Yerel Haberler
Sivas
21 Nisan 2026 Salı - 11:05 Hakim tepedeki türbesinde ziyaretçilerini ağırlıyor Anadolu’nun manevi önderlerinden Ahmed-i Turan Gazi türbesi, birlikte şehit düştüklerine inanılan Abdulhahap Gazi gibi başka bir hakim tepede ziyaretçilerini ağırlıyor. Sivas’a yaklaşık 17 kilometre uzaklıkta bulunan Soğuk Çermik mevkiinde, kaplıca alanına hakim yüksek bir tepe üzerine bulunan Ahmed-i Turan Gazi Türbesi, hem tarihi hem de menkıbevi yönüyle dikkat çekiyor. Türbe, kaplıca içerisinden geçen derenin karşı yakasındaki kayalıklar üzerinde yer almasıyla da ziyaretçilerine farklı bir atmosfer sunuyor. Bölge halkının ve şehir dışından da giden misafirlerin yoğun ilgi gösterdiği türbede, ziyaretçiler ibadet edip dualar ediyor. Ahmed-i Turan Gazi hakkında anlatılan rivayetler de nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor. Türbe, bulunduğu konum itibarıyla Soğuk Çermik manzarasına hakim yapısıyla da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ahmed-i Turan Gazi kimdir Battal Gazi’nin silah arkadaşlarından biri olan Ahmed-i Turan Gazi’nin hayatı, Battal-namelerin giriş bölümünde yer alıyor. Rivayetlere göre Ahmed-i Turan Gazi, Abdülvahabi Gazi ile birlikte Rum askerlerine karşı savaşırken Hicri 113 (Miladi 731) yılında Soğuk Çermik civarında şehit düştü. Halk arasında anlatılan bir diğer rivayete göre ise Ahmed-i Turan Gazi’nin aslında Rum asıllı olduğu ve savaş sırasında taraf değiştirdiği ifade ediliyor. Anlatıya göre, Türk ordusunun başında Abdülvahabi Gazi, Rum ordusunun başında ise ‘Toraman’ adıyla Ahmed-i Turan Gazi bulunuyordu. Gün boyu süren çetin savaşın ardından gece olunca çatışmaların durduğu sırada Ahmed-i Turan Gazi’nin Abdülvahabi Gazi’nin yanına giderek Müslüman olmak istediği ve kelime-i şehadet getirerek İslamiyet’i kabul ettiği rivayet ediliyor. Şiddetli çatışmaların ardından şehit düştüler Bu gelişmenin ardından Ahmed-i Turan adını alan komutanın, Türk ordusu safında eski ordusuna karşı savaştığı ve yaşanan şiddetli çatışmaların ardından her iki komutanın da şehit düştüğü belirtiliyor. Öte yandan, bölgedeki Başıbüyük köyü yakınlarında bulunan ve özel taşlardan yapıldığı ifade edilen mezarların, söz konusu savaşta hayatını kaybeden Rum askerlerine ait olabileceği değerlendiriliyor. "Ziyarete geldik" Adana’dan Sivas’a giden türbeyi ziyaret eden Fatih Çevik, "Sivas’ta akrabalarımızı ziyarete geldik. Onların vesilesiyle Ahmed-i Turan Gazi’yi ziyarete geldik. Çok güzel bir yer, Sivas’a özgü bir yer burası. Soğuk Çermik manzarası çok güzel. Gelmişken Ahmed-i Turan Gazi’yi gelip ziyaret edelim dedik. Buraya gelince kim olduğunu daha iyi öğrendik. Sivas çok güzel bir şehir, herkesin gezmesini tavsiye ederim.
