Yerel Haberler
Sivas
25 Nisan 2026 Cumartesi - 17:43 Uzmanı tanımladı, "Veteriner hekimler gıda zincirinin temel taşı konumundadır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, veteriner hekimlerin gıda zincirir temel taşı olduğunu söyledi. Veteriner hekimliğin toplum sağlığı ve gıda güvenliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Prof. Dr. Uslu yaptığı açıklamada, "Her yıl Nisan ayının son cumartesi günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü, yalnızca hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve gıda güvenliğini de koruyan, veteriner hekimlerin önemini hatırlatan özel bir gündür. Günümüzde gıda, sadece bir tüketim unsuru değil; ülkelerin ekonomik, sosyal ve hatta politik dengelerini etkileyen stratejik bir ürün haline gelmiştir. Bu nedenle güvenli, sürdürülebilir ve yeterli gıda üretimi her zamankinden daha kritik bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. Gıda Zincirinin Temel Taşı: Veteriner Hekimler Veteriner hekimliğin gıda üretim sürecindeki kritik rolüne değinen Prof. Dr. Uslu, "Veteriner hekimler, hayvansal üretimin her aşamasında aktif rol alarak gıda zincirinin temel taşı konumundadır. Çiftlikten sofraya uzanan süreçte hayvan sağlığını koruyan, hastalıkları önleyen ve üretim standartlarını denetleyen veteriner hekimler, sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmanın güvencesidir. Özellikle hayvanlardan insanlara bulaşabilecek hastalıkların kontrolünde üstlendikleri rol, halk sağlığının korunmasında ne kadar kritik bir görev üstlendiklerini açıkça göstermektedir." dedi. Sürdürülebilir Üretimde Veteriner Hekimlerin Önemi Veteriner hekimliğin gıda üretimindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Uslu, artan dünya nüfusu ve değişen tüketim alışkanlıklarının gıda üretiminde verimliliği artırma ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu noktada veteriner hekimlerin; bilimsel bilgi, teknoloji ve etik sorumluluk çerçevesinde üretimin sürdürülebilirliğini sağladığını belirten Prof. Dr. Uslu, antibiyotik kullanımı, hijyen standartları ve hayvan refahı gibi alanlarda yürüttükleri çalışmaların hem gıda kalitesini yükselttiğini hem de toplum sağlığını güvence altına aldığını vurguladı. Dünya Veteriner Hekimler Günü Mesajı Son olarak Dünya Veteriner Hekimler Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Uslu, insanlığın sağlıklı geleceği için büyük bir özveriyle görev yapan tüm veteriner hekimlerin bu özel gününü kutladığını ifade etti. Veteriner hekimlerin gıda güvenliği, halk sağlığı ve sürdürülebilir yaşam açısından vazgeçilmez bir meslek grubu olduğunu bir kez daha dile getirdi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 15:58 Anne adayları artık doğal doğumu tehcih ediyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, Ebeler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada anne adaylarının sezeryana kıyasla normal doğumu tehcih ettiklerini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, 21-28 Nisan Ebeler Haftası dolayısıyla ebelik mesleğinin sağlık sistemindeki yeri, eğitim süreçleri ve geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ebelik mesleğinin sağlık sisteminin temel yapı taşlarından biri olduğunu belirten Cesur, ebelerin sağlığın korunması, geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi ile tedavi ve bakım hizmetlerini bir arada sunduğunu ifade etti. Ebelerin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin tamamında aktif rol aldığını vurgulayan Cesur, köyden kente kesintisiz sağlık hizmeti sunarak toplumun her kesimine ulaştıklarını söyledi. Anne ve bebek sağlığındaki kritik rolüne dikkat çeken Cesur, ebelerin anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasında en önemli meslek gruplarından biri olduğunu belirtti. Sağlıklı gebelik planlamasından doğum ve doğum sonrası sürece kadar geçen tüm aşamalarda ebelerin aktif görev aldığını dile getirdi. İstihdam alanları güçlenmeli Türkiye’de ebelik alanında son yıllarda akademik ve klinik anlamda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Cesur, akademik kadronun güçlendiğini, bilimsel çalışmaların arttığını kaydetti. Ancak mesleğin yetki, görünürlük ve istihdam alanlarında daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Toplumda ebelik mesleğine yönelik yanlış algıların bulunduğunu da belirten Cesur, ebelerin yalnızca doğum yaptıran sağlık çalışanları olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade etti. Ebelik hizmetlerinin gebelik öncesinden başlayarak lohusalık dönemine kadar uzanan geniş bir süreci kapsadığını vurguladı. Doğuma karşı yaklaşım değişti Ebelerin doğum