Yerel Haberler
Sivas
"Sivas Uluslararası Film Festivali" kortej yürüyüşüyle başladı 14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:48:16 Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:38 Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu. (YÇ-GF-
Bu lise 1915 yılında hiç mezun vermedi
18 Mart 2025 Salı - 13:59 Bu lise 1915 yılında hiç mezun vermedi Sivas Kongresi’ne ev sahipliği yapan ve Cumhuriyetin temellerinin atıldığı tarihi Sivas Lisesi, Cumhuriyet öncesi de küçük kahramanları ile tarihte adından söz ettirdi. Son sınıf öğrencilerini Çanakkale Savaşına gönderen lise, 1915 yılında hiç mezun vermedi. Dönemin padişahı Abdülhamid Han tarafından inşa ettirilen ve erkek lisesi olarak hizmet veren Sivas Lisesi, tarihi boyunca birçok önemli olaya ev sahipliği yaptı. 1915 yılında başlayan Çanakkale Savaşı’na son sınıf öğrencilerini gönderen Sivas Lisesi, o yıl hiç mezun vermedi. Çanakkale Savaşı ve Sivas Lisesine ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğretim Görevlisi Serap Bozpolat Ayan, "Bu bina aslında Osmanlı döneminin en önemli eğitim kurumlarından birisi. Bir idadi, bir sultan o dönemin lisesi. Abdülhamid döneminde kurulmuş bir okul ve önemli bölge okullarından birisi o dönemde her şehirde lise yok belli şehirlerde sadece eğitim veriliyor. Sivas idadisi kurulduğu günden bu yana kadar her zaman çok önemli insanlar yetiştirmiş bir lisedir. 18 Mart 1915 bizim için çok önemli bir tarih. Çanakkale Savaşı’nın tamamı bizim için çok önemli önemli çok uzun süren bir harp. Bu 1914’ten 1918’e kadar içerisindeki en kritik zaman sadece bizim için değil diğer devletler için de bu durum böyle" dedi. "Gönüllü olarak cepheye gittiler ve o sene hiçbiri geri dönmedi" Sivas Lisesi’nin 1915’te hiç mezun vermediğini ifade eden Serap Bozpolat Ayan, "O dönemde de maalesef asker sayımız çok yetersiz olduğu için ve ciddi anlamda bir vatan müdafaasına ihtiyacımız vardı. Çanakkale, İstanbul’un kilididir ve orası düşerse başkent düşer. Başkent düşerse devlet düşer, ondan sonra yapacak hiçbir şey yok. Bunun bilincinde olan insanlarla doluyduk. O dönemin talebeleri de bunun bilincindelerdi ve bu bilinçle Çanakkale Savaşı’na gönüllü olarak katıldılar. Osmanlı döneminde öğrenciler askeri alınmaz çünkü ilmiye sınıfıdır onların vazifeleri farklıdır. Onlar da ilmen bir savaş verirler. Ülkeleri için ama o dönemde bunların hiçbirisini düşünecek durumumuz yoktu ve pek çok liseden olduğu gibi Sivas lisesinden de son sınıf öğrencileri yaşları tuttuğu için gönüllü olarak cepheye gittiler ve o sene hiçbiri geri dönmedi. Çanakkale Savaşı dolayısıyla 1915 yılında Sivas hiç mezun vermedi. Aslında söyleyeceklerimizin sınırı yok Çanakkale ile ilgili sadece şunu söylemek istiyorum Çanakkale dediğim gibi Türk’e türkü hatırlatan bir muharebe olmuştur bir savaş olmuştur" şeklinde konuştu.
