Yerel Haberler
Sivas
Yazar Müjgan Üçer, kütüphanesini üniversite öğrencilerine bağışladı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:38:00 Sivas’ın kültürel ve akademik hayatına önemli katkılar sunan yazar Müjgan Üçer, uzun yıllar boyunca büyük emekle oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Yazar Müjgan Üçer, yıllar içinde oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Üniversite Rektörlük Makam Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Alper Duran, yazar Müjgan Üçer, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, kitapların insanlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, yazılı metinlerin bilgi aktarımındaki önemine vurgu yaptı. Kitapların toplumların geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade eden İnan, Sivas’ın köklü tarihine değinerek üniversite olarak bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. İnan, Müjgan Üçer’in üniversitede dersler verdiğini hatırlatarak, bağışlanan eserlerin öğrenciler için önemli bir ilham kaynağı olacağını belirtti. Üçer’in yalnızca eserleriyle değil, eğitime sunduğu katkıyla da gelecek nesillere ışık tuttuğunu dile getirdi. "Öğrenciler ile buluşacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum" Yazar Müjgan Üçer ise konuşmasında Sivas’ın köklü kültürel yapısına dikkat çekerek, "Sivas’ı okumamız, anlamamız gerekir. Bu kadim mirasa layık olmalıyız" dedi. Kendi birikimini Sivas insanından öğrendiğini ifade eden Üçer, kütüphanesinin üniversite bünyesinde öğrencilerle buluşacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. "Gençlere ilham olacak" Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Üçer, aynı zamanda kültürün ve hafızanın inşa edildiği yerler olduğunu ifade etti. Bu eserlerin gençlere ilham olacağına inandığını sözlerine ekledi. Etkinlik, Müjgan Üçer’e katkılarından dolayı plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48 BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD ile Benjamin Netanyahu yönetimi arasındaki ilişkilere sert sözlerle tepki göstererek, terörle mücadelede PKK’ya ‘şartsız silah bırakma’ çağrısı yaptı. Destici, çocukların eğitimi konusunda ise ailelere ve okullara büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Destici önemli mesajlar verdi. Sivas’ta yürütülen yerel çalışmalara değinen Destici, belediye yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların uyum içinde hareket ettiğini belirterek, bu birlikteliğin şehre olumlu yansıdığını ifade etti. Destici, konuşmasının Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ilişkilere değinerek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu üzerinden sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetiminin İsrail’in etkisi altında hareket ettiğini öne süren Destici, bu durumun küresel dengeleri olumsuz etkilediğini savundu. Bölgede süren gerilimlerin özellikle İslam dünyasını etkilediğini belirten Destici, savaşların sona ermesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. "Devlet bu tür tehditlere boyun eğmez" Terörle mücadele konusuna da değinen Destici, PKK’nın şartsız olarak silah bırakması gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün ve uzantılarının Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerini eleştiren Destici, devletin bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Destici, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tehdit edilemez" dedi. "Eğitim ailede başlıyor" Son yaşanan toplumsal konulara dikkat çeken Destici, çocukların eğitimi ve ailelerin sorumluluğuna vurgu yaptı. Eğitimin ailede başladığını ifade eden Destici, okulların ve rehberlik sisteminin de bu süreçte kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Destici, özellikle ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Maraş’ta yaşanan bazı üzücü olayın çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam" Mustafa Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girdiğini söyleyerek, "Gerçekten Sivas Belediyemiz, Belediye Başkanımız ekibiyle, meclis üyelerimizle, teşkilatımızla, Sivas halkıyla birlikte diğer siyasi partilerimiz, işte sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız bunların hepsiyle birlikte tam bir uyum içerisinde çok güçlü faydalı ve güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Kıymetli kardeşlerim Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam ve Soykırımcı Netanyahu’yla birlikte el ele vermişler. Netanyahu daha doğrusu bunların artık hangi sırlarına sahipse bunları istediği gibi kullanıyor ve istediğini yaptırıyor. Epstein dosyalarının baş faktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama başka herhalde sırlarına da vakıflar ki bu kadar kontrollerini alabilmiş vaziyetteler. Düşünün ki koskoca Amerika koskoca dünya ve 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girmiş vaziyette. Onun dediğini yapar hale gelmiş vaziyette. Onun için de her gün farklı bir açıklama yapıyor. Bir gün barıştan bahsediyor, ‘İran’la