Yerel Haberler
Sivas
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:55 Uzmanı uyardı: "Sinsi ilerliyor, kalıcı görme kaybına yol açabiliyor" Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten uzmanlar, düzenli göz muayenesinin erken teşhis için büyük önem taşıdığını vurguluyor. Göz içerisindeki sıvı basıncının artması sonucu göz sinirinin zarar görebileceğini belirten Medicana Sivas Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kaplan, "Glokom, göz içi sıvısının yeterli şekilde dışarı boşaltılamaması sonucu göz içi basıncının yükselmesiyle ortaya çıkar. Bu basınç artışı zamanla görmeyi sağlayan göz siniri hücrelerinde hasara neden olur. Tedavi edilmediğinde ise geri dönüşü olmayan görme kaybı gelişebilir. Glokom halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir ve tespit edilen her 10 hastadan yaklaşık birinde körlüğe kadar ilerleyebilen ciddi sonuçlar doğurabilir" dedi. Glokomun en önemli tehlikesi Glokomun çoğu zaman sinsi şekilde ilerlediğine dikkat çeken Op. Dr. Ayşe Kaplan, "Glokom çoğu hastada belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerler. Bazı hastalarda baş ağrısı, görme alanında daralma, göz çevresinde ağrı veya ışıkların etrafında renkli halkalar görme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak hastalığın büyük bölümünde kişiler görme kaybı oluşana kadar herhangi bir belirti fark etmeyebilir" dedi. Bu kişiler daha fazla risk altında Op. Dr. Ayşe Kaplan, bazı kişilerin glokom açısından daha yüksek risk grubunda yer aldığını belirterek,"40 yaş üzerindeki bireyler, ailesinde glokom bulunan kişiler, diyabet hastaları, hipertansiyon veya hipotansiyonu olanlar, yüksek miyopisi bulunan kişiler, damar hastalığı olanlar, uzun süreli kortizon kullanan bireyler, glokom açısından daha dikkatli olmalı, özellikle aile öyküsü olan bireylerde hastalığın daha sık görüyoruz. 40 yaşına kadar üç yılda bir, 40 yaşından sonra ise iki yılda bir düzenli göz muayenesi yaptırılmasını öneriyoruz. Genetik risk taşıyan, diyabet veya hipertansiyon gibi hastalıkları bulunan kişilerin ise yılda en az bir kez göz kontrolünden geçmeleri büyük önem taşıyor" dedi. Glokom tedavisinde farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Op. Dr. Ayşe Kaplan, tedavi seçenekleri hakkında, "Glokom tedavisinde ilaç tedavisi, lazer uygulamaları ve cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir. Hastalığın evresine ve hastanın durumuna göre tedavi planı belirlenir. İlaç tedavisinde düzenli kullanım tedavinin başarısı açısından son derece önemlidir. Gerekli durumlarda lazer veya cerrahi yöntemler de başarılı sonuçlar verebilmektedir. Özellikle geç tanı konulan veya ilaç kullanımının yeterli olmadığı durumlarda cerrahi yöntemlerin etkili bir seçenektir" dedi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:29 Sürüden ayrılarak mahsur kalan kurt, cep telefonu ile görüntülendi Sivas’ta tel örgülü alanda mahsur kalan bir kurdun kurtulma çabası cep telefonu kamerasına yansıdı. Kurt, bir süre çıkış aradıktan sonra telin üzerinden atlayarak sürüsüne kavuştu. Sivas’ta yaşayan Mustafa Yalçınkaya, aracıyla Kolluca köyü yakınlarında seyahat ettiği sırada yaklaşık 7-8 kurtluk bir sürüyle karşılaştı. Aracı fark eden kurtların bir kısmı hızla sağa sola dağılırken, sürüdeki kurtlardan biri tel örgülerle kaplı bir alana girdi. Tek giriş noktası bulunan alandan çıkmaya çalışan kurt, bir süre panik halinde sağa sola çarptı. Çıkış yolu arayan kurt, tel örgüleri ağzı ve pençeleriyle parçalamaya çalıştı. O anları cep telefonu kamerasıyla kayda alan Yalçınkaya, kurdun çitlerin çıkışını bulamayınca bir süre daha tel örgüler arasında dolaştığını belirtti. Kurt, sonunda tel örgülerin üzerinden atlayarak kapalı alandan çıkmayı başardı. Özgürlüğüne kavuşan kurt, kısa sürede diğer kurtların bulunduğu sürünün yanına giderek gözden kayboldu. O anlar ise Yalçınkaya’nın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. "Telleri parçalamaya çalıştı" Daha önce bu kadar kalabalık bir kurt sürüsü görmediğini söyleyen Mustafa Yalçınkaya, "Sabah saatlerinde aracımlar Kolluca köyü yakınlarında yaklaşık 7-8 tane olan bir kurt sürüsü karşılaştım. İlk başta karşı karşıya kaldığım esnada hiçbir şekilde hareket etmediler. Daha sonra hareket etmeye başlayınca her biri bir tarafa dağılmaya başladı. Sadece içlerinden bir kurt telle kapalı bir alana girdi. Tek girişi olduğu için çıkmaya çalıştı ve kendisini bir sağa bir sola çarptı. Hatta teli ağzı ve pençesi ile parçalamaya çalışıyor. En sonunda telin üstünden atlayarak diğer sürünün yanına gitti. Uzun yıllardır bu güzergahı kullanıyorum. İlk defa bu kadar kalabalık bir sürüye denk geldim" dedi.
