Yerel Haberler
Sivas
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:25 Mehmetçiğin merhameti yürekleri ısıttı Sivas’ta düzenlenen ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ töreninde soğuk ve yağışlı hava yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e uzman çavuş ve astsubay üzerlerindeki parkalarını çıkarıp vererek, soğuktan korumaya çalıştı. Sivas’ta 18 zihinsel ve bedensel engelli ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ kapsamında düzenlenen törende bir günlüğüne asker olmanın gururunu yaşadı. Sabah saatlerinde İl Jandarma Komutanlığına gelen engelli bireyler, mihmandarlar eşliğinde kamuflajlarını ve botlarını giydi. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından engelli bireyler, Türk Bayrağı’na el basarak yemin etti. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeynel Abidin Alptekin, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Adem Taşkın ve il protokolünün katıldığı törende, temsili askerlik yapan engellilere terhis belgeleri takdim edildi. Yağışlı ve soğuk havada gerçekleştirilen törende ise yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Hava şartları nedeniyle üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e, Uzman Çavuş Ramazan Kıvrak ve Astsubay Ferhat Zilan üzerlerindeki parkeleri giydirdi. Mehmetçiklerin bu davranışı aileler tarafından memnuniyetle karşılanırken, törende duygusal anlar yaşandı. Temsili askerlerin üşümemesi için gösterilen hassasiyet karşısında duygulanan aileler, askerlere teşekkür etti. "Manevi gururu yaşadılar" Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, özel gerekisimili bireylerin yemin törenine şahitlik ettiklerini belirterek, "18 özel gereksinimli kardeşimizin yemin törenlerine şahitlik ettik. Onların ve ailelerinin huzurundaki heyecanını hep birlikte yaşadık. İnanıyorum ki burada yaşamış oldukları bu anıyı ömür boyu unutmayacaklar. Onlar için de çok güzel bir hatıra olarak kalacak. Kısa süreli askerlik sürecinde vatan sevgisini, fedakarlığı ve aile duygusunu en güzel şekilde gösterdiler. Askerlik bu anlamda sadece bir görev değildir. Özellikle bu özel kardeşlerimiz, yalnızca üniforma giymediklerini ve aynı zamanda bu milletin bir parçası olduklarını da en iyi şekilde gördüler ve bu manevi gururu bizlerle birlikte yaşadılar" dedi. "Türk askeri yapması gerekeni yaptı" Temsili asker Adem Yükselir ’in Babası Naci Yükselir, çok mutlu olduklarını söyleyerek, "Hem mutluyuz hem hüzünlüyüz, gurur duyuyoruz. Elbette isterdik oğlumuz gerçekten asker olsun ama durum böyle ama çok mutluyuz. Vatanın evlatları benim evladıma olması gerekeni yaptı. Kendi parkelerini çocuğuma giydirdi. Türk askerin yapması gerekeni yaptı" diye konuştu.
Direksiyon sınavında heyecanlandı, heyecanını sure okuyarak yendi
19 Şubat 2025 Çarşamba - 09:53 Direksiyon sınavında heyecanlandı, heyecanını sure okuyarak yendi Sivas’ta üniversite öğrencisi bir genç, ehliyet sınavına girdiği esnada yaşadığı heyecanı yenmek için sure okudu. O anlar, hocası tarafından cep telefonuyla kaydedilirken, görüntüler sosyal medyada büyük ilgi gördü. İlahiyat Fakültesinde eğitim gören 2. sınıf öğrencisi Kürşat Duruer, ehliyet alabilmek için sürücü kursuna yazıldı. Direksiyon sınavı esnasında heyecanlanan 20 yaşındaki Duruer, direksiyon eğitmeninden sure okumak için izin istedi. İzin alan genç, ’zorluklarla birlikte kolaylığın da olduğu