Yerel Haberler
Samsun
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:54 Samsun’da kızların akran zorbalığında tutuklu sayısı 5 oldu Samsun’da 17 yaşındaki kız çocuğunun, akranları tarafından darbedildiği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından başlatılan soruşturmada tutuklu sayısı 5’e çıktı. Olay, 30 Nisan akşam saatlerinde bir ortaokulun bahçesinde ders dışında meydana geldi. İddiaya göre, aralarında daha önceden husumet bulunan öğrenciler, 17 yaşındaki D.A.’yı okul bahçesinde darbetti ve o anları cep telefonu kamerasına kaydetti. Görüntülerde, D.A.’nın saçlarından sürüklendiği, tekme ve yumruklarla darbedildiği, başının defalarca yere vurulduğu anlar yer aldı. Olay sırasında çevrede bulunan bazı öğrencilerin şiddeti engellemek yerine yönlendirdiği ve yaşananların cep telefonu kamerasıyla kaydedildiği görüldü. Darbedilen öğrenci D.A., önce İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek şikayetçi oldu, 5 Mayıs’ta da darp görüntülerini polise teslim etti. Görüntülerin incelenmesinin ardından Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma genişletildi. Soruşturma kapsamında olaya karışan kızlardan önce N.S. (19) tutuklandı. Mahkemeye sevk edilen S.G. (17), B.G. (14), H.K. (15) ve S.T.(14) de akşam saatlerinde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aileye destek Öte yandan, darbedilen kız çocuğu ve ailesine, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerince sosyo-ekonomik ve psikososyal destek sağlandığı öğrenildi.
Başkan Kul: "Terme, doğa sporlarının kalbinde cennetten bir köşe olacak"
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 16:04 Başkan Kul: "Terme, doğa sporlarının kalbinde cennetten bir köşe olacak" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, doğa sporlarına yönelik tamamlanacak olan çalışmaların ardından ilçenin bu konuda potansiyelinin artacağını belirterek, "Terme, mavi ile yeşilin eşsiz uyumunu bünyesinde barındıran, doğal güzellikleriyle adeta bir cennet köşesi. Bu zenginliklerimizle doğa sporları için büyük bir potansiyele sahibiz. Karavan Fuarı’nda açtığımız standımızda, bu potansiyeli ziyaretçilerimizle paylaşma fırsatı bulduk" dedi. Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ve Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin destekleriyle Samsun Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen "2. Karadeniz Karavan Fuarı"nda yerini alan Terme Belediyesi standı, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Stantta, ilçenin doğal güzelliklerinin yanı sıra, yakın zamanda hayata geçirilmesi planlanan çeşitli doğa sporlarına ilişkin tanıtımlar yapıldı. Ayrıca, Terme Karavan Kamp ve ilçedeki diğer kamp alanları hakkında da ziyaretçilere bilgi verildi. Fuar boyunca Terme’nin ‘doğanın kalbinde cennetten bir köşe’ sloganıyla tanıtıldığını belirten Belediye Başkanı Şenol Kul, "Terme, mavi ile yeşilin eşsiz uyumunu bünyesinde barındıran, doğal güzellikleriyle adeta bir cennet köşesi. Bu zenginliklerimizle doğa sporları için büyük bir potansiyele sahibiz. Fuarda açtığımız standımızda, bu potansiyeli ziyaretçilerimizle paylaşma fırsatı bulduk. İlçemizde hayata geçirmeyi planladığımız doğa sporları projeleri ve karavan kamp alanlarımız büyük ilgi gördü" diye konuştu. Başkan Kul, Terme’yi doğa sporlarının vazgeçilmez bir merkezi haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmaların aralıksız süreceğine dikkat çekerek, "Amacımız, Terme’nin doğal güzelliklerini en iyi şekilde değerlendirerek, doğa sporları tutkunları için bir cazibe merkezi oluşturmak. Fuar boyunca gördüğümüz ilgi, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Önümüzdeki süreçte projelerimizi hayata geçirerek, Terme’yi bu alanda hak ettiği konuma taşıyacağız" şeklinde konuştu. Fuarın Terme’nin tanıtımı için önemli bir platform oluşturduğunu ifade eden Başkan Kul, standı ziyaret eden tüm misafirlere ve emeği geçenlere teşekkür etti.