sürecinde sadece tıbbi değil aynı zamanda psikolojik destek de sunduğunu dile getiren Cesur, anne adayının kaygısını azalttıklarını ve doğum deneyiminin daha olumlu geçmesine katkı sağladıklarını belirtti. Günümüzde doğum yaklaşımlarının değiştiğini ifade eden Cesur, kadın merkezli ve kanıta dayalı uygulamaların ön plana çıktığını, doğal doğuma yönelimin arttığını söyledi. Sezaryen oranlarının dengelenmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü belirten Cesur, ebelerin bu süreçteki öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını kaydetti. Aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştiriliyorlar Ebelik eğitimi hakkında da bilgi veren Cesur, bölümde teorik ve uygulamalı derslerin dengeli şekilde, öğrencilerin aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştirildiğini ifade etti. Simülasyon teknolojileri, sanal gerçeklik ve dijital eğitim materyallerinin eğitim sürecine entegre edildiğini belirtti. Bölümün akademik çalışmalarına da değinen Cesur, 2023 yılında akredite olduklarını ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu almaya hak kazanan Türkiye’deki ilk ebelik bölümü olduklarını söyledi. Bu durumun mezunların uluslararası düzeyde tanınırlığını artırdığını ifade etti. Ebeler Haftası mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem Mezunların hastaneler, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve akademide görev alabildiğini belirten Cesur, birçok mezunun akademik ve idari kariyerlere yöneldiğini de sözlerine ekledi. Teknolojinin ebelik mesleğine katkı sağladığını vurgulayan Cesur, öğrenmeyi kolaylaştırdığını, problem çözme ve karar verme becerilerini geliştirdiğini ifade etti. Ancak veri güvenliği ve mahremiyet konularına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Ebeler Haftası’nın mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem olduğunu belirten Cesur, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara verdiği öneme dikkat çekerek, sağlıklı nesillerin temelinde ebelerin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Cesur, sözlerini "Sağlıklı bir toplumun temeli sağlıklı anneler ve bebeklerdir. Ebeler bu sürecin güvencesidir" ifadeleriyle tamamladı.
Doğu Türkistan’daki zulme dikkat çekmek istediler, 8 asırlık medreseye Doğu Türkistan bayrağı astılar
03 Kasım 2025 Pazartesi - 15:15 Doğu Türkistan’daki zulme dikkat çekmek istediler, 8 asırlık medreseye Doğu Türkistan bayrağı astılar Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri, Doğu Türkistan’da yaşanan zulme dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla tarihi Çifte Minareli Medrese’ye Türk bayrağı ile birlikte Doğu Türkistan bayrağı astı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri, Doğu Türkistan’da yıllardır süren insan hakları ihlallerine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Öğrenciler, yapılan zulümlere sessiz kalmamak ve yaşanan haksızlıklara karşı farkındalık oluşturmak için kentin simge yapılarından tarihi Çifte Minareli Medrese’ye Türk bayrağı ile birlikte Doğu Türkistan bayrağı astı. Etkinliğe katılan öğrenciler, özellikle Doğu Türkistan’daki Uygur, Kırgız, Özbek, Türkmen ve Kazakların maruz kaldığı baskı ve zulümlere dikkat çekmek istediklerini ifade etti. Bayrağı minareye asan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, "Ben ve arkadaşlarım için çok büyük bir gururdu. Çünkü Sivas’ta bir ilk gerçekleştiriyoruz" dedi. "Bayrağı burada asmak istedik" Tarihi dokusundan dolayı Çifte Minareli Medrese’de böyle bir etkinlik yaptıklarını belirten Zhanybek Ömürkan, "Başta Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere bazı güçler tarafından zulme uğramaktadır. Biz de Türk dünyasının bilinçli gençleri olarak yaşanan zulme ve acı olaylara karşı sessiz duramadık. Elimizden gelen çabayı göstermek istiyoruz. Doğu Türkistan’daki Uygur, Kırgız, Özbek, Türkmen ve Kazak kardeşlerimize karşı gösterilen zulme karşı böyle bir farkındalık oluşturmak istedik. Hem vatanımızı, hem halkımızı seviyoruz ve farklı coğrafyalarda yaşanan olaylara da sessiz kalmıyoruz. Umarım Doğu Türkistan ve diğer coğrafyalardaki kardeşlerimize sesimizi ulaştırabiliriz. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin öğrencileri olarak, Türk bayrağını ve Doğu Türkistan bayrağını buraya asmak istedik. Çifte Minareli Medrese tarihi bir yer ve buradan geçen insanların fazla olduğu için buraya asmayı uygun gördük. Türk dünyasının önemli simgelerinde biri olan mavi ve beyaz Doğu Türkistan bayrağını ve canımız gibi sevdiğimiz Türk bayrağını astık. Buradaki amacımız yaşanan tüm zulme karşı dünyaya bilinç oluşturabilmektir" ifadelerini kullandı.
