Yerel Haberler
Van
28 Nisan 2026 Salı - 11:25 Van Gölü’nün sessiz kahramanları için yol temizliği Van Gölü’nün endemik türü olan İnci Kefali’nin (Van Balığı), üreme dönemi öncesi gerçekleştireceği göç yolculuğu için dere yataklarında kapsamlı temizlik çalışmaları başlatıldı. Dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşayan ve her yıl akıntıya karşı zıplayarak verdiği mücadeleyle bilinen İnci Kefali için "büyük göçü" devam ediyor. Havaların ısınmasıyla birlikte gölün tuzlu ve sodalı sularından tatlı sulara göç etmeye başlayan milyonlarca balığın geçiş güzergahları, belediye ekipleri ve çevre gönüllüleri tarafından titizlikle temizleniyor. Balıkların 15 Nisan itibarı ile başlayan üreme yolculuğunda herhangi bir engelle karşılaşmaması için akarsu ağızlarındaki atıklar, plastik kirliliği ve doğal tıkanıklıklar gideriliyor. Özellikle şehir merkezinden Van Gölü’ne dökülen Akköprü Deresi gibi kritik noktalarda yoğunlaşan ekipler, balıkların oksijen seviyesi yüksek sulara güvenle ulaşmasını hedefliyor. "Van’da üreme göçüne başlayan İnci Kefali için dereler temizleniyor" Her yıl olduğu gibi bu yıl da İnci Kefali’nin üreme dönemini kapsayan 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında avlanması yasaklandı. Bu süreçte balıkların korunması amacıyla denetimler artırılırken, kaçak avcılıkla mücadele kapsamında jandarma ve ilgili ekipler sahada aktif görev yapıyor. Öte yandan, İnci Kefali’nin önemli göç güzergâhlarından biri olan Akköprü Deresi’nde de temizlik çalışmaları hız kazandı. Dere yatağında biriken atıklar, çamur ve su akışını engelleyen unsurlar ekipler tarafından temizlenerek balıkların geçişi kolaylaştırılıyor. "Van Gölü’ne dökülen irili ufaklı 111 adet dere var" Van Gölü’ne dökülen akarsuların temizliği büyük bir öneme haiz olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü 3 bin 712 kilometrekare yüzey alanıyla beraber ülkemizin en büyük gölünü oluşturuyor. Göl kapalı bir göl. Dışarıya hiçbir su akıntısı yok. Bu nedenden dolayı Van Gölü’ne giren her bir damla kirlilik, her bir tane çöp yani pet şişesi, plastik atık, bunların hepsi adeta Van Gölü’nde hapsoluyor. Bu nedenden dolayı Van Gölü’ne dökülen akarsuların temizliği büyük bir öneme haiz. Bugün Van Gölü’ne dökülen irili ufaklı 111 adet dere var. Özellikle bu yıl yağışların bol olmasıyla beraber kuru olan dere yatakları tamamen suyla doldu. Bu sevindirici bir durum. Fakat buradaki birikmiş çöpler maalesef pet şişeler, atıklar hepsi Van Gölü’ne doğru harekete başladı" dedi. "Akarsular Van Gölü’nün adeta can damarlarıdır" Akarsular Van Gölü’nün adeta can damarı olduğunun altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Akarsular Van Gölü’nün adeta can damarlarıdır. Çünkü etraftaki besin maddelerini toplayarak Van Gölü’ne getirirler ve buradaki biyoçeşitliliğin sürmesini sağlarlar. Van Gölü’nün bu can damarlarından göle çöp atmasına izin vermememiz lazım. Şu anda Van merkezden geçerek göle dökülen bir akarsuyun kenarındayız. Sevindirici bir manzara var. Çünkü belediye ekipleri Van Gölü’ne dökülen derenin üzerindeki bütün kirliliklerini temizliyor. Yani bir tane ızgaranın önünde