Yerel Haberler
Osmaniye
Osmaniye’de vatandaşlar iftar sofrasında buluştu 09 Mart 2026 Pazartesi - 20:28:22 Osmaniye Belediyesi tarafından Salı Kapalı Semt Pazarı’nda düzenlenen mahalle iftarında bir araya gelen binlerce kişi, hep birlikte iftar yapmanın keyfini yaşadı. Kurulan devasa iftar sofrasında vatandaşlara "Hoş geldiniz" diyen Belediye Başkanı İbrahim Çenet, Ramazan ayında birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Osmaniye Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü organizasyonuyla 11 ayın sultanı Ramazan ayında düzenlenen iftar programları, mahalle iftarlarıyla devam ediyor. Kemal Satır ve Şehit Süreyya Atalay caddelerinin kesişim noktasında yer alan Salı Kapalı Semt Pazarı’nda gerçekleştirilen iftar programında binlerce kişi Osmaniye Belediyesi’nin devasa iftar sofrasında bir araya geldi. Ramazan ayının manevi atmosferini yaşatmak amacıyla düzenlenen iftar programında Osmaniye Belediyesi Aşevi’nde usta eller tarafından hazırlanan yemekler vatandaşlara ikram edildi. Yoğun katılımın sağlandığı programda iftar saati öncesinde masaları tek tek gezerek vatandaşlara "Hoş geldiniz" diyen Belediye Başkanı İbrahim Çenet, hayırlı iftarlar temennisinde bulundu. "Ramazan ayını da bizler çok güzel kenetlenerek geçiriyoruz" diyen Başkan Çenet, "Saygıdeğer Osmaniyeli hemşehrilerim. Göreve geldiğimiz günden beri girmediğimiz sokağı, caddesi, yürümediğimiz yolu çok şükür kalmadı. Şu Salı Pazarı’nın tamda bulunduğumuz alandan şehrimizi Çevre Yolu’ndan Musa Şahin Bulvarı’na bağlayınca kadar Korkut Ata Mahallemizden, Mevlana Mahallemizden, Kazım Karabekir Mahallemizden bütün mahallelerimize açmadığımız koridor kalmadı. Yepyeni caddeler, yepyeni binalarımız göğe yükseliyor. Bunlar da şehrimize güzellik katıyor. Bugün Ramazan orucumuzun 18’incisini açmak üzere toplandık. Allah tuttuğumuz oruçları kabul etsin. Gerçekten çokta bereketli bir Ramazan ayı birlikte idrak ediyoruz. Yavaş yavaş Ramazan ayının da sonuna doğru geliyoruz. 11 ayın sultanı Ramazan ayını bizler çok güzel kenetlenerek geçiriyoruz. Binlerce hanemize sıcak yemek ulaştırıyoruz. Allah nasip ederse önümüzdeki pazartesi değil bir sonraki pazartesi günü de Halep’te iftar çadırımızı kuracağız. Osmaniye’mizin bu gönül zenginliğini Suriyeli kardeşlerimize de götüreceğiz. Osmaniye’miz dayanışma, paylaşma, kardeşlik ayı Ramazan ayına uygun hep birlikte hareket ediyor. Bizler de sizlerle burada Ramazan orucunu açmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz" diye konuştu. Başkan Çenet’in konuşmasının ardından edilen dualar ve okunan ezanla binlerce kişi aynı anda oruçlarını açtı.
08 Mart 2026 Pazar - 10:46 Osmaniye’de öğrenciler Kadınlar Günü’nde gül şeklinde mum dağıttı Osmaniye’de üniversite öğrencileri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla üniversite kampüsünde öğrencilere gül şeklinde kokulu mum dağıttı. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Kulübü öğrencileri, üniversite kampüsünde gerçekleştirilen etkinlikte Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekmek amacıyla hazırladıkları gül şeklindeki kokulu mumları öğrencilere hediye etti. Kampüs içerisinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler dağıtılan hediyelerden dolayı memnuniyetlerini dile getirirken, etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Arkeoloji Kulübü öğrencileri, kadınların toplumdaki önemine dikkat çekmek ve Kadınlar Günü’nü anlamlı bir şekilde kutlamak amacıyla böyle bir etkinlik düzenlediklerini belirtti. Hayatımızın her alanında bizlerin yanında olan kadınlarımıza ufakta olsa teşekkür etmek istedik diyen Kulüp Başkanı Emre Taylı, "Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Kulübü olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için hayatımızın her alanında destekçimiz ve yardımcımız olan fedakarlığı, emeği ve zarafetiyle bilim ve sanata kadar hayatın her alanında var olan Türk kadını geçmişten bugüne güçlü duruşuyla hayatımızın her alanına aydınlatmaktadır. Türk kadını tarih boyunca milletin temeli olmuştur. Bilimden sanata her alanda bulunan kadınlarımız için küçük birer hediye dağıttık. Hayatımızın her alanında bize destekçi olan kadınlarımıza, annelerimize minnettarız" Dedi.
