Yerel Haberler
Samsun
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:15 Ekran bağımlılığı alarm veriyor: 2050’de her 2 kişiden biri miyop olabilir Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, artan ekran kullanımının göz sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, mevcut alışkanlıkların devam etmesi halinde 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının miyop olabileceğini söyledi. Teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte ekran bağımlılığı bebeklikten yetişkinliğe kadar her yaş grubunda yaygınlaşırken, uzun süre yakına odaklanmanın gözlerde kalıcı sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor. Medicana International Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, özellikle ekran karşısında geçirilen sürenin giderek artmasının göz sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Günlük yaşamda insanların büyük bölümünün saatlerce yakın mesafeye odaklandığını belirten Özgür, bu durumun özellikle yetişkinlerde göz kuruluğu, yanma, batma, kızarıklık ve geçici bulanık görme gibi şikayetlere yol açtığını dile getirdi. Bu sorunların yaşam kalitesini düşürdüğünü kaydeden Özgür, ekran kullanımının mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Dr. Özgür, "Ekran süresi hepimizde olduğu gibi dünyada da gerçekten saatler açısından müthiş bir artış gösterdi. Neredeyse hiçbirimiz uzaklara bakmıyoruz. Genelde uzak deyince bir araç kullanımı geliyor aklımıza. Onun dışında hepimizin günlük pratikte 4-5 saat, 8-10 saat belki yakınla ilgili geçirdiğimiz zaman var. Bu yakınla geçirdiğimiz zaman çoğu zaman da ekranlarla ilgili geçirilen zaman. Çocuklarda ve yetişkinde buradaki zararlar değişiyor. Yetişkinler de geniş bir hasta grubunu oluşturuyor. Çağrı merkezi çalışanları, muhasebe, bankacı gibi meslek grupları eğer uzun süre ekrana bakıyorsak biz numara anlamında bozulmadan ziyade göz kuruluğuyla alakalı şikayetler var. Ama bu da ciddi yaşam kalitesini etkiler. Yanmalar, batmalar, kızarıklıklar, bulanık görmeler, geçici de olsa bunlar. Ekran süreleriyle ilgili olabildiğince mecbur olanın dışında azaltmak, bilgisayarda geçirdiğimiz zamanın dışında telefonla geçirdiğimiz zamanı kısıtlamak ve suni gözyaşlarıyla desteklemek diyoruz. Kalıcı bir sorun oluşturmaz ama konforumuzu etkiler, yaşam kalitesini etkiler" dedi. "Ekran süreleri bu şekilde devam ederse 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak" Artan ekran bağımlılığının büyük bir toplum sağlığı sorunu olmaya çok yaklaştığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Özgür, "Çocuklarda iş değişiyor. Çocuklarda göz gelişimi devam ettiği için uzun süre yakına bakmak, hele ki bu parlak ekransa ve yakındaki mesafe yaklaştıkça miyopi ile ilgili riskler artıyor. Bununla ilgili geleceğe dönük projeksiyonlar var. Mesela eğer bu ekran süreleri bu şekilde devam ederse ki herkes artık yakına bakıyor, ekranlara 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının miyop olacağı hesaplanıyor. Bu gerçekten çok büyük bir oran. Çünkü ben hastalarıma diyorum onu, artık uzakta işimiz yok, hepimiz yakına bakıyoruz. Çocuklarda bu ekran süresi artarak devam ediyor, çok da yakından bakıyor çocuklar. Ne kadar yakına uzun süre bakıyorsak, ne kadar yakından bakıyorsak ve bu ekransa bu yakına baktığımız, miyop ile ilgili riskler artıyor. Yani uzağa görememeyle alakalı problemler ve numaralı gözlükler kullanılmaya başlanıyor" diye konuştu. "Ekranın dibine girmeden 35-40 santim uzaktan izlenmeli" Zorunlu durumlarda dahi ekrana çok yakından bakılmaması gerektiğinin altını çizen Özgür, "Miyop’un da derecesi önemli bizde. 