ve sabredenler için güzel sonuçlar elde edileceği’ anlamına gelen İnşirah Suresi’ni okumaya başladı. O anlar eğitmeni tarafından cep telefonu kamerası ile kaydedildi. Duruer, sınavı başarıyla tamamlarken, görüntüler sosyal medyada büyük ilgi gördü. "Dua okuyarak rahatlatabilirler" Sınav heyecanını yenmek için sure okuduğunu ifade eden Kürşat Duruer, "Sınav esnasında hocalarım ne okuduğumu sordular. Ben de ilahiyat öğrencisi olduğumu söyledim. Sürücü kursundaki hocamın tavsiyesiyle dua okumamı istediler. Ben de içimin rahatlaması için dua okudum. Biraz heyecanlanmıştım ama dua okumak beni rahatlattı. Dua okuduktan sonra çok şükür sınavda da başarılı oldum. Sınav esnasında İnşirah Suresi’ni okumuştum. Özellikle gençlere örnek olmak çok iyi hissettirdi. Sınav esnasında heyecanlanan arkadaşlara da tavsiyem, kendilerini dua okuyarak rahatlatabilirler" dedi. "Heyecanın yenmiş oldu" Görüntülerin sosyal medyada büyük beğeni topladığını söyleyen direksiyon eğitmeni Özkan Karaoğlu, "Kürşat bize ilk geldiğinde hiç direksiyon koltuğuna oturmamıştı. Eğitimlerde çok güzel ilerleme kaydetti. Anlattığımız her şeyi sınavda harfiyen yerine getirdi. Sınav esnasında araba ile ilerlerken Kürşat’ın heyecanlı olduğunu hissettik. Kursiyer arkadaşlarımız ister istemez sınavda heyecanlı olabiliyorlar. ‘Dua okumak ister misin’ şeklinde soru yönelttik. Kendi de okumak istedi. Güzel bir ortam oluştu ve dua okuyarak kendini rahatlattı. Heyecanını biraz olsun yenmiş oldu. Rahatladığı için aynı zamanda güzel bir sınav geçirdi. Ehliyet sınavından geçerek ehliyet almaya hak kazandı. Sınavda aşırı heyecan yapmamaları konusunda tüm arkadaşlara tavsiye ediyoruz. Aşırı heyecan onlara hata yaptırabiliyor. Sınav esnasında sınav heyecanını azaltacak dua gibi şeyler söyleyebilirler. Öğrencilerin muhabbet etmesi onlar için avantaj oluyor. O an videoyu çekmek aklımıza geldi ve sosyal medya attığımızda büyük beğeni topladı. Açıkçası bu kadar beklemiyorduk" diye konuştu.
Ömer Erdoğan: "Konyaspor maçını kesinlikle kazanmalıyız"
18 Şubat 2025 Salı - 14:01 Ömer Erdoğan: "Konyaspor maçını kesinlikle kazanmalıyız" Süper Lig’in 25. haftasında konuk edecekleri Konyaspor’u mağlup etmek istediklerini söyleyen Sivasspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan, "Bizim için olmazsa olmaz bir maça çıkacağız. Başka düşüncemiz olmayan bir 3 puan var. Buradan kesinlikle galip gelip, yolumuza devam etmemiz gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında 22 Şubat Cumartesi günü sahasında Konyaspor ile karşılaşacak olan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına devam etti. Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde, Teknik Direktör Ömer Erdoğan ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman koşu ile başladı. Isınma çalışmaları ile devam eden idmanda 5’e 2 top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla antrenmanı tamamladı. Sivasspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan da antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "Galip gelip biraz nefes almamız gerekiyor" Konyaspor ile oynayacakları müsabakayı değerlendirerek sözlerine başlayan Erdoğan, "Son Antep maçı bizim için çok talihsiz geçti. Uzatmalarda yediğimiz golle mağlup olduk. Hak ettik mi, bence hak etmedik. Ama şimdi önümüze bakacağız. Oyuncularımızla en son oynadığımız maçın analizini yaptık ve o defteri kapattık. Şimdi