Yerel Haberler
Sivas
Maaşları ödenmeyen termik santral işçileri Ramazan ayında mağdur oldu 06 Mart 2026 Cuma - 20:49:35 Torku’nun iştiraki olduğu Konya Şeker tarafından işletilen Kangal Termik Santrali’nde çalışan işçiler, maaşlarının ödenmediği gerekçesiyle eylem yaptı. Filtresiz bacalarıyla ve neden olduğu çevre kirliliğiyle ülke gündemine gelen Kangal Termik Santrali, bu kez de işçi eylemleriyle gündem oldu. İşverenin zam oranına razı gelen işçiler şimdide maaşlarını alamadıkları için eylem yaptı. İdare binası önünde toplanan işçiler, günler geçmesine rağmen maaşlarının ödenmemesini protesto etti. İşçiler adına konuşan TES-İŞ Sivas Şube Başkanı Hakan Korkmaz, "Bir işletmenin ekonomik zorluklar yaşaması mümkün olabilir ancak bu zorlukların bedelini işçilerin ödemesi kabul edilemez. İşçiler ay boyunca emeklerini ortaya koymuş, görevlerini yerine getirmiş ve üretimin devam etmesini sağlamıştır. Buna rağmen maaşların ödenmemesi ya da eksik ödeme teklif edilmesi çalışanların geçimlerini doğrudan etkilemektedir. İşçi emeği her şeyden önce gelir. İşçilerin aileleri, çocukları ve geçim sorumlulukları bulunmaktadır. Maaşların ödenmemesi yalnızca bir ödeme gecikmesi değil, aynı zamanda yüzlerce ailenin yaşamını zorlaştıran bir durumdur. Bu nedenle Konya Şeker yönetiminin çalışanlarının emeğine saygı göstererek maaş ödemelerini eksiksiz ve zamanında gerçekleştirmesi gerekmektedir. İşçilerin hak ettiği ücretin verilmesi hem hukuki hem de vicdani bir sorumluluktur. Çalışanların alın terinin karşılığı geciktirilmemeli ve mağduriyet bir an önce giderilmelidir" dedi. Sivas’ın Kangal ilçesinde bulunan Kangal Termik Santrali, 8 Şubat 2013 tarihinde özelleştirilerek Torku’nun iştiraki olduğu Konya Şeker’e devredildi. Yıllık 1 milyon 908 bin 229 MWh elektrik üretim gücüne sahip olan santral, 2020 yılında filtresiz bacalarıyla gündem oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla santralde üretim 1 Ocak 2020 tarihinde filtre ile ilgili şartları sağlayamadığı gerekçesiyle durduruldu. Bacalarda gerekli filtre işlemlerinin tamamlanmasıyla 30 gün sonra tek türbinde, 6 ay sonra ise tam kapasite olarak elektrik üretimine yeniden başlandı. Termik santralde kullanılan kömürlerin atığı olan küller, çevre köylerin sınırları içerisinde biriktirildi. Yıllar içerisinde açıkta biriktirilen küllerden adeta kül dağı oluşurken, kül tabakası rüzgârlı havalarda çevreye yayılarak köyleri tehdit ediyor. Santralde yaklaşık 800 işçi çalışıyor.
06 Mart 2026 Cuma - 16:01 STSO Başkanı Özdemir: "Sivas’ta üretilen ürünler AB ürünü etiketiyle dünya pazarına açılabilir" STSO Başkanı Zeki Özdemir, Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin parçası olarak tanınmasının Sivas sanayisi için önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınmasının ve gümrük birliği kapsamında Türk ürünlerinin AB menşeli kabul edilmesinin stratejik bir gelişme olduğunu vurguladı. Başkan Özdemir, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ve ticari diplomasi trafiğinin somut sonuçlar verdiğini belirterek, AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası ve AB Ürünü Made in EU politikası çerçevesinde Türkiye ile gümrük birliğinin tanınmasının hem Türkiye hem de Avrupa ekonomisi için olumlu bir adım olduğunu ifade etti. Özdemir, bu kararın ticari ilişkilerin derinleşmesine ve sanayi üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını söyledi.Türkiye’nin özellikle otomotiv başta olmak üzere birçok kritik üretim alanında Avrupa tedarik zincirlerinin güvenilir bir parçası olduğunu belirten Özdemir, söz konusu gelişmenin sektörel bağları daha da güçlendireceğini dile getirdi. Özdemir, kararın Sivas açısından da önemli fırsatlar barındırdığını belirterek, kentin güçlü sanayi altyapısı ve üretim kabiliyetiyle dikkat çektiğini ifade etti. Demir-çelikten makine imalatına, savunma sanayisinden doğal taş ve mermer sektörüne kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip olan Sivas’ta üretilen birçok ürünün Avrupa standartlarında AB ürünü niteliğiyle dünya pazarlarına daha güçlü şekilde ulaşabileceğini söyledi. Sivas’ın organize sanayi bölgeleri, üretim gücü ve lojistik avantajlarıyla Avrupa ile yürütülen ekonomik iş birliğinde önemli bir rol üstlenebileceğini kaydeden Özdemir, Sivas iş dünyasının üretim kapasitesini artırmaya, ihracatı çeşitlendirmeye ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarını güçlendirmeye devam edeceğini belirtti.
