Yerel Haberler
Trabzon
Başkan Genç’ten İran’ın Trabzon Başkonsolosluğu’na taziye ziyareti 05 Mart 2026 Perşembe - 13:32:36 Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İranlılar ve İran’ın dini lideri Ali Hamaney için Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati’ye taziye ziyaretinde bulundu. Ziyarette Başkonsolos Naser Mohebati’ye başsağlığı dileklerini ileten Başkan Genç, "Amerika ve İsrail’in saldırılarını en başından bu yana kesinlikle kabul edilemez buluyoruz, şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bölgenin jeostratejik konumu maalesef tarihten bu yana emperyal güçlerin odağı olmuştur. Türkiye, İran ve Gürcistan bu kadim coğrafyanın halklarıdır. Bu toprakların hukukunu korumaya kararlılıkla devam edeceğiz. Yaşananlardan dolayı büyük bir üzüntü duyduk. Bu haksız ve hukuksuz saldırıların bir an önce son bulmasını temenni ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürecin başından itibaren diplomatik girişimlerde bulunduğunu da vurgulayan Başkan Genç, "Sayın Cumhurbaşkanımız, bu saldırıların yaşanmaması ve bölgede barışın sağlanması adına yoğun bir diplomatik çaba ortaya koymuştur. Ne yazık ki bugün uluslararası hukukun ciddi şekilde zedelendiğini görüyoruz. Türkiye olarak bölgede barışın, istikrarın ve bağımsız devletlerin egemenliğinin korunmasını önemsiyoruz. Şu ana kadar binin üzerinde İranlı kardeşimizin hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzmüştür. Ali Hamaney ve hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, kardeş İran halkına başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" diye konuştu. Ziyaretin sonunda Başkan Genç, Ali Hamaney ve savaşta ölen İranlılar için açılan taziye defterini imzaladı.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:55 Şampiyon atıcıya Trabzon Havalimanında karşılama Ermenistan’da düzenlenen Avrupa Havalı Silahlar Şampiyonası’nda 1 altın ve 1 gümüş madalya kazanan Trabzonlu sporcu Buğra Selimzade bugün Trabzon Havalimanı’nda karşılandı. 37 yaşındaki sporcu Ermenistan’ın başkenti Erivan’da düzenlenen Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nda milli takım ile 10 metre Havalı Tabanca Erkekler Trio yarışmasında altın madalya kazandı. Daha önce turnuvada takım halinde gümüş madalya kazanan milli atıcılar Yusuf Dikeç, İsmail Keleş ve Buğra Selimzade, 10 metre Havalı Tabanca Erkekler Trio yarışmasında, eleme yarı finalinde topladığı 579 puanla lider olarak altın madalya maçına çıkmaya hak kazandı. Finalde Ukrayna (Maksym Himon, Oleh Omelchuk, Viktor Bankin) ile karşılaşan ay-yıldızlılar, maçı 17-11 kazanarak bu kategoride üst üste 3’üncü Avrupa şampiyonluğuna ulaştı. Daha önce 3 kez 10 metre havalı tabanca takım kategorisinde Avrupa Şampiyonluğu, 10 metre havalı tabanca kategorisinde Büyük Erkekler Türkiye Şampiyonluğu, 10 metre havalı tabanca kategorisinde Dünya üçüncülüğü, 2025 HN Kup ikinciliği, Ateşli Silahlar Avrupa Şampiyonası’nda da 50 metre tabanca kategorisinde de ikinciliği, Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası takım ikinciliği bulunan Selimzade, Ermenistan’da bir de altın madalya kazanarak koleksiyonuna yeni bir başarı ekledi. Bugün Trabzon’a gelen Ortahisar Belediyesi sporcusu milli atıcı Buğra Selimzade’yi havalimanında Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Cüneyt Zorlu, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mustafa Uzunoğlu, şampiyon sporcunun ailesi ve vatandaşlar karşıladı. Selimzade’ye çiçek vererek tebrik eden Zorlu, "Sporcumuz Buğra Selimzade’nin de yer aldığı Atıcılık Milli Takımımız, Ermenistan’da elde ettiği başarılarla hepimize büyük bir gurur yaşattı. Buğra Selimzade de başarılarına yenilerini ekleyerek Trabzon’a 1 altın ve 1 gümüş madalyayla döndü. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi.
