Yerel Haberler
Sivas
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 07:10 Yöresel kıyafetleriyle tarihi camide bayram namazı kıldılar Sivas’ta 4 asırlık tarihi Kale Camii’nde Kurban Bayramı sevinci yaşandı. Üniversite eğitimi için kente gelen yabancı uyruklu öğrenciler, yöresel kıyafetleriyle tarihi camide saf tutarak bayramın manevi atmosferine renk kattı. Dönemin Sivas Valisi Mahmut Paşa tarafından 1580 yılında yaptırılan tarihi Kale Camii’nde bayram namazı heyecanı yaşandı. Sabahın erken saatlerinde camilere akın eden vatandaşlar, bayram namazını eda etmek için tarihi camileri doldurdu. Sivas’ta üniversite öğrenimi gören yabancı uyruklu öğrenciler de bayram namazı için tarihi Kale Camii’ni tercih etti. Kendi ülkelerine ait yöresel kıyafetlerini giyerek camiye gelen öğrenciler, renkli görüntüler oluşturdu. Bayram namazını vatandaşlarla birlikte kılan öğrenciler, namazın ardından cemaatle bayramlaştı. Tarihi atmosferi ve manevi havasıyla dikkat çeken Kale Camii’nde oluşan yoğunluk, bayramın birlik ve beraberlik ruhunu gözler önüne serdi. "Kendimizi gurbette de mutlu hissediyoruz" Sudan’dan Sivas’a gelen Mohamed Elsıddıg, geleneksel kıyafetleri ile namaza geldiklerini söyleyerek, "Bugün Kurban Bayramı namazını Kale Camii’nde kılmaya geldik. Herkesin bayramını kutluyorum, hayırlı bayramlar diliyorum. Arap ülkelerinden ve Afrika’dan gelen bütün arkadaşlarla birlikte buraya geliyoruz. Bu ortamda huzur buluyor, kendimizi gurbette de mutlu hissediyoruz. Orayı özlesek de arkadaşlarla burada bunu hissetmiyoruz. Geleneksel Sudan kıyafetlerimle bayram namazı kılmaya geldim" dedi. "Çok heyecanlı ve mutluyum" Endonezya’dan gelen Rafli Muhammed ise bayram namazı için Kale Camii’ne geldiğini belirterek, "Ben Endonezyalıyım. Kurban Bayramı namazı için bugün Kale Camii’ne geldik. Bayram namazını burada kılacağım. Namaza, Endonezya’ya özgü geleneksel kıyafetimi giyerek geldim ve bu şekilde namaz kılacağım. Çok heyecanlı ve mutluyum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" diye konuştu.
Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı"
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:18 Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı" Kene vakalarındaki artışın doğal süreçlerle ilişkili olduğunu belirten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Şahin, virüsün zamanla hastalık yapıcı özelliğinde değişiklik gösterebildiğini ifade etti. Şahin, kenenin ‘uçakla atıldı’ ve ‘gemiyle getirildi’ gibi söylemlerin bilimsel bir temele dayanmadığını söyledi. Havaların ısınmasıyla kene vakalarında artış görülmeye başlandı. Özellikle ilkbahar ve yaz ayları ile birlikte doğada daha fazla vakit geçirilmesi, kene ile temas riskini artırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Klinik Öncesi Bilimleri Bölümü Veterinerlik Parazitolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Şahin, Türkiye’de 2002 yılından itibaren kene kaynaklı vakaların, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile birlikte görülmeye başlandığı, bu süreçten bugüne kadar dönemsel olarak vaka artışları ve ölümler yaşandığı söyledi. Şahin, kene artışının biyolojik bir müdahale sonucu ortaya çıktığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve bu durumun doğal bir süreç olduğu belirterek, "Virüsün o yıllardan bugüne kadar virülentinin, yani hastalık yapıcı özelliğinin değiştiğini söyleyebiliriz. Geçmişte öldürmüyordu, artık öldürmeye başladı işte ‘uçakla atıldı’, ‘gemiyle getirildi’, farklı yöntemlerle ülkemize ulaştırıldı’ şeklindeki algıların önüne geçmeliyiz. Bu tür gerçek dışı söylemler yerine, geçmişte de var olan bir canlının taşıdığı hastalığın, yapısal olarak değişiklik gösterebildiğini ifade etmek daha doğru olacaktır" dedi. "Farklı algıların önüne geçmeliyiz" Ömer Faruk Şahin, kenenin ekosistemin bir parçası olduğunu söyleyerek, "Kene vakalarında dönem bazlı periyodik bir artış söz konusudur. Ancak bu artışın, vaka nezdinde toplumda infial etkisi ve panik oluşturacak bir duruma dönüşmemesi gerekir. Keneler geçmişte vardı, bugün de var ve gelecekte de var olacaktır. En başta bunun bilincinde olmalıyız. Bu, panik havası oluşturulmaması gereken durumlardan biridir. Bu canlı, ekosistemin bir parçasıdır. 2002 yılı itibarıyla ülkemizde kene kaynaklı vakaların, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ortaya çıktığını ve bugüne kadar periyodik şekilde vaka artışları ya da ölümler görüldüğünü biliyoruz. Virüsün o yıllardan bugüne kadar virülentinin, yani hastalık yapıcı özelliğinin değiştiğini söyleyebiliriz. Geçmişte öldürmüyordu, artık öldürmeye başladı işte ‘uçakla atıldı’, ‘gemiyle getirildi’, farklı yöntemlerle ülkemize ulaştırıldı’ şeklindeki algıların önüne geçmeliyiz. Bu tür gerçek dışı söylemler yerine, geçmişte de var olan bir canlının taşıdığı hastalığın, yapısal olarak değişiklik gösterebildiğini ifade etmek daha doğru olacaktır" dedi. "Kene küçüktür, etkisi büyüktür" Şahin, havaların ısınmasıyla birlikte bu canlıların aktive olmaya başladığını belirterek, "Uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi, açık renkli giysilerin kullanılması, doğayla temas hâlinde uzun boğazlı çizmelerin giyilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması ve piknik gibi durumlarda açık renkli örtülerin tercih edilmesi kene ile temas hâlinde onu fark etmeyi, takip etmeyi ve uzaklaştırmayı kolaylaştırır. Hayvancılık sektöründe de benzer önlemlerle birlikte kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Özellikle büyükbaş hayvanlarda dökme tarzı preparatlar evcil hayvanlarda damla şeklindeki preparatlar ya da kas içi ve deri altı enjeksiyonlar, koruma ve kontrol açısından etkili stratejiler sunar. Havaların ısınmasıyla birlikte bu canlılar aktive olmaya başlar. Küresel ısınmanın etkisiyle kenelerdeki aktivite süresi de uzayabilmektedir. Özellikle toprağın 10-14 derece civarında ısınmasıyla yüksek oranda hareketlilik kazanırlar. Kene küçüktür, etkisi büyüktür. Bu nedenle bilinçli olmak, varlığını kabul etmek gerekir. Geçmişte de olan, bugün de varlığını sürdüren ve gelecekte de olacak olan bu canlı, ekosistemin bir parçasıdır. Bireysel olarak alınacak koruyucu önlemler oldukça basittir. Bunları uygulamayı ihmal etmemek gerekir" diye konuştu.