Yerel Haberler
Sivas
Sivas’ta Hıdırellez kutlamalarında kış ile bahar adeta iç içe geçti 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:04:05 Sivas’ta baharın müjdecisi Hıdırellez, yağmurlu havaya rağmen coşkuyla kutlandı. Kış etkilerinin sürdüğü kentte yağmur altında yapılan etkinlikler ilginç görüntüler oluşturdu. Hıdırellez, Paşabahçe Mesire Alanı’nda düzenlenen programla kutlandı. Kış etkilerinin devam ettiği kentte, Hıdırellez günü yağan yağmur renkli ve ilginç görüntülere sahne oldu. Programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ve il protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı. Yağmura rağmen alanı dolduran vatandaşlar, halk oyunları ekiplerinin gösterileriyle coşkulu anlar yaşadı. Geleneksel kıyafetlerle sahne alan ekipler, izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinlikler kapsamında düzenlenen geleneksel yarışmalar ise renkli görüntüler oluşturdu. Vali Yılmaz Şimşek ve eşi Çiğdem Olgun Şimşek’in yumurta tokuşturması ile başlayan yarışmalar; yumurta taşıma, halat çekme ve çuval yarışı ile devam etti. Yağmur altında gerçekleşen yarışmalarda vatandaşlar hem eğlendi hem de tatlı rekabet yaşadı. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen baharın simgesi olan Hıdırellez’in coşkusu hissedildi. Program, Vali Yılmaz Şimşek ve eşi Çiğdem Olgun Şimşek’in katılımcılara yemek ikramında bulunmasıyla sona erdi. "Çok köklü bir geleneğimizdir" Programda konuşan Vali Yılmaz Şimşek, "Hıdırellez asırlardır bu topraklarda yaşatılan, umutlarımızı tazeleyen ve kardeşliğimizi pekiştiren çok köklü bir geleneğimizdir. Baharın gelişiyle birlikte doğa nasıl yeniden canlanıyorsa, bizler de kardeşliğimizi ve dayanışmamızı yeniden güçlendiriyoruz. Bu tür etkinlikler geçmişimiz ile geleceğimiz arasında kurulan en güçlü bağdır. Programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza teşekkür ediyor, tüm hemşerilerimizin Hıdırellez Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:58 Sivas’ta Hıdırellez kutlamalarında kış ile bahar adeta iç içe geçti Sivas’ta baharın müjdecisi Hıdırellez, yağmurlu havaya rağmen coşkuyla kutlandı. Kış etkilerinin sürdüğü kentte yağmur altında yapılan etkinlikler ilginç görüntüler oluşturdu. Sivas’ta baharın habercisi olarak kabul edilen Hıdırellez, Paşabahçe Mesire Alanı’nda düzenlenen programla kutlandı. Kış etkilerinin devam ettiği kentte, Hıdırellez günü yağan yağmur renkli ve ilginç görüntülere sahne oldu. Programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ve il protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı. Yağmura rağmen alanı dolduran vatandaşlar, halk oyunları ekiplerinin gösterileriyle coşkulu anlar yaşadı. Geleneksel kıyafetlerle sahne alan ekipler, izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinlikler kapsamında düzenlenen geleneksel yarışmalar ise renkli görüntüler oluşturdu. Vali Yılmaz Şimşek ve eşi Çiğdem Olgun Şimşek’in yumurta tokuşturması ile başlayan yarışmalar yumurta taşıma, halat çekme ve çuval yarışı ile devam etti. Yağmur altında gerçekleşen yarışmalarda vatandaşlar hem eğlendi hem de tatlı rekabet yaşadı. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen baharın simgesi olan Hıdırellez’in coşkusu hissedildi. Program, Vali Yılmaz Şimşek ve eşi Çiğdem Olgun Şimşek’in katılımcılara yemek ikramında bulunmasıyla sona erdi. "Çok köklü bir geleneğimizdir" Programda konuşan Vali Yılmaz Şimşek, "Hıdırellez asırlardır bu topraklarda yaşatılan, umutlarımızı tazeleyen ve kardeşliğimizi pekiştiren çok köklü bir geleneğimizdir. Baharın gelişiyle birlikte doğa nasıl yeniden canlanıyorsa, bizler de kardeşliğimizi ve dayanışmamızı yeniden güçlendiriyoruz. Bu tür etkinlikler geçmişimiz ile geleceğimiz arasında kurulan en güçlü bağdır. Programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza teşekkür ediyor, tüm hemşerilerimizin Hıdırellez Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
Dizilerden etkilendi, özel olarak tasarladı
10 Temmuz 2025 Perşembe - 11:44 Dizilerden etkilendi, özel olarak tasarladı Sivaslı bıçak ustası, 10 bin koç boynuzu arasından seçtiği özel seri boynuz ile bıçak üretti. Dizilerden etkilendiği tarihi kılıç ve hançer motiflerinden yorumlayıp ürettiği koleksiyonluk bıçağı, 35 bin TL’den satışa sundu. Sivas’ta uzun yıllardır bıçakçılık mesleğini sürdüren Emre Göçeri, Türkiye’de daha önce örneği bulunmayan özel tasarım bir bıçak üretti. Yaklaşık 10 bin koç boynuzu arasından titizlikle seçtiği 5-6 yaşındaki hayvanlara ait özel seri boynuzları kullanan Göçeri, sap kısmına yüzyıllar öncesinden izler taşıyan işlemeleri farklı yorumlarla birleştirdi. Bıçaklara ‘Yunus modeli’ ismini veren Göçeri, Kütahya ve Balıkesir’den getirilen boynuzların doğal rengarenk ve alacalı dokusunun, standart malzemelere göre çok daha estetik olduğunu belirtti. Sınırlı sayıda hazırlanan bu koleksiyonluk bıçağın satış fiyatı ise 3 bin TL’den başlayarak 35 bin TL’ye kadar çıkıyor. "Özel tasarım bıçak yapmaya karar verdim" Emre Göçeri, bıçağın üretiminin zahmetli olduğunu ve bu zahmetin karşılığını aldıklarını söyleyerek, "O kadar koç boynuzu kullanmamıza rağmen, 8 ile 10 bin tane koç boynuzundan yalnızca 15-20 tane özel seri koç boynuzu yakalayabildik. Alacaları ve motifleri farklı, kehribar gibi olan koç boynuzları ön plana çıkmaya başladı. Daha öncesinde Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi illerden koç boynuzu bize geliyordu. Onlar dolgundu fakat renkli değillerdi. Kütahya ve Balıkesir illerinden gelen boynuzların daha dolgun, daha renkli ve daha katmanlı olduğunu fark ettik. Bu durumu merak ettik ve araştırdık. Bu olayın yedikleri yemlerle ve gezdikleri meralarla ilgili olduğunu gördük. Sonrasında da bu boynuzlarla özel tasarımlı bıçaklar yapmaya karar verdik. Koleksiyoncuların yoğun talep gösterdiği ürünler üretmeye başladık. Bizim yaptığımız bu bıçağa ‘Yunus Modeli’ ismini verdik. Biz bu bıçakları yapmaya başlamadan önce bu şekilde işlemeli Sivas bıçakları yoktu. Düz sarı ve siyah manda ile koç boynuzları vardı. Biz bu boynuzları keşfettik ve daha neler yapabiliriz diye düşündük. 