Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Sivas
STSO Başkanı Zeki Özdemir, meslek odaları başkanlarıyla bir araya geldi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57:08
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir ve Meclis Başkanı Osman Yıldırım, meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Sivas’ın iki önemli sivil toplum kuruluşu olan Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, şehir ekonomisini canlandırmak ve esnafa daha iyi hizmet sunmak adına güç birliği mesajı verdi. Odaların Yönetim Kurulu Üyelerinin de yer aldığı toplantıda; esnaf ve sanatkârların güncel sorunları, merkez ve ilçelerdeki sektörel gelişmeler, üretim ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar ile önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar ele alındı. "Sivas her şeyin en güzeline layık" STSO Başkanı Zeki Özdemir, seçimlerin ardından güven tazeleyen ve yeni seçilen Oda başkanlarını ve yönetimlerini tebrik ederek, görevlerinde başarılar diledi. Özdemir, "Şehrimiz adına yapılabilecek en güzel çalışmaları ortak akılla hayata geçirip, Sivas’ımızı hep birlikte daha ileriye taşıyalım" ifadelerini kullandı. Sivas’ın gelişimi için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Özdemir, kentin iki önemli kurumu olan Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin el ele verdiğini belirterek, "Sivas her şeyin en güzeline layık. İş insanımıza, tüccarımıza ve esnafımıza en iyi hizmeti sunmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" STSO Meclis Başkanı Osman Yıldırım ise, meslek odaları arasındaki iş birliği ve istişare kültürünün güçlenerek devam etmesinin Sivas’ın ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yıldırım, "Ortak akıl ve güçlü iletişimle hareket ettiğimiz sürece şehrimiz adına daha verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda, kurumlar arası güçlü iletişimin sürdürülmesinin şehir ekonomisine sağlayacağı katkılar ele alındı. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve ticari hayatın canlandırılmasına yönelik atılabilecek adımlar üzerinde duruldu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:55
Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor"
Artan teknoloji kullanımıyla birlikte çocukların radyofrekans, radyasyon ve manyetik alan etkilerine daha yoğun şekilde maruz kaldığına dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, kontrolsüz ve uzun süreli cihaz kullanımı, çocukların hem fiziksel hem de bilişsel gelişimi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti. Son yıllarda çocuklar akıllı telefon, tablet ve benzeri teknolojik cihazları çok daha aktif bir şekilde kullanmaya başladı. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen bu cihazların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı, çocukların daha fazla radyofrekans ve elektromanyetik alanlara maruz kalmasına neden olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin özellikle gelişim çağındaki çocukların bu tür maruziyetlerden uzun vadede olumsuz etkilenebileceğini söyleyerek, manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden oluşan etkilerin tamamen masum olmayabileceğini ve Avrupa Birliği manyetik alan ve maruziyet ölçüm ve standartlarının önemli olduğunu ifade etti. Büyüme ve gelişme çağındaki çocukların bu tür elektromanyetik alanlara nasıl tepki verdiğinin kapsamlı çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini söyleyen Şahin, çocuk sağlığı açısından teknolojinin etkilerinin ölçülebilir ve denetlenebilir mekanizmalarla sistematize edilmesinin önemine vurgu yaptı. Şahin, manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurması gerektiğini de söyleyerek, "Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu. "Maruz kalınan radyofrekans ciddi boyutlara ulaşabiliyor" Özlem Naciye Şahin, çocuk sağlığı için yayılan radyasyonun denetlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Bizim ülkemizde de özellikle bu radyoaktif alanların veyahut elektromanyetik alanların ölçülebilir olup olmadığı bakılması gerekiyor. Bunların Wi-Fi, VPN ve çocukların kullandığı akıllı telefonlar evin içindeki mikrodalgalar, radyofrekans sinyalleri ve diğer teknolojik unsurlar üzerinden büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarımızı nasıl etkilediğine dair bizim pek çok sonuca ulaşıyor olmamız gerekiyor. Pek çok çalışmalarla bunun desteklenmesi lazım çünkü çocuk sağlığı üzerine teknoloji kesinlikle ölçülebilir denetlenebilir bir takım mekanizmalarla sistematize edilmesi gerekiyor. Teknolojinin hayatımıza girmesi gördüğünüz gibi hayatı çok daha iyi hale getirmedi ve daha dramatik hale getirdiğini söyleyebiliriz. Teknoloji ortaya çıktı ama kanser gibi hastalıklar azalmadı. Ölçülebilirliği arttı belki ama insan vücuduna olan etkisi de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Zararlı moda geçtiğinde bu cihazların artık ısı da