Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Sivas
Sivas Uluslararası Film Festivali üçüncü kez perdelerini açıyor
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:51:57
Sivas Uluslararası Film Festivali’nin üçüncüsü 12-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek. Festival kapsamında sinema dünyasından çok sayıda ünlü isim Sivas’ta sanatseverlerle buluşacak. Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek Sivas Uluslararası Film Festivali için hazırlıklar tamamlandı. 12-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival öncesinde Sivas Valisi Yılmaz Şimşek başkanlığında basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Vali Şimşek, festivalin kısa sürede önemli bir kültür ve sanat organizasyonu haline geldiğini belirterek, Sivas’ın ‘sinema şehri’ olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle festivalin uluslararası niteliğinin güçlendiğini vurgulayan Şimşek, etkinlik kapsamında sinema, tiyatro ve televizyon dünyasından çok sayıda ismin Sivas’ta ağırlanacağını söyledi. Festival süresince kortej yürüyüşü, film gösterimleri, söyleşiler, açık hava sineması, Yeşilçam nostalji konseri ve çeşitli atölye çalışmaları düzenlenecek. Festivalin Sivas’ın kültürel ve sanatsal gelişimine katkı sunması hedefleniyor. Birçok ödül verilecek Vali Yılmaz Şimşek, bu yıl ödül kategorilerinin de genişletildiğini belirterek, En İyi Film, En İyi Dizi, En İyi Oyuncu ödüllerinin yanı sıra Türk Sineması Hizmet Ödülü, Onur Ödülü ve TÜRKSOY Özel Ödülü’nün de verileceğini kaydetti. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise festivalin şehre hayırlı olmasını temenni ederken, toplantıya üniversite ve kurum temsilcileri ile düzenleme kurulu üyeleri de katıldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:28
Sivas’ta geleneksel ’saya gezmesi’ renkli görüntülere sahne oldu
Sivas’ın Zara ilçesinde Hıdırellez şenliklerinde geleneksel karakterlerin yer aldığı etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Sivas’ın Zara ilçesinde, Hıdırellez şenlikleri kapsamında ’bereket töreni’ olarak bilinen ’saya gezmesi’ geleneği gerçekleştirildi. İlçe sokaklarında yapılan etkinlikte vatandaşlar, yüzyıllardır süregelen kültürel mirası yeniden yaşama imkanı buldu. Geleneksel yürüyüşte deve temsili de yer alırken, etkinlikte sembolik olarak ’yumurta hırsızı, tilki, bıyıklı gelin ve deveci’ gibi karakterler canlandırıldı. Katılımcılar, bu figürlerle saya oyununu ilçe sokaklarında sergileyerek vatandaşların ilgisini çekti. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, geleneksel kültürün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amaçlandı. "Gelenekler unutulmasın diye çabalıyoruz" Geleneği yaşatmak istediklerini belirten Nilgün Gökkuş Bozalioğlu, "5’inci kez hazırladığımız Hıdırellez şenliğinde saya gezisi yaptık. Bu geleneği yaşatmak istiyoruz. Bundan 60 sene önce bu eğlenceler yapılıyormuş. Biz de gelenekler devam etsin diye bu gezileri düzenliyoruz. Gezide kullanılan deveyi ben kendim diktim. Bunların çeşitli karakterleri oluyor. Yumurta hırsızımız, tilkimiz, bıyıklı gelinimiz ve devecimiz var. Biz bunu, Zara sokaklarında insanların bir kez daha hatırlaması için yaptık. Güzel bir yürüyüş gerçekleştirmiş olduk" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:21
SCÜ çalışanları, bankaların promosyon tutumunu protesto etti
