Yerel Haberler
Sivas
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:03 Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var Sivas’ta oyun oynanmayan kahvehanede her yaştan ve meslekten insanı müzik, türkü söyleyip, çalınan müzikleri ve söylenen türküleri dinleyip vakit geçiriyor. Sivas’ta geleneksel kahvehane anlayışına farklı bir soluk getiren bir işletme, müzik ve sohbeti harmanlayan konseptiyle dikkat çekiyor. Günün her saatinde canlı müziğin eksik olmadığı kahvehanede, farklı meslek gruplarından ve yaşlardan vatandaşlar bir araya gelerek hem enstrüman çalıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Duvarlarda asılı gitar, bağlama ve çeşitli enstrümanlar ise mekâna adeta bir müzik atölyesi havası katıyor. Kahvehaneye gelen vatandaşlar yalnızca çay içip sohbet etmekle kalmıyor, aynı zamanda müziğin bir parçası olma imkânı da buluyor. Enstrüman çalmayı bilenler oturdukları yerden çalarak eşlik ederken, bilmeyenler ise hem dinliyor hem de öğrenme fırsatı yakalıyor. Bu yönüyle mekân, klasik kahvehanelerden ayrılarak daha üretken ve paylaşım odaklı bir ortam sunuyor. "Bu kahvehane dedikodu yapılmıyor, siyaset konuşulmuyor" Derslerden sonra kahvehaneye gelerek stres attığını belirten Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, "Bu kahvemizde günün her saati canlı müzik yapılıyor. Her kesimden insanın geldiği bu kahvemize çay içmeye gelebilir, sohbet edebilirsiniz. Halkımızdan vatandaşlarımız, memurlar, akademik kariyer yapan insanlar, mühendisler gibi her kesimden vatandaşlarımız geliyor. Enstrüman çalmayı bilen vatandaşlarımız gelip buradaki müzik aletlerinden alarak çalabiliyorlar. Çok dostane muhabbetin, sohbetin oldukça fazla olduğu, bunun da müzikle süslendiği sıcak bir ortam oluşuyor burada. Sivaslı hemşerilerimizi, Sivas’a tatile gelenleri veya Sivas’tan geçerek başka illere giden vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Günümüzde insanlar kahvehanelere oturup oyunlar oynuyorlar ve dedikodu yapıyorlar. Bizim buradaki kahvehanemizde öylesi bir ortam oluşmuyor. Buraya gelen insanlar o günkü streslerini, yaşadıkları şeyleri geride bırakarak burada müzik yapıyorlar. Bu kahvehane dedikodudan, kahvehanelerde dönen siyaset muhabbetlerinden uzak, burada enstrüman çalıp müzik söylüyorlar. Burada enstrüman çalmayı bilenler de bilmeyenlere öğretiyor. Burası Sivas’ta eşi benzeri bulunmayan bir kahvehane. Ben, bir matematik öğretmeni olarak, ağır ve stresli işin gün sonunda buraya gelerek müzik söyleyip dinleyerek stresimi atıyorum. Herkese de tavsiye ederim. Buranın sloganı, ‘Günün her saati müzik, çay, sohbet, muhabbet’ Bunu bulacağınız başka bir yer yok" diye konuştu. "Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor" Kahveye gelenlerin enstrüman çalmayı da öğrenme fırsatının olduğunu ifade eden İşletme sahibi Samet Tetik, "Sivas’ımızın yıllardır süregelen kültüründe müzik var. Bizim de böylesi bir yer açma fikrimiz vardı. Daha sonra da ben burayı devraldım. Biz de bu şekilde müzik yaparak burayı işletmeye devam etmek istiyoruz. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmıyorlar. Burada yaklaşık 10 yıldır müzik yapılıyor. Enstrüman çalmayı öğrenmek ve müzik dinleyip oturmak isteyenlere bizim kapımız her zaman açık. Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor. Çalgı aleti çalabilenler, duvarda asılı olan enstrümanlardan alıp çalıyorlar. Biz de bu durumdan oldukça memnun kalıyoruz. Bildiklerimizi öğretiyoruz, bilmediklerimizi de onlardan öğreniyoruz" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:58 Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var Sivas’ta oyun oynanmayan kahvehanede her yaştan ve meslekten insanı müzik, türkü söyleyip, çalınan müzikleri ve söylenen türküleri dinleyip vakit geçiriyor. Sivas’ta geleneksel kahvehane anlayışına farklı bir soluk getiren bir işletme, müzik ve sohbeti harmanlayan konseptiyle dikkat çekiyor. Günün her saatinde canlı müziğin eksik olmadığı kahvehanede, farklı meslek gruplarından ve yaşlardan vatandaşlar bir araya gelerek hem enstrüman çalıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Duvarlarda asılı gitar, bağlama ve çeşitli enstrümanlar ise mekâna adeta bir müzik atölyesi havası katıyor. Kahvehaneye gelen vatandaşlar yalnızca çay içip sohbet etmekle kalmıyor, aynı zamanda müziğin bir parçası olma imkânı da buluyor. Enstrüman çalmayı bilenler oturdukları yerden çalarak eşlik ederken, bilmeyenler ise hem dinliyor hem de öğrenme fırsatı yakalıyor. Bu yönüyle mekân, klasik kahvehanelerden ayrılarak daha üretken ve paylaşım odaklı bir ortam sunuyor. "Bu kahvehane dedikodu yapılmıyor, siyaset konuşulmuyor" Derslerden sonra kahvehaneye gelerek stres attığını belirten Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, "Bu kahvemizde günün her saati canlı müzik yapılıyor. Her kesimden insanın geldiği bu kahvemize çay içmeye gelebilir, sohbet edebilirsiniz. Halkımızdan vatandaşlarımız, memurlar, akademik kariyer yapan insanlar, mühendisler gibi her kesimden vatandaşlarımız geliyor. Enstrüman çalmayı bilen vatandaşlarımız gelip buradaki müzik aletlerinden alarak çalabiliyorlar. Çok dostane muhabbetin, sohbetin oldukça fazla olduğu, bunun da müzikle süslendiği sıcak bir ortam oluşuyor burada. Sivaslı hemşerilerimizi, Sivas’a tatile gelenleri veya Sivas’tan geçerek başka illere giden vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Günümüzde insanlar kahvehanelere oturup oyunlar oynuyorlar ve dedikodu yapıyorlar. Bizim buradaki kahvehanemizde öylesi bir ortam oluşmuyor. Buraya gelen insanlar o günkü streslerini, yaşadıkları şeyleri geride bırakarak burada müzik yapıyorlar. Bu kahvehane dedikodudan, kahvehanelerde dönen siyaset muhabbetlerinden uzak, burada enstrüman çalıp müzik söylüyorlar. Burada enstrüman çalmayı bilenler de bilmeyenlere öğretiyor. Burası Sivas’ta eşi benzeri bulunmayan bir kahvehane. Ben, bir matematik öğretmeni olarak, ağır ve stresli işin gün sonunda buraya gelerek müzik söyleyip dinleyerek stresimi atıyorum. Herkese de tavsiye ederim. Buranın sloganı, ‘Günün her saati müzik, çay, sohbet, muhabbet’ Bunu bulacağınız başka bir yer yok" diye konuştu. "Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor" Kahveye gelenlerin enstrüman çalmayı da öğrenme fırsatının olduğunu ifade eden İşletme sahibi Samet Tetik, "Sivas’ımızın yıllardır süregelen kültüründe müzik var. Bizim de böylesi bir yer açma fikrimiz vardı. Daha sonra da ben burayı devraldım. Biz de bu şekilde müzik yaparak burayı işletmeye devam etmek istiyoruz. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmıyorlar. Burada yaklaşık 10 yıldır müzik yapılıyor. Enstrüman çalmayı öğrenmek ve müzik dinleyip oturmak isteyenlere bizim kapımız her zaman açık. Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor. Çalgı aleti çalabilenler, duvarda asılı olan enstrümanlardan alıp çalıyorlar. Biz de bu durumdan oldukça memnun kalıyoruz. Bildiklerimizi öğretiyoruz, bilmediklerimizi de onlardan öğreniyoruz" dedi.