müzakereler sürüyor, barış sürüyor’ derken bile ‘Savaşı biz kazandık, liderlerini yok ettik, ordularını yok ettik’ gibi karşı tarafı kızdıracak ya da anlaşma masasından kaldıracak açıklamalarına devam ediyor. Ama tabi bizim dileğimiz ve temennimiz, Türkiye’nin de tıpkı kardeş Pakistan gibi bu savaşın bir an önce sona ermesi için uğraşmasıdır. Çünkü bedelini yine bizim bölgemiz ödüyor, bizim insanımız ödüyor. Müslüman kardeşlerimiz, İslam dünyası ödüyor" dedi. "Akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemeyeceğini ve tehdit edilemeyeceğini belirterek, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de devlet yetkililerimizin açıklamaları vardı. PKK baştan şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz olarak içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarıyla silah bırakacak ve tüm uzantıları kendini feshedecek. Ama bugün bakıyoruz ne silah bırakmış vaziyetteler ne de kendilerini feshetmiş durumdalar. Tam tersine Türkiye’ye parmak sallıyorlar. DEM parti eş başkanları ara ara açıklama yapıyor. Öcalan, daha önce bir barış havadisi gibi açıklamalar yaparken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne adeta parmak sallayarak, ‘Şunlar yapılmazsa bu iş farklı noktalara gidebiliriz’ şeklinde aracılarla beyanlarda bulunuyor. Dün en son Kandil’de bulunan karayılanın açıklamaları oldu. Türkiye, onların talep ettiği yasal değişiklikleri yapmazsa, genel af çıkmazsa gibi Türkiye’nin ve Türk milletinin asla kabul edemeyeceği şartlar ileri sürüyorlar ve silah bırakmayacaklarını ifade ediyorlar. Tam tersine, Türkiye’de var olan barış ortamının bozulacağını ya da uluslararası güçlerin burada kastettikleri İsrail ve Amerika Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlarda bulunacağını, hatta terör örgütünü de bu anlamda kullanabileceklerini söylüyorlar. Aslında kendi ağızlarıyla ne kadar kullanışlı aparatlar olduklarını da bu şekilde çok net ifade etmiş oluyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin adı Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemez, tehdit edilemez. Hele İsrail ve Amerika üzerinden bunlar hiç yapılamaz. Geçmişte de bunları yaptılar ve derslerini aldılar. Eğer şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz silah bırakmaz ve kendilerini feshetmezlerse, akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" diye konuştu. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Destici, Maraş’taki yaşanan olaya da değinerek, "Biz elbette her şeyin eğitimle başladığını, öncelikle ailede başladığını ifade etmek istiyoruz. Daha sonra bunun okulla devam ettiğini ve toplumsal hayatın da gençler üzerindeki etkisinden bahsediyoruz. Bu nedenle burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların takibi, yetiştirilmesi ve eğitilmesi önemlidir. Okullarımıza da elbette büyük sorumluluklar düşüyor. Maalesef Türkiye’de eğitim sistemimiz, bütün çabalara rağmen istediğimiz noktaya bir türlü gelemedi. Maraş’taki hadisenin acısı hala yüreğimizde. Bakın, baba emniyet müdürü, anne öğretmen ama çocuğa yeterince ilgi göstermemenin, sahip çıkmamanın sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Rehberlik öğretmenlerimiz çok önemli. Hem iyi yetiştirilmeleri hem de okullardaki tespit ve raporlarının idare tarafından uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:51 Sivas da su samuru ailesi görüntülendi Sivas’ta Kızılırmak kenarında yürüyüş yapan bir vatandaş, nadir görülen su samurlarıyla karşılaştı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Sivas’ta doğada yürüyüş yapan Ebubekir Tağzade Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kıyısında nadir görülen su samurlarını görüntüledi. Tarihi Eğri Köprü üzerinde yürüyüş yaptığı sırada su yüzeyinde hareketlilik fark eden Tağzade, bir süre sonra su samurlarını gördü. Son günlerde etkili olan yağışlar ve kış mevsiminin sert geçmesiyle birlikte Kızılırmak’ta su seviyesinin gözle görülür seviyede arttığı gözlemlendi. Artan su seviyesiyle birlikte bölgede doğal yaşamın daha görünür hale geldiği ifade eden Tağzade, nadir görülmeleri nedeniyle dikkat çeken su samurları, cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Su samurları daha sonra su yüzeyinde dolaştıktan sonra gözden kayboldu. "Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım" Sivas’ta bu tür hayvanların popülasyonun artmasının kendisini mutlu ettiğini ifade eden Tağzade, "Doğada yürüyüş yapmak için Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kenarındaydım. Sivas’ta çok nadir görülen su samurlarıyla karşılaştım. Son günlerde yağışların artması kışın çetin geçmesinden dolayı su seviyesi Kızılırmak da ciddi ölçüde artmıştı. Bende yürüyüş yaparken Eğri Köprü üzerinde su samurlarını gördüm. Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım. Nesli tükenme tehlikesi olan bu tür hayvanların Sivas’ta popülasyonunun arttığını görmek çok sevindirici bir durum. Böylesi hayvanları korumak ve doğamıza sahip çıkmak gerekiyor" dedi.
