Yerel Haberler
Osmaniye
Toprakkale kazılarında gün yüzüne çıkarılan eserler ilk kez sergilendi 22 Mayıs 2026 Cuma - 10:53:58 Osmaniye’nin Toprakkale ilçesindeki tarihi Toprakkale Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler, ilk kez düzenlenen sergiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Osmaniye Toprakkale Kalesi Kazısı 2025 Yılı Buluntuları Sergisi, Cebelibereket Kültür Merkezi’nde açıldı. Sergide, kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan ve ilk kez sergilenen tarihi buluntular yer aldı. Geleceğe Miras Projesi kapsamında Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları, Osmaniye Müze Müdürü Zübeyde Kuru ile Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. İrfan Tuğcu öncülüğünde sürdürülüyor. Çalışmalar kapsamında kalenin tarihi geçmişine ışık tutacak mimari kalıntılar ve farklı dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılıyor. Deprem sonrası başlayan süreç Toprakkale’de tarihi keşfe dönüştü "Kazıya başladığımız ilk yılımızı böyle bir sergiyle taçlandırmak bizim için gurur vericiydi" diyen Toprakkale Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. İrfan Tuğcu, "Toprakkale Kale kazısına başlangıcımız 2025 yılıdır. Tabii 2005’in öncesindeki bir süreç var. 2023 yılında burada depremlerden ağır hasar görülmesi üzerine biz bir ön tespit yaptık. Bu ön tespitin ardından ise 2024 yılında bu sürece başlandı. Bu sürecin mimarı Osmaniye Müze Müdürlüğümüzdür. Zübeyde Kuru başkanlığında bu kazıyı devam ettiriyoruz.2025 yılı, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Cumhurbaşkanımızın himayelerinde başlayan bir projedir. Geleceğe Miras kapsamında burada kazılara başladık. Ana hedefimiz kalenin stratigrafisini ortaya koyabilmekti. İlk yılda görüyorsunuz, aslında bilinenin ya da söylenenin aksine kalede milattan önce 3. yüzyıla kadar geriye giden mimari unsurları açığa çıkardık. Bu da bizi daha da heyecanlandırdı. Bugünkü sergi ise hem Osmaniye Müze Müdürlüğü açısından bir ilk olarak karşımıza çıkıyor hem de bizim açımızdan ilk yılımızı böyle bir sergiyle taçlandırmak ve Valimizin himayelerinde bu sergiyi gerçekleştirmek ayrı bir mutluluk" ifadelerini kullandı. Bilimsel kayıtlara geçmeyen sarnıç açığa çıkarıldı Toprakkale Kalesi kazılarında dört mekanın gün yüzüne çıkarıldığını söyleyen Doç. Dr. İrfan Tuğcu, "Kazı, restorasyona bağlı olarak gelişen bir kazıydı. Restorasyon yapılacak noktalarda öncelikli hedefimizi belirledik ve bu doğrultuda beden duvarının dış ve iç yüzünde kazılara başladık. Kalelerde bilindiği üzere sarnıçlar vazgeçilmezdir. Biz şu ana kadar bilimsel olarak kayıt altına alınmamış ve bir kısmı açık olan sarnıcın kalan bölümünü de açığa çıkardık. Kuzey kanatta, iç yüzde yürütmüş olduğumuz çalışmalarda birbiriyle bağlantılı dört adet mekan açığa çıkarıldı. Görmüş olduğunuz arkeolojik verilerin tamamı da bu dört mekandan elde edildi. Bu mekanlardan bir tanesinin silahlık olduğu ihtimali üzerinde duruyoruz. Çünkü burada 60’ın üzerinde ok ucu ele geçti. Bu serginin yıldızlarından biri de bronz kazanımızdır. O da yine bu mekanın hemen yan tarafından ele geçirilen bir buluntu. Ayrıca görmüş olduğunuz seramiklerimiz var. Bunlar El Mina etkili, yani Doğu Akdeniz ve bölgenin yerel seramik etkilerini taşıyan eserlerdir. Bu grup olarak ilk kez Toprakkale’de açığa çıkarıldı. Şu anda Toprakkale’de milattan sonra 12-13’üncü yüzyılları kazıyoruz. Ancak stratigrafisinin, ilerleyen yıllarda kazılar devam ettikçe çok daha derine ve çok daha erken dönemlere gideceği aşikar" dedi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 10:47 Toprakkale kazılarında gün yüzüne çıkarılan eserler ilk kez sergilendi Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan tarihi