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) çalışanları, bankaların promosyon ihale sürecindeki tutumu nedeniyle basın açıklaması düzenledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi personeli, ikinci kez iptal edilen promosyon ihalesi ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Üniversitede faaliyet gösteren tüm sendikaların katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada sloganlar atılarak düşük promosyon rakamları reddedildi. Personel adına konuşan yetkili sendika başkanı Serdal Berkil, bankaların tutumunu eleştirdi. Bankaların düşük bedeller teklif ettiğini ifade eden Berkil, "Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilmesi planlanan maaş promosyon ihale süreci, bankaların çalışanların emeğini ve günün ekonomik şartlarını yok sayan tavrı nedeniyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Banka Promosyonu İhale Komisyonumuzca süreç şeffaf şekilde yürütülmesine rağmen ikinci kez iptal edilmek zorunda kalınmıştır. Bankaların artan enflasyon oranları, personel maaşlarındaki artışlar ve yüksek işlem hacimlerine rağmen çalışanlarımıza reva gördüğü emsal banka promosyon ihalelerinde verilen tekliflere nazaran oldukça düşük ve kabul edilemez promosyon teklifleri 52 yıllık geçmişi ile Sivas’ın köklü üniversitesi olan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin itibarına zarar verecek nitelikte olup akademik ve idari personelimizi derinden üzmüştür" dedi. "Maaş bizim, karar bizimdir" Piyasa gerçeklerinden uzak teklifleri reddettiklerini ifade eden Berkil, "İhaleye katılan bankaların masaya getirdiği düşük rakamlara karşı örgütlü gücümüzle sürecin takipçisi olacağımızın kararını kamuoyuyla paylaşıyoruz. Personelimizin beklentilerini dikkate almayan bankalara, başka illerdeki eşdeğer kurumlara verdikleri promosyon tekliflerini gözden geçirmelerini tavsiye ediyoruz. Amacımız çalışanların alın terinin hakkı olan adil, güncellenmiş ve yüksek promosyon tutarlarının ihaleye yansıtılmasıdır. Maaş bizim, karar bizimdir" dedi. Açıklamanın ardından slogan atan kalabalık alkışlar eşliğinde dağıldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:07
Engelliler için Türkiye’de bir ilk: Sivas’ta hayata geçti
Sivas’ta Karayolları ve Trafik Haftası kapsamında engelli bireylerin trafikte daha görünür olması amacıyla Türkiye’de ilk kez hayat geçirilen uygulamayla beraber 50 akülü araç kullanıcısına reflektör özellikli yelek dağıtıldı. Yaklaşık 1 kilometreden fark edilen yeleklerle trafikte güvenliğin artırılması hedefleniyor. Sivas’ta Karayolları ve Güvenliği Haftası kapsamında Atatürk ve Kongre Müzesi bahçesinde program düzenlendi. Düzenlenen programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, İl Emniyet Müdürü Ahmet Alaağaçlı, emniyet personeli ve çocuklar katıldı. Programda trafik polisleri çocuklarla çeşitli etkinlikler gerçekleştirirken, Vali Şimşek de jandarma ve trafik ekipleri tarafından kurulan stantları gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Karayolları ve Trafik Haftası kapsamında ise engelli bireylerin trafikte daha güvenli şekilde hareket edebilmesi amacıyla anlamlı bir proje hayata geçirildi. Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ile Bedensel ve Zihinsel Engelliler Derneği iş birliğinde yürütülen çalışma kapsamında 50 engelli vatandaşın akülü aracına reflektör özellikli yelek takıldı. Program kapsamında dağıtılan reflektörlü yeleklerin, akülü araç kullanan engelli bireylerin trafikte daha rahat fark edilmesini sağlayacağı belirtildi. Yaklaşık 1 kilometre mesafeden görülebilen yeleklerle özellikle gece saatlerinde ve düşük görüş şartlarında yaşanabilecek kazaların önüne geçilmesi amaçlanıyor. "Trafik kazalarında düşüş söz konusu" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, trafik haftasını çeşitli etkinlikler ile kutladıklarını belirterek, "Trafik haftasını şehrimizde çeşitli etkinlikler ile kutluyoruz. Amacımız vatandaşlarımızı trafik kurallarına uyma noktasında bir farkındalık oluşturmaktır. Çocuklarımı trafik kurallarını bilen