Yerel Haberler
Rize
Çayeli Bakır’dan Çayeli Fen Lisesi’ne eğitim desteği
24 Aralık 2025 Çarşamba - 16:28 Çayeli Bakır’dan Çayeli Fen Lisesi’ne eğitim desteği Çayeli Bakır İşletmeleri’nin desteği ile Çayeli Fen Lisesi’nde kurulan yenilikçi sınıf ve bilgisayar sınıfı ile yenilenen spor salonu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine Çayeli Belediye Başkanı İsmail Hakkı Çiftçi, Madenli Belediye Başkanı Mustafa Çalışkan, Büyükköy Belediye Başkanı Hamza Saruhan, Rize İl Milli Eğitim Müdürü H. İbrahim Akmeşe, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Rize İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe, kamu-özel sektör iş birliğiyle hayata geçirilen bu tür projelerin eğitim altyapısının güçlendirilmesi açısından çok kıymetli olduğuna dikkat çekerek, Çayeli Bakır’ın eğitime sunduğu katkıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Açılışta konuşan Çayeli Bakır Genel Müdür Yardımcısı Ali Can ise şirketin eğitime ve spora verdiği desteğin, gençlerin dijital çağa uyum sağlaması ve sağlıklı bir yaşam kültürü edinmesi açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Can, konuşmasında "Bilgisayar ve Yenilikçi sınıfı ve yenilenen Spor Salonumuz, gençlerimizin dijital çağa uyum sağlamaları ve sağlıklı bir yaşam kültürü edinmeleri için güçlü birer adım. Bizler, bu topraklarda yetişen her gencin potansiyeline inanıyor ve onların geleceğine yatırım yapmayı görev biliyoruz. Eğitimde teknolojiye erişim, gençlerimizin hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine imkân tanırken; spor ise disiplin, dayanışma, azim ve hızlı düşünme gibi değerleri hayatlarına katıyor. Çayeli Bakır olarak, gençlerimizin eğitimine katkı sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
Doç. Dr. Yusuf Ceylan: "Gelecekte hamsiye hasret kalacağız"
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:09 Doç. Dr. Yusuf Ceylan: "Gelecekte hamsiye hasret kalacağız" Bilim insanlarının yaptığı araştırma Karadeniz’de hamsinin gelecekte giderek avının azalacağı gerçeğini ortaya koyuyor. Bilim insanlarının son yıllarda yaptığı araştırmalar, Karadeniz’in simge balığı hamsinin göç ve üreme davranışlarında dikkat çekici değişimler yaşandığını ortaya koyuyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Su Ürünleri Fakültesi’nde görev yapan akademisyenler tarafından yürütülen çalışmalarla iklim değişikliği ve insan kaynaklı çevresel etkiler nedeniyle hamsinin göç rotalarının ve yaşam alanlarının değiştiği kaydedildi. Yapılan bilimsel çalışmalarda, değişen iklim senaryolarının hamsinin uygun habitatlarını ciddi biçimde daralttığı, özellikle Karadeniz’in güney kıyılarının gelecekte hamsi için uygun yaşam alanı olmaktan çıkacağı öngörülüyor. İklim değişikliği ve insan kaynaklı etkiler nedeniyle hamsinin göç davranışının değiştiğini gözlemlediklerini dile getiren RTEÜ Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Yusuf Ceylan "Daha önceki çalışmalarda da bilim adamları hamsinin göç davranışının değiştiğini ifade etmişlerdi. Hatta daha önce bizim karasularımızda üremeyen hamsinin üremeye başladığı da ortaya çıkmıştı. Dönem dönem bölgede erken hamsi olmuştu ama bu denli av verimine hiç rastlamamıştık. İklim değişikliği, insan kaynaklı etkilerden dolayı hamsinin de göç davranışında bir değişiklik olduğunu söyleyebiliriz" dedi. 2100 yılında hamside büyük bir kayıp yaşanacağına dikkat çeken Ceylan "Değişen iklim senaryolarının etkisiyle hamsinin uygun habitatlarının gelecekteki değişimlerini araştırmaya çalıştık. Öngörümüz; hamsi için, özellikle Karadeniz’in güney kıyıları uygun habitat olmaktan çıkmış. Bu da biokütle olarak hamside büyük bir kayıp yaşayacağımız anlamına geliyor. Özellikle 2100 yılında. Hamsiyi biraz özleyeceğiz. Hamsi besin zincirinde en alt basamakta olan bir tür. Hamsinin azalması özellikle predator türlerin bolluğunu da etkileyecek" ifadelerini kullandı.
