Yerel Haberler
Rize
Mithat Pala: "Çok kaliteli olduğumuz için 3 puanı alacağımızı düşünüyorum" 25 Şubat 2026 Çarşamba - 18:17:00 Çaykur Rizespor’un orta saha oyuncusu Mithat Pala, "Biz eğer kendi kimliğimizi ve karakterimizi sahaya yansıtırsak çok kaliteli olduğumuz için 3 puanı alacağımızı düşünüyorum" dedi. Çaykur Rizespor, Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında deplasmanda oynayacakları Kasımpaşa maçı hazırlıklarına başladı. Mehmet Cengiz Spor Tesisleri’nde gerçekleşen idman öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çaykur Rizesporlu Mithat Pala, lige istedikleri gibi başlayamadıklarını ancak son haftalarda çıkış yakaladıklarını dile getirerek, "Lige İlhan Hoca ile başlamıştık, sonrasında Recep Hoca ile devam eden bir periyod vardı. Lige bu yıl çok istediğimiz gibi başlayamadık. Sezon geneline de baktığımızda bize yakışan oyunu yansıtamadığımızı düşünüyorum ama bunu son haftalarla birlikte biraz daha kırdığımızı da düşünüyorum. Çıkışa geçeceğimizi düşünüyorum. Kalan haftalarda galibiyet serimizi sürdürüp çıkışa geçmek, Rizespor’un hak ettiği, kadro kalitemizin de hak ettiği yukarılara tırmanmak istiyoruz" diye konuştu. Kasımpaşa’dan 3 puan ile dönmeyi hedeflediklerini kaydeden Pala, "Kasımpaşa maçı bizim için çok önemli bir maç. Puan açısından baktığımızda tabloda şuanda rakibimiz gözüküyor. Kazanmak istediğimiz bir maç ilk maçta Rize’de talihsiz bir mağlubiyet yaşamıştık. Orda şimdi kazanacağımız maçla birlikte 2’li averajı da almak istiyoruz. Aslında bizim hedefimiz yukarılar. Kesinlikle alt sıralarla işimiz olmayacağını biliyoruz. Çok iyi hazırlanıyoruz. Son oynadıkları Fenerbahçe maçını da analiz ettik. Biz eğer kendi kimliğimizi ve karakterimizi sahaya yansıtırsak çok kaliteli olduğumuz için 3 puanı alacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:50 Rize’de İyidere Lojistik Limanı inşaatı sürüyor Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, İyidere ilçesinde yapımı süren Lojistik Liman’ın Lojistik Merkez ve kara yolu, demir yolu bağlantıları ile stratejik bir ticari odak noktası haline geleceğini söyledi. İyidere Kaymakamı Eray Gürsoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Trabzon 11. Bölge Müdürü Bilal Timur, Cengiz İnşaat Sorumlu Şefi İbrahim Ahmetoğlu ile liman inşaatını gezen Vali ihsan Selim Baydaş, ana mendirek başta olmak üzere devam eden dolgu ve üstyapı faaliyetleri hakkında yetkililerden bilgi aldı. Program kapsamında iftarını da şantiye alanında yapan Baydaş, lojistik merkez personeli ve işçilerle bir araya gelerek, emeklerinden dolayı teşekkür etti. İftar sonrasında ise proje yetkilileriyle toplantı gerçekleştirerek çalışmalardaki son durumu değerlendiren Vali Baydaş, projenin Türkiye açısından stratejik önemine dikkat çekti. Vali Baydaş, "İyidere’de gerçekleşen Lojistik Liman inşaatımız büyük bir hızla ve titizlikle devam ediyor. Ana mendirek inşaatımızın dolgu çalışmaları büyük oranda tamamlandı, duvar imalatları sürüyor. İnşallah ağustos ayında üstyapısı tamamlanmış olacak. Limanın tamamlanarak faaliyete geçmesiyle birlikte hem Rize, hem bölge hem de ülke ekonomisi önemli kazanımlar elde edecek. Proje Rize’mize uzun vadeli ticari ve stratejik katkılar sağlayacak. Lojistik Liman, İyidere‘de planlanan Lojistik Merkez ve kara yolu, demir yolu bağlantıları, özellikle Erzurum-İyidere demir yolu hattının planlanıp tamamlanmasıyla stratejik bir ticari odak noktası haline gelecektir" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 01:01 İbrahim Turgut: "Gönül ister ki maçlar adaletle yönetilsin. Ama bu konuda içimiz yanıyor" Çaykur Rizespor Kulüp Başkanı İbrahim Turgut, "Maçlar gönül ister ki böyle olmasın, gönül ister ki hak eden kazansın, gönül ister ki herkes emeğini karşılığını alsın, gönül ister ki adaletle yönetilsin. Ama bu konuda içimiz yanıyor" dedi. Çaykur Rizespor Kulüp Başkanı İbrahim Turgut ve yönetimi iftar programı kapsamında gazetecilerle bir araya gelerek Kasımpaşa maçı, kulüp vizyonu ve Çaykur Rizespor’un ligdeki konumu hakkında açıklamalarda bulundu. Çaykur Rizespor’un hakem hataları nedeniyle mağdur olduğunu dile getiren Başkan Turgut "Rizespor’un zerre kadar hakkından vazgeçmiş, bırakmış, peşini takip etmiyor değiliz. Kanımızın son damlasına kadar bu armanın, bu kulübün hakkını savunuruz. Hakem hataları çok muzdarip olduğumuz, çok içimizi yakan, ülke futboluna, verilen emeklere, bunca uğraşlara çok zarar veren bir durum. İstemediğimiz olaylar var. Hele hele bu sene malum maçlarda çok bariz şekilde meydana geldi. İçerisinde bulunduğumuz şartlar, içerisinde bulunduğum konjonktür ve futbolun yasalarının verdiği imkanın en üst seviyesinde bunu takip ediyoruz. Şuna herkes emin olsun ki; edilebilecek ne varsa sonuna kadar