05 Mart 2026 Perşembe - 10:39 Chibuike Nwaiwu: "Taraftarın gönlünde yer edinmiş oyuncu olarak hatırlanmak isterim" Trabzonspor’un Nijeryalı oyuncusu Chibuike Nwaiwu, bordo-mavili takımdan ayrıldığında kupalar kazanmış ve taraftarın gönlünde yer edinmiş bir futbolcu olarak hatırlanmak istediğini söyledi. Trabzonspor’un Nijeryalı savunma oyuncusu Chibuike Nwaiwu, kariyer yolculuğu, Trabzon’daki futbol atmosferi ve hedefleri hakkında kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Futbola Nijerya’da başladığını belirten Nwaiwu, zorlu şartlara rağmen hayalinin peşinden gittiğini belirterek, "Her şey için ve bu yolculuk için Tanrı’ya şükrediyorum. Başlangıçtan itibaren hiç kolay değildi çünkü ülkem çok zor bir ülke. Nijerya’da çok fazla yetenek var ama futbol oynamak ve destek bulmak zor olabiliyor. Kimse beni futbola yönlendirmedi. Kendi yeteneğimi gördüm ve başarılı olabileceğime inandım. Çok çalıştım, çok mücadele ettim. Ailem ve dostlarım da her zaman yanımda oldu" dedi. "Onuachu, Trabzonspor’a gelmem gerektiğini söyledi" Transfer sürecinde Paul Onuachu ile konuştuğunu aktaran Nwaiwu, "Paul benim ağabeyim gibi. Sosyal medyadan ona yazdım ve fikir almak istediğimi söyledim. Açıkçası bana cevap vereceğini düşünmüyordum ama bana geri döndü. Kulüp hakkında çok güzel şeyler anlattı. Kariyerimde bir sonraki adıma geçmek istiyorsam Trabzonspor’a gelmem gerektiğini söyledi. Şehrin güzelliğinden, taraftarın büyüklüğünden ve kulüpteki aile ortamından bahsetti. Ona her zaman saygı duyacağım" ifadelerini kullandı. "Trabzon’da kendimi evimde gibi hissediyorum" Trabzon’daki futbol atmosferinin kendisini etkilediğini belirten Nwaiwu, "Ülkemde de futbol çok seviliyor ama burada tutku çok büyük. Taraftarlar bana çok sevgi gösteriyor ve kendimi evimde gibi hissettiriyorlar. Bunun için çok minnettarım. Ben de çok çalışarak onları mutlu etmek istiyorum" diye konuştu. "Türkiye Ligi gerçekten çok zor" Nijerya, Avusturya ve Türkiye liglerini kıyaslayan Nwaiwu, Süper Lig’in oldukça yüksek tempoya sahip olduğunu belirterek, "Nijerya Ligi fiziksel olarak çok güçlü ve zorlayıcıdır. Avusturya Ligi daha disiplinli bir yapıya sahip. Ancak Türkiye Ligi gerçekten çok zor. Tempo çok yüksek ve ligde çok kaliteli oyuncular var. Burası bambaşka bir seviye" değerlendirmesinde bulundu. "Agresif ve korkusuz bir oyuncuyum" 1.93’lük boyuyla hava toplarında etkili olduğunu dile getiren Nwaiwu, oyun tarzını ise şöyle anlattı: "Kendimi agresif ve korkusuz bir oyuncu olarak tanımlarım. Saha içinde risk almayı sevmem. Daha çok garanti ve sağlam oynamayı tercih ederim. Top kazanmayı seviyorum. Hem stoper hem de ön libero pozisyonunda oynayabilmem benim için bir avantaj. Nijerya’daki hocalarım Finidi George ve Koç Yem bana çift pozisyonda oynama özelliğini kazandırdı. Bu da kariyerimde ilerlememe yardımcı oldu." "Milli takım hayalim için çalışıyorum" Nijerya Milli Futbol Takımı’nda oynamanın her futbolcu gibi kendi hayali olduğunu belirten Nwaiwu, "Kendime ve Tanrı’ya inanıyorum. Milli takımın beni izlediğini biliyorum. Davet edip etmemek onların kararı ama ben zirveye ulaşmak için çalışmaya devam edeceğim, her oyuncunun hayali ülkesiyle kupalar kazanmaktır. Trabzonspor’un bana ülkemi en üst seviyede temsil edeceğim platformu sağlayacağına inanıyorum" şeklinde konuştu. "Taraftarın gönlünde yer edinmek en büyük hedefim" Trabzonspor’dan ayrıldığında nasıl hatırlanmak istediği sorusuna ise Nwaiwu, "Takımımla birlikte kupalar kazanmış ve buna katkı sağlamış bir