Çayeli Bakır’da 3. seviye acil durum tatbikatı gerçekleştirildi
23 Aralık 2025 Salı - 18:06 Çayeli Bakır’da 3. seviye acil durum tatbikatı gerçekleştirildi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinasyonunda, kamu kurumları ve özel sektörün katılımıyla Çayeli Bakır İşletmeleri’nde 3. Seviye Acil Durum Tatbikatı başarıyla gerçekleştirildi. Tatbikatla, kamu ve özel sektör kurumlarının muhtemel maden kazalarına yönelik müdahale kapasitesi, kurumlar arası koordinasyon ve iletişim altyapısı test edildi. Tatbikat kapsamında, yeraltı çalışma alanında hafif aracın üzerine göçük düşmesi sonucu katın kapanması ve telsiz ile iletişim hatlarının devre dışı kalması senaryosu canlandırıldı. Senaryo üzerinden acil müdahale ekiplerinin koordinasyon yetkinliği, iletişim altyapısının dayanıklılığı ile kurtarma ve tahliye süreçleri uygulamalı olarak gözlemlendi. Kurumlar arası koordinasyon kusursuz çalıştı Tatbikatın temel hedefleri arasında; Çayeli Bakır Acil Durum Kontrol Grubu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Acil Durum Merkezi arasındaki koordinasyonun sağlanması, teknolojik iletişim altyapısının test edilmesi ve Acil Durum Yönetim Ekibi’nin (ADKG) eşgüdüm kabiliyetinin geliştirilmesi yer aldı. Ayrıca AFAD, Valilik ve yerel kurumlarla ortak müdahale uyumunun ölçülmesi, kurtarma, tahliye ve tıbbi müdahale süreçlerinin değerlendirilmesi ile paydaşlara yönelik doğru ve güvenilir bilgilendirme kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflendi. Kamu ve özel sektörün geniş katılımıyla gerçekleştirildi Tatbikata Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), AFAD, UMKE, Jandarma, JAK ve İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri katıldı. Bunun yanı sıra Çoruh EDAŞ, Çayeli Bakır ve Artmin Madencilik gibi özel sektör temsilcileri ile TTK, TKİ, Eti Maden ve MTA da tatbikatta yer aldı. Bakanlık ve MAPEG temsilcileri ise video konferans yöntemiyle sürece dahil olarak tatbikatı eş zamanlı takip etti.