Toprakkale Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler, ilk kez düzenlenen sergiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Osmaniye Toprakkale Kalesi Kazısı 2025 Yılı Buluntuları Sergisi, Cebelibereket Kültür Merkezi’nde açıldı. Sergide, kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan ve ilk kez sergilenen tarihi buluntular yer aldı. Geleceğe Miras Projesi kapsamında Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları, İl Müze Müdürlüğü ile Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi iş birliğinde yürütülüyor. Kazı çalışmaları, Osmaniye Müze Müdürü Zübeyde Kuru, kazı başkanlığında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. İrfan Tuğcu öncülüğündeki ekip tarafından sürdürülüyor. Çalışmalar kapsamında kalenin tarihi geçmişine ışık tutacak mimari kalıntılar ve farklı dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılıyor. -Deprem sonrası başlayan süreç Toprakkale’de tarihi keşfe dönüştü Kazıya başladığımız ilk yılımızı böyle bir sergiyle taçlandırmak bizim için gurur vericiydi diyen Toprakkale Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. İrfan Tuğcu, "Toprakkale Kale kazısına başlangıcımız 2025 yılıdır. Tabii 2005’in öncesindeki bir süreç var. 2023 yılında burada depremlerden ağır hasar görülmesi üzerine biz bir ön tespit yaptık. Bu ön tespitin ardından ise 2024 yılında bu sürece başlandı. Bu sürecin mimarı Osmaniye Müze Müdürlüğümüzdür. Zübeyde Kuru başkanlığında bu kazıyı devam ettiriyoruz.2025 yılı, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde başlayan bir projedir. Geleceğe Miras kapsamında burada kazılara başladık. Ana hedefimiz kalenin stratigrafisini ortaya koyabilmekti. İlk yılda görüyorsunuz, aslında bilinenin ya da söylenenin aksine kalede M.Ö. 3. yüzyıla kadar geriye giden mimari unsurları açığa çıkardık. Bu da bizi daha da heyecanlandırdı. Bugünkü sergi ise hem Osmaniye Müze Müdürlüğü açısından bir ilk olarak karşımıza çıkıyor hem de bizim açımızdan ilk yılımızı böyle bir sergiyle taçlandırmak ve Sayın Valimizin himayelerinde bu sergiyi gerçekleştirmek ayrı bir mutluluk." Diye konuştu. -Bilimsel kayıtlara geçmeyen sarnıç açığa çıkarıldı Toprakkale kalesi kazılarında dört mekanın gün yüzüne çıkarıldığını söyleyen Doç. Dr. İrfan Tuğcu, "Kazı, restorasyona bağlı olarak gelişen bir kazıydı. Restorasyon yapılacak noktalarda öncelikli hedefimizi belirledik ve bu doğrultuda beden duvarının dış ve iç yüzünde kazılara başladık. Kalelerde bilindiği üzere sarnıçlar vazgeçilmezdir. Biz şu ana kadar bilimsel olarak kayıt altına alınmamış ve bir kısmı açık olan sarnıcın kalan bölümünü de açığa çıkardık.Kuzey kanatta, iç yüzde yürütmüş olduğumuz çalışmalarda birbiriyle bağlantılı dört adet mekan açığa çıkarıldı. Görmüş olduğunuz arkeolojik verilerin tamamı da bu dört mekandan elde edildi.Bu mekanlardan bir tanesinin silahlık olduğu ihtimali üzerinde duruyoruz. Çünkü burada 60’ın üzerinde ok ucu ele geçti.Bu serginin yıldızlarından biri de bronz kazanımızdır. O da yine bu mekanın hemen yan tarafından ele geçirilen bir buluntu.Ayrıca görmüş olduğunuz seramiklerimiz var. Bunlar El Mina etkili, yani Doğu Akdeniz ve bölgenin yerel seramik etkilerini taşıyan eserlerdir. Bu grup olarak ilk kez Toprakkale’de açığa çıkarıldı. Şu anda Toprakkale’de M.S. 12-13’üncü yüzyılları kazıyoruz. Ancak stratigrafisinin, ilerleyen yıllarda kazılar devam ettikçe çok daha derine ve çok daha erken dönemlere gideceği aşikar." Dedi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 16:38 Hayatını kaybeden Ali Özer için üniversitede anma programı düzenlendi Osmaniye’de hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Ali Özer(36) için okul arkadaşları tarafından anma programı düzenlendi. Osmaniye’de görev yapan Jandarma Uzman Çavuş ve aynı zamanda Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Ali Özer için okuduğu üniversitede anma programı düzenlendi. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi fuaye alanında gerçekleştirilen anma programında, Ali Özer’in okul arkadaşları, akademisyenler ve sevenleri bir araya geldi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, merhum Ali Özer’in fotoğrafının bulunduğu alana çiçekler bırakılırken katılımcılara ikramlarda bulunuldu. Programda dualarla anılan Ali Özer için sınıf arkadaşları da fotoğrafının bulunduğu masaya duygu ve düşüncelerini içeren notlar bıraktı. Anma sırasında duygusal anlar yaşanırken, sevenleri büyük üzüntü yaşadı. Anma programında konuşan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. İrfan Tuğcu, Ali Özer’in güler yüzlü, iyi niyetli ve çevresindeki insanlara dokunan bir kişiliğe sahip olduğunu belirterek, geride bıraktığı güzel hatıralarla her zaman anılacağını ifade etti. Sınıf arkadaşları ise Ali Özer’i yalnızca bir sınıf arkadaşı olarak değil, kendileri için bir abi olarak gördüklerini belirterek, onun temiz kalpli, yardımsever ve neşeli kişiliğiyle hafızalarda yer edindiğini dile getirdi.
AB Bakanı Çelik: "Türkiye’nin rejimi bellidir, bizim yaptığımız şey sistem değişikliğidir”
11 Şubat 2017 Cumartesi - 19:54 AB Bakanı Çelik: "Türkiye’nin rejimi bellidir, bizim yaptığımız şey sistem değişikliğidir” Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, “Türkiye’nin rejimi bellidir. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bizim yaptığımız şey sistem değişikliğidir. Peki nedir bu sistem değişikliği. Demokratik, laik sosyal diyoruz. Bu saydıklarımızı Türkiye’de kim ortadan kaldırdı? Darbeler ortadan kaldırdı. Yani rejim değişikliği yapan darbelerdir" dedi.AK Parti Osmaniye Teşkilatının İl Danışma Meclisi Toplantısı Cebelibereket Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantının başlangıcında 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin video gösterimi yapıldı. Ardından konuşma yapan AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, şu an dünyanın enteresan bir dönemden geçtiğini belirterek, “Türkiye’nin kuzeyindeki ülkelerde ciddi bir ekonomik kriz var. Türkiye’nin güney dediğimiz Suriye ve Irak gibi ülkelerde ise ciddi bir siyasi kriz var. Ciddi bir demokrasi krizi var. Bütün bunların içerisinde Türkiye ekonomisini güçlendirmeye çalışan, demokrasisini güçlendirmeye çalışan, dış politikada daha büyük bir katılım üretmeye çalışarak ciddi performansını devam ettiriyor” diye konuştu.Son dönemlerde ‘parlamenter rejimden neden vazgeçiyoruz’ gibi soruların sorulduğunu belirten Çelik, “Açık ve net bir şeklide söyleyelim. Türkiye’de hiçbir zaman parlamenter rejim olmadı. Parlamenter rejim her zaman darbelerle sakatlandı, darbelerle örselendi ve bir türlü parlamenter sistem Türkiye’de yerleşmedi. Ben siyasi tarihle ilgilenirim. Türkiye’de parlamenter sistemin örselenmeden, sakatlanmadan, iyi kötü performansını gösterebildiği dönem AK Parti dönemidir. AK Parti döneminde de Cumhurbaşkanlığı sistemine müdahale etmek istediler hatta partiyi kapatmak istediler” ifadelerini kullandı.Kendilerine sorulan bir diğer sorunun ise ‘Türkiye’de rejim değişikliği olacak mı’ sorusu olduğunu belirten Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Bakın biz net bir şekilde söylüyoruz. Türkiye’nin rejimi bellidir. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bizim yaptığımız şey sistem değişikliğidir. Peki nedir bu sistem değişikliği. Demokratik, laik sosyal diyoruz. Bu saydıklarımızı Türkiye’de kim ortadan kaldırdı? Darbeler ortadan kaldırdı. Yani rejim değişikliği yapan darbelerdir. Peki o darbelerin olduğu zamanlarda bu darbeleri en çok destekleyen siyasi parti hangisiydi? CHP’ydi. Demek ki rejim değişikliğini onlar istemişti. Bu rejim değişikliği yaygarasının arkasından halkın kendiler oy vermediği, kendilerine güvenmediği birileri çıkar. Bunlar sandıktan çıkan sonuçlara tahammül edemedikleri için, sandıktan çıkan irade ile mücadele etmeyi göze alamadıkları için, kendileri sandıktan çıkamadıkları için rejim değişikliği diyerek ülkedeki sistemi krize sürüklediler. Hemen arkasından rejimin bekçisi olduklarını söylerler. O rejim bekçilerinin arkasından siyasete müdahale ederek hükümetleri yıktıkları zaman hemen rejimin tüccarlığına çıkarlar.”Bu kesimin sandıktan hep korktuğuna değinen Çelik, “Çünkü sizlerin değerlerine uygun siyasetçileri devletin başına getirdiğinizi biliyorlar. Sizden sandığı kaçırmaya çalışıyorlar. Sandığa gittiğiniz zaman, vatandaşın önüne sandık koyduğunuz zaman nasıl bir tablo çıkacağını biliyorlar. O tabloda da kendilerine yer olmadığını biliyorlar” şeklinde konuştu.Çelik, “Mesele güç meselesi olsa şu anda Cumhurbaşkanımızın gücüne sahip kim var Avrupa’da. Vatana ihanet dışında hiç bir şeyden yargılanamaz. Kendisinin liderlik ettiği parti meclisin çoğunluğuna sahip. Ya da bizim açımızdan bakalım. Cumhurbaşkanımız bizim partimizden çıkmış. Meclis çoğunluğuna biz sahibiz ve hükümet bizde. Yani biz güç peşinde koşsak bizim bu sistemi hiç değiştirmememiz lazım” dedi.
Mevsimlik işçilerin hayatta kalma mücadelesi
11 Şubat 2017 Cumartesi - 09:37 Mevsimlik işçilerin hayatta kalma mücadelesi Türkiye’deki turp ihtiyacının yüzde 70’inin karşılandığı Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde turp hasadında çalışan tarım işçileri yaşam mücadelesi veriyor.Sabah hava aydınlanmadan başlayan turp işçilerinin mesaisi tam 12 saat sürüyor. Hayatlarını idame ettirmek için çalışan tarım işçisi kadınların her birinin farklı bir hikayesi var.Kış sebzesi olan turpun hasadı işçilerin sabah saat 05.00’te kalkıp 06.00’da araca binmeleriyle başlıyor. kimileri hasta eşlerini evde bırakıyor, kimileri çocuklarını, kimileri yaşlı anne babalarını. Hiçbir sosyal güvencesi olmayan turp işçileri, günlük 50 tl’ye kışın soğukta, yağmurda, çamurda suyun içerisinde 12 saat boyunca ekmek mücadelesi veriyor.Sabah saat 06.00’da işçileri toplayıp işyerine götürdüğünü söyleyen elçi Hanifi Görgel, "Sabah saat 6’dan akşam 7’ye kadar o soğuk suyun içinde zor şartlarda çalışıyorlar, hiçbir sosyal güvenceleri, garantileri yok. Yıkama alanındaki çay taştığı zaman çok tehlikeli şartlarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Sabah erkenden kalkıp çocuklarını okula gönderiyorlar. Ve hemen işe gitmek zorundalar. Akşam geç geldikleri için tekrar yemek yapmaya vakitlerinin olmadığından kahvaltıyla geçirmek zorunda kalıyorlar. Aldıkları 50 TL bunları kurtarmıyor; kiminin beyi, kiminin çocukları, hastada olsada işe gitmek zorundalar" dedi.Mevsimlik işçi olarak çalışan Hacer Atikarslan ise, "Kocam rahatsız. Başka geçineceğimiz hiçbir şey yok. Yerim yurdum yok, aldığım para kurtarmıyor. Kocam astım hastası, başka çaremiz çıkarımız yok. Zor şartlar altında çalışıyoruz. Çok aşırı derecede soğuk, geçim zor, yetmiyor yetiştiremiyorum tek başımayım. Kocamın ayağı kırık, mağdur. Bir şey yapamıyorum, çaresizim” diye sızlanıyor."Sabah Saat 6’da gidip akşam 6’da evimize dönüyoruz. Çok zor şartlar altında çalışıyorum hastayım, bel fıtığım var" diyen tarım işçisi Hacer Uludağ da "Allah yardımcımız olsun. Çalışmak zorundayım" şeklinde konuşuyor.Hacer Uludağ’ın eşi Garip Uludağ ise; "Şeker hastasıyım, tansiyon, kalp var. İki sefer anjiyo oldum. Yaşadığımız evde bu ahşap ev, yıkılmak üzere biraz ucuz olduğu için başka yere çıkamıyoruz” diye dert yandı.