3 numaraya kadar hafif miyop sayarız. 3-5 arası, 3-6 arası orta miyop gibidir. Eğer 5-6 numarayı geçiyorsa ileri yüksek miyoplara dönüyor. İleri yüksek miyoplar gözlükle görebilir ama retinayla alakalı, gözün kendi sağlığıyla alakalı ciddi problemler olabilir. İleriye dönük ve bu hesaplanan 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak. Bunun yüzde 10’unun da yüksek miyop olacağı, yani 5-6 numaranın üzerinde olacağı hesaplanıyor. O zaman genel toplum sağlığında ciddi riskler içeriyor. İşin özü ekranla ilgili süreleri mecburiyet yoksa olabildiğince kısıtlamak lazım. Çocuklarımızda da ekstradan buna dikkat etmemiz lazım. Belli süreleri aşmaması lazım mecburi olanların dışında. Bakıyorsa da en azından dibine girmeden 35-40 santim koruyarak ve aralıklı, arada uzağa bakarak, gözünü dinlendirerek geçirmek lazım bu süreyi" şeklinde konuştu. "Bir gözde olan bozukluk anlaşılamayabilir, rutin muayene bu yüzden önemli" Rutin muayenelerin göz sağlığındaki öneminden de bahseden Özgür, ayrıca şunları söyledi: "Biz yenidoğanla birlikte muayenenin başlamasını öneririz. İlk 3 ayda mümkünse yaptırmak lazım. Sonrasında bir sorun yoksa yıllık kontroller öneririz. Asıl 5 ve 7 yaşları, hele ki okul çağları daha da önemli bizim için. Çünkü miyopi genelde ilkokul çağında başlar. Bir gözde olup bir gözde olmayabilir. Hipermetrop için de aynısı geçerlidir. Çocuğun bir gözü iyi görüyorsa diğer gözünün az görüp görmediğini anlama ihtimali çok düşüktür. Rutin taramalarla veya bizim muayenelerimizde ortaya çıkabilir. Onun için özellikle ilkokul çağında muhakkak yılda bir kontrol yaptırmak lazım."
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:07 Ekran bağımlılığı alarm veriyor: 2050’de her 2 kişiden biri miyop olabilir Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, artan ekran kullanımının göz sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, mevcut alışkanlıkların devam etmesi halinde 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının miyop olabileceğini söyledi. Teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte ekran bağımlılığı bebeklikten yetişkinliğe kadar her yaş grubunda yaygınlaşırken, uzun süre yakına odaklanmanın gözlerde kalıcı sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor. Medicana International Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, özellikle ekran karşısında geçirilen sürenin giderek artmasının göz sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Günlük yaşamda insanların büyük bölümünün saatlerce yakın mesafeye odaklandığını belirten Özgür, bu durumun özellikle yetişkinlerde göz kuruluğu, yanma, batma, kızarıklık ve geçici bulanık görme gibi şikayetlere yol açtığını dile getirdi. Bu sorunların yaşam kalitesini düşürdüğünü kaydeden Özgür, ekran kullanımının mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Dr. Özgür, "Ekran süresi hepimizde olduğu gibi dünyada da gerçekten saatler açısından müthiş bir artış gösterdi. Neredeyse hiçbirimiz uzaklara bakmıyoruz. Genelde uzak deyince bir araç kullanımı geliyor aklımıza. Onun dışında hepimizin günlük pratikte 4-5 saat, 8-10 saat belki yakınla ilgili geçirdiğimiz zaman var. Bu yakınla geçirdiğimiz zaman çoğu zaman da ekranlarla ilgili geçirilen zaman. Çocuklarda ve yetişkinde buradaki zararlar değişiyor. Yetişkinler de geniş bir hasta grubunu oluşturuyor. Çağrı