nesiller olarak yetiştirmek istiyoruz. Trafik kazalarında bir düşüş söz konusu. Geçen yıla kıyasladığımız zaman ölümlü kazalarda Sivas genelinde yüzde 33’lük bir düşüş var. Yaralamalı kazalarda ise yüzde 17’lik bir düşüş söz konusudur" dedi. "Türkiye’de ilk Proje hakkında bilgi veren Bedensel ve Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Halil Geçgil, trafikte zorlandıklarını ve yapılan yelekler ile kolaylık sağlandığını söyleyerek, "Türkiye’ de ilk olarak bu yelekler emniyet müdürümüzün önerisi ile yapıldı. Türkiye’de engelli araçları çok belli olmuyor. Biz bu karışıklığı önlemek için yelekler hazırlattık. Sivas’ta güvenli bir yol için bunlar engelli kardeşlerimize çok güzel örnek oldu. Trafikte araçlar bizi görmüyor. Bizler bu yelekleri taktığımız zaman daha rahat fark edileceğiz. Bu yelekler yaklaşık 1 kilometreden gözüküyor" diye konuştu.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 11:00
Parmağına yüzük sıkışan kadının yardımına itfaiye koştu
Sivas’ta parmağına yüzük sıkışan vatandaşın yardımına itfaiye ekipleri yetişti. Olay, sabah saat 08.00 sıralarında Sivas Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde meydana geldi. Parmağındaki yüzüğü kendi imkânlarıyla çıkaramayan kadın, çareyi itfaiyeye başvurmakta buldu. İtfaiye ekipleri, yüzüğü zarar vermeden dikkatli bir şekilde çıkararak kadını sıkıntıdan kurtardı. Yüzüğün çıkarılmasıyla birlikte rahat nefes alan Yılmaz, ekiplere teşekkür etti.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 10:59
- Parmağında yüzük sıkışan vatandaşın yardımına itfaiye koştu
Sivas’ta parmağında yüzük sıkışan vatandaşın yardımına itfaiye ekipleri yetişti. Olay, sabah saat 08.00 sıralarında Sivas Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde meydana geldi. Parmağındaki yüzüğü kendi imkânlarıyla çıkaramayan S.Y., çareyi itfaiyeye başvurmakta buldu. İtfaiye ekipleri, yüzüğü zarar vermeden dikkatli bir şekilde çıkararak Yılmaz’ı sıkıntıdan kurtardı. Yüzüğün çıkarılmasıyla birlikte rahat nefes alan S.Y., ekiplere teşekkür etti.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 10:44
Erken tanı hayat kurtarıyor: Kadın kanserlerinde yüzde 100 tedavi mümkün
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Yanık, rahim ağzı kanserinde erken tanı konulması durumunda tedavinin yüzde 100 mümkün olduğunu belirterek, tarama testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kadınlarda en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer alan kanserler, erken tanıyla tamamen tedavi edilebilir olması ile dikkat çekiyor. Sivas Medicana hastanesinde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Yanık, düzenli tarama testleriyle kadın kanserlerine bağlı ölümlerin önüne geçilebileceğini söyledi. Prof. Dr. Ali Yanık, dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinin başında meme, kolorektal ve tiroid kanserlerinin geldiğini belirtti. Bu kanserlerin ardından ise kadın genital kanserlerinin dördüncü veya beşinci sırada yer aldığına dikkat çeken Yanık, kadın sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturan rahim ağzı, rahim içi ve yumurtalık kanserlerine karşı erken tanının büyük önem taşıdığını vurguladı. "Rahim ağzı kanseri erken tanıyla yüzde yüz tedavi edilebilir" Tüm kanserlerde erken tanının önemini vurgulayan Prof. Dr. Ali Yanık, "Bugün dünyada meme kanserinden, kolorektal kanserlerden, tiroid kanserinden sonra, sıklık açısından 4 veya 5’inci sırada kadın genital kanserleri geliyor. Bu anlamda çok çok önemli ve kadın kanserlerinin en önemli özelliklerinden bir tanesi de özellikle rahim ağzı kanserlerinin erken tanısının yapılabilmesi ve erken tanı yaptığımız zamanda yüzde yüz tedavisinin olabilmesi. Az gelişmiş