Yerel Haberler
Rize
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:07 İftar hazırlığı yapamayan muhtaç ailelerin iftarı lise öğrencilerinden Rize’nin İyidere ilçesinde lise öğrencileri iftar için hazırlık yapamayacaklar için 4 çeşit yemeği okullarında kendi elleriyle hazırlayarak evlerine kadar gitmesini sağlıyor. Ramazan ayının gelmesiyle yardımlaşma ve dayanışma her zaman olduğundan biraz daha fazla ön plana çıkıyor. Rize’nin İyidere ilçesinde de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ isimli bir proje hazırlayarak yardımlaşma ve dayanışmaya güzel bir örnek sergileniyor. Hazırlanan proje çerçevesinde Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından iftarda hazırlık yapamayacak durumda olan, yaşlı, ekonomik durumu olmayan ve hastaların listesi belirlenerek İyidere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne teslim edildi. Okulda öğrenim gören Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri ve öğretmenleri de o aileler için işe koyuldu. Çorbasından ana yemeğine ve salatasına kadar yemekleri kendi elleriyle yapan öğrenciler porsiyonları hazırlayarak köyler için İyidere Kaymakamlığı tarafından, mahalleler için ise İyidere Belediyesi tarafından görevlendirilen personele teslim ederek ailelere ulaşmasını sağlıyor. Proje kapasımda ilçe sınırlarında yaşayan 20 hanede yaşayan 32 kişi için her gün 4 çeşit yemek çıkartılarak hayran bırakan bir yardımlaşma ve dayanışma örneği sergileniyor. Proje sayesinde İyidere ilçesinde Ramazan ayının dolu dolu geçtiğini kaydeden İyidere Kaymakamı Eray Gürsoy "Bu projeye ilk olarak geçen yıl başladık ve Ramazan ayında yaşlı, hasta vatandaşlarımızın iftarlıklarını öğrencilerimiz ile beraber her gün hazırladık. Hem geçen yıl öğrencilerimizin bu projede bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyet hem vatandaşlarımızın güzel yorumları bizi bu projeyi 2. kez yapmaya itti. İlçemizde bulunan yaşlı, hasta, kendi iftarını kendisi hazırlayamayacak vatandaşlarımızın iftarını öğrencilerimiz hazırlayarak gönderiyor. Hem de öğrencilerimiz Ramazan ayında mutfak derslerinden biraz mahrum kalıyorlar. Bu anlamda da her yılı dolu dolu geçirmiş oluyorlar. Öğrencilerimize Ramazan ayının manevi iklimi, duygusunu yaşatmayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımıza kimsesiz olmadıklarını, devletin her şartta yanlarında olduklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimize, milli eğitim müdürümüze, okul müdürümüze, belediye başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim" Bu yıl 2. kez gerçekleşen projede hayallerinin projeyi 12 aya yaymak olduğunu ifade eden İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete ise "7 yıldır vatandaşlara hizmet etme noktasında bütün işlerimizi zevk alarak yaptık ama en büyük zevk aldığımız iş 2 yıldır ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesi. Öğrenci arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz, Ramazan aylarında durumu olmayan, yaşlı, engelli vatandaşlarımıza hem iftarda hem sahurda her akşam yemek getirmekti. Burada büyük bir fedakârlık var. Zaten mübarek Ramazan ayına baktığımız zaman birlik, beraberlik, kardeşlik ve paylaşmanın olduğu en önemli aylarımızdan bir tanesi. Bizde İyidere olarak bu ayda bunu yapmaya çalışıyoruz. Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim. Bu öğrenciler, bu azim, bu birlik beraberlik bizde olduğu sürece belki bugün veya seneye değil ama bir gün gelecek biz ‘TİMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesini 12 aya yayacağız" ifadelerini kullandı. "Kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk" Projenin geçen yıla nazaran daha fazla kişiye el uzattığını kaydeden İyidere İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Haldızoğlu da "Bu yıl projemizde 2. yılımıza başladık. Daha da kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk. Bu projede ilçemizdeki tüm paydaşlarımızla beraber çalışıyoruz. İhtiyaçtan ziyade yemek yapmaya fırsat bulamayan, yaşlı vatandaşlarımızın iftarlıklarını karşılamak için bu projeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. "Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz" İyidere Meslek Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Şefi Resul Akbaş ise 20 hane için özenle yemek hazırlandığını, bu sayede öğrencilerin hem meslek öğrendiğini hem de yardımlaşma duygusunu yaşadıklarını dile getirerek "Projemiz çok iyi gidiyor. Bu yıl 2.’sini yapıyoruz. Toplamda 20 hane için 32-33 kişilik yemek çıkartıyoruz. İyidere’de bulunan, desteğe ihtiyacı olan vatandaşlarımıza burada yemekler çıkartıyoruz. Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz. Özellikle yemek gönderdiğimiz ailelerimizden çok güzel tepkiler alıyoruz. Öğrencilerimizden de çok güzel tepkiler alıyoruz. Hem mesleklerini öğreniyorlar hem yardım etmenin duygusunu yaşıyorlar" şeklinde konuştu.