08 Mart 2026 Pazar - 10:14 Kadirli OSB’de tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürüldü Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bulunan Kadirli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürülürken, soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yangında can kaybı yaşanmadı.Edinilen bilgilere göre, Kadirli OSB içerisinde bulunan Şen Piliç’e ait tavuk fabrikasında gece saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, rüzgarın da etkisiyle fabrikanın farklı noktalarına yayıldı.Fabrikadan yükselen dumanları fark eden çalışanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve güvenlik ekibi sevk edildi. Yangına ilk müdahale Kadirli ve Osmaniye Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından yapılırken, yangının büyümesi üzerine çevre il ve ilçelerden de takviye itfaiye ekipleri çağrıldı.Yangın söndürme çalışmalarına Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait arazözler de destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yangın sabaha karşı kontrol altına alınarak söndürülürken, bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.Öte yandan Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu da yangın bölgesine gelerek yetkililerden söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
60 yıl önce kapatılan petrol kuyusunda arama çalışması başlatıldı, köyü petrol heyecanı sardı
29 Ağustos 2024 Perşembe - 12:08 60 yıl önce kapatılan petrol kuyusunda arama çalışması başlatıldı, köyü petrol heyecanı sardı Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Çınar ve Hacıhaliloğlu köylerinde 1960’lı yıllarda Amerikalı bir şirket tarafından yapılan petrol araması neticesinde kapatılan petrol kuyularında , Türk şirketi tarafından yeniden arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar üzerine köylüleri petrol heyecanı sardı. Kadirli ilçesi Çınar ve Hacıhaliloğlu köylerinde 1962-1965 yılları arasında Çınar ve Hacıhaliloğlu köylerinde Amerikalı bir şirket tarafından petrol arama çalışması yapıldı. Yapılan arama çalışması neticesinde köyün farklı noktalarında petrol kuyuları açıldı. İddiaya göre kuyularda petrol bulunmasına rağmen , şirket tarafından " Burada petrol yok ve yetersiz" şeklinde değerlendirilerek kapatıldı. Aynı yıllarda aynı Amerikalı şirket tarafından yine petrol yok denilerek kapatılan Adana’nın Ceyhan ilçesindeki kuyularda yapılan çalışmada Çukurova-1 ve Çukurova-2 kuyularında rezerv değeri 1 Milyar Dolar olan petrol bulunmasının ardından, Kadirli ilçesinde de kapatılan petrol kuyuları ve çevresinde arama çalışması başlatıldı. Köylüler ise köylerinden petrol çıkmasını umutla bekliyor. Çınar köyünde yaşayan ve Amerikalıların 1960’lı yıllarda köylerinde petrol aradığına şahit olan Yusuf Kenan Oflaz " Amerikalılar köyümüzde sondaj yaptılar. Çok da uğraştılar. Dev gibi kepçeler, makineler getirdiler. Aradılar aradılar burada su var dediler. 400 metre yer altına inmişler. Bulamadık dediler ve kuyuyu kapattılar. Lakin kuyu hala kokuyor. Şimdi Türk şirketleri arama başlatmış İnşallah petrol bulunur" dedi. Amerikalıların köyde petrol araması yaptığı yıllarda, kendisinin 20’li yaşlarda olduğunu ve Amerikalıların küçük erkek kardeşini çok sevdiklerini belirten Cennet Oflaz ise " Benim kardeşim Mehmet o zaman küçüktü onlarla çok gezdi. Amerikalılar "Mehmet mazot yok su çok" derlerdi. Kucaklarında gezdirirlerdi. Sonra çekip gittiler. Şimdi köyümüzde petrol aranıyor inşallah bulunur" dedi.