Kanser karşı verdiği mücadeleyi kazandı, İstanbul’un kalabalığından kaçıp Sivas’ta tekrardan hayata tutundu
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:59 Kanser karşı verdiği mücadeleyi kazandı, İstanbul’un kalabalığından kaçıp Sivas’ta tekrardan hayata tutundu Kanseri yenen Ahmet Soner, doktorunun "stresten uzak bir şehirde yaşamalısın" tavsiyesi üzerine eşinin de ısrarıyla doğup büyüdüğü İstanbul’u geride bırakıp memleketi Sivas’a taşındı. İstanbul’da yaşayan 39 yaşındaki Ahmet Soner, 2015 yılında yakalandığı testis kanserini yenerek sağlığına kavuştu. Hastanede tek başına öğrendiği kanseri ailesinin ve eşinin destekleriyle atlatan Soner, doktorlarının hastalığın tekrarlama riskinin olduğunu ve bu yüzden stresten uzak bir yerde yaşaması gerektiği yönündeki tavsiyesi üzerine, eşi Duygu Soner’in ısrarıyla memleketi Sivas’a taşındılar. Yaklaşık bir yıldır Sivas’ta yaşayan çift, doğal yaşam ile iç içe olmak için köyleri geziyor. Gezdikleri köylerde çektikleri görüntüleri sosyal medyada paylaşan çift, köylüler tarafından ilgiyle karşılanıyor. Soner çifti hem bu sayede stres atıyor hem de yeni dostluklar kuruyor. "Ölümün kıyısından döndüm" Kanser teşhisin hastanede tek başına öğrendiğini ifade eden Ahmet Soner, "İstanbul’da doğdum ve büyüdüm ancak aslen Sivaslıyım. İstanbul’da birçok şirkette muhasebe personeli olarak çalıştım. 2015 yılında bana ilk olarak apandisit teşhisi konulmuştu, daha sonra doktorlarım incelemelerinden sonra bana testis kanseri teşhisi konuldu. Kanser olduğumu, bu teşhisin bana konulduğunu hastanede tek başımayken öğrendim ve bu da bende çok büyük bir psikolojik yıkım oluşturdu. 2015 yılının Ocak ayında ameliyat oldum ve Mart ayında da kemoterapi tedavisine başlandım. Benim için çok zor bir süreçti. Bu süreçte ailem, eşim ve sevdiklerim hep yanımdaydılar, bana destek oldular. Ölümün kıyısından döndüm. 2015 yılının Ağustos ayında tedavim bitti. Yaklaşık 10 sene oldu ve her sene rutin kontrollerim devam ediyor. Doktorum her kontrolümde bana sürekli, bu kanser türünün tekrarlama durumu yüksek, bu hastalık seninle ömür boyu devam edecek diyordu. Bu kanser sürecinden sonra doktorum her kontrole gittiğimde stresten uzak, daha temiz havaya sahip doğal bir yerde yaşaman lazım önerisinde bulunuyordu. Ben de her seferinde doktoruma bunu İstanbul’da nasıl başaracağım diye soruyordum. Bu durum üzerine memleketim Sivas’a taşınmaya karar verdik. Bir hafta içerisinde karar verdik ve aynı hafta içerisinde de taşındık" diye konuştu. "Eşimle birlikte Sivas’ın köyleri gezmeye başladık" Köyleri gezip çekim yaptıklarını ve yeni insanları tanıdıkça bundan mutlu olduklarını belirten Soner, "Buraya geldiğimiz için çok mutluyuz. Sivas’ımız çok güzel bir şehir, doğal, havası temiz, stresten uzak ve İstanbul kadar kalabalık değil. Eşimle birlikte Sivas’ın köyleri gezmeye başladık. Köylerde de çekimler yapıyoruz. Köylerden yaptığımız birkaç paylaşımdan sonra köylülerin bize karşı çok fazla ilgisi oldu. Herkes bizi evine ve köyüne davet etmeye başladı. Biz de fark ettik ki bundan mutlu oluyoruz ve stres atıyoruz. Benim hastalığımın tekrarlamasındaki en başlıca faktör stres. Sivas’a gelip de bu paylaşımları yaptığımızda da bu stresi attığımızı fark ettik. Yeni insanlarla tanışıyoruz ve bu da bize çok iyi geliyor" diye konuştu. "İstanbul’un kalabalığından sonra burası bize çok iyi geliyor" Eşinin sağlık sorunları nedeniyle Sivas’a taşındıklarını ifade eden Duygu Soner, "Eşim kansere yakalandığında biz daha yeni evlenmiştik, kızımız daha 11 aylıktı. Çok zor bir süreç geçirdik, ben de bu sırada daha 21 yaşındaydım. Birbirimize