ürettiğini biliyoruz ama hepimizde biliyoruz ki en iyi telefon da olsa ısınabiliyor. Demek ki Wi-Fi’sini kullandığımız bir telefon ısınmaya başladığında maruz kaldığımız manyetik alan, yani radyofrekans alanı çok ciddi boyutlara ulaşıyor olabilir. Çünkü cihaz ısı yaymaya başladığında bunun tehlikeli hale gelebileceğini düşünmeliyiz" dedi. "Dramatik etkilerini göz önünde bulundurmak gerekir" Şahin, 11 yaş altında ki bir çocuğun neyin suç olup olmadığını anlamayacağını belirterek, "Bu manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır. Çocuklar gelişimsel dönemdedir. Yapılan çalışmalarla anlık verileri değerlendirebiliriz ancak uzun dönem etkiler de son derece önemlidir. İnternetin hayatımıza girmesini 20 yıl olarak düşünsek bile biz o dönemde bugünkü çocuklar kadar yoğun ve aktif kullanım yapmıyorduk. Bu durumun yalnızca bizim ülkemize mi ait olduğu yoksa dünyanın diğer bölgelerinde de benzer şekilde mi yaşandığı araştırılmalıdır. Bu konu sadece sosyal ve kültürel bir mesele değildir. Anadolu’nun köklü bir kültürel geçmişi vardır ancak teknolojinin etkisiyle bu durum daha farklı ve daha dramatik bir hal almıştır. 11 yaş altındaki bir çocuk, istismarın ne olduğunu tam olarak bilmez. Kendisine yapılan bir davranışın kötü niyetli olup olmadığını ayırt edemez. Neyin suç, neyin suç olmadığını çoğu zaman anlayamaz. Bu durum belirli bir yaşa kadar böyle devam eder" diye konuştu. "Zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir" Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünülmesi gerektiğini ifade eden Şahin, "Bu tür olayların okul ortamlarında da yaşanıyor olması yalnızca denetimsizlikle açıklanamaz. Bu yaş grubu her geçen yıl daha yıkıcı durumlarla karşı karşıya kalmakta ve çoğu zaman kendileri de mağdur olmaktadır. Bu nedenle konuya sadece okul çerçevesinde değil, çocukların kullandığı akıllı tablet gibi cihazların manyetik alan ölçüm ve kalibrasyonlarının Avrupa Birliği’nde olduğun gibi kablosuz ağ bağlantısının hizmet standartlarına uygun olup olmadığına da bakarak, daha geniş bir açıdan bakmak gerekir. Suç işleyen çocukların da aslında çoğu zaman bir sürecin mağduru olduğu görülmektedir. Bu süreçte çocuklar farklı olumsuz etkilere maruz kalabilmekte, hatta bazı durumlarda zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir. Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünmek gerekir. Bu yüzden kullanılan teknolojilerin çok iyi denetlenmesi, toplumun ve özellikle çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması önemli olduğunu" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:54
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Tokat’ın Zile ilçesinde kene tutunması sonucu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) teşhisi konulan 21 yaşındaki genç, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
26 Nisan 2026 Pazar - 19:16
Burak Özçoban: "Kongrede aday değilim"
Özbelsan Sivasspor Başkanı Burak Özçoban, "Ben ve yönetici arkadaşlarımız ciddi şekilde yorulduk. Yeni adaylar bekliyoruz. Aday olmak gibi bir düşüncemiz yok. Ben şu an aday değilim" dedi. Trendyol 1. Lig ekibi Sivasspor’da Başkanı Burak Özçoban, Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda mayısta düzenlenecek olan kongre sürecine dair bir basın toplantısı düzenledi. Burada açıklamalarda bulunan Özçoban, "Evimizde son maçımızı oynadık ve galibiyetle ayrıldığımız için mutluyuz. Bu sezon Temmuz’dan itibaren yönetime geldik. Kasımda bir başkan değişikliği oldu. Daha sonra Osman hocayı gönderdik. Mehmet hoca gelmişti. Mehmet hocadan sonra malum olaylar yaşandı. 9 dosya geldi, transfer yasakları geldi. Borcumuz da çoktu. Şehrin büyükleriyle istişare ettik. Abdullah Güler başkan sağ olsun bize çok destek oldu. Rey Manaj, kaleci Gökhan Akkan ve Okoronwo’yu transfer ettik. Daha sonra İsmet Taşdemir hocamızı getirdik. Güzel bir ivme oldu ve play-off’u kaçırdık maalesef" diye konuştu. "Çok yorulduk" Geçtiğimiz hafta futbolculara ödeme yaptıklarını ifade eden Özçoban, "Bizim derdimiz mali açıdan kulübü sürdürülebilir hale getirmekti. Kulübü son dakikada birçok sıkıntıdan kurtardık. 3 puanımız silinecekti ama onları son dakika halettik. Geçen haftada yönetimden 3-4 kişiyle birlikte ödemeler yaptık. Yoksa kulübe yine transfer yasağı gelecekti. Bu sene böyle geçti. Çok yorulduk, uğraştık. Yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Seneye inşallah bu takım hak ettiği yerlere gelir" ifadelerini kullandı. "Aday değilim" Bir gazetecinin, "Haziran’da düzenlenecek olan genel kurulda aday olacak mısınız?" sorusuna Özçoban, "Bizim olağan genel kurulumuz var haziranın ilk haftasında planlanıyor. Ben ve yönetici arkadaşlarımız ciddi şekilde yorulduk. Yeni adaylar bekliyoruz. Aday olmak gibi bir düşüncemiz yok. Şehrin önde gelenleri ile bir görüşme yapacağız. Şu anda toplamda 320 milyonluk bir borcumuz var. Ben şu an aday değilim" yanıtını verdi.