60 yıl önce kapatılan petrol kuyusunda arama çalışması başlatıldı, köyü petrol heyecanı sardı
29 Ağustos 2024 Perşembe - 11:53 60 yıl önce kapatılan petrol kuyusunda arama çalışması başlatıldı, köyü petrol heyecanı sardı Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Çınar ve Hacıhaliloğlu köylerinde 1960’lı yıllarda Amerikalı bir şirket tarafından yapılan petrol araması neticesinde kapatılan petrol kuyularında , Türk şirketi tarafından yeniden arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar üzerine köylüleri petrol heyecanı sardı. Kadirli ilçesi Çınar ve Hacıhaliloğlu köylerinde 1962-1965 yılları arasında Çınar ve Hacıhaliloğlu köylerinde Amerikalı bir şirket tarafından petrol arama çalışması yapıldı. Yapılan arama çalışması neticesinde köyün farklı noktalarında petrol kuyuları açıldı. İddiaya göre kuyularda petrol bulunmasına rağmen , şirket tarafından " Burada petrol yok ve yetersiz" şeklinde değerlendirilerek kapatıldı. Aynı yıllarda aynı Amerikalı şirket tarafından yine petrol yok denilerek kapatılan Adana’nın Ceyhan ilçesindeki kuyularda yapılan çalışmada Çukurova-1 ve Çukurova-2 kuyularında Rezerv değeri 1 Milyar Dolar olan petrol bulunmasının ardından , Kadirli ilçesinde de kapatılan petrol kuyuları ve çevresinde arama çalışması başlatıldı. Köylüler ise köylerinden petrol çıkmasını umutla bekliyor. Çınar köyünde yaşayan ve Amerikalıların 1960’lı yıllarda köylerinde petrol aradığına şahit olan Yusuf Kenan Oflaz " Amerikalılar köyümüzde sondaj yaptılar. Çok da uğraştılar. Dev gibi kepçeler getirdiler. Dev makineler getirdiler. Aradılar aradılar burada su var dediler. 400 metre yer altına inmişler. Bulamadık dediler ve kuyuyu kapattılar. Lakin kuyu hala da kokuyor. Şimdi Türk şirketleri arama başlatmış İnşallah petrol bulunur" dedi. Amerikalıların köyde petrol araması yaptığı yıllarda, kendisinin 20’li yaşlarda olduğunu ve Amerikalıların küçük erkek kardeşini çok sevdiklerini belirten Cennet Oflaz ise " Benim kardeşim Mehmet o zaman küçüktü onlarla çok gezdi. Amerikalılar "Mehmet mazot yok su çok" derlerdi. Kucaklarında gezdirirlerdi. Sonra çekip gittiler. Şimdi köyümüzde petrol aranıyor inşallah bulunur" dedi.
Çocukluk hayali olan okuma yazmayı 86 yaşında öğrendi
29 Ağustos 2024 Perşembe - 09:12 Çocukluk hayali olan okuma yazmayı 86 yaşında öğrendi Osmaniye’de yaşayan 6 çocuk annesi Ayşe Aydoğan, çocukluk hayali olan okuma yazmayı 86 yaşında öğrendi. Osmaniye’de kent merkezinde yaşayan 86 yaşındaki Ayşe Aydoğan, babasının okula göndermemesi nedeniyle çocukluk hayali olan okuma yazmayı öğrenemedi. Eşinin vefatından ardından, Osmaniye’deki Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı Gündüz Bakım ve Aktif Yaşam Merkezine gitmeye başlayan Aydoğan, el işleri, resim ve çeşitli etkinliklerle hayata yeniden tutunmaya başladı. Merkezdeki yetkililerden çocukluk hayali olan okuma yazmayı öğrenmek için yardım isteyen Ayşe Aydoğan bu hayaline 86 yaşında kavuştu. Okuma yazma belgesini Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz’dan alan Ayşe Aydoğan hayalini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadı. "Burada herkesin okuması yazması vardı benim yoktu ben kendimde bir eksiklik hissettim" diyen Ayşe Aydoğan, ’’Okumaya çocukken babam göndermemiş. Ben de o çocukluk hevesim içimde kalmıştı. Bir türlü yakalayamadım okuma şansımı. İşte sonra çoluk çocuğa karıştık, olmayınca da kaldı içimde üzülüyordum. Ben niye okuyamadım, niye okuma yazma öğrenmedim diye. Sonra da işte olmadı, kısmet olmadı. 