Jeotermal seracılık maliyetini en aza indiren buluş
18 Mart 2025 Salı - 12:35 Jeotermal seracılık maliyetini en aza indiren buluş Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yer tutan seracılık, üniversite özel sektör iş birliği sonucunda daha karlı bir üretim modeli haline geliyor. Hazırlanan proje ile üretimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 45’ini oluşturan ısıtma maliyetleri 5’te 1 oranında azalıyor. Türkiye, bulunduğu konum itibariyle sebze ve meyve üretiminde önemli ülkelerden birisi olarak biliniyor. Akdeniz kıyı şeridinde yaygın olan seracılık, jeotermal su kaynaklarının bulunduğu kentlerde de hızla yayılıyor. Turizmin yanı sıra tarımsal üretimde de kullanılan termal su kaynakları, maliyetleriyle dikkat çekiyor. Seralar ile ilgili çalışmalar yürüten Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tolga Karaköy, ADOR Enerji Firması ile birlikte yürütmekte oldukları seraların iklimlendirilmesine yönelik projeler kapsamında, üretimde yaklaşık yüzde 45 maliyet oluştura ısıtma giderlerini 5’te 1 oranında azaltıyorlar. Proje; Afyonkarahisar, Konya, Eskişehir ve Erzincan’da devam ediyor Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Tolga Karaköy, "Orta Anadolu Bölgesine, seracılığın giderek yaygınlaştığını ve jeotermal alanlarda tarımsal faaliyet kolu olarak kullanılmaya başladığını görmekteyiz. Sivas’ta da şu ana kadar 3 tane sera yapıldı. Seracılıkta; üretimin karlı olabilmesi için en önemli şartlardan ilki sera içi iklimlendirmenin sağlıklı ve ekonomik olarak yapılabilmesidir. Seracılıktaki üretim maliyetlerini incelediğimizde, en yüksek maliyeti ısıtma yani iklimlendirmenin tuttuğunu görürüz. Seralarda üretimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 45’ini iklimlendirme oluşturuyor. Bu oranı ne kadar azaltacak olursanız karlılığı da o kadar arttırabilirsiniz. ADOR Enerji firmasıyla yaptığımız ortak AR-GE çalışmaları kapsamında özellikle toprak, ısı ve hava kaynaklı olan ısı pompalarını, serayı 12 ay boyunca ekonomik şekilde iklimlendirmede kullanabileceğimizi gördük. Sivas’ta ve farklı illerde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Afyonkarahisar, Konya, Eskişehir ve Erzincan bölgesinde seraları iklimlendirme projelerimiz devam etmektedir. Üreticilerin jeotermal kaynakları seralarının ısıtılmasında yetersiz sıcaklığa ve debiye sahip ise dışarıdan daha pahalı kömür, doğal gaz gibi ek ısıtma kaynaklarına ihtiyaç duyuyorlarsa bahsettiğim özellikle su kaynaklı ısı pompasını kullanarak, sera içi iklimlendirmeyi çok sağlıklı bir şekilde yapabilir ve verimliliği arttırarak üretim miktarını yükseltebilirsiniz. Seraların iklimlendirilmesinde ısı pompalarını kullanarak, kış mevsiminde ısıtılabileceğiniz gibi, yaz mevsiminde de soğutarak bitkilerin yetişme süresini uzatabilir, bitkilere daha konforlu bir yaşam alanı sunarak verimliliği çok daha yükseklere çıkarabilirsiniz. Sera içerisindeki iklim çok rahat bir şekilde kontrol edilebildiği ve bitkilerin istediği şekilde ayarlanabildiği için birim alandaki verim artacağından üretim miktarı ve doğal olarak karlılık yükselmektedir. Yaptığımız Ar-Ge çalışmaları, Orta Anadolu şartlarında ve hatta daha sert iklimlere sahip olan bölgelerde bile herhangi bir jeotermal kaynağa bağlı kalmadan bir ırmaktan ya da kuyudan dahi ısı pompaları beslenerek çok karlı bir şekilde sera içi iklimlendirmeyi sağlayarak, çok karlı bir üretim yapabilmekteyiz" dedi. Maliyet, 25 milyon TL’den 4.56 milyon TL’ye düştü Maliyetleri ciddi oranda düşürdüklerini ifade eden Karaköy, "Afyonkarahisar’da yaptığımız son çalışmalarımızda 50 bin metrekarelik bir sera alanında fizibilite çalışmamız neticesinde projemiz başlamış durumdadır. Bu alanda 12 ay boyunca iklimlendirme çalışması yapmamız halinde, yetersiz sıcaklık ve debiye sahip jeotermal su kaynakları ile ilave kömür ya da doğal gaz kullanarak yapılan iklimlendirme ile yaklaşık 20-25 milyon TL dolaylarında bir maliyet oluşurken, su kaynaklı ısı pompaları ile bu rakam 4-4,5 milyon TL’ye kadar düşmektedir. Seracılık dünden bugüne çok kârlı bir yatırım şeklidir. Çünkü dünyada şu anda gıda temini ve sürdürülebilirlik oldukça önemli hale geldi. Günümüzde Dünya nüfusu çok hızlı bir şekilde artar iken, özellikle çok farklı alanlarda faaliyet göstermekte olan güçlü firmaların seracılık çalışmaları başta olmak üzere çeşitli tarımsal üretimde boy göstermeye başladığını görmekteyiz. Kaynakların daha doğru kullanılabilmesi ile daha yüksek verimlilik sağlayabileceğimiz serada üretim modelini oldukça önemsiyoruz. Seracılık alanında ülkemizde çığır açacak AR-GE çalışmalarını ADOR Enerji firması bünyesinde sürdürmekteyiz. Son olarak, ısı pompası denildiğinde bilgi eksikliğinden kaynaklı olarak oluşan bir algı olabilmektedir. Evlerin ve çeşitli işletmelerin alanların ısıtma ve soğutmada kullandığı standart hava kaynaklı klimalarla karıştırılmamalıdır. Projemizde kullandığımız ısı pompalarının verimlilik değerleri çok yüksek olup, farklı bir teknoloji ile enerji üretimi yapabilmekte ve istediğimiz gibi iklimlendirme sağlayabilmektedir " diye konuştu.