Uzmanı açıkladı: "Güneş kremi sadece yazın değil, kışın da kullanılmalı"
26 Aralık 2025 Cuma - 11:36 Uzmanı açıkladı: "Güneş kremi sadece yazın değil, kışın da kullanılmalı" Doç. Dr. Mustafa Tosun, kış aylarında düşen sıcaklık ve artan rüzgarların cilt kuruluğu ve dermatolojik hastalıkları tetiklediğini belirtti. Tosun, cilt bariyerini güçlendiren doğru bakımın ve cildi beslemenin önemine vurgu yaparak, güneş kremlerinin sadece yaz aylarında değil kış aylarında da kullanılabileceğini söyledi. Soğuk havaların gelmesiyle birlikte cilt kuruluğu, çatlama ve dökülme gibi şikayetler de görülmeye başladı. Hava sıcaklıklarının düşmesi, nem oranının azalması ve rüzgarın sertleşmesi özellikle el, yüz ve bacak bölgelerinde cildin hassasiyetini artırıyor. Bu dönemde ciltteki doğal yağ dengesinin bozulması, cilt bariyerinin zayıflamasına ve dış etkenlere karşı savunmasız hale gelmesine neden oluyor. Bu noktada cilt bariyeri ise cildi alerjenler, kimyasal maddeler, mikroplar ve soğuk hava gibi dış tehditlerden koruyan en önemli savunma hattı olarak biliniyor. Bariyerin bozulması, yalnızca kurulukla sınırlı kalmayıp egzama, kaşıntı, kızarıklık ve ikincil enfeksiyonlara kadar ilerleyebiliyor. Özellikle ileri yaş grubunda cilt daha ince ve hassas olduğundan, kuruluğa bağlı reaksiyonlar ve bacaklarda ’skuam’ adı verilen kepeklenme, pullanma gibi bulgular daha sık görülüyor. Soğuk havada çalışanlarında ise ’soğuk yanığı’ olarak adlandırılan kulak, el ve parmak uçlarında kızarıklık, ağrı ve yanık benzeri cilt hasarlarıyla karşılaşılabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tosun, kış aylarında cilt sağlığını korumaya yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Tosun, soğuğa maruz kalan insanların tedavilerinde doktorların önerdiği kremleri kullanmaları gerektiğini söyleyerek, "Özellikle deri kanseri, kış döneminde artış göstermez. Deri kanserinde en büyük etken güneş ışınlarıdır. Yine de biriken dozlarda güneş maruziyeti olacağı için vatandaşların, hem yaz hem kışın güneş kremi kullanmaları gerekiyor" dedi. "Cilt bariyeri önemlidir" Kış aylarında nemlendirici krem önerdiklerini söyleyen Mustafa Tosun, "Özellikle kış aylarıyla beraber cildimizde kuruluk, çatlamalar gibi reaksiyonlar ortaya çıkmakta. Öyle olduğu için nasıl besleniyorsak derimizin de aynı dışarıdan beslenmesi gerekiyor. O yüzden de nemlendirici kremler özellikle kış aylarında daha da sık öneriyoruz. Özellikle yaşlı hastalarda cilt kuruluğu daha fazla gözüküyor. Yine soğuk havalarla beraber ciltte kurumalar artıyor, o yüzden mutlaka hastaların günde 2 defa nemlendirici krem kullanmasını özellikle öneriyoruz. Onları daha çok öneriyoruz. Ama önemli olan alerjinin olmaması iyi bilindik markalardan olması özellikle ve sık kullanmaları. Özellikle hastaların çok elini yıkamaları, çok antiseptik gibi özellikle sağlık çalışanlarında bunu çok görüyoruz. Bu şekilde daha çok maruz kalanlar hem alerjenlere hem soğuğa maruz kalanların daha sık bu nemlendirici kremleri kullanması özellikle önemlidir. Kuruduktan sonraki süreç egzama olur. Kuruluğa bağlı, hastanın cilt bariyeri bozulur. Cilt bariyerine bağlı hastanın sekonder enfeksiyon durumları ve egzama dediğimiz kaşınmaya bağlı sekonder ortaya çıkar. O yüzden cilt bariyeri önemlidir" dedi. "Soğuğa bağlı yanıklar oluşmakta" Güneş kreminin sadece yazın değil kışın da kullanılabileceğini belirten Tosun, "Cilt bariyeri içinde yapmamız gereken en önemli şey nemlendirici krem kullanmaktır. Sıvı sabun, deterjan ve antiseptik alerjenlerden uzak durulması hem de ellerin çok sık yıkanmaması gerekir. Özellikle belli oranlarda titizlik hastalığı gibi obsesif olmaması gerekiyor. Özellikle yaşlı hastalarda bunu daha çok görürüz. Bacaklarda deri dökülmeleri kuruluğa bağlı özellikle skuam dediğimiz kepeklenmeler sık görüyoruz. Bu durumlarda ana temamız nemlendirici kremler kullanmak. Bir de ürtiker ve kurdeşen gibi soğukla bazen tetikleyen hastalıklarımız var. Cildin egzaması, saç deri egzaması ve gül hastalığı gibi durumlar soğukla tetiklenebiliyor. O yüzden bu hastalıkları da tetikleyecek düşündüğümüz için ona yönelikte hastaların tedavi olması gerekiyor. Dışarıda çalışanlar, özellikle soğukta askerler gibi veya inşaat işçileri gibi soğuk yanıkları dediğimiz kulaklarda, ellerde, parmaklarda yanıklar oluşmakta. O yüzden bu bireylerin koruyucu kullanarak ve soğuktan daha az maruz kalarak yine bizim önerilerimiz doğrultusunda tedavilere uyarak dikkat etmeleri gerekiyor. Güneş kremini yazın değil kışın kullanmaları gerekiyor. Özellikle deri kanseri, kış döneminde artış göstermez. Daha çok deri kanserin de yazın artış olur. Yine de biriken dozlarda güneş maruziyeti olacağı için vatandaşların, hem yaz hem kışın güneş kremi kullanmaları gerekiyor" diye konuştu.
