Yerel Haberler
Tokat
Tokat’ta 5,6 büyüklüğündeki depremin merkezi Pınarbeyli havadan görüntülendi 13 Mart 2026 Cuma - 14:39:43 Tokat’ta meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin merkez üssü olan Erbaa ilçesine bağlı Pınarbeyli köyü dron ile görüntülendi. Gece saatlerinde yaşanan deprem köyde kısa süreli paniğe neden olurken, herhangi bir can kaybı ya da yıkım yaşanmadı. Saat 03.35 sıralarında meydana gelen deprem sonrası köyde yapılan incelemelerde bazı alanlarda küçük çaplı hareketlilikler tespit edildi. Depremin etkisiyle köy yolunun yakınında bulunan büyük bir kayanın yerinden oynadığı belirlendi. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye gelen ekipler tarafından kaya kısa sürede kontrollü şekilde aşağı indirilerek yol yeniden trafiğe açıldı. Pınarbeyli köyü muhtarı Rasim Daş, depremin oldukça gürültülü hissedildiğini belirterek, "Gece saat 03.35’te 5,6 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Gürültülü bir depremdi ve vatandaşlarımızın bir kısmı panik yaptı. Tek katlı evlerde yaşayanlar daha az panik yaşadı. Depremin ardından AFAD Başkanlığı ve devletimizin diğer yetkilileri bizleri arayarak durum hakkında bilgi aldı. Biz de köyde vatandaşlarımızla iletişime geçerek herhangi bir yıkım ya da can kaybı olup olmadığını kontrol ettik. Şu ana kadar bize ulaşan herhangi bir zayiat veya yıkım bilgisi bulunmuyor" diye konuştu. Öte yandan depremin merkez üssü olan köy ve çevresi havadan görüntülenirken, bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
13 Mart 2026 Cuma - 14:24 Tokat’ta 5,6 büyüklüğündeki depremin merkezi Pınarbeyli havadan görüntülendi Tokat’ta meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin merkez üssü olan Erbaa ilçesine bağlı Pınarbeyli köyü dron ile görüntülendi. Gece saatlerinde yaşanan deprem köyde kısa süreli paniğe neden olurken, herhangi bir can kaybı ya da yıkım yaşanmadı. Saat 03.35 sıralarında meydana gelen deprem sonrası köyde yapılan incelemelerde bazı alanlarda küçük çaplı hareketlilikler tespit edildi. Depremin etkisiyle köy yolunun yakınında bulunan büyük bir kayanın yerinden oynadığı belirlendi. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye gelen ekipler tarafından kaya kısa sürede kontrollü şekilde aşağı indirilerek yol yeniden trafiğe açıldı. Pınarbeyli Köyü Muhtarı Rasim Daş, depremin oldukça gürültülü hissedildiğini belirterek, "Gece saat 03.35’te 5,6 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Gürültülü bir depremdi ve vatandaşlarımızın bir kısmı panik yaptı. Tek katlı evlerde yaşayanlar daha az panik yaşadı. Depremin ardından AFAD Başkanlığı ve devletimizin diğer yetkilileri bizleri arayarak durum hakkında bilgi aldı. Biz de köyde vatandaşlarımızla iletişime geçerek herhangi bir yıkım ya da can kaybı olup olmadığını kontrol ettik. Şu ana kadar bize ulaşan herhangi bir zayiat veya yıkım bilgisi bulunmuyor" diye konuştu. Öte yandan depremin merkez üssü olan köy ve çevresi dron ile havadan görüntülenirken, bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