oyuncu olarak hatırlanmak isterim. Taraftarın gönlünde yer edinmek en büyük hedefim" yanıtını verdi. "Gençlere tavsiyem pes etmemeleri" Genç futbolculara tavsiyelerde bulunan Nwaiwu, "Küçükken bana ’asla pes etme, çok çalış ve hedeflerine ulaşacaksın’ diye öğüt verilirdi. Ben de hep bunu yaptım. Eğer bugün buradaysam bunun nedeni çok çalışmak ve pes etmemektir. Gençler de hayallerinden vazgeçmemeli" ifadelerini kullandı. Saha içinde en sevmediği davranışın bazı oyuncuların kolay faul almaya çalışması olduğunu belirten Nwaiwu, "Dokunmasanız bile kendilerini yere bırakabiliyorlar. Bunun dürüst olmadığını düşünüyorum ve buna tahammül edemiyorum" diye konuştu. "Futbol dışında vakıf çalışmalarıyla ilgileniyorum" Boş zamanlarında Nijerya’daki futbol akademisiyle ilgilendiğini ve ayrıca yardım faaliyetleri yürüttüğünü belirten Nwaiwu, "Chibuike Charity Foundation adında bir vakfımız var. Yoksul insanlara, eşlerini kaybetmiş kadınlara ve imkanı olmayan çocuklara yardım ediyoruz. Tıbbi destek ve temel ihtiyaç yardımları sağlıyoruz. İnsanlara yardım etmek beni mutlu ediyor" dedi. Her maçtan önce annesini arayıp dua aldığını da dile getiren Nwaiwu, "Kız arkadaşım da bana ’git ve parılda’ der. Bunun bana şans getirdiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Nwaiwu’nun rüya 11’i Nijeryalı oyuncu rüya kadrosunu ise şu isimlerden oluşturdu: "Gianluigi Buffon, Marcelo Vieira, Pepe, Sergio Ramos, Philipp Lahm, Toni Kroos, Kaka, Xavi Hernandez, Cristiano Ronaldo, Lionel Messi ve Zlatan Ibrahimovic."
İstilacı kokarcaya karşı samuray arısı umudu
18 Haziran 2025 Çarşamba - 16:30 İstilacı kokarcaya karşı samuray arısı umudu Trabzon’da tarım ürünü zararlısı kahverengi kokarcaya karşı üretilen samuray arıları doğaya salınmaya başlandı. Türkiye’ye 2017’de Gürcistan üzerinden geldiği bilinen ’kahverengi kokarca’ adlı böcek, Karadeniz Bölgesi’nde 8 yıldır tarım ürünlerine ciddi zarar veriyor. Başta fındık olmak üzere 300’den fazla bitki için tehdit oluşturan böceğe karşı biyolojik ve kimyasal mücadeleler devreye alındı. Biyolojik mücadele kapsamında Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Laboratuvarında üretilen samuray arıları, Ortahisar ilçesine bağlı Akyazı Mahallesinde düzenlenen törenle doğaya salındı. Törende konuşan Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, samuray arısının kahverengi kokarcanın üremesini engellediğini belirterek, "Doğada sadece insan yaşamıyor. Doğada pek çok canlı da var. Bunların bir kısmı bizim de talip olduğumuz bazı ürünlere talip oluyorlar. Bizimle paylaşmak istiyorlar. Hatta bize hiç bırakmak istemiyorlar. Biz bunlara zararlılar diyoruz. Bu zararlılarla mücadele ediyoruz. Birkaç yıldan bu tarafa kahverengi kokarca böceği ile özellikle Karadeniz’de özellikle fındığa ciddi zarar veriyor. Bu zarar ekonomik anlamda bütün Karadeniz’i özellikle fındık üreticilerini ciddi anlamda etkiliyor. Hem rekoltemizi düşürüyor hem ağaçlara zarar veriyor hem de acılaştırarak belki ilk etapta sağlam gibi gördüğünüz fındıkları lezzet kalitesini düşürüyor. Mücadele ederken doğada yaşayan diğer canlılara da zarar vermemek lazım. Çok önemli ince düşünerek yapmamız gereken bir mücadele. Samuray arıları belki başkalarının hayallerinde oluşturduğu gibi çok büyük arılar değil. Samuray arısı ince bir sivrisinek kadar. Samuray arısı kokarca böceğine saldırmıyor onu yemiyor. Üremesini engelliyor" dedi. Programa Vali Yıldırım’ın yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan ile üreticiler katıldı.