21 Ekim 2025 Salı - 15:05
Arazi anlaşmazlığında kan döküldü: 1 ölü
Sivas’ta iki komşu arasındaki arazi anlaşmazlığında kan döküldü, tabancayla vurulan bir kişi olay yerinde öldü.Edinilen bilgiye göre olay Sivas’ın Hafik ilçesi Öreğil köyünde yaşandı. İddiaya göre Mustafa Çatal (70) evinin çevresini ölçerken, aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan komşusu Adil Servi ile tartışma yaşadı. Tartışma kavgaya dönüşünce Servi tabanca kullandı. Çatal, Servi’nin tabancasından çıkan kurşunlarla olay yerinde öldü. Servi ise kaçıp izini kaybettirdi. Jandarma ekipleri, şüphelinin bulunması için kırsalda komando timleri tarafından dron destekli arama çalışması başlattı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
21 Ekim 2025 Salı - 14:19
Arazi anlaşmazlığında kan döküldü: 1 kişi öldü
Sivas’ta iki komşu arasındaki arazi anlaşmazlığında kan döküldü, tabancayla vurulan 1 kişi olay yerinde öldü. Edinilen bilgiye göre olay Sivas’ın Hafik ilçesi Üreğil köyünde yaşandı. İddiaya göre Mustafa Çatak (70) evinin çevresini ölçerken, aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan komşusu Adil Servi ile tartışma yaşadı. Tartışma kavgaya dönüşünce Servi, tabanca kullandı. Çatak, Servi’nin tabancasından çıkan kurşunlarla olay yerinde öldü. Servi ise kaçıp izini kaybettirdi. Jandarma ekipleri, şüphelinin bulunması için kırsalda komando timleri tarafından dron destekli arama çalışması başlattı. Çatak’ın cenazesi adli tıp incelemesi için Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
21 Ekim 2025 Salı - 13:20
Sosyal medyada linç edildi, belediye başkanından övgü aldı
Sivas’ta genç bir kızın akıllı durak kabininin üzerine şekiller çizmesi sosyal medyada gündem olmuştu. Kimileri genç kızı eleştirse de Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun yeteneğinden ötürü onu tebrik edip, gençlerin yeteneklerini sergileyeceği uygun alanlar yapacaklarını söyledi. Sivas’ta geçtiğimiz günlerde, grafiti sanatına meyilli Buğlem isimli lise öğrencisi, akıllı durak kabininin üzerine şekiller çizerken güvenlik kamerasına yansıyan bu görüntü sosyal medyada yayılınca kimi kesimler genç kızı eleştiri yağmuruna tuttu. Aslen eğitimci olan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise genç kızı makamında kabul edip, yeteneğinden dolayı tebrik etti. Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, "Genç, yetenekli bir kardeşimizle tanıştık. İsmi Buğlem. Dün akıllı durağımızın arka kısmına yaptığı grafik çizimiyle dikkat çekti. Bu durum bize gösterdi ki gençlerimizde büyük bir yetenek var, ancak bu yeteneklerini sergileyebilecekleri doğru alanlara ihtiyaç duyuyorlar. Sivas Belediyesi olarak bu ihtiyaca kayıtsız kalamayız. Buğlem’e nasıl bir yüzeyin çizim için uygun olacağını sordum. Metal, kaygan ve temizliği kolay bir yüzey önerdi. Bu görüş bize de yol gösterdi. Şimdi belirli parklarda çizim yapılabilecek alanlar oluşturacağız. Hem gençlerimizin yeteneklerini geliştirmelerine destek olacağız hem de şehir estetiğine katkı sağlayacağız. Hatta ilk çizimi de Buğlem’e yaptıracağım" şeklinde konuştu. Başkan Uzun, Buğlem ile yaptığı görüşmede gençlerin sanatsal ifade alanlarına dair beklentilerini dinlediklerini belirterek, özellikle park ve yeşil alanlarda grafiti gibi sokak sanatları için özel bölgeler oluşturacaklarını, kamusal alanlara izinsiz müdahalenin doğru bir davranış olmadığını ancak yetenekli gençlerin yönlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Buğlem ise Adem Uzun’dan özür dileyip teşekkür etti, diğer gençlere kamusal alanlara zarar vermemeleri çağrısında bulundu.