önümüze bakıyoruz. Çok kritik, çok önemli. Bizim için olmazsa olmaz bir maça çıkacağız. Tek düşüncemiz, tek gayemiz, başka düşüncemiz olmayan bir 3 puan var. Buradan kesinlikle galip gelip, yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Biraz nefes almamız gerekiyor" cümlelerine yer verdi. "Küskünlüğü veya dargınlığı bir yana bırakalım" Sivasspor taraftarlarını Konyaspor maçına davet eden Ömer Erdoğan, "Son dönem maalesef istediğimiz sonuçları alamadık, üzdük taraftarlarımızı. Üzdüğümüz için de biz de üzgünüz. Ama her şeyi bir kenara bırakıp bu hafta kenetlenmemiz lazım. Bir tane Sivasspor var. Sivasspor’un da düzlüğe çıkması için, yine önüne daha sağlıklı bakması için bir fırsat var. Burada taraftarlardan rica ediyorum, stadı dolduralım. Herkes gelsin maça, ilk dakikadan son dakikaya kadar destek olsunlar. Çok ihtiyacımız var. Her zamandan daha çok ihtiyacımız olduğu bir maça çıkıyoruz. Onlardan rica ediyorum. Küskünlüğü veya dargınlığı bir yana bırakalım. Takımımıza sahip çıkalım. İnşallah biz de onları bu hafta sonu mutlu etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Hakemlerden adil bir yönetim istiyoruz" 47 yaşındaki teknik adam, hakemlerden adil yönetim beklediğini de vurgulayarak, "Normalde hakemlerle ilgili çok yorum yapan bir teknik direktör değilim ama çok canımız acıdı. Burada Eyüpspor maçında son dakika uzatmada yediğimiz golün yarı otomatik VAR sisteminin çalışmaması, görülmeyen bir pozisyonda maalesef golü vermesi ve devamında Beşiktaş maçında son dakikalarda Bekir’e yapılan yüzde 100 bir penaltı pozisyonu var. Bütün kanallar, yayıncı kuruluş, hocalarımızın yüzde 100 penaltı olduğu söylediği pozisyonda VAR’a bile gidilmemesi. En son oynadığımız Gaziantep maçında Manaj’a yapılan şiddetli hareket yine bütün basında kırmızı kart söylenen pozisyonda VAR’a gidilmemesi, kart bile verilmemesi, devamında yediğimiz gol de bize yapılan faulün ters tarafa verilip, atılan frikikte bariz ofsaytı görmemesi, dönen top sonrası yediğimiz gol gerçekten çok canımızı acıtıyor. Bunlar önemli puan kayıpları. Tabii ki biz bu hakem hatalarına sığınmak istemiyoruz ama burada hakkımızı aramak istiyoruz. Adil bir yönetim istiyoruz, özellikle bu hafta yine ligin kaderini etkileyecek bir maç. Bu maç çok önemli, burada herhangi bir takıma hata yapılsın istemiyoruz. Ne bize ne rakibimize ama dediğim gibi eğer VAR varsa müdahale etmesi gerekiyor. Maalesef bu saydığım üç maçta VAR’da müdahale bile olmadı ve bizim hakkımızın yendiğini düşünüyorum. Bu konuda üzgünüz. İnşallah bundan sonraki süreçte bu tür hatalar yaşamayız" diye konuştu. "Her maçta iki üç oyuncu maalesef eksiliyoruz" Takımda sakatlığı bulunan futbolcuların son durumunun sorulması üzerine Erdoğan, "Gerry Rodrigues’i yarın kontrol edeceğiz, bugün MR çekilecek. Onun durumunu kontrol edip bu hafta kullanabilir miyiz, ona bakacağız. Tolga’nın da aynı durumu. Tolga da şimdi bireysel çalışmalara başladı ama maçta oynar mı, onu önümüzdeki günlerde karar vereceğiz. Hepsi bizim için çok değerli oyuncular. Ama maalesef dediğiniz gibi son 1 ayda hem sakatlıklarla ilgili hem kart cezalısı cezalarla ilgili sıkıntılarımız var. Her maçta 2-3 oyuncu maalesef eksiliyoruz. Zaten dar bir kadromuz var. İnşallah onlar da bir an önce aramıza katılırsa hem oyuncu seçeneğimiz, hem kulübemiz zenginleşirse daha da güçlü bir Sivasspor oluştururuz" cevabını verdi.