13 Mart 2026 Cuma - 13:18 Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, "80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" dedi. Bölgede depremler üzerinde çalışmalarını sürdüren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, deprem çalışmaları için gittiği Niksar’da depreme yakalandı. "1942 depremiyle bağlantısı yok" Koçbulut, geçtiğimiz gece yaşanan depremin 1942 depremi ile bağlantısı olmadığını belirterek, "AFAD tarafından açıklanan 5.5 büyüklüğündeki deprem Niksar havzasının kuzey kenarını sınırlayan ve 1942 kırığının hemen kuzeyinde yer alan hat. Oluşan deprem Pınarbeyli köyü civarında meydana geldi. Bu depremin 1942 ile bir alakası olmadığını düşünüyorum ve bunun kuzeyindeki bu parçalı hatlar üzerinde geliştiğini düşünebiliriz. Çünkü baktığımızda buradaki fayların normal bileşeni var ve havzaya doğru ilerliyorlar" dedi. "80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" Koçbulut açıklamasında, "1942 kırığını düşündüğümüzde günümüze kadar geçen süre yaklaşık 80 yıl ve 80 yılda bu fay üzerinde 7 büyüklükte bir deprem olması imkânsız. Çünkü bu kadar bir stres bu kadar kısa bir sürede biriktiremez. Buradaki yaklaşık 7 büyüklüğüne yakın deprem üretme aralığı 200 yıldır. Çünkü 2006-2009 yılları arasında yapılmış olan bir DPT projesinde, Erbaa’dan Erzincan’a kadar olan bölgenin depremselliği, yüzey kırıklarının ve fayların incelenmesi gerçekleştirildi. Bu devletimizin kayıtlarında zaten var" diye konuştu. "7 büyüklüğün üstünde deprem beklemiyoruz" Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Tokat’ta 7’nin üstünde deprem beklemediklerini ifade ederek, "Tokat’ta 7.2 büyüklüğünde bir deprem olacak diyen kim bilmiyorum ama bunu söyleyebilmek için elinde kesin verilerinin olması lazım. Niksar bölgesine baktığımızda, 1939 yılında Erzincan’da büyük Erzincan depremi var. 360 kilometrelik bir yüzey kırığı oluşturdu. Erzincan’dan Tokat’ın da hemen kuzeyinden geçen Amasya Ezine Pazarı’na doğru giden 360 kilometrelik hat, 1939’da kırıldı. Sonra yirmi Aralık 1942’de Niksar Erbaa arasındaki bu 40 kilometrelik alan kırıldı. Yani Niksar havzasının kuzey kenarındaki fay kırıldı. Daha sonra 1943’te ise Ladik-Tosya depremi, Kastamonu depremi meydana geldi. Yaklaşık 280 kilometre civarında da yüzey kırığı meydana geldi. Yani bu hat aslında komple kırıldı. Kırılmanın üzerinden de yaklaşık 80 yıl geçti. Bu 80 senelik bir süreç içerisinde, burada bu büyüklüklerde deprem üretecek bir segment kalmadı. Sadece Niksar havzasının güneyinde Esenyçay fayı var. Bu fay üzerinde bir gerilim olabilir. Ama bu da 7 üzerinde bir büyük deprem üretemez kanaatindeyim" şeklinde konuştu. "Depremi merkezinde yaşadı" Prof. Dr. Fikret Koçbulut, depremi Niksar’da yaşadığını hatırlatarak, vatandaşlardan sadece resmi kurumların yapacağı bilgilendirmelere itibar etmelerini istedi. Koçbulut, "Bu gece ben de Niksar’daydım ve depremi yaşayan bir kişiyim. Başka bir çalışma için buradaydık. Bir arazi çalışması için. Niksar’da bir otelde konaklarken 3.35’te ben de uyandım. Ama baktığımız zaman aslında haberlere düşen kadar bir telaş görmedim. Ben kaldığım kattan aşağıya bile inmedim. Çünkü bu deprem 5.5 büyüklükte olduysa bundan sonrakilerin en büyük artçısı 4.5 olur. Onda da fazla bir şey olacağını düşünmedim. O yüzden önemli olan resmi kurumların yapacağı açıklamalara itibar etmektir. Vatandaşlarımızın AFAD tarafından açıklanmış ve yetkili kurumlar tarafından açıklanmış haberlere itibar etmelerini istiyorum. Çünkü çok büyük bilgi kirliliği meydana geliyor. Bu büyük bilgi kirliliğiyle insanlarımızı endişeye ve telaşa yönlendiriyor" dedi.