destek olarak bu süreci atlattık. Buraya taşınmamızın nedeni eşimin sağlık durumu. Stresten uzak kalması gerekiyordu, orada işi çok yoğundu, yollarda işe gidip gelirken de çok fazla stres yaşıyordu. Bu yüzden biz de buraya taşındık. Eşim Ege’ye taşınmayı çok istiyordu, ben de daha çok Anadolu insanlarının sıcakkanlı olduğunu bildiğim için kendi memleketi olan Sivas’a taşınmayı istedim. Yazın ailelerimiz gelir gider, onlarla görüşürüz sıkıntı olmaz dedim ve burayı tercih ettik. Doğru bir tercih yaptığımızı düşünüyorum. Yaklaşık bir yıldır buradayız ve eşim de bu stresten uzaklaştı. Doğada video çekmeyi eşim teklif etti, bunu sosyal aktivite haline getirelim hem de insanlar memleketlerini görsünler, hasret gidersinler dedi. Köylerde insanlar bizi çok samimi ve güler yüzlü bir şekilde karşılıyor. Bu durumdan çok memnunuz. İstanbul’un kalabalığından sonra burası bize çok iyi geliyor" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel, Sivas’taki mitingde konuştu
22 Ağustos 2025 Cuma - 21:34 CHP Genel Başkanı Özel, Sivas’taki mitingde konuştu CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sivas’ta düzenlenen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde partililerle buluştu. Sivas’ta bir dizi ziyaretlerde bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, akşam saatlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde konuştu. Özel, Sivas’ın ihmal edildiği için nüfusunun gerilediğini ileri sürerek, "8’ci sıradaki Sivas’ı 45. sıraya kadar gerilettiler. Bu güzel kentin 23 yıl önce Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 755 bin olan nüfusu 118 bin kayıpla 637 bine düştü. Türkiye 60 milyondan 85 milyona giderken, 25 milyon kalabalıklaşırken, Sivas’ın 1 milyonu geçip büyük şehir olması beklenirken maalesef Sivas’ı 600 binlere gerilettiler. Yurt dışında ya da farklı illerde 7 milyon Sivaslı yaşıyor. Hepsi göz bebekleri memleketlerini özlüyor. Sıla hasreti çekiyor, imkan olduğunda koşup geliyor. Ancak işsizlik yüzünden, geçim sıkıntıları yüzünden, yatırım eksikliği yüzünden, AK Parti’nin oy alırken yüzünü dönüp, daha sonra sırtını döndüğü bu kenti küçültüyorlar, geriletiyorlar" dedi. Termik santralin zorunlu filtreleri takmadığını iddia etti Özel, Torku’nun da iştiraki olduğu Konya Şeker tarafından işletilen Kangal Termik Santrali’nin bacalarında zorunlu olan filtreleri takmadığını iddia ederek, "Mağara köyün nüfusu 300 haneden düşmüş 30 haneye. Çünkü maden şirketi tarım arazilerini mahvediyor. Kangal’da termik santral çiftçiyi bezdirdi. Zorunlu olan filtreyi takmıyor. Santralden kül boşalıyor, köylüler nefes alamıyor" şeklinde konuştu. "Memurlar da fakirdir" Özel, Türkiye’de memurların fakir olduğunu söyleyerek, "Biz size fakirsiniz deyince AK Parti’den bir iki zevzek çıkmış ‘Millete hakaret ediyor’ diyorlar. Kardeşim resmi rakam, yoksulluk sınırı 86 bin lira. Bu meydanda 86 bin liradan yüksek maaş alan yok. Tayyip Erdoğan bu insanları fakirleştirdi. Yoksulluk sınırının altında çalışana yoksul denir, fakir denir. Bu iktidar geldiğinde orta direk vardı. Fakir değildiler, esnaf fakir değildi. Hayvancılıkla uğraşanlar fakir değildi. Ama bugün bu ülkede emekliler 16 bin 800 lira alıyor. Asgari ücret 22 bin lira. Bugün memur maaşı 47 bin lira. Bu nedenle bugün memurlar da fakirdir" dedi. "Kişi başı 112 bin lira kart borcu düşüyor" Özel, Türkiye’deki toplam kredi kartı borcu nüfusa orantılandığında kişi başı 112 bin lira borç düştüğünü vurgulayarak, "Bu ay bu ülkede kredi kartlarının yüzde 48’i, 2 kişiden biri kredi kartının tam borcunu ödeyemedi. Ya hiç ödeyemedi ya da asgari ödeme miktarını ödedi. Kişi başına düşen kredi kartı borcu 5 asgari ücrete çıktı. Türkiye’de kredi kartı borçlarının tamamını nüfusa bölünce kişi başına 112 bin lira borç düşüyor" diye konuştu.