21 Ekim 2025 Salı - 12:13
İlçede yetişen elma hayatına yön verdi, harçlıkla başladı, 100 dönümlük araziye 5 bin fidan dikti
Emekli olduktan sonra doğup büyüdüğü Sivas’ın Gürün ilçesine yerleşen Ayhan Çelik, 100 dönümlük elma bahçesi oluşturdu. Küçüklüğünde harçlık çıkarmak için sattığı elmaları yetiştirmeye başlayan Çelik, 2026 yılında ilk hasada başlayacak. Sivas’ın Gürün ilçesinde doğan ve çocuk yaşlarında Gürün Elması satarak harçlığını kazanan Ayhan Çelik, emekli olduktan sonra memleketine döndü. Bahçeiçi köyünde 100 dönüm arazi satın alarak çocukluğunda sattığı Gürün elması yetiştirmek isteyen Çelik, araştırma içerisinde girdi. 4 farklı elma çeşidini aşılayarak 5 binden fazla fidanı toprakla buluşturan Ayhan Çelik, ilk hasat için gün sayıyor. Dünyanın en dayanıklı elmaları arasında gösterilen Gürün elmasını bölgede yaygınlaştırmak isteyen Çelik, coğrafi işaret için de girişimde bulundu. "Bunlar kadim elmalar" Gürün elmasının hayatında çok ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade eden Ayhan Çelik, "Küçüklüğümde bu yoldan geçen otobüslere elma satarak harçlığımı çıkarıyordum. Aileme katkıda bulunmaya çalışıyordum. İnsanlar son zamanlarda Gürün’de daha başka ürünlere yöneldi. Elma yine üretiliyor ama çok sınırlı miktarda üretiliyor. Giderek de nesli tükenecekti. Ama bunlar çok çok özel elmalar. Gürün’ün Şah Sarı Sultan, Eyvaniye ve Hünkâr cinsleri çok değerli ürünler. Yapılan bilimsel testler ve incelemeler de bunu gösteriyor. Gürün elmasının aroması çok farklı. Bunlar kadim elmalar. İnsanlar yıllarca bu elmalara çok emek vermişler. Bir elma türünü geliştirmek çok zor ama yok etmek çok kolay. Bakmaz ve sahip çıkmazsanız hızlıca yok olur" şeklinde konuştu. "Bizim elmalarımız da Granny Smith kadar dayanıklılık gösterdi" Elma bahçesinin oluşum sürecini anlatan Çelik, "Ben bunu nasıl yapabilirim diye araştırma içerisine girdim. Elma suyu sevdiği için suyu olan yerler aradık. Yaklaşık olarak 100 dönümden fazla arazi satın aldık. Fidanları aşılamaya karar verdik. Burada 12 farklı kombinasyon yapmış olduk. 4 tür elmayı 3 ayrı anaca aşıladık. 5 bin 100 civarında fidanımız tuttu. Performansı ilerleyen yıllarda göreceğiz. Yapmak isteyenlere de onları tavsiye edeceğiz. Benim derdim bir elma tüccarı olmak değil. Babamın adına bir vakıf kurup o vakfa devretmeyi düşünüyorum. Elma ile ilgili coğrafi işaret için başvuru yaptık. Buzhanede kalma kapasitesi açısından Granny Smith örnek verilir. Bizim elmalarımız da Granny Smith kadar dayanıklılık gösterdi. Önümüzdeki yıl çok sınırlı sayıda ürün alacağız. 2027’de ciddi bir miktarda elma almaya başlarız" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 10:52
Sivas’ta 4 uyuşturucu taciri tutuklandı
Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 uyuşturucu taciri tutuklandı. Sivas’ta Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından ’Narkotik Suçlarla mücadele çalışmaları’ çerçevesinde düzenlenen operasyonda 5 kişi gözaltına alındı. Şüpheli şahısların üzerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda; bin 82 sentetik ecza hap, 1 hassas terazi ve 1 ruhsatsız yivsiz tüfek ele geçirildi. Olayla ilgili 1 şahıs hakkında ’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Alma, Kabul Etme veya Bulundurma’ suçu kapsamında işlem yapılarak Şube Müdürlüğünce serbest bırakıldı. 4 şahıs ise ’Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti ve Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Alma, Kabul Etme veya Bulundurma’ suçlamasıyla çıkarıldıkları mahkemede suçlu bulundu ve tutuklanarak cezaevine gönderildi.
21 Ekim 2025 Salı - 10:40
Mevsim geçişleri kalp krizini tetikliyor, ölümlere neden olabiliyor
Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, mevsim geçişlerinde kalp hastalarının dikkatli olması gerektiğini belirterek, "Soğuk havalar kalp krizlerini tetikleyebilir, bu dönemde vücut ısısını korumak ve beslenmeye dikkat etmek büyük önem taşıyor" dedi. Mevsim geçişleri, sıcaklık farklarının artması ve hava şartlarının değişmesi vücut dengesi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Bu dönemlerde ise özellikle kalp ve damar hastalıklarında artış gözlemleniyor. Ani ısı değişimleri, damarların daralmasına ve kalp üzerindeki yükün artmasına neden olarak kalp krizi riskini yükseltiyor. Soğuk havalarda kalp daha fazla efor sarf ettiği için kronik kalp hastalarının bu süreçte daha fazla dikkatli olmaları gerekiyor. Soğuk havalarda dışarıda yapılan ani ve ağır egzersizler de kalp krizini tetikleyebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, mevsim geçiş sürecinin önemli olduğunu belirterek, "Mevsim geçişleri gerçekten çok sıkıntılı bir süreç. Çünkü insanların bir önceki mevsimden bir alışkanlıkları var. Sıcak havalardan soğuk havalara geçiyoruz. Spor, yaşam tarzı ve yiyecekler gibi birçok şey değişime uğrayacak. Soğuk havalar geliyor, kalp hastalarının vücut ısılarını iyi korumaları gerekiyor" diye konuştu. "Bu dönemde artış görüyoruz" İsmail Erdoğu, kalp krizlerinin artacağı bir döneme girdiklerini belirterek, "Bu dönemde beslenme alışkanlıklarımız değişecek. Yazın insanlar daha sağlıklı besleniyorlar, daha çok sebze ve meyve ağırlıklı besleniyorlar. Ancak kışın daha fazla katı yağlı gıdalar ve baklagiller gibi yoğun gıdalardan tüketiyorlar. Bu dönemde insanların yeme, içme, kıyafetlerine ve sağlık kontrollerine dikkat etmeleri gerekiyor. 30 yaş altı, herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan bireylerde vücutlarını yoracak şekilde ağır bir egzersiz yapmalarında sorun yok. Ancak 40-45 yaş üzerinde, çok spor yapmayan insanların vücutlarını yoracak şekilde ağır egzersizleri tek seferde yapmaları doğru değil. Havaların soğuk olduğu dönemlerde halı sahalarda maç yapmak, ani yorulmalarla birlikte havaların soğukluğuyla da kalp krizini tetikleyebilir. Bu mevsim geçişlerinde kalp krizi oranlarında artış görüyoruz. Sonrasında bir denge oluşuyor, ancak biz şu anda da yine kalp krizlerinin artacağı bir döneme girdik" dedi. "Sebze ve meyveyi eksik etmemek gerekiyor" Erdoğu, hastaneye müracaatların geç olmasının kalp krizi ölümlerine neden olabileceğini söyleyerek, "Kalp krizi ölümlerinin en sık nedenleri, hastaneye müracaatların geç olması. İnsanların şikayetlerini kalp hastalıklarına bağlı olarak düşünmemeleri ve hastaneye gelmek istememeleri ölüm oranlarını artırıyor. Toplum olarak hastaneye az giden insanlar değiliz, ancak benim de hastalarımda görmüş olduğum bir şey var. Aslında hastaneye gelmesi gereken insanlar hastaneye gelmiyor, gelmemesi gerekenler de sıkça geliyor. Örneğin genç ve sağlıklı bir birey, sigara bile içmiyor, şekeri ve tansiyonu yok, ancak ‘sırtım ağrıdı’ diye sıklıkla doktora geliyor. Ama yoğun sigara içmiş, 40 ila 60 yaş bandında bir birey hâlâ sigara içiyor, ailede kalp krizi geçiren var ve göğsü ağrıyor. O birey hastaneye gelmiyor. Risk faktörü olan doğru kişilerin hastaneye müracaat etmeleri çok kıymetli. Sebze, insan vücudu açısından oldukça değerli. Sebzelerde bulunan C ve E vitamini antioksidan özelliği ile damar sağlığı açısından çok önemli. Kış aylarında da sebze yemeyi ihmal etmemek gerekiyor. Kış sebzeleri ve günlük bir salatanın sofralardan eksik edilmemesi lazım. Haftanın en az iki günü balık tüketimi de soğuk havalarda bireyi ani kalp krizinden koruyacaktır" diye konuştu.
21 Ekim 2025 Salı - 10:29
Mevsim geçişleri kalp krizini tetikliyor, ölümlere neden olabiliyor
Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, mevsim geçişlerinde kalp hastalarının dikkatli olması gerektiğini belirterek, "Soğuk havalar kalp krizlerini tetikleyebilir, bu dönemde vücut ısısını korumak ve beslenmeye dikkat etmek büyük önem taşıyor" dedi. Mevsim geçişleri, sıcaklık farklarının artması ve hava şartlarının değişmesiyle birlikte vücut dengesi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Bu dönemlerde ise özellikle kalp ve damar hastalıklarında artış gözlemleniyor. Ani ısı değişimleri, damarların daralmasına ve kalp üzerindeki yükün artmasına neden olarak kalp krizi riskini yükseltiyor. Soğuk havalarda kalp daha fazla efor sarf ettiği için, kronik kalp hastalarının bu süreçte ekstra dikkatli olmaları gerekiyor. Soğuk havalarda dışarıda yapılan ani ve ağır egzersizler de kalp krizini tetikleyebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, mevsim geçiş sürecinin önemli olduğunu belirterek, Mevsim geçişleri gerçekten çok sıkıntılı bir süreç. Çünkü insanların bir önceki mevsimden bir alışkanlıkları var. Sıcak havalardan soğuk havalara geçiyoruz. Spor, yaşam tarzı ve yiyecekler gibi birçok şey değişime uğrayacak. Soğuk havalar geliyor, kalp hastalarının vücut ısılarını iyi korumaları gerekiyor" dedi. "Bu dönemde artış görüyoruz" İsmail Erdoğu, kalp krizlerinin artacağı bir döneme girdiklerini belirterek, "Bu dönemde beslenme alışkanlıklarımız değişecek. Yazın insanlar daha sağlıklı besleniyorlar, daha çok sebze ve meyve ağırlıklı besleniyorlar. Ancak kışın daha fazla katı yağlı gıdalar ve baklagiller gibi yoğun gıdalardan tüketiyorlar. Bu dönemde insanların yeme, içme, kıyafetlerine ve sağlık kontrollerine dikkat etmeleri gerekiyor. 30 yaş altı, herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan bireylerde vücutlarını yoracak şekilde ağır bir egzersiz yapmalarında sorun yok. Ancak 40-45 yaş üzerinde, çok spor yapmayan insanların vücutlarını yoracak şekilde ağır egzersizleri tek seferde yapmaları doğru değil. Havaların soğuk olduğu dönemlerde halı sahalarda maç yapmak, ani yorulmalarla birlikte havaların soğukluğuyla da kalp krizini tetikleyebilir. Bu mevsim geçişlerinde kalp krizi oranlarında artış görüyoruz. Sonrasında bir denge oluşuyor, ancak biz şu anda da yine kalp krizlerinin artacağı bir döneme girdik" dedi. "Sebze ve meyveyi eksik etmemek gerekiyor" Erdoğu, hastaneye müracaatların geç olmasının kalp krizi ölümlerine neden olabileceğini söyleyerek, "Kalp krizi ölümlerinin en sık nedenleri, hastaneye müracaatların geç olması. İnsanların şikayetlerini kalp hastalıklarına bağlı olarak düşünmemeleri ve hastaneye gelmek istememeleri ölüm oranlarını artırıyor. Toplum olarak hastaneye az giden insanlar değiliz, ancak benim de hastalarımda görmüş olduğum bir şey var. Aslında hastaneye gelmesi gereken insanlar hastaneye gelmiyor, gelmemesi gerekenler de sıkça geliyor. Örneğin genç ve sağlıklı bir birey, sigara bile içmiyor, şekeri ve tansiyonu yok, ancak ‘sırtım ağrıdı’ diye sıklıkla doktora geliyor. Ama yoğun sigara içmiş, 40 ila 60 yaş bandında bir birey hâlâ sigara içiyor, ailede kalp krizi geçiren var ve göğsü ağrıyor. O birey hastaneye gelmiyor. Risk faktörü olan doğru kişilerin hastaneye müracaat etmeleri çok kıymetli. Sebze, insan vücudu açısından oldukça değerli. Sebzelerde bulunan C ve E vitamini antioksidan özelliği ile damar sağlığı açısından çok önemli. Kış aylarında da sebze yemeyi ihmal etmemek gerekiyor. Kış sebzeleri ve günlük bir salatanın sofralardan eksik edilmemesi lazım. Haftanın en az iki günü balık tüketimi de soğuk havalarda bireyi ani kalp krizinden koruyacaktır" diye konuştu. (YÇ-GF-
