Yerel Haberler
Sivas
Yazar Müjgan Üçer, kütüphanesini üniversite öğrencilerine bağışladı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:38:00 Sivas’ın kültürel ve akademik hayatına önemli katkılar sunan yazar Müjgan Üçer, uzun yıllar boyunca büyük emekle oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Yazar Müjgan Üçer, yıllar içinde oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Üniversite Rektörlük Makam Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Alper Duran, yazar Müjgan Üçer, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, kitapların insanlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, yazılı metinlerin bilgi aktarımındaki önemine vurgu yaptı. Kitapların toplumların geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade eden İnan, Sivas’ın köklü tarihine değinerek üniversite olarak bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. İnan, Müjgan Üçer’in üniversitede dersler verdiğini hatırlatarak, bağışlanan eserlerin öğrenciler için önemli bir ilham kaynağı olacağını belirtti. Üçer’in yalnızca eserleriyle değil, eğitime sunduğu katkıyla da gelecek nesillere ışık tuttuğunu dile getirdi. "Öğrenciler ile buluşacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum" Yazar Müjgan Üçer ise konuşmasında Sivas’ın köklü kültürel yapısına dikkat çekerek, "Sivas’ı okumamız, anlamamız gerekir. Bu kadim mirasa layık olmalıyız" dedi. Kendi birikimini Sivas insanından öğrendiğini ifade eden Üçer, kütüphanesinin üniversite bünyesinde öğrencilerle buluşacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. "Gençlere ilham olacak" Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Üçer, aynı zamanda kültürün ve hafızanın inşa edildiği yerler olduğunu ifade etti. Bu eserlerin gençlere ilham olacağına inandığını sözlerine ekledi. Etkinlik, Müjgan Üçer’e katkılarından dolayı plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48 BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD ile Benjamin Netanyahu yönetimi arasındaki ilişkilere sert sözlerle tepki göstererek, terörle mücadelede PKK’ya ‘şartsız silah bırakma’ çağrısı yaptı. Destici, çocukların eğitimi konusunda ise ailelere ve okullara büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Destici önemli mesajlar verdi. Sivas’ta yürütülen yerel çalışmalara değinen Destici, belediye yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların uyum içinde hareket ettiğini belirterek, bu birlikteliğin şehre olumlu yansıdığını ifade etti. Destici, konuşmasının Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ilişkilere değinerek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu üzerinden sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetiminin İsrail’in etkisi altında hareket ettiğini öne süren Destici, bu durumun küresel dengeleri olumsuz etkilediğini savundu. Bölgede süren gerilimlerin özellikle İslam dünyasını etkilediğini belirten Destici, savaşların sona ermesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. "Devlet bu tür tehditlere boyun eğmez" Terörle mücadele konusuna da değinen Destici, PKK’nın şartsız olarak silah bırakması gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün ve uzantılarının Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerini eleştiren Destici, devletin bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Destici, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tehdit edilemez" dedi. "Eğitim ailede başlıyor" Son yaşanan toplumsal konulara dikkat çeken Destici, çocukların eğitimi ve ailelerin sorumluluğuna vurgu yaptı. Eğitimin ailede başladığını ifade eden Destici, okulların ve rehberlik sisteminin de bu süreçte kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Destici, özellikle ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Maraş’ta yaşanan bazı üzücü olayın çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam" Mustafa Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girdiğini söyleyerek, "Gerçekten Sivas Belediyemiz, Belediye Başkanımız ekibiyle, meclis üyelerimizle, teşkilatımızla, Sivas halkıyla birlikte diğer siyasi partilerimiz, işte sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız bunların hepsiyle birlikte tam bir uyum içerisinde çok güçlü faydalı ve güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Kıymetli kardeşlerim Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam ve Soykırımcı Netanyahu’yla birlikte el ele vermişler. Netanyahu daha doğrusu bunların artık hangi sırlarına sahipse bunları istediği gibi kullanıyor ve istediğini yaptırıyor. Epstein dosyalarının baş faktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama başka herhalde sırlarına da vakıflar ki bu kadar kontrollerini alabilmiş vaziyetteler. Düşünün ki koskoca Amerika koskoca dünya ve 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girmiş vaziyette. Onun dediğini yapar hale gelmiş vaziyette. Onun için de her gün farklı bir açıklama yapıyor. Bir gün barıştan bahsediyor, ‘İran’la müzakereler sürüyor, barış sürüyor’ derken bile ‘Savaşı biz kazandık, liderlerini yok ettik, ordularını yok ettik’ gibi karşı tarafı kızdıracak ya da anlaşma masasından kaldıracak açıklamalarına devam ediyor. Ama tabi bizim dileğimiz ve temennimiz, Türkiye’nin de tıpkı kardeş Pakistan gibi bu savaşın bir an önce sona ermesi için uğraşmasıdır. Çünkü bedelini yine bizim bölgemiz ödüyor, bizim insanımız ödüyor. Müslüman kardeşlerimiz, İslam dünyası ödüyor" dedi. "Akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemeyeceğini ve tehdit edilemeyeceğini belirterek, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de devlet yetkililerimizin açıklamaları vardı. PKK baştan şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz olarak içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarıyla silah bırakacak ve tüm uzantıları kendini feshedecek. Ama bugün bakıyoruz ne silah bırakmış vaziyetteler ne de kendilerini feshetmiş durumdalar. Tam tersine Türkiye’ye parmak sallıyorlar. DEM parti eş başkanları ara ara açıklama yapıyor. Öcalan, daha önce bir barış havadisi gibi açıklamalar yaparken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne adeta parmak sallayarak, ‘Şunlar yapılmazsa bu iş farklı noktalara gidebiliriz’ şeklinde aracılarla beyanlarda bulunuyor. Dün en son Kandil’de bulunan karayılanın açıklamaları oldu. Türkiye, onların talep ettiği yasal değişiklikleri yapmazsa, genel af çıkmazsa gibi Türkiye’nin ve Türk milletinin asla kabul edemeyeceği şartlar ileri sürüyorlar ve silah bırakmayacaklarını ifade ediyorlar. Tam tersine, Türkiye’de var olan barış ortamının bozulacağını ya da uluslararası güçlerin burada kastettikleri İsrail ve Amerika Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlarda bulunacağını, hatta terör örgütünü de bu anlamda kullanabileceklerini söylüyorlar. Aslında kendi ağızlarıyla ne kadar kullanışlı aparatlar olduklarını da bu şekilde çok net ifade etmiş oluyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin adı Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemez, tehdit edilemez. Hele İsrail ve Amerika üzerinden bunlar hiç yapılamaz. Geçmişte de bunları yaptılar ve derslerini aldılar. Eğer şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz silah bırakmaz ve kendilerini feshetmezlerse, akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" diye konuştu. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Destici, Maraş’taki yaşanan olaya da değinerek, "Biz elbette her şeyin eğitimle başladığını, öncelikle ailede başladığını ifade etmek istiyoruz. Daha sonra bunun okulla devam ettiğini ve toplumsal hayatın da gençler üzerindeki etkisinden bahsediyoruz. Bu nedenle burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların takibi, yetiştirilmesi ve eğitilmesi önemlidir. Okullarımıza da elbette büyük sorumluluklar düşüyor. Maalesef Türkiye’de eğitim sistemimiz, bütün çabalara rağmen istediğimiz noktaya bir türlü gelemedi. Maraş’taki hadisenin acısı hala yüreğimizde. Bakın, baba emniyet müdürü, anne öğretmen ama çocuğa yeterince ilgi göstermemenin, sahip çıkmamanın sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Rehberlik öğretmenlerimiz çok önemli. Hem iyi yetiştirilmeleri hem de okullardaki tespit ve raporlarının idare tarafından uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:51 Sivas da su samuru ailesi görüntülendi Sivas’ta Kızılırmak kenarında yürüyüş yapan bir vatandaş, nadir görülen su samurlarıyla karşılaştı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Sivas’ta doğada yürüyüş yapan Ebubekir Tağzade Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kıyısında nadir görülen su samurlarını görüntüledi. Tarihi Eğri Köprü üzerinde yürüyüş yaptığı sırada su yüzeyinde hareketlilik fark eden Tağzade, bir süre sonra su samurlarını gördü. Son günlerde etkili olan yağışlar ve kış mevsiminin sert geçmesiyle birlikte Kızılırmak’ta su seviyesinin gözle görülür seviyede arttığı gözlemlendi. Artan su seviyesiyle birlikte bölgede doğal yaşamın daha görünür hale geldiği ifade eden Tağzade, nadir görülmeleri nedeniyle dikkat çeken su samurları, cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Su samurları daha sonra su yüzeyinde dolaştıktan sonra gözden kayboldu. "Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım" Sivas’ta bu tür hayvanların popülasyonun artmasının kendisini mutlu ettiğini ifade eden Tağzade, "Doğada yürüyüş yapmak için Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kenarındaydım. Sivas’ta çok nadir görülen su samurlarıyla karşılaştım. Son günlerde yağışların artması kışın çetin geçmesinden dolayı su seviyesi Kızılırmak da ciddi ölçüde artmıştı. Bende yürüyüş yaparken Eğri Köprü üzerinde su samurlarını gördüm. Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım. Nesli tükenme tehlikesi olan bu tür hayvanların Sivas’ta popülasyonunun arttığını görmek çok sevindirici bir durum. Böylesi hayvanları korumak ve doğamıza sahip çıkmak gerekiyor" dedi.
Sivas’ta "Eğitim Paydaşları Çalıştayı" düzenlendi
15 Ağustos 2025 Cuma - 10:15 Sivas’ta "Eğitim Paydaşları Çalıştayı" düzenlendi Sivas Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, "Eğitim Paydaşları Çalıştayı" gerçekleştirildi. Sivas Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’nda düzenlenen çalıştaya, Vali Yardımcısı İlhami Doğan, Millî Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, birim amirleri, ilçe millî eğitim müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, veliler, öğrenci temsilcileri ve STK temsilcileri katıldı. İl genelindeki eğitim hizmetlerinin niteliğini artırmak, sorunları tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla düzenlenen çalıştay saygı duruşunda bulunulmasının ardından okunan İstiklal Marşı ile başladı. Programın açış konuşmasını Millî Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan gerçekleştirdi. Çalıştayın amacının eğitimde ortak aklı harekete geçirmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Eğitimde kaliteyi yükseltmek için tüm paydaşlarımızın görüş ve önerileri bizim için çok değerli. Bir ülkenin varlığını devam ettirmesinin temelini oluşturan eğitim, bireyin ve toplumun gelişmesini sağlayan millî ve manevi değerlerini nesilden nesile aktaran oldukça önemli bir süreçtir. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi öğretmen, öğrenci, veli ve idareciler başta olmak üzere toplumun her kesimine büyük sorumluluklar yüklenmektedir. Bu bilinç ile bizler bugün eğitim paydaşları çalıştayımızda tüm paydaşlarımızı Sivas’ta aynı masa etrafında bir araya getirdik. Çünkü biliyoruz ki Sultan Şehir Sivas gibi camileri ile medreseleri ile her dönem eğitimin kalbi olan bir şehirden eğitim- öğretim faaliyetlerini yalnızca yazılı bir müfredat çerçevesine hapsetmek öğrencilerimiz için büyük bir haksızlık olacaktır. Bizler istiyoruz ki okullarımızda eğitim-öğretim faaliyetleri kadar sosyal, kültürel çalışmalara da yer verelim. Bugün burada eğitim paydaşlarımız ile okul- veli iletişimi, akademik başarı, kantin, toplu taşıma hizmetleri, okul güvenliği, sosyal, kültürel faaliyetler gibi konuları kapsamlı bir şekilde ele alacağız." dedi. Erdoğan, çalıştayda görev alan tüm paydaşlara emeklerinden dolayı teşekkür etti. Erdoğan’ın konuşmasının ardından katılımcılara hitap eden Vali Yardımcısı İlhami Doğan ise, çalıştayda görev alan tüm katılımcıları tebrik etti. Doğan, yapılan çalıştayın büyük önem arz ettiğini belirterek; "Bugün burada, Sivas’ımızın eğitim alanındaki hedeflerini, mevcut durumunu ve geleceğe yönelik stratejilerini istişare etmek üzere bir aradayız. Eğitim Paydaşları Çalıştayının, ilimizde eğitim hizmetlerinin kalitesini yükseltme yolunda önemli bir adım olduğuna inanıyorum. Eğitim, toplumların gelişmesinde en temel unsurdur. Bir ülkenin sahip olduğu en büyük güç, iyi yetişmiş, donanımlı ve ahlaklı bireylerdir. Bu noktada, öğretmenlerimizden yöneticilerimize, velilerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar herkesin bu sürece katkısı çok önemlidir. Bugün burada yapılacak görüşmeler, sadece sorunları tespit etmekle kalmayacak; aynı zamanda somut, uygulanabilir çözüm önerilerini ortaya koyacaktır. Hepimizin ortak amacı; çocuklarımızın akademik başarılarının yanı sıra millî ve manevi değerlerle donatılmış, özgüvenli, üretken bireyler olarak yetişmesidir" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Doğan ve Erdoğan çalıştayın gerçekleştirildiği salonda katılımcılar ile bir araya geldi.
Sivas TSO Ağustos Ayı Toplantısı Gerçekleştirildi
14 Ağustos 2025 Perşembe - 17:35 Sivas TSO Ağustos Ayı Toplantısı Gerçekleştirildi Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım Başkanlığında, Meslek Komiteleri Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Özdemir, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. STSO Ağustos Ayı Meclisinde Gündem; Sivasspor, e-İhracat Zirvesi, Ankara temasları ve yeni yatırım teşvik sistemi yer aldı. Haziran ve Temmuz ayı içerisinde gerçekleştirilen Yönetim Kurulu faaliyetlerini meclis üyeleriyle paylaştı. Özdemir, Ankara’daki temaslarda Sivas sanayisinin öncelikli taleplerinin iletildiğini ve önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Başkan Özdemir, 1. OSB yatırımı için kredi desteği, çatı GES uygulamalarında kota açılması ve TÜRASAŞ’ta çıraklık eğitim merkezinin yeniden faaliyete geçirilmesi gibi taleplerin olumlu karşılandığını vurguladı. Ayrıca Şarkışla ve Gemerek OSB’lerinin 6. Bölge teşviklerinden yararlanabilmesi ve Merkez OSB çevresindeki hazine arazilerinin sanayiye dönüştürülmesi konularının da ilgili kurumlarca titizlikle incelendiğini ifade etti. "Alçı sektörü açısından Sivas, ülke genelinde önde gelen illerimizden biri" Yeni teşvik sistemi kapsamında Sivas için desteklenecek dört öncelikli sektörün belirlendiğini hatırlatan Özdemir, "Yeni teşvik sistemi kapsamında alçı, optik, demiryolu ve bağlantı elemanları üretimi desteklenecek öncelikli sektörlerimiz olacak. Alçı sektörü, optik teknolojiler, demiryolu sanayii ve bağlantı elemanları üretimi önceliğimiz. Alçı sektörü açısından Sivas, ülke genelinde önde gelen illerimizden biri. Demirağ OSB’de büyük ölçekli bir fabrikanın kurulumu devam ediyor. Optik teknolojiler, savunma sanayindeki gelişmelerle birlikte öncelikli sektörler arasında yer aldı. Demiryolu sanayii ise Cumhuriyet döneminden bu yana şehrimiz için önemli bir alan ve günümüzde de gelişmeler kaydediliyor. Bağlantı elemanları üretimi ise otomotiv ve makine sanayisini yakından ilgilendiriyor" dedi.