Özgür Özel’den Filistin açıklaması: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırıyoruz"
22 Ağustos 2025 Cuma - 15:16 Özgür Özel’den Filistin açıklaması: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırıyoruz" Bir dizi program için Sivas’a giden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, cuma namazı sonrası basın açıklaması yaptı. Filistin’de yaşananlara değinen Özel, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırıyoruz" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Sivas’a giden Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Divriği Ulu Camii’de kıldığı cuma namazı sonrası basın açıklaması yaptı. İsrail’in Filistin’e uyguladığı zulüm ile ilgili konuşan Özel, "Trump’ın kararıyla Gazze’nin boşaltılması, Filistinlilerden arındırılması, kumarhanelerin, otellerin yapılması fevkalade korkunç bir karar" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisini olağanüstü toplanmaya çağıracaklarını ifade eden Özgür Özel, siyasi parti Grup Başkanvekillerini arayacaklarını belirtti. "Filistin’de çocuklar açlıktan ölüyorlar" Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, "Bugün akşam insanlar başını yastığa koymadan önce herkes en çok duayı Filistinli çocuklar için edecek. Birleşmiş Milletler (BM) kıtlık ilan etti. Öyle bir abluka var ki Filistin’de çocuklar açlıktan ölüyorlar. Ya da yardım malzemesi için sırada bekleyen insanları tarayacak kadar gözü dönmüşlükle karşı karşıyayız. Trump’ın söylediği Netenyahu’nun uyguladığı Filistinlilerin Batı Şeria ve Gazze’den süpürülmesi meselesi var. Maalesef bu hayata geçmeye başladı. Güneye doğru Filistinlileri süpürüyorlar. Doğu Kudüs ile Gazze arasına İsrail bir yerleşim yapıyor. Bu Gazze ile Doğu Kudüs’ün bağını koparmak ve 1967 BM kararındaki başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin coğrafi yapısını ortadan kaldırmaya yönelik verilmiş bir karardır. Trump’ın kararıyla Gazze’nin boşaltılması, Filistinlilerden arındırılması, kumarhanelerin, otellerin yapılması fevkalade korkunç bir karar" dedi. "Pazartesi günü resmi başvuruyu arkadaşlarımız yapacak" Netenyahu’nun planını işlettiğini söyleyen Özgür Özel, "Bunun iznini de müjdesini de Trump verdi. Biz bu durumdan son derece rahatsızız ve şikâyetçiyiz. Bu cuma namazı çıkışında ilan ederiz ki Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyeti’nin bu duruma sessiz kalmasına razı değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Türkiye’nin en yetkili organıdır. Şu anda da tatildedir. Buradan ilan ediyoruz. Filistin’de yaşananları, Gazze’de yaşananları, soykırımı oranın süpürülerek boşaltılmasına karşı ve orada yaşanan kıtlığa karşı hareket geçmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırıyoruz. Bunun için diğer muhalefet partilerinin de görüşlerini almak isteriz. Tüm siyasi partilerin Grup Başkanvekillerini önümüzdeki birkaç gün içinde Grup Başkanvekillerimiz arayacaklar. Muhalefet partilerini, Milliyetçi Hareket Partisini, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni de dışlamamak için arayacağız. Bu görüşmeleri birkaç gün içerisinde yapıp Pazartesi günü gerekli resmi başvuruyu Meclis Başkanlığı’na yapmayı düşünüyoruz. Meclisin oturması, bu meseleyi enine boyuna konuşması, Filistin’e nasıl sahip çıkacağına hep birlikte karar vermesi ve Meclis bu konuda mesafe almadan da kapanmamalıdır. Pazartesi günü resmi başvuruyu arkadaşlarımız yapacak" diye konuştu.