YÖK Başkanı Özvar: " Türkiye; Frankofon ya da Anglo-Sakson modellerine özenmeden bölgesel liderlik konumunu güçlendiriyor"
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 15:22 YÖK Başkanı Özvar: " Türkiye; Frankofon ya da Anglo-Sakson modellerine özenmeden bölgesel liderlik konumunu güçlendiriyor" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) 50. Kuruluş Yılı ve Akademi Ödül Töreni’nde konuşan Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimine uluslararası öğrenci hareketliliği ve akademik etkileşim bakımından ciddi bir ivme kazandırmaktadır. Bu yönüyle Türkiye; Frankofon ya da Anglo-Sakson modellerine özenmeden, ilhamını Anadolu topraklarından alan, çok merkezli ve kültürel bağları gözeten bir uluslararasılaşma yaklaşımını benimsemekte ve bölgesel liderlik konumunu güçlendirmektedir" dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), yarım asırlık bilim, kültür ve eğitim yolculuğunu "50. Kuruluş Yılı ve Akademi Ödül Töreni" ile kutladı. 1 Nisan 1975 yılında kurulan Türkiye’nin saygın yükseköğretim kurumları arasında yer alan OMÜ’nün 50. yılına özel hazırlanan etkinlikler kapsamında gerçekleştirilen tören, akademi, siyaset, kamu ve yükseköğretim dünyasından seçkin isimleri bir araya getirdi. Günün ilk saatlerinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından gerçekleştirilen Senato Toplantısı ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar akademisyenlerle bir araya geldi ve üniversitenin gelecek vizyonu üzerine görüş alışverişinde bulundu. "Türkiye; Frankofon ya da Anglo-Sakson modellerine özenmeden bölgesel liderlik konumunu güçlendiriyor" Toplantının arından OMÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki resmi tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile açıldı. Ardından gösterilen "OMÜ 50. Yıl Tanıtım Filmi", konuklara üniversitenin yarım asırlık serüveninden yolculuğunu çıkardı. Film gösterimini, OMÜ Devlet Konservatuvarı ve Ziraat Fakültesinden kurulu sanatçılar tarafından sunulan etkileyici bir Türk Halk Müziği dinletisi takip etti. Törende konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar akademisyen ve öğrencilere seslendi. Özvar, "Türk yükseköğretim sistemi, özellikle son yıllarda gösterdiği kurumsal dönüşüm, nitelikli insan kaynağı yatırımları ve uluslararası görünürlük hedefleriyle küresel yükseköğretim alanında daha rekabetçi bir konuma gelmiştir. Türk üniversitelerinin dünya ölçeğinde daha üst sıralara çıkması ve küresel akademik marka değerlere sahip olması, Yükseköğretim Kurulu’nun en öncelikli hedefleri arasındadır. Bu hedeflere ulaşmak; eğitim-öğretimde kalite güvencesi, bilimsel ve teknolojik araştırmalara ayrılan fonlar, mezunlarımızın ulusal ve küresel istihdamda görünürlüğü ve bilimsel yayınlarımızın çıktı ve etkileriyle mümkündür. Bunları sağlamak için yönetsel, kurumsal ve finansal alanlarda hükümetimiz ile istişare halinde daha cesur ve kararlı adımlar atacağız. Bugün geldiğimiz noktada, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel ve küresel vizyonu yükseköğretim sistemimizin istikametine de ışık tutmaktadır. Cumhurbaşkanımızın iradesi ve destekleriyle Türk üniversiteleri bugün örneğin Asya, Afrika, Balkanlar ve Orta Doğu’da stratejik iş birlikleri kurarak farklı bir rekabet avantajı geliştirmektedir. Özellikle Türk dünyası, Balkanlar ve Afrika’da açılan akademik birimler ve ortak üniversite projeleri; Türk yükseköğretimine uluslararası öğrenci hareketliliği ve akademik etkileşim bakımından ciddi bir ivme kazandırmaktadır. Bu yönüyle Türkiye; Frankofon ya da Anglo-Sakson modellerine özenmeden, ilhamını Anadolu topraklarından alan, çok merkezli ve kültürel bağları gözeten bir uluslararasılaşma yaklaşımını benimsemekte ve bölgesel liderlik konumunu güçlendirmektedir. Bu strateji, sadece öğrenci sayısında değil, aynı zamanda akademik diplomasi, dil ve kültür aktarımı açısından da önemli kazanımlar sunmaktadır" diye konuştu. "2028 yılına kadar uluslararası sıralamalarda; en az 2 üniversitemizin ilk 200’e girmesini hedefliyoruz " Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programına dahil 6 üniversitemiz arasında yer almaktadır. Bu çerçevede, akademik üretkenlikten uluslararası yayın performansına, öğretim kalitesinden proje üretme kapasitesine kadar birçok kriterde yakından takip edilen Ondokuz Mayıs Üniversitesi, gelişimini istikrarlı biçimde sürdürmektedir. Üniversitemizin pek çok değerlendirmede üst sıralarda yer aldığını büyük bir memnuniyetle müşahede ettim. Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen projeler, TÜBİTAK projeleri, ulusal seviyede endüstri ile ortak yürütülen projeler, yurtdışındaki üniversite veya kurum ve kuruluşlarla ortak yürütülen Ar-Ge projeleri gibi değerlendirme başlıklarının tamamında üst sıralarda yer alması, Ondokuz Mayıs Üniversitesi için son derece dikkate değer bir başarıdır. 2024 Yılı Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporuna göre, TEKNOFEST, TÜBİTAK, TÜBA vb. kurumlar tarafından organize edilen yarışmalara en fazla öğrenci katılımını sağlamış olan Ondokuz Mayıs Üniversitesini ayrıca tebrik ediyorum. Ülkemizin 12. Beş Yıllık Kalkınma Planında ve Yükseköğretim Kurulunun Strateji Belgelerinde yer aldığı üzere 2028 yılına kadar uluslararası sıralamalarda; en az 2 üniversitemizin ilk 200’e, 10 üniversitemizin ilk 500’e ve 50 üniversitemizin ilk bine girmesini hedefliyoruz. Sıralamalardaki mevcut durumun, Ondokuz Mayıs Üniversitemizin (bin 500+) sahip olduğu potansiyeli yansıtmaktan son derece uzak olduğunu düşünüyorum. Bu konuda çok daha iyi bir performans beklediğimizi bu vesileyle ifade etmek isterim" şeklinde konuştu. Rektör Aydın: "Üniversitemiz her yıl 10 bine yakın mezun vererek, Türkiye’nin iş gücüne önemli katkılar sunmaktadır" Ayrıca törende konuşan Rektör Aydın, " Üniversitemiz bünyesinde; 20 fakülte, 1 yüksekokul, 14 meslek yüksekokulu, 3 enstitü, 1 konservatuvar ve 28 uygulama ve araştırma merkezi bulunmaktadır. Yenilikçi yaklaşımlarla zamanın ruhuna uyum sağlama çabamız kararlılıkla devam etmektedir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi; sayısı 6 bini aşan idari ve akademik personeli, 50 bine yaklaşan öğrencisiyle güçlü bir potansiyele sahiptir. 108 farklı ülkeden gelen 5 bini aşkın uluslararası öğrencisi ve 400’ü aşkın Erasmus ile diğer değişim programı anlaşmalarıyla küresel nitelikte bir üniversite olma yolunda önemli adımlar atmaktadır. Üniversitemiz, öğrencilerinin başarısını merkeze alarak; 27 ön lisans, 98 lisans ve 393 lisansüstü programıyla yüzde 90’ın üzerinde doluluk oranına ulaşmıştır. Tercih ve yerleştirme puanlarımızdaki artışla birlikte, nitelikli eğitim seviyemiz daha da yükselmiştir. Her yıl 10 bine yakın mezun vererek, Türkiye’nin iş gücüne önemli katkılar sunmaktadır. Üretim süreçlerine entegre etme yönünde önemli adımlar atmaktayız. Üniversitemiz, YÖK tarafından açıklanan 6 Aday Araştırma Üniversitesinden biri olma gururunu ve sorumluluğunu taşımaktadır. Hedefimiz; bu vizyon doğrultusunda bilimsel araştırmalara yatırım yapmaya ve akademik mükemmeliyetin standartlarını yükseltmeye devam etmektir. Elbette ki bilginin değere dönüşmesi yalnızca teknolojik veya ekonomik çerçeveyle sınırlı değildir. Bilginin; etik, ahlak, sosyal sorumluluk ve toplumsal duyarlılık gibi insanî değerlerle buluşturulması, ’bilgiden bilgeliğe’ uzanan yolun en önemli aşamasıdır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, ürettiği akademik bilgiyle toplumsal faydayı önceleyen bir anlayışla hareket etmekte; bilgiyi irfan ve hikmetle bütünleştirmeyi kurumsal bir sorumluluk olarak görmektedir" ifadelerini kullandı. 