bunu biz zaten yapıyoruz. Gönül ister ki böyle olmasın, gönül ister ki hak eden kazansın, gönül ister ki herkes emeğini karşılığını alsın, gönül ister ki adaletle yönetilsin. Ama bu konuda içimiz yanıyor. Peşini bırakmadık, takipçisiyiz ve sonuna kadar da takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. "Rizespor bizim aşkımız, bizim sevdamız, bizim tutkumuz" Çaykur Rizespor’un hak ettiği veya taraftarın istediği konumda olmadığının farkında olduklarını ifade eden Turgut, "İstemediğimiz, yapamadığımız veya maruz kaldığımız şeylerden ötürü Rizespor istenilen yerde değil. Biz Rizespor’u her zaman gönlümüzün en üstüne koyduğumuz gibi fikstürün de en üstünde görmek isteriz, en başarılı olmasını isteriz. Rizespor bizim aşkımız, bizim sevdamız, bizim tutkumuz. Bu farklı bir tutku. Bu bir başarı almayla, fikstürde üst sırada olmayla iliği bir tutku değil. Bu Rize’nin birliğiyle, beraberliğin, Rizeli olmanın, bu şehirde yaşamanın, bu toprakların suyunu içmenin, bu topraklara basmanın insana vermiş olduğu bir haz. Bizler isteriz ki Rizespor en üst noktada olsun. Rizespor gönlümüzden geçen, arzu ettiğimiz noktada değil. Allah’ın izniyle bir çıkıştayız, iyiye gidiyoruz. İnşallah daha iyiye de gideceğiz" dedi. "İlhan hocamız çok değerliydi" Sezona Teknik Direktör İlhan Palut ile başlayan Çaykur Rizespor’un Recep Uçar ile devam etmesini kan değişimi olarak ifade eden Turgut, " Hoca değişikliği oldu. Bazen kan değişikliği gerekli olabilir. Gidenin arkasından asla kötü diyemeyiz. Hele de seviyorsak, kıymet veriyorsak. İlhan hocamız çok değerliydi. Ama bu demek değildir ki sevdiğimiz insanlarla hep çalışalım. Bazı şeylerin miadı dolmuştur. İlhan hocamızın da öyle bir isteği oldu. Bir kan değişikliği oldu. Recep Hocamız da çok kıymetli bir hoca. Çok sevdiğimiz değerli bir insan. Recep hocamızla da inşallah daha iyi günlere, daha başarılı maçlara doğru gideceğiz" ifadelerini kullandı. "Hiçbir maçta ‘Zaten kaybettik, bırakalım’ demiyoruz" Çaykur Rizespor’un her maçta olduğu gibi Kasımpaşa maçına da galibiyet parolası ile çıkacağının altını çizen Turgut sözlerine şöyle devam etti: "Kasımpaşa maçına mutlak kazanmak için çıkacağız. Sadece Kasımpaşa değil bütün maçlara biz kazanmak için çıkıyoruz. Hiçbir maçta ‘Zaten kaybettik, alamayız, bırakalım’ demiyoruz. Bu hem Rizespor’a hem Rizeli’ye yakışmaz. Biz her zaman mutlak galibiyet için, mutlak zafer için maça çıkarız. Allah’ın izniyle bütün Rizeliler hep beraber Rizespor’u, Rizespor sevdasını daha yukarılara taşıyacağız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müzmin muhalifler korosu tam bir ağız birliği içerisinde Türkiye’nin başarılarına kara çalıyor"
11 Ekim 2025 Cumartesi - 16:50 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müzmin muhalifler korosu tam bir ağız birliği içerisinde Türkiye’nin başarılarına kara çalıyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birilerinin Türkiye’nin stratejik hamlelerini gölgelemek adına son derece art niyetli yorumlar yaptığına dikkat çekerek, "Ana muhalefetin assolistliğini üstlendiği müzmin muhalifler korosu, tam bir ağzı birliği içerisinde Türkiye’nin başarılarına kara çalıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak çok farklı cephelerde aynı anda çok boyutlu bir mücadele yürüttüklerini belirterek, "İçeride ekonomide hayat pahalılığı sorununu çözmenin yanı sıra ülkemizi yarım asırlık terör belasından tamamen kurtarmanın gayretindeyiz. Hamdolsun her ikisinde de tüm zorluklara rağmen enflasyonda düşüş devam ediyor. İhracatımız artıyor, istihdam tek haneli oranlardaki seyrini 28 aydır sürdürüyor. Şimdi sizlere bir müjde veriyorum. Merkez Bankamızın rezervleri nerede biliyor musunuz? 183 milyar dolarla artış trendini sürdürüyor. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetlerimizde bir ivme kaybı yok. İnşallah yakında 350 bininci konutun anahtarlarını teslim ediyoruz. Dışarıda ise Türkiye’nin gücünü ve itibarinı daha da artırmaya çalışıyoruz. Suriye’den Gazze’ye, Balkanlar’dan Türk devletlerine her yerde sahada ve masada güçlü Türkiye vizyonu ile hareket ediyoruz. Batı ile köklü ilişkilerimizi korurken, doğu ile özellikle Asya ile aramızda yeni köprüler kuruyor, yeni ortaklıklar geliştiriyoruz" diye konuştu. "Kirli siyasete bakın üzülerek söylüyorum Gazze’yi bile alet ettiler" Tüm bu çabalarına rağmen birilerinin Türkiye’nin bu stratejik hamlelerini gölgelemek adına son derece art niyetli yorumlar yaptığına dikkat çeken Erdoğan, "Ana muhalefetin assolistliğini üstlendiği müzmin muhalifler korosu, tam bir ağzı birliği içerisinde Türkiye’nin başarılarına kara çalıyor. İşte siz de gördünüz CHP Genel Başkanı, Amerika seyahatimizle ilgili ipe sapa gelmez bir sürü yalan savuruyor. Kendileri rüşvetsiz