5-6 yaşındaki koç boynuzlarında bu motiflerin çıktığını gördük. Biraz zahmetli oluyor ama emeğimizin karşılığını aldığımızı düşünüyoruz" dedi. "Bu motifleri daha önce dizide görmüştüm" Göçeri, bu motifleri daha önce bir dizide görüp bıçak yaptığını ve bu bıçakları sadece koleksiyon düşkünü insanların aldığını ifade ederek, "Bu motifleri daha önce bir dizide görmüştüm. Daha sonrasında Türkiye’nin başka bir yöresinden motif baktım. Araştırınca bizim dedelerimizin yapmış olduğu kılıçlarda ve hançerlerde de bu işlemeler var. Yalnız, hepsi birbirinden farklı işlemelerdi. Biz de bu işlemelere zincir kısmını eklersek farklı bir tasarım olur diye düşündük. Bu da çok tuttu, çok beğenildi. Bunların arkasına da bizim "yılan motifi" diye adlandırdığımız deseni biz kendimiz işliyoruz. Daha Önceden hiç yapılmadığı için patent kurumuna başvurumuzu yaptık. İnsanlara sunmaya hazırız. 8 ila 10 bin üründen sadece 7-8 tane özel ürün çıkarttık. Zaten bu yaptığımız ürünlerin 5 tanesini tek bir müşterimize sattık. İnsanlar bu bıçakları kullanmak için değil, koleksiyon amacıyla alıyor. Nasıl ki dolgun bir kehribar insanların gözüne güzel görünür ve almak isterlerse, bu ürünleri görenler de mutlu olup almak istiyor. Bu bıçakların bizde bir dezavantajı da var. İnsanlar hep bu özel bıçaklardan istiyor, bu sefer siyah ve sarı boynuzlarla yapılmış bıçakları satamıyoruz. Ortalama olarak bu özel bıçaklar 3 bin ila 13 bin TL arasında değişiyor. 4-5 yaşındaki bir koçtan elde edilen bir parçayı, kutusuyla birlikte 35 bin TL’ye verdik" diye konuştu.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi personeli evlilik yıl dönümünde izinli sayılacak
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:38 Sivas Cumhuriyet Üniversitesi personeli evlilik yıl dönümünde izinli sayılacak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ), 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edilmesi dolayısıyla personeli sevindiren bir karara imza attı. Üniversite, akademik ve idari personele evlilik yıl dönümlerinde bir gün mazeret izni hakkı tanıyacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte kamu kurumlarında aile yapısını destekleyici adımlar atılmaya başlandı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) de personeline yönelik bir uygulamayı hayata geçirdi. Üniversite, akademik ve idari personelin evlilik yıl dönümlerinde bir gün süreyle mazeret izni kullanmasına imkân tanıyacak. Uygulamayla çalışanların aile bağlarının güçlendirilmesi ve özel günlerini sevdikleriyle birlikte geçirebilmeleri amaçlanıyor. "Bu karar, aile kurumuna verdiğimiz önemin bir yansımasıdır" SCÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül, bu adımı aynı zamanda iş verimliliğini ve çalışan memnuniyetini artırma yönünde bir adım olarak değerlendirdiklerini söyledi. Verilen kararın aile kurumuna verdikleri önemin yansıması olduğunu ifade eden Rektör Şengönül, "Aile, toplumumuzun temel taşı ve ortak değerlerimizin en güçlü sembolüdür. ‘Aile Yılı’ kapsamında çalışanlarımızın bu özel günü aileleriyle daha anlamlı geçirmelerini sağlamak istedik. Bu karar, insan odaklı yaklaşımımızın ve aile kurumuna verdiğimiz önemin bir yansımasıdır" dedi.
Yaz geldi bayılmalar arttı
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 12:41 Yaz geldi bayılmalar arttı Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, hava sıcaklığının artmasıyla bayılma vakalarında artış olduğunu, her bayılmanın ciddi bir hastalık belirtisi olmadığını belirtip bayılma türlerini açıkladı. Artar sıcaklarla birlikte bayılma vakalarında da artış gözlendi. Nem oranının yükselmesi ve vücuttaki sıvı kaybının artması, uzun süre güneş altında kalmak, yetersiz beslenme ve uyku düzeni bayılma riskini artırıyor. Medicana Sivas Hastanesinde görevli Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, her baygınlığın ciddi bir hastalığın göstergesi olmadığını ifade edip bayılma türleri hakkında bilgiler verdi. "Bayılma nedenlerini bilmek gerekiyor" Yılmaz, bayılmanın insan hayatı boyunca karşılaşılan bir durum olduğunu söyleyerek, "Senkop yani bayılma, bir insanın hayatı boyunca gerek kendisi gerekse yakınları aracılığıyla karşılaştığı bir durumdur. Beyin hücrelerinin ihtiyacı olan su, şeker ve oksijen gibi maddelerin azalması sonucu ortaya çıkan geçici bilinç kaybı halidir. Basit senkop nedenlerini de tanımak önemli. Biyolojik hastalık durumlarına bağlı bayılma nedenleri vardır. Biyokimyasal ve endokrin bozukluklar, kan şekerinin aşırı yükselmesi sonucu oluşan hiperglisemi ve kan şekerinin aşırı düşmesiyle oluşan hipoglisemi de bilinç kaybına yol açabilir. Epilepsi gibi nörolojik hastalıklar da bayılmaya neden olabilir. Kalp ve organ yetersizlikleri, kalp ve damar hastalıkları, doğuştan gelen kalp kapağı sorunları da senkop nedenlerindendir. Psikiyatrik bozukluklar özellikle kadınlarda ve genç kızlarda görülür. Kişinin içinde bulunduğu psikolojik durumdan kurtulamaması bayılmalara yol açabilir" dedi. "Tetikleyen bazı faktörler var" Sıcak havalarda sıvı kaybına bağlı bayılma durumunun ortaya çıktığını belirten Yılmaz, "Basit bayılma nedenlerinden biri de ortostatik hipotansiyondur. Bu durumda kişi oturur ya da yatar pozisyondayken aniden ayağa kalktığında tansiyon düşüklüğü nedeniyle bulunduğu yere tutunamadan bayılır. Bir diğer bayılma türü ise vazomotor senkoptur. Beynin dolaşımı ve kalp işleyişini kontrol edemediği durumlarda ortaya çıkar. En bilinen örnekler kan görme, ani korku ya da aşırı heyecan yaşanmasıdır. Ortostatik hipotansiyonu tetikleyen bazı faktörler vardır. Aşırı yorgunluk, düzensiz uyku, açlık ve sıvı kaybı bu nedenler arasında yer alır. Özellikle yaz aylarında sıvı kaybının artması bu bayılma türünü daha sık hale getirir. Bacak kasları zayıf olan kişilerde bayılma daha kolay gerçekleşir. Uzun süre sporla uğraşan kişilerde kalp atım hızı ortalama 45-50 arasında seyreder. Bu kondisyon açısından iyi bir durumdur ancak bu kişiler oturdukları yerden aniden kalktıklarında kalp hızları aniden yükselemediği için bayılma yaşayabilirler" diye konuştu. "Bilinç kaybı meydana gelebilir" Sıcak havalarda bayılmanın iki temel nedeni olabileceğini ifade eden Yılmaz, "Sıcak havalarda bayılmanın iki temel nedeni olabilir. Biri biyolojik hastalıklara bağlı bayılmalar, diğeri ise basit bayılma halleridir. Güneş çarpması gibi durumlar doğrudan sinir sistemini etkileyebilir. Güneşin başa doğrudan etki etmesiyle bilinç kaybı meydana gelebilir. Bir diğer yaygın neden ise aşırı sıcaklara bağlı sıvı kaybıdır. Sıvı kaybı beyne giden kan akışını azaltır ve bu da bayılmaya yol açar. Bayılan bir kişiye ilk müdahale profesyonel destek gelene kadar yapılmalıdır. Kişinin solunumu ve nabzı kontrol edilmelidir. Rahat nefes alması sağlanmalı, baş hafifçe geriye doğru çekilmeli ve dilin arkaya kaçmaması için baş hafif yana çevrilerek sabitlenmelidir. Sıkı kıyafetler gevşetilmeli, örneğin kravat ya da başörtüsü gibi eşyalar çıkarılmalıdır. Ortam sakin olmalı ve kişinin vücut pozisyonu doğru ayarlanmalıdır. Ayılmayı kolaylaştırmak için ayaklar gövdenin üzerine yükseltilmelidir" şeklinde konuştu.