21 Ekim 2025 Salı - 10:24
Sivas’ta 4 göçmen kaçakçısı tutuklandı
Sivas Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Sivas genelinde, göçmen kaçakçılığının men ve takibine’ yönelik operasyonlarda yakalanan 4 kişi çıkartıldıkları adli makamlarca tutuklandı. Göçmen Kaçakçılığının men ve takibine yönelik gerçekleştirilen operasyonda Ülkemize yasa dışı yollardan giriş yaptığı tespit edilen 9 yabancı uyruklu şahıs muhafaza altına alınarak gerekli işlemleri yapıldıktan sonra geri gönderme merkezine sevk edildi. Yabancı uyruklu şahısların menfaat karşılığı ülke içerisinde naklini sağlayan 1’i yabancı uyruklu 4 kişi, ’göçmen kaçakçılığı suçlamasıyla’ çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
21 Ekim 2025 Salı - 08:38
Sivas’ta ikamet yangını: Kundaklama şüphesiyle 1 gözaltı
Sivas’ta iki katlı ikamette çıkan yangında bir kat tamamen kullanılmaz hale geldi. Kundaklama şüphesi bulunan yangında bir kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre olay, sabah saatlerinde Sivas kent merkezi Orhangazi Mahallesi 7. Sokak üzerindeki iki katlı bir ikamette yaşandı. M.A. ve M.Ş.’nin ikamet ettiği iki katlı binanın birinci katında yangın çıktı. Yangın kısa sürede tüm katı sardı. Sivas Belediyesi itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınsa da ikamet tamamen kullanılmaz hale geldi. Kundaklama şüphesi bulunan yangında A.K. isimli bir kişi gözaltına alındı. Yangınla ilgili inceleme sürüyor.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 15:21
Sivasspor, teknik direktörsüz çalıştı
Trendyol 1. Lig’in 11. haftasında sahasında Atakaş Hatayspor’u konuk edecek olan Sivasspor, maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla başladı. Kulüp tesislerinde yapılan antrenman, ısınma hareketleriyle başladı. Daha sonra pas çalışmaları ve topa sahip olma egzersizleri yapan kırmızı-beyazlı ekip, antrenmanı çift kale maçla tamamladı. İzinli olan ve Ankara’da bulunan Teknik Direktör Osman Zeki Korkmaz ise antrenmanda yer almadı. Sivasspor, Atakaş Hatayspor karşılaşmasının hazırlıklarına yarın devam edecek.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:36
Sessiz olarak ilerliyor, fark edilmezse ciddi sonuçlara yol açıyor
Sivas Numune Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Halil Pekşen, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, osteoporozun sessiz ilerleyen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, risk faktörleri ve korunma yolları hakkında bilgiler paylaştı. Her yıl 20 Ekim, dünya genelinde kemik sağlığına dikkat çekmek amacıyla "Dünya Osteoporoz Farkındalık Günü" olarak kutlanıyor. Osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte kemiklerin zayıflamasına ve kırılma riskinin artmasına neden olan, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan bir hastalık olarak biliniyor. Kadınlarda menopoz sonrası dönemde, erkeklerde ise ileri yaşlarda sık görülen osteoporoz, sessiz ilerlemesi nedeniyle genellikle fark edilmeden ilerliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Numune Hastanesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Halil Pekşen, Osteoporozun 65 yaş üstü her 3 kadından birinde ve her 5 erkekten birinde görüldüğünü ifade ederek, "Hastalık genellikle menopoz ve yaşlılık nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ancak tiroid rahatsızlıkları, kan