Sivas’ta yeni fabrikalar ve istihdam alanları kurulacak
18 Şubat 2025 Salı - 13:54 Sivas’ta yeni fabrikalar ve istihdam alanları kurulacak Sivas Ticaret ve Sanayi Odası, 2024 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan STSO Başkanı Zeki Özdemir, Demirağ OSB’nin cazibe merkezi desteklerinden faydalanmaya devam edeceğini söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, 2024 değerlendirme toplantısı düzenledi. Düzenlenen toplantıya Başkan Zeki Özdemir’in yanı sıra yönetim kurulu üyeleri ve basın mensupları katıldı. Toplantıda konuşan Başkan Özdemir, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası’nın yaptığı ve yürüttüğü çalışmalar ile ilgili bilgiler verdi. "2025’te 30 fabrika faaliyete geçecek" Demirağ Organize Sanayi Bölgesi’nin Sivas için çok değerli olduğunu vurgulayan Zeki Özdemir, "Bildiğiniz üzere Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz; gözbebeğimiz, kızılelmamız. Gönül istiyor ki bütün OSB’ler cazibe merkezi kapsamında düşünülerek desteklerden faydalansın. Fakat maalesef yalnızca Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz bu kapsam içerisinde. Onu da iyi değerlendirmeye gayret ediyoruz. Şu anda aşağı yukarı yüzde 85’in üzerinde bir doluluğa ulaşmış durumda. Yaklaşık 14 fabrikamız faaliyette. Yıl içerisinde de muhtemelen 30 civarında fabrikamız faaliyete geçecek. İnşallah 2025 yılı Demirağ’da kurdelelerin kesildiği, fabrikaların bacalarının tüttüğü bir dönem olacağı düşüncesindeyim. Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz bildiğiniz üzere bir de her yıl desteğin yenilenmesi gerekiyor. Bu konuda biraz endişeye düştük doğrusu ama çok şükür bu sürede uzatıldı. Cazibe merkezi desteklerinden faydalanması 2025 yılında da devam edecek. İnşallah bu vesileyle de buraya tahsis isteyen fabrika yapmak isteyen yeni işletmelerimiz olacaktır diye düşünüyorum" dedi. Yapılan diğer çalışmalara da değinen Başkan Özdemir, "Şarkışla’daki tarıma dayalı organize sanayi bölgemizde, diğer organize sanayi bölgemizde faaliyetlerini hızlandırmak ve orada da işletmelerimize yer edinmelerini sağlamak amacıyla bu sene faaliyetlerine biraz daha hız verdiler. Umarım önümüzdeki günlerde bu ilçelerdeki organize sanayi bölgelerimize altıncı bölge veya cazibe bölgesi merkezi içerisine dahil edilir. Şu anda iki farklı sektörde Ur-Ge projemiz var. Çalışmalarına bu ay içerisinde başlıyor. Benim de bir mensubu olduğum doğal taş ve madencilik sektörü, bir diğeri savunma sanayi sektörümüz. Göreve geldikten sonra bu projelerimizde hızlandırılarak artırılması gerektiğini düşünerek faydalanmak istedik. Çok şükür projelerimiz Ticaret Bakanlığı’ndan geçti. Faaliyetlerimiz de dediğim gibi bu ay başlıyor" dedi.
Uzmanı Uyardı: "Dijital bağımlılık, ailelerin tutumuna bağlı"
18 Şubat 2025 Salı - 10:57 Uzmanı Uyardı: "Dijital bağımlılık, ailelerin tutumuna bağlı" Prof. Dr. Tuncay Dilci, Dijitanaliz tekniği ile aile içi iletişimsizliğin olup olmadığını tespit edebildiklerinin belirterek, dijital bağımlılığın yalnızca teknoloji kaynaklı olmadığını, aile içi psikolojik ve sosyal dinamiklerle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte dijital bağımlılık, özellikle çocuklar arasında önemli bir sorun haline geliyor. Yapılan araştırmalar, aile içi iletişim eksikliği ve sağlıksız psikolojik ortamın, çocukları dijital dünyaya yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Dijitanaliz tarafından gerçekleştirilen araştırmalarda ise dijital bağımlılığı olan 130 aile incelendi. Araştırmaya göre, dijital bağımlılığı olan çocukların %37’si aile içinde güven ve iletişim problemleri yaşarken, bir diğer %37’si ise sağlıksız psikolojik ortam nedeniyle dijital dünyaya kaçış noktası olarak sığınıyor. Yapılan araştırmalar neticesinde dijital bağımlılığın yalnızca teknoloji kaynaklı olmadığını, aile içi psikolojik ve sosyal dinamiklerle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, Dijitanaliz tekniği ile aile içi iletişimsizliğin olup olmadığını ve nedenlerini