ülkelerde en sık rastlanılan kanser rahim ağzı kanserleridir. Gelişmiş ülkelerde ise rahim içi kanserleridir. Daha sonra da yumurtalık kanserleri geliyor. Rahim ağzı kanserlerinin erken tanısı çok büyük önem arz ediyor. Bunu simir dediğimiz ve HPV dediğimiz yöntemle sağlıyoruz" diye konuştu. "HPV pozitif olmak, kanser olmak demek değildir" HPV testi pozitif çıktığı takdirde kanser olunmadığını ifade eden Yanık, "Halkımız çok yanlış anlıyor. HPV pozitif çıktı hemen kanser olduk biz, diyerek büyük bir depresyon ve yıkım içerisine giriyor. Bu böyle değil. HPV vücuda girdikten sonra vücut, immün sistem yani savunma sistemimiz bu virüsü bir şekilde vücuttan temizliyor. Bu temizleme süreci ortalama 16 ayla 36 ay arasında devam ediyor. Ve bu oran yüzde 95’lerin üzerinde oluyor. Bunların içerisinde sadece yüzde 1,3’ü HPV pozitif olan hastaların ya aynı kalıyor ya da ilerliyor. İlerleyen HPV, kanser ya da kanser öncüsü lezyonlara sebep oluyor. Kanser öncüsü lezyonlar HPV kaptıktan sonra rahim ağzında ortalama 10 yılda gelişebiliyor. Kanser ise 15 yılda gelişiyor. Eğer aldığımız biyopside kanser öncüsü bir lezyon varsa, basit bir yöntem olan leep ya da konizasyonla yüzde yüz tedavi edebiliyor. Erken evrelerde tedavi, rahim ağzı kanserlerinde başarılı ancak evre 3-4 dediğimiz ileri evrelerde ne yazık ki başarılı değil. Burada ışın tedavisi ve kemoterapi veriyoruz. Ama sonuçlar o kadar yüz güldürücü değil. Rahim ağzı kanseri için bugün Dünya Sağlık Örgütü, önümüzdeki 30 ile 50 yıl içerisinde tamamıyla dünyadan silmeyi planlıyor. Bunu planlama iyi bir tarama ve erken tanı ile tedavi etme ve aşılamayı yapmaktır. Aşı, bugün yaygın kullanılan ülkelerde ciddi bir şekilde rahim ağzı kanser öncüsü lezyonları ve kanserleri anlamlı bir şekilde düşürmüştür" şeklinde konuştu. "Erken tanı, kanserden kurtulmak demektir" Kadın kanserlerinden korunmanın en iyi yolunun erken tanı olduğuna dikkat çeken Yanık, "Kadınlarımıza şunları söylüyoruz. Bir, kanserden korunmanın en önemli özelliği erken tanı açısından mutlaka tarama testlerinizi yaptırın. İki, başta fazla kilolarınız olmak üzere obeziteyle mücadele edin, sağlıklı beslenin. A vitamini, C vitamini, E vitamini, karoten dediğimiz vitaminler önemlidir. Rahim ağzı kanseri bazında da ve diğer kanserler bazında sigaradan uzak durun. Mutlaka her yıl jinekoloğa gidin. 5 yılda bir HPV, 3 yılda bir simiri ihmal etmeyin. Erken tanı, başta meme ve rahim ağzı kanserlerinde olduğu gibi, tüm kanserlerde hayat kurtarıcıdır" dedi.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 03:10
Sivas’ta ters yöne giren minibüs otomobille çarpıştı: 1 ölü, 8 yaralı
Sivas'ta ters yöne giren minibüsün otomobille çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybederken, 8 kişi de yaralandı.
24 Haziran 2025 Salı - 12:26
Doğal denge bozuldu, kene popülasyonu arttı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, doğadaki dengenin bozulmasıyla birlikte kene popülasyonunun arttığını belirterek, bilinçsiz avcılığın bu artışta etkili olduğunu söyledi. Doğal ekosistemde meydana gelen bozulmalar sadece çevreyi değil, insan sağlığını da tehdit eden sonuçlara yol açıyor. Son zamanlarda özellikle kırsal bölgelerde artış göstermeye devam eden kene vakalarının arkasında, doğadaki dengenin bozulması yer alıyor. Kanatlı hayvanların azalması, bilinçsiz avcılık ve dengesiz ilaçlama gibi nedenlerle ekosistemdeki zincirde bozulmalar yaşanırken, bu sebeplere bağlı olarak kene popülasyonunun da artış yaşanmaya devam ediyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, bilinçsiz avcılıkla birçok keklik, sülün ve kanatlı hayvanların öldürülmesine bağlı olarak kene artışı olduğunu belirterek, daha önce çok az sayıda