selam dahi almadıkları için aynı çamuru bize de bulaştırmaya çalışıyor. Kirli siyasete bakın üzülerek söylüyorum Gazze’yi bile alet ettiler. Sonuçta mahcup olan, rezil olan, yalanı elinde patlayan yine kendisi oluyor. Tıpkı baklava kutularından çıkan avrolar sonrası emniyet ve yargımıza ‘Kumpas kurdular’ deyip, iddiasını ispat edemediği gibi burada da faka bastı, hüsrana uğradı. Söylediği yalanların altında ezildi. Tabii burada şunu da söylemek durumundayım ana muhalefetin iddia, iftira ve saldırılarının hedefinde sadece biz yokuz. Bizim yanımıza yöremize yaklaşan, bizimle çay sohbetini paylaşan tüm siyasi partiler ve aktörler de aynı saldırılara mutahap oldular" dedi. "Meclis oturumuna katılan tüm milletvekillerine, fotoğraf karesine giren tüm genel başkanlara ağız dolusu hakaretler savurdular" "Meclisi açılışı sonrası yaşananları hep beraber takip ettik" diyen Erdoğan, "Siyasetçisi, gazetecisi, sosyal medya eliyle CHP’li tetikçiler mangası topyekün bir linç furyası başlattılar. Meclis oturumuna katılan tüm milletvekillerine, fotoğraf karesine giren tüm genel başkanlara ağız dolusu hakaretler savurdular. Öyle ki son genel seçimlerde beraber miting yaptıkları, il il beraber dolaştıkları, hatta ‘Türkiye’yi uyum içinde yöneteceğiz’ dedikleri ittifak ortaklarını bile çileden çıkardılar. Demokrasi, çoğulculuk, uzlaşma, hoşgörü, ötekine saygı gibi güya savundukları, iddia ettikleri ne kadar kavram varsa hepsini bir günde sadece bir fotoğraf karesi ile rafa kaldırdılar. Şimdi elimizi vicdanımıza koyup lütfen cevap verelim. Ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarım da şu soruları kendilerine samimiyetle sorsun; sadece bir fotoğraftan dolayı eski ittifak ortaklarına bunları yapanlar, Allah korusun ellerine güç geçince bu millete ne yapmaz. Meclis başkanının davetine icabet ettikleri için milletvekillerine hayatı zindan edenler, ellerinde imkan olsa bu millete ne yapmaz. Allah aşkına bunlara güven olur mu? Bunların sözde demokratlığına güven olur mu? Elbette güven olmaz. Bunların sözlerine itibar edilmez. Biz bunun için her fırsatta Allah bu milleti CHP zihniyetinin insafına bırakmasın diyoruz. Şunu da önemle ifade etmek isterim. Biz AK Parti olarak kardeşlik ve kucaklaşma siyasetinin temsilcisiyiz. Türkiye’yi, 783 bin kilometrekare vatan toprağını, 86 milyon insanımızı birbirinden ayırmadan, kimseyi inancı, siyasi görüşü, kökeni dolayısıyla ötekileştirmeden bir bütün olarak kucaklıyoruz. Bizim ana muhalefet ile en büyük farkımız bu. Onlar gerilimden besleniyor, biz kardeşliği savunuyoruz. Onlar kutuplaştırmanın, biz kucaklaştırmanın tarafındayız. Onlar belediyelere çökmüş tüfeylilere çalışıyor, biz 86 milyona çalışıyoruz. Onlar siyasi ikballerinin peşinde, biz ülkenin istikbalinin peşindeyiz. Onlar slogan üretiyor, biz ise Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretiyoruz. Yaptıklarımız ortada, 23 yıllık karnemiz ortada, muhalefet ile aramızdaki ufuk ve zihniyet farkı ortada. Allah’ın izniyle milletimizin desteğiyle Türkiye için daha büyük hedeflere yine sizlerle birlikte ulaşacağız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı
11 Ekim 2025 Cumartesi - 16:30 Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Türkiye’den çok daha büyük olduğunu belirterek "Türkiye 783 bin km2 ile ufku sınırlandırılmayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibari, gücü, sözünün ağırlığı ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir" dedi. 3 günlük Rize ve Trabzon programları kapsamında bugün Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası’na geçen Erdoğan, Ayder gezisi sonrasında Rize il merkezindeki İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’ye hem hasret gidermek hem yaşanan afetten ötürü geçmiş olsun dileklerini iletmek hem de yapımı tamamlanan eserleri hizmete almak için geldiğini söyledi. Erdoğan, konuşmasında Gazze barışına değinerek Gazze’de ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında varılan mutabakatı değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki gün Gazze ile ilgili yüreklerimize su serpen bir haber aldık. Bizimde dahil olduğumuz görüşmelerde ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında mutabakat sağlandı. Dün sürecin nasıl geliştiğini, nasıl ilerlediğini, süreç boyunca Türkiye’nin nasıl bir diplomasi trafiği yürüttüğünü anlattım. Aynı şekilde Amerikan Başkanı Sayın Trump ile kardeş ülkelerimiz Mısır ve Katar liderlerinin müzakerelere verdiği desteğe dikkat çektim. Bir defa şuna açık ve net söylemek isterim. Türkiye unutmayın Türkiye’den çok daha büyüktür. Türkiye 783 bin km2 ile ufku sınırlandırılmayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibari, gücü, sözünün ağırlığı ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir. Unutmayın