13 Mart 2026 Cuma - 10:46 Tokat Valisi Köklü: "Erbaa’da ilk incelemelerde ciddi bir olumsuzluk yok" Tokat Valisi Abdullah Köklü, Niksar merkezli 5,5 büyüklüğündeki deprem sonrası Erbaa’da yapılan ilk incelemelerde ciddi bir olumsuzluk görülmediğini açıkladı. Tokat’ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından sahadaki incelemeler sürerken, Tokat Valisi Abdullah Köklü Erbaa ilçesinde de incelemelerde bulundu. İlçede yetkililerden bilgi alan Vali Köklü, deprem sonrası ilçede yapılan ilk gözlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Depremin merkez üssünün Niksar ilçesi olduğunu hatırlatan Vali Köklü, sarsıntının Erbaa’da da hissedildiğini belirterek vatandaşların kısa süreli panik yaşadığını söyledi. İlk incelemelere göre bazı binalarda sıva çatlakları ve küçük çaplı dökülmelerin tespit edildiğini ifade eden Köklü, durumun teknik ekipler tarafından detaylı şekilde incelendiğini kaydetti. Vali Köklü: "Yapılacak detaylı incelemede durum net şekilde ortaya çıkacak" Sahada geniş çaplı bir inceleme yürütüldüğünü belirten Köklü, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz, AFAD ekiplerimiz ve İl Özel İdaresi personelimiz teknik ekiplerle birlikte sahada çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Bakanlığımız tarafından da ilave teknik personel desteği sağlandı. Yapılacak detaylı incelemelerle durum net şekilde ortaya konulacak." dedi. Okullarda da bazı kısmi çatlakların tespit edildiğini dile getiren Vali Köklü, ilk gözlemlere göre endişe verici bir durum görülmediğini ancak kesin değerlendirme için teknik raporların beklendiğini vurgulayarak; "Şu an itibarıyla ilk gözlemlerimizde endişe edecek bir durum görmüyoruz. Ancak nihai değerlendirme teknik ekiplerimizin yapacağı incelemelerin ardından ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı.
Yerli tohum ’Taner’ Pazar’da çiftçilerin umudu oldu
04 Temmuz 2024 Perşembe - 11:54 Yerli tohum ’Taner’ Pazar’da çiftçilerin umudu oldu Tokat’ın Pazar ilçesinde yerli ve milli tohumların ekiminde bir ilk gerçekleşti. Tokat’ın Pazar ilçesinde yerli ve milli tohumların ekiminde önemli bir adım atıldı. İlçede ilk kez ekilen ’Taner’ isimli buğday çeşidi, çiftçilerin yüzünü güldürdü. Tarım ve Orman Bakanlığı Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından sağlanan ’Taner’ buğdayının demonstrasyon çalışmaları sonrasında gerçekleştirilen hasat işlemi büyük bir başarıyla tamamlandı. “İlçe tarımında yaygınlaştırmak istiyoruz” Hasatta konuşan Tarım ve Orman Müdürlüğü Pazar İlçe Müdürü Emre Kapar, “Yerli ve milli buğday tohumlarımızdan olan ‘Taner’in ekiminden dolayı memnunuz. Fenolojik gözlemlerini takip ediyoruz. Bugün de hasat işlemi gerçekleşti. Yerli ve milli tohumlarımızın ekimini ilçemiz tarımında yaygınlaştırmak istiyoruz. İlçemizde ekimi yapılan buğday çeşitleri içerisinde Taner buğday çeşidinde ortalamanın üstünde yüksek verim potansiyeli taşıyor” dedi. “Bu sayede tarımda dışa bağımlılık kalkacak” Üretici Seyfi Yatkın ise, “Yerli ve milli olan bu buğday çeşidinin ekiminden çok memnunum. Mevsimsel yağışların az olması ve kurak geçmesine rağmen şükürler olsun verimde büyük bir artış sağladık. Bu Taner çeşidini hububat ekimi yapacak olan Pazarlı üreticilerimiz için de tohumluk olarak kullanılması yönünde vermek istiyorum. İlçemizde bu çeşidin ekiminin yaygınlaşacağını düşünüyorum. Yerli ve milli tohumlarla bu sayede tarımda dışa bağımlılığın azalarak yerli üretim olması gerekiyor” diye konuştu. Teknik personelin yaptığı biçerdöver kontrolü ile dane kayıplarının önlenmesi sağlanarak gerçekleştirilen hasat işleminde, dekara 650 kilogram verim elde edildi.