Kurtlar yerleşim yerlerine dadandı, uzmanı çare olarak Kangalları gösterdi
26 Aralık 2025 Cuma - 11:19 Kurtlar yerleşim yerlerine dadandı, uzmanı çare olarak Kangalları gösterdi Kış aylarının gelmesiyle birlikte doğada yiyecek bulamayan kurtlar, yerleşim yerlerine dadandı, uzman Kangal köpeği yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kurtlardan korunmak için çare olarak Kangalları gösterdi. Son günlerde şehir merkezlerine kadar inen kurtlar, vatandaşlar ve hayvanlar için tehlike oluşturmaya başladı. Vahşi yaşam canlısı olan ve geçmişte sadece arazilerde görüntülenebilen kurtlar, yerleşim yerlerine rahatlıkla yaklaşıp vatandaşları tedirgin ediyor. Sivas’ın Kangal ilçesinde yaşayan bir çiftçi, tarlasını hasat ettiği esnada yaklaşan kurtları fark etti. Aç kaldığı için çiftçiye yaklaştığı düşünülen kurtlar, tarlada fare avladı. Kurtların fare avı, çiftçinin cep telefonu kamerasına an be an yansıdı. Şehir merkezlerine yaklaşan kurtların insanlar için tehdit oluşturduğunu ifade eden uzman Kangal köpeği yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, "Kurt zekası ile bilinir, taktiksel yapısını oluşturmadan bir işe adım atmaz ve en zayıf noktayı bulduğu an taarruza geçer. Çoğu savaş doktrini kurtlardan esinlenilmiştir. Kurtlar etoburdur, memeli hayvanlarla beslenirler ama yemeğin kıt olduğu zamanlarda kuşlara, fareye saldırıyorsa bu tehlikenin mesajıdır" dedi. "Kurdun şehre inmesi her türlü tehlikeyi beraberinde getirir" Kurt popülasyonunda artış olduğunu ifade eden Yıldız, "Kent hayatına inmelerinin nedeni bulamadıkları beslenmeyi kentlerde çöp atıkları, fareler, tavuk fabrikalarının bulunduğu noktalar üzerinden karşılamaya çalışmalarıdır. Bu yerlerdeki kokular kurdu cezbeder ve kurt beslenmek adına aslanı bile öldürebilir. Kurdun şehre inmesi her türlü tehlikeyi beraberinde getirir. Kurtçul köpeklerin sayısının artırılması lazım, gen takibinin yapılması lazım, Kangal sayısının, Akbaş sayısının artması lazım. Bunlar kurtların en büyük düşmanlarıdır çünkü kurt doğada yara almadan hayatını idame ettirmeye çalışır. Yara alan kurt kabilesi tarafından öldürülür, dışlanır, tüketilir. Onlar da bu hayatlarının devamlılığı için zayıf düşen kendi menüleri olabilir" dedi. "Kurt uyumaz, uyutur" Kurtların şehir merkezlerine yaklaşmasını önlemek için Kangal sayısının artırılması gerektiğini söyleyen Hüseyin Yıldız, "Kangallar kurtlar için en büyük caydırıcı köpektir, adeta bir aslandır. Kurdun en büyük düşmanı kangaldır. Mezralarda, köylerde, dağlarda koyun sürüsünün arkasında kangal yetersizdir, kangal kalmamıştır. Sosyalleşen, vahşi hayatından vazgeçen bir kurt insanları tehdit olarak görmüyor. Kurt uyumaz, uyutur ve sonra duymak istemediğimiz tehlikeli vahşetlerde duyabilir hale gelebiliriz. Devlet büyüklerini uyarıyorum, kurtları normal yaşam alanlarına döndürebilmenin çözümü kurtların yaşadığı noktalara beslenme kaynağı oluşturulmasıdır. Onların doğalarında av yapan arkadaşlara sesleniyorum, avlanmayın. Kurt şehre iniyorsa mutlaka bir tehlike sinyalini beraberinde getiriyordur. Bugün bir kurt hasta fareyi yiyorsa kuduz vakaları da çoğalacaktır" şeklinde konuştu.