kenenin hastalık taşıdığını ve hasta hayvanların vücudundan kan emen kenelerinde hastalık taşımaya başladığını ifade etti. "Köylerde kanatlı hayvan kalmadı" Barış Atalay Uslu, keneler ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Doğada bulunan canlılarla insanların bir arada yaşadığı bir düzen içinde bulunduğu ortama ekosistem diyoruz. Ekosistemin bugün bozulmasını dünde aramalıyız. Birçok olay yaşadık 2004-2005 yıllarında ülkemizde çıkan kuş gribi nedeniyle birçok kanatlı hayvanı itlaf etmek zorunda kaldık. Köylerimizde kanatlı hayvan kalmadı. Artık köylü vatandaşlarımız şehirden yumurtasını alıp götürüyor. Köylerde kanatlı hayvanın kalmaması sadece yumurtayı etkilemiyor. Köylerde yaşayan birçok eklem bacaklının sayısını artırdı. Bugünlerde yaşadığımız kene vakalarının sebebi bir anlamda bu sebeplerdir. Ahırda tavuklar ve horozlar sığırların arasında zararlı hayvanları yerdi. Artık sığırların arasında kanatlı olmadığı için bunlar çok rahat yayılıyor. Bizim bu durumda müdahil olarak ilaçlarla eklem bacaklılar olan keneler ve sineklerle mücadele etmemiz gerekiyor. Onlarla ilaçlarla mücadele edince bu sefer çevre sağlığını bozuyoruz. Birçok ölmemesi gereken bakteriyi mikro organizmayı öldürüyoruz. Bu durumda bize birçok sorun olarak dönüyor" dedi. "Kenelerde ani bir artış gözlendi" Hayvancılıkla uğraşanların daha çok dikkat etmesi gerektiğini belirten Uslu, "Bu bilinçsiz avcılıkla birçok keklik, sülün ve kanatlı hayvanda yok edilmiş oldu. Doğada keneleri yiyen ortadan kaldıran hayvanlarında sayısı azaldı. Kene popülasyonu ani bir artış gösterdi. Kenelerle asıl mücadele şekli düzenli ve programlı ilaçlamadır. Bu biyolojik mücadelede kanatlılar kullanılır ama temelde ilaçla mücadele gelir. İlaçla mücadeleyi de düzgün yapamadığımızdan kene popülasyonunun yoğun bir artışıyla karşılaşıyoruz. Daha önce çok az sayıda kene hastalık taşıyordu. Hasta hayvanların vücudundan kan emen kenelerde hastalık taşımaya başladı. Bu şekilde giderek artan bir hastalık popülasyonu var. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşların Kelkit Vadisi dediğimiz alanda çok dikkatli olması gerekiyor. Kene vakalarının olduğu yerlere baktığımızda kırsal kesimde hayvancılıkla uğraşan insanların olduğunu görüyoruz. Bu enfekte keneler insana hastalığı bulaştırıyor. Açık renk kıyafetler giymeleri ve vücutlarını kontrol etmeleri lazım. Kene gördüklerinde en yakın sağlık kuruluşuna giderek bu keneyi çıkartılmaları gerekiyor" diye konuştu.
24 Haziran 2025 Salı - 11:29
Sivas Numune Hastanesi, başarı kalp operasyonları bölgesinde öne çıkıyor
Sivas Numune Hastanesi, yaptığı başarılı kalp operasyonları ile bölgede dikkat çekiyor. Sivas Numune Hastanesi’nde gerçekleştirilen by-pass ve diğer önemli kalp operasyonları, alanında uzman kalp ve damar cerrahlarının özverili çalışmalarıyla başarıyla sonuçlanmaya devam ediyor. Kalp sağlığı alanında modern tıbbın tüm imkanlarını kullanan hastane, ileri düzey teknolojik altyapısı ve deneyimli ekipleriyle, hayati risk taşıyan operasyonları güvenli şekilde gerçekleştir. Özellikle koroner arter hastalığı nedeniyle cerrahi müdahale gereken hastalara uygulanan by-pass ameliyatları, yüksek başarı oranları ile dikkat çekiyor. Kalp ve damar cerrahisi kliniğinde kapak tamiri ve değişimi, aort cerrahisi ve ritim bozukluklarına yönelik operasyonlar da etkin bir şekilde sürdürülüyor. Operasyon sonrasında multidisipliner bir yaklaşımla sürdürülen yoğun bakım ve rehabilitasyon süreçleri sayesinde, hastaların kısa sürede sağlığına kavuşması sağlanıyor. Kalp sağlığına dair tedavi ve cerrahi uygulamalarda referans merkez haline gelen Sivas Numune Hastanesi, her geçen gün daha fazla hastaya umut olmaya devam ediyor.