tespit edebildiklerini ifade ederek, "Bu analizler, sağlıklı bir aile ortamının oluşmasına katkı sağlayacak önemli veriler sunuyor. Ailelerin farkında olmadığı ya da gözden kaçırdığı sorunları analiz eden yapay zeka destekli bu sistem, sürecin olumlu yönde ilerlemesine katkıda bulunuyor" ifadelerine yer verdi. "Farklı bağımlılıklara dönüşebiliyor" Prof. Dr. Tuncay Dilci, bireylerin dijital nesneleri bir metafor olarak kullandığını ve bu durumun zamanla bir alışkanlığın ötesine geçerek farklı bağımlılıklara dönüştüğünü belirterek, "Dijitanaliz tekniği, şu an dünyada birçok ülkenin bizden izin alarak kullandığı, dijital yaşam alışkanlıklarını sadece beş dakika gibi kısa bir sürede doğrudan neden-sonuç ilişkisi içinde analiz eden bir sistemdir. Bu teknik, bağımlılık olup olmadığını tespit edebildiği gibi, bağımlılığın nedenlerini de ortaya koyabiliyor. Aile içi ilişki ve iletişim biçiminin sağlıklı olup olmaması, özellikle dijital bağımlılık başta olmak üzere birçok bağımlılığa zemin hazırlayabiliyor. Yaptığımız araştırmalar sonucunda, bu durumun farklı bağımlılık türlerine evirildiğine dair davranışsal bulgular elde ettik. 130 aile üzerinde gerçekleştirdiğimiz dijitanaliz uygulaması sonucunda, bağımlı çocukların yüzde 37’sinin aile içi şiddet, tartışma ve sağlıksız bir aile yaşam iklimine maruz kaldığını tespit ettik. Özellikle psikolojik açıdan sağlıksız ailelerde çocuklar, bir kaçış yolu olarak dijital dünyaya yöneliyor. İletişimden kaçınmak adına dijital nesneleri bir metafor olarak kullanıyor ve bu durum zamanla bir alışkanlığın ötesine geçerek farklı bağımlılıklara dönüşebiliyor. "Büyük önem taşıyor" Prof.Dr. Dilci, dijital bağımlılığın dopamin seviyesinin sürekli daha fazlasını istemesi nedeniyle ilerleyen dönemlerde madde, alkol, sigara ve tütün bağımlılığı gibi daha ciddi sorunlara yol açabileceğini söyleyerek, "Dijital bağımlılıkla başlayan süreç, dopamin seviyesinin sürekli daha fazlasını istemesi nedeniyle ilerleyen dönemlerde madde, alkol, sigara ve tütün bağımlılığı gibi daha ciddi sorunlara yol açabiliyor. Araştırmalarımız, ülkemizde dijital kumar, sosyal medya, video ve bilgi bağımlılığının giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Bu nedenle, erken yaşlardan itibaren ailelerin sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturması büyük önem taşıyor. Ebeveynler, doğru rol model olabilmek adına çocuklarına çoklu ve etkileşim odaklı oyunlar sunmalı ve dijital nesne kullanım alışkanlığını sınırlandırmalıdır. Aynı zamanda, çocuklarına sorumluluk temelli bir yaklaşım benimseyerek, dijital tüketim alışkanlıklarının ekonomik boyutu konusunda bilinçlendirmelidirler. Sağlıklı bir aile ortamı, sağlıklı nesillerin yetişmesi için kritik bir faktördür. Aksi takdirde, çocuklar sadece dijital nesne kullanım bozukluğu yaşamakla kalmaz, aynı zamanda psikososyal ve kültürel deformasyonlara da maruz kalır. Bu yüzden, okul öncesi dönemden itibaren çocuklara ilgi, sevgi ve güven temelli bir ortam sunulmalı, onların duygusal ve sosyal ihtiyaçları doğru şekilde karşılanmalıdır" diye konuştu. "Nedenlerini tespit edebiliyoruz" Dilci, analiz sisteminin olumlu katkıları olduğunu ifade ederek, "Aile içinde yaşanan tartışmaların çocuğa zarar vermemesi için ebeveynler, problem çözme süreçlerini çocuklarına sağlıklı bir şekilde göstermeli ve olumlu bir atmosfer oluşturarak yönelimlerini şekillendirmelidir. Aksi takdirde, çocuklar yaşadıkları travmaların etkisiyle bir kaçış yolu arayarak dijital dünyada dopamin ve serotonin hormonlarının peşinden koşacak, bu da onları farklı bağımlılıklara sürükleyebilecektir. Dijitanaliz tekniği sayesinde, aile içi iletişimsizliğin olup olmadığını ve varsa nedenlerini tespit edebiliyoruz. Bu analizler, sağlıklı bir aile ortamının oluşmasına katkı sağlayacak önemli veriler sunuyor. Ailelerin farkında olmadığı ya da gözden kaçırdığı sorunları analiz eden yapay zeka destekli bu sistem, sürecin olumlu yönde ilerlemesine katkıda bulunuyor" şeklinde konuştu.