Asırlık eserlerin minyatürleri yapıldı, Sivas’taki tarihi binalar bir araya toplandı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:48 Asırlık eserlerin minyatürleri yapıldı, Sivas’taki tarihi binalar bir araya toplandı Sivas’ta bulunan ve teknik özellikleriyle Türkiye’de tek olma özelliği taşıyan Minia Sivas, hem Sivaslıların hem de şehir dışından gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Tamamen doğal taşlardan ve ustalıkla yapılan el işçiliği minyatürler, Sivas’ın tarihi eserlerini gözler önüne seriyor. Sivas’ta yer alan ve tarih boyunca birçok amaçta kullanılan asırlık eserlerin minyatürlerinin yer aldığı Minia Sivas; kullanılan malzeme, materyal ve işçilik bakımından Türkiye’de eşi benzeri bulunmayan bir proje olarak öne çıkıyor. Aralarında 9 asırlık yapılarında bulunduğu Gökmedrese, Valilik Binası, Kongre Müzesi, Kale Camii, Buruciye Medresesi, Şifaiye Medresesi, Çifte Minareli Medrese ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası gibi 25 önemli eser, bin yıldan daha eski olduğu düşünülen Sivas surlarının minyatürü içerisinde sergileniyor. Sur içi ve sur dışındaki yapılarla birlikte toplam 27 tarihi eser, tarih meraklılarının beğenisine sunuluyor. Sivas’ın simge yapılarının minyatürlerinin bir arada bulunduğu alan ise vatandaşlara şehirdeki tüm tarihi eserleri kısa sürede gezme fırsatı sunuyor. Ziyaretçiler Minia Sivas’ta tüm eserleri bir arada kolay bir şekilde görüyor. Aileleriyle birlikte alana giden ziyaretçiler, minyatürler ile hatıra fotoğrafı çektiriyor. Çocuklar ise kendi boyutlarına uygun olarak yapılan minyatürleri yakından inceleme fırsatı buluyor. "Daha rahat gözlemleyebiliyoruz" Sivas’ın tarihi yapılarının minyatürlerini çok kısa bir süre içerisinde gezdiğini ifade eden Büşra Bulut, "Sivas Tarihi Kent Meydanı’nda bulunan bütün tarihi alanları, yapılan minyatürlerle daha rahat gözlemleyebiliyoruz. Sivas’ı gezecek vaktimiz yoksa burada kısa bir sürede gezebiliyoruz. Tarihi atmosferi burada daha rahat hissedebiliyoruz. Çocuklar için de güzel bir mekân. Tarihi eserleri kendi boylarında görebiliyorlar. Burası, Sivas’ı gezmemizi hızlandırıyor. Birçok kişi vaktini Kent Meydanı’nda geçiriyor, biz de burada geçiriyoruz. Tarihi alanları daha güzel gözlemleyebiliyoruz" dedi. "Kültürel açıdan önemli bir yer" Minia Sivas’ı ziyaret eden Hakan Demir ise tarihi yapıların çok hoşuna gittiğini söyleyerek, "Cumhuriyet şehri Sivas’ımız gerçekten çok önemli bir yer. Buraya Minia Sivas’ı gezmeye geldik. Tarihi ve kültürel açıdan çok güzel bir yer. Herkesi buraya bekliyoruz. Ben geldim, gezdim ve çok beğendim. Özellikle Kongre Binası dikkatimi çekti. Tarihi yapılar çok hoşuma gitti" diye konuştu.