Jeotermal seracılık maliyetini en aza indiren buluş
18 Mart 2025 Salı - 12:31 Jeotermal seracılık maliyetini en aza indiren buluş Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yer tutan seracılık, üniversite özel sektör iş birliği sonucunda daha karlı bir üretim modeli haline geliyor. Hazırlanan proje ile üretimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 45’ini oluşturan ısıtma maliyetleri 5’te 1 oranında azalıyor. Türkiye, bulunduğu konum itibariyle sebze ve meyve üretiminde önemli ülkelerden birisi olarak biliniyor. Akdeniz kıyı şeridinde yaygın olan seracılık, jeotermal su kaynaklarının bulunduğu kentlerde de hızla yayılıyor. Turizmin yanı sıra tarımsal üretimde de kullanılan termal su kaynakları, maliyetleriyle dikkat çekiyor. Seralar ile ilgili çalışmalar yürüten Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tolga Karaköy, ADOR Enerji Firması ile birlikte yürütmekte oldukları seraların iklimlendirilmesine yönelik projeler kapsamında, üretimde yaklaşık yüzde 45 maliyet oluştura ısıtma giderlerini 5’te 1 oranında azaltıyorlar. Proje; Afyonkarahisar, Konya, Eskişehir ve Erzincan’da devam ediyor Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Tolga Karaköy, "Orta Anadolu Bölgesine, seracılığın giderek yaygınlaştığını ve jeotermal alanlarda tarımsal faaliyet kolu olarak kullanılmaya başladığını görmekteyiz. Sivas’ta da şu ana kadar 3 tane sera yapıldı. Seracılıkta; üretimin karlı olabilmesi için en önemli şartlardan ilki sera içi iklimlendirmenin sağlıklı ve ekonomik olarak yapılabilmesidir. Seracılıktaki üretim maliyetlerini incelediğimizde, en yüksek maliyeti ısıtma yani iklimlendirmenin tuttuğunu görürüz. Seralarda üretimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 45’ini iklimlendirme oluşturuyor. Bu oranı ne kadar azaltacak olursanız karlılığı da o kadar arttırabilirsiniz. ADOR Enerji firmasıyla yaptığımız ortak AR-GE çalışmaları kapsamında özellikle toprak, ısı ve hava kaynaklı olan ısı pompalarını, serayı 12 ay boyunca ekonomik şekilde iklimlendirmede kullanabileceğimizi gördük. Sivas’ta ve farklı illerde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Afyonkarahisar, Konya, Eskişehir ve Erzincan bölgesinde seraları iklimlendirme projelerimiz devam etmektedir. Üreticilerin jeotermal kaynakları seralarının ısıtılmasında yetersiz sıcaklığa ve debiye sahip ise dışarıdan daha pahalı kömür, doğal gaz gibi ek ısıtma kaynaklarına ihtiyaç duyuyorlarsa bahsettiğim özellikle su kaynaklı ısı pompasını kullanarak, sera içi iklimlendirmeyi çok sağlıklı bir şekilde yapabilir ve verimliliği arttırarak üretim miktarını yükseltebilirsiniz. Seraların iklimlendirilmesinde ısı pompalarını kullanarak, kış mevsiminde ısıtılabileceğiniz gibi, yaz mevsiminde de soğutarak bitkilerin yetişme süresini uzatabilir, bitkilere daha konforlu bir yaşam alanı sunarak verimliliği çok daha yükseklere çıkarabilirsiniz. Sera içerisindeki iklim çok rahat bir şekilde kontrol edilebildiği ve bitkilerin istediği şekilde ayarlanabildiği için birim alandaki verim artacağından üretim miktarı ve doğal olarak karlılık yükselmektedir. Yaptığımız Ar-Ge çalışmaları, Orta Anadolu şartlarında ve hatta daha sert iklimlere sahip olan bölgelerde bile herhangi bir jeotermal kaynağa bağlı kalmadan bir ırmaktan ya da kuyudan dahi ısı pompaları beslenerek çok karlı bir şekilde sera içi iklimlendirmeyi sağlayarak, çok karlı bir üretim yapabilmekteyiz" dedi. Maliyet, 25 milyon TL’den 