Üniversite öğrencileri hamsi festivaliyle moral depoladı
23 Aralık 2025 Salı - 15:35 Üniversite öğrencileri hamsi festivaliyle moral depoladı Sınav takvimi yaklaşan üniversite öğrencileri düzenlenen hamsi festivaliyle moral depoladı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin (RTEÜ) Pazar ilçesinde bulunan Ziraat Fakültesi kampüsünde hamsi festivali düzenlendi. Yaklaşan sınav takvimi öncesinde öğrencilere moral vermek isteyen okul yönetimi, okulun bahçesinde mangalları kurdu. Daha önceden temizlenmiş ve ardından mangal ateşinde pişirilen ekmeklerin aralarına konularak öğrencilere servis edildi. Öğrencilere hamsinin bölgede bol olduğu dönemde böyle bir festivalle moral vermek istediklerini dile getiren RTEÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Akbulut "Öğrencilerimizle her yıl dolduğu gibi bu yılda hamsi festivali planladık. Öğrenci topluluklarımızın desteği ile, hem ziraat fakültemiz hem de Pazar Meslek Yüksek okulumuz ile birlikte. Pazar’da da böyle bir etkinlik olsun istedik. Hamsinin de bol olduğu dönemlerdeyiz. Öğrencilerimize de sınav öncesi böyle bir moral olsun istedik" ifadelerini kullandı. Her yıl öğrencilere moral olması açısından hamsi festivali düzenlediklerini dile getiren Prof. Dr. Adil Bakoğlu "Ben 7 yıldır buradayım ve hemen hemen her yıl bunu öğrencilerimizle birlikte yapıyoruz. Kendi imkanlarımızla yapıyorduk ama şimdi Üniversitemiz Sağlık, Kültür daire başkanlığı tarafından organize ediliyor. Yoğun bir öğrenci katılımı bekliyoruz" dedi.
Ortaya çıkan arşiv Türk Çayı’nın tarihine ışık tutuyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:46 Ortaya çıkan arşiv Türk Çayı’nın tarihine ışık tutuyor Rize’de çayın tarihinin yıllar sonra ortaya çıkan arşivle daha da eski tarihlere dayandığı ortaya çıktı. Rize’de bilinen tarihi 1938 olan çay üretiminin tarihi, 1934 yılında bugünün Ziraat Bahçesi dönemin ise Fidanlık Merkezi’nde işe Fen Memuru olarak işe başlayan Rauf Başar’ın ortaya çıkan arşivi ile netlik kazandı. İlk yapılan çalışmalardan Rize’nin toprak analizlerine kadar her şeyin yer aldığı arşivde sadece çayın değil birçok ürünün de Fidanlık Merkezi’nde üretildiği yine bu arşiv sayesinde ortaya çıktı. Mandalina, portakal ve limon fidanlarının üretildiği Fidanlık Merkezi’nde bu fidanlar o dönemlerde halka tamamen ücretsiz dağıtılmış. Ayrıca 1 sürgünde çay müstahsillerinden 500 bin tona yakın üretimi olan çayın da ilk yılında 35 kilogram olduğu, dönemin fen memuru Rauf Başar’ın tuttuğu belgelerin ortaya çıkmasıyla kayıtlara geçti. Arşivde en dikkat çekici konu ise o dönemlerde yapılan toprak analizleri sonucunda amonyum sülfat gübrenin bölgeyi sel bölgesi yapacağına dikkat çeken Başar, gübrenin yasaklanması gerektiğini yazmış. Ancak Başar’ın bu tavsiyesi 2019 yılında hayat bulmuş. "Çaya çok emek verdi ama ismi hiç geçmiyor" Çay tarımının ilk yılında sadece 35 kilogram yaş çay elde edildiğini ortaya çıkan arşivler sayesinde öğrendiklerini ifade eden Araştırmacı-Yazar Recep Koyuncu "Çayla ilgili yazılan kitapların büyük bir kısmında 1939 yılında, çok az bir kısmında ise 1938 yılında üretildiği yazar. Bizim elimizde olan bu belgelerin ışığında çayın tarihini 1931 yılına indirmiş oluyoruz. 