Yün yorgan ve yastıklar geleneksel yöntemler ile kışa hazırlanıyor
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:53 Yün yorgan ve yastıklar geleneksel yöntemler ile kışa hazırlanıyor Sivas’ta soğuk kış aylarının vazgeçilmezi olan yün yorgan, yatak ve yastıklar temizleniyor. Büyük bir özenle yıkanarak çeşitli işlemlerden geçen yünler, kabartılarak tekrar eski haline dönüştürülüyor. Sivas’ta yaz aylarının sonuna yaklaşılmasıyla birlikte kışa hazırlıklar başladı. Türkiye’nin en soğuk şehirlerinden biri olan Sivas’ta yün yastık ve yorganlar soğuk kış günleri için büyük önem taşıyor. İlerleyen teknolojiye rağmen geleneksel yöntemlerle temizlenen yünler, birçok işlemden geçiyor. Koyun yününden yapılan yastık ve yorganlar her yıl yaz aylarında kılıflarından çıkarılarak yıkanıyor. Güneşte kurutulan yünler, yeniden kılıflarına yerleştirilerek kışa hazırlanıyor. "Bizden sonraki gençler yapmaz diye düşünüyorum" Sivas’ta yaşayan ve her yıl yünlerini yıkadığını ifade eden Necmiye Aytekin, "Sivas’ın kış hazırlığıdır bu. Önce ıslatır, kuruturuz, divanda çırpar doldururuz. Seneye kışa kadar bunlarla idare ederiz. Önce ıslatıyoruz, sonrasında yıkıyoruz, tekrar divanda çırpıyoruz, sonra da kurutup bitiriyoruz. Yorgan yapacaksak elde didikliyoruz, yatak yapacaksak didiklemiyoruz. Bu yün yıkama Sivas’ın geleneksel bir kültürü, babaannelerimizden anneannelerimizden kalma. Biz de gençler olarak devam ettiriyoruz ama bizden sonraki gençler yapmaz diye düşünüyorum. Şimdi bu işlemi makineler yapıyor, gençler bu nedenle yapmıyor. Biz elimizle yapıyoruz, gençler hazıra alışkın oldukları için bu işlere girmezler, yapmayı da bilmezler. Bir yün insanın ömrü boyunca idare eder, bir yastığı yaparsın, ömrünün sonuna kadar o yastık seninle devam eder. Bu yün atılmadığı sürece, elde kalıp her yıl yıkanıp çırpıldığı sürece asırlarca kullanılabilir" şeklinde konuştu. (SF-RM-
Hurda malzemeleri akıllı kümese dönüştürdü
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:51 Hurda malzemeleri akıllı kümese dönüştürdü Sivas’ta yaşayan bir vatandaş, tavuklarının güvenliğini sağlamak ve bakımını kolaylaştırmak için hurdadan topladığı malzemelerle geliştirdiği 5 farklı donanımlı akıllı kümes kapısı sistemiyle dikkat çekiyor. Sivas’ta yaşayan Ahmet Özdemir, tavuk ve horozlarının güvenliğini sağlamak, bakımını kolaylaştırmak ve verimliliği artırmak amacıyla hurdadan topladığı malzemelerle 5 farklı donanıma sahip olan akıllı bir kümes kapısı sistemi geliştirdi. Sistem sayesinde kümes kapısı, haftanın belirli günlerinde otomatik açılıp kapanarak, hava durumuna göre kendini de ayarlayabiliyor. Ayrıca Özdemir’in kurduğu kümes sistemi, gün ışığını da takip ederek karanlıkta kapanıyor ve kapı kapanmadan önce devreye giren ses sistemi, tavukları buğday sesiyle kümese yönlendiriyor. Sabah kümesten çıkan ve akşam kümese dönen tavuk sayısı ekrandan takip edilebilen Özdemir, hem hayvanların güvenliğini sağlıyor hem de bakım işlerini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. "Kümeste sensörler bulunuyor" Ahmet Özdemir, hurda malzemelerden bu akıllı kümesi yaptıklarını ifade ederek, "Bu yapmış olduğumuz akıllı kümes kapısı, sabahları ve akşamları belirli saatlerde açılıp kapanıyor. Akşamları kurduğumuz sistem ile tavukları geri alıyoruz. 2 dakika boyunca buğday sesi ile tavukları organize ediyoruz. Kapı 45 saniye sonra kapanarak, hiçbir hayvana bir zarar gelmez. Kapı üzerinde bir sayaç vardır. Bu sayaç, içeriye giren hayvanları sayıyor. Bu sistemde hava sıcaklığı sensörü vardır. Dışarı 4 dereceden soğuk ise kapı açılmaz. Çatı kısmında ise yağmur sensörü bulunmaktadır. Yağmur ve kar yağdığında sistem devreye girerek kapı açılmaz. Hurda malzemelerden tedarik ederek, bu akıllı kümesi yaptık" dedi.