15 ahşap mezardan geriye 5 tane kaldı
03 Temmuz 2024 Çarşamba - 10:58 15 ahşap mezardan geriye 5 tane kaldı Tokat’ın Niksar ilçesinde bulunan Büyükyurt köyü, Türkiye’nin en ilginç mezarlarına ev sahipliği yapıyor. 2 asırlık oldukları tahmin edilen ahşap mezarların koruma altına alınması isteniyor. Tokat’ın Niksar ilçesine 23 kilometre uzaklıkta bulunan Büyükyurt köyü, Türkiye’nin en ilginç mezarlarına ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 200 yıllık tarihe sahip olan ahşap mezarlar, görenlerin dikkatini çekiyor. Çantı tekniğiyle yapılmış olan ahşap mezarlar yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Yakın bir tarihe kadar 15’i ayakta olan mezarlardan geriye sadece 5 mezar kaldı. Köy sakinleri, Orta Asya’da bulunan tahta mezarlara ölü gömme geleneğinin devamı niteliğindeki bu mezarların tescillenmesi ve koruma altına alınması gerektiğini söyledi. “Görenler hayretler içinde kalıyor" Maddi durumu iyi olan kişilerin mezarlarının tahtadan yapıldığını ifade eden Büyükyurt köyü sakinlerinden Hüsamettin Yılmaz, “Eskiden insanların beton mezar yapma imkanı olmadığı için tahtalardan mezarlar yapmışlar. Bu mezarları yaparak ustalıklarını konuşturmuşlar. Bu mezarlar yaklaşık 200-250 yıllık tarihe sahip olduğu söyleniyor. Bu mezarlar Pelit ağacından yapılmış. Bu sebepten dolayı mezarlar çok dayanıklıdır. Eskiden burada yaklaşık 15 mezar vardı. Zamanla bu mezarların sayısı betonlar mezarlardan dolayı azalmıştır. Maddi durumu iyi olan kişiler mezarlarını tahtadan yaptırmışlar. Bu mezarları görenler çok fazla şaşırıyor. Mezarların biraz bakıma ihtiyacı var” dedi. “Burada tarihi anımsıyorlar” Tahta mezarların 250 yıllık bir tarihe sahip olduğunu belirten köy sakinlerinden Ergül Çabuk ise “Tahta mezarlara ziyaret etmek için gelenler oluyor. Burada tarihi anımsıyorlar. Gelenler bu mezarlıkta fotoğraf çekiniyorlar. Bu mezarlar Pelit ağacından yapılmış ve bu sayede ömür boyu sağlam kalmasını sağlamışlar. Bu mezarlar bu sebepten dolayı çürümez. Bu mezarlar yaklaşık 250 yıllık bir tarihe sahip. Tahta mezarlar şekli sandığa benziyor. Durumu iyi olanlar mezarlarını tahtadan yaptırmış. Durumu kötü olanlar ise mezarı taşlardan yaptırmışlar” diye konuştu.
