Yerel Haberler
Sivas
Geleceğin öğretmenleri bu akademide yetişiyor 27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:40:11 Sivas’ta öğretmen adaylarının mesleki yeterliliklerini artırmak ve eğitim kalitesini yükseltmek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi düzenlenen törenle açıldı. Sivas’taki modern eğitim merkezinde 656 öğretmen adayı eğitim almaya başlarken, akademinin bölge genelindeki eğitim altyapısına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Sivas’ta Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törene AK Parti TBMM Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü ve öğretmen adayları katıldı. Öğretmen adaylarının mesleğe başlamadan önce yeterliliklerini artırmak, hizmet içi eğitimlerle öğretmen ve yöneticilerin gelişimini desteklemek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi, 7 ilde 12 merkezle faaliyetlerine başladı. Bu kapsamda Sivas’ta 656 öğretmen adayı eğitim almaya başladı. Sivas’taki akademi, 11 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olup ek bina ile birlikte 18 derslik, 121 konaklama odası, spor salonları, mescit ve yemekhane gibi donatılara sahip bulunuyor. Toplam 36 eğitim personelinin görev yapacağı merkez, öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri ile çeşitli akademik faaliyetlere ev sahipliği yapacak modern bir eğitim kurumu olarak öne çıkıyor. Sadece Sivas’a değil, bölge genelindeki eğitim altyapısına da katkı sağlaması hedeflenen akademi ile Türkiye’de eğitim kalitesinin artırılması ve nitelikli öğretmen ile yönetici yetiştirilmesi amaçlanıyor. "Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" Sivas’a önemli bir eğitim merkezi kazandırıldığını söyleyen Abdullah Güler, "Öğretmenlik Meslek Kanunu 2024 yılı itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek, yasallaşmış oldu. Tabi bu kanunun hedeflerinden biri ise ülkemizin farklı bölgelerinde kıymetli öğretmen adaylarımızın yetiştirileceği hem de bir kariyer mesleği olan öğretmenliğin, meslek içi eğitimlerinden dönemsel anlamda yapılacak merkezlere ihtiyaç vardır. Bu akademi merkezli eğitiminde kadim şehrimiz Sivas’ın da akademi merkezi olmasından doğal bir durum yoktur. Bu eğitim merkezinin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Şehrimize önemli bir merkezi kazandırmış olduk. Burada birçok öğretmen adayımız yetişecekler. Onlar da evlatlarımızı yetiştirecek. Ben buradan yetişecek öğretmen adaylarımızın gelecek nesillerdeki eğitim camiamıza daha farklı bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. 7 ilimizde 12 merkezli bu eğitim faaliyetleri başladı. Sivas’ımızda da 13 Nisan itibari ile 656 öğretmen adayımız gelerek eğitim almaya başladı. Bu yılın sonuna kadar bu eğitim faaliyetleri devam edecek. Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" dedi. "Adayları mesleğe hazırlamak için kuruldu" Sivas İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, öğretmen adaylarını en iyi şekilde yetiştirmek için bu merkezin kurulduğunu belirterek, "Milli eğitim akademileri öğretmen adaylarının en iyi şekilde mesleği hazırlamak ve görevi Öğretmen ve personelimizi mesleki gelişimi desteklemek için kurulmuştur" diye konuştu. Konuşmaların ardından dualar okunarak, kurdele kesimiyle birlikte Sivas Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı gerçekleştirildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57 STSO Başkanı Zeki Özdemir, meslek odaları başkanlarıyla bir araya geldi Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir ve Meclis Başkanı Osman Yıldırım, meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Sivas’ın iki önemli sivil toplum kuruluşu olan Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, şehir ekonomisini canlandırmak ve esnafa daha iyi hizmet sunmak adına güç birliği mesajı verdi. Odaların Yönetim Kurulu Üyelerinin de yer aldığı toplantıda; esnaf ve sanatkârların güncel sorunları, merkez ve ilçelerdeki sektörel gelişmeler, üretim ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar ile önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar ele alındı. "Sivas her şeyin en güzeline layık" STSO Başkanı Zeki Özdemir, seçimlerin ardından güven tazeleyen ve yeni seçilen