2 sene oldu eşim öleli o öldükten sonra evde yalnız kaldım. Buranın açıldığını duydum. Arkadaşlarım haber verdi. Belli bir yaştaki insanları orada yardımcı oluyorlar, ilgileniyorlar, arkadaşlarınız var vakit geçirirsin. Ben de dedim bir gideyim, göreyim, memnun olursam devam ederim dedim. Memnun olmazsam da gitmem dedim. Geldim, memnun oldum. Bir buçuk sene oldu ben buraya hiç aksatmadan geliyorum. Çocuklarım gezmemi istiyor gidelim, değişiklik olsun anne diyor. Benim okulum var, gitmem diyorum, ben buraya okul bildim. Burada da herkesin okuması var, benim yoktu. Ben orada bir eksiklik hissettim. Buradaki görevliler Fatma hanım ve Fatih beye her şeye yardımcı oluyorsunuz her işte hocamız var. Ben okuma yazma öğrenmek istiyorum bana da bunu öğretin buranın görevlisisiniz dedim. Birkaç gün sonra bana bir kalem bir defter verdiler okumaya başlayalım dediler. Allah bin sefer razı olsun Fatih bey ve Fatma hanımdan bana sabır ettiler buraya kadar getirdiler. Ben kendi kendime daha güzel okuyorum ama burada azıcık heyecan yaptım. Kelimeler birden çıkaramadım’’ diye konuştu. ’’Okusaydım öğretmen olmak isterdim’’ Babasının kendisini okutmadığı için okuma yazma öğrenemediğini dile getiren Aydoğan, ’’Amcamın kızı okudu, öğretmen oldu. Aynı yaştaydık, onu okuttular, ben okuyamadım. İşte çocuk aklı, yani direnemedim mi? Artık nasıl oldu ben de bilmiyorum. Keşke direnseymişim. Babamda öyle fazla sert bir baba değildi aslında. Kısmet olmadı okusaydım öğretmen olurdum. Çok seviyordum yani insanlara yardımcı olmayı çok seviyorum, anlayacağın. Burada mutluyum yavrum, örgü, sabun bezleri, gül, hamurdan çiçek yaptık’’ dedi.
Çocukluk hayali olan okuma yazmayı 86 yaşında öğrendi
29 Ağustos 2024 Perşembe - 09:08 Çocukluk hayali olan okuma yazmayı 86 yaşında öğrendi Osmaniye’de yaşayan 6 çocuk annesi Ayşe Aydoğan, çocukluk hayali olan okuma yazmayı 86 yaşında öğrendi. Osmaniye’de kent merkezinde yaşayan 86 yaşındaki Ayşe Aydoğan, babasının okula göndermemesi nedeniyle çocukluk hayali olan okuma yazmayı öğrenemedi. Eşinin vefatından ardından, Osmaniye’deki Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı Gündüz Bakım ve Aktif Yaşam Merkezine gitmeye başlayan Aydoğan, el işleri, resim ve çeşitli etkinliklerle hayata yeniden tutunmaya başladı. Merkezdeki yetkililerden çocukluk hayali olan okuma yazmayı öğrenmek için yardım isteyen Ayşe Aydoğan bu hayaline 86 yaşında kavuştu. Okuma yazma belgesini Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz’dan alan Ayşe Aydoğan hayalini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadı. Burada herkesin okuması yazması vardı benim yoktu ben kendimde bir eksiklik hissettim diyen Ayşe Aydoğan, ’’Okumaya çocukken babam göndermemiş. Ben de o çocukluk hevesim içimde kalmıştı. Bir türlü yakalayamadım okuma şansımı. İşte sonra çoluk çocuğa karıştık, olmayınca da kaldı içimde üzülüyordum. Ben niye okuyamadım, niye okuma yazma öğrenmedim diye. Sonra da işte olmadı, kısmet olmadı. 