilk 3 toplu iş sözleşmesinden biri” İmzalanan toplu iş sözleşmesinin Türkiye genelindeki ilk 3 toplu sözleşmeden biri olduğunu belirten Başkan Tören, “Çok şükür bugüne kadar kavga edilmeden grev yapılmadan çatışma olmadan müzakere ederek nezaketi masada ve kalbimizde hiç bırakmadan emeği merkeze koyarak başarılı toplu iş sözleşmelerimizi imzaladık. Bu sözleşmeye katkı koyan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum sözleşmemizin hayırlı uğurlu olmasını bir kez daha yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Temmuz ayı 2023 yılı itibari ile yaklaşık olarak en düşük maaş alacak emekçi kardeşim 23 bin lira maaş alacak, en yüksek maaşımız 28 bin lira, ortalama maaşımızı da 25 bin lira ilan ediyoruz hayırlı uğurlu olsun” ifadelerine yer verdi. Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul ise “Sendika olarak ayda 60 tane sözleşme yapıyoruz. Bu sözleşmeler içerisinde ilk 3’e girecek sözleşme, ben sevgili Belediye Başkanıma çok teşekkür ediyorum” dedi. İşçiler halay çekip, oyun oynayarak kutladı Açıklanan işçi maaşları sonrası işçiler tezahüratlar ve alkışlar eşliğinde bu sevinçli haberi kutladı. İşçiler, kendilerine yapılan zam sonrası mutlu olduklarını belirterek, emeği geçenlere teşekkür ettiler.