Elleri bağlanıp boğazları kesilen kardeşlerin davasında ilk duruşma görüldü
05 Eylül 2025 Cuma - 11:26 Elleri bağlanıp boğazları kesilen kardeşlerin davasında ilk duruşma görüldü Sivas’ta elleri bağlanıp boğazları kesilerek öldürülen Umutcan ve milli sporcu Melisa Şimşek kardeşlerin cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez’in yargılanmasına başlanıldı, anne Aşyegül Şimşek katil için idam istedi. Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülün ilk duruşmada Şimşek ailesinin avukatı, aile mensupları ve tanıklar hazır bulundu. Ölen gençlerin annesi Ayşegül Şimşek duruşmaya üzerinde çocuklarının resmi bulunun tişörtle katıldı. Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan ancak Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesine sevk edilen cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez duruşmaya katılmadı. Sönmez’in Mesila Şimşek’e yönelik, ‘çocuğa karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikle kasten adam öldürme", Umutcan Şimşek’e karşı da "tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davada sanık avukatı sessiz kaldı. Acılı anne Aşyegül Şimşek, çocuklarının katili için idam istedi. Şimşek ayrıca konuyla ilgili olarak yıllardır kendisinden haber alınamayan kocası ve çocuklarının babası Uğur Şimşek’in kardeşlerinin de dinlenmesini istedi. Şimşek katili hiçbir şekilde tanımadıklarını da ifade etti. Mağdur tarafın avukatı, cinayet zanlısı ile ölen bocukların babası Uğur Şimşek arasında, 500 bin liralık bir çek itilafı yüzünden geçmişte Ankara Batı Adliyesi’nde görülen dava dosyasının mahkemece incelenmesini talep etti. Duruşma Uğur Şimşek’in kardeşlerinin dinlenmesi ve istenilen dosyanın incelenmesi için 1 Ekim tarihine ertelendi. Bağrışmaları duyup korkudan kapıya çıkmamışlar Mahkemede tanık olarak dinlenen komşulardan biri, 21.35 sularında bağrışma seslerini duyduklarını, kızın ‘yapma, yapma’ diyerek bağırıp kapıyı yumrukladığını ancak korktukları için kapıya çıkamadıklarını belirtti. Çocuklarının katili için idam isteri Duruşma çıkışı basın mensuplarına açıklama yapan anne Şimşek, çocuklarının katili için idam talep ederek, "Adalet yerini bulsun diye istedik. Sanık zaten duruşmaya gelmedi. Kaçıyor mu tam ne olduğunu anlamadım. Adalet gereken cezayı veremiyorsa, adamı bize versinler. Biz gereken cezayı yerine getiririz. Ama biz adalete güveniyoruz. Duruşma da adalet istedim. Bu işin arkasında kim varsa onları da bulsunlar. Ben bu adamın bu işi tek başına yaptığını düşünmüyorum. Bu adam için duruşmada idam istedim. Bize bu adamı versinler ve ibreti alem için meydanda sallandıralım. Her gün bir çocuk ölüyor. Bunların yaşaması ve nefes alması bir hatadır." Dedi. Olay, 6 Mayıs 2025 tarihinde gece yarısı Kılavuz Mahallesi 55. Sokak’taki bir apartmanda yaşanmıştı. Umutcan (22) ve milli sporcu Melisa Şimşek (16) adlı kardeşler, anneleri tarafından evde boğazları kesilerek öldürülmüş olarak bulunmuştu. Melisa Şimşek’in öldürülmeden önce ellerinin bağlandığı belirlenmişti. Olayın ardından, Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından titizlikle yürütülen takip ve 25 saatlik kamera kaydının incelenmesi sonucu cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez (34) 24 saat geçmeden Ankara’da yakalanmıştı.