su yatağında akar. Yaşadığımız her hadise bize bunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Türkiye kendi tabii mecrasında geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor. Nitekim ülkemiz aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri oldu. Filistinli kardeşlerimiz özellikle Hamas çok basiretli bir tavırla barışa hazır olduklarını gösterdi. Bölgedeki diğer Müslüman ülkelerde görüşmelere destek oldu. Böylece iki yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın, vahşetin ardından Gazze’de buruk da olsa ilk defa yüzler gülmeye başladı" dedi. "Gazze’ye önce ben gideceğim sonra siz" İsrail hükümetinin attığı imzanın arkasında durması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunun altını tekrar önemle çiziyorum şahsınız da Filistin‘i ve Filistinlileri selamlıyorum. Kim ne derse desin Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her adım bizim için de makbuldür. Gazze’ye önce ben gideceğim sonra siz. Gazze’de iki yıldır süren katliamı ve soykırımı kalıcı biçimde durduracak her projeye desteğimiz tamdır. Türkiye olarak hep şunu söyledik. Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Yapılan anlaşmanın Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında kalıcı barışa, huzura ve güvenliğe vesile olmasını canı gönülden arzu ediyoruz. Bu sürece destek veren tüm liderlere teşekkür ediyorum. Türkiye’nin vicdanlı, hakkaniyetli ve ilkeli duruşunu orada da güçlü biçimde temsil eden istihbaratçılarımızı ve diplomalarımızı tebrik ediyorum. Artık bundan geriye dönüş olmamalı. İsrail hükümeti attığı imzanın arkasında durmalıdır. Bölgenin tamamıyla birlikte kendi vatandaşlarının da güvenliğine tehdit oluşturan saldırgan politikalarına tamamen son vermelidir. Gazze’ye insani yardım girişlerinde hiçbir pürüz çıkarılmamalıdır. İki devletli çözüm bölgemizde kalıcı barışın anahtarıdır. İki devleti özellikle iki ayrı çözümle Müslümanı, Hristiyan ve Musevisi ile bölgedeki tüm halklar için en hayırlı yol olduğuna inanıyoruz. Biz dün olduğu gibi yarın da adil barışı savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız" "Bize umut bağlayan Türkiye için ellerini semaya kaldıran bizimle sevinen bizimle üzülen mazlumlara mahcup olmamak için adeta çırpınıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yıl boyunca çok büyük acılar çeken, çok ağır zulümlere maruz kalan Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız. Bundan kimsenin şüphesi endişesi olmasın. Her fırsatta vurguluyorum bugün bir kez daha tekrarlıyorum bize milletimizle birlikte mazlumların hayır duaları yeter. Hakkın rızasına, halkın duasına mazhar olabiliyorsak ne mutlu bize. Bilhassa Gazzeli yetimlerin, Gazzeli öksüzlerin ciğer paresini kara toprağa vermiş o yüreği yanık Gazzeli anne babaların samimi dualarını alabiliyorsa işte en büyük bahtiyarlık bizim için budur. Gerisi fani dünyanın gelip geçici meşgaleleridir. Allah’a şükürler olsun ki milletimizde bizim bu samimiyetimizi görüyor. Tüm hayatını karşıtlık üzerine bina etmiş bir avuç müzmin dışında benim milletim gayretlerimizi görüyor ne için mücadele ettiğimizi çok iyi biliyor. Bizde milletimizi hayal kırıklığı yaşatmamak için büyük bir fedakarlıkla çalışıyoruz. Bize umut bağlayan Türkiye için ellerini semaya kaldıran bizimle sevinen bizimle üzülen mazlumlara mahcup olmamak için adeta çırpınıyoruz. Rabbim bizi milletimize ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın diyorum" ifadelerini kullandı. (OK-ÖS-Y)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İçerde ekonomide hayat pahalılığının çözmenin yanı sıra ülkemizi terör belasından kurtarma gayretindeyiz. Enflasyon düşmeye devam ediyor"
11 Ekim 2025 Cumartesi - 16:29 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İçerde ekonomide hayat pahalılığının çözmenin yanı sıra ülkemizi terör belasından kurtarma gayretindeyiz. Enflasyon düşmeye devam ediyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Türkiye’den çok daha büyük olduğunu belirterek "Türkiye 783 bin km2 ile ufku sınırlandırılmayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibari, gücü, sözünün ağırlığı ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir" dedi.3 günlük Rize ve Trabzon programları kapsamında bugün Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası’na geçen Erdoğan, Ayder gezisi sonrasında Rize il merkezindeki İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’ye hem hasret gidermek hem yaşanan afetten ötürü geçmiş olsun dileklerini iletmek hem de yapımı tamamlanan eserleri hizmete almak için geldiğini söyledi. Erdoğan, konuşmasında Gazze barışına değinerek Gazze’de ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında varılan mutabakatı değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki gün Gazze ile ilgili yüreklerimize su serpen bir haber aldık. Bizimde dahil olduğumuz görüşmelerde ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında mutabakat sağlandı. Dün sürecin nasıl geliştiğini, nasıl ilerlediğini, süreç boyunca Türkiye’nin nasıl bir diplomasi trafiği yürüttüğünü anlattım. Aynı şekilde Amerikan Başkanı Sayın Trump ile kardeş ülkelerimiz Mısır ve Katar liderlerinin müzakerelere verdiği desteğe dikkat çektim. Bir defa şuna açık ve net söylemek isterim. Türkiye unutmayın Türkiye’den çok daha büyüktür. Türkiye 783 bin km2 ile ufku sınırlandırılmayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibari, gücü, sözünün ağırlığı ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir. Unutmayın su yatağında akar. Yaşadığımız her hadise bize bunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Türkiye kendi tabii mecrasında geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor. Nitekim ülkemiz aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri oldu. Filistinli kardeşlerimiz özellikle Hamas çok basiretli bir tavırla barışa hazır olduklarını gösterdi. Bölgedeki diğer Müslüman ülkelerde görüşmelere destek oldu. Böylece iki yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın, vahşetin ardından Gazze’de buruk da olsa ilk defa yüzler gülmeye başladı" dedi."Gazze’ye önce ben gideceğim sonra siz"İsrail hükümetinin attığı imzanın arkasında durması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunun altını tekrar önemle çiziyorum şahsınız da Filistin‘i ve Filistinlileri selamlıyorum. Kim ne derse desin Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her adım bizim için de makbuldür. Gazze’ye önce ben gideceğim sonra siz. Gazze’de iki yıldır süren katliamı ve soykırımı kalıcı biçimde durduracak her projeye desteğimiz tamdır. Türkiye olarak hep şunu söyledik. Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Yapılan anlaşmanın Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında kalıcı barışa, huzura ve güvenliğe vesile olmasını canı gönülden arzu ediyoruz. Bu sürece destek veren tüm liderlere teşekkür ediyorum. Türkiye’nin vicdanlı, hakkaniyetli ve ilkeli duruşunu orada da güçlü biçimde temsil eden istihbaratçılarımızı ve diplomalarımızı tebrik ediyorum. Artık bundan geriye dönüş olmamalı. İsrail hükümeti attığı imzanın arkasında durmalıdır. Bölgenin tamamıyla birlikte kendi vatandaşlarının da güvenliğine tehdit oluşturan saldırgan politikalarına tamamen son vermelidir. Gazze’ye insani yardım girişlerinde hiçbir pürüz çıkarılmamalıdır. İki devletli çözüm bölgemizde kalıcı barışın anahtarıdır. İki devleti özellikle iki ayrı çözümle Müslümanı, Hristiyan ve Musevisi ile bölgedeki tüm halklar için en hayırlı yol olduğuna inanıyoruz. Biz dün olduğu gibi yarın da adil barışı savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu."Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız""Bize umut bağlayan Türkiye için ellerini semaya kaldıran bizimle sevinen bizimle üzülen mazlumlara mahcup olmamak için adeta çırpınıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yıl boyunca çok büyük acılar çeken, çok ağır zulümlere maruz kalan Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız. Bundan kimsenin şüphesi endişesi olmasın. Her fırsatta vurguluyorum bugün bir kez daha tekrarlıyorum bize milletimizle birlikte mazlumların hayır duaları yeter. Hakkın rızasına, halkın duasına mazhar olabiliyorsak ne mutlu bize. Bilhassa Gazzeli yetimlerin, Gazzeli öksüzlerin ciğer paresini kara toprağa vermiş o yüreği yanık Gazzeli anne babaların samimi dualarını alabiliyorsa işte en büyük bahtiyarlık bizim için budur. Gerisi fani dünyanın gelip geçici meşgaleleridir. Allah’a şükürler olsun ki milletimizde bizim bu samimiyetimizi görüyor. Tüm hayatını karşıtlık üzerine bina etmiş bir avuç müzmin dışında benim milletim gayretlerimizi görüyor ne için mücadele ettiğimizi çok iyi biliyor. Bizde milletimizi hayal kırıklığı yaşatmamak için büyük bir fedakarlıkla çalışıyoruz. Bize umut bağlayan Türkiye için ellerini semaya kaldıran bizimle sevinen bizimle üzülen mazlumlara mahcup olmamak için adeta çırpınıyoruz. Rabbim bizi milletimize ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın diyorum" ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, 5. Rize Gastronomi Günleri’ne katıldı: "Bu anlamlı buluşma, Rize’nin kültürel hafızasını da geleceğe taşıyan bir adım"