06 Mart 2026 Cuma - 15:09 Kutsal emanetler Sivas’ta sergilendi, görmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruk oluşturdu Sivas’ta açılışı yapılan ve ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’ yoğun ilgi gördü. Ramazan ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’ Sivas’ta kapılarını açtı. İçerisinde 99 eserin bulunduğu sergiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ramazan ayının manevi atmosferini kültürel mirasla buluşturmayı amaçlayan sergide, Kâbe örtüleri, Ravza-i Mutahhara örtüleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Saç-ı Şerifi ve Sakal-ı Şerifi’nin yanı sıra Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne taşınır vakıf kültür varlıkları yer aldı. Serginin açılışına Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Adem Uzun, Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan ve protokol üyeleri katıldı. Açılışta konuşan Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, "Türkiye’nin 6 vilayetinde yapılan bir sergi; vakıf sergileri ve kutsal eserler kapsamında en nadide eserlerimizi sergiliyoruz. Umarım tüm halk sergiye icabet edecektir. Sivaslı hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise, "Ramazan ayında kutsal emanetlerimizi şehrimizde sergilemekten gurur duyuyoruz. Kâbe’nin örtüleri, Peygamberimizin saçı şerifi ve vakıflar envanterinde bulunan pek çok eserin sergilenmesi bizim için büyük bir mutluluk" ifadelerine yer verdi. Vatandaşların sergiyi mutlaka ziyaret etmesi gerektiğine dikkat çeken Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Kutsal emanetler şüphesiz sadece Peygamber Efendimizin bize bıraktığı hatıralar değil, aynı zamanda kültürümüzün, inancımızın ve maneviyatımızın birer sembolü, birer işaretidir. Bize düşen görev ise bu eserleri korumak ve gençlerimize, çocuklarımıza en iyi şekilde aktarmaktır" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından kurdeleyi kesen protokol üyeleri ve vatandaşlar, sergiyi gezdi. Açılışı yapılan sergide yer alan 99 eser, 6-8 Mart tarihleri arasında Şehit Ahmet Eyce Spor Salonu’nda 13.00 ila 23.00 saatleri arasında sergilenecek.
Ünü ülke sınırlarını aşan asırlık şifa kaynağı, hastalara umut oluyor
20 Eylül 2025 Cumartesi - 11:55 Ünü ülke sınırlarını aşan asırlık şifa kaynağı, hastalara umut oluyor Sivas’ta asırlardır ‘Uyuz Çermiği’ olarak bilinen Uyuz Gölü, özellikle yaz aylarında vatandaşların uğrak noktası oluyor. Kaşıntı ve sedef gibi cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılan göl, birçok ilin yanı sıra yurtdışından da ziyaretçi ağırlıyor. Sivas merkeze 30 Bakırcıoğlu köyüne ise 2 kilometre uzaklıkta bulunan doğal kaynak suyu, romatizmal rahatsızlıklar ve çeşitli cilt hastalıklarına iyi geldiği inancıyla vatandaşların ilgisini çekiyor. Derideki döküntü, sivilce ve özellikle uyuz gibi rahatsızlıklara faydalı olduğu söylenen su, şifa arayanların uğrak noktası haline geldi. Şifalı sudan haberdar olan birçok kişi ise, hem Türkiye’nin farklı illerinden hem de yurtdışından kilometrelerce yol kat ederek göle gelip çare arıyor. Bakırcıoğlu köyünde yaşayan Mikail Şimşek, "Bu su Uyuz Gölü ya da Uyuz Çermik olarak bilinir. Sedef hastalığına ve kaşıntıya iyi geliyor. Yazın burası hiç boş kalmıyor, günde 3-4 araba buraya geliyor. İl dışından gelenler dahi oluyor. Ordu’dan arkadaşlarım geldi, suya girdiler, hatta yanlarında su da götürdüler. Daha sonra aradıklarında kaşıntılarının geçtiğini söylediler. Almanya’da iyileşemeyip burada şifa bulanlar var. Bu göl bulunmaz bir hazine. Yolu yapılır, çevre düzenlemesi yapılırsa çok daha kullanışlı olur " diye konuştu. "Avrupa’da iyileşemeyen kişiler burada şifa buluyor" Halil İbrahim Şimşek ise gölün uzun yıllardır şifa arayanların uğrak yeri olduğunu belirterek, "Burası asırlardır Uyuz Çermik olarak bilinir. Yazın çok kalabalık oluyor ve gelen insanlar şifa bulduklarını söylüyorlar. Avrupa’da birçok doktora gidip iyileşemeyen, fakat buraya gelip fayda gören kişiler var. Doğal bir ortam ve temiz havası var. Ancak açık alan olduğu için kadınlar göle girmekte zorlanıyor. Buraya banyo ve havuz şeklinde bir düzenleme yapılırsa çok daha faydalı olur" dedi.