Bir tıkla başlayan dertleşme, büyük sorunlara yol açabilir
02 Kasım 2025 Pazar - 11:11 Bir tıkla başlayan dertleşme, büyük sorunlara yol açabilir Prof. Dr. Tuncay Dilci, yapay zekâyla özel bilgilerin paylaşılmasının tehlikeli olduğunu belirterek, bunun güvenlik riski oluşturabileceğini söyledi. Dilci, bu durumun bireyde depresyon, kimlik karmaşası ve intihara kadar varan psikolojik yıkımlara yol açabileceğini vurguladı. Günlük yaşamda yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte insanlar, yalnızlıklarını gidermek, dertleşmek veya duygusal destek almak amacıyla yapay zekâ uygulamalarına yönelmeye başladı. Özellikle sevgilisinden ayrılan, ailevi sorunlar yaşayan veya stres altında bulunan kişilerin, yapay zekâya özel hayatlarını anlatması dikkat çekiyor. Bu durum kısa vadede kişiye rahatlama hissi verse de uzun vadede ciddi psikolojik ve toplumsal sonuçlar doğurabiliyor. İnsanların duygusal boşluklarını doldurmak için yapay zekâya başvurması, gerçek insan ilişkilerinin zayıflamasına ve bireyin toplumsal hayattan uzaklaşmasına yol açabiliyor. Ancak bu durumun sanıldığı kadar masum olmadığını belirten uzmanlar, yapay zekânın duygusal bir varlık olmadığını ve sadece algoritmalarla programlandığını vurguluyor. Yapay zekânın, insana benzeyen ses tonları ve onaylayıcı cevaplarıyla kişiye yakınlık hissi oluştursa da, bu iletişim gerçek bir empati veya dostluk içermiyor. Bu tür yapay duygusal bağlar zamanla içsel tatminsizlik, kimlik karmaşası ve sosyal izolasyona neden olabiliyor. Gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşan bireylerde depresyon, melankoli ve intihara kadar varabilen psikolojik yıkımlar görülebiliyor. Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci yapay zekâyla kurulan bu sanal ilişkilerin son derece tehlikeli olduğunu belirterek, "Mahrem bilgilerini kesinlikle paylaşmamalıyız. Yapay zekayı bir yoldaş değil ayna olarak görmeliyiz. Bu durum aleyhimize olabilir. Çünkü kullanmış olduğunuz telefon ve bilgisayarların IP adreslerinden zaman ve süre anlamında mekânsal adresleri de tespit edilerek kime ait olduğu çıkabilir" dedi. "Bir algoritma ürünüdür" Tuncay Dilci, yapay zekaya özel hayatı anlatmanın sakıncalı bir durum olduğunu söyleyerek, "Yapay zekanın hayatımıza girmesi ile beraber ciddi sorunlar olacak. Avantajları olduğu kadar sorunlarını da görmezden gelmek insanı yanıltıcı olacak bir durumdur. Dolayısıyla yalnızlığı hafifletmesi, birtakım kendini ifade etme becerileri anlamında bilişsel bir ortaklık sağlayabilir. Uyum sorunlarını da beraberinde getiren bir olguyla karşı karşıyayız. Özellikle gerçek kişi olmadığı için, sadece algoritmalara dayalı insanı andırır bir takım ses ve efektler eşliğinde bilgi vermesi yanılsatıcı bir durumdur. Neticede insana özgü ortaya konan ürünleri taklit eden bir durumla karşı karşıyayız. Bu anlamda özellikle ergen kişilerde, yalnız kişilerde birtakım depresif ya da melankolik özellikli kişilerde ihtiyaca cevap veriyormuş gibi gözükse de uzun vadede ciddi sakıncaları olan bir durumdu. Yapay zeka bir algoritma ürünüdür. Onunla bir duygusallık kurmak onun beni anlıyor şeklinde uzun süreli bir bağ kurma veya hayatta beni tek anlayan o, benimle konuşuyor, bana cevap veriyor yalnızlığı giderici durum gibi yanılgı ileri de gerçek hayata uyumu sorunun da beraberinde getirecektir. Çünkü yapay zeka adı üstünde yapaydır. Dolayısıyla onun vermiş olduğu ses, vurgu, tonlama ya da bilgi bizim için bir dost yerine koyulması mümkün değil. Yani bireyin hayattan kendini soyutlaması gerçeklikten uzaklaşması ve ben artık dijital mecralarda arkadaşlık sistemini kullanıyorum diyerek toplumda yalnızlaşmaya doğru hatta hayatta kendine de yabancılaşmaya doğru giden bir durumla karşı karşıyayız" dedi. "Toplumsal sonuçlar ortaya çıkabilir" Dilci, yapa zeka ile paylaşılan verilerin başkalarının da ele geçirebileceğini söyleyerek, "Kişilerin empatik, terapatik veya birtakım diyalog anlamında ortaya koyacağı hissel bir sonuç elde edilmeyecektir. Özel ve hassas travmatik durumlarımızı bir duygusal boşluk ekseninde yapay zeka ile konuşmak onunla paylaşmak için sunduğumuzda bu verilerin başkalarının