4.56 milyon TL’ye düştü Maliyetleri ciddi oranda düşürdüklerini ifade eden Karaköy, "Afyonkarahisar’da yaptığımız son çalışmalarımızda 50 bin metrekarelik bir sera alanında fizibilite çalışmamız neticesinde projemiz başlamış durumdadır. Bu alanda 12 ay boyunca iklimlendirme çalışması yapmamız halinde, yetersiz sıcaklık ve debiye sahip jeotermal su kaynakları ile ilave kömür ya da doğal gaz kullanarak yapılan iklimlendirme ile yaklaşık 20-25 milyon TL dolaylarında bir maliyet oluşurken, su kaynaklı ısı pompaları ile bu rakam 4-4,5 milyon TL’ye kadar düşmektedir. Seracılık dünden bugüne çok kârlı bir yatırım şeklidir. Çünkü dünyada şu anda gıda temini ve sürdürülebilirlik oldukça önemli hale geldi. Günümüzde Dünya nüfusu çok hızlı bir şekilde artar iken, özellikle çok farklı alanlarda faaliyet göstermekte olan güçlü firmaların seracılık çalışmaları başta olmak üzere çeşitli tarımsal üretimde boy göstermeye başladığını görmekteyiz. Kaynakların daha doğru kullanılabilmesi ile daha yüksek verimlilik sağlayabileceğimiz serada üretim modelini oldukça önemsiyoruz. Seracılık alanında ülkemizde çığır açacak AR-GE çalışmalarını ADOR Enerji firması bünyesinde sürdürmekteyiz. Son olarak, ısı pompası denildiğinde bilgi eksikliğinden kaynaklı olarak oluşan bir algı olabilmektedir. Evlerin ve çeşitli işletmelerin alanların ısıtma ve soğutmada kullandığı standart hava kaynaklı klimalarla karıştırılmamalıdır. Projemizde kullandığımız ısı pompalarının verimlilik değerleri çok yüksek olup, farklı bir teknoloji ile enerji üretimi yapabilmekte ve istediğimiz gibi iklimlendirme sağlayabilmektedir " diye konuştu. (YÇ-GF-
Sivas’ta 69 şüpheli yakalandı
17 Mart 2025 Pazartesi - 15:14 Sivas’ta 69 şüpheli yakalandı Sivas’ta jandarma ekiplerinin 10-16 Mart tarihleri arasında yaptığı operasyon ve uygulamalarda 74 asayiş olayına karışan 69 şahıs yakalandı. Sivas İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 10- 16 Mart tarihleri arasında il genelinde meydana gelen 74 asayiş olayına müdahale ederken, olaylara karışan 69 şüpheli yakalandı. Asayiş suçlarına yönelik çalışmalarda yapılan aramalarda 3 adet tabanca ile 1 adet av tüfeği ele geçirildi. İlçe Jandarma Komutanlıklarınca icra edilen devriye faaliyetlerinde ise 40 bin 199 şahıs ve 16 bin 594 araç sorgulandı. Aranması bulunan toplam 74 şahıs yakalandı. Kaçakçılıkla mücadele ile alakalı yapılan çalışmalarda 2 bin 140 paket kaçak sigara, 6 adet av tüfeği, 1 adet tabanca, 10 adet tabanca mühimmatı, 1 adet tarihi sikke, 45) adet muhtelif eski eser, 34 adet muhtelif tarihi eser obje, 74 adet muhtelif tarihi eser, 8 adet muhtelif mühür, 2 adet madeni heykel, 2 adet pipo, 4 adet eski çaydanlık, 3 adet eki çanak çömlek, 1 adet eski kuyumcu çekici, 1 adet eski bakır bardak ve 14 adet eski yüzük ele geçirildi. Uyuşturucu ile mücadele ile alakalı çalışmalarda 15 gram Metamfetamin ve 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirilmiştir. Göçmen Kaçakçılığıyla ilgili çalışmalarda 150 yabancı uyruklu şahıs sorgulanmış ve 1 göçmenin karıştığı olay meydana geldi. Olayda 5 Afganistan uyruklu şahsın ülkeye yasa dışı yollardan girdiği tespit edilmiş ve bunlara yardım eden 3 organizatör Türk vatandaşı yakalandı. Organizatör şahıslar, adli işlemlerinin tamamlanmasına müteakip tutuklandı. Göçmen şahıslar idari işlemlerinin tamamlanmasına müteakip 164 bin 320 TL idari yaptırım uygulanarak Kayseri Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.