Sivas’ta TEKNOFEST toplantısı yapıldı
17 Şubat 2025 Pazartesi - 17:37 Sivas’ta TEKNOFEST toplantısı yapıldı Sivas’ta, okul müdürleri, öğretmen ve öğrencilere yönelik TEKNOFEST Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantı, AR-GE Birimi TEKNOFEST Sorumlusu Ümit Şahin’in bilgilendirme sunumu ile başladı. TEKNOFEST ile ilgili önemli bilgileri paylaşan Şahin, çeşitli örnekler sunarak TEKNOFEST’e başvuru süreci hakkında da bilgilendirmelerde bulundu. Şahin’in ardından bir konuşma yapan T3 Vakfı Sivas İl Temsilcisi Abdülkadir Baygül, Türkiye’nin ilk ve tek havacılık uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’in önemine değindi. Baygül, toplumda teknolojiye olan ilgiyi artırmak ve Türkiye’nin teknoloji üreten ve geliştiren bir topluma dönüşmesi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen TEKNOFEST’in, her yıl düzenlenen yarışma ve etkinliklerle, gençlerin bu yöndeki gelişimine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan ise önemli mesajlar verdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin nihai hedefinin yetkin ve erdemli insanlar yetiştirmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, hızla gelişen ve değişen teknoloji çağında bu alana hakim, tasarlayan, üreten ve teknolojiyi en iyi şekilde kullanan bir nesil yetiştirme düsturu ile hayata geçirilen TEKNOFEST’in önemine vurgu yaptı. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bizler, ’İlim Çin’de de olsa gidip alınız’ anlayışıyla bilime ve eğitime büyük önem veren bir medeniyetin mirasçılarıyız. Maarif ailesi olarak geçmişten aldığımız güçle, atiye yön verecek nesiller yetiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bakanlığımızca hayata geçirilen; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, sadece akademik başarının değil, üretken ve ahlaklı, bilge nesiller yetiştirme mefkûresinin en önemli yol haritalarından biridir. Bu çerçevede, medeniyet kurucusu nesiller yetiştirebilmek için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Çocuklarımıza teknoloji dünyasında yeni ufuklar açan, önemli tecrübeler kazandıran TEKNOFEST, tam da bu anlayışın bir yansımasıdır. O nedenle, TEKNOFEST’i çok önemsiyor, çocuklarımızı bu konuda bilgilendirmek ve desteklemek için önemli çalışmalar yürütüyoruz." Erdoğan, konuşmasının ardından 2024 yılında TEKNOFEST’e en fazla başvuru yapan okullara T3 Vakfı’nın hediyesi olan dene-yap setlerini takdim etti. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıya İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, T3 Vakfı Sivas İl Temsilcisi Abdulkadir Baygül, okul müdürleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.
