Yerel Haberler
Sivas
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:17 Uzmanı açıkladı: "İnsanların ayı yaşam alanlarına girmesi karşılaşmaları artırdı" Baharın gelmesiyle birlikte kış uykusundan uyanan bozayıların yerleşim alanlarına yakın bölgelerde görülme sıklığı arttığını söyleyen Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, insan hareketliliğinin artması ve doğal yaşam alanlarının daralması insan-ayı karşılaşmalarını da beraberinde getirdiğini ifade etti. Baharın gelmesiyle kış uykusundan uyanan ayılar doğada sıklıkla görülmeye başladı. Havaların ısınmasıyla birlikte bozayılar besin arayışı için daha geniş alanlarda hareket etmeye başladı. Özellikle ormanlık bölgeler ile yerleşim yerlerine yakın alanlarda ayıların görülme sıklığında artış yaşanıyor. Doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından daha yoğun kullanılmaya başlanması, kırsal faaliyetlerin artması ve ayı popülasyonundaki yükseliş bu karşılaşmaların temel nedenleri arasında gösteriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, insanların ayıların yaşam alanlarını daha yoğun kullanmaya başladığını belirterek, "İnsanların doğaya bıraktığı gıda atıkları ve arıcılık faaliyetleri ayıları yerleşim alanlarına çekiyor. Ayılar bu bölgeleri öğrendiklerinde tekrar tekrar ziyaret ediyor. Özellikle arıcıların elektrikli çit gibi tedbirler alması önemli" dedi. Oğrak, vatandaşların doğaya çöp bırakmaması gerektiğini belirterek, alınacak önlemlerle insan-ayı karşılaşmalarının azaltılabileceğini söyledi. "Biz ayıların alanlarına girmeye başladık" Yusuf Ziya Oğrak, ayı popülasyonunda artış olduğunu söyleyerek, "Aslında biz ayıların alanlarına çok girmeye başladık diyebiliriz. Kullanmaya başladık. Bu yüzden karşılaşmalar da çok artmaya başladı. Bir taraftan da ayıların avlanmaları yasaklandığı için biraz koruma altına alındı. Bu nedenle popülasyonlarında da bir miktar artış olduğu söylenebilir. Bugün Türkiye’de baktığımız zaman 4-5 bin civarında bozayı olduğu tahmin ediliyor. Aslında ayı ailesi içerisinde 8 tane tür var. Türkiye’de de dünyanın birçok yerinde yaygın olan bozayıları görüyoruz. İnsanların daha çok bildiği kutup ayıları, pandalar vesaire gibi toplam sekiz tür bulunuyor. Bizde ise bozayılar var. Bunlar farklı irilikte hayvanlar ve Türkiye’nin en büyük etoburları arasında yer alıyor. Bu yüzden insanlarla karşılaştıkları durumlarda çeşitli çatışmalar ortaya çıkabiliyor. Sayılarında bir miktar artış olsa da, Türkiye’de insan nüfusu da çok arttı. Son kırk yılda yaklaşık iki katına çıkarak 40 milyonlardan 85 milyonlara ulaştı. Bunun yanında araç sayıları ve insanların hareketliliği de arttı. Örneğin arıcılık faaliyetleri oldukça yaygınlaştı. Son 20 yılda bal üretimi iki katına çıkmış durumda. Arı kovanı sayısı 9 milyonlara ulaşmış ve arıcılık faaliyetleri ciddi şekilde artmış" dedi. "Beslenme ihtiyacı duyuyorlar" Ayıların, insanların bırakmış olduğun çöplerin yerini öğrenip daha sık bu bölgelere geldiğini belirten, Oğrak, "Bu durum ayılar açısından da önemli bir konu haline geldi. Çünkü ayılar, özellikle sonbaharda ve ilkbaharda yani mayıs dönemlerinde kış uykusundan uyandıklarında uzun süre aç kaldıkları için ciddi kilo kaybı yaşıyorlar. Özellikle anne ayılar için bu dönem daha zor geçiyor. Çünkü doğum genellikle kış uykusu sırasında gerçekleşiyor. Bu nedenle kaybettikleri ağırlığı telafi etmek için yoğun bir beslenme ihtiyacı duyuyorlar. Çok iyi koku alan burunları sayesinde insanların yaşadığı alanlara girebiliyorlar. İnsanların ektiği bahçeler ve bostanlar ayıları cezbediyor. Özellikle arıcıların alanlarına girebiliyorlar. Arıcılar doğal olarak kovanlarını tabiatın farklı bölgelerine yerleştiriyor. Bu nedenle insanların çevreye çöp atmasının ve gıda atıkları bırakmasının engellenmesi gerekiyor. Çünkü ayılar bu tür yerleri öğreniyor ve sürekli ziyaret etmeye başlıyor. Böylece insanlarla karşılaşmalar kaçınılmaz hale geliyor. Arıcılar ya da bahçe ve bostan işi yapan kişiler için ise elektrikli çit uygulamaları önemli bir tedbir olabilir. Bu yöntem sayesinde ayılarla karşılaşma riskini azaltarak kendilerini koruyabilirler" diye konuştu.