Hayat kurtaran personele teşekkür belgesi
17 Mart 2025 Pazartesi - 14:15 Hayat kurtaran personele teşekkür belgesi Sivas’ta hasta yakının hayatını Heimlich manevrasıyla kurtaran yemekhane personeline, Numune hastanesi Başhekimi Mehmet Fidan tarafından teşekkür belgesi verildi. Olay, geçtiğimiz günlerde Sivas Numune Hastanesi Beyin ve Çocuk cerrahisi servisinde yaşanmıştı. Serviste hastane yemekhane görevlisinin sahur yemeği dağıttığı sırada A.K isimli bir hasta yakını odadan kendini koridora atarak nefes almakta güçlük çektiğini ifade etmişti. Yemekhane görevlisi Mücahit Yıldırım, A.K.’nın soluk borusuna bir cisim takıldığını anlar anlamaz yanındaki arkadaşı Cemil Karabey’in de yardımı ile Heimlich manevrası uygulayarak cismin yerinden çıkmasını sağlamıştı. Hastane güvenlik kameralarına yansıyan bu anlar, yemekhane görevlilerinin soğukkanlılığını gözler önüne sererken, erken müdahale büyük takdir toplamıştı. Bu olay üzerine hastane yönetimi harekete geçti. Sivas Numune Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Fidan, gösterdikleri özverili davranış nedeniyle Mücahit Yıldırım ve Cemil Karabey’e teşekkür belgesi takdim etti. Personele başarılarının devamını dileyen Fidan, ilk yardımın çok fazla önemli olduğuna vurgu yaptı. "İlk yardım çok önemli" Sivas Numune Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Fidan, personellerine teşekkür ederek, "Yemek dağıtımı yapan çalışanlarımız gece yemek servisi yaptıkları esnada, hasta yakını kendini koridora atıp, boğulduğunu işaret ederek arkadaşların yanına yaklaşıyor. Personellerimiz hasta yakınının boğulduğunu anlayarak, hızlı bir şekilde heimlich manevrası yaparak hasta yakınını boğulmaktan kurtarıyorlar. Arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu yaşanan olay neticesinde, ilk yardımın ne kadar önemli olduğunu da görmekteyiz" dedi. "Boğulmasını engelledik" Müdahaleyi yapan Mücahit yıldırım, refakatçinin boğulmasını engellediklerini söyleyerek, "O gece hasta yakını olan refakatçinin ani bir şekilde kendini koridora attığını gördük. Daha sonra heimlich manevrası yaparak refakatçinin boğulmasını engelledik. Nefes borusuna kaçan zeytini hızlı bir şekilde müdahale ederek boğazından çıkmasına yardımcı olduk. Daha sonra kendisine eşlik ederek, odasına kadar refakat ettik. Sağlığının da iyi olduğuna kanaat getirince görevimize geri döndük" diye konuştu. Mücahit Yıldırım’a yardım eden hastane personeli Cemil Karabey ise eğitim aldıklarını ifadelerine yer vererek, "Bu konudaki eğitimlerimizi alıyoruz. Duruma ani bir şekilde müdahale etmek zorunda kaldık" şeklinde konuştu.