10 Ekim 2025 Cuma - 22:30 Emine Erdoğan, 5. Rize Gastronomi Günleri’ne katıldı: "Bu anlamlı buluşma, Rize’nin kültürel hafızasını da geleceğe taşıyan bir adım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Rize’de düzenlenen "5. Rize Gastronomi Günleri"ne katıldı. Rize Çay Çarşısı’nın yanındaki alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Rize Valiliği ve Rize Belediyesi iş birliğinde, yöresel lezzetlerin tanıtıldığı etkinlik gerçekleştirildi. Gastronomi günlerinin açılış programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı, Vali Yardımcısı Hatice Cemre İncesu, Vali İhsan Selim Baydaş’ın eşi Zeyneb Baydaş ve Belediye Başkanı Rahmi Metin’in eşi Fatma Metin karşıladı. Rize çayı, Rize kavurması, Rize simidi, mısır ekmeği, enişte lokumu, karalahana sarması, Çayeli kuru fasulyesi, Anzer balı, Ayder balı, laz böreği, pepeçura, Rize mıhlaması gibi birçok yöresel lezzetin tanıtıldığı stantları ziyaret eden Erdoğan, ürünler hakkında bilgi aldı. Erdoğan, Karadeniz’e özgü müzik aletlerinin sergilendiği stantta ise tulum dinledi. Festivale katılan ziyaretçiler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan Erdoğan, stant görevlileri ve ziyaretçilerle fotoğraf çektirdi. "Her stant, bu güzel şehrin üretkenliğinin, içtenliğinin ve köklü mutfak mirasının bir yansıması" Emine Erdoğan, ziyaretinin ardından NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Rize ziyaretimiz kapsamında, ’Aromatik Mutfak Kültürünün Yeşil Sofrası’ temasıyla düzenlenen 5’inci Rize Gastronomi Günleri’nde toprağın kokusu, kadın emeğinin sıcaklığı ve doğanın bereketiyle buluştum. Rizeli emekçi kadınlarımızı ve Türk mutfağının temsilcileri olan değerli şeflerimizi tanımaktan mutluluk duydum. Ata tohumları, aromatik bitkiler, yöresel ev yemekleri, gençlerimizin gastronomi sunumları ve nice birbirinden özel ürünlerin yer aldığı stantları ziyaret ettim. Her stant, bu güzel şehrin üretkenliğinin, içtenliğinin ve köklü mutfak mirasının bir yansıması. Bu anlamlı buluşma; bir gastronomi etkinliğinden öte Rize’nin kültürel hafızasını da geleceğe taşıyan bir adım. Yöresel tatların her biri, bu toprakların kimliği ve zenginliğidir; korunmalı, yaşatılmalı ve geleceğe aktarılmalıdır. Sürdürülebilirlik, sağlıklı beslenme ve yerel değerler odağında, 12 ilçesinden 200’ü aşkın yemek çeşidini kayıt altına alan organizasyonda emeği geçen herkesi kutluyorum."
Emine Erdoğan, 5. Rize Gastronomi Günleri’ne katıldı
10 Ekim 2025 Cuma - 22:19 Emine Erdoğan, 5. Rize Gastronomi Günleri’ne katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Rize’de düzenlenen "5. Rize Gastronomi Günleri"ne katıldı. Rize Çay Çarşısı’nın yanındaki alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Rize Valiliği ve Rize Belediyesi iş birliğinde, yöresel lezzetlerin tanıtıldığı etkinlik gerçekleştirildi. Gastronomi günlerinin açılış programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı, Vali Yardımcısı Hatice Cemre İncesu, Vali İhsan Selim Baydaş’ın eşi Zeyneb Baydaş ve Belediye Başkanı Rahmi Metin’in eşi Fatma Metin karşıladı. Rize çayı, Rize kavurması, Rize simidi, mısır ekmeği, enişte lokumu, karalahana sarması, Çayeli kuru fasulyesi, Anzer balı, Ayder balı, laz böreği, pepeçura, Rize mıhlaması gibi birçok yöresel lezzetin tanıtıldığı stantları ziyaret eden Erdoğan, ürünler hakkında bilgi aldı. Erdoğan, Karadeniz’e özgü müzik aletlerinin sergilendiği stantta ise tulum dinledi. Festivale katılan ziyaretçiler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan Erdoğan, stant görevlileri ve ziyaretçilerle fotoğraf çektirdi. - "Her stant, bu güzel şehrin üretkenliğinin, içtenliğinin ve köklü mutfak mirasının bir yansıması" Emine Erdoğan, ziyaretinin ardından NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Rize ziyaretimiz kapsamında, ’Aromatik Mutfak Kültürünün Yeşil Sofrası’ temasıyla düzenlenen 5’inci Rize Gastronomi Günleri’nde toprağın kokusu, kadın emeğinin sıcaklığı ve doğanın bereketiyle buluştum. Rizeli emekçi kadınlarımızı ve Türk mutfağının temsilcileri olan değerli şeflerimizi tanımaktan mutluluk duydum. Ata tohumları, aromatik bitkiler, yöresel ev yemekleri, gençlerimizin gastronomi sunumları ve nice birbirinden özel ürünlerin yer aldığı stantları ziyaret ettim. Her stant, bu güzel şehrin üretkenliğinin, içtenliğinin ve köklü mutfak mirasının bir yansıması. Bu anlamlı buluşma; bir gastronomi etkinliğinden öte Rize’nin kültürel hafızasını da geleceğe taşıyan bir adım. Yöresel tatların her biri, bu toprakların kimliği ve zenginliğidir; korunmalı, yaşatılmalı ve geleceğe aktarılmalıdır. Sürdürülebilirlik, sağlıklı beslenme ve yerel değerler odağında, 12 ilçesinden 200’ü aşkın yemek çeşidini kayıt altına alan organizasyonda emeği geçen herkesi kutluyorum." (HK-