merkezi çalışanları, muhasebe, bankacı gibi meslek grupları eğer uzun süre ekrana bakıyorsak biz numara anlamında bozulmadan ziyade göz kuruluğuyla alakalı şikayetler var. Ama bu da ciddi yaşam kalitesini etkiler. Yanmalar, batmalar, kızarıklıklar, bulanık görmeler, geçici de olsa bunlar. Ekran süreleriyle ilgili olabildiğince mecbur olanın dışında azaltmak, bilgisayarda geçirdiğimiz zamanın dışında telefonla geçirdiğimiz zamanı kısıtlamak ve suni gözyaşlarıyla desteklemek diyoruz. Kalıcı bir sorun oluşturmaz ama konforumuzu etkiler, yaşam kalitesini etkiler" dedi. "Ekran süreleri bu şekilde devam ederse 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak" Artan ekran bağımlılığının büyük bir toplum sağlığı sorunu olmaya çok yaklaştığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Özgür, "Çocuklarda iş değişiyor. Çocuklarda göz gelişimi devam ettiği için uzun süre yakına bakmak, hele ki bu parlak ekransa ve yakındaki mesafe yaklaştıkça miyopi ile ilgili riskler artıyor. Bununla ilgili geleceğe dönük projeksiyonlar var. Mesela eğer bu ekran süreleri bu şekilde devam ederse ki herkes artık yakına bakıyor, ekranlara 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının miyop olacağı hesaplanıyor. Bu gerçekten çok büyük bir oran. Çünkü ben hastalarıma diyorum onu, artık uzakta işimiz yok, hepimiz yakına bakıyoruz. Çocuklarda bu ekran süresi artarak devam ediyor, çok da yakından bakıyor çocuklar. Ne kadar yakına uzun süre bakıyorsak, ne kadar yakından bakıyorsak ve bu ekransa bu yakına baktığımız, miyop ile ilgili riskler artıyor. Yani uzağa görememeyle alakalı problemler ve numaralı gözlükler kullanılmaya başlanıyor" diye konuştu. "Ekranın dibine girmeden 35-40 santim uzaktan izlenmeli" Zorunlu durumlarda dahi ekrana çok yakından bakılmaması gerektiğinin altını çizen Özgür, "Miyop’un da derecesi önemli bizde. 3 numaraya kadar hafif miyop sayarız. 3-5 arası, 3-6 arası orta miyop gibidir. Eğer 5-6 numarayı geçiyorsa ileri yüksek miyoplara dönüyor. İleri yüksek miyoplar gözlükle görebilir ama retinayla alakalı, gözün kendi sağlığıyla alakalı ciddi problemler olabilir. İleriye dönük ve bu hesaplanan 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak. Bunun yüzde 10’unun da yüksek miyop olacağı, yani 5-6 numaranın üzerinde olacağı hesaplanıyor. O zaman genel toplum sağlığında ciddi riskler içeriyor. İşin özü ekranla ilgili süreleri mecburiyet yoksa olabildiğince kısıtlamak lazım. Çocuklarımızda da ekstradan buna dikkat etmemiz lazım. Belli süreleri aşmaması lazım mecburi olanların dışında. Bakıyorsa da en azından dibine girmeden 35-40 santim koruyarak ve aralıklı, arada uzağa bakarak, gözünü dinlendirerek geçirmek lazım bu süreyi" şeklinde konuştu. "Bir gözde olan bozukluk anlaşılamayabilir, rutin muayene bu yüzden önemli" Rutin muayenelerin göz sağlığındaki öneminden de bahseden Özgür, ayrıca şunları söyledi: "Biz yenidoğanla birlikte muayenenin başlamasını öneririz. İlk 3 ayda mümkünse yaptırmak lazım. Sonrasında bir sorun yoksa yıllık kontroller öneririz. Asıl 5 ve 7 yaşları, hele ki okul çağları daha da önemli bizim için. Çünkü miyopi genelde ilkokul çağında başlar. Bir gözde olup bir gözde olmayabilir. Hipermetrop için de aynısı geçerlidir. Çocuğun bir gözü iyi görüyorsa diğer gözünün az görüp görmediğini anlama ihtimali çok düşüktür. Rutin taramalarla veya bizim muayenelerimizde ortaya çıkabilir. Onun için özellikle ilkokul çağında muhakkak yılda bir kontrol yaptırmak lazım."