Uzmanı uyardı: "Sahura kalkmamak çeşitli hastalıklara neden olabilir"
19 Mart 2025 Çarşamba - 11:35 Uzmanı uyardı: "Sahura kalkmamak çeşitli hastalıklara neden olabilir" Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, oruç tutulurken sahura kalkmanın önemine vurgu yaparak, bu durumun kişilerde çeşitli sağlık problemlerine sebep olabileceği için çok doğru bir davranış olmadığını belirtti. Dengeli beslenme her zaman çok önemli olması ile birlikte özellikle Ramazan ayında yeme içme düzeninin değişmesiyle daha da önemli bir hale geliyor. Ramazan ayında oruç tutanların en çok dikkat etmesi gereken öğünlerin başında sahur geliyor. Sahur yapmadan oruç tutmak gün boyu halsizlik, baş ağrısı, kan şekeri düşüklüğü gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesinde görevli Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, düzenli bir şekilde sahura kalkarak oruç tutulması gerektiğini ifade ederek, ". İnsanlar günlük yaşantısında bir koşuşturma halindeyken sahura kalkmamayı tercih edebiliyorlar ya da uyanamayabiliyorlar. Bu durum kişilerde ani kan şekeri düşüklüğü, tansiyon düşüklüğüne, baş ağrısı gibi farklı sağlık problemlerine sebep olabileceği için çok doğru bir davranış değil" dedi. "Süreci düzgün yönetmeliyiz" Cansu Arslan, sahur yapmadan iftar yapılmaması gerektiğini söyleyerek, "Ramazan ayını yarılamamıza rağmen üzerinde durmamız gereken noktalar var. Bu noktadan birisi sahura kalkmadan oruç tutulması. İnsanlar günlük yaşantısında bir koşuşturma halindeyken sahura kalkmamayı tercih edebiliyorlar ya da sahura uyanamayabiliyorlar. Bu durum kişilerde ani kan şekeri düşüklüğü, tansiyon düşüklüğüne, baş ağrısı gibi farklı sağlık problemlerine sebep olabileceği için çok doğru bir davranış değil. Sahur yapmamak yerine uyumadan önce ara öğün olarak sandviç, süt-meyve ya da haşlanmış yumurta gibi kolay seçenekler tüketilebilir. Bu tarz protein içeriği yüksek ve gün içerisinde bizi tok tutabilecek, kan şekerimizi ve tansiyonumuzu dengeleyecek besinleri tercih etmek önemlidir. O yüzden bizler sahur yapmadan iftar yapılmamasını öneriyoruz. Günlük hayatın koşuşturmasını dikkate alacak olursak bir gün sahur yapmadan oruç tutmak çok fazla sorun teşkil etmeyecektir. Ancak bunu bir düzen haline getirip sahur yapmadan oruç tutmamalıyız. Bayrama kadar ki süreci bu şekilde düzgün yönetmeyi amaçlamalıyız" dedi. "Su tüketimi önemli" Toplumumuzda sahura kalkmadan daha hızlı kilo verileceğine dair bir algı olduğunu belirten Arslan, "Bir de toplumumuzda sahuru yapmasam daha hızlı kilo veririm diye bir algı var. Bu fikirle çıktığımız da iftara kadar daha çok acıktığımız için iftarda bir anda hızlı yemeye başlıyoruz, kilo verme sürecini çok iyi değerlendiremiyoruz. O yüzden kilo verme sürecinde de sahur öğününün yapılmasını öneriyoruz. Ramazanda su tüketimi de bir diğer önemli nokta. İyi su içmek iftara kadar dinç bir şekilde durmamızı sağlayabilir. Su tüketiminde ise bir anda litre litre su tüketmek yerine saat başı 1 bardak olacak şekilde güne yayılmış bir su tüketimimiz olmalı. Aralarda şekersiz çay, sade maden suyu, ayran, cacık gibi farklı sıvı kaynaklarını da yer vermeliyiz. Zencefil, melisa, adaçayı gibi sindirimi kolaylaştıran, bağışıklığımızı destekleyen bitki çaylarını da tercih edebiliriz" diye konuştu.