2 sene oldu eşim öleli o öldükten sonra evde yalnız kaldım. Buranın açıldığını duydum. Arkadaşlarım haber verdi. Belli bir yaştaki insanları orada yardımcı oluyorlar, ilgileniyorlar, arkadaşlarınız var vakit geçirirsin. Ben de dedim bir gideyim, göreyim, memnun olursam devam ederim dedim. Memnun olmazsam da gitmem dedim. Geldim, memnun oldum. Bir buçuk sene oldu ben buraya hiç aksatmadan geliyorum. Çocuklarım gezmemi istiyor gidelim, değişiklik olsun anne diyor. Benim okulum var, gitmem diyorum, ben buraya okul bildim. Burada da herkesin okuması var, benim yoktu. Ben orada bir eksiklik hissettim. Buradaki görevliler Fatma hanım ve Fatih beye her şeye yardımcı oluyorsunuz her işte hocamız var. Ben okuma yazma öğrenmek istiyorum bana da bunu öğretin buranın görevlisisiniz dedim. Birkaç gün sonra bana bir kalem bir defter verdiler okumaya başlayalım dediler. Allah bin sefer razı olsun Fatih bey ve Fatma hanımdan bana sabır ettiler buraya kadar getirdiler. Ben kendi kendime daha güzel okuyorum ama burada azıcık heyecan yaptım. Kelimeler birden çıkaramadım’’ diye konuştu. ’’Okusaydım öğretmen olmak isterdim’’ Babasının kendini okutmadığı için okuma yazma öğrenemediğini dile getiren Aydoğan, ’’Amcamın kızı okudu, öğretmen oldu. Aynı yaştaydık, onu okuttular, ben okuyamadım. İşte çocuk aklı, yani direnemedim mi? Artık nasıl oldu ben de bilmiyorum. Keşke direnseymişim. Babamda öyle fazla sert bir baba değildi aslında. Kısmet olmadı okusaydım öğretmen olurdum. Çok seviyordum yani insanlara yardımcı olmayı çok seviyorum, anlayacağın. Burada mutluyum yavrum, örgü, sabun bezleri, gül, hamurdan çiçek yaptık’’ dedi. (MSL-VK-
Hobi olarak yetiştirdiği çiçekleri, seyyar tablasında satıyor
26 Ağustos 2024 Pazartesi - 11:14 Hobi olarak yetiştirdiği çiçekleri, seyyar tablasında satıyor Osmaniye’de 11 yaşından beri seyyar satıcılık yapan 57 yaşındaki Yakup Özdemir, çocukluğundan beri bahçesine hobi olarak ekimini yaptığı çiçekleri seyyar tablasına koyarak mahallelerde satıyor. Osmaniye kent merkezi Eyüp Sultan Mahallesinde oturan Yakup Özdemir, çocukluğunda arkadaşının kendisine hediye ettiği çiçeği evinin bahçesine ekerek başladığı hobisini yıllardır devam ettirdi. Seraya çevirdiği evinin bahçesinde 100 çeşit çiçek bulunan Özdemir, arkadaşının tavsiyesi üzerine bahçesinde yetiştirdiği çiçekleri saksılara dikip, seyyar tablasında mahallere giderek tanesi 25 ile 100 lira arasında değişen fiyatlarla vatandaşla buluşturuyor. Daha önceleri seyyar tablasında meyve ve sebze sattığını fakat bazen ürün bulamadığından, bazen de aldığı ürünlerin kötü çıkmasında dolayı insanlara mahcup olduğu için kendi bahçesinde yetiştirdiği çiçekleri satmaya başladı. Geçmişte bahçesinde yetiştirdiği çiçekleri hediye ettiğini, bir arkadaşının tavsiyesiyle bu hobiyi ticarete dönüştürdüğünü söyleyen Yakup Özdemir, "1979 yılında babamın rahatsızlığında dolayı tablacılığa başladım. Şehitliğin orada soğan, patates, meyve satıyordum. Soğan, patates işinde baktım bazen ürün bulup bazen bulamıyordum. Bazen depolu ürünler olduğunda halka satmak istemiyordum. Daha önce arkadaşların bana verdiği çiçekleri hobi olarak yetiştiriyordum. Kendi ürettiğim çiçekleri hobi olarak başladığım çiçekleri seyyar tablamda satmaya başladım. Hem uygun veriyorum hem mahalle aralarında halkta memnun çok mutluyum. Kendi ürettiğim ürünü rahatlıkla halka sunuyorum, çünkü nasıl sulanacağım bakımını söyledikten sonra ömürlük oluyor benim sattığım ürünler. Üretmek çok güzel şeydir, herkese tavsiye ederim. Başkasına bağımlı olacağımıza, Hollanda’dan çiçek getireceğimize yerli malı, yurdun malı çiçek üretip bunları topluma arz etmekten gurur duyuyorum. Yüzlerce çiçeğim var, kaktüsler, kolonya çiçeği, Japon gülü, begonvillerim, yaprak güzelleri, karidesler, kurdele çiçeği, begonyalar çok çiçekleri var. Çiçek fiyatları 25 ile 100 lira arasında bendeki çiçekler 100 lirayı geçmez. Önceleri hobi olarak yapıyordum şimdi ticarete dönüştürdüm, iyi kötü bir ekmek param çıkıyor" dedi.