İstilacı kokarcaya karşı samuray arısı umudu
18 Haziran 2025 Çarşamba - 16:12 İstilacı kokarcaya karşı samuray arısı umudu Trabzon’da fındık başta olmak üzere birçok tarım ürününü tehdit eden kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele etmesi için üretilen samuray arıları doğaya salınmaya başlandı. Türkiye’ye 2017 yılında Gürcistan üzerinden geldiği bilinen ’kahverengi kokarca’ adlı böcek, Karadeniz Bölgesi’nde 8 yıldır tarım ürünlerine büyük zarar veriyor. Özellikle bölgedeki fındık bahçelerine dadanıp, suyunu emdiği bitkiye zarar veren böcek 300’den fazla bitki türünde besleniyor. Başta fındık olmak üzere birçok bitki için tehdit oluşturan böceğin ürememesi için biyolojik ve kimyasal mücadeleler devreye alındı. Biyolojik mücadele kapsamında Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Laboratuvarında üretilen samuray arıları Trabzon’da doğaya salındı. Ortahisar ilçesine bağlı Akyazı mahallesinde Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, Trabzon Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan ile üreticilerin katıldığı törenle samuray arıları fındık bahçeleri ile buluşturuldu. Törende bir konuşma yapan Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, samuray arısının kahverengi kokarcanın üremesini engellediğini belirterek, "Doğada sadece insan yaşamıyor. Doğada pek çok canlı da var. Bunların bir kısmı bizimde talip olduğumuz bazı ürünlere talip oluyorlar. Bizimle paylaşmak istiyorlar. Hatta bize hiç bırakmak istemiyorlar. Biz bunlara zararlılar diyoruz. Bu zararlılarla mücadele ediyoruz. Birkaç yıldan bu tarafa kahverengi kokarca böceği ile özellikle Karadeniz’de özellikle fındığa ciddi zarar veriyor. Bu zarar ekonomik anlamda bütün Karadeniz’i özellikle fındık üreticilerini ciddi anlamda etkiliyor. Hem rekoltemizi düşürüyor hem ağaçlara zarar veriyor hem de acılaştırarak belki ilk etapta sağlam gibi gördüğünüz fındıkları lezzet kalitesini düşürüyor. Mücadele ederken doğada yaşayan diğer canlılara da zarar vermemek lazım. Çok önemli ince düşünerek yapmamız gereken bir mücadele. Samuray arıları belki başkalarının hayallerinde oluşturduğu gibi çok büyük arılar değil. Samuray arısı ince bir sivrisinek kadar. Samuray arısı kokarca böceğine saldırmıyor onu yemiyor. Üremesini engelliyor" dedi.
İsrail-İran çatışması Trabzon turizmine darbe vuruyor
18 Haziran 2025 Çarşamba - 13:46 İsrail-İran çatışması Trabzon turizmine darbe vuruyor İsrail-İran çatışması Trabzon turizmini de olumsuz etkiliyor. İki ülke arasında 6 gündür artarak devam eden saldırılar nedeniyle ara hava koridorunda yer alan Ürdün ve Irak üzerindeki sivil uçuşların durması, Trabzon’a bu ülkelerden yapılan turistik uçak seferlerini durdurdu. Umudunu Körfez ülkelerinden gelecek turistlere bağlayan turizmciler ise yaşanan gerginliğin bir an önce bitmesini diliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan turizmci Barış Çuvalcı, İsrail-İran savaşı nedeniyle Trabzon’da turizmin durma noktasına geldiğini söyledi. Çuvalcı, "Savaş nedeniyle ara koridordaki Ürdün ve Irak’tan Trabzon’a uçuşlar durdurulunca turizm acenteleri ciddi kayıplar yaşamaya başladı. Rezervasyonlar iptal ediliyor. Tur firmaları iş yapamaz durumda. Irak ve Ürdün’deki tüm uçaklar iptal, hava sahaları kapanmış. Irak ve Ürdün savaş hattı ortasında kaldığı için vatandaşlarına ülkelerini terk etmemesi konusunda telkinde bulunuyor. Bu durum diğer Körfez ülkelerini de etkilemeye başladı" dedi. "Savaş nedeniyle rezervasyonlar iptal ediliyor" Irak ve Ürdün’den gelen turistlerden sonra Kuveyt, Bahreyn, Katar, Umman ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinden bölgeye gelen turistleri taşıyan uçakların da yine aynı hava koridorunu kullanamaması nedeniyle büyük bir sorunla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Çuvalcı, "Şimdi Kuveyt, Bahreyn, Katar, Umman ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinden Trabzon’a gelecek uçaklar da o koridoru kullanamadıkları için hem uçuş süreleri uzuyor hem de ciddi oranda mali kayıp yaşıyorlar. Gelecek olan misafirler de bu uçuş sürelerinin uzamasından dolayı ayrıca savaşın kendi ülkelerini de etkileyeceğini düşündükleri için tatillerini erteliyorlar veya rezervasyonlarını iptal ediyorlar. Bu da sektörü ciddi oranda baltalıyor. Trabzon’da turizm bu nedenle durma noktasına geldi" ifadelerini kullandı. Öte yandan Ürdün’den Trabzon’a turist getiren bir uçağın savaş nedeniyle 3-4 gündür Trabzon Havalimanı’nda beklediği öğrenildi.
Akçaabat’ta festival zamanı yaklaşıyor
18 Haziran 2025 Çarşamba - 10:49 Akçaabat’ta festival zamanı yaklaşıyor Trabzon’un Akçaabat ilçe belediyesi tarafından bu yıl 33.’sü düzenlenecek olan Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali, 17-20 Temmuz tarihleri arasında yurt içinden ve yurt dışından birçok misafiri ağırlayacak. Festival, zengin programı ve güçlü sanatçı kadrosuyla bu yıl da büyük bir coşkuya sahne olacak. Sanatçılar Buray 18 Temmuz’da, Elif Buse Doğan 19 Temmuz’da ve Resul Dindar 20 Temmuz’da ilçe merkezinde kurulacak festival alanında Akçaabatlılar ile buluşacak. Ayrıca Azerbaycan, Etiyopya, Rusya, Gürcistan gibi ülkelerden ve Artvin Hopa, İstanbul, Adıyaman, Erzurum, İzmir, Siirt ile Akçaabat’tan gelen ekipler de festival boyunca sahne alacak. Festival boyunca uluslararası halk dansları gösterileri, kültürel etkinlikler ve her akşam gerçekleşecek konserlerle Akçaabat, dört gün boyunca adeta bir kültür şölenine dönüşecek. Düzenleyecekleri festivalle ilgili bilgi veren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, "Akçaabat; tarihiyle, doğal güzellikleriyle, kültürüyle ve sanatsever yapısıyla Karadeniz’in parlayan yıldızlarından biridir. Biz de bu mirası yaşatmak, daha da güçlendirmek adına 33 yıldır kesintisiz olarak bu festivali sürdürüyoruz. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali, yalnızca bir eğlence etkinliği değil; aynı zamanda kültürlerin buluştuğu, dostlukların pekiştiği, sanatın evrensel dilinin konuşulduğu çok özel bir platformdur. Bu yıl, festivale renk katacak birbirinden değerli sanatçılarımızı da ağırlayacağız. 18 Temmuz’da Buray, 19 Temmuz’da Elif Buse Doğan, 20 Temmuz’da ise Karadeniz’in sevilen sesi Resul Dindar bizlerle olacak. Ayrıca 20 Temmuz Pazar günü de geleneksel Hıdırnebi Yayla şenliğimizi gerçekleştireceğiz. Herkesi; müziğin birleştirici gücünü hep birlikte hissetmeye, halk oyunlarımızın coşkusunu paylaşmaya, Akçaabat’ın zengin kültürel atmosferinde buluşmaya davet ediyorum. Çünkü biz inanıyoruz ki: kültürle büyüyen şehirler, sevgiyle büyür. Sanatla yoğrulan toplumlar, geleceğe daha umutla bakar" dedi.
Trabzon’da 450 yapı sel ve heyelan riski altında
18 Haziran 2025 Çarşamba - 10:42 Trabzon’da 450 yapı sel ve heyelan riski altında Trabzon’da merkez ilçe konumunda olan Ortahisar ilçesinde dere yatağı ve eğimli arazilerde yapılan incelemeler sonucunda 450 konutun risk altında olduğu belirlendi. Trabzon şehir merkezinde 3 Haziran günü şiddetli yağışlar sonrasında yaşanan şehir seli daha etkili bir yağış halinde yaşanabilecekleri gözler önüne serdi. Şehirde yapılan saha çalışmaları sonucu, özellikle dere yatakları ve eğimli arazilerde bulunan 450 yapının, heyelan ve sel gibi doğal afetlere karşı yüksek risk taşıdığı görüldü. Kentin merkez mahallelerinde, deniz kenarı ve heyelanlı bölgelerde bulunan bu yapıların bir kısmı geçmişte meydana gelen fosil heyelan düzlükleri üzerinde yer alırken, uzmanlar, yapıların acilen boşaltılması ve yıkım sürecinin başlatılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, yetkililere de hızlı müdahale çağrısında bulunuyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Arzu Fırat Ersoy, ilk olarak şehirdeki menfez temizliğinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Ersoy, "Ana dere yataklarının denizle buluştuğu kutu menfez yapılarının acilen temizlenmesi gerekiyor. Yukarı havzalarda yan derelerin temizliğinin yapılması gerekiyor. Taşkın erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Şehir içerisinde yapılaşma nedeniyle varlığını göremediğimiz yan derelerin kontrol edilerek menfezlerin denize ulaştığı noktalarda menfez temizliğinin acilen hayata geçirilmesi gerekiyor. Çünkü Haziran ve Temmuz ayları Karadeniz Bölgesinde hızlı yağışların meydana geldiği, bu yağışların bir an önce denize ulaşmaya çalıştığı fakat ulaşamadığı sonucunda taşkın olduğu dönemdeyiz" dedi. "Trabzon’da heyelan riski altında bulunan yaklaşık 450 konut var" Risk altında bulunan 450 konutun acilen yıkılması gerektiğini de kaydeden Ersoy, "Bu bölgede köyler aslında eski heyelan düzlüklerinde kurulmuş. Eski heyelan düzlüğü dediğimiz düz alanlar toprak kalınlığının biraz fazla olduğu tarıma elverişli alanlar olarak tanımlanan alanlar insanlar tarafından köyler kurularak yaşama geçirilmiş. Bir yağış neticesinde buralardaki toprak kalınlığı fazla olduğu için toprak su içeriğinin artmasına bağlı olarak heyelan meydana getiriyor. Evler heyelana maruz kalarak hareket eder duruma geldi. Bu bölgelerdeki çalışmaların belediyemizce yapılarak projelendirilmesi gerekiyor. Trabzon’da heyelan riski altında bulunan yaklaşık 450 konut var. Fakat hiç biri tam anlamıyla boşaltılmadı ve yıkımı başlamadı. Biz Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak boşaltılması gerektiğini söylüyoruz. Bir yağış meydana geldiğinde o bölgedeki evler risk altında. Fakat o evlerde yaşamlar var. Bu evlerin acilen boşaltılması ve yıkılması gerekiyor. Bu evler Trabzon merkez mahallelerinde bulunuyor. Hem deniz kenarında hem heyelanlı bölgede bulunuyorlar. Bu raporlar Çevre Değişiklik ve İklim Bakanlığı’nın çalışmaları sonucunda raporlanmış. Fosil heyelan düzlüklerinde kurulmuş köylerde ve dere yataklarında bulunan evler" ifadelerini kullandı.
İnsanlar gibi araçların da güneşten ve aşırı nemden korunması gerekiyor
17 Haziran 2025 Salı - 09:49 İnsanlar gibi araçların da güneşten ve aşırı nemden korunması gerekiyor İnsanlar gibi araçların da güneşten ve aşırı nemden korunması gerektiği, araçlara Türkiye’nin güneyinde daha çok güneş yanığının, Karadeniz’de ise nem ve kuş pisliğinin zarar verdiği belirtildi. Karadeniz’in nemli ikliminin araçlar üzerinde oluşturduğu olumsuz etkiler konusunda sürücüleri uyaran Renault Dacia Bayi Servis Müdürü Hasbi Çakıroğlu, Trabzon’un yüksek nem oranı ve yoğun yağışlı havası, sadece insanlar üzerinde değil, araçlar üzerinde de ciddi etkilere yol açabildiğini belirtti. Bölgeye özgü iklim şartlarının araçlarda farklı sorunlara neden olabileceğini kaydeden Çakıroğlu, özellikle nemin neden olduğu buharlaşma ve küflenme gibi arızalara dikkat çekti. "Bölgemiz rutubetli olduğu için bu durum insan sağlığı kadar araçlara da zarar verebiliyor" diyen Çakıroğlu, Güneydoğu gibi daha kuru bölgelerde