Oda başkanlarını ve yönetimlerini tebrik ederek, görevlerinde başarılar diledi. Özdemir, "Şehrimiz adına yapılabilecek en güzel çalışmaları ortak akılla hayata geçirip, Sivas’ımızı hep birlikte daha ileriye taşıyalım" ifadelerini kullandı. Sivas’ın gelişimi için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Özdemir, kentin iki önemli kurumu olan Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin el ele verdiğini belirterek, "Sivas her şeyin en güzeline layık. İş insanımıza, tüccarımıza ve esnafımıza en iyi hizmeti sunmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" STSO Meclis Başkanı Osman Yıldırım ise, meslek odaları arasındaki iş birliği ve istişare kültürünün güçlenerek devam etmesinin Sivas’ın ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yıldırım, "Ortak akıl ve güçlü iletişimle hareket ettiğimiz sürece şehrimiz adına daha verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda, kurumlar arası güçlü iletişimin sürdürülmesinin şehir ekonomisine sağlayacağı katkılar ele alındı. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve ticari hayatın canlandırılmasına yönelik atılabilecek adımlar üzerinde duruldu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:55 Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor" Artan teknoloji kullanımıyla birlikte çocukların radyofrekans, radyasyon ve manyetik alan etkilerine daha yoğun şekilde maruz kaldığına dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, kontrolsüz ve uzun süreli cihaz kullanımı, çocukların hem fiziksel hem de bilişsel gelişimi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti. Son yıllarda çocuklar akıllı telefon, tablet ve benzeri teknolojik cihazları çok daha aktif bir şekilde kullanmaya başladı. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen bu cihazların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı, çocukların daha fazla radyofrekans ve elektromanyetik alanlara maruz kalmasına neden olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin özellikle gelişim çağındaki çocukların bu tür maruziyetlerden uzun vadede olumsuz etkilenebileceğini söyleyerek, manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden oluşan etkilerin tamamen masum olmayabileceğini ve Avrupa Birliği manyetik alan ve maruziyet ölçüm ve standartlarının önemli olduğunu ifade etti. Büyüme ve gelişme çağındaki çocukların bu tür elektromanyetik alanlara nasıl tepki verdiğinin kapsamlı çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini söyleyen Şahin, çocuk sağlığı açısından teknolojinin etkilerinin ölçülebilir ve denetlenebilir mekanizmalarla sistematize edilmesinin önemine vurgu yaptı. Şahin, manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurması gerektiğini de söyleyerek, "Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu. "Maruz kalınan radyofrekans ciddi boyutlara ulaşabiliyor" Özlem Naciye Şahin, çocuk sağlığı için yayılan radyasyonun denetlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Bizim ülkemizde de özellikle bu radyoaktif alanların veyahut elektromanyetik alanların ölçülebilir olup olmadığı bakılması gerekiyor. Bunların Wi-Fi, VPN ve çocukların kullandığı akıllı telefonlar evin içindeki mikrodalgalar, radyofrekans sinyalleri ve diğer teknolojik unsurlar üzerinden büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarımızı nasıl etkilediğine dair bizim pek çok sonuca ulaşıyor olmamız gerekiyor. Pek çok çalışmalarla bunun desteklenmesi lazım çünkü çocuk sağlığı üzerine teknoloji kesinlikle ölçülebilir denetlenebilir bir takım mekanizmalarla sistematize edilmesi gerekiyor. Teknolojinin hayatımıza girmesi gördüğünüz gibi hayatı çok daha iyi hale getirmedi ve daha dramatik hale getirdiğini söyleyebiliriz. Teknoloji ortaya çıktı ama kanser gibi hastalıklar azalmadı. Ölçülebilirliği arttı belki ama insan vücuduna olan etkisi de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Zararlı moda geçtiğinde bu cihazların artık ısı da ürettiğini biliyoruz ama hepimizde biliyoruz ki en iyi telefon da olsa ısınabiliyor. Demek ki Wi-Fi’sini kullandığımız bir telefon ısınmaya başladığında maruz kaldığımız manyetik alan, yani radyofrekans alanı çok ciddi boyutlara ulaşıyor olabilir. Çünkü cihaz ısı yaymaya başladığında bunun tehlikeli hale gelebileceğini düşünmeliyiz" dedi. "Dramatik etkilerini göz önünde bulundurmak gerekir" Şahin, 11 yaş altında ki bir çocuğun neyin suç olup olmadığını anlamayacağını belirterek, "Bu manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır. Çocuklar gelişimsel dönemdedir. Yapılan çalışmalarla anlık verileri değerlendirebiliriz ancak uzun dönem etkiler de son derece önemlidir. İnternetin hayatımıza girmesini 20 yıl olarak düşünsek bile biz o dönemde bugünkü çocuklar kadar yoğun ve aktif kullanım yapmıyorduk. Bu durumun yalnızca bizim ülkemize mi ait olduğu yoksa dünyanın diğer bölgelerinde de benzer şekilde mi yaşandığı araştırılmalıdır. Bu konu sadece sosyal ve kültürel bir mesele değildir. Anadolu’nun köklü bir kültürel geçmişi vardır ancak teknolojinin etkisiyle bu durum daha farklı ve daha dramatik bir hal almıştır. 11 yaş altındaki bir çocuk, istismarın ne olduğunu tam olarak bilmez. Kendisine yapılan bir davranışın kötü niyetli olup olmadığını ayırt edemez. Neyin suç, neyin suç olmadığını çoğu zaman anlayamaz. Bu durum belirli bir yaşa kadar böyle devam eder" diye konuştu. "Zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir" Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünülmesi gerektiğini ifade eden Şahin, "Bu tür olayların okul ortamlarında da yaşanıyor olması yalnızca denetimsizlikle açıklanamaz. Bu yaş grubu her geçen yıl daha yıkıcı durumlarla karşı karşıya kalmakta ve çoğu zaman kendileri de mağdur olmaktadır. Bu nedenle konuya sadece okul çerçevesinde değil, çocukların kullandığı akıllı tablet gibi cihazların manyetik alan ölçüm ve kalibrasyonlarının Avrupa Birliği’nde olduğun gibi kablosuz ağ bağlantısının hizmet standartlarına uygun olup olmadığına da bakarak, daha geniş bir açıdan bakmak gerekir. Suç işleyen çocukların da aslında çoğu zaman bir sürecin mağduru olduğu görülmektedir. Bu süreçte çocuklar farklı olumsuz etkilere maruz kalabilmekte, hatta bazı durumlarda zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir. Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünmek gerekir. Bu yüzden kullanılan teknolojilerin çok iyi denetlenmesi, toplumun ve özellikle çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması önemli olduğunu" şeklinde konuştu.
Türkiye’nin doğal miraslarını ilgilendiren kanun teklifi Meclis Başkanlığı’na sunuldu
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:07 Türkiye’nin doğal miraslarını ilgilendiren kanun teklifi Meclis Başkanlığı’na sunuldu Milli parklar ve tabiat parkları gibi zengin bitki ve hayvan çeşitliliğine sahip alanların daha sıkı korunmasına ilişkin kanun teklifi, AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu. AK Parti Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Rukiye Toy, Milli Parklar Kanun Teklifi ile ilgili açıklama yaptı. Milli Parklar Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulduğunu ifade eden Toy, milli parklar ve tabiat parkları gibi zengin bitki ve hayvan çeşitliliğine sahip alanların daha sıkı korunmasını hedeflediklerini belirtti. Milletvekili Toy, "Bu alanlarda meydana gelen ihlallere yönelik cezaların artırılması, biyolojik çeşitliliği tehdit eden faaliyetlerin daha etkin şekilde denetlenmesi ve önlenmesi amacıyla kapsamlı düzenlemeler yapılmıştır. Teklif kapsamında, av ve doğa koruma memuru sayısının artırılması, korunan alanların daha sıkı denetime tabi tutulması ve milli parklar içerisinde yapılan kaçak yapıların mahkeme kararı beklenmeksizin yıkılabilmesi gibi önemli konular bulunuyor. Kanuna aykırı davrananlara yönelik hapis ve para cezalarının da artırılması yer alıyor. Sadece korunan alan içerisinde yaşayan yöre halkının zaruri ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak; elektrik, su, ulaşım, telekomünikasyon ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerine izin verilmesi öngörülmektedir" ifadelerini kullandı. Yeni düzenlemenin, Türkiye’nin doğal mirasını koruma yolunda önemli bir adım olduğunu belirten AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy, teklifin yasalaşması halinde çevre koruma politikalarında daha etkin ve sürdürülebilir bir dönemin başlayacağını söyledi.