Rize’de hafif ticari araç iş yerine girdi o anlar güvenlik kamerasına yansıdı
30 Kasım 2024 Cumartesi - 15:09 Rize’de hafif ticari araç iş yerine girdi o anlar güvenlik kamerasına yansıdı Rize’de kontrolden çıkan hafif ticari araç bir iş yerine girdi. İşletmecinin de yaralandığı kaza güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Kaza Yeniköy Mahallesi Meydan Caddesi üzerinde saat 06.10 sıralarında meydana geldi. Tuncay Mataracı Caddesi’nden aşağıya doğru hızla inen ve sürücüsü henüz belirlenemeyen 61 FL 993 plakalı hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Meydan Caddesi üzerindeki işletmeye girdi. O esnada sabah namazını bekleyen işletme sahibi Şenol Eyüboğlu (57) çarpmanın etkisiyle masa ile rafların arasına sıkıştı. Ne olduğunu anlamaya çalışan Eyüboğlu, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu. Olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Eyüboğlu ve araç sürücüsü yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Ayağına vida girdiği tespit edilen Eyüboğlu’nun ayağındaki vida Rize Devlet Hastanesi’nde operasyonla çıkarıldı. Yüz travması geçirdiği ve vücudunda kesikler olduğu öğrenilen ve henüz kimliği açıklanmayan sürücü ise Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Eğitim ve Araştırma Hastnesi’nde tedavi altına alındı. Kaza anı ise işletmenin güvenlik kameralarına anbean yansıdı. Masada oturarak namazı bekleyen Eyüboğlu’nun işletmesine camdan giren aracın şoku ile bulunduğu yerden kalkarak telefona sarıldığı görüntülerde yer aldı. “Dükkanda sanki bir bomba patladı” Sabah mahallesindeki cami yerine iş yerine yakın bir camiyi namaz için tercih ettiğini, o esnada bir şeyler almak için işletmesine girdiğini dile getiren Şenol Eyüboğlu “Sabah camimizi değişelim dedik. Bir işim vardı dükkanda, bir şey alacaktım oradan. Demek ki Azrail bizi oraya çağırıyordu ama bu sefer de kurtardık. Tam ezanı bekliyordum, hatta o anda ben de dükkanda Kur’an açmıştım. Bir ses duydum ilk, kafamı çevirir çevirmez zaten o sesle dükkanda sanki bir bomba patladı. Çünkü görünen görüntülerde frene falan basmadı arkadaş. Dükkana daldı, verilmiş sadakamız varmış. Şükür bir vida girmişti ayağıma, kaval kemiğinin oraya. Onu aldılar. Kalçamda ağrılar ve ezikler var. Yumuşak doku zedelenmesi diyor doktor. Şu an iyiyiz şükür, evdeyiz” ifadelerini kullandı.