Şehit Aileleri ve Gazilere Devlet Övünç Madalyaları Takdim Edildi
18 Mart 2025 Salı - 17:14 Şehit Aileleri ve Gazilere Devlet Övünç Madalyaları Takdim Edildi Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan tarafından Sivas’taki şehit aileleri ve gazilere takdim edilmek üzere gönderilen "Devlet Övünç Madalyaları", düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek’in tevdi ettiği madalya ve beratlar, vatan uğruna fedakârlık gösteren kahramanlarımızın hatırasına ve fedakârlıklarına duyulan minnettarlığın bir nişanesi olarak sahiplerine takdim edildi. Törende, Malul Gazi Tnk. Uzm. Çvş. Veyis Başel, Şehit P. Uzm. Çvş. Özkan Lale, Malul P. Uzm. Çvş. Azmi Şahin ve Şehit P. Uzm. Çvş. Ömer Yıldırım’ın madalya ve beratları, Vali Şimşek tarafından sunuldu. Vali Şimşek, törende yaptığı konuşmada, vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin kıymetli yakınlarına ve kahraman gazilere minnettar olduklarını belirterek, "Sizler; bu vatan, bu millet, bu bayrak için en değerli varlıklarınızı feda ettiniz. Gazilerimiz, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna kahramanca mücadele verdiniz. Bugün bizler bu topraklarda hür ve bağımsız bir şekilde yaşıyorsak, bu sizlerin fedakârlıkları sayesindedir." dedi. Şehitlik ve gaziliğin Türk milleti için büyük bir onur olduğunu vurgulayan Vali Şimşek, "Bizim için şehit nurlanmış, gazi ise onurlanmış askerdir. Sizler milletimizin gönlündeki en yüce makama ulaştınız. Takdim ettiğimiz madalyalar, devletimizin ve milletimizin sizlere olan vefa borcunun bir nişanesidir." Dedi. Devletin her zaman şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğunu belirten Şimşek, "Sizler bizim için çok kıymetlisiniz. Devlet olarak, millet olarak daima yanınızdayız, sizlere tüm devlet kapıları sonuna kadar açıktır." Şeklinde konuştu. Tören, devlet övünç madalyalarının sahiplerine takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Öğrencilerin sahnelediği oyun duygusal anlar yaşattı
18 Mart 2025 Salı - 16:26 Öğrencilerin sahnelediği oyun duygusal anlar yaşattı Sivas’ta, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. Yıl Dönümü dolayısıyla program düzenlendi. Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde gerçekleştirilen program öncesi Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ve protokol üyeleri Mehmet Gökhan Ay Anadolu Lisesi, Özel Mehmet Recai Toydemir Anadolu Lisesi ve Şehit Üsteğmen Cemalettin Yılmaz Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerin çizdiği eserlerin yer aldığı "Çanakkale ve Şehitler" temalı resim sergisini ziyaret etti. Sergi ziyaretinin ardından programa geçildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda, şehitler için Kur’an tilaveti gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının okunduğu programda 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferini anlatan ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar gerçekleştirildi. Daha sonra Şehit Üsteğmen Cemalettin Yılmaz Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Özel Mehmet Recai Toydemir Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerince hazırlanan "İstiklal Marşı" oratoryosu ve günün anlam ve önemini anlatan tiyatro oyunları sahnelendi. Program, bayrak gösterisi ile sona erdi. Öğrencilerin sahnelediği oyun ve gösteriler katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Şimşek ve il protokolü oyunun ardından programın düzenlenmesinde emeği geçen öğrenci ve öğretmenleri tebrik etti.