24 Haziran 2025 Salı - 11:17
Uzman Eğitimci Bozyiğit: "2025 YKS, bilgiden çok sabır ve strateji ölçtü"
Eğitim Kurumları Kurucusu Onur Feridun Boziğit, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nı değerlendirdi. Bozyiğit, "Bu sınav, bilgiden çok sabır ve strateji ölçtü" dedi. OFB Eğitim Kurumları Kurucusu eğitimci Onur Feridun Bozyiğit, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonrası değerlendirme yaptı. YKS’nin sadece bilgi değil; sabır, dikkat ve sistemli çalışma alışkanlığını ölçtüğünü vurgulayan Bozyiğit, süreci büyük bir mücadeleye benzeterek gençlerin bu sürecin gerçek kazananı olduğunu belirtti. Dersleri ayrı ayrı analiz eden Bozyiğit, "Türkçe, anlam bilgisi ve okuduğunu anlama soruları bu yıl da belirleyici oldu. Metinler uzun ve yoruma açık şekilde hazırlanmıştı. Zaman yönetimi, Türkçe testinde başarıyı doğrudan etkiledi. Matematikte yorum ağırlıklı, çok adımlı problem soruları dikkat çekti. Yalnızca işlem bilen değil, düşünen öğrenci ön plana çıktı. Tarih ve Coğrafya soruları bilgiyle birlikte kavramsal analiz yeteneğini ölçtü. Felsefe Grubu ve Din Kültürü, okuma-anlama ve soyut düşünme becerisi isteyen yapıdaydı. Fen Bilimlerinde fizik günlük yaşamla ilişkilendirilmiş, mantık yürüten öğrenciyi öne çıkaran sorularla geldi. Kimya ve Biyoloji ise görsel yorumlama ve deneysel mantık çerçevesinde şekillendi" dedi. Bozyiğit, "AYT sınavında ise Sanatçı-eser eşleşmeleri, dönem bilgisi ve anlam soruları; sistemli çalışan öğrenciler için avantaj sağladı. Tarih ve Coğrafya müfredata uygun ancak detay isteyen yapıda hazırlandı. AYT Matematik sınavın en seçici testlerinden biri oldu. Fonksiyonlar, polinomlar ve geometri bölümleri çok adımlı işlem ve dikkat gerektirdi. Fen Bilimlerinde kavramsal sorular ön plandaydı. Kimyada bilgi yorumlama dengesi iyi kurulmuştu. Biyoloji sorularında şekil ve grafik ağırlıklı sorularla bilgi transferi ölçüldü. Analitik düşünceyi öne çıkaran Felsefe, Psikoloji ve Din soruları; öğrencinin muhakeme gücünü test etti" şeklinde konuştu. "Bu sınavın asıl kazananı, vazgeçmeyen gençlerdir" Bozyiğit açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "2025 YKS, yalnızca bilgi değil; strateji, sabır ve kararlılık ölçümüdür. Her doğru cevaptan önce yüzlerce soru çözülmüş, yüzlerce saat emek verilmiştir. Bu sınavın gerçek sonucu, sadece puanlarla değil; gençlerimizin gösterdiği irade, mücadele ve özgüvenle yazılmıştır. Onları yürekten kutluyoruz."
24 Haziran 2025 Salı - 10:07
Unutulmaya yüz tutmuş Zihgir Yüzüğü yaşatılmaya çalışılıyor
Unutulmaya yüz tutmuş Zihgir Yüzüğü, Türk okçuluğunun kültürel mirası olarak yaşatılmaya çalışılıyor. Türk okçuluğunun kültürel miras ögelerinden biri olan Zihgir Yüzüğü, yüzyıllardır başparmak çekimi yapan Türk savaşçılarının kullandığı özel bir ekipman olarak biliniyor. Zihgir; kaşık, dil ve eşik adı verilen üç bölümden oluşuyor. Kirişin parmakla temasını keserek atışın daha güçlü ve isabetli olmasını sağlayan bu yüzük, günümüzde hem fonksiyonel hem de kültürel bir değer taşıyor. Zihgir ustası ve geleneksel Türk okçuluğu ile ilgilenen Ahmet Samet Günaydın, zihgir yapımında genellikle manda boynuzu gibi dayanıklı ve işlenebilir malzemeler