Sağlık taraması yapılmayan çocuklar, eğitim yılını verimli geçiremeyebilir
05 Eylül 2025 Cuma - 10:49 Sağlık taraması yapılmayan çocuklar, eğitim yılını verimli geçiremeyebilir Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, okulların açılmasına günler kala çocukların sağlıklı bir eğitim dönemi geçirmesi için velilere önemli tavsiyelerde bulundu. Uçar, okula başlamadan önce yapılacak genel sağlık kontrollerinin öğrenim hayatında kayıpların önüne geçebileceğini belirtti. Okulların açılmasına sayılı günler kala, çocukların sağlıklı bir eğitim dönemi geçirebilmeleri için okula başlamadan önce genel bir sağlık taramasından geçirilmesi büyük önem taşıyor. Göz, işitme ve kan tahlili gibi rutin kontrollerin yapılmaması, öğrenme sürecinde ciddi aksamalara hatta öğrencinin bir eğitim yılını verimli geçirememesine ve aldığı eğitimin seviyesinin düşmesine neden olabiliyor. Düzenli sağlık kontrolleri, doğru beslenme alışkanlıkları, yeterli su tüketimi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi, çocukların hem akademik başarısı hem de psikolojik uyumu açısından büyük önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, çocukların okula başlamadan önce rutin kan seviyelerini, anemilerini ve demir eksikliklerine bakılması gerektiğini söyleyerek, "Görme ve işitme sıkıntıları çeken bir çocuk bir eğitim yılını verimli geçiremeyebilir. Bu durum o çocuğun o dönemki aldığı eğitimin seviyesini de düşürür" dedi. "Sağlık kontrolleri önemlidir" Tuğçe Uçar, çocuklarda fark edilemeyen bir problemin çocuğun öğrenim hayatını ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, "Okul çağındaki çocuklarımız için düzenli sağlık kontrolleri çok önemlidir. Yılda bir kez mutlaka kan tahlilleri yapılmalı, göz ve işitme muayeneleri de ihmal edilmemeli. Çünkü bu alanlarda fark edilmeyen bir problem, çocuğun öğrenmesini, algısını ve dikkatini ciddi şekilde etkileyebilir. El hijyeni de çocukların hastalıklardan korunmasında en basit ama en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle okuldan geldiklerinde ya da toplu alanlarda oynadıktan sonra ellerini yıkamayı alışkanlık haline getirmeleri, yıl boyunca geçirecekleri enfeksiyon sayısını büyük ölçüde azaltır. Kahvaltıya ayrıca önem vermeliyiz. Pek çok aile bana ‘çocuğum kahvaltı yapmıyor’ diye geliyor. Aslında çocuklar için kahvaltıyı keyifli hale getirmek mümkün. Mesela renkli tabaklar kullanmak ya da iki üç farklı besin alternatifi sunmak onların iştahını açabiliyor. Beslenme düzeninde her gün mutlaka taze meyve ve sebzeler yer almalı. Okul menülerini takip edin. Eğer Beslenme çantasını siz hazırlıyorsanız içinde mevsim sebze ve meyvelerine yer açmayı unutmayın. Ayrıca çocukların günde ortalama 1-1,5 litre su içmeleri gerekiyor. Hava sıcaksa ya da çok hareket etmişlerse bu miktar daha da artmalı. Çünkü susuz kalan çocuk derste daha çabuk yorulur ve dikkatini toparlamakta zorlanır" dedi. "Psikolojik hazırlık çok önemlidir" Uçar, okuldan dönen çocuğu hemen farklı aktiviteler ile doldurulmaması gerektiğini söyleyerek, "Eve dönen çocuğunuzu hemen farklı aktivitelerle doldurmayın. Okulda zaten dersler ve etkinliklerle yoğun bir gün geçiriyorlar. Eve geldiklerinde biraz serbest zaman bırakmak, onların dinlenmesine ve rahatlamasına yardımcı olur. Son olarak, özellikle ilkokula yeni başlayacak ya da okul değiştirecek çocuklar için psikolojik hazırlık çok önemlidir. Çocuğunuzla okul hakkında konuşun, kaygılarını paylaşmasına izin verin. ‘Okul çok zor olacak’ demek yerine ‘okulda yeni arkadaşların olacak’ gibi motive edici cümleler kurun. Böylece uyum süreci çok daha kolay geçer. Öncelikle çocukların okula başlamadan önce rutin kan seviyelerini, anemilerini ve demir eksikliklerini görmek isteriz. Zihinsel fonksiyonları açısından da b12 vitamini seviyelerini kontrol etmek isteriz. Çocuklarda D vitamini eksikliği çok sık karılaştığımız bir durum D vitamini büyümeyi, gelişmeyi ve bağışıklık sistemini etkileyen bir vitamin. Okul öncesinde eksiklik varsa bunu da tamamlamamız gerekir. Tiroid fonksiyonu testlerini de takip ediyoruz" diye konuştu. "Zihinsel fonksiyonlarına bakıyoruz" Okul öncesinde eksiklikler varsa tamamlanması gerektiğini ifade eden Uçar, "Öncelikle çocukların okula başlamadan önce rutin kan seviyelerini, anemilerini ve demir eksikliklerini görmek isteriz. Zihinsel fonksiyonları açısından da B12 vitamini seviyelerini kontrol etmek isteriz. Çocuklarda D vitamini eksikliği çok sık karılaştığımız bir durum D vitamini büyümeyi, gelişmeyi ve bağışıklık sistemini etkileyen bir vitamin. Okul öncesinde eksiklik varsa bunu da tamamlamamız gerekir. Tiroid fonksiyonu testlerini de takip ediyoruz. Çocuğun farkında olmadan yaşadığı görme ve işitme sorunu okuldaki dikkatini ve algısını çok ciddi derecede etkiler" şeklinde konuştu.
Görenler bir daha baktı, alışılmış renklerin dışındaki traktörler ilgi odağı oldu
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:55 Görenler bir daha baktı, alışılmış renklerin dışındaki traktörler ilgi odağı oldu Sivas’ta düzenlenen tarım fuarında sergilenen renkli traktörler ilgi odağı oldu. Alışılmışın dışındaki sarı, pembe ve mor renkli traktörleri gören vatandaşlar hatıra fotoğrafı çektirdi. 4 Eylül Kongresi’nin 106’ncı yılı etkinlikleri çerçevesinde Sivas’ta tarım fuarı düzenlendi. Tarım ve hayvancılık ekipmanlarının sergilendiği fuarda en çok ilgiyi traktörler gördü. Alışılmışın dışında renkleri ile sergilenen traktörleri görenler, hatıra fotoğrafı çektirdi. Heybetli duruşları ve güçlü yapıları ile dikkat çeken sarı, pembe ve mor renkli traktörler ilgi odağı oldu. Anadolu kadınlarına ithafen pembe renge boyanan ve bir tarım fuarında güzellik ödülü alan pembe renkli traktörün önünde fotoğraf kuyruğu oluştu. "Renginden dolayı oldukça ilgi ve dikkat çeken bir traktör" Traktörü pembe renge boyama amacını anlatan çiftçi Doğukan Turgut, "Bu yıl Anadolu emekçi kadınlara ithafen traktörümüzün rengini pembe yaptık. Bu yıl Türkiye’de ilk kez düzenlenen Konya modifiye yarışında da birinci oldu. Renginden dolayı oldukça ilgi ve dikkat çeken bir traktör. Sosyal medyada renginden ötürü kitle ikiye bölünmüştü. ‘Erkek adamın traktörü pembe olur mu?, traktör pembe olur mu?’ gibisinden cümleler sarf edildi. Rengin cinsiyeti yoktur. Anadolu’daki emekçi kadınlar zor şartlarda çalıştığı için yapılan bir konsept projesi diyebiliriz. Alışılmış bir rengin dışında olduğu için insanların ilgisini çekiyor genelde çiftçi olmayan kişiler merak ediyor" ifadelerine yer verdi. "Renkli traktörleri gördüm onlarla fotoğraf çektirdim" Fuarda gördüğü renkli traktörleri beğendiğini ifade eden Servet Tek, "Farklı farklı traktör modelleri gördük. Çok güzel çalışmalar yapmış arkadaşlar. Renkli traktörleri gördüm onlarla fotoğraf çektirdim. Diğer traktörlerin sahipleriyle de tanıştım ilgilendiler bizimle" dedi.
Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü törenle kutlandı
04 Eylül 2025 Perşembe - 13:17 Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü törenle kutlandı Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü etkinliğinde konuşan TBMM Başkan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Hiçbir çılgın bu millete zincir vuramamıştır bundan sonrada vuramayacaktır" dedi. Manda ve himayenin reddedildiği, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı. İlk olarak Sivas Kongresi’nin gerçekleştiği, günümüzde Kongre Müzesi olarak kullanılan binada, Sivas Kongresi’nin temsili canlandırması yapıldı. Devlet tiyatrocuları tarafından gerçekleştirilen canlandırmada ‘mandaya hayır’ dendi. Canlandırmanın ardından Kongre Müzesi Bahçesi’nde bir tören düzenlendi. Törende ilk olarak saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Atatürk anıtına çelenk bıraktı. Törene AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun bata olmak üzere millet vekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. "Devlet aklı ve stratejik zeka" Törende konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, kurtuluş mücadelesinde devlet aklı ve stratejik zekanın öne çıktığını belirterek, "Ordumuz dağılmıştı, silahımız yoktu, paramız yoktu. Onlarca yıl süren kaybedilmiş savaşların ardından yorgun ve ümitsizdik. Her şeyin bittiğinin zannedildiği noktada araya milletimizin bağımsız olarak var olma mücadelesi girdi. Milli mücadelenin her aşamasında inanç ve kararlılığın yanında devlet aklı ve stratejik bir zeka yer almıştın" dedi. "Milli mücadele ruhumuzu canlı tutuyoruz" Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Sivas Kongresi; bağımsızlık azminin dosta ve düşmana ilan edildiği bir milli irade şahlanışıdır. Bu meydan ve yanı başımızdaki bu bina, o milli şahlanışın ve milli mücadelenin mekânı olmuştur. 106 yıl önce olduğu gibi aynı yerde, aynı azim ve kararlılıkla milli mücadele ruhunu canlı tutuyor, her anlamda bağımsız bir Türkiye kararlılığımızı bildiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "4 Eylül gururunu taşımaya devam edeceğiz" Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ise konuşmasında, yerli savunma sistemleri üzerindeki gelişmelere değinerek 4 Eylül gururunu taşımaya devam edeceklerini söyledi. Güler konuşmasında, "Bugün Gök Vatan diyoruz kanatları hazırlıyoruz. Siber, Çelik Kubbe, Mavi Vatan diyoruz. Ne ile koruyoruz? TCG Anadolu diyoruz. Bugün göz bebeğimiz Sivas; savunma sanayimizin, silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı olan özel bir vagonu teslim etti. 70 ton civarında olan zırhlı araçları, tanklarımızı, lojistik açısından çok iyi taşıyacak 50 adet vagonumuzu yerli ve milli imkânlarla TURASAŞ’ta üreterek teslim ettik. Yine silahlı kuvvetlerimize Aselsan Sivas optik göz üretiyor. İHA’larımıza, SİHA’larımıza üretiyor. Göz ardı ettiğiniz, ihmal ettiğiniz bu hususları biz yapıyorsak, Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyorsak neyi karşılamış oluyoruz? Tam 106 yıl önce ‘Manda ve himaye kabul edilemez’, ‘Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, parçalanamaz’ dediğimizin karşılığını sağlıyoruz. Uzakdoğu’dan Avrupa’ya, Amerika’dan Afrika’ya şu anda dünyanın 4 büyük güçlü ordusu yazıldığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Silahlı Kuvvetleri ilk sıralara yazılıyor. Allah’ın izniyle göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile hem karada, hem denizde, hem havada gurur duyuyoruz. Gurur duymaya da devam edeceğiz. 106 yıl önce bizlere bu vatan topraklarını emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve o gün eşlik eden 38 milletvekili ile beraber bu eşsiz emaneti büyük bir gururla taşımaya devam edeceğiz" dedi. "O gün kongre sonucunda, ‘milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür bölünemez, manda ve himaye kabul edilemez. Meclis-i Mebusan derhal toplanmalıdır’ gibi kararlar burada alındı ve dünyaya ilan edildi. Düzenli ordunun kuruluşunun işaret fişeği burada atılmıştır. Bundan sonra bu vatan artık dernek dernek, cemiyet cemiyet, il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle, köy köy değil, tüm millet evlatlarının ortak yüreklerinde, akıllarında, imanlarında, yek vücut, birlikte tek bir komuta altında, mücadele edilecek, bağımsızlık böyle kazanılacak, kıyamete kadarda böyle olacak mesajı verildi buradan tüm dünyaya. Manda, himaye kabul edilemez, Türk milleti tam egemendir, tam bağımsızdır. Hiçbir çılgın bu millete zincir vuramamıştır bundan sonrada vuramayacaktır. ‘Manda ve himaye kabul edilemez’ ifadeleri sadece lafta değil, cennete koşar gibi şehitliğe ve gaziliğe koşmuş ceddimizin kanları ile imzalanarak tüm dünyaya Sivas’tan ilan edilmiştir" şeklinde konuştu.