Sivas’ta Gaziler kol kola yürüdü
19 Eylül 2025 Cuma - 12:21 Sivas’ta Gaziler kol kola yürüdü Sivas’ta, 19 Eylül Gaziler Günü münasebetiyle ‘Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda’ yürüyüşü ve Kıbrıs Gazisi Bahri Şahin’in kişisel yağlı boya doğa resimleri sergisinin açılışı gerçekleştirildi. 19 Eylül Gaziler Günü dolasıyla Sivas’ta gazilerin katılımı ile ‘Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda’ yürüyüşü düzenlendi. Etkinliğe Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Adem Uzun, Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Fatih Deveci, Muharip Gaziler Derneği Sivas Başkanı Fuat Ahıskalı, Gaziler ve il protokolünden birçok isim katıldı. Tren garı önünde başlayan protokol üyeleri ve gaziler kent meydanına kadar yürüdü. Çelenk sunumunun ardından şeref defterini imzalayan Sivas Valisi Şimşek daha sonra kongre binası içerisinde bulunan Kıbrıs Gazisi Bahri Şahin’in yağlı boya doğa resimleri sergisinin açılışına katıldı. "Milletimizin şanlı tarihi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlıkları ile yazılmıştır" Vali Şimşek, Şehit ve Gazilerin cesaretlerini rehber edindiklerini ifade ederek, "Aziz Atatürk, Türk milletinin varlık, yokluk mücadelesi olan Sakarya Meydan Muharebesi’nde göstermiş olduğunuz eşsiz kahramanlık ile 19 Eylül 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından size verilen Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanının yıl dönümünde huzurlarınızdayız. Milletimizin şanlı tarihi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlıkları ile yazılmış ve taçlanmıştır. Aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz bu toprakları bize vatan kılmış, bizlere özgür ve onurlu bir gelecek bırakmışlardır. Milletimiz ‘Ölürsem şehit, yaşarsam gazi’ anlayışıyla vatanını, bayrağını ve istiklalini korumakta asla tereddüt etmemiştir. Bizler de bugün emaneti devralmış bir nesil olarak şehit ve gazilerimizin inanç, direnç ve cesaretini kendimize rehber edinerek vatanımıza ve mukaddes değerlerimize aynı kararlılıkla sahip çıkmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Çocukluğumdan beri resimlere merakım vardı" Gazisi Şahin, emekli olduktan sonra yağlı boya resimleri yapmaya başladığını ifade ederek, "Sergiyi kendi imkânlarımla yapmaya çalıştım. Sergiyi gezen ziyaretçilere çok teşekkür ediyorum. Genellikle manzara resimleri çiziyorum. Çocukluğumdan beri resimlere merakım vardı. Televizyonda Bob Ross diye bir ressam vardı ondan fikirler alarak kendimi geliştirmeye çalıştım. Yaklaşık 25 yıl önce emekli olduktan sonra böyle resimler yapmaya başladım" dedi.