kullandığını söylüyor. Günaydın, "Zihgir yüzüğü ağaç, kemik, boynuz gibi doğal malzemelerin yanı sıra sentetik malzemelerden de üretilebiliyor. Genel olarak okçular kullanıyor ama aksesuar olarak tercih edenler de var" dedi. "Zihgir yüzüğü her türlü malzemeden yapılabilecek bir ürün" Zihgirin ağaç, kemik ve boynuz türevleri gibi bir çok malzemeden yapılabileceğini söyleyen Ahmet Samet Günaydın, "Zihgir Yüzüğü, Türklerin ok ve yay kullanımında kullandığı, kirişle parmağı ile temasını kesmek amacıyla kullandığı bir yüzük cinsidir. Zihgir, 3 parçadan oluşur. Üst kısmına gelen kısım kaşık, deri kısmı dil ve kirişe temas eden kısmına da eşik ismi verilir. Tarih, Türkler var olduğu sürece hep başparmak çekimi yaptığı için zihgirin tarihçesi milattan öncesine kadar dayanıyor. Manda boynuzu, dayanıklı ve işlemesi kolay bir malzemedir. O dönemdeki şartları ele alırsak, işlemesinin kolay olması ve sağlamlığından dolayı manda boynuzu kullanılmış. Zihgir Yüzüğü her türlü malzemeden yapılabilecek bir ürün. Ağaç türevleri, kemik türevleri, boynuz türevleri ve sentetik ürünlerden üretimini yapmaktayız. Genel olarak okçulardan bir talebimiz oluyor. Aksesuar olarak kullanmak isteyenlerde müracaat ediyor" diye konuştu. "Zihgir, savaşın ince zarif halkasıydı" Zihgir Yüzüğü’nün tarih boyunca diplomatik anlamlar taşıdığını belirten Günaydın, "Kemal Keş Mustafa Efendi’nin Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki Lala İsmail Bölümü Kavsnamesi El Yazmasında zihgirlerin pirinin Hazreti Ali (Radıyallahü anh)olduğundan bahseder. Bu rivayette bir gün Hazreti Hasan ve Hüseyin(Radıyallahü anha) ok atma antrenmanı yaptığı esnada, parmaklarının yaralandığı ve Hazreti Ali Efendi’mizin onlara Zihgir Yüzüğü yaptığı rivayet edilir. Aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet bir zihgir ustasıdır. Zihgir Yüzüğü ile diplomatik mesajlar verildiği zamanlar olmuştur. Zihgir, atış dışındayken yukarıya doğru bakar. Atış esnasında aşağı doğru bakar. Elçi görüşmek için geldiğinde ilk olarak padişahın başparmağına bakar. Zihgir eğer yukarı doğru bakıyorsa konuşma yapılabilir ve barış imzalanabilir. Yüzük şayet aşağı doğru bakıyorsa, elçi hiçbir şey söylemeden geri çıkar. Çünkü konuşulacak bir şeyin kalmadığı ve savaşılacağı anlamına gelir. Türklerin diğer kavimlerden daha iyi okçular yetiştirmesinin sebebi aslında atış tarzıdır. Diğer kavimler 3 parmak çekişi yaparken biz Türkler, mandallama tekniği dediğimiz 5 başparmak atışını yapıyoruz. Bu okun, atın üstünde daha rahat çekilip atılmasını hem de yayda sabit durmasını sağlıyor. Daha teknolojik hale gelmiş oluyor. Zihgir, savaşın ince zarif halkası olup isabet oranını arttırıyor" dedi.
24 Haziran 2025 Salı - 09:27
Hayır panayırından elde edilen geliri Filistin’e bağışladılar
Sivas’taki 4-6 yaş Kur’an kurslarının yıl sonu kapanış programında hayır panayırı düzenlendi. Hayır panayırında Kur’an kursu öğrencileri, öğreticileri ve velilerin katkılarıyla toplanan 55 bin 600 TL, Filistinli mazlumlara ulaştırılmak üzere bağışlandı. Bağış makbuzunu Kur’an kursu öğreticilerine takdim eden İl Müftü Yardımcısı Mehmet Koç, anlamlı destekten ötürü öğreticilere, öğrencilere ve ailelerine teşekkür etti.