eline geçme riski de vardır. Aynı zamanda bu veriler genel anlamda bir eğitimin veya bir paylaşımın aracı haline gelebilir ve toplumsal sonuçları da ortaya çıkarabilir. İnsan psikolojik ve kültürel bir varlıktır. Dolayısıyla insanın kendini ifade etmesi, karşılıklı etkileşim kurması sadece fiziksel bir temas değil aynı zamanda duygusal bağların da güçlenmesini gerektiren bir durumdur. Dolayısıyla insan davranışları birbirine bulaşıcıdır. Bu anlamda dijital nesnelerin ya da yapay zekanın davranışlarının soyut ve yüzeysel kalması kişide içsel bir yoksunluk, beraberinde tatminsizlik getirecektir. Sanallaşan tüm ilişkiler düşünceler bir kimlik erozyonuna dönüşebilecek ve beraberinde varoluşsal anlamda bireyin var olur sorunlarıyla da karşı karşıya kalmasına sebebiyet verecektir. Yapay zeka temelli bir yaşam tarzı, yapay zekayla arkadaşlık, konuşma veya gerçek hayattan uzaklaşarak yapay zeka temelli yorumlar yapma, kendini sürekli onaylama durumu söz konusudur" diye konuştu. "Sürekli pozitif yanıt veriyor" Dijital mecralarda ayak izlerinin olduğunu ifade eden Dilci, "Yapay zekanın soru soran kişiye hep pozitif ve onaylama yönü vardır. Oysa gerçek hayatta öyle değildir. Kişinin kimlik ve karakter aşılmasına bağlı olarak karşılıklı etkileşimden kaçacağı için hayatta var olma sürecini de sabote etmiş olacaktır. Bireyin geçekten uzaklaşması ve gerçek tatmini vermeyeceği için ciddi yıkımlar, hayal kırıklıkları ve bunun sonucunda intihara kadar varabilen bir boşlukta hissetme duygusuyla da karşı karşıya kalabilir. İçsel bir tatminsizliğin sonucu olarak dışavurumu çok sert, ani hatta kendine dönük bir şiddete bile dönüşebilir. İnsan sosyopsikolojik kültürel bir varlıktır. Dolayısıyla sosyal psikolojik kültür yönünden kendimizi besleyici arkadaş, dost, çevre edinmemiz elzemdir. Gerçek anlamda bir dertleşme değildir. Bir insanla hiç konuşmadan bir mekanda olmak bile çok faydalı bir şeydir. İnsan insana muhtaçtır, insan insanın bir nevi dostu, arkadaşı ve yalnızlığını giderici bir aile konumundadır. Duygusal bir arkadaşlıktan öte düşünce partneri ve yine mahrem bilgilerini kesinlikle paylaşmamalıyız. Çünkü dijital mecralarda ayak izlerimiz söz konusudur" şeklinde konuştu.
Trendyol 1. Lig: Serik Spor: 4 - Adana Demirspor: 0
01 Kasım 2025 Cumartesi - 21:10 Trendyol 1. Lig: Serik Spor: 4 - Adana Demirspor: 0 Trendyol 1. Lig’in 12. haftasında Serik Spor, Sivas’ta konuk ettiği Adana Demirspor’u 4-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar 12. dakikada Serik Spor sağ kanattan etkili atak geliştirdi. Bilal Ceylan’ın pasında topla buluşan Amaral, kaleci ile karşı karşıya kaldı. Düzgün bir vuruş ile topu ağlarla buluşturan Amaral, takımını öne geçirdi. (1-0) 28. dakikada Selim Dilli’nin savunma arkasına gönderdiği topa hareketlenen Gökhan Altıparmak, yaptığı aşırtma vuruş ile farkı ikiye çıkardı. (2-0) 33. dakikada rakip ceza sahasına ilerleyen Gökhan Altıparmak, Ali Fidan’ın müdahalesi sonrası yerde kaldı. Faulü yapan Ali Fidan, kırmızı kart görerek oyundan ihraç edildi. 56. dakikada Erhan Çelenk’in ortasına kafa vuruşu yapan Amaral, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. (3-0) 83. dakikada ceza sahası önünde topa sahip olan Emrecan Terzi, topu ağlarla buluşturdu. (4-0) Stat: Sivas 4 Eylül Hakemler: Oğuzhan Gökçen, Kürşathan Akın, Furkan Ulu Serik Spor: Erten Ersu, Martynov, Gotsuk, Batuhan İşçiler, Bilal Ceylan, Burak Asan (Silva dk. 20), Selim Dilli (Sadygov dk. 66), Emrecan Terzi, Erhan Çelenk (Kerem Şen dk. 76), Amaral (Gökhan Karadeniz dk. 66), Gökhan Altıparmak (Şahverdi Çetin dk. 66) Yedekler: Baha Karakaya, Sertan Tashkin, Berkovskii, Gökhan Akkan, Şeref Özcan Teknik Direktör: Sergey Yuran Adana Demirspor: Murat Eser, Kadir Karayiğit (Enes Demirtaş dk. 73), Ali Fidan, Yusuf Buğra Demirkıran, Ali Arda Yıldız (Osman Kaynak dk.66), Caner Kaban, Sefa Gülay (Barış Timur dk. 76), Mert Menemencioğlu (Kayra Saygan dk.66), Kürşat Türkeş Küçük, Salih Kavrazlı, Ahmet Bolat (Ahmet Yılmaz dk. 46) Yedekler: Oktay Çimen, Arda Birinci, Aykut Sarıkaya, Doğuhan Dübüş, Halil Eray Aktaş Teknik Sorumlu: Hilmi Bozkurt Goller: Amaral (dk. 12 ve 56), Gökhan Altıparmak (dk. 28), Emrecan Terzi (dk. 83) (Serik Spor) Kırmızı kart: Ali Fidan (dk. 33) (Adana Demirspor) Sarı kartlar: Caner Kaban, Mert Menemencioğlu (Adana Demirspor)