Ayder Yaylası’ndan kar manzaraları
30 Kasım 2024 Cumartesi - 09:47 Ayder Yaylası’ndan kar manzaraları Rize’nin Ayder Yaylası’nda kar yağışının son bulmasıyla muhteşem manzaralar ortaya çıktı. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı dünyaca ünlü turizm merkezlerinden Ayder Yaylası’nda bir haftadır etkili olan kar yağışı sona erdi. Yağışın sona ermesi ile görüş mesafesi açıldı. Gelin tülü gibi kar ile örtülmüş çam ağaçları, karlı tepeler, karların arasından akan dereler vatandaşların cep telefonlarıyla çektiği fotoğraflara konu oldu. Bazı vatandaşlar ise kar yağışının son bulmasını fırsat bilerek naylon poşetler ile festival alanında kayarak alanı kayak pistine çevirdi. Eğlenceli dakikalar geçiren vatandaşlar kayın tadını doyasıya çıkardı. Antalya’nın sıcağından Ayder’in soğuğuna geldiğini ancak herkese de tavsiye ettiğini dile getiren Haluk Onur Kılıç isimli turist “Antalya’dan geliyorum. Ayder çok güzel. Antalya’nın sıcağından sonra burası tabi bize biraz soğuk geldi. Herkese bu mevsimde gelmesini tavsiye ediyorum” dedi. Kadir Kurkut isimli turizmci ise daha güzel bir yaz sezonu geçirebilmek için kış sezonunda renkli geçmesi gerektiğini, bu yıl karın erken yağmasının da buna ön ayak olduğunu dile getirerek “Antalya’dan misafirlerimiz var. Bu güzelliği göstermek adına misafirlerimizi buraya getirdim. Geçen yıllarda kar biraz gecikmeli oluyordu. Bu durumda bizi üzüyordu. Sonrasında daha güzel yazları yaşamak adına, bu ortamı da yaşamamız gerekiyor. Kar bu yıl erken geldi. Devamını da bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de yeni bir bitki türü keşfedildi
29 Kasım 2024 Cuma - 09:11 Türkiye’de yeni bir bitki türü keşfedildi Bilim insanları tarafından sadece Türkiye’de yayılım gösteren yeni tür bitki literatüre kazandırıldı. Konyalı Fen Bilgisi Öğretmeni Süleyman Uysal’ın kendilerine gönderdiği bir örnekle yola çıkan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ), Giresun Üniversitesi (GRÜ) ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) mensubu bilim insanları, gönderilen bitkinin yeni bir tür olduğu kanaatine vardı. Yapılan çalışmalar neticesinde yanılmadıklarını gören ekip bitkiyi literatüre kazandırmış oldu. Halk dilinde Madımak olarak bilinen Polygonum bitki ailesine ait yeni bir tür literatüre kendisini bulan Süleyman Uysal’ın soyadından da esinlenerek ’Polygonum Uysalii’ olarak geçti. Bitkinin Süleyman Uysal tarafından Antalya civarında bulunduğuna dikkat çeken RTEÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Makbul “Türkiye, sahip olduğu bitki çeşitliliği nedeniyle dünyada eşine nadir rastlanan bölgelerden bir tanesidir. Bizler de bitki sistematiği açısından ülkemizde belli bitki gruplarını inceleyerek onları tanımaya ve karakterize etmeye çalışıyoruz. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), Giresun Üniversitesi (GRÜ) ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden (RTEÜ) bizler de dahil olmak üzere çalışma grubuyla birlikte, Madımak ailesi olarak bilinen Polygonum cinsine ait bitkileri toplamak üzere Türkiye’de saha çalışmaları yapıyoruz. Tabii ki, bu saha çalışmaları farklı kitleler tarafından da takip ediliyor. Konya Seydişehir’de yaşayan bir doğa sever bitki gözlemcisi olan bir öğretmen, doğaya çıkıp bitkiler üzerinde gözlemler yapıyor, fotoğraflar çekiyor ve bunları, o bitki grubunu çalışan bilim insanlarıyla paylaşıyor. Bu kapsamda, Seydişehir ilçesinden Süleyman Uysal adında bir fen bilgisi öğretmeni bizlere, Antalya Akseki civarında bulduğu bu bitkiyi göndermek istediğini ifade etti. Bitkiyi bizlere gönderdiğinde, ilk incelemelerimizde bu bitkinin, gerçekten dünyada eşine rastlanmayan, sadece ülkemizde yayılış gösteren endemik bir tür olduğu sonucuna vardık. Yani bu bitki, yeni bir tür olduğu kanaatine varıldı” ifadelerini kullandı. Türkiye için endemik yeni bir tür Bulunan yeni tür üzerinde araştırmalar gerçekleştirmek için sahaya indiklerinde bitkini sadece Türkiye’de yayılım gösterdiğini gördüklerini