2024 OMÜ Akademi Ödülleri sahiplerini buldu Programın devamında 2024 OMÜ Akademi Ödülleri, çeşitli akademik, bilimsel ve idari alanlarda başarı gösteren öğretim üyelerine takdim edildi. Başarıya adanmış bu ödüller, üniversitenin bilimsel üretim kapasitesini ve vizyonunu simgelemesi açısından büyük önem taşıyor. Buradaki tören, akademisyenler ve protokolün katılımıyla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Öğrenci buluşması ve uluslararası kültür renkleri aynı sahnedeydi AKM’deki törenin ardından öğle saatlerinde, OMÜ Yaşam Merkezi’nde düzenlenen ’50. Yıl Öğrenci Buluşması ve Uluslararası Öğrenci Etkinliği’, 103 ülkeden gelen uluslararası öğrencilerin kültürel performanslarına ev sahipliği yaptı. Mehteran Takımı’nın görkemli gösterisiyle başlayan etkinlikte, öğrenciler kendi ülkelerinin danslarını, kıyafetlerini ve geleneklerini katılımcılarla paylaştı. OMÜ Bilim İletişim Ofisi açıldı Buradaki etkinliğin ardından üniversitenin iletişim ve topluma etki alanındaki yeni vizyonunu yansıtan OMÜ Bilim İletişim Ofisi resmen açıldı. Bu yeni ofis, bilimsel bilginin toplumla etkili biçimde paylaşılması, araştırmaların görünürlüğünün artırılması ve akademik çalışmaların toplumsal faydaya dönüşmesi için önemli bir adım olarak değerlendirildi. OMÜ’de düzenlenen programlara ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Atakum Kaymakamı Kemal Yıldız, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Atakum Kaymakamı Kemal Yıldız, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Samsun’da patlama ve duman paniği
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 14:32 Samsun’da patlama ve duman paniği Samsun’un İlkadım ilçesinde eski adliye binasının yanındaki otomatik para çekme makineleri (ATM) çevresinde meydana gelen patlama ve çıkan duman, çevrede paniğe yol açtı. Olay, İlkadım ilçesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde, içerisinde Samsun İdare ve Vergi Mahkemeleri, Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve İl Seçim Kurulu’nun da bulunduğu binanın ön kısmında meydana geldi. ATM’lerin bulunduğu alanda art arda patlamalar yaşanırken, yükselen duman çevredeki vatandaşları endişelendirdi. Vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve elektrik dağıtım şirketi ekipleri sevk edildi. Ekipler, patlamaların sürdüğü alanı güvenlik şeridiyle çevirerek önlem aldı. Görgü tanıklarının aktardığı bilgilere göre, patlamaların kablolardan kaynaklandığı belirtildi. Binaya otomatik bariyer kurulumunu yapan firma çalışanları ile elektrik dağıtım personeli, enerji akışını keserek olay yerindeki kablolara müdahalede bulundu. Kısa devreye yol açan kablonun tespiti için taşlar kırılarak teknik inceleme yapıldı. Patlamaların sona ermesinin ardından polis ve itfaiye ekipleri alandan ayrılırken, elektrik dağıtım ekiplerinin arızanın kaynağını belirlemeye yönelik çalışmaları sürdüğü bildirildi. Olay nedeniyle bölgedeki ATM’ler geçici olarak hizmet dışı bırakıldı.
"Ani baş dönmesi, inme işareti olabilir"
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 12:43 "Ani baş dönmesi, inme işareti olabilir" Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, ani baş dönmesinin inme işareti olabileceğini söyledi. Liv Hospital Samsun Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, 10 Mayıs Dünya İnme Önleme Günü dolayısıyla inme hakkında bilgilendirmelerde bulundu. İnme veya diğer adıyla felcin beyne giden hayati derecede önemli kan ve oksijen akışının ani bir şekilde kesilmesi veya azalmasıyla meydana gelen klinik bir tablo olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, "Beynin bir bölümüne iletilen kan akışının azaldığı ya da kesintiye uğradığı durumlarda felç kendini gösterir. Bu durumda beyin hücreleri dakikalar içinde hayatını kaybetmeye başlar. Felç acil bir durumdur ve acil tedavi çok büyük öneme sahiptir. Erken müdahale, beyin hasarını ve diğer riskleri azaltabilir ya da engelleyebilir" dedi. "Ani baş dönmesi ve denge kaybı yaşamak mümkün" İnmenin iskemik inme ve hemorajik inme olarak iki türü bulunduğundan bahseden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, "İskemik inme en sıklıkla görülen inme türüdür. Beynin