Anız yangını vatandaş itfaiye iş birliğiyle söndürüldü
02 Temmuz 2024 Salı - 12:23 Anız yangını vatandaş itfaiye iş birliğiyle söndürüldü Tokat’ta otluk alanda çıkan yangın, itfaiye vatandaş işbirliği ile söndürüldü. Edinilen bilgiye göre yangın 11.00 sıralarında il merkezine bağlı Küçükbeybağı Mahallesi Büyükbeybağı Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre ismi öğrenilemeyen bir kişi otluk alanı temizlemek için anız ateşi yaktı. Rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede iki katlı evin etrafını sardı. Dumanı gören vatandaşlar durumu itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler yangını söndürmek için çalışma başlattı. Mahalle sakinleri de yangının eve sıçramaması için itfaiye ekiplerine yardım etti. Hortumun eve uzamaması üzerine itfaiye görevlisi suyu vatandaşa vererek su fışkırtmasını istedi. O anlar cep telefonu kamerası ile saniye saniye kaydedildi. “Eve sıçramaması için hortumu ben tuttum” Yangının eve sıçramaması için itfaiye ekiplerine yardım ettiğini söyleyen mahalle sakini Mustafa Akkuş, “Burada oturuyorum. Kayınbiraderimle balkonda otururken yangının olduğunu gördüm. İtfaiye ekipleri geldi. Biz de elimizden geldiğince söndürme çalışmalarına yardımcı olduk. İtfaiye ekipleri hummalı bir şekilde çalışıyordu. Hortum çekmeye yardım ettik. O arada arkadaşlarla beraber yukarı çıktık. Eve sıçramaması için hortumu ben tuttum. İtfaiyeci arkadaş da orayı kontrol etti. Şükür bir sorun yoktur” dedi.
Eskiyen puşideler Tokat’ta yeniden ilmek ilmek işleniyor
01 Temmuz 2024 Pazartesi - 13:52 Eskiyen puşideler Tokat’ta yeniden ilmek ilmek işleniyor Tokat Olgunlaşma Enstitüsü, Osmanlı hanedan türbelerinin puşidelerini yeniliyor. 2019’da başlattıkları "Puşide Projesi" kapsamında altı puşideyi tamamlayan enstitü, şimdi Kanuni Sultan Süleyman’ın hasekisi Rabia Sultan için özel bir puşide hazırlıyor. Tokat Olgunlaşma Enstitüsü, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol doğrultusunda yürütülen “Puşide Projesine” 2019 yılında dahil oldu. Proje kapsamında, İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğü’ne bağlı Osmanlı hanedan türbelerindeki orijinal dival işi tekniği ile işlenen puşidelerin yenilenmesi ve eksik olanların yeniden yapılması amaçlanıyor. Enstitü, bugüne kadar altı puşideyi tamamlayarak ilgili makamlara teslim etti. Şu anda ise Kanuni Sultan Süleyman’ın hasekisi Rabia Sultan puşidesi üzerinde çalışan 8 kadın usta öğretici, dival tekniği ile nakışları ilmek ilmek işliyor. Bir yıl süren çalışmanın ardından puşide İstanbul’a gönderilecek. Puşidelere hayat veren Tokatlı kadınlar, sanatlarını her bir dikişlerinde yansıtıyor. “Bir puşide 1 yıl sürüyor” Özen ve titizlik isteyen dival işi tekniği ile 7’nci puşideyi hazırladıklarını söyleyen Tokat Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Puşide atölyesi sorumlusu Huriye Emirhan; “Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol doğrultusunda yürütülen puşide projesine Tokat Olgunlaşma Enstitüsü olarak 2019 yılında dahil edildik. İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğüne bağlı Osmanlı hanedan türbelerindeki orijinal dival işi tekniği ile işlenen puşidelerin yenilenmesi ve olmayan puşidelerin yeniden yapılması üzerine bu proje başlatıldı. Tokat Olgunlaşma enstitüsü olarak şu ana kadar 6 puşidemizi bitirip gönderdik. Şu an 7’nci türbemiz kanuni Sultan Süleyman Türbesi Rabia Sultan puşidesi olarak devam etmektedir. Enstitü olarak 8 usta öğreticimizle birlikte şu anda Rabia sultan puşidesini yapıyoruz ve bunun yapımı yaklaşık bir yıl sürüyor. Çünkü özen ve titizlik isteyen bir iştir. Dival işi özen ve sabır isteyen bir teknik. Buradaki usta öğretici arkadaşımız bu özen ve titizliği en güzel şekilde gösteriyorlar. Biz puşidelere bu arkadaşlarla hayat veriyoruz” dedi. Puşideyi ilmek ilmek işleyen 8 usta öğretici kadın ise tarihe ışık tutmuş şahsiyetlerin türbesinde bulunan örtülere kendilerinin de emeklerinin olmasının gurur verici olduğunu söyledi.