Sivas Numune Hastanesinde kalp pilinde yeni dönem başladı
17 Şubat 2025 Pazartesi - 17:30 Sivas Numune Hastanesinde kalp pilinde yeni dönem başladı Sivas Numune Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Dr. Mehmet Semih Belpınar, kalbin elektriksel sistemini ilgilendiren hastalıklar ve tedavisi ile ilgili bilgiler verdi. Kalbin düzenli bir şekilde atmasını sağlayan elektriksel bir sistem bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Belpınar, "Kalbimiz, düzenli bir şekilde atmasını sağlayan elektriksel bir sisteme sahiptir. Bazen bu sistemde doğuştan veya sonradan ortaya çıkan bazı anormallikler olabilmektedir. Kardiyak elektrofizyoloji, bu elektriksel sistemin nasıl çalıştığını ve bu sistemdeki elektriksel haritayı inceleyen kardiyolojinin bir alanıdır. Eğer kalbinizde hızlı ya da düzensiz atışlar, çarpıntı hissi veya bayılma gibi şikayetleriniz varsa, bu sorunların nedenini anlamak ve tedavisi için elektrofizyolojik çalışmalar ile inceleme yapılabilir. Kardiyak Elektrofizyoloji (EP) çalışması, ince, esnek ve son derece gelişmiş teknolojik katater ve görüntüleme sistemleri kullanılarak yapılır. Bu kataterler, kasıktan ya da koldan girilerek kalbin içine yerleştirilir. Bu sayede kalbin elektriksel haritasını çıkarabilir, anormal kalp ritimlerini tespit edebilir ve gerektiğinde ablasyon yöntemi ile tedavi edebiliriz" dedi. Kalpte hızlı veya düzensiz atışlar, çarpıntı hissi ya da bayılma gibi şikayetleri olan hastaların elektrofizyolojik incelemelerle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Belpınar, "EP çalışması sık sık yaşanan ve ritm holterlerde tespit edilemeyen çarpıntı ataklarında, sebebi açıklanamayan bayılma durumlarında, düzensiz kalp atışlarında, tehlikeli olabilecek kalp ritim sorunlarında, kalp pili ya da şok cihazı takılması öncesi değerlendirmesinde, ailede ani kalp durması öyküsü olan ve bu riski taşıyan kişilerde değerlendirmesinde kullanılmaktadır" dedi. Kalpte tespit edilen ritim bozukluklarının tedavisinde ablasyon yönteminin etkili bir çözüm sunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Belpınar, "Ritim bozukluğunun kalbin tam olarak neresinden kaynaklandığını tespit ettikten sonra tedavi etmek için kullandığımız yöntemin adı ise ablasyon işlemidir. Ablasyon, kalpteki anormal elektriksel yollarını işlem için tasarlanmış özel kataterler kullanarak RF enerji yöntemi ile yakarak veya Kriyo yöntemi ile dondurarak ortadan kaldıran ve kalbin normal ritmine dönmesini sağlayan yöntemlerin genel adıdır. Bu işlem genellikle oldukça güvenli ve yüzde 90’a yakın başarı oranına sahip oldukça etkin bir yöntemdir. Hastaneye yatış süreci genellikle basit ve hızlıdır. Genel anestezi gerektirmeyen bir yöntem olup, EP çalışması veya ablasyon işlemi sonrası hastalar bir süre gözlem altında tutulur. Eğer her şey yolunda giderse, hastalar genellikle 1 gün içinde taburcu edilir. Taburculuk sonrası kısa bir dinlenme süresi ve doktor kontrolü ile normal yaşantınıza dönebilirsiniz" ifadelerini kullandı. Kalp pili (pacemaker, ICD, CRT) implantasyonunun Sivas Numune Hastanesinde uygulanmaya başladığını vurgulayan Uzm. Dr. Mehmet Semih Belpınar, "Kalp pili, kalbinizin ritmini düzenlemek için tasarlanmış küçük bir elektronik cihazdır. Kalp atışlarınız yavaşladığında veya düzensiz hale geldiğinde devreye girer ve kalbinizin normal hızda çalışmasını sağlar. Bu sayede baş dönmesi, bayılma, halsizlik ve ölümcül ritm bozuklarının önlenmesi gibi durumların önüne geçilir ve yaşam kaliteniz artırılır" dedi. Kalp pilinin önerildiği durumları sıralayan Uzm. Dr. Belpınar, "Kalp pili Bradikardi olarak ifade edilen kalbin dakikadaki atım sayısının normalin altına düşmesi. Kalp Blokları dediğimiz Elektriksel iletim problemleri nedeniyle kalbin üst ve alt odacıkları arasındaki iletişimin bozulmasında, nedeni açıklanamayan, ritim bozukluğuna bağlı bayılma durumlarında, özel tip kalp pilleri (CRT cihazları) ile kalp yetmezliği hastalarında kalbin daha verimli çalışması sağlanabilir" dedi. İşlemin yatış ve taburculuk sürelerini ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Belpınar "İşlem, lokal anestezi ile genellikle 1 saatten kısa sürede gerçekleştirilir. Hastalarımız genelde aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir. Hastalarımız kısa bir iyileşme sürecinin ardından günlük yaşantısına güvenle dönebilir. Kalp pili (pacemaker, ICD, CRT) implantasyonu hastanemizde deneyimli ekibimizle güvenle uygulanmaya başlanmıştır" ifadelerine yer verdi.