kan damarlarındaki daralmadan veya tıkanmadan dolayı meydana gelmektedir. Hemorajik inme ise, beyindeki bir kan damarının yırtılması durumunda meydana gelmektedir. Siz ya da yakınınızdaki bir kişi inme geçiriyorsa, semptomların başladığı ana dikkat etmek çok önemlidir. Çünkü bazı tedavi teknikleri, felcin hemen ardından uygulandığında etkili olabilmektedir. Konuşmakta ve diğer insanların söylediklerini anlamakta zorluk çekmek, yüz, kol ya da bacakta meydana gelen felç yahut uyuşma, ani olarak bir ya da iki gözde ortaya çıkan bulanıklık ya da karartılı görme yaşanılabilir. Kişi etrafındakileri çift görebilir. Kusma, baş dönmesi ya da bilinç kaybının eşlik edebileceği ani ve şiddetli baş ağrısı oluşabilir. Ani baş dönmesi ve denge kaybı yaşamak mümkündür" diye konuştu. "Kadınlarda felçten dolayı gerçekleşen ölüm oranları erkeklere kıyasla daha fazla" 55 yaş üstündeki bireylerin, genç bireylere oranla felç geçirme ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Dolu, "Erkeklerdeki felç ihtimali, kadınlara kıyasla daha yüksek olsa da kadınlarda felçten dolayı gerçekleşen ölüm oranları erkeklere kıyasla daha fazladır. Yaşam tarzı, fazla kilolu veya obez olmak, fiziksel hareketsizlik, uyuşturucu kullanımı, yüksek tansiyon, sigara içimi veya pasif içicilik, yüksek kolesterol, diyabet (şeker), uyku apnesi, kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon gibi kardiyovasküler rahatsızlıklar, kişisel ya da ailevi inme öyküsü, kalp krizi, geçici iskemik atak geçmişi, korona enfeksiyonu, doğum kontrol hapları, hormon tedavileri inmeyi etkileyebilmektedir" şeklinde konuştu. Felcin beynin kan akışından ne kadar zaman mahrum kaldığına ve hangi bölümün etkilendiğine bağlı şekilde bazı bölgelerde geçici ya da kalıcı sakatlıklara sebep olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Hikmet Dolu, komplikasyonların felç, kas hareketi kaybı, konuşma güçlüğü, yutma güçlüğü, hafıza kaybı veya düşünme güçlüğü, duygusal problemler, ağrı davranış değişikliklerini içerebileceğini belirtti. "Tedavisi mümkün" Uzm. Dr. Hikmet Dolu, inmeyi önlemek için neler yapabileceği konusunda şu bilgileri paylaştı: "İnmeye sebep olabilecek risk etkenlerinin farkında olmak, hekimin önerilerine uymak ve sağlıklı bir hayat tarzını benimsemek, hipertansiyonu kontrol etmek, kolesterol ve doymuş yağ miktarını düşürmek, tütün kullanımını bırakmak, sağlıklı kiloyu korumak, meyve ve sebzesi zengin bir diyet uygulamak, düzenli egzersiz yapmak, alkol kullanımını sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak, diyabeti yönetmek inmeyi engellemek için atılabilecek en iyi adımlardır. Felç için acil tedavi teknikleri, felcin türüne göre farklılık göstermektedir. İskemik felci tedavi etmek amacıyla, kan akışı beyne hızlı bir biçimde sağlanmalıdır. İlaçların olabildiğince erken verilmesi önemlidir. Hızlı tedavi yalnızca sadece hayatta kalma oranını artırmakla kalmaz, meydana gelebilecek risklerin de azaltılmasını sağlar. Bazen iskemik inmeleri doğrudan tıkalı kan damarın içerisinde tedavi etme yöntemine başvurulur. Endovasküler tedavi sonuçlarına bakıldığında bu yöntem, büyük oranda iyileşme göstermiş ve uzun sürede potansiyel sakatlıkları azaltmıştır. Acil prosedürler olabildiğince kısa zaman içinde gerçekleştirilmelidir. Karotis endarterektomi yöntemi, karotis arteri tıkayan plağı ortadan kaldırarak iskemik felç riskini düşürür. Anjiyoplastide kasıklarda bulunan bir atar damardan karotis atar damarına bir kateter iletilir. Bu işlemin ardından daralmış olan atar damarı genişletmek amacıyla bir stent yerleştirilebilir. Kanama bölgesi genişse, hekim kanı almak ve beyninizdeki basıncı düşürmek için cerrahi operasyon yapmayı isteyebilir. Felç geçiren kişiler bir rehabilitasyon programına dahil edilir. Buradaki tedavi programı hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve felçten kaynaklanan sakatlığın düzeyine bağlı olarak şekillenmektedir."