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:05 Samsun’da kural ihlalleri kazalara davetiye çıkardı Samsun’da mart ayında meydana gelen ve kameralara yansıyan trafik kazalarında hız, dikkatsizlik ve kural ihlalleri öne çıktı. 1 kişinin öldüğü, 1 kişinin ise ağır yaralandığı yolcu minibüsü ile motosikletin çarpıştığı kaza anbean kaydedildi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan mart ayı Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarında, kent genelinde yaşanan çok sayıda kaza anı yer aldı. Kavşak ihlalleri, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uyulmaması sonucu meydana gelen kazalar öne çıkarken, yetkililer basit kurallara uyulmasının kazaların önüne geçebileceğini vurguladı. Emniyet tarafından yapılan değerlendirmede, "Biraz daha dikkatli olsalardı bu kazalar olmayabilirdi" ifadelerine yer verildi. Kazalar İlkadım ilçesi Fuar Caddesi’nde meydana gelen kazada, yolcu minibüsü ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Kaza anı KGYS kameraları tarafından anbean kaydedildi. İlkadım ilçesi Kale Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana gelen başka bir kazada, kontrolden çıkan minibüs; hafif ticari araca ve yolcu almak için duran belediye otobüsüne çarptı. Kazada 7 kişi yaralanırken, olay anı KGYS kameralarına yansıdı. Tekkeköy ilçesi SAGİMAD Kavşağı’nda meydana gelen 3 ayrı kazada ise kırmızı ışıkta duran araçlara arkadan gelen araçların çarpması dikkat çekti. Benzer şekilde gerçekleşen kazalarda sürücü dikkatsizliği öne çıktı. İlkadım ilçesi 2. Bulvar Yolu’nda meydana gelen kazada ise yola çıkan hafif ticari araca hızla gelen motosiklet çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü ile yolcusu savrularak yaralandı. Kaza anı kameralar tarafından kaydedildi. Öte yandan, kavşak ihlalleri, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uyulmaması sonucu meydana gelen kazaların büyük bölümüne motosikletlerin karıştığı görüldü. Yetkililer, sürücüleri trafik kurallarına uymaları ve daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Hemoroit tedavisinde lazer dönemi
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:54 Hemoroit tedavisinde lazer dönemi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Karaca Ocak, hemoroit (basur) tedavisinde lazer teknolojisinin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Ocak, kısa sürede ve ağrısız şekilde uygulanan lazer yönteminin, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Toplumda oldukça yaygın görülen hemoroit hastalığının makat bölgesinde ele gelen şişlik, sarkma ve kanama gibi şikâyetlerle kendini gösterdiğini ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Karaca Ocak, "Hem erkeklerde hem kadınlarda sık rastlanan bu sağlık sorunu, artık lazerle çok daha kolay şekilde tedavi edilebiliyor. Uzun süren ağrılı iyileşme süreçleri tarihe karışıyor" dedi. 10 dakikada tedavi, aynı gün taburcu Lazerle hemoroit tedavisinin sadece 10 dakika sürdüğünü belirten Dr. Karaca Ocak, işlemin hastaneye yatış gerektirmediğine dikkat çekerek, "Günübirlik bir işlem olarak uygulanan lazer yöntemi, hemoroit nedeniyle yıllarca sıkıntı çeken hastalar için konforlu bir alternatif sunuyor. Uygun teknikle yapılan tedavilerde aynı bölgede yeniden şikâyet oluşması da beklenmez" diye konuştu. "Uygun tedavi edilmezse tekrarlayabilir" Tedavinin başarıya ulaşması için uzman hekim tarafından planlanması gerektiğini belirten Dr. Karaca Ocak, "Her hemoroit vakası lazer için uygun değildir. Doğru hasta seçimi ve uygun yöntemle yapılan tedavilerde başarı oranı oldukça yüksektir. Ancak tedavi edilmediği takdirde bu rahatsızlık ilerleyebilir ve tekrar edebilir" uyarısında bulundu.
Samsun Yeni OSB ile ‘kuzeyin üretim merkezi’ olmaya hazırlanıyor
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:51 Samsun Yeni OSB ile ‘kuzeyin üretim merkezi’ olmaya hazırlanıyor Karadeniz’in stratejik kenti Samsun, yeni Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yatırımıyla sanayi, istihdam ve ihracatta bölgenin lokomotifi olmaya hazırlanıyor. Yerli ve yabancı yatırımcılara üst düzey altyapı ve destek hizmetlerinin kesintisiz sunulacağı OSB’de çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, sanayi, istihdam ve ihracat hedefleri doğrultusunda başlatılan Yeni OSB çalışmalarının, tüm kamu kurumlarıyla koordineli şekilde yürütüldüğü belirtildi. Yeni OSB’nin, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Kapsamlı iş birliği, güçlü altyapı Samsun Valiliği’nin koordinasyonunda yürütülen projede; Samsun Büyükşehir Belediyesi, DSİ Bölge Müdürlüğü, TCDD Genel Müdürlüğü, TEİAŞ Bölge Müdürlüğü, Karayolları Bölge Müdürlüğü, SASKİ Genel Müdürlüğü, OSB Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Tekkeköy Belediye Başkanlığı gibi çok sayıda kurum aktif rol alıyor. Yeni OSB sahasında fabrika kurulumları da hız kazanırken, Samsun’un Türkiye’nin üretim ve ihracat ağındaki konumunu daha da güçlendirmesi hedefleniyor. Valilik açıklamasında, entegre bir yaklaşımla sürdürülen bu sürecin sonunda kentin "kuzeyin üretim merkezi" kimliğine kavuşacağı vurgulandı.
Samsun’da denize 170 bin metrekare dolgu ile kimyasal depolama limanı planı
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 17:56 Samsun’da denize 170 bin metrekare dolgu ile kimyasal depolama limanı planı Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi komisyon toplantısında, Tekkeköy ilçesinde 170 bin metrekare deniz alanı doldurularak kurulması planlanan liman sahasında amonyak ve fosfat siloları, asit ve amonyak tanklarıyla ilgili AK Parti ve CHP’li meclis üyeleri ’çevresel risklere’ dikkat çekti. Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi 2025 Yılı Temmuz Ayı 1. Birleşimi 1. Oturumu’na ait komisyon toplantısı Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında meclis binasında gerçekleştirildi. Komisyonlarda, gündemde olan 39 madde görüşüldü. Gündemin 22. maddesi olan "İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’nın 3 Temmuz 2025 tarih ve 369122 sayılı; Tekkeköy İlçe Belediye sınırlarında liman amaçlı ilave nazım, uygulama imar planı ve değişikliğine esas görüş verilmesi teklifi" hakkında AK Parti ve CHP’li meclis üyeleri görüş bildirdi. AK Parti risklere dikkat çekti Maddeyle ilgili konuşan AK Parti Büyükşehir Belediye Grup Başkanvekili Recep Kemal Certel, "Eti Bakır A.Ş. mülkiyetinde olan ve imar alanı kullanım kararı bulunan 3715 parselin ve kıyı kenar çizgisinin kuzeyinde devletin tasarrufu altında kalan 184 bin 417.40 metrekare büyüklükteki alanının 168 bin 864.04 metrekaresi liman sahası 15 bin 554.36 m2 şev alanı olarak belirlenmiştir. Liman sahasında amonyak ve fosfat siloları, silis depoları (açık-kapalı), asit ve amonyak tankları ile liman faaliyetlerine yönelik yük depolarının tesis edilmesi amacıyla yapı yüksekliği yere en çok 40 metre, depolama inşaat alanı ise emsal 0.30 olarak belirlenmiştir. Plan kararına görüşümüz sorulmaktadır. Plan kararına ilişkin evrak ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu depolama alanında inşa edilmesi planlanan amonyak ve fosfat siloları asit ve amonyak tanklarının çevresel etkileri içerisinde barındırması nedeniyle buna ilişkin risklerin tümüyle ortadan kaldırılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Aksi takdirde yapısal bir hata veya öngörülememiş bir afet durumunda yıkıcı çevre hasarına sebebiyet verecek unsurları bünyesinde bulundurduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca deniz içerisinde yapılacak olan dolgu alanından dolayı oluşacak akım yapısının yerel erozyona neden olabileceği düşünülmektedir" dedi. "Gübre fabrikasının kirli havası bütün Çarşamba Ovası’nı zehirledi" CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan ise "170 bin metrekare denizi doldurarak 1 milyon litre bakırdan üretilen sülfürik asidi fosforik aside dönüştürülüyor. Bunlar asit tankıdır. Bu asit tanklarının sıkıntısı hava ile buharlaşıp birleştiği anda size asit parçacıkları düşer. Zamanla asit yağmurlarına maruz kalınabilir. Tekkeköy’deki kanser vakaları ortalamanın 2-3 kat üstündedir. Eti Bakır’ın oradaki gübre fabrikasının kirli havası bütün Çarşamba Ovası’nı zehirledi" diye konuştu. Olaylı Kültür Yolu Festivali Komisyon toplantısında olaylı Kültür Yolu Festivali de gündeme geldi. Konuyla ilgili konuşan Atilla Tekcan, "Batıpark’ta Kültür Yolu Festivali yapıldı. Festival’de çeşitli ünlüler halka açık konser verdi. Felaket trafik keşmekeşliği oldu ve güvenlik sorunu oldu. Her gün orada bıçaklı yaralamalar, kavgalar, dövüşler oldu. Batıpark bu etkinlikleri yapacak bir bölge olmaktan çıktı. Önerimiz şu: İlgililer kentin başka bir yerinde toplu etkinlik yapacak bir yer ayarlasın ki ulusal basına düşmeyelim. Bu etkinliğe katılanlar can güvenliğini ve konforlu bir şekilde bu etkinliklere katılabilsinler" ifadelerini kullandı. "Gençlerimizin kanı kaynıyor" Atilla Tekcan’ın önerisine karşılık olarak Başkanvekili Nihat Soğuk, "Kültür Yolu Festivali birçok ilde olduğu gibi şehrimizde de yapıldı. Vatandaşlarımızın sanat tarafından çok, kültürel tarafa hassasiyetlerini gördüm. Şarkı, türkü kısmı birçok insan için önem arz edebilir. Özellikle gençlerimiz belirli bir zaman diliminden sonra o ritme katılıyor. Sonra ’yan baktın, ileri baktın’ gibi şeyler de olabiliyor. Bunlar bireysel durumlar. Gençlerimizin kanı kaynıyor. Gönül ister ki orada herhangi bir olumsuzluk olmasın. Nereyi uygun görüp alan tahsis etmiş olsak da buna benzer hadiselerin olabileceğini gözden kaçırmamak lazım" şeklinde konuştu. Komisyonda kabul edilen 39 gündem maddesi, meclise havale edildi.
Alaçam’da Muhtarlar Toplantısı
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 16:47 Alaçam’da Muhtarlar Toplantısı Samsun Alaçam Kaymakamı Fatih Kayabaşı’nın başkanlığında düzenlenen Muhtarlar Toplantısı, Halk Eğitimi Merkezi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda; orman ve örtü yangınlarına karşı alınabilecek önlemler, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma programı, genel tarım sayımı hakkında bilgilendirme, kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele çalışmaları ve yol yapım süreçleri gibi önemli konular ele alındı. Mahalle muhtarları, yerel sorunlar ve ihtiyaçlarla ilgili taleplerini doğrudan iletme fırsatı buldu. Talepler, ilgili kurum temsilcileriyle istişare edilerek çözüm yolları değerlendirildi. Devlet ile vatandaş arasında köprü Toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Kaymakam Fatih Kayabaşı, "Muhtarlarımız, devlet ile vatandaş arasında köprü görevi gören en önemli temsilcilerimizdir. İlçemizin ihtiyaçlarını birlikte tespit ediyor, birlikte çözüm arıyoruz. Bu toplantılar, sahadaki sorunları birinci elden dinlemek adına büyük önem taşıyor" dedi. Belediye Başkanı Ramazan Özdemir ise açıklamasında, "Alaçam’ın her mahallesi bizim için kıymetli. Altyapıdan tarıma, çevre düzenlemesinden ulaşıma kadar birçok alanda muhtarlarımızla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz. Bugün iletilen tüm talepleri titizlikle değerlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Toplantıya ayrıca ilçe kurum amirleri ve mahalle muhtarları katıldı.
Başkan Doğan: "Şehrimizin bugün ve yarınını inşa ediyoruz"
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 16:27 Başkan Doğan: "Şehrimizin bugün ve yarınını inşa ediyoruz" Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü, 8 ilçeyi kapsayan 9 bin metre uzunluğundaki Enerji Nakil Hattı Projesi’ni tamamladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Hayata geçirdiğimiz çalışmalarla şehrimizin hem bugününü hem de geleceğini inşa ediyoruz" dedi. SASKİ Genel Müdürlüğü, kentin altyapısını güçlendirmek ve geleceğe daha sağlam bir altyapı ile taşımak amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. Yaklaşık 9 bin metre uzunluğundaki Enerji Nakil Hattı Projesi, Samsun’un Asarcık, Ayvacık, Atakum, İlkadım, Canik, Tekkeköy, Çarşamba ve 19 Mayıs ilçelerini kapsayacak şekilde planlandı ve proje aşaması başarıyla sonuçlandırıldı. Yıl sonuna kadar tüm çalışmaların tamamlanmasının hedeflendiği bu proje, Samsun’daki 35 içme suyu terfi merkezinin elektrik enerjisini kesintisiz olarak temin edecek. Böylece elektrik kesintilerinden kaynaklanabilecek su tedarik problemlerinin önüne geçilerek vatandaşlara daha güvenilir ve kesintisiz içme suyu hizmeti sunulması hedefleniyor. SASKİ ekipleri, sadece enerji nakil hattı çalışmalarını değil, kent genelindeki içme suyu, atık su ve arıtma tesislerinde bakım, onarım ve uzaktan izleme sistemleriyle altyapıyı yakından takip etmeye devam ediyor. Özellikle jeneratör bakımları ve olması muhtemel arıza müdahalelerinde gösterilen hassasiyet, Samsun’un su sistemlerinin kesintisiz çalışmasında büyük rol oynuyor. Öte yandan, bu yıl içinde devreye alınacak yeni su depoları ve atık su terfi merkezleri SCADA sistemine entegre edilerek anlık takip ve hızlı müdahale imkanı sağlanacak. Bu teknolojiyle su altyapısında yaşanabilecek herhangi bir sorun daha kısa sürede tespit edilip giderilebilecek. "Şehrimizin bugününü ve yarınını inşa ediyoruz" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Kentimizin altyapısını güçlendirmek ve hemşehrilerimize kesintisiz hizmet sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Enerji nakil hattı projemiz ile de özellikle elektrik kesintilerinden kaynaklanan su tedarik sorunlarını büyük ölçüde azaltacağız. Bu sayede Samsun’umuzun içme suyu altyapısı daha dayanıklı ve güvenilir hale gelecek. Yaptığımız bu çalışmalarla şehrimizin hem bugününü hem de geleceğini inşa ediyoruz" diye konuştu.
"İlkadım Mobil" yayında
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 16:22 "İlkadım Mobil" yayında Samsun’un İlkadım Belediyesi, vatandaşlara daha hızlı ve kolay hizmet sunma hedefiyle teknoloji odaklı bir adım atarak "İlkadım Mobil" adlı uygulamasını kullanıma sundu. Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Belediyecilik artık vatandaşımızın cebinde, bir tık kadar yakın" sözleriyle uygulamanın önemini vurguladı. Yeni mobil uygulama, İlkadımlıların belediye ile ilgili birçok bilgiye ve hizmete tek dokunuşla ulaşmasını sağlıyor. Uygulama üzerinden kurumsal bilgiler, güncel haberler, duyurular ve etkinlik takvimi gibi içeriklere erişim mümkün. "İlkadım Mobil", aynı zamanda e-Belediye hizmetlerini de barındırıyor. Vatandaşlar bu sayede borç ödeme, evrak takibi ve dilekçe gönderme gibi işlemlerini belediye binasına gitmeden, mobil cihazları üzerinden kolayca gerçekleştirebilecek. "Akıllı şehircilik vizyonumuz doğrultusunda teknoloji yatırımlarımıza devam edeceğiz" Uygulamanın tanıtımında konuşan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, dijitalleşmenin belediyecilik hizmetlerindeki rolüne dikkat çekti. Kurnaz, "Belediyecilik artık sadece fiziki binalarla sınırlı değil; dijital dünyada da vatandaşımızın yanında olmalıyız. İlkadım Belediyesi Mobil Uygulaması sayesinde hemşehrilerimiz belediyemize dair her türlü bilgiye anında ulaşabilecek, işlemlerini hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilecek" ifadelerini kullandı. "İlkadım Mobil" uygulaması, vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmanın yanı sıra, belediye hizmetlerine erişimde çağdaş bir çözüm sunarak İlkadım’da dijital dönüşümün önemli bir parçası olmayı hedefliyor.