sözlerine ekleyen Makbul “Bunun üzerine, araştırma ekibimizle daha detaylı gözlemler yaptık. Bu gözlemler neticesinde, yaklaşık 2 yıl süren bir süreçte, bitkinin moleküler, mikromorfolojik, palinolojik, morfolojik özellikleri detaylı bir şekilde incelendi. Dünyadaki akrabalarıyla karşılaştırıldığında, gerçekten de bu bitkinin dünyada herhangi bir şekilde yayılış göstermediği kanaatine varıldı. Yaklaşık bir yıl süren bir yayın aşamasından sonra, bitki uluslararası saygın bir bilimsel dergide yayınlanarak, Türkiye için endemik yeni bir tür olarak teşhis edilmiştir” dedi. Bulan öğretmenin soy ismi bitkiye verildi Bitkiyi kendilerine ulaştıran Fen Bilgisi Öğretmeni Süleyman Uysal’ın isminden yola çıkarak isimlendirme yapıldığını ifade eden Makbul “Bitkinin ismini Polygonum Uysalii olarak verdik. Polygonum zaten bu grubun ismi olduğu için bilimsel olarak buna herhangi bir müdahale şansımız yok. Ancak, soyadı diyebileceğimiz ikinci kısmına, belirli kurallar gereği isimler verebiliyoruz. ‘Uysalii’ ismi de, bu bitkiyi ilk defa bizlere tespit eden, bizlerle paylaşan ve keşfinde önemli rol oynayan Süleyman Uysal hocamızın ismine atfen verilmiştir. Böylece, bitki bilimi ile doğrudan ilgisi olmamasına rağmen, Fen Bilgisi Öğretmeni olan hocamıza doğaya verdiği katkılardan dolayı teşekkür mahiyetinde bu ismi armağan etmiş olduk” şeklinde konuştu. Madımak olarak bilinen Polygonumların kullanım alanı geniş Polygonum, yani Madımak bitki grubu üzerinde çalışmalarını yürüten RTEÜ Biyoloji Bölümü Doktora Öğrencisi Suzan Kundakçı, Polygonum ailesinin Anadolu’da tedavi amaçlı ve gıda olarak kullanıldığı kaydederek “Bitkinin en dikkat çekici ve göze çarpan özellikleri, tedavi amaçlı kullanımları ve gıda olarak tüketilmesidir. İç ve Orta Anadolu Bölgesi’nde bu grup Madımak bitkisi olarak tanınmakta ve oldukça fazla tüketilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, glütensiz bisküvi veya glütensiz ekmek yapımı gibi ürünlerde de Madımak olarak adlandırılan bitki grubunun içeriğinden oldukça fazla yararlanıldığı görülmektedir. Tedavi olarak kullanım amaçlarına baktığımızda, kanser hastalıklarının tedavisinde, şeker hastalıklarının tedavisinde, iltihaplı yaralanmalarda ve bağırsak hastalıklarının tedavisinde sıklıkla kullanıldığı gözlemlenmektedir. Özellikle bitkinin antioksidan içeriği oldukça yüksek olup, bu özellikten dolayı birçok tıbbi ve kimyasal çalışmada kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca, ülkemiz için önemli bir sanayi kolu olan kozmetik sanayisinde de bu bitkilerin içeriğinden oldukça fazla yararlanılmaktadır. Çünkü Madımak bitkisi, Polygonum grubu olarak sahip olduğu kimyasal içeriklerin krem yapımlarında kullanımı tercih edilmektedir ve bu kremlerin yaşlanma karşıtı, kırışıklık giderici etkilerinin olduğu bilinmektedir” dedi. İlaç ve kozmetik sanayi gibi önemli sanayi kollarına da önemli bir veri kaynağı Polygonum grubu bitkilerin yemek ve ilaç sanayi dışında kozmetik sanayiinde de önemli bir veri kaynağı olduğuna dikkat çeken Kundakçı “Özellikle Madımak olarak bilinen bitkinin yemek olarak tüketilmesinin yanı sıra, kurutularak çay olarak da tüketildiği bilinmektedir. Çay olarak tüketildiğinde, grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıkların rahatlatılmasında etkili olduğu, ayrıca önemli sedatif etkilerinin bulunduğu bilinmektedir. Bitkinin bu tıbbi kullanımlarının ve özellikle ülkemizin gastronomik ekonomisine katkı sağlanması göz önünde bulundurulduğunda, çünkü bitkinin özellikle Madımak grubu olarak bilinen Polygonum türlerinin doğal ortamlarda yetiştirildiği gibi, kültüre edilmiş alanlarda da yetiştirildiği görülmektedir. Böylece, ülke ekonomisine de ticari katkılarının büyük olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, gerek yeni türümüzün keşfi gerekse Polygonum grubu bitkilerin dünya bitki biyoçeşitliliğine katkı sağlaması, ilaç ve kozmetik sanayi gibi önemli sanayi kollarına da önemli bir veri kaynağı oluşturacağı düşünülmektedir” diye konuştu.