Küresel tehdit listesinin ilk sırasında ‘dezenformasyon’ var
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 12:37 Küresel tehdit listesinin ilk sırasında ‘dezenformasyon’ var Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Uzmanı Dr. Ümmühan Yücel, uluslararası raporların ilerleyen yıllarda ve bu yıl küresel tehdit listesinde ilk sırada ’dezenformasyonu’ gördüğünü, 10 yıllık projeksiyonlarda da ilk 5 küresel tehdit arasında dezenformasyonun yer aldığını söyledi. İletişim Başkanlığı koordinesinde Samsun Valiliği himayelerinde İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), SAMÜ, Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Samsun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü arasında "Dezenformosyanla Mücadele Protokolü" imzalamıştı. Bu protokol çerçevesinde OMÜ’den 20, SAMÜ’den 15, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden 17, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden 124 ve Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden 6 olmak üzere toplam 182 kişi belirlendi. Protokol kapsamında bugün Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salonu’nda eğitimler gerçekleştirildi. Yücel: "Dezenformasyon çok büyük bir tehdit" Eğitim programının açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Uzmanı Dr. Ümmühan Yücel, "Bu proje ortaya çıkarken şunu gördük: Dezenformasyon çok büyük bir tehdit. Sadece ülkemiz için değil, tüm dünya için büyük bir tehdit. Uluslararası raporlar önümüzdeki yıllarda ve içinde bulunduğumuz yılda küresel tehdit listesinde ilk sırada dezenformasyonu gördü. 10 yıllık projeksiyonlarda da ilk 5 küresel tehdit arasında dezenformasyon yerini alıyor. Dezenformasyon çok boyutlu bir tehdit, çok katmanlı. İşin içinde uluslararası şirketler var, uluslararası hukuk var. Tek boyutlu değil. Pek çok alanda mücadele etmemiz gerekiyor. Ama bu mücadele alanların belki de en önemlisi kişilerde farkındalık oluşturmak. Bu projenin ortaya çıkış nedeni de bu. Biz insanlarda bir farkındalık oluşturabilirsek aslında büyük bir iş başaracağımızı düşündük. Bir kovid salgını gerçekleşti. Küresel bir salgındı. Pek çok ülke etkilendi. Evlere kapandık. Uçuşlar kapatıldı. İnsanlar normal rutinlerini değiştirmek zorunda kaldılar. Bu kadar büyük bir tehdit karşısında mottomuz neydi? Maske, mesafe, hijyen. Bakın bu kadar büyük bir tehdidi bertaraf etmenin en önemli adımı olarak ‘maske, mesafe, hijyen’ dedik. Yine kişisel farkındalığa dönüp dolaştığı iş geldi. Dezenformasyon da evet çok büyük bir tehdit ama kişisel farkındalık olmadıktan sonra başarılabilecek, üstesinden gelinebilecek bir tehdit değil" dedi. Ayrancı: "Dezenformasyona en çok maruz kalan bireyler, sosyal medyayı kullanan gençler" Dezenformasyona en çok sosyal medya kullanan gençlerin maruz kaldığını dile getiren İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebubekir Ayrancı, "Dezenformasyona maruz kalan bireyler, en çok sosyal medyayı kullanan gençler. Biz de bu gençlere yapacağımız eğitimlerle dezenformasyonla mücadele noktasında farkındalık oluşturmaya hedefliyoruz. En temel amacımız bu. Gençlerde medya okul yazarlığını geliştirirsek, bu deepfakelerle, algı operasyonlarıyla nasıl bir dezenformasyon üretildiğinin çeşitlerini anlatırsak onlar da sosyal medyayı veya medyayı doğru okuyup doğru anlamaları bizim için dezenformasyonla mücadele noktasındaki en önemli mücadelelerden birisi olacaktır" diye konuştu. Ağar: "Dijital mecrada dezenformasyon ile mücadele etmek bu protokolün genel amacı" Protokolün genel amacının dezenformasyon ile dijital alanlarda mücadele etmek olduğunun altını çizen İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar, "Dezenformasyona karşı daha az dirençli olan ve sosyal medyaya daha fazla maruz kalan gençleri, farklı öğrenme yöntemlerini bir arada kullanarak bilgilendirmek ve toplumun genelinde sorumlu ve bilinçli medya okuyucusu ve sosyal medya kullanıcısı olunacağı konusunda farkındalık uyandırmak, dijital mecrada dezenformasyon ile mücadele etmek bu protokolün genel amaçları. Milli Eğitim Bakanlığımız da bu kapsamda gerek medya okuryazarlığı derslerinde gerek öğretim programlarının içerisinde yer alan hedeflerle, kazanımlarla, öğrenme çıktılarıyla temel olarak bu hedefe ulaşmaya çalışıyor. Gerçekten biz de gençlerimizin sorgulayan, üreten ve bu sorgulama neticesinde emek vererek doğruya ulaşma çabası içerisinde olan gençler olarak geliştirmeye çalışıyoruz. Yanlış bir bilginin yayılma hızının doğru ve gerçek bir bilginin yayılma hızından en az 3 kat daha fazla olduğunu hep birlikte biliyoruz. Peki, gençlerimiz bununla nasıl mücadele edecek, doğruyla yanlışı nasıl ayıracak, karşısına bir konu, bir gündem sosyal medyada veya diğer alanlarda geldiği zaman ‘ya gerçekten böyle midir acaba bir baksak mı, acaba ne demek istiyor, nedir?’ gibi birkaç sorgulama sorusuyla birlikte konunun özüne ve gerçeğe ulaşma çabası içerisinde olmasını nasıl sağlayacağız? Aslında yapmaya çalıştığımız budur" şeklinde konuştu. Samsun Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı Ramazan Sinekoğlu da toplantıda yaptığı konuşmada, "Zaman zaman oluyor ki personelimizin fedakarca görev yapmasını baltalamaya çalışanlar veya sunulan hizmetleri farklı noktalara çekenler olabiliyor. Bu en tepeden en aşağıya kadar sunulan hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde sürdürülebilmesi, topluma en iyi şekilde ulaştırılabilmesi için personelimizin yanlışlıklarla, yanıltılmaya çalışılanlarla mücadele etmesi de önemli bir görev olarak bizlerin üzerine düşüyor. Personelimizin sunduğu hizmetlerin doğruluğu, güzelliği, her şeyin başında geliyor. Biz, Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak ve diğer paydaşlarımızla birlikte toplumumuza sunulması hizmetleri, kalite standartlarını yükseltmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu noktada vatandaşlarımızın da doğru bir şekilde hizmet alması için bu eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yaptığımız hizmetleri toplumumuza en doğru şekilde de anlatmak aynı zamanda büyük bir borcumuz olduğunu biliyorum. Yaptığımız hizmetleri doğru şekilde anlatamadığımız zaman bu sefer farklı noktalarda hizmetlerimizin yanlış yansımalarını da görebiliyoruz" ifadelerini kullandı. Bugünkü eğitimleri alan öğreticiler, üniversiteler, okullar ve gençlik merkezlerinde eğitimler düzenleyerek, dezenformasyon ile mücadele kapsamında çalışma yürütecekler.
Başkan Doğan: "Engelsiz bir yaşam sunma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz"
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 12:24 Başkan Doğan: "Engelsiz bir yaşam sunma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Engelli bireylere ve ailelerine engelsiz bir yaşam sunma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Sosyal destekler, eğitim-seminer, ulaşım hizmeti, sağlık hizmeti, kültür-sanat – spor etkinlikleri, psikolojik destek, konaklama hizmeti gibi geniş bir yelpazede hizmet veren Samsun Büyükşehir Belediyesi, 2024-2025 yılında 30 bin engelli bireye ve ailesine ulaşarak onlara destek oldu. Mavi Işıklar Engelliler Eğitim, Dinlenme ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli bireyler beş yıldızlı otel konforunda ücretsiz tatil yapma imkanı buldu. Günübirlik havuz girişleri için de olanak sunan tesis, engelli bireyler ve aileleri için önemli bir destinasyon olarak her dönem isminden söz ettirdi. ‘Engelsiz Yaşam Parkı’ ile ‘Otizm Parkı’ yüz güldürüyor Büyükşehir Belediyesi tarafından 2024 yılında hizmete açılan Canik ilçesi Millet Bahçesi içindeki Engelsiz Yaşam Parkı ile 153 Kent Yönetim Merkezi’nin hemen yanında bulunan Otizm Parkı da özel gereksinimli bireylerin fiziksel, ruhsal ve psikolojik yönden gelişimlerine katkı sunuyor. Engelsiz Yaşam Parkı, atölye çalışmalarından, workshop ve eğitimlere birçok alanda hizmet sunarak engelli bireylerin ve ailelerinin yaşamlarına renk katıyor. Büyükşehir Belediyesi, medikal ihtiyaçlar noktasında da engellilerin yanında olarak, onlara işitme cihazı ve tekerlekli sandalye desteği sağlıyor. Ayrıca ‘Engelsiz Turizm’ projesi kapsamında ise engelli bireylere ve ailelerine kentin doğal ve tarihi güzelliklerini tanıtıyor. Proje kapsamında engelli bireyler evlerinden özel araçlarla alınarak onlara şehrin turizm lokasyonları ücretsiz olarak gezdiriliyor. "Engelsiz bir yaşam sunma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Toplumun tüm kesimlerinin yaşamını kolaylaştırmayı ilke edindiklerini söyleyen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Özel gereksinimli bireylerimiz ve ailelerine engelsiz bir yaşam sunma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Onların gönüllerinde yer edinmek en büyük mutluluğumuz. Odağına insanı alan bir anlayışla projeler üretiyor, çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bizler toplumun tüm paydaşları ile büyük bir aileyiz. Bu güzel şehirde büyük ailenin her bir ferdinin mutluluğu bizler için çok kıymetli. Her birinin yanında olmak gönlünde yer edinmek en büyük gayemiz" diye konuştu.