hastalıkları, uzun süreli kortizon kullanımı, sigara, alkol ve kafein tüketimi gibi faktörler de osteoporoz riskini artırmaktadır" dedi. "Kemik sağlığı önemli" Halil Pekşen, günlük D vitamini alımı osteoporozu önlemek için önemli noktalardan birisi olduğunu söyleyerek, "Hastalık temel sebebi menopoz ve yaşlılıktır. Tiroid rahatsızlıkları gibi bazı endokrinolojik problemler, lenfoma ve lösemi gibi kan hastalıkları, 3 aydan uzun süreli kortizon kullanımı, sigara, alkol ve kafein tüketimi, düşük vücut kütle indeksi ise yaştan ve menopozdan bağımsız bir şekilde osteoporoz riskini artıran bazı faktörlerdir. Osteoporoz tedavisinde önceliğimiz bu hastalığa yakalanmamak olmalıdır. Dolayısıyla bunun için günlük hayatta yapmamız gereken ve almamız gereken bazı önlemler vardır. Hastalığın risk faktörlerini azaltmak, kas iskelet sisteminin esnekliğini artıracak egzersiz programlarını günlük hayatımızda yaşam tarzı haline getirmek, sigara, alkol ve kafein tüketimini azaltmak oldukça önemlidir. Günlük D vitamini alımı osteoporozu önlemek için önemli noktalardan birisidir. İncir, badem, yeşil yapraklı sebzelerin tüketimi, süt ve süt ürünlerinin özellikle peynir ve yoğurdun tüketimi kemik sağlımız için önemlidir" dedi. "Sessiz seyreden bir hastalık" Pekşen, osteoporozun fark edilmesinin zor olduğunu ifade ederek, "Osteoporoza yakalandığımızı anlamanın klinik olarak büyük bir belirtisi bulunmamaktadır. En önemli belirtilerinden birisi boy kısalığıdır. Gençlikteki boyuna göre 4-6 santimetre kısalığın olması dışında oldukça sessiz seyreden bir hastalıktır. Osteoporoza yakalandıktan sonra mutlaka bir hekim eşliğinde osteoporoz tedavisi düzenlenmelidir. Günlük kalsiyum ve D vitamini alımının düzenlenmesi, bazı ilaç tedavilerinin planlanması gerekmektedir. Osteoporozu olan yaşlılardan kırık riski artmaktadır. Kalça kırıkları 75 yaş üstü hastalarda oldukça sık mortalite ve morbidite sebebidir. Kalça kırığının gerçekleştiği hastalarda bir yıl içerisindeki ölüm oranının % 15-30 gibi yüksek oran olduğunu ve bu bireylerin % 50’sinin bakıma muhtaç hale geldiğini düşünecek olursak hem tedavi hem de korunma önemlidir. Bilhassa osteoporozu olan ve yalnız yaşayan hastalarda ev ergonomisinin düşme risklerini azaltacak şekilde dizayn edilmesi önemlidir. Halı kenarları, eşikler, takılabilecek eşyaların uygun şekilde konumlandırılmasını, tuvalet ve banyolarda oturma ve kalkmaya yardımcı olacak aparatların kullanılması tavsiye edebiliriz" diye konuştu. "Hekime danışılması gerekmektedir" İnternet üzerinden ve eczanelerden reçetesiz temin edilebilen ürünler hakkında uyarılarda bulunan Pekşen, "Son yıllarda internet üzerinden ve eczanelerden reçetesiz alınabilen vitamin, kalsiyum ve magnezyum içerikli bazı ürünlere kolay ulaşılabilir. Kemik sağlığımızı korumak isterken bu tarz ürünlerin bilinçsiz bir şekilde kullanılması böbrek, karaciğer yetmezliği, kan basıncı dalgalanmaları gibi sorunlara yol açabilir. Genel sağlığımıza zarar vermemek için bu tarz ürünleri kullanmadan önce mutlaka bir hekime danışılması gerekmektedir" şeklinde konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 12:34
Yapay zeka destekli sanal doktor, sesi dinliyor, yüzü okuyor ve hastalığı buluyor
Yazılımcı Fesih Sönmez tarafından geliştirilen yapay zekâ destekli sistem, hastalıkların ön teşhisinde doktorlara büyük kolaylık sağlayacak. Sönmez’in kısa sürede geliştirdiği bu sistem, görüntü, ses ve konuşma analizleriyle hastalık belirtilerini tespit edebiliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder