Yerel Haberler
Tokat
TOGÜ’de 11 bin metrekarelik diş hekimliği fakültesi inşaatı devam ediyor 16 Mart 2026 Pazartesi - 11:16:27 Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Taşlıçiftlik Kampüsü’nde yapımı süren 11 bin metrekarelik Diş Hekimliği Fakültesi binasında incelemelerde bulunarak kampüse bin 500 araç kapasiteli modern otopark kazandırılacağını ifade etti. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Taşlıçiftlik Kampüsü’nde yapımı devam eden Diş Hekimliği Fakültesi binası inşaat alanında incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz’a incelemeleri sırasında rektör yardımcıları, rektör danışmanları ve Genel Sekreter de eşlik etti. İnşaat alanında yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan Yılmaz, projenin üniversitenin eğitim altyapısına önemli katkı sağlayacağını söyledi. 11 bin metrekarelik modern eğitim alanı Yeni Diş Hekimliği Fakültesi binasının 11 bin metrekarelik geniş bir alanda inşa edildiğini belirten Yılmaz, binanın modern mimari anlayışla tasarlandığını ifade etti. Fakültede dershaneler, laboratuvarlar ve klinik uygulama alanlarının yer alacağını dile getiren Yılmaz, bu sayede öğrenciler ve akademisyenler için daha konforlu ve donanımlı bir eğitim ortamı oluşturulacağını kaydetti. Kampüse bin 500 araçlık modern otopark Fakülte binasının hemen yanında yapılması planlanan bin 500 araç kapasiteli modern otoparkın kampüs yaşamını kolaylaştıracağını ifade eden Yılmaz, "Öğrencilerimiz, akademik personelimiz ve hastalarımız için önemli bir kolaylık sağlayacak bu yatırım sayesinde kampüsteki ulaşım ve park sorununun önemli ölçüde çözüme kavuşmasını hedefliyoruz. Aynı zamanda kampüsümüzün modern görünümünü tamamlayan önemli bir altyapı çalışması olacak" dedi. Yeni fakülte binası için toplam sözleşme bedelinin 1 milyon 662 bin TL olduğunu belirten Yılmaz, proje kapsamında zemin etüt çalışmaları ile mimari, statik, mekanik ve elektrik tesisat projelerinin tamamlandığını ifade etti. Yapılan hazırlıkların ardından inşaat çalışmalarının belirlenen takvim doğrultusunda sürdürüldüğü bildirildi. Eğitim kalitesine katkı sağlayacak İnşaat alanındaki çalışmaları değerlendiren Rektör Yılmaz, projenin sadece bir bina inşası olmadığını vurgulayarak, "Bu yatırım ile öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için çağdaş, güvenli ve konforlu bir eğitim ortamı oluşturmayı hedefliyoruz. Fakültemizin eğitim ve klinik uygulama kapasitesini artıracak bu proje, üniversitemizin gelişimine önemli katkı sağlayacak" diye konuştu. Yeni Diş Hekimliği Fakültesi binasının tamamlanmasıyla birlikte öğrencilerin ders ve klinik uygulama süreçlerinin daha verimli hale gelmesi hedeflenirken, yapılacak modern otoparkla birlikte kampüs altyapısının da güçlendirilmesi planlanıyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:01 Tokat’ta iftara yetişme telaşı kazaya dönüşmesin diye ’ikram noktası’ kuruldu Tokat’ta D-100 kara yolu üzerindeki bir camide kurulan ikram noktası, iftara yetişemeyen sürücülere ücretsiz ikram sunarak hem oruçlarını açmalarına hem de trafikte iftar telaşının oluşturabileceği risklerin önüne geçilmesine katkı sağlıyor. Ramazan ayında yolda seyahat eden vatandaşların iftar saatinde mağdur olmaması için Tokat’ta anlamlı bir uygulama hayata geçirildi. Bin 780 kilometre uzunluğundaki D-100 kara yolunun Tokat-Turhal yolu üzerinde bulunan Fatih Camii’nde kurulan "ikram noktası", iftara yetişemeyen sürücüler ve yolcular için ücretsiz ikramda bulunuluyor. Cami önünde oluşturulan stant sayesinde iftar saatinde yolda olan vatandaşlar güvenli bir şekilde araçlarını durdurarak oruçlarını açabiliyor. İkram noktasında sürücülere su, hurma, çay, kek, bisküvi, kraker ve kahve dağıtılarak iftarlarını acele etmeden yapmaları sağlanıyor. Uygulama sayesinde sürücülerin iftar telaşıyla trafikte risk oluşturmasının da önüne geçilmesi hedefleniyor. İftar saatinde yolda kalanlara destek Fatih Camii İmam Hatibi Mustafa Çakırtaş, projeyi yaklaşık 5 yıl önce göreve geldikten sonra hayata geçirdiklerini belirterek, "İnsanlar iftarını açmak için acele etmesinler. Burada karınlarını doyurabilir, çaylarını içip dinlenebilirler diye bir hizmet sunmaya çalıştık. Dinimiz misafire büyük önem verir. Peygamber Efendimiz (sav) ’Allah’a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikramda bulunsun’ buyuruyor. Biz de buraya gelenleri Allah’ın misafiri olarak görüyoruz. Bu hizmeti cemaatimizle birlikte bir görev olarak yerine getiriyoruz" dedi. İkram noktasının yalnızca Ramazan ayıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Çakırtaş, cami içerisinde yıl boyunca 7 gün 24 saat vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunmaya devam ettiklerini ifade etti. Yoldan geçen vatandaşlar ise uygulamadan memnun olduklarını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.
Tokat’ta tarım arazisi üzerine yapılmak istenen şehir hastanesine tepki
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 20:30 Tokat’ta tarım arazisi üzerine yapılmak istenen şehir hastanesine tepki Tokat’ta şehir hastanesinin Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesine ait uygulamalı tarım arazisine yapılacak söylentileri tepkilere neden oldu. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde, 185 dönümlük uygulamalı tarım arazisine şehir hastanesi yapılacağına dair çıkan söylentiler, üniversite içinde ve şehirde büyük tartışmalara neden oldu. Üniversitenin Ziraat Fakültesi akademik yönetimi ve öğrencileri, eğitim aldıkları ve araştırmalar yaptıkları bu alanın hastane yapılması fikrine şiddetle karşı çıktı. CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz da konuya müdahil olarak, şehir hastanesine olan ihtiyacı kabul etmekle birlikte, bunun tarım arazisine yapılmasının uygun olmadığını dile getirdi. "Ekim alanlarından uzak yere yapılması hayırlı olacaktır" Zemini sağlam, ekilebilir alanlardan uzak bir yere şehir hastanesinin planlanmasının daha hayırlı olacağına inandıklarını söyleyen Durmaz, “Tokat’taki Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin ana temeli Sivas’tan yanılmıyorsam 1986 getirilen Ziraat Fakültesi üzerine inşa edilip 1992 yılında üniversite hüviyetini kazandı. Öyleyse biz birçok tarımsal gıdanın üretilip Türk tarımına kazandırılan laboratuvarın, deneme bahçeleriyle özel sebze ve meyve alanlarının olduğu bu uygulama bahçesinin söylediğimiz projeden arındırılması gerekiyor. Bizim itirazımız bunadır. Bu kendin yeni sesçilmiş belediye başkanı, şehrül-emini, meclis üyeleri, valimiz, il genel meclisi üyelerimiz, bu şehirdeki sivil toplum örgütleri ve meslek odaları ortaklaşa ayrıca da trafik konusunda kentin geleceğinin 50 yıllık planlayacak teknik adamlardan da görüş alarak zemini sağlam, ekilebilir alanlardan uzak bir yere şehir hastanesinin planlanmasının ülkemize ve şehrimize hayırlı olacağına inanıyorum. Doğru olan da budur” dedi. “Personelimizin tamamı tarım arazisine hastane yapılacağı için memnun değil” Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Rüstem Cangi, fakültenin araştırma ve eğitim alanı olarak kullandığı tarım arazisinin şehir hastanesi için uygun olmadığını belirtti. Cangi, eğitim kalitesinin ve araştırmaların devamı için mevcut imkanların önemli olduğunu vurgulayarak, şehir hastanesinin farklı, daha uygun bir alana yapılmasını talep etti. Öğrenciler de tarım arazisinin hastane olarak kullanılmasını doğru bulmadıklarını dile getirerek, uygulama alanlarında çalışmanın bu süreçte nasıl etkileneceği endişesini taşıdılar.
Depremden etkilendi, köyüne geri döndü
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 11:11 Depremden etkilendi, köyüne geri döndü 6 Şubat depreminde deprem bölgesinde görev aldıktan sonra İstanbul Büyük Şehir Belediyesi İtfaiyesi’nde ki görevinden emekliye ayrılan 58 yaşındaki Vehbi Okur, Tokat’ta ki köyüne geri dönerek 7 dönümlük arazideki 300 ağaçta erkenci kiraz hasadına başladı. Vehbi Okur, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinde İtfaiye eri olarak görev yaparken 6 Şubat depreminde deprem bölgesinde görev aldı. Depremde gördüğü manzaradan etkilenen Okur, beklenen İstanbul depreminden de etkilenerek emekliye ayrılıp doğduğu yer olan Tokat’a bağlı Büyük Yıldız köyüne geri dönmeye karar verdi. Okur köyüne yerleşerek babasından miras olarak kalan 7 dönümlük arazideki 300 ağaçta erkenci kiraz hasadına başladı. Okun hayatının kalanını köyünde kiraz ticareti yaparak geçirmeyi planlıyor. Emekli olduktan sonra ata topraklarına döndüğünü ifade eden Vehbi Okur; “Emekli olmadan önce zaten çalışıyordum. Emekli olduktan sonra kendi bağımı, kendi kirazımı üretmeye, kendi bağımdaki yaprağımı çıkartmayı, kendi üzümümü üretmek için kendi toprağıma geldim. Şehir yaşantısı biraz daha sıkıcı. Burası da ana memleketimiz olduğundan burası daha güzel geldi ve dönül yaptık. Bugün erkenci kirazın ilk hasadını almaya başladık. Ay sonuna kadar hasadı bitirmeyi düşünüyoruz. 300 ağaç kiraz olduğuna göre 20-30 tona yakın kiraz çıkacak. Tarladaki fiyat çok düşük. Tezgahtaki fiyatı ile tarladaki fiyatı çok değişiyor. Kilosu şu an da 50 liradan gidiyor. Piyasadaki değeri ile tarladaki değeri bir değil” dedi. “Kararında deprem etkili oldu” Ata topraklarına dönmesinde 6 Şubat depremlerinin büyük etkisi olduğunu söyleyen Okur; “Depremin çok büyük etkisi var. Zaten İstanbul’da büyük bir deprem bekleniyor. Bu tarlada bir zemin oluşturabilirsem İstanbul’dan tamamen ayrılmayı düşünüyorum. Çok büyük bir kent oldu. Burada daha sağlıklı ortam oluşturacağımızı düşündüğümüz için tarlamızda kiraz hasadı yapmaya başladık” diye konuştu.
Erbaa Belediyesi, kene hastalıklarına karşı keklik ve sülün yetiştiriyor
10 Mayıs 2024 Cuma - 15:07 Erbaa Belediyesi, kene hastalıklarına karşı keklik ve sülün yetiştiriyor Erbaa Belediyesi keklik ve sülün üretim tesisi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan kenelerle mücadele için her yıl 500 keklik ile bin sülün yetiştiriyor. Türkiye’de İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğun olarak görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı ile mücadele amacıyla Tokat’ın Erbaa ilçesinde belediyeye ait tesiste keklik ve sülün üretiliyor. Hastalığın bulaşmasına neden olan kenelerle doğal yöntemlerle mücadele etmek için 2008’de kurulan tesiste, her yıl 500 kınalı keklik ile bin halkalı sülün yetiştiriliyor. Yetiştirilen sülün ve keklikler Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü işbirliği ile her yıl bahar aylarında doğaya salınıyor. Yıllık 500 keklik ile bin sülün doğaya salınıyor Kenelerle doğal yollarla mücadele etmek için tesisi işlettiklerini ifade eden Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl, “Halk arasında, kene vakası olarak, kene ısırması olarak bildiğimiz vakalar maalesef bu bölgede, bu coğrafyada özellikle bu rakımda gerçekleşiyor. Bununla ilgili mücadelemizi biz doğal dengeyi bozmadan nasıl çözeriz düşüncesiyle böyle bir tesis işletiyoruz. Burada bizim keklik ve sülünlerimiz var. Yıllık yaklaşık 500 tane keklik ile bin tane sülünü doğaya salarak bu bölgede keneyle olan mücadeleye katkı sağlıyoruz. Buradaki bakım kolay olmuyor. Onların her gün yumurtlaması, kuluçkaya yatırılması, bakımı büyümesi tabi ki bir süreç alıyor. Özellikle vakalara engel olalım insan sağlığına önem verelim bu salınımları da bölgemizde Milli Parklar ve Doğa Koruma Müdürlüğümüzle beraber her yıl gerçekleştiriyoruz.” dedi
Türkiye’de ilk olan Yavuz Selim Özel Eğitim Meslek Okulu özel gereksinimli çocukları meslek sahibi yapıyor
10 Mayıs 2024 Cuma - 12:01 Türkiye’de ilk olan Yavuz Selim Özel Eğitim Meslek Okulu özel gereksinimli çocukları meslek sahibi yapıyor Türkiye’de bir ilki gerçekleştirilerek bu yıl ilk öğrencilerini alan özel eğitim kampüsü, özel gereksinimli çocukları meslek sahibi yaparak hayata hazırlıyor. 7 dönümlük alanda kurulan kampüs, anaokulundan itibaren geniş eğitim imkânları sunuyor. Yavuz Selim Özel Eğitim Meslek Okulu ise öğrencilere turizm, otelcilik, metal işleme, mobilya ve yiyecek gibi çeşitli sektörlerde meslek edinme fırsatı sunuyor. Tokat’ta Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren özel eğitim kampüsü, özel gereksinimli çocukları meslek sahibi yaparak hayata hazırlıyor. 7 dönümlük bir alanda kurulan bu kampüs, anaokulundan itibaren farklı eğitim olanakları sunuyor. Yavuz Selim Özel Eğitim Meslek Okulu ise öğrencilere turizm, otelcilik, metal işleme, mobilya ve yiyecek gibi alanlarda meslek edinme imkânı sağlıyor. Kampüs, anaokulu, ilkokul, ortaokul, görme engelliler okulu ve özel eğitim meslek okulu gibi farklı seviyelerde eğitim veriyor. Özellikle özel eğitim meslek okulu, öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda hayata ve mesleğe hazırlanmalarına odaklanıyor. “Özel gereksinimli çocuklarımızı hayata hazırlıyoruz” Günümüz maliyeti ile 250 milyonluk yatırımla Türkiye’de ilk olan kampüsü kazandırdıklarını belirten İl Milli eğitim Müdürü Hüseyin Kır; “Türkiye’de bir ilk olarak özel eğitim kampüsünü Tokat’ta açtık. Bu yıl eğitim-öğretime başladı. Bu kampüs 7 dönümlük bir alanda bulunmakta ve eğitimin her kademesinde okulumuz mevcuttur. Şu andaki maliyeti 250 milyondur. Destek olan ve teşvik edenlere teşekkür ediyoruz. Bu kampüste anaokulu, ilkokul, ortaokul, görme engelliler okulu, eğitim uygulama okulumuz var. En önemli okulumuz ise özel eğitim meslek okulumuzdur. Biz burada özel gereksinimli çocuklarımızı hayata hazırlıyoruz. Kendi gereksinimleri doğrultusunda onların yapabilecekleri alanları belirleyerek hayata ve mesleğe hazırlıyoruz. Burada almış oldukları eğitimle okuldan mezun olduktan sonra devlet kurumları ve özel şirketlerde meslek bulma imkânı sağlanıyor. “Hem paralarını hem hayatlarını kazanıyorlar” Okul sayesinde özel gereksinimli öğrencilerin meslek edindiklerini ifade eden Yavuz Selim Özel Eğitim Meslek Okulu Müdürü Mustafa Aydoğan; “Meslek edinen öğrencilerimiz iş hayatına daha rahat atılabiliyorlar. Okulu bitirdikten sonra yapabilecekleri bir meslekleri oluyor. Böylece hem kendi paralarını kazanmış oluyorlar hem de kendi hayatlarını kazanmış oluyorlar. Aileden bağımsız bir şekilde de kendi evlerini kurup hayatlarına devam ediyorlar” diye konuştu.
Türkülere konu olan madımağı ticarileştirdi
10 Mayıs 2024 Cuma - 11:06 Türkülere konu olan madımağı ticarileştirdi Tokatlı Halil Bayır, doğada kendiliğinden yetişen madımak bitkisini tarlada üretmeyi başladı. 20 metrekarelik alanda başladığı üretimi 70 dönüme çıkartan Bayır, tüm Türkiye’yi madımak ile tanıştırdı. Tokat’ın Çördük köyünde 50 yıl önce başlayan bir girişim, bugün ulusal bir sektöre dönüştü. Halil Bayır’ın annesi ve dedesi, evin ihtiyacını karşılamak için dağlardan topladıkları madımak kökleri ve tohumunu 20 metrekarelik bahçelerine ekti. Verim elde eden aile, madımak yetiştiriciliğini sektör haline getirmeye karar verdi. Bugün 70 dönüm arazide madımak yetiştiren Halil Bayır, ilkbahar aylarında ciddi bir gelir kaynağı sağlıyor. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlere de pazarcılar aracılığıyla ulaştırılan madımak, yaz aylarında ise konserve haline getirilerek Tarım Kredi Kooperatif Market’te satışa sunuluyor. 1500 rakımlı araziye de madımak eken Bayır, Ar-Ge çalışmalarını tamamlayarak yayla madımağı yetiştirmeye de başladı. Köyün ve çevre bölgelerin ekonomisine önemli katkılar sağlayan bu ürün, sürdürülebilir tarım ve alternatif gelir kaynakları açısından da örnek teşkil ediyor. “Madımak için yaylalar daha elverişli” Evin ihtiyacı için 20 metrekarelik bahçede başladıkları madımak yetiştiriciliğine günümüzde 70 dönüm araziyle devam ettiklerini söyleyen Halil Bayır, “Büyüklerimiz 50 yıl önce annem ve dedem dağlardan kökünü ve tohumunu toplayarak evimizin ihtiyacı için madımak getirirler. Kendi evimizin 20 metrekarelik bahçesine ekerler. Daha sonrasında orada verim alınır ve katma değer yüksek olduğu için bu ürünü çoğaltmaya karar verirler. Diğer mahsullere göre daha fazla yüksek para ettiği için çoğaltmaya karar verirler. Dolayısıyla çoğalır. Bugün de biz bu ürünü sektör haline getirdik. Şu an 70 dönüm kadar arazide madımağımız var. Bize bakıp örnek alarak bir o kadar da köyümüzde var. Köyümüz orman köyü olması nedeniyle ilkbahar aylarında ciddi bir gelir kaynağı elde ediyoruz. Bir madımaktan sulu tarımda bakıldığı zaman altı defa hasat edilebilir. Biz ilkbahar aylarında İstanbul, Ankara gibi metropol şehirlerimize pazarcılar marifetiyle ulaştırıyoruz. Yaz döneminde de biz kendimiz bunu pastörize yaparak, konserve yaparak süpermarketlere satıyoruz. Devletimizin Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinde de mevcuttur. Mesela şu anki bulunmuş olduğumuz yerin rakımı 1500’dür. Bu rakımda arpa ve buğdaydan başka bir şey yetişmez. Burası yayladır. Fakat madımak burada çok daha elverişli, çok daha güzel oluyor. Daha önceden arazi yollarında yetiştiği için biz de oradan esinlenerek tarlamızda da bunu yetiştirmeye karar verdik. Burada da bir deneme çalışması yaptık, güzel oldu” dedi.
Erbaa’da özel çocuklar Bahar Şenliğinde buluştu
10 Mayıs 2024 Cuma - 09:57 Erbaa’da özel çocuklar Bahar Şenliğinde buluştu Erbaa Belediyesi Engelliler Haftası sebebiyle atlı bahçede özel çocuklar için bahar şenliği düzenledi. Erbaa Belediyesi Engelliler Haftası sebebiyle özel eğitim uygulama okulu öğrencilerine bahar şenliği düzenledi. Atlı bahçede düzenlenen etkinlikte, çocuklar müzik ve oyunlarla eğlenceli dakikalar yaşadı. Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl ile birlikte pasta kesip sportif aktiviteler gerçekleştiren özel öğrenciler şenlikte doyasıya eğlendi. Öğrencilerle bir araya gelmekten onların mutluluğuna şahit olmaktan büyük keyif aldıklarını ifade eden Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl, “Eminim öğrencilerimiz için çok güzel bir gün oluyordur. Farklı bir hafta oluyordur. İnşallah 10-16 Mayıs arasında kutladığınız bu güzel haftanızı, özel haftanızı kutluyor, tebrik ediyorum. İnşallah bu etkinlikler, bu sosyalleşme öğrencilerimizin hayata daha fazla tutunmasına vesile olur. Ben özel öğrencilerimize verdiğiniz emek için ayrıca da çok teşekkür ediyorum. Bu örnek olacak inşallah. Hocalarımızla, müdürlerimizle konuştuğumuz gibi inşallah bu etkinliği Tokat geneline de yayarız. Erbaa örnek olur. İnşallah bu etkinlikte Tokat’ın bütün öğrencilerini misafir ettiğimiz nice güzel çalışmalar olur. Erbaa olarak bütün Tokat’a örnek olmuş oluruz. Ben o anlamda, emeği geçen herkese, ailelerimize, öğretmenlerimize ve sizlerin yanında çalışan ablalarımıza teşekkür ediyorum. Hayata daha çok tutunduğumuz daha fazla paydaşımızın olduğu bir gelecek diliyorum” dedi.