Ayder Yaylası’nda günlerdir devam eden kar yağışı hem ziyaretçileri hem işletmecileri mutlu ediyor
28 Kasım 2024 Perşembe - 09:23 Ayder Yaylası’nda günlerdir devam eden kar yağışı hem ziyaretçileri hem işletmecileri mutlu ediyor Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin önemli turizm merkezi Ayder Yaylası’nda günlerdir aralıksız yağan kar yerli ve yabancı turistleri olduğu kadar bölge esnafının da yüzünü güldürdü. Bölgede kar kalınlığının 1 metreyi bulması Ayder Yaylası’nda her yıl Ocak ayında düzenlenen ‘Kardan Adam Festivali’ için de "Kar yağmazsa ne olacak?" endişesini de ortadan kaldırdı. Geçtiğimiz yıllarda yağmayan kar nedeniyle kilometrelerce uzaktan kamyonlarla festival alanına kar taşınmıştı. Karın erken ve fazla yağması bu yıl 16’ıncısı düzenlenecek olan Kardan Adam Festivali için bölge esnafı tarafından heyecan verici bir gelişme oldu. Festival için kar taşınmayacağını düşündüklerini dile getiren bölge esnafı festivalin bu sayede renkli geçeceğini umut ediyor. “Kar Festivali’nde karsız kalmayacağız” Ayder Yaylası’nda işletmecilik yapan Tolga Sarı, bu yıl kışın bölgeye erken düştüğüne vurgu yaparak “Bu yıl beklenen kar yağışı erken geldi. Kasım ayında yaklaşık 1 metreye yakın kar yağdı. Kış erken geldi. Önümüzde festivalimiz ve yılbaşı kutlamaları hazırlıkları var. Gelen kar, bizim için de çok güzel oldu ve kışın başlangıcının müjdesi oldu. Geçen yıllarda olduğu gibi Kar Festivali’nde karsız kalmayacağız. Misafirlerimizi bekliyoruz” dedi. “Sıcağı bıraktık, buraya geldik” Antalya’dan gelerek karın tadını çıkaran Serkan Keşler, Ayder Yaylası’na gelip görmeyi herkese tavsiye ettiklerini dile getirerek “Ayder Yaylası çok güzel. Daha önce gelmiştik, fakat bu mevsimde ayrı bir güzel. Kasım ayında böyle manzaraları görmek Türkiye’de kolay kolay mümkün değil. Gerçekten çok beğendik ve herkese tavsiye ederiz. Antalya’dan geliyoruz, yani sıcağın memleketinden. Sıcağı bıraktık, buraya geldik ve çok güzel. Herkese tavsiye ederiz” ifadelerini kullandı.
Bakkallar köylerin her şeyi
27 Kasım 2024 Çarşamba - 09:11 Bakkallar köylerin her şeyi Rize’de babadan kalma bakkalını hiç bozmadan 42 yıldır işleten vatandaş “Çocuklar yapmak istemiyor artık. Ben de kaç sene daha yaparım bilmiyorum” dedi. Çayeli ilçesine bağlı Selimiye köyünde 42 yıldır babadan kalma bakkalcılık mesleğini sürdüren 63 yaşındaki Ömer Hardal, bakkalı bugüne kadar hiçbir düzenini bozmadan getirdi. Babasının ürünleri dizdiği gibi dizmeye devam etti, hiçbir zaman yenilemeye kalkışmadı. Bakkalın nostaljiğini korudu ve şimdilerde ise bu özelliği insanlar için onu vazgeçilmez yaptı. Raf düzeninden işletmeciliğine hatta bakkal kokusuna kadar tüm özelliklerini koruyan işletmeye gelen vatandaşlar eski günleri yad ediyor. Hardal’ın tek çekincesi ise köy bakkalının kapanması. Çocuklarının kendisinden sonra bakkalı işletmek istemediğini ifade eden Hardal, kendisinin de birkaç yıl daha bu mesleği sürdürebileceğinin altını çiziyor. Babasından kalma bakkalı askerden geldikten sonra devraldığını ve bugüne kadar getirdiğini dile getiren Ömer Hardal “Babadan kalma meslek zaten, bizde devam ettiriyoruz. Nasip böyleydi devam ettiriyoruz. Bakkal açıldığında askere gitmemiştim daha. Ondan sonra askere gittim geldim, babam bana devretti. Ondan beridir ben işletiyorum. Şimdiye kadar kimseyi geri çevirmedim. Parası olsa da olmasa da geri çevirmedim. Şimdiye kadar gelene ne istediysem verdim” dedi. Bakkalı babasından devraldığı düzende devam ettirdiği için gören herkesin dikkatini çektiğine vurgu yapan Hardal “Her şey organik. Şimdi İstanbul’dan gelenler hep ‘Bakkal gibisi yok daha. Bakkalı bozma, böyle devam ettir’ diyorlar. Biz de devam ettiriyoruz işte. Gurbetten gelenler bakıyorlar, bakkalı görüyorlar, bir şeyler alıyorlar” ifadelerini kullandı. Kendisinden sonra çocuklarının mesleği devam ettirmek istemediğini dile getiren Hardal, birkaç yıl daha bakkalcılık yapabileceğine vurgu yaparak “Tabii çocuklar yapmak istemiyor artık. Ben de kaç sene daha yaparım bilmiyorum. Birkaç sene daha yaparız herhalde, ondan sonra biz de nasip kısmet. Bırakabiliriz” şeklinde konuştu. “5 tane bakkal vardı kala kala bir o kaldı” Köy sakinlerinden İsmail Sandıkçı, köy bakkalı Ömer Hardal’ın kendilerinin olmazsa olmazı olduğunu dile getirerek “Bizim köyümüzün medar-ı iftiharı, bizim olmazsa olmazımız. Hani sadece bakkal değil, başka türlü işimize koşar. Büyüklerimizi ona emanet ediyoruz. Annemiz burada yaşar, telefonda da bir ihtiyacı olduğunu söyleriz, evine getirir. Yani normalde servis yapmıyor ama büyüklerin kapısına da gerekirse gidiyor. Burada 5 tane bakkal vardı daha önceden kala kala bir ona kaldı. O da bizim için bir gurur kaynağı. Yani çocukluğumuzun babasının zamanında girdiğimiz bakkalın havası kokusu halen daha var. Biz onu da yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. “Şehirde her şey elinin altında ama köylerde öyle değil” Çocukluk yıllarından bu yana bakkallara ait has bir kokunun akıllarında olduğunu ve o kokuyu bu bakkalda hissettikleri için vazgeçemediklerini ifade eden Havva Sandıkçı ise “Geldiğimizde her şeyi bulabiliyoruz. Evde eksiğimiz oluyor, işte şehirde her şey elinin altında ama köylerde öyle değil. Köylerde şimdi mutfakta bir iş yapıyorsun, bir anda kalıyorsun. Merkeze inmek zor, inemezsin her zaman. Ama burada öyle değil. Bakkalı aradığımızda bile yanımıza geliyor. Yani ekmeğimiz olsun, başba bir şey olsun, aklınıza ne gelirse. En güzel yanı çocukluğumdaki kokuyu almak. Bu bakkal kokusunu hiçbir şeye değişmem yani. Her şey bir yana o bir yana” dedi.