Osman Zeki Korkmaz: "Amed deplasmanı zor geçecek"
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 18:51 Osman Zeki Korkmaz: "Amed deplasmanı zor geçecek" Sivasspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, hafta sonu Amed Sportif Faaliyetler ile oynayacakları maça ilişkin, "Zor bir deplasman aynı zaman da güzel de bir deplasman. Güzel bir maç oynayabileceğimiz bir deplasman" dedi. Trendyol 1. Lig’in 3. haftasında deplasmanda Amed Sportif Faaliyetler ile karşılaşacak olan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına 1 günlük iznin ardından yeniden başladı. Sivasspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bodrum FK ile 1-1 berabere kaldıkları maçı değerlendirerek sözlerine başlayan Korkmaz, "Ligde 2. maçımızı oynadık. Önümüzdeki 2 maçı evde oynamayacağız. Ardından da milli ara var. Uzun bir ara vereceğiz Sivas’ta maç oynamak için. Bodrum maçından sonra söylediğim gibi herkesin gördüğü eksikler vardı. Hem oyun hem de oyuncu anlamında. Bodrum maçında skor olarak olmasa da oyun olarak biraz tatmin olduğumuz bir hafta oldu. 1 haftada takım güzel bir gelişim gösterdi. Sivasspor en kötü bu kadar oynamalı bundan sonra. Üzerine koyarak devam etmeliyiz. Transfer sezonu devam ediyor. 1-2 oyuncu takviyesi daha yapacağız. Acele etmeden son ana kadar araştıracağız" diye konuştu. "Amed deplasmanı zor geçecek" Amed Sportif Faaliyetler maçının zor geçeceğini söyleyen Korkmaz, "Rakibin analinizi yaptık. Amed Spor geçen sene bu ligde tecrübelenmiş bir takım. Transfer konusunda kuvvetli takımlardan bir tanesi. Çok iyi hazırlandıklarını düşünüyorum kadro ve çalışma olarak. Ligde onlarda bizim gibi biraz geride kaldılar o anlamda Amed için iç sahada final olarak görecekleri maçtır. Biz yolumuza tane tane devam ediyoruz. Zor bir deplasman aynı zaman da güzel de bir deplasman. Güzel bir maç oynayabileceğimiz bir deplasman. Gittiğimiz her stadyumda kendi futbol kültürümüzü sahaya koymaya çalışan bir kulübüz. Hedefimiz olumlu tempolu futbolumuzu artırarak devam etmek olacak" diye konuştu. Çalışmalar tam gaz Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör Osman Zeki Korkmaz ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra 5’e 2 top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla idmanını tamamladı. Antrenmanı bir grup taraftar da takip etti.
Uzmanı açıkladı: "Prostat büyümesinde tedaviden korkmayın"
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:44 Uzmanı açıkladı: "Prostat büyümesinde tedaviden korkmayın" İdrar kesesinin altına yerleşmiş kestane büyüklüğünde erkek salgı bezi olan prostatın 40-50 yaş sonrası erkeklerde, bazı sorunlara neden olabildiğini ifade eden Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökçe, prostat büyümesinin tedavi edilebildiğini söyledi. Prostatın büyümesiyle zayıf idrar yapma, gece idrara kalkma, sık idrara çıkma, idrarı kesik kesik yapma, idrar yapmada bekleme, idrarı tam boşaltamama gibi sorunlar meydana geldiğini kaydeden Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Gökçe, "İdrar çok zayıfsa, hastanın şikayetleri çoksa, hastaya sonda konmuşsa, idrar kesesi tam boşaltılamıyorsa, ilaçlara rağmen düzelmiyorsa ameliyat yapılması gerekebilir. Prostat ameliyatında amaç, sonradan büyüyen adenom denilen dokunun çıkarılmasıdır" dedi. Çeşitli yöntemlerle tedavi yapılıyor Prostat büyümesinde çeşitli yöntemlerle tedaviler yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Gökhan Gökçe, "TUR ameliyatı bu durumlarda uygulanır. Bu yöntemde hastaya genel veya spinal anestezi verildikten sonra prostat dokusunun idrar yolundan rezektoskop denilen özel bir alet ile girilerek parça parça kesilerek dışarı alınır. Plazmakinetik, Greenlight kullanılan diğer yöntemlerdir. Green Light prostat ameliyatı, bir lazer tedavisidir. Bu yöntemle büyüyen prostat bezi buharlaştırılır. Her yöntemin uygun olduğu vakalar vardır. Uygun hastaya doğru yöntemi uygulamak hastanın konforunu artırmaktadır. Hastanın şikayetleri, prostatın büyüklüğü ve hasta talepleri hangi yöntem ile ameliyatı gerçekleştireceğimiz konusunda bize yol gösteriyor" dedi. "HOLEP de uygulanabilir" HOLEP ile de tedavinin yapıldığını ve bunun prostatın lazer ile çıkarılması olduğunu ileten Prof. Dr. Gökhan Gökçe, "HOLEP ameliyatı, kalp akciğer hastalığı olanlara da yapılabilir. Bu tür operasyonlarda erkekler, cinselliğin etkileneceğini düşünebilir ama meni kanallarına hiçbir zarar verilmediği için, meni gelmeye devam eder ve tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olunabilir" şeklinde konuştu.