Gürün’de yapımı tamamlanan 85 afet konutunun anahtar teslimi yapıldı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:10 Gürün’de yapımı tamamlanan 85 afet konutunun anahtar teslimi yapıldı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Sivas’ın Gürün ilçesinde 1. etap afet konutları hak sahiplerine teslim edildi. Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Sivas’ın Gürün ilçesinde 236 ağır hasarlı bina yıkılmış, evleri ağır hasar alan ve yıkılan vatandaşlar için TOKİ tarafından iki farklı etapta çalışmalar başlatılmıştı. İnşaat çalışmaları başlayan 1. etap afet konutları tamamlanarak çevre düzenlemesi yapıldı. İlk etapta tamamlanan 85 konut için kura çekilerek hak sahipleri belirlenmişti. Gürün Suçatı Çörten Mahallesi’nde inşa edilen 85 konut ve 1 görevli dairesi tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Konutların anahtar teslim törenine, Vali Yılmaz Şimşek, il ve ilçe protokolü katıldı. "Her yeni yapıda milletimizin iradesi, devletimizin gücü ve milletimizin desteği vardır" Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Devletimiz tarafından afetzedelerimiz için yaptırılan bu konutların hak sahiplerine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2023 6 Şubat’ta millet olarak çok acı bir gün yaşadık. O kara günün ardından devletimiz tüm imkânlarını seferber etti. Bir yandan arama kurtarma çalışmaları yürütülürken, yaraları sarmak için hızla harekete geçti. Bugün geldiğimiz noktada yaralarımızın büyük ölçüde sarıldığını depremin izlerini artık silmekte olduğunu görüyoruz. Bu anlamda ülkemizin dört bir yanına yüzbinlerce konut inşa edildiğini ve afetzedelere teslim edildiğini yine büyük bir gururla görüyoruz. Gürün’de bildiğimiz üzere 166 konut planlanmış bunlardan 86’sının yapımı tamamlanmış ve noter kurasıyla hak sahipleri belirlenmiştir. 2. etapta yer alan 80 konutun geçici kabulü de tamamlanmış durumda. Onların kuraları da en kısa zamanda çekilecek. Her yeni yapıda milletimizin iradesi, devletimizin gücü ve milletimizin desteği vardır, milletimizin duası vardır. Gürünlü hemşerilerimize yeni yuvalarına sağlık, mutluluk, huzur getirmesini diliyorum. Afet zedelerimize, hak sahiplerine tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Sevdikleri ile huzur içinde oturmalarını diliyorum. Rabbim her türlü afetlerden bizleri muhafaza eylesin. Rabbim bir daha böyle acı günler bir daha bize göstermesin" dedi. "Allah bir daha böyle acı göstermesin" Mesude Öztürk, "Devletimize ve milletimize Allah bir daha böyle acı göstermesin. Çok büyük bir felaketti, can kaybı yaşanmamasından dolayı Gürün şanslıydı. Yaraların sarılmasında bizlere yardımcı olanlara sonsuz teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Allah devletimize zeval vermesin" Erol Cam, "Bugün burada toki konutlarının açılış programı vardı. Allah devletimize zeval vermesin. İnsanlarımızı çok mutlu etti. Allah o günleri bir daha yaşatmasın. Cumhurbaşkanımız hep zor günlerde yanımızda oldu, yuvamıza kavuşturdu ona çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Gürün’de yapımı tamamlanan 85 afet konutunun anahtar teslimi yapıldı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:00 Gürün’de yapımı tamamlanan 85 afet konutunun anahtar teslimi yapıldı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Sivas’ın Gürün ilçesinde 1. etap afet konutları hak sahipleri teslim edildi. Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Sivas’ın Gürün ilçesinde 236 ağır hasarlı bina yıkılmış, evleri ağır hasar alan ve yıkılan vatandaşlar için TOKİ tarafından iki farklı etapta çalışmalar başlatılmıştı. İnşaat çalışmaları başlayan 1. etap afet konutları tamamlanarak çevre düzenlemesi yapıldı. İlk etapta tamamlanan 85 konut için kura çekilerek hak sahipleri belirlenmişti. Gürün Suçatı Çörten Mahallesi’nde inşa edilen 85 konut ve 1 görevli dairesi tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Konutların anahtar teslim törenine, Vali Yılmaz Şimşek, il ve ilçe protokolü katıldı. "Her yeni yapıda milletimizin iradesi, devletimizin gücü ve milletimizin desteği vardır" Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Devletimiz tarafından afetzedelerimiz için yaptırılan bu konutların hak sahiplerine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2023 6 Şubat’ta millet olarak çok acı bir gün yaşadık. O kara günün ardından devletimiz tüm imkânlarını seferber etti. Bir yandan arama kurtarma çalışmaları yürütülürken, yaraları sarmak için hızla harekete geçti. Bugün geldiğimiz noktada yaralarımızın büyük ölçüde sarıldığını depremin izlerini artık silmekte olduğunu görüyoruz. Bu anlamda ülkemizin dört bir yanına yüzbinlerce konut inşa edildiğini ve afetzedelere teslim edildiğini yine büyük bir gururla görüyoruz. Gürün’de bildiğimiz üzere 166 konut planlanmış bunlardan 86’sının yapımı tamamlanmış ve noter kurasıyla hak sahipleri belirlenmiştir. 2. etapta yer alan 80 konutun geçici kabulü de tamamlanmış durumda. Onların kuraları da en kısa zamanda çekilecek. Her yeni yapıda milletimizin iradesi, devletimizin gücü ve milletimizin desteği vardır, milletimizin duası vardır. Gürünlü hemşerilerimize yeni yuvalarına sağlık, mutluluk, huzur getirmesini diliyorum. Afet zedelerimize, hak sahiplerine tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Sevdikleri ile huzur içinde oturmalarını diliyorum. Rabbim her türlü afetlerden bizleri muhafaza eylesin. Rabbim bir daha böyle acı günler bir daha bize göstermesin" dedi. "Allah bir daha böyle acı göstermesin" Mesude Öztürk, "Devletimize ve milletimize Allah bir daha böyle acı göstermesin. Çok büyük bir felaketti, can kaybı yaşanmamasından dolayı Gürün şanslıydı. Yaraların sarılmasında bizlere yardımcı olanlara sonsuz teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Allah devletimize zeval vermesin" Erol Cam, "Bugün burada toki konutlarının açılış programı vardı. Allah devletimize zeval vermesin. İnsanlarımızı çok mutlu etti. Allah o günleri bir daha yaşatmasın. Cumhurbaşkanımız hep zor günlerde yanımızda oldu, yuvamıza kavuşturdu ona çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Sivas’ta üretim yapan firma 100’den fazla ülkeye ihracat yaparak Türkiye’nin gururu oldu
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:53 Sivas’ta üretim yapan firma 100’den fazla ülkeye ihracat yaparak Türkiye’nin gururu oldu Sivas’ta 20 yıldır medikal ekipman üretimi yapan Nitrocare isimli firma 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek, Türkiye’nin gururu oldu. Gökler Group tarafından hastane mefruşatı ve medikal ekipmanlar üretmek amacıyla 2009 yılında Sivas’ta kurulan Nitrocare isimli yerli ve milli firma, kısa sürede büyüyerek 10 bin metrekare kapalı alanda gerçekleştirdiği üretimini 45 bin metre kareye çıkarttı. 100’den fazla ülkeye medikal ekipman satmayı başaran firma Türkiye’nin en güçlü 100 firması arasına girmeyi başardı. Bir dünya markası olan Nitrocare 2 yılda Red Dot Desıgn Award, Good Industrıal Gesıgn, Good Desıgn Award, German Desıgn Award, If Desıgn Award ve Internatıonal Desıgn Award fibi prestijli uluslararası tasarım ödüllerini kazandı. En fazla ülkeye ihracat yapan ülke oldu Nitrocare, 100’den fazla ülkeye ihracat yaparak, Orta Anadolu İhracatçılar Birliği tarafından; ‘En Fazla Ülkeye İhracat Yapan Firma ödülünü’ kazanandı. Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek, Nitrocare üretim tesislerini ziyaret ederek firmanın CEO’su Göksel Aras’la görüştü. Göksel’den çalışmaları hakkında bilgi alan Şimşek, ülkemize ve Sivas’a yaşattığı gururdan dolayı teşekkür etti. Şimşek burada yaptığı açıklamada, "Sivas’tan dünya pazarlarına açılmak, bölgemizi uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri yapmak bizler için gurur kaynağıdır. Nitrocare Medikal’in başarısı, Sivas’ın medikal sektördeki gücünü ve potansiyelini gözler önüne seriyor" dedi. Göksel Aras ise yaptığı açıklamada, "Üretimde başarı ve sürekliliğin teminatı hizmette dürüstlük ve kalitedir prensibiyle çalışan Nitrocare, Anadolu’nun yükselen değeri olarak bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerlemesini her geçen gün sürdürmektedir" şeklinde konuştu.