görülmeyen sorunların Karadeniz’de yaşanabildiğini vurguladı. Kentte araçlarını uzun süre kullanmayan sürücülerin araç içinde küf ve kötü koku gibi deformasyonlarla karşılaşabildiğini belirten Çakıroğlu, "Rutubet nasıl insan hayatını olumsuz etkiliyorsa yapılara, araçlara da zarar verebiliyor. Araçlarda bölgesel sorunlar olabiliyor. Güneydoğu’da olmayan bazı sorunlar burada karşımıza çıkabiliyor. Bölgemiz nemden kaynaklı çok yağmurlu olduğundan buharlaşma sorunları oluyor. Aşırı nem, iklimsel faktörlerden kaynaklı arızalar olabiliyor. Araçlarımızı uzun süre kapalı tutmamalı, zaman zaman havalandırmalıyız. Trabzon’da aracını bırakıp başka illere gidenler oluyor. Dolayısıyla aracı iki, üç ay park halinde kaldığı zaman aracında küf boyutunda deformasyonlar görebiliyoruz. Aracın içini ıslak bırakmamak, nemli bölgelerde özellikle önemli" dedi. Kuş pisliği asidik etki yapıyor Ayrıca kaporta ve boya bakımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Çakıroğlu, kuş pisliklerinin boya üzerinde asidik etkiler yaparak kalıcı hasara yol açabileceğini ifade etti. Çakıroğlu, "Kuş pisliği kurumuşsa, doğrudan ıslak mendille silmek yerine bir peçeteyi ıslatıp üzerine koymak daha güvenlidir. Yaklaşık 5 dakika bekletildiğinde yüzey daha zarar görmeden temizlenebilir" diye konuştu. Güney bölgelerde güneş yanıklarına karşı açık renkli araçların tercih edildiğini hatırlatan Çakıroğlu, Trabzon gibi bölgelerde ise güneş yanıklarının nadir görüldüğünü, ancak nemin araç bakımında başlıca faktör olduğunu sözlerine ekledi.
İnsanlar gibi araçların da güneşten ve aşırı nemden korunması gerekiyor
17 Haziran 2025 Salı - 09:41 İnsanlar gibi araçların da güneşten ve aşırı nemden korunması gerekiyor İnsanlar gibi araçların da güneşten ve aşırı nemden korunması gerektiği, araçlara Türkiye’nin güneyinde daha çok güneş yanığının, Karadeniz’de ise nem ve kuş pisliğinin zarar verdiği belirtildi. Karadeniz’in nemli ikliminin araçlar üzerinde oluşturduğu olumsuz etkiler konusunda sürücülere uyaran Renault Dacia Bayi Servis Müdürü Hasbi Çakıroğlu, Trabzon’un yüksek nem oranı ve yoğun yağışlı havası, sadece insanlar üzerinde değil, araçlar üzerinde de ciddi etkilere yol açabildiğini belirtti. Bölgeye özgü iklim koşullarının araçlarda farklı sorunlara neden olabileceğini kaydeden Çakıroğlu, özellikle nemin neden olduğu buharlaşma ve küflenme gibi arızalara dikkat çekti. "Bölgemiz rutubetli olduğu için, bu durum insan sağlığı kadar araçlara da zarar verebiliyor" diyen Çakıroğlu, Güneydoğu gibi daha kuru bölgelerde görülmeyen sorunların Karadeniz’de yaşanabildiğini vurguladı. Trabzon’da araçlarını uzun süre kullanmadan başka illere giden vatandaşların, geri döndüklerinde araç içinde küf ve kötü koku gibi deformasyonlarla karşılaşabildiğini belirten Çakıroğlu, "Rutubet nasıl insan hayatını olumsuz etkiliyorsa yapılara, araçlara da zarar verebiliyor. Araçlarda bölgesel sorunlar olabiliyor. Güneydoğuda olmayan bazı sorunlar burada karşımıza çıkabiliyor. Bölgemiz nemden kaynaklı çok yağmurlu olduğundan buharlaşma sorunları oluyor. Aşırı nem, iklimsel faktörlerden kaynaklı arızalar olabiliyor. Araçlarımızı uzun süre kapalı tutmamalı, zaman zaman havalandırmalıyız. Trabzon’da aracını bırakıp başka illere gidenler oluyor. Dolayısıyla aracı iki, üç ay park halinde kaldığı zaman aracında küf boyutunda deformasyonlar görebiliyoruz. Aracın içini ıslak bırakmamak, nemli bölgelerde özellikle önemli" dedi. Kuş pisliği asidik etki yapıyor Ayrıca kaporta ve boya bakımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Çakıroğlu, kuş pisliklerinin boya üzerinde asidik etkiler yaparak kalıcı hasara yol açabileceğini ifade ederek "Kuş pisliği kurumuşsa, doğrudan ıslak mendille silmek yerine bir peçeteyi ıslatıp üzerine koymak daha güvenlidir. Yaklaşık 5 dakika bekletildiğinde yüzey daha zarar görmeden temizlenebilir" diye konuştu. Güney bölgelerde güneş yanıklarına karşı açık renkli araçların tercih edildiğini hatırlatan Çakıroğlu, Trabzon gibi bölgelerde ise güneş yanıklarının nadir görüldüğünü, ancak nemin araç bakımında başlıca faktör olduğunu sözlerine ekledi.