Ecdat ruh hastalıklarını 8 asır önce sesle tedavi ediyordu
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 08:52 Ecdat ruh hastalıklarını 8 asır önce sesle tedavi ediyordu Ortaçağ’ın karanlık Avrupa’sında akıl hastaları yakılarak öldürülürken, Sivas’ın Divriği ilçesinde 8 asır önce inşa edilen Divriği Ulucami ve Darüşşifasında akıl hastaları sesle tedavi ediliyordu, camideki akustik günümüz mimar, mühendis ve bilim insanlarını kendine hayran bırakıyor. Sivas’ın Divriği ilçesinde 1228 tarihinde Anadolu Selçukluları zamanında Selçuklulara bağlı Mengücekli beyliği döneminde Mengücek şahı Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah ve eşi Melike Turan Hanım tarafından yaptırılan Ulucami ve darüşşifası, Türkiye’de Unesco tarafından Dünya kültür mirasına dahil edilen anıtsal ilk eser olmuştu. Eserin baş mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah tarafından inşa edilen cami üzerindeki motifler ve mimari özellikleri kadar iç kısmındaki ses akustiği ile de dikkat çekiyor. Caminin belli bölümlerinde çıkartılan seslen hiçbir teknolojik cihaza gerek kalmadan caminin dört bir tarafına eşit bir şekilde yayılıyor. Camideki akustik sistem bugün bile bilim insanlarını kendine hayran bırakıyor. En küçük bir ses bile caminin diğer ucundan duyulabiliyor Sanat Tarihçisi Onur Aydın, camideki mükemmel mimari ve akustik mühendisliği ile bir uçta kısık sesle konuşulanın diğer bir uçta rahatlıkla duyulabildiğini belirtip, "Divriği Ulucami’si 13. Yüzyıl Mengücek yapısıdır. Darüşşifa ve cami olarak iki bölümden oluşan bir külliye şeklindedir. Ahmet Şah ve eşi Melike Turan Hanım tarafından yaptırılmıştır. Ustası ve mimarı Ahlatlı Hürrem şahtır. Burada bir ses mühendisliği söz konusu. Mimaride kullanılan taşlar, kubbe geometrisi, iç mekandaki boşluk dağılımı sesin yankılanmadan çok net ve eşit bir şekilde yayılıyor. Mesela mihrabın önünde konuşulan en küçük bir şey caminin diğer kısımlarından net bir şekilde anlaşılabiliyor. Bu, günümüz şartlarının teknolojileri kullanılmadan o dönemin imkanları ile başarılmış. Buda ize iç mekan boşluk dağılımının harika bir şekilde yapıldığını gösteriyor." dedi. Su sesi ile akıl hastaları tedavi edildi Aydın, caminin darüşşifa kısmında su sesi ve mükemmel akustik sistemiyle ruh ve akıl hastalarının tedavi edildiğini ifade ederek şunları söyledi. "Darüşşifa bölümünün ortasında bir havuz yer alıyor. Bu bölümdeki akustik mimari, havuzdan çıkan su sesi ile döneminde akıl ve ruh hastaları tedavi edilmiştir. Havuzdan çıkan su sesi mükemmel akustik dağılımı ile hastaların ruhsal ve fiziksel anlamda rahatlamasını sağlamıştır. O dönem bu yöntemle hastaların tedavi edilebildiği tek örnek olarak gösterebiliriz. Bu özellikleri Divriği Ulucami’sinin dünya üzerindeki eşsiz bir miras olduğunu kanıtlamaktadır."
‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokolü imzalandı
19 Ağustos 2025 Salı - 16:12 ‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokolü imzalandı Sivas Belediyesi ile Türkiye Darüşşifa Vakfı arasında "Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi"nin yapımı için iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında külliyenin yapılacağı alan Belediye tarafından tahsis edilirken inşaat ve tüm yapım süreci Vakıf öncülüğünde hayırsever iş insanı Ali Duran tarafından üstlenilecek. Protokol, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ile Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz arasında imzalandı. Törene, vakıf kurucularından emekli Vali Adnan Yılmaz, hayırsever iş insanı Ali Duran ve Sivas Gürünlüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nafız Yaman da katıldı. Protokol töreninde konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, projenin şehre büyük katkı sağlayacağını belirterek "Ali Duran amcamızın destekleriyle ve onun katkılarıyla Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi Projesi’ne inşallah bu işbirliği protokolü ile başlamış bulunmaktayız. Eski MİT binasının olduğu yerde şehrimize büyük değer katacak, özellikle o bölgede yaşayan hemşehrilerimize çok büyük hizmette bulunacak bir külliye projesine inşallah başlıyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi içerisinde Ali Duran Aile Sağlığı Merkezi olacak, Alzheimer hastalarımız için Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Kitap Kafe ve Kütüphane, ihtiyaç sahibi insanlara hizmet edecek bir aşevi, çocuklar ve gençler için bir teknoloji merkezi, küçük yaştaki çocuklarımız için Diyanetimizin destekleriyle bir Kur’an kursu gibi içerisinde birçok sosyal alanı, sağlık alanı ve eğitim alanı barındıran bir projenin inşallah bugün itibari ile başlangıcını yapmış bulunmaktayız. Sivas Belediyesi ile Darüşşifa Vakfı bu projeyi ortak gerçekleştirecek. İnşallah hızlı bir şekilde proje tamamlanacak. Eski MİT binasının olduğu yer Belediyemize aitti. Arsa Belediyemizden, yapımı vakfımız tarafından karşılanacak. Maddi boyutunu da Ali Duran amcamız karşılayacak. Bu önemli hayrından dolayı kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim inşallah bu hayır işinin sonunu da görmeyi nasip eder. Şehrimizde ilk olma özelliği taşıyacak bu projeye vesile olan Düzce eski Valimiz Sayın Adnan Yılmaz’a, Ali Duran amcamıza, Darüşşifa Vakfımıza ve Gürünlüler Derneği Başkanımız Nafız Yaman’a teşekkürlerimi sunuyorum. Sözümü de en son İzzettin Keykavus’un bir sözüyle bitirmek istiyorum. "Biz ki cihanı terk edip gittik zahmet ve rahatını nakşedip gittik şimdiden sonra nöbet sizdedir." Bizler de bir gün bir şeyleri nakşedip gideceğiz. Bizler de bizden sonrakilere nöbeti devredip gideceğiz. Önemli olan bu güzel atmosferde, gök kubbede hoş bir seda bırakmak. İnşallah bizler de güzel bir seda bırakıp gideceğiz. Tekrar şehrimiz için hayırlı olsun" dedi. Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz ise "Türkiye Darüşşifa Vakfı malumunuz merkezi Sivas olan bir vakfımız. Belediyemiz Sivaslı bir vakfa da aynı zamanda destek vermiş oluyor. Hayallerini gerçekleştirme noktasında bizimle beraber bir iş birliğine inşallah bugün itibari ile imza atmış olacağız. Külliye projemiz aslında Türkiye’de bir ilk olacak. Özellikle eski darüşşifa yapılarının biyofilik yapı tasarımda olduğu tespit edilmiş ki bu da iyileştiren mimari diye ifade ediliyor. Eski darüşşifa yapılarındaki o iyileştiren mimariyi, ortasında havuzu, etrafında kuş cıvıltıları ile ağaçları, geniş bir eyvanının olması vesaire çok kıymetli bir proje olacak. Diğer taraftan günümüzün teknolojisini de birleştireceğiz. İnşallah bu noktada yeşil bina sertifikası olmasını da hedef diyoruz. İnanıyoruz ki bu proje Sivas’ımıza, Sivas halkımıza, Türkiye’mize ve gönül coğrafyamıza örnek bir proje olur. Bu noktada gönül veren, destek olmak isteyen herkese de şimdiden vakfımızın kurucusu Ali Duran’ın hayrının yanına benim de bir tuğlam olsun diyen varsa bu noktada elbette kapımız da açık olacak. Ancak elimizden geldiğince biz vakıf olarak bunu üstlenmeye gayret edeceğiz. Bu noktada bizlere göstermiş olduğu teveccühlerinden dolayı sayın Başkanımıza, bizlere yol göstermesinden dolayı sayın Sivas Valimize tekrar teşekkürlerimizi arz ediyoruz." şeklinde konuştu. Hayırsever Ali Duran, "Niyetimiz halis, elimizden geleni ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu bizim için bir başlangıç. İnşallah halkımız da destek verir, bizden sonraki nesiller daha ileri taşır." diyerek duygularını paylaştı. Yeşil Bina sertifikalı kapsamlı bir sosyal kompleks Yeşil bina sertifikalı olarak inşa edilmesi planlanan külliye içerisinde birçok sosyal ve sağlık hizmeti alanı yer alacak. Proje içerisinde; Ali Duran Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Darürraha Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Darüzziyafe Sofrası (Aşevi), Teknoloji Geliştirme Sınıfı, Kitap Kafe, 4-6 Yaş Enderun Kreşi, Çocuklar için oyun alanı, Hilal Mescidi, Kütüphane, Eğitim salonu, Aile Okulu, Su sebili, Şadırvan, Saat Kulesi, Arastalar bulunacak.
‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokol imzalandı
19 Ağustos 2025 Salı - 16:06 ‘Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi’ protokol imzalandı Sivas Belediyesi ile Türkiye Darüşşifa Vakfı arasında "Muhsin Yazıcıoğlu Darüşşifa Külliyesi"nin yapımı için iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında külliyenin yapılacağı alan Belediye tarafından tahsis edilirken inşaat ve tüm yapım süreci Vakıf öncülüğünde hayırsever iş insanı Ali Duran tarafından üstlenilecek. Protokol töreni, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ile Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz arasında imzalandı. Törene, vakıf kurucularından emekli Vali Adnan Yılmaz, hayırsever iş insanı Ali Duran ve Sivas Gürünlüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nafız Yaman da katıldı. Protokol töreninde konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, projenin şehre büyük katkı sağlayacağını belirterek "Ali Duran amcamızın destekleriyle ve onun katkılarıyla Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi Projesi’ne inşallah bu işbirliği protokolü ile başlamış bulunmaktayız. Eski MİT binasının olduğu yerde şehrimize büyük değer katacak, özellikle o bölgede yaşayan hemşehrilerimize çok büyük hizmette bulunacak bir külliye projesine inşallah başlıyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi içerisinde Ali Duran Aile Sağlığı Merkezi olacak, Alzheimer hastalarımız için Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Kitap Kafe ve Kütüphane, ihtiyaç sahibi insanlara hizmet edecek bir aşevi, çocuklar ve gençler için bir teknoloji merkezi, küçük yaştaki çocuklarımız için Diyanetimizin destekleriyle bir Kur’an kursu gibi içerisinde birçok sosyal alanı, sağlık alanı ve eğitim alanı barındıran bir projenin inşallah bugün itibari ile başlangıcını yapmış bulunmaktayız. Sivas Belediyesi ile Darüşşifa Vakfı bu projeyi ortak gerçekleştirecek. İnşallah hızlı bir şekilde proje tamamlanacak. Eski MİT binasının olduğu yer Belediyemize aitti. Arsa Belediyemizden, yapımı vakfımız tarafından karşılanacak. Maddi boyutunu da Ali Duran amcamız karşılayacak. Bu önemli hayrından dolayı kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim inşallah bu hayır işinin sonunu da görmeyi nasip eder. Şehrimizde ilk olma özelliği taşıyacak bu projeye vesile olan Düzce eski Valimiz Sayın Adnan Yılmaz’a, Ali Duran amcamıza, Darüşşifa Vakfımıza ve Gürünlüler Derneği Başkanımız Nafız Yaman’a teşekkürlerimi sunuyorum. Sözümü de en son İzzettin Keykavus’un bir sözüyle bitirmek istiyorum. "Biz ki cihanı terk edip gittik zahmet ve rahatını nakşedip gittik şimdiden sonra nöbet sizdedir." Bizler de bir gün bir şeyleri nakşedip gideceğiz. Bizler de bizden sonrakilere nöbeti devredip gideceğiz. Önemli olan bu güzel atmosferde, gök kubbede hoş bir seda bırakmak. İnşallah bizler de güzel bir seda bırakıp gideceğiz. Tekrar şehrimiz için hayırlı olsun." dedi. Türkiye Darüşşifa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tarık Eren Yılmaz ise "Türkiye Darüşşifa Vakfı malumunuz merkezi Sivas olan bir vakfımız. Belediyemiz Sivaslı bir vakfa da aynı zamanda destek vermiş oluyor. Hayallerini gerçekleştirme noktasında bizimle beraber bir iş birliğine inşallah bugün itibari ile imza atmış olacağız. Külliye projemiz aslında Türkiye’de bir ilk olacak. Özellikle eski darüşşifa yapılarının biyofilik yapı tasarımda olduğu tespit edilmiş ki bu da iyileştiren mimari diye ifade ediliyor. Eski darüşşifa yapılarındaki o iyileştiren mimariyi, ortasında havuzu, etrafında kuş cıvıltıları ile ağaçları, geniş bir eyvanının olması vesaire çok kıymetli bir proje olacak. Diğer taraftan günümüzün teknolojisini de birleştireceğiz. İnşallah bu noktada yeşil bina sertifikası olmasını da hedef diyoruz. İnanıyoruz ki bu proje Sivas’ımıza, Sivas halkımıza, Türkiye’mize ve gönül coğrafyamıza örnek bir proje olur. Bu noktada gönül veren, destek olmak isteyen herkese de şimdiden vakfımızın kurucusu Ali Duran’ın hayrının yanına benim de bir tuğlam olsun diyen varsa bu noktada elbette kapımız da açık olacak. Ancak elimizden geldiğince biz vakıf olarak bunu üstlenmeye gayret edeceğiz. Bu noktada bizlere göstermiş olduğu teveccühlerinden dolayı sayın Başkanımıza, bizlere yol göstermesinden dolayı sayın Sivas Valimize tekrar teşekkürlerimizi arz ediyoruz." şeklinde konuştu. Hayırsever Ali Duran, "Niyetimiz halis, elimizden geleni ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu bizim için bir başlangıç. İnşallah halkımız da destek verir, bizden sonraki nesiller daha ileri taşır." diyerek duygularını paylaştı. Yeşil Bina sertifikalı kapsamlı bir sosyal kompleks Yeşil bina sertifikalı olarak inşa edilmesi planlanan külliye içerisinde birçok sosyal ve sağlık hizmeti alanı yer alacak. Proje içerisinde; Ali Duran Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Darürraha Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi, Darüzziyafe Sofrası (Aşevi), Teknoloji Geliştirme Sınıfı, Kitap Kafe, 4-6 Yaş Enderun Kreşi, Çocuklar için oyun alanı, Hilal Mescidi, Kütüphane, Eğitim salonu, Aile Okulu, Su sebili, Şadırvan, Saat Kulesi, Arastalar bulunacak. (RM-
Eğitim paydaşları çalıştayda bir araya geldi
19 Ağustos 2025 Salı - 13:15 Eğitim paydaşları çalıştayda bir araya geldi Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, il genelindeki eğitim hizmetlerinin niteliğini artırmak, sorunları tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla ’Eğitim Paydaşları Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Sivas Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’nda düzenlenen çalıştaya, Vali Yardımcısı İlhami Doğan, Millî Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, birim amirleri, ilçe millî eğitim müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, veliler, öğrenci temsilcileri, STK temsilcileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programın açış konuşmasını Millî Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan gerçekleştirdi. Erdoğan, "Eğitimde kaliteyi yükseltmek için tüm paydaşlarımızın görüş ve önerileri bizim için çok değerli. Bir ülkenin varlığını devam ettirmesinin temelini oluşturan eğitim, bireyin ve toplumun gelişmesini sağlayan millî ve manevi değerlerini nesilden nesile aktaran oldukça önemli bir süreçtir. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi öğretmen, öğrenci, veli ve idareciler başta olmak üzere toplumun her kesimine büyük sorumluluklar yüklenmektedir. Bu bilinç ile bizler bugün eğitim paydaşları çalıştayımızda tüm paydaşlarımızı Sivas’ta aynı masa etrafında bir araya getirdik. Çünkü biliyoruz ki Sultan Şehir Sivas gibi camileri ile medreseleri ile her dönem eğitimin kalbi olan bir şehirden eğitim- öğretim faaliyetlerini yalnızca yazılı bir müfredat çerçevesine hapsetmek öğrencilerimiz için büyük bir haksızlık olacaktır. Bizler istiyoruz ki okullarımızda eğitim-öğretim faaliyetleri kadar sosyal, kültürel çalışmalara da yer verelim. Bugün burada eğitim paydaşlarımız ile okul- veli iletişimi, akademik başarı, kantin, toplu taşıma hizmetleri, okul güvenliği, sosyal, kültürel faaliyetler gibi konuları kapsamlı bir şekilde ele alacağız" dedi. Erdoğan’ın konuşmasının ardından katılımcılara hitap eden Vali Yardımcısı İlhami Doğan ise, çalıştayda görev alan tüm katılımcıları tebrik etti. Doğan, yapılan çalıştayın büyük önem arz ettiğini belirterek; "Bugün burada, Sivas’ımızın eğitim alanındaki hedeflerini, mevcut durumunu ve geleceğe yönelik stratejilerini istişare etmek üzere bir aradayız. "Eğitim Paydaşları Çalıştayı"nın, ilimizde eğitim hizmetlerinin kalitesini yükseltme yolunda önemli bir adım olduğuna inanıyorum. Eğitim, toplumların gelişmesinde en temel unsurdur. Bir ülkenin sahip olduğu en büyük güç, iyi yetişmiş, donanımlı ve ahlaklı bireylerdir. Bu noktada, öğretmenlerimizden yöneticilerimize, velilerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar herkesin bu sürece katkısı çok önemlidir. Bugün burada yapılacak görüşmeler, sadece sorunları tespit etmekle kalmayacak; aynı zamanda somut, uygulanabilir çözüm önerilerini ortaya koyacaktır. Hepimizin ortak amacı; çocuklarımızın akademik başarılarının yanı sıra millî ve manevi değerlerle donatılmış, özgüvenli, üretken bireyler olarak yetişmesidir" ifadelerini kullandı.
Kayısı meyve vermedi, üretici bahçesine ata tohumu domates ekti
19 Ağustos 2025 Salı - 11:58 Kayısı meyve vermedi, üretici bahçesine ata tohumu domates ekti Nisan ve Mayıs ayında etkili olan soğuk hava, Gürün ilçesinde kayısı ağaçları olumsuz etkilemiş, çiçeklerin yanmasına sebep olmuştu. Ağaçlarından meyve alamayan bir üretici, kayısı bahçesine ata tohumundan domates ekerek ürünlerini hasat etmeye başladı. Türkiye’de kayısı üretiminde önemli bir yere sahip olan Gürün ilçesinde, geçtiğimiz bahar ayında etkili olan soğuk hava nedeniyle kayısı ağaçları don vurmuş, üreticiler zor durumda kalmıştı. İlçede yaşayan Ahmet Deveci ise bu durum karşısında kayısı yerine ata tohumundan elde ettiği domatesleri toprakla buluşturdu. 8 dönümlük arazisine 10 bin 500 kök domates eken Deveci, elde ettiği ürünleri Gürün ve çevre illere gönderiyor. Deveci, ekilen ürünlerin sonuçlarını aldıklarını belirterek, organik ata tohumundan domatesler yetiştirdiğini ifade etti. "Bir yola çıktık" Ahmet Deveci, yaptıkları üretimin karşılığını aldıklarını belirterek, "Sivas’ın Gürün ilçesinde 8 dönümlük bir bahçe içerisinde 10 bin 500 kök domates, 3 bin 500 kök biber ektik. Gürün halkını kalkındırmak için bir yola çıktık. Yapmış olduğumuz bu üretimin karşılığını da almaya başladık. Organik ata tohumundan domateslerimiz yetişti. Ürünümüzü Sivas ve çevresine dağıtmaya başladık. Bu yola başlarken hem üretim yapalım hem de ülkemize katkıda bulunalım istedik. Sonuçlarını da almaya başladık. Yaklaşık 3 bin kök salçalık domatesimiz var" dedi.
Kayısı meyve vermedi, üretici bahçesine ata tohumu domates ekti
19 Ağustos 2025 Salı - 11:54 Kayısı meyve vermedi, üretici bahçesine ata tohumu domates ekti Nisan ve Mayıs ayında etkili olan soğuk hava, Gürün ilçesinde kayısı ağaçları olumsuz etkilemiş, çiçeklerin yanmasına sebep olmuştu. Ağaçlarından meyve alamayan bir üretici, kayısı bahçesine ata tohumundan domates ekerek ürünlerini hasat etmeye başladı. Türkiye’de kayısı üretiminde önemli bir yere sahip olan Gürün ilçesinde, geçtiğimiz bahar ayında etkili olan soğuk hava nedeniyle kayısı ağaçları don vurmuş, üreticiler zor durumda kalmıştı. İlçede yaşayan Ahmet Deveci ise bu durum karşısında kayısı yerine ata tohumundan elde ettiği domatesleri toprakla buluşturdu. 8 dönümlük arazisine 10 bin 500 kök domates eken Deveci, elde ettiği ürünleri Gürün ve çevre illere gönderiyor. Deveci, ekilen ürünlerin sonuçlarını aldıklarını belirterek, organik ata tohumundan domatesler yetiştirdiğini ifade etti. "Bir yola çıktık" Ahmet Deveci, yaptıkları üretimin karşılığını aldıklarını belirterek, "Sivas’ın Gürün ilçesinde 8 dönümlük bir bahçe içerisinde 10 bin 500 kök domates, 3 bin 500 kök biber ektik. Gürün halkını kalkındırmak için bir yola çıktık. Yapmış olduğumuz bu üretimin karşılığını da almaya başladık. Organik ata tohumundan domateslerimiz yetişti. Ürünümüzü Sivas ve çevresine dağıtmaya başladık. Bu yola başlarken hem üretim yapalım hem de ülkemize katkıda bulunalım istedik. Sonuçlarını da almaya başladık. Yaklaşık 3 bin kök salçalık domatesimiz var" dedi.