SGK Samsun İl Müdürü Kaya: "Sosyal güvenlik hepimizin hakkıdır"
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 12:24 SGK Samsun İl Müdürü Kaya: "Sosyal güvenlik hepimizin hakkıdır" Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya, "Sosyal güvenlik, bireylerin hastalık, yaşlılık, işsizlik ve kaza gibi risklere karşı koruyan ve yaşam standartlarının korunmasını sağlayan bir sistemdir. Sosyal güvenlik hepimizin hakkıdır" dedi. Her yıl 16 Mayıs’ı içine alan hafta, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sosyal Güvenlik Haftası olarak kutlanıyor. Bu yıl da 12- 18 Mayıs tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Haftası’nın 19.’su kutlanıyor. Bu kapsamda Samsun’da Onur Anıtı’nda tören düzenlendi. Anıta çelenk sunumu ile başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. Konuşmasında cezanın yerini teşvikin, denetimin yerini rehberliğin aldığı ifade eden Ünal Kaya, "Sosyal güvenlik, bireylerin hastalık, yaşlılık, işsizlik ve kaza gibi risklere karşı koruyan ve yaşam standartlarının korunmasını sağlayan bir sistemdir. SGK tarafından yürütülen sosyal güvenlik sistemi, sağlık sigortası, emeklilik sigortası, işsizlik sigortası ve kaza sigortası gibi çeşitli dalları kapsamaktadır. Kurumumuz öncelikle uluslararası standartların üzerinde sosyal güvenlik hizmeti veren, model alınan, öncü ve saygın bir kurum olma vizyonunu üstlenmiştir. Bilgi ve belgeler elektronik ortama alınmış, birçok işlem online yürütülmeye başlanmış, yeni kurulan sistemler ile vatandaşımızın hizmetleri daha güvenli ve kolay almaları, bilgiye rahat ulaşmaları sağlanmıştır. Sosyal Güvenlik Reformu’nun hayata geçmesi ile birlikte atılan önemli adımlardan bir tanesi de kayıtlı istihdamın özendirilmesi ve bu bilincin arttırılmasına yönelik çalışmaların önem kazanmasıdır. Cezanın yerini teşvikin, denetimin yerini rehberliğin aldığı bir anlayışı hayata geçirmeye çalıştık ve bilinçlendirme, farkındalık, etkin rehberlik ve denetim faaliyetlerine öncelik verdik" diye konuştu. "Sosyal güvenlik hepimizin hakkıdır" Hafta kapsamında kayıt dışı istihdamla mücadele konusunda çalışmalara değinerek toplumun tüm kesimlerinde sigortalı çalışmaya destek verilmesi konusunda farkındalık oluşturmak istediklerinin de altını çizen Kaya, "Kurum olarak verdiğimiz hizmetlerin iyileştirmesi, prim teşviki uygulamaları, veri paylaşımına dayalı çapraz denetimler, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları, yenilikçi uygulamalarımız ve tabii ki kayıt dışı istihdamın yoğun olduğu alanlarda hayata geçirdiğimiz projeler kayıt dışı istihdamın düşürülmesine önemli katkı sunmaktadır. Sosyal güvenlik hepimizin hakkıdır. Tüm Kurum çalışanlarımızın ve paydaşlarımızın Sosyal Güvenlik Haftasını kutluyor, saygı, sevgi ve şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu.
8 asırlık ahşap camide kokarca istilası
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:53 8 asırlık ahşap camide kokarca istilası Samsun’un Çarşamba ilçesinde 8 asırlık Göğceli Camisi(Çivisiz Cami), kahverengi kokarca istilasıyla mücadele ediyor. Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda yoğun olarak görülen kahverengi kokarcalar, bu kez Çarşamba’daki 1206 yapımı tarihli ahşap camiye musallat oldu. Belediye tarafından bugüne kadar 7 kez ilaçlanan camide, istilanın tamamen önüne geçilemediği bildirildi. Son olarak geçen hafta cuma namazı sonrası belediye ekipleri caminin çevresini kapatarak hem dumanlama yöntemiyle hem de doğrudan ilaçlama ile kapsamlı temizlik çalışması yaptı. Üç gün kapalı kalan camide kontrollü olarak ibadete yeniden başlanırken, cemaat halen tavan, kiriş ve zeminlerde kokarca görmeye devam ediyor. Caminin temizlik görevlisi Kasım Keskin, "Camimizde bu kahverengi kokarcalardan artık bıktık. Namaz kılarken cemaatin üzerinden inmiyorlar. Yedi defa belediye ekiplerimiz ilaçladılar ama bir türlü kökünü kazıyamadık. Artık ben de cami imam ve yöneticileri de yorulduk. Bu camiden fındık tarlasından fındık toplar gibi kokarca topluyoruz. Son ilaçlamada biraz azaldı ama yine kirişlerden, tavandan, zeminden her yerden geliyorlar" dedi. Göğceli Mezarlığı içerisinde bulunan Çivisiz Cami, 1206 yılında inşa edildi. Anadolu ahşap mimarisinin önemli örneklerinden biri olan cami, tek çivi kullanılmadan yapılmış yapısıyla dikkat çekiyor.