1931 yılından itibaren Ziraat Çay Bahçesi dediğimiz alanda çay dikim işlemleri yapılmış. Bunlardan bir günlük sayesinde haberimiz oldu. Günlük toplanan yaş yaprak miktarları yazılmış. O dönemlerde çay elle yapılıyordu. O tarihlerde elde çay yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Rauf Başar’ın arşivindeki deftere göre ilk alınan yaş çay 35 kilogram. Fidanlıktan alındığını da bu arşiv sayesinde tespit ediyoruz. Onun da fotoğrafı var. Elle yapılan bu üretimin fotoğrafı çekilmiş. O da Rauf Başar’ın arşivinde yer almış" ifadelerini kullandı. Arşivi ortaya çıkan Fen Memuru Rauf Başar’ın arşivi ortaya çıkmadan önce kendisinin çay tarımına birçok hizmet vermesine rağmen çayın literatüründe adının yer almadığını ifade eden Koyuncu "Rauf Başar aslında bir Rizeli hemşehrimiz. 1934 yılında Ziraat’ta fen memuru olarak işe başlamış. 1942 yılında verem hastalığına yakalanmış ve 1945 yılında vefat etmiş. Kısacık ömrü hayatı boyunca çay tarımına çok önemli hizmetler yaptığını görmekteyiz. Fakat bugüne kadar çayla ilgili olan literatürde maalesef adı hiç geçmemekte" dedi. Araştırmacı Yazar Koyuncu, belgeler ortaya çıkmadan önce 1937 yılında İçişleri Bakanlığı’na sunulmak üzere hazırlanan belgelerin dönemin valisi tarafından hazırlandığının zannedildiğini ifade etti. Koyuncu "1937 yılından itibaren İçişleri Bakanlığı’na sunulan Rize’nin tarımsal yapısı, orman durumu ve üretim miktarlarıyla ilgili raporları biz vali beyin yazdığını düşünüyorduk fakat bu arşiv elimize geçtikten sonra bunları Rauf Başar’ın kendisinin hazırlamış olduğunu gördük. Birer kopyalarını kendi arşivinde saklamış, birer kopyalarını da vali beye sunmuş. Çay yetiştiricilerine pratik rehber adında bir kitapçık hazırlamış. 1942 yılında yazmaya başladığı fakat hastalığı döneminde tamamlayamadığı da yine bir kitabı vardı. Bunu yayınlamak da geçen yıl arşivin eline geçmesiyle bizlere nasip oldu" şeklinde konuştu. "Sözleri dikkate alınsaydı Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" Ortaya çıkan belgelerin içerisinde Rauf Başar’ın 1942 yılında Rize’nin sel bölgesi olmaması için amonyum sülfat gübrenin yasaklanması gerektiğini yazdığını ancak gübrenin 2019 yılında yasaklandığına dikkat çeken Koyuncu "Rauf Başar’ın 1942 yılında yapmış olduğu toprak analizleri de bizim bu arşivimizde var. O tarihteki analizleri sonucunda Rize topraklarında amonyum sülfat kesinlikle kullanılmaması gerektiğini, eğer kullanılırsa Rize topraklarını yumuşatacağını, Rize bölgesinde sellerin önüne geçilemeyeceğini o tarihte yazmış. Gübrenin 2019 yılında çay tarımında kullanılması kesinlikle yasaklanmış. Maalesef yaklaşık 70 yıl sonra bu dikkate alınmış. Bu sözleri dikkate alınmış, o gübrenin kullanımı yasaklanmış olsaydı bugün Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" diye konuştu. "Yok etmek çok basit, biz zora talip olduk" Arşiv saklamanın, belgelerin korunmasının tarih için çok önemli olduğunu ifade eden Koyuncu sözlerini şöyle tamamladı: "Elimize ulaşan bu arşivi Rahmetli Rauf Başar’ın ağabeyinin oğlu Tanıl Başar ağabeyimiz bizlere ulaştırdı. Bizde bunları insanların hizmetine sunduk. 1934 ile 1939 yıları arasında yapılan çalışmaların fotoğrafları da bizim elimizde veri yoktu, duyumlar vardı ama belge yoktu. Bizim en çok üzerinde yaptığımız çalışma rahmetli Zihni Derin adıydı. Ama şimdi bu belgelerin içerisinde Zihni Derin’in yaptığı çalışmalar ve talimatnameler de var. Bunların hepsini biz Rauf Başar’ın arşivi sayesinde tedarik ettik."