Deden toruna kalan ata tohumundan üretilen lahanaların hasadı başladı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 11:13 Deden toruna kalan ata tohumundan üretilen lahanaların hasadı başladı Sivas’ta bir çiftçi deden toruna devam ettirdiği ata tohumu ile 30 yıldır devasa lahanalar üretiyor. Sivas’ın Zara ilçesinde ata tohumları ile yetiştirilen lahanaların hasadı başladı. Ahmetağa Çiftliği mevkiinde yaklaşık 30 yıldır dedesinden kalan ata tohumu ile üretim yapan çiftçi İbrahim Kurt, ürünleri tüketiciler ile buluşturuyor. Arazisinde ektiği 3 bin lahanayı hasat etmeye başlayan Kurt, ağırlığı 20 kilograma kadar ulaşabilen lahanaları kasım ayı sonuna kadar hasat edeceklerini söyledi. "Dışarıdan tohum almaya hiç ihtiyaç duymadık" Hasat sırasında bir sonraki sene ekilecek tohumları da topladıklarını belirten Kurt, "Ben bu işi 30 senedir yapıyorum. Babadan, dededen kalan meslek. Tekrardan sürdürmeye devam ediyorum ata üretimini. Eskiden burada en az 15-20 kişi ekim yapıyordu şu an azaldı.2 ila 3 kişi kaldık. Bizden başka da yapacak kimse görünmüyor. Yılda yaklaşık 3 bin tane ekiyoruz. Bu 4 bine de çıkıyor, daha da fazla yetiştirmiyoruz. Tarlaya gelen müşterilere veriyoruz. Çarşıda köy pazarı var, orada satıyoruz. İsteyenlere sipariş götürüyoruz. Buğday da faydalanıyoruz da lahanada desteklemelerden faydalanamıyoruz. Duruma göre 10 kilo gelen lahana da var, 20 kilo gelen de. Sarmalık da gevşek olanlardır, onları sarmalık olarak satıyoruz. Çok sıkı olanları da turşuluk olarak veriyoruz. Eken az, yerli müşteri çok. Bu bakımdan satışlarımız iyi, müşteri bakımından şuan bir sıkıntı yaşamıyoruz. Nisan ayının sonlarında ekiyoruz, Kasım sonu Aralık ayına kadar hasadımız devam ediyor. Bir taraftan da ürünlerimizden çıkarttığımız tohumlarımızı alıyoruz ki seneye de ekelim. Dışarıdan tohum almaya hiç ihtiyaç duymadık. Kendi ektiğimizden topladıklarımız bizim başımızdan aşıyor. İsteyenlere de veriyoruz" diye konuştu. "Gerçek ata tohumu bu" Hasada katılan Zara Ziraat Odası Başkanı Zeki Şimşek, İbrahim Kurt’un ata tohumu ile üretim yapan son nesil olduğunu ifade ederek, "İlçemizde Ahmetağa çiftliğindeki lahana tarlasına geldik. Türkiye’de eşi benzeri bulunmayacak tohumu, cinsi yüzyıllara dayanan, sadece Ahmetağa çiftliğine ait olan bir ürün. Gerçek ata tohumu bu. Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir lahanayı yetiştiriyorlar ama bir üzüntümüz var ki İbrahim Bey son nesil gibi görünüyor. Lahana için de teşvik verilse değil Sivas’a, Türkiye’ye maddi, manevi değerde katkı sağlayacak bir ürün" dedi.