Sivas’ın manevi tarihine ışık tutacak buluntu
14 Ağustos 2025 Perşembe - 12:59 Sivas’ın manevi tarihine ışık tutacak buluntu Sivas’ta Şemsi Sivas-i türbesi restorasyon çalışmaları tamamlandı, çalışmalar sırasında Halveti tarikatının önemli isimlerinden Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait kayıp mezar taşı gün yüzüne çıkarıldı. Restorasyon çalışmaları tamamlanan Sivas Meydan Camisi ve Şemsi Sivas’i hazretleri türbesi 15 Ağustos Cuma günü Cuma Namazı öncesi, 1.5 yılın ardından yeniden ibadet ve ziyaretlere açılacak. Restorasyon çalınmaları; Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile Uluslararası Ravza Derneği arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında gerçekleştirildi. Restorasyon süreci öncesinde yapılan detaylı araştırmalar sonucunda hazırlanan ve Koruma Kurulu tarafından onaylanan restorasyon projeleri doğrultusunda, eserler aslına uygun biçimde restore edildi. 2024-2025 yılları arasında yaklaşık bir buçuk yıl süren çalışmalar neticesinde cami ve türbe, tarihî kimliğine uygun şekilde yeniden düzenlendi. Kayıp mezar taşı gün yüzüne çıkartıldı Tamamlanan restorasyon çalışmaları sırasında Sivas’ın manevi tarihine ışık tutacak kayıp bir mezar taşı da ortaya çıkartıldı. Prof. Dr. Recep Toparlı tarafından türbede bulunan mezar taşlarının ve kitabelerin transkripsiyonu yapıldı. Prof. Dr. Toparlı tarafından yapılan incelemeler sonucunda bulunan bir mezar taşının, Şemsi Sivas-i Hazretleri’nin oğlu olan Halveti tarikatının önemli büyüklerinden Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait olduğu belirlendi. Konuyla ilgili açıklama yapan Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, 1564 yılında inşa edilen caminin tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından Cuma günü yeniden ibadet ve ziyaretlere açılacağını belirterek, "Meydan Camimiz yaklaşık 460 yıl önce Hasan Paşa tarafından yaptırılmış bir camidir. Bahçesinde Şemseddin Sivas-i Hazretleri’nin, kendisinden sonra görev yapan kişilerin ve daha sonra ilaveleri ile şehrin önde gelen kişilerin mezarları bulunmaktadır. Yaklaşık bir buçuk yıl önce Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz ile Uluslararası Ravza Derneği arasında yapılan protokol çerçevesinde türbemizin restorasyonu yapıldı ve 15 Ağustos Cuma günü açılışını gerçekleştireceğiz. Türbede yatan zat Şemseddin Sivas-i, Sivas’ın önde gelen âlimlerindendir. Bu restorasyon sırasında tarihe çok güzel ışık tutacak bir mezar taşı bulduk. Prof. Dr. Recep Toparlı hocamız da okudu ve raporladı. Taş, Şemseddin Sivas-i Hazretleri’nden sonra şeyhlik yapan oğlu Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait. 48 yıl görev yapmış o makamda. Bu çalışmalarda onun mezar taşını tespit ettik. Bu son restorasyonda türbeye katılan en büyük güzellik diyebiliriz. Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait mezar taşı. 15 Ağustos Cuma günü halkımızın ziyaretine açacağız, herkes gelip ziyaret edebilir" dedi. Şemsi Sivas’i kimdir 1517 yılında Zile’de doğan ve "Kara Şems" veya "Şems-i Aziz" diye de bilinen Şems-i Sivasi, Halvetiyye tarikatının kolu olan Şemsiyye’nin kurucusudur. Şems-i Sivasi, Camii’nde şeyhlik ve vaizlik yapması için bizzat Hasan Paşa tarafından Sivas’a davet edilmiştir. 