Trabzon’da yayladaki buzul kütlesi dağcıların rotasını değiştirdi, 75 kişi kayıp sanıldı
16 Haziran 2025 Pazartesi - 15:35 Trabzon’da yayladaki buzul kütlesi dağcıların rotasını değiştirdi, 75 kişi kayıp sanıldı Trabzon’un Çaykara ilçesinin Demirkapı Yaylası’nda dün 75 dağcının kaybolduğu haberlerine tepki gösteren dağcılar, durumun bir kaybolma olayı olmadığını sadece bir rota değişikliği olduğunu açıkladı. Trabzon’da dün sabah saatlerinde araçlarla Çaykara ilçesinin Demirkapı bölgesinde bulunan Haldizen-Sarigöl rotasına giden 75 kişilik dağcı grubu yaklaşık 12 kilometrelik parkurun yarısında büyük bir buzul kütlesi ile karşılaştı. 75 kişiyi riske atmak istemeyen ekip liderleri, aynı güzergahtan dönüş almak istedi. Sis ve zorlu coğrafi koşullar nedeniyle varış noktasına ilerleyen dağcı ekibinden bazı kişiler 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kaybolduklarını ihbar etti. İhbar üzerine harekete geçen jandarma, AFAD ve UMKE ekipleri, gönüllü korucular ile 2-3 saatlik yolculuğun ardından dağcı ekibe ulaştı. Sisli ve zorlu doğa koşullarına rağmen dağcı ekibe ulaşan UMKE ekipleri tarafından grup üyelerinin sağlık kontrolleri yapıldı. Yapılan kontrollerin ardından dağcı ekibi araçlara bindirilerek şehir merkezine getirildi. Buzul kütlesi nedeniyle rota değiştiren ve kayıp sanılan 75 kişilik ekibin Haldizen-Sarigöl rota yürüyüşünü düzenleyen Trabzon Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kazım Sezen o anları anlattı. Sezen "Kaybolma üzerine haberler yapıldı ancak kaybolma kesinlikle yok. Aşırı yoğun sis ve kar kütlelerinden dolayı rotamızı değiştirmek zorunda kaldık. O kadar büyük bir grubu riske atmamak adına geldiğimiz yoldan geri dönmeye karar verdik. Bu süreçte ister istemez karanlığa kaldık. Süreci yönetmeye çalışırken grubun içerisinden bazı arkadaşlar arama yapmışlar. İş bizim dışımızda gelişti. Varız noktasına 1 kilometremiz kalmıştı" dedi. "Kaybolma üzerine haberler yapıldı ancak kaybolma kesinlikle yok" "Aşırı yoğun sis ve kar kütlelerinden dolayı rotamızı değiştirmek zorunda kaldık" diyen Sezen, "O kadar büyük bir grubu riske atmamak adına geldiğimiz yoldan geri dönmeye karar verdik. Bu süreçte ister istemez karanlığa kaldık. Süreci yönetmeye çalışırken grubun içerisinden bazı arkadaşlar arama yapmışlar. İş bizim dışımızda gelişti. Varız noktasına 1 kilometremiz kalmıştı. Ekiplerle görüştüğümüzde gelmeyin sizde kaybolursunuz dedim. Yayladan bir çoban arkadaşı yanlarına alarak bize doğru geldiler. Demirkapı yaylasına 1 kilometre kala buluştuk. Yamaçta bir kar kütlesi. Buzul haldeydi. 75 kişinin oradan geçmesi büyük bir risk. Herhangi bir kaymada sakatlık olabilirdi. O riski almamak adına en iyi yol bildiğimizden yoldan geri dönmekti. GPS kaydımız vardı onunla yürüyorduk" şeklinde konuştu. 12 kilometrelik bir parkur olduğunu kaydeden Sezen, "Sadece üşümeler oldu. Onun dışından herhangi bir problemimiz olmadı. Planımızda 6 saat gidip 6 saat geri dönmek vardı. Yaklaşık 12 kilometrelik bir parkurdu. Dönecek olduğumuz yolu ters yoldan tekrar yürümeye başlayınca normalde 5-6 gibi dönmemiz planlanan yeri gece 12’de döndük. Sağ salim herkes evine gitti" ifadelerini kullandı.