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:54 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendilerine bir özür borcu olduğunu belirterek, "Hamas ve Filistinli kardeşlerimiz dahil herkes Türkiye’nin çabalarını takdir etti, kabul etti, ülkemize teşekkürlerini iletti. Şimdi ben burada soruyorum. Hadi bizi bir tarafa bıraktım, CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?" dedi. Rize’de katıldığı toplu açılış ve temel atma töreninde ana muhalefet partisine yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefetin vizyonsuzluğuna üzülerek ifade ediyorum bu süreçte bir kez daha şahit olduk. 7 Ekim olayından sonra uzun süre Hamas‘a terör örgütü dediler. Filistin direnişine çok çirkin ifadelerle çamur attılar. Selam çaktıkları yerlerden umduklarını bulamayınca bu sefer hemen ağız değiştirdiler. Yurt dışına firar etmiş yabancı istihbarat örgütlerinin piyonu olmuş tiplerin iftiralarıyla hükümetimizi ve şahsımızı hedef aldılar. Biz bunların yalan olduğunu bilgi ve belgeleri ile ortaya koyduk. Ama buna rağmen itibar suikastlarını maalesef devam ettirdiler. Amerika seyahatimiz öncesinde ve sonrasında CHP Genel Başkanının söylediği hezeyanları sizler de işittiniz. Uzanamadığı üzüme koruk diyen tilki misali her gün yeni bir mazeret üreterek ziyareti kötülüyor, manipülasyon yapıyor. Günlerce bizim Amerika’da Gazze’yi konuşmadığımızı söyledi. Gazze’ye ve Filistin davasına sahip çıkmadığımızı iddia etti. Peki sonuçta ne oldu? Bize attığı çamurlar döndü dolaştı yine kendisini vurdu. Dünkü anlaşma hakikatin ne olduğunu çok net biçimde gösterdi. Hamas ve Filistinli kardeşlerimiz dahil herkes Türkiye’nin çabalarını takdir etti, kabul etti, ülkemize teşekkürlerini iletti. Şimdi ben burada soruyorum. Hadi bizi bir tarafa bıraktım, CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu? Sayın Özel‘in ateşkesin sağlanması için haftalardır gece gündüz çalışan devlet görevlilerimize özür borcu yok mu? Uluorta savurduğu mesnetsiz iddialarından ötürü milletimize özür borcu yok mu? Bunun takdirini milletimin ve sizlerin en iyi şekilde yapacağına inanıyorum" diye konuştu. "Sayın Özel adının hakkını verip müstakil siyaset yapmak yerine belli siyaset odaklarının güdümünden maalesef çıkamıyor" diyen Erdoğan, "Zincirlerini kıramadığı için de böyle vahim hatalar yapıyor. Türkiye’nin ana muhalefet partisi liderine yakışmayan bir üslup kullanıyor. Bakın açık söylüyorum biz rakibimiz de olsa kimsenin böyle bir duruma düşmesini istemeyiz. Ama yolunu ve yoldaşlarını değiştirmezse daha çok hata yapar, daha çok mahcup olur, kendini daha çok müşkül duruma düşürür. Sayın Özel’e kulağına her fısıldanana itibar etmemesi gerektiğini Rize’den bir kez daha hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın konuşmasının ardından 38 projenin toplu açılışı ve 2 projenin temel atma töreni gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışa fırsat tanınmalıdır; Sabotajlardan uzak durulmalıdır"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:47 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışa fırsat tanınmalıdır; Sabotajlardan uzak durulmalıdır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki kötü sicili olduğunu hatırlatarak "Sudan bahanelerle verdikleri sözleri çiğnediler, attıkları imzalara maalesef ihanet ettiler. Bir kez daha aynı yanlış yola girmemeleri noktasında gerekli tedbirlerin alınması içinde çaba gösteriyoruz. İki yıldır süren ağır bombardımanın ardından Gazze’de çok büyük bir yıkım ve enkaz var. Bunların kaldırılması ve Gazze’nin yeniden imarında da bize düşen neyse inşallah yerine getireceğiz. Şunu altını çizerek burada söylemek isterim. Tekrar soykırım ortamına dönülmesinin bedeli çok ağır olacaktır" dedi.3 günlük Rize ve Trabzon programları için dün akşam Rize’ye gelerek geceyi Güneysu ilçesindeki evinde geçiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Cuma namazını ilçe merkezindeki Güneysu Merkez Camii’nde kıldıktan sonra Rize Valiliği’ni ziyaret etti. Ardından toplu açılış ve temel atma törenine katılan Erdoğan, 15 aylık aradan sonra hasret gidermek üzere bir kere daha baba ocağı, ana yurdu, ata toprağı Rize’ye geldiğini söyledi.Öncelikle 20-21 Eylül’de Rize’de yaşanan sel felaketi nedeniyle hemşehrilerine "Geçmiş olsun" dileklerini ileten Erdoğan, metrekareye 355 kg yağışın düştüğü afetin zarar ve hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını belirtti. Erdoğan "Yaraların sarılması için hükümetimiz gerekeni yapıyor ve yapacak. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun" diye konuştu.Rize’ye gelirken eli boş gelmediğini ve 38 projenin toplu açılışını, 2 projenin de temel atmasını gerçekleştireceğini kaydeden Erdoğan, toplam yatırım değeri 3 milyar 84 milyon lirayı geçen bu eserleri Rizeli hemşehrilerinin hizmetine vermenin gururunu yaşadığını söyledi."Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını ve ağırlığını artırıyoruz""Sevgili Rizeliler bir taraftan ülkemiz içinde yatırımlarımıza hızla devam ederken yurtdışında da yoğun bir diplomatik atak içindeyiz" diyen Erdoğan "Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını ve ağırlığını artırıyoruz. Dünya liderlerinin katıldığı önemli zirvelerde ülkemizi ve milletimizi gururla temsil ediyoruz. Türk milletinin hakkını, hukukunu ve çıkarlarını kararlılıkla savunuyoruz. Medeni denilen ülkelerin sessiz kaldığı tepkisiz kaldığı trajedileri cesaretle insanlığın gündemine taşıyoruz. Şanghay iş birliği teşkilatı zirvesinde bunu yaptık. İslam iş birliği teşkilatı olağanüstü zirvesinde bunu yaptık. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bunu yaptık. Önceki gün Türk devletleri teşkilat toplantısında yine bunu yaptık yaptık. Gittiğimiz her yerde, bulunduğumuz her toplantıda kimseden çekinmeden ezilenlerin sesi olduk. Niçin biliyor musunuz sevgili kardeşlerim çünkü biz bu toprakların evladıyız. Nasıl Rize, hakkın hak olanın yanındaysa, nasıl Rize, vicdanın, hamiyetin, haysiyetli duruşun yanındaysa biz de mazlumların ve mağdurların her zaman yanındayız. Devlet ve hükümeti olarak Rize’den aldığımız güçle sizden aldığımız ilhamla zalimlerin karşısında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz" şeklinde konuştu."İki yıl sonra ilk kez Gazze’de yüzler güldü"Dün Mısır’dan hepimizin, tüm Müslümanları hatta vicdan sahibi tüm insanları sevindiren güzel bir haber aldıklarını hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Hamas ile İsrail hükümeti arasındaki görüşmelerde anlaşma sağlandı. İki yıl sonra ilk kez Gazze’de yüzler güldü. İnsanlar korkuyla değil sevinçle sokaklara döküldü. Filistinli kardeşlerimizin mutluluğu bizleri de bahtiyar etmiştir. Çocukların yüzlerinde açan tebessümler bizim de içimizi ısıtmıştır. Hele hele Gazzeli kardeşlerimizin şükür secdesine kapandığını görmek bizi çok farklı bir duygu dünyasına götürdü. Gazze’nin iki yıllık zulmün ardından yeniden nefes alacak olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. İlk günden itibaren bu sürece en büyük katkıyı veren ülkelerden biriyiz. New York ve Washington’daki temaslarımızın ana gündemi Gazze’de akan kanı durdurmaktı. Orada Amerikan Başkanı sayın Trump‘la çok verimli çok samimi bir görüşme gerçekleştirdik. Ardından MİT Başkanımızı Doha’ya, Dışişleri Bakanımızı Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerine gönderdim. Hamas‘la kapsamlı görüşmeler yaptık. Katar ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle görüştük. Yani Gazze’ye huzur, barış ve güvenliğin bir an evvel gelmesi için bize ne düşüyorsa hamdolsun fazlasıyla yaptık. Tek bir masumum daha ölmemesi için tüm imkanlarımızı, istihbaratımızı, diplomatlarımızı, kurumlarımızı seferber ettik. Sonuçta anlaşma imzalandı ve Gazze’de kalıcı barışa giden yolun kapıları aralandı.""Bizim barıştan, istikrardan ve bölgemizde huzurun hakim kılınmasından başka bir arzumuz yok"Bu gelişmenin önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Tüm zorluklarına rağmen bunu çok önemli buluyoruz. Çünkü biz artık kan akmasın diyoruz. Biz çocuklar açlıktan ölmesin diyoruz. Biz Filistinli analar yavrularının beyaz kefenlerine sarılmasın diyoruz. Ne yapıyorsak sadece ve sadece bunun için yapıyoruz. Bizim barıştan, istikrardan ve bölgemizde huzurun hakim kılınmasından başka bir arzumuz yok. Bundan sonra önemli olan anlaşmanın harfiyen uygulanmasıdır. Biz inşallah uygulama sürecinde de elimizi taşın altına koyacağız. Mısır’ın El-Ariş Limanında bekleyen gemilerimizdeki insani yardımları hızla Gazze’ye ulaştıracağız. Havalar soğumadan Gazze halkına ne kadar çok yardım ulaştırabilirsek o kadar güzel bir iş yapmış olacağız. İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki kötü sicilini elbette biliyoruz. Sudan bahanelerle verdikleri sözleri çiğnediler, attıkları imzalara maalesef ihanet ettiler. Bir kez daha aynı yanlış yola girmemeleri noktasında gerekli tedbirlerin alınması içinde çaba gösteriyoruz. İki yıldır süren ağır bombardımanın ardından Gazze’de çok büyük bir yıkım ve enkaz var. Bunların kaldırılması ve Gazze’nin yeniden imarında da bize düşen neyse inşallah yerine getireceğiz. Şunu altını çizerek burada söylemek isterim. Tekrar soykırım ortamına dönülmesinin bedeli çok ağır olacaktır. Bölgemiz özellikle de Gazze artık kana, katliama, gözyaşına doymuştur. Barışa fırsat tanınmalıdır. Sabotajlardan uzak durulmalıdır. Türkiye olarak nasıl mücadele ve müzakere süreçlerinde Gazze halkının her zaman yanında olduysak bundan sonra da tüm imkanlarımızla Filistinli kardeşlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. İki senedir dişleri ve tırnaklarıyla zulme direnen Gazzeli kardeşlerimi buradan saygıyla selamlıyorum. Gazze direnişinde şehit düşen tüm kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum" diye konuştu.