1597 yılında Sivas’ta vefatı üzerine cami avlusuna defnedilmiştir. Şems-i Sivasi Türbesi’nin kapısının üzerinde ve duvarlarında yer alan kitabelerine göre Şems-i Sivasi’nin ölümünden yaklaşık üç yıl sonra 1600 tarihinde türbenin ilk bölümü yapılmıştır. Yapının ikinci bölümü ise 1847-1848 yılları arasında eklenmiştir. Türbe de Meydan (Hasan Paşa) Cami gibi 2024-2025 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilmiştir. Şeyh Müeyyed Efendi kimdir Şeyh Müeyyed Efendi, Hasan Çelebi’den sonra M.1611-1659 yılları arasında yaklaşık 48 yıl boyunca Sivas’ta Halvetî tarikatının Şemsiye kolunun postnişinliğini yürüttü. Tarikatın sonraki postnişinlerinin de Şeyh Müeyyed Efendi’nin soyundan geldi. Şemsi Sivasi Türbesi ise Şemseddin Sivasi’nin vefatından yaklaşık üç yıl sonra H.1009 / M.1600 tarihinde inşa edildi. Türbenin arka kısmında yer alan ikinci bölüm ise H.1264 / M.1847-1848 yıllarında eklendi. Restorasyon sürecinde bu bilgiler kitabeler ışığında netleşti. Özellikle 1848 yılında inşa edilen ikinci bölümde gerçekleştirilen kazılar sırasında, türbe içerisinde yer alan mevcut mezarlar yeniden düzenlendi, sonradan eklenmiş olan zemin döşemesinin kaldırılmasıyla birlikte bugüne kadar varlığı bilinmeyen bir mezar taşı gün yüzüne çıkarıldı.
Göçmen kuşların uğrak noktasına can suyu
14 Ağustos 2025 Perşembe - 12:35 Göçmen kuşların uğrak noktasına can suyu Sivas’ın Ulaş ilçesinde bulunan ve birçok göçmen kuşa ev sahipliği yapan Ulaş Gölü, kuruma tehlikesine karşı korunuyor. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek’in talimatıyla başlatılan çalışmalar kapsamında yeni su kaynakları göle yönlendirilerek doğal ekosistemin devamlılığı sağlanıyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde, kent merkezine 33 kilometre uzaklıkta yer alan ve "Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan" olarak tescillenen Ulaş Gölü’nde, kuruma tehlikesine karşı önemli bir adım atıldı. Yaz aylarında serin sularıyla birçok göçmen kuş türüne ev sahipliği yapan gölde, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek’in talimatıyla başlatılan çalışmalar hız kazandı. Sivas İl Özel İdaresi ekipleri ile Ulaş Kaymakamlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, göl çevresinde yeni su kaynakları tespit edildi. Yapılan drenaj çalışmalarıyla bu kaynaklar göle yönlendirilerek su seviyesinin korunması hedefleniyor. Böylece gölün kurumasının önüne geçilmesi ve bölgenin doğal ekosisteminin bozulmadan gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor. Yetkililerden yapılan açıklamada ise çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtilerek, "Ulaş Gölü, bölge için sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda onlarca kuş türüne ev sahipliği yapan önemli bir yaşam alanı ve doğal mirasımızdır. Gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor. Doğayı korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadelerine yer verildi.