Sosyal politika uzmanı yorumladı: "Terörün bitmesiyle göç duracak, işsizlik azalacak"
19 Eylül 2025 Cuma - 11:03 Sosyal politika uzmanı yorumladı: "Terörün bitmesiyle göç duracak, işsizlik azalacak" Terörsüz Türkiye sloganıyla yürütülen süreç ile ilgili açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abulkadir Yüksel, "Terör sorununun ekonomik kaybı 40 yılda yaklaşık 2 trilyon dolar civarında olmuştur. Terörsüz Türkiye hedefi gerçekleştiğinde kazanımları çok boyutlu olacaktır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te partisinin grup toplantısında yaptığı çağrı sonrası başlayan Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor. İmralı’da tutuklu bulunan terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın açıklamalarının ardından 11 Temmuz’da ilk PKK’lı grup silah bıraktı. Süreç ile birlikte Türkiye’nin manevi ve maddi kayıplarının önüne geçmesi hedeflenirken ekonomik iyileşmelerin de yaşanması bekleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abulkadir Yüksel, "Terör sorununun ekonomik kaybı 40 yılda yaklaşık 2 trilyon dolar civarında olmuştur. Terörsüz Türkiye hedefi gerçekleştiğinde kazanımları çok boyutlu olacaktır" dedi. Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır terör ile mücadele ettiğini ifade eden Doç. Dr. Yüksel, "Uzun ve sancılı bir süreçte milletimiz sadece güvenlik tehdidi karşısında değildi, aynı zamanda canını, malını, gelecek umudunu büyük bir risk altına almıştı. On binlerce vatan evladı şehit oldu, ocaklar, söndü ve annelerin gözyaşları dinmedi. Bu açıdan sürecin başlaması önemlidir diyebiliriz. Manevi kayıpların yanı sıra terör belasından dolayı maddi kayıplar da yaşanmıştır. Özellikle yıkılan köyler, tahrip edilen şehirler, tamamlanamayan yatırımlar ülkenin büyümesi ve kalkınması adına büyük engel oluşturmuştur. Ülkenin kalkınması için harcanacak kaynakların terörle mücadeleye aktarılmak zorunda kalması da kalkınma ve büyümeyi olumsuz etkilemiştir. Uzmanların yaptığı araştırmalara göre 40 yıllık süreçte teröre yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir maliyet oluşturduğu ifade edilmektedir. Bu 2 trilyon doları şöyle ifade edebiliriz; binlerce fabrika, yüzlerce baraj, altyapı, hastaneler, okullar şeklinde ifade edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Terörün bitmesiyle beraber tersine göç başlayacaktır" Terörsüz Türkiye hedefi gerçekleştiğinde bölgedeki işsizliğin de azalacağına dikkat çeken Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, "Güvenlik anlamında ciddi bir kazanım elde edeceğiz. Fakat güvenliğin dışında ülkenin sosyal ve ekonomik olarak da olumlu kazanımlarla karşılaşacağını söylemek mümkündür. Terörsüz Türkiye hedeflerinde toplumsal güven artacaktır. Dolayısıyla insanlar güven duygusuyla hareket edecekler ve seyahatler daha geniş bir yelpazeye geçecektir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde keşfedilmemiş veya keşfedilmiş ama turizm potansiyeli gerçekleşmemiş birçok tarihî ve doğal güzellikler bulunmaktadır. Turizm potansiyellerinin de arttırılmasıyla bölgeye akış söz konusu olacaktır. Yerli ve yabancı turist açısından önemli bir sosyalleşme aracı olacaktır. Bölgede terörizmden dolayı doğudan batıya göç hareketleri vardı. Terörün bitmesiyle beraber göçün duracağı, hatta tersine göç dediğimiz daha önce göç etmiş bölge halkının tekrardan topraklarına döneceği ifade edebiliriz. Ayrıca terörün ve şiddetin doğurduğu bir korku travması, korku kültürü vardı. Terörden sonra bu bölge halkındaki travmasının zayıflayabileceğini ifade edebiliriz" diye konuştu. "Türkiye Yüzyılı hedefi için Terörsüz Türkiye önemli bir adım" Süreç ile birlikte yabancı yatırımcıların artacağını belirten Doç. Dr. Yüksel, "Sermaye güvenli ortam ister. Terörün olduğu hukuksuzluğun olduğu adalet mekanizmasının sağlam çalışmadığı ülkelerde yabancı sermayeler ülkeyi terk ederler ve geri dönmek istemezler. Dolayısıyla terörsüz bir Türkiye’de güvenlik ve istikrar sağlanacağından dolayı yerli ve yabancı sermaye yatırımlarını artıracaktır. Yatırımların artması üretimi artıracak, üretimin artmasıyla beraber istihdam artacak ve işsizlik azalacaktır. Şimdiye kadar terörle mücadele sebebiyle kaynaklar terörle mücadeleye aktarılırken artık kamu kaynakları, eğitim, sağlık, teknoloji gibi unsurlara aktarılmaya başlanacak. Bu da ülkenin kalkınması adına önemli bir adım olacaktır. Türkiye’nin uluslararası arenada istikrarlı ve güçlü bir ülke olması dış turizm açısından önemli bir adım olacaktır. İnsanlar Türkiye’yi turizm açısından daha çok tercih edeceklerdir. Jeopolitik açıdan diğer bir önemli unsur Asya ile Avrupa arasında köprü olmamızdır. Terörsüz Türkiye milli mutabakatı güçlendirmenin, toplumsal huzuru ve barışı sağlamanın milli ilkeler etrafında bütünleşmenin stratejisidir. Özellikle Türkiye Yüzyılı hedefi için Terörsüz Türkiye’nin önemli bir adım olduğunu ifade edebiliriz" ifadelerine yer verdi.