6 Şubat depremlerini tahmin etmişti, Tokat’taki fay için uyardı
22 Ağustos 2025 Cuma - 13:01 6 Şubat depremlerini tahmin etmişti, Tokat’taki fay için uyardı Tokat’ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen deprem sonrası uzmanlardan uyarılar gelmeye devam ediyor. 2023 yılında meydana 6 Şubat depremlerini tahmin eden Deprem Bilimci Serkan İçelli, "Buğdaylı fayı, 5.6’lık deprem üretmişti. Bu fayın rahatlaması için 5.6 ve 5.8 büyüklüğünde deprem üretmesi muhtemeldir" dedi. Tokat merkeze 64, Sulusaray ilçesine ise 13 kilometre uzaklıkta bulunan Buğdaylı köyünde 2024 yılında 5.6 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Çevre il ve ilçelerde de hissedilen depremden 1 yıl sonra 21 Ağustos’ta 4.1 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. İlçede paniğe sebep olan deprem sonrası herhangi bir hasar ve can kaybının olmadığı öğrenildi. Son 1 yılda meydana gelen depremler sonrası uzmanlardan uyarı geldi. Sivas’ta yaşayan ve 6 Şubat tarihinde meydana gelen depremleri tahmin eden Deprem Bilimci Serkan İçelli, Buğdaylı fayı ile ilgili uyarılarda bulundu. "5.6 ve 5.8 büyüklüğünde deprem üretmesi muhtemeldir" 18 Nisan 2024’te 4 büyüklüğünde iki farklı depremin olduğunu ifade eden İçelli, "Bu fay daha sonra 5.6’lık bir deprem üretti. Bu depremlerin ardından yine arka arkaya 5 tane 4’lük deprem olmuştu. Önceki gün akşam yaşadığımız 4.2’lik deprem sürpriz değildi. Gelmesi gereken artçı yerleşmelerden bir tanesiydi. Orası yaklaşık 25 kilometredir. Bu fayın 10 kilometre kadarı yırtıldı. Yine aynı büyüklükte bu fayın rahatlaması için 5.6 ve 5.8 büyüklüğünde deprem üretmesi muhtemeldir. O bölgede aynı büyüklükte bir deprem oradaki yorgun binalarda ve yapılarda yıkımlar yapabilir. Özellikle iç Anadolu’da yıkım eşiğimiz 5.5 büyüklüğündedir. Yani 5.5 büyüklüğünün üstündeki depremler köy yerlerinde, mezralarda ve kırsal kesimde yıkımlar yapabiliyor" dedi. "Buğdaylı fayında yaklaşık 8-10 kilometrelik yırtılmayan kısmı kaldı" Buğdaylı fayı ile ilgili uyaran İçelli, "Geçen sene 6 tane deprem yaşamışız. Bir tane ise aynı noktada bu depremlerin büyüğünü yaşamışız. Aynı nokta üzerinde aynı büyüklükte depremler olacaktır. Çünkü tektonizma çalışıyor. Buğdaylı fayında yaklaşık 8-10 kilometrelik yırtılmayan kısmı kaldı. Bu da maksimum 5.8’leri üretebilir. Bu da çevrede yine yıkım yapabilir. Sivas’ta depremi 80 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen biz de hissettik. Sivas, Amasya, Tokat ve Kayseri çevremizde büyük faylarımız var. Bugün olmasa da bu faylar deprem üretecektir. Orta büyüklükteki 5.0’lık ve 5.5’lik depremler hiç haber vermeden bir gece ansızın yakalar. Yıkmaz ama korkarız" diye konuştu.