Tuhafiyeci el işi atölyesine dönüştü, kadınlar ev ekonomisine destek olmaya başladı
14 Ağustos 2025 Perşembe - 11:01 Tuhafiyeci el işi atölyesine dönüştü, kadınlar ev ekonomisine destek olmaya başladı Sivas’ta bir kadın girişimci tarafından açılan tuhafiye işletmesi, zamanla el işi atölyesine dönüştü. Boş vakitlerini değerlendirmek isteyen 30 kadın, ev ekonomisine de destek olmaya başladı. Sivas’ta bir kadın girişimci, tuhafiye dükkanı olarak açtığı işletmeyi el işi atölyesine dönüştürdü. Mahallede yaşayan ev hanımlarının isteği üzerine faaliyet göstermeye başlayan atölyede ev hanımları örgü örmeye başladı. Yaklaşık 30 kadının el emeği ürünler ürettiği atölye, görenlerin ilgisini çekti. Boş vakitlerini değerlendirmek isteyen kadınlar hem sosyalleşirken hem de para kazanmaya başladı. Ürettikleri ürünleri aynı işletmede satışa sunan kadınlar, ev ekonomisine destek olmaya başladı. "Buraya gelip alışan arkadaşlarımız bizden ayrılmıyor" Mahallede yaşayan kadınların çok memnun olduğunu ifade eden işletme sahibi Süleyha Ekici, "Bayanlarımızın sayısı 30 kişiye kadar çıkıyor. Buraya gelen bayan arkadaşlarımız beğendiği ipi alıyor ve ne örmek isterse onu örüyorlar. Yapmakta zorlanan arkadaşlarımıza yardım ediyoruz. Burada arkadaşlarımızın ördüğü eşyaları biz direkt tezgâha koyup onların adına satıyoruz. Bazı arkadaşlarımıza siparişler alıyoruz, bize gelen siparişleri onlar yapıyor, paralarını da onlara veriyoruz. Bayanlarımız öğleden sonra dükkânımıza geliyorlar. Burada arkadaş ortamında çay ve samimi sohbetler eşliğinde el işi yapıyoruz. Dükkânımıza gelen bayan müşterilerimiz içeri girdiklerinde şok oluyorlar, satış olup olmadığını soruyorlar. Burada sadece oturup el işi yaptığımızı, satış yapmadığımızı sanıyorlar. Satışımızın olduğunu duyduklarında da ‘ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyoruz’ deyip şaşırıyorlar. Bu şekilde müşteri olarak gelip daha sonra da burada el işi yapmaya gelen birçok arkadaşımız var. Buraya gelmek isteyen bayanlar gelebilir. Özellikle aradığımız bir şart yok, saat 13.00’ten 18.00’e kadar biz hizmet veriyoruz. Buraya gelip alışan arkadaşlarımız bizden ayrılmıyor, bizi bırakamıyor. Evde oturan bayanlar gelip evlerine katkıda bulunsunlar, az da olsa kendi parasını kazansınlar. Az da olsa bayanların kendi yaptıkları işten para kazanmaları daha çok hoşlarına gidiyor. İlk defa ürünü satılan bir bayanın parasını alması çok hoşuna gidiyor, çok mutlu oluyorlar" diye konuştu. "Kadınların kendi kazandıkları paralarını harcamaları çok hoşlarına gidiyor" Ev ekonomisine destek olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Fatma Ekşi, "Burada ki ortamımız kadınların evlerde yaptıkları gün ortamı gibi. Burada kadınlar hem bir şeyler öğreniyorlar hem de kendi paralarını kazanıp aile bütçelerine katkıda bulunuyorlar. Kadınlar kendi ördüklerini satıyorlar sipariş alıyorlar. Kadınların kendi kazandıkları paralarını harcamaları çok hoşlarına gidiyor mutlu oluyorlar. Artık evleri gezip oturmak yerine burası kadınlar için daha çok aranan bir yer oldu. Şuan yaz sezonu olduğu için herkesin misafirleri falan geliyor yoksa biz burada gelen kişi sayısını fazlasıyla geçiriyoruz" şeklinde konuştu. "Eşimi kaybettikten sonra buraya gelmek bana moral veriyor" Atölye ile sorunlarının üstesinden geldiğini ifade eden Ayşe Çelik, "Sabahları saat 10.00 gibi uyanıyorum. Hemen kahvaltımı yapıp temizliğimi yapıyorum ve hemen buraya koşuyorum. Burayı çok seviyorum bana da moral veriyor. Evime katkı olsun kafa dağılsın diye gelip örüyorum. Eşimi kaybettikten sonra buraya gelmek bana moral veriyor. Bütün akrabalarım da burada olduğumu biliyor arayıp ulaşamayan örgü yaptığımı biliyor ve buraya geliyor" dedi.