Sumbas’ta sağlıklı yaşam yürüyüşü düzenlendi
10 Şubat 2017 Cuma - 15:15 Sumbas’ta sağlıklı yaşam yürüyüşü düzenlendi Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde ’Türkiye Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı’ kapsamında sağlıklı yaşam yürüyüşü düzenlendi.Sumbas Hükümet Konağı önünden başlayan sağlıklı yaşam yürüyüşü, Sumbas Kaymakam Vekili Hasan Kurt’un yanı sıra Jandarma Bölük Komutanı Yüksel Aydın, İlçe Emniyet Amiri Cemil Deniz, TSM Başkanı Yasemin Avcı, Mal Müdiresi Yıldız Atlı, Nüfus Müdürü İsmet Türkmen, İlçe Hizmet Birliği Müdürü Kaan Gökçeli, İlçe Spor Müdür Vekili Onur Akıcı, SYDV Müdürü Mulla Yeşilyurt, Kaymakamlık Yazı işleri Müdürü Cemal Çakmak, Özel İdare Müdürü İbrahim Halil Kaya, İlçe Müftüsü Ahmet Demirer, İlçe Tarım Müdürü Mehmet Özkale, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda Sumbaslı katıldı.Kaymakam Vekili Hasan Kurt, “Obezite önemli sağlık sorunlarından biri, obezitenin en önemli nedenleri arasında aşırı beslenme ve yetersiz fiziksel aktivitedir. Bu gibi sağlık sorunlarından korunmak için de çeşitli fiziksel aktivitelerin ve yürüyüşlerin önemi çok büyük. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ’Türkiye Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı’ kapsamında, ilçemizde obezite ile mücadele konusunda toplumun bilinçlendirilmesi ve farkındalık oluşturulması amacıyla düzenlenen sağlıklı yaşam yürüyüşüne katılan tüm kamu kurum ve kuruluşları çalışanları ile halkımıza, katılımları dolayısıyla teşekkür ediyorum” dedi.
Durmuş Öksüz: “Derneğimizin adını kullanarak para toplayanlara itibar etmeyin”
09 Şubat 2017 Perşembe - 16:28 Durmuş Öksüz: “Derneğimizin adını kullanarak para toplayanlara itibar etmeyin” Türkiye Harp Malulü, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Osmaniye Şube Başkanı Durmuş Öksüz, derneğin ismini kullanarak vatandaşları arayıp para isteyen kişilere itibar edilmemesini ve güvenlik güçlerine ihbar edilmesini istedi.Derneğin 2006 yılında kurulduğunu ve geçen senelerde derneğin adını kullanarak dergi satanlar olduğunu belirten Öksüz, “Dernek adına dergi satanlar, kitap satanlar oldu. Bunlarla çok karşılaştık ve bunların bir kısmı ile de mahkemelik olduk. Yani derneğin adını kullanarak kendilerine rant yapmaya çalışan dışarıdan gelen insanlar vardı. Fakat 3 günden bu yana şöyle bir duyum almaya başladık. Derneğimizin ismini kullanarak esnafı arayıp bir hesap numarası vererek bağış tapmaya başladılar. Bu da bizi derinden üzmekte. Bizim böyle herhangi bir yerden bağış falan herhangi bir talebimiz olmadı. Bizim kendi derneğimizin hesap numarası var. Bu da sadece derneğimizde mevcuttur. Kimse de hesap numaramız yoktur. Fakat aldığımız duyumlara göre bazı esnaf aranarak o hesap numarasına bağış toplanıyormuş. Bu konuyla ilgili esnafımız, kamu çalışanları arandığı takdirde 155’e veya 156 Jandarmaya bilgi vermeleri önemle rica olunur” dedi.Dernek adına tek bir hesap numarası olduğunu vurgulayan Öksüz, “Derneğimizin adına Osmaniye Ziraat Bankasında hesabımız var. Bu da derneğimiz adına. Fakat bunlar aldığım bilgiye göre şahıs hesabı veriyorlar. Bu kişilere kesinlikle itibar etmeyelim" dedi.