yüzlerce, binlerce çöp, aklımıza gelebilecek her şey var. Pet şişelerden, şırıngalara kadar, kutulara kadar her şey var. Bu yüzden belediye Çevre Koruma ve Kontrol Şubesi ekiplerine sonsuz teşekkür ediyoruz. Ümit ediyoruz ki derelerden Van Gölü’ne tek bir damla kirlilik, tek bir tane çöp karışmaz ve Van Gölü pırıl pırıl olur. Şayet Van Gölü’nü korumazsak göle akarsulardan giden kirlilik her geçen yıl artar ve adeta gölü çöplerle doldururuz" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 09:05 Yayla muzu uçkun tezgaha çıktı Van’ın sarp dağlarından bin bir emekle toplanan ve şifa deposu olarak bilinen uçkun (yayla muzu), sınırlı hasat dönemi ve toplama zorluğu nedeniyle tezgahlarda ithal muzdan daha yüksek bir fiyata alıcı buluyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek rakımlı dağlarında doğal olarak yetişen yayla muzu, havaların ısınmasıyla birlikte piyasaya çıktı. Van’da seyyar tezgahlarda ve manavlarda satışa sunulan uçkunun fiyatı dikkat çekti. Piyasada ithal muzun kilogramı ortalama 150 liradan alıcı bulurken, yayla muzunun kilogram fiyatı ise 400 liraya kadar çıktı. Satıcılar, uçkunun fiyatının yüksek olmasını toplama sürecinin zorluğuna ve satış süresinin kısalığına bağlıyor. Sadece bahar aylarında, karların erimesiyle birlikte yetişen bu bitkinin dağların zirvelerinden elde edildiğini ifade eden esnaf, ürünün zahmetli bir yolculuğun ardından şehre ulaştığını belirtti. Vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören uçkunun, bölge halkı arasında şeker ve tansiyon gibi hastalıklara iyi geldiği, "şifa deposu" olduğu yönündeki bilgiler de bu talebi artırıyor. İHA muhabirine konuşan satıcı Emrullah Savur, ürünün tamamen doğal ve organik olması nedeniyle büyük ilgi gördüğünü belirtti. Savur, "Bu kadar ilgi görmesi doğaldır çünkü muzdan çok daha üstündür. Muz üretimi ilaçla yapılıyor ama bu ilaçsızdır. Çilekten de iyidir, aslında bütün meyvelerin hepsinden daha iyidir. Neden derseniz; artık meyvelerin hemen hemen hepsi hormonla yetişiyor ama bu öyle değil. Bu doğrudan dağdan geliyor, tamamen organiktir ve faydası çoktur" dedi. "Kilometrelerce yaya gidilerek toplanıyor" Yayla muzunun toplanmasının zahmetli ve zor olduğunu dile getiren Savur, "Düşünün, 100 kilometre yaya gidiliyor. Tabii ki büyük bir zahmeti var. Akşama kadar topluyor, sonra sırtında torbalarla aşağı indiriyor. Bir görseniz, zahmeti olmaz mı hiç? Muz her sene, her gün yenebiliyor ama bunu her gün yiyemiyorsunuz. Senede bir sefer çıkıyor. Kilosu bin lira bile olsa, senede topu topu iki kez yiyeceğiniz bir şeydir bu" diye konuştu. "Kilosu 700 liradan 400’e düştü" İlk etapta 700 liradan satışa sunulan yayla muzunun kilosunun 400 liraya düştüğünü ifade eden Savur, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlerleyen zamanlarda 200-250 liraya kadar düşme ihtimali de var. Uşkunun iyisi; yumuşak ve sulu olmasından anlaşılır. Kuru oldu mu yenmez, mutlaka yaşken tüketilmelidir. Kuruduğu zaman tadı kalmaz. Hastalıklara gelince; şekere, tansiyona, kansere, vereme, yani bildiğiniz her şeye şifa oluyor. Faydası çok güzel, özellikle şeker hastaları bunu çok tercih ediyor."
Van’da STK’lardan Küresel Sumud Filosu’na destek
27 Eylül 2025 Cumartesi - 22:01 Van’da STK’lardan Küresel Sumud Filosu’na destek Van’da faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları, İsrail’in saldırısı altındaki Gazze halkına ve abluka altında bulunan bölgeye insani yardım ulaştırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu’na destek verdi. Filistin ile dayanışma ve İsrail’in ablukasını kırmak amacıyla 50’ye yakın ülkenin desteğiyle oluşturulan "Küresel Sumud Filosu"na bağlı tekneler, 31 Ağustos’ta İspanya’nın Barselona kentinden Gazze’ye doğru yola çıktı. Bu kapsamda Van’da çok sayıda sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle kurulan Van Filistin’e Destek Platformu tarafından Beşyol Meydanı’nda basın açıklaması düzenlendi. Platformun Dönem Sözcüsü Hayati Beyde, burada yaptığı açıklamada, Gazze halkının maruz kaldığı zulmün bütün insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek, ablukanın bir an önce kaldırılması gerektiğini belirtti. Dönem Sözcüsü Beyde, "7 Ekim Aksa Tufanı’ndan bugüne yaşanan gelişmeler bir kez daha göstermiştir ki tarihî bir yol ayrımındayız: Ya uyanacağız ya da bir yüzyıl daha aşağılanarak yaşayacağız. İnsanlığı uyandırmak için yola çıkan ve küresel vicdanın sesi olan Sumud Filosu’na destek vermek için toplandık. Gazze halkı, 700 günü aşkın bir süredir tarihin en ağır kuşatma ve saldırılarına maruz bırakılmakta; yaklaşık 20 yıldır vahşi bir abluka altında tutulmaktadır. Bizler, bu insanlık dışı ablukayı kırma girişimini desteklemek ve insanlığın vicdanına seslenmek için buradayız. Gazze’deki abluka, sistematik aç bırakma politikaları ve aralıksız bombardımanlar; kadın, çocuk, yaşlı demeden on binlerce sivilin ölümüne yol açmıştır. Bu insanlık suçunun başlıca destekçisi olan ABD, bugün sözde müzakere söylemiyle dünyayı oyalarken; siyonist rejim, Gazze’nin tamamını işgal etme planlarını pervasızca sürdürmektedir. Gazze’nin yalnızlığından ve dünyanın sessizliğinden cesaret alan terör şebekesi, terörist eylemler yaparak artık ülkelerin egemenliğini ve bağımsızlığını hiçe saymaktadır" dedi. Global Sumud Filosu’na katılmak üzere Tunus’a giden ancak geri dönmek zorunda kalan Vanlı aktivist Şerif Bilgin ise yaşadıklarını anlattı. Basın açıklaması yapılan duanın ardından sona erdi.
Van’da 100’den fazla hastaya izsiz cerrahi uygulandı
26 Eylül 2025 Cuma - 13:13 Van’da 100’den fazla hastaya izsiz cerrahi uygulandı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde, bir yıl içinde izsiz cerrahi (vNOTES) yöntemiyle ameliyat edilen hasta sayısı 100’ü geçti. Hastanenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde uygulanan yöntemle hastalar ağrısız, konforlu ve hızlı bir iyileşme süreci yaşıyor. Daha çok rahim ve yumurtalık hastalıklarının tedavisinde kullanılan vNOTES (vajinal doğal açıklık cerrahisi) yöntemi bölgede başarıyla uygulanıyor. Bu yöntem sayesinde ağrının en aza indiği, iyileşme süresinin kısaldığı ve annelerin kısa sürede taburcu edilerek günlük yaşamlarına dönebildiği ifade edildi. Kliniğe başvuran 100’ün üzerinde hastaya bugüne kadar bu yöntem başarıyla uygulandı. "Hastalar kısa sürede normal hayatına dönüyor" İHA muhabirine konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mazlum Gönül, hastanede bir yılı aşkın bir süredir izsiz cerrahi yöntemiyle ameliyatlar gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu süre içinde de 100’den fazla hastayı bu yöntemle tedavi ettiklerini ifade eden Op. Dr. Gönül, "Bugün itibariyle 100 hastayı aşan bir serimiz oldu. İzsiz cerrahi nedir? Kadın doğumda yapılan bütün ameliyatların büyük ya da küçük fark etmeksizin karında hiç iz olmadan yapıldığı bir yöntemdir. Karında kesi yapılmadığı için hastalar ertesi gün taburcu olabiliyor, kısa sürede normal hayatına dönüyor ve çok az ağrı hissediyor. Ayrıca iz olmadığı için karın içi yapışıklıkların da azaldığını düşünüyoruz. Uzun süreli çalışmalar henüz bulunmasa da 2015 yılından beri ülkemizde yaygınlaşan bu yöntem, dünya genelindeki araştırmalarda daha az yapışıklık, daha az ağrı ve daha az komplikasyon gösteriyor" dedi. Halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen ‘laparoskopik’ ameliyatlarda karında 3-4 küçük delik açılırken, vNOTES yöntemle ise tamamen doğal açıklıklardan yapıldığını dile getiren Gönül, "Bu nedenle karında hiçbir iz olmuyor. Cilt ve cilt altı dokular kesilmediği için ameliyat sonrası ağrılar minimum seviyede kalıyor, yapışıklık miktarı da çok azalıyor. Bu durum, ileride başka bir karın ameliyatı gerekirse operasyonu da oldukça kolaylaştırıyor. En büyük avantajlarından biri de bu. Ayrıca hastalar ameliyattan kısa süre sonra normal yaşamlarına dönebiliyor. Kadın doğuma dair birçok ameliyat bu yöntemle yapılabiliyor. Rahim alma, tüp, yumurtalık ve dış gebelik ameliyatları bunlara örnek. Henüz tüm operasyonlarda standart bir uygulama olmasa da rutin kadın doğum pratiğinde oldukça geniş bir alanda kullanılabiliyor" diye konuştu. Bir gün önce bu yöntemle ameliyat olan Zeynep Aslan isimli hasta ise "Ben bir gün önce ameliyat oldum. Ameliyatım çok güzel geçti. Hemşireler ve doktor bey çok ilgilendiler. Kendimi evimde gibi hissettim. Şu an ağrım neredeyse hiç yok. Herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Bir ay önce bu teknikle ameliyat olduğunu ifade eden Sevim Kaplan isimli bir diğer hasta da "Ameliyatın ertesi gününde taburcu edildim. Çok şükür hiçbir sorun yaşamadım. 10-15 gün içinde rahatlıkla tüm işlerimi yapabildim. Böyle bir hocaya gerçekten ihtiyacımız vardı, inşallah devam eder" dedi.
Van Büyükşehir Belediyesinden üreten çiftçiye makine desteği
26 Eylül 2025 Cuma - 10:52 Van Büyükşehir Belediyesinden üreten çiftçiye makine desteği Van Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimi artırmak ve çiftçinin maliyet yükünü azaltmak amacıyla tarım makineleri desteğini sürdürüyor. Van Büyükşehir Belediyesi, tarımda değişim ve dönüşüm oluşturan projelerini sürdürüyor. Çiftçilere; sulama kanalı, sıvatlar, yeni göletler, temizlik ve fide desteğinin yanı sıra tarımsal makine desteği de veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, sağladığı hizmetle çiftçilerin yüzünü güldürüyor. Hasat sürecinde tahsis edilen silaj makinesi, çiftçilerin işini kolaylaştırırken maliyetlerini de önemli ölçüde azalttı. Yürütülen destekleme çalışmaları kapsamında, Tuşba ilçesine bağlı Göllü Mahallesi’nde de çiftçilere çift sıralı silaj hasat makinesi desteği sağlandı. 50 dönümlük arazide yapılan silajlık mısır üretiminde, 200 tonluk üretim sağlandı. Belediyenin her şartta kendilerine destek sağladığını belirten çiftçi Gökhan Kadaş, "Zirai aleti Van Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığından sağladık. Her türlü yardımcı oluyorlar ve ne zaman gitsek boş çevirmiyorlar. Ellerindeki imkânlar dâhilinde bizlere de destek sağlıyorlar. Bu konuda Van Büyükşehir Belediyemize ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah daha çok çalışıp daha fazla üretim elde edebiliriz" ifadelerini kullandı. Silajlık mısır hasadına başladıklarını ifade eden Serkan Kadaş ise "Yılsonuna kadar işimizi toparlamak istiyoruz. Verdiği destekten dolayı Van Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıllarda da desteğini devam ettirmesini istiyoruz. Bütün çiftçilerimize kolaylık diliyorum" dedi. Van Büyükşehir Belediyesi, çiftçilere ayrıca; katı gübre dağıtma makinesi, taş toplama makinesi, mibzer, nohut ve fasulye ekim makinesi, patoz ve harman makinesi ile koyun banyoluğu gibi çeşitli tarım ekipmanlarını da sunuyor. Üreticilere yönelik bu desteklerin sürdürüleceğini belirten belediye yetkilileri, amaçlarının kırsalda yaşayan vatandaşların tarımsal faaliyetlerini kolaylaştırmak, üretim kapasitesini artırmak ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlamak olduğunu vurguladı.