24 Haziran 2025 Salı - 09:27
Kollardaki güç kaybı ALS belirtisi olabilir
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhanettin Çiğdem, Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına dair bilgiler verdi. ALS’nin beyin ve omurilikte istemli kas kasılmasını sağlayan sinir hücrelerinin hasarlanması nedeniyle oluşan bir hastalık olduğunu söyleyen Çiğdem; kollarda ve ellerde güç kaybının, denge bozulmasının ve yürürken tökezlemenin ALS hastalığının belirtisi olabileceğini ifade etti. ALS hastalarının fark ettiği ilk belirtinin bir kolda ya da bacakta güçsüzlük şeklinde olduğunu kaydeden Çiğdem "Hastamız güçsüz olan koluyla kalem tutmada, düğme iliklemede ya da çanta taşımada zorlanır. Hasta, güçsüz olan bacağı nedeniyle yürürken tökezlemeye başlar ve sık düşer. Kas güçsüzlüğüne kaslarda erime ile seğirme de eşlik edebilir. Daha ziyade hastalığın ileri aşamalarında olmak üzere konuşma veya yutma güçlüğü de gelişebilir. ALS hastalığı ne yazık ki ilerleyicidir ve belirtiler zamanla kötüleşme eğilimi gösterir" dedi. ALS hastalığını tamamen iyileştirecek bir tedavi yönteminin bulunmadığının altını çizen Çiğdem, "Ancak bu hastalık üzerine yoğun araştırmalar yapılmakta ve yeni tedaviler denenmektedir. Uygulamakta olduğumuz tedaviler hastalığın yaptığı hasarı geri döndürmez fakat belirtilerin ilerlemesini yavaşlatabilir, ilave sorunları önleyebilir ve hastayı daha rahat ve bağımsız hale getirebilir" diye konuştu. Çiğdem, özellikle 50 yaş üstü kişilerin kollarda ve bacaklarda güç kaybı yaşadığında mutlaka doktora başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
23 Haziran 2025 Pazartesi - 22:25
Sivasspor’da Osman Zeki Korkmaz an meselesi
Yeni sezonda Trendyol 1. Lig’de mücadele edecek Sivasspor’da teknik direktörlük görevine Osman Zeki Korkmaz, en yakın isim olarak görülüyor. Sivasspor’da yaklaşan olağanüstü kongre öncesi hareketlilik devam ederken, gözler tek aday olarak seçime girecek başkan adayı Gökhan Karagöl’e çevrildi. Teknik Direktör Rıza Çalımbay’ın sözleşmesinin sona ermesinin ardından yeni teknik direktör arayışları devam ediyor. Bu kapsamda Sivasspor başkan adayı Gökhan Karagöl, geçtiğimiz sezon İstanbulspor’u çalıştıran genç teknik adam Osman Zeki Korkmaz ile bir görüşme gerçekleştirdi. Kırmızı-beyazlılarda teknik direktörlük için Korkmaz, göreve en yakın isim olarak görülüyor. 28 Haziran Cumartesi günü yapılacak kongrenin ardından Korkmaz’ın açıklanması ve Sivasspor ile anlaşmasının duyurulacağı öğrenildi.
23 Haziran 2025 Pazartesi - 18:52
Prof. Dr. Birnur Akkaya, Prag’daki bilimsel eğitime davet edildi
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birnur Akkaya, COST Action (CA23132: NexMPI) Aksiyon Projesi çerçevesinde Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da düzenlenen "Call for Short-Term Scientific Missions (STSMs)" başlıklı eğitime davet edildi. 16-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen eğitim etkinliği, BIOCEV bünyesindeki Centre Biomacromolecular and Bioanalogous Systems Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlendi. COST Action CA23132 NexMPI çalışma grubunun yönetim komitesi üyesi olan Prof. Dr. Akkaya, etkinlikte kendi geliştirdiği nanopartiküllerin görüntüleme teknolojisinde kullanımı üzerine sunum gerçekleştirdi. Eğitim süresince; hedeflenmiş moleküler radyonüklid kanser tedavisi, kanser hücrelerinin görüntüleme sistemleriyle ilişkisi, nörogörüntüleme, hücre takibi, manyetik nanopartiküller ve akıllı ilaç salımı gibi konularda hem teorik hem de uygulamalı oturumlar yapıldı. Avrupa’nın farklı ülkelerinden katılan araştırmacılarla grup çalışmaları ve etkileşimli oturumlar gerçekleştirildi. Prof. Dr. Birnur Akkaya, davet boyunca yürüttüğü ulusal ve uluslararası projelerin bilimsel iş birliklerini güçlendirme ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin uluslararası bilim dünyasındaki görünürlüğünü artırma fırsatı buldu. Akkaya, CA23132 NexMPI’nin yanı sıra CA20114 ve CA22119 kodlu diğer iki COST Aksiyon Projesi’nde de yönetim komitesi üyeliği görevini sürdürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder