Yerel Haberler
Van
Van Gölü çevresinde kar örtüsü arttı: Uydu görüntüleri umut verdi
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:57 Van Gölü çevresinde kar örtüsü arttı: Uydu görüntüleri umut verdi Van Gölü Havzası’nda bu yıl etkili olan yoğun kar yağışı, Sentinel-2 uydu görüntülerine yansırken, uzmanlar kar örtüsündeki artışın bölge için umut verici olduğunu söyledi. Van Gölü Havzası’nda bu yıl etkili olan kar yağışı, uydu verilerine de yansıdı. Van Gölü çevresindeki kar örtüsünü gösteren Sentinel-2 uydu görüntülerini inceleyen uzmanlar, 2026 yılı şubat ayının ilk haftasında havzanın büyük bölümünün karla kaplı olduğunu belirledi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine ait görüntülerle yapılan karşılaştırmada, kar örtüsünün bazı bölgelerde yüzde 60’ın üzerinde arttığı tespit edildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş tarafından yapılan incelemelerde; Van şehir merkezi başta olmak üzere gölün doğu ve kuzey kesimlerinde geçen yıl kurak olan alanların bu yıl yoğun karla kaplandığı görüldü. Uzmanlar, artan kar örtüsünün havzanın su bütçesi açısından umut verici olduğunu ifade etti. "2025 son yılların en kurak dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti" İHA muhabirine konuşan Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü Havzası’na dışarıdan herhangi bir su girişi olmadığı gibi havzadan dışarıya da su çıkışının olmadığını hatırlattı. Havzanın su bütçesi tamamen kış aylarında yağan kar ve yağmurlardan oluştuğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, "Havzadan gerçekleşen tek su çıkışı ise buharlaşma yoluyla meydana gelir. Son yıllarda ülke genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, diğer bölgelerde olduğu gibi Van Gölü Havzası’nı da olumsuz etkilemektedir. Havzanın su dengesi oldukça basit bir denkleme dayanır. Kışın yağan kar, ana su girdisini oluştururken; yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte gerçekleşen buharlaşma ise su kaybına neden olur. 2025 yılı, yağış açısından son yılların en kurak dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Özellikle kış aylarında yağışların yaklaşık yüzde 60 oranında azalması, havza açısından ciddi bir risk oluşturdu. Oysa havzada suya en fazla ihtiyaç duyulan dönem yaz aylarıdır. Yazın sıcaklık artışıyla birlikte buharlaşma yükselmekte, ayrıca tarımsal sulamaya bağlı olarak su talebi ciddi şekilde artmaktadır" dedi. "Havzanın büyük bölümü karla kaplı" Havza açısından kış aylarındaki yağışların hayati bir öneme sahip olduğunu dile getiren Akkuş, "Kışın dağların zirvelerinde biriken kar, yaz aylarında yavaş yavaş eriyerek akarsuları besler. Bu sular, hem balıkların üreme alanlarını oluşturur hem de çiftçilerin tarımsal sulama ihtiyacını karşılar. Bu yıl ise geçen yıla kıyasla kar yağışının daha fazla olduğu gözlemlenmektedir. Bu durum uydu görüntülerine de yansımıştır. Geçen yıl şubat ayının ilk haftalarında kar örtüsünün oldukça sınırlı olduğu ve birçok bölgede kar bulunmadığı görülürken, 2026 yılı şubat ayının ilk haftasında havzanın büyük bölümünün karla kaplı olduğu dikkat çekmektedir. Bu gelişme elbette sevindiricidir ve geçen yıla göre su miktarının daha fazla olabileceğine işaret etmektedir" diye konuştu. Kar yağışının artmasının tek başına yeterli bir çözüm olmadığına dikkat çeken Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suyun etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Eğer hâlâ eski sulama sistemleri kullanılıyor, sulama ve şehir suyu altyapısı yeterince modernize edilmemişse ve su yönetimi doğru yapılmıyorsa, havzaya ne kadar yağış düşerse düşsün bu kaynaklar bize yetmeyecektir."
Van’da beyaz örtü altında tarihe yolculuk: Der Meryem Manastırı ziyaret edildi
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:40 Van’da beyaz örtü altında tarihe yolculuk: Der Meryem Manastırı ziyaret edildi Van’da doğa tutkunları, zorlu kış şartlarına rağmen tarihi Der Meryem Manastırı’na yürüyüş düzenledi. Karlı dağ yollarını aşan grup, hem doğa yürüyüşü yaptı hem de bölgenin kültürel mirasını yerinde görme fırsatı buldu. Van’ın zengin tarihi mirası, kış mevsiminin büyüleyici manzaralarıyla birleşmeye devam ediyor. Vadi Doğa Sporları Kulübü öncülüğünde 55 kişilik bir ekiple, kışın çetin geçtiği bölgede tarihi kültürel gezilerine devam ediyor. Tarih meraklısı doğaseverler, dondurucu soğuğa ve kara aldırış etmeden, bölgenin önemli inanç merkezlerinden biri olan ve Çatak ile Gürpınar ilçesi arasında bulunan Der Meryem Manastırı’na (Meryem Ana Manastırı) anlamlı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Beyaza bürünen doğa manzarası eşliğinde yapılan yürüyüş, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Tarihi yapının kış manzarası ise ziyaretçileri adeta büyüledi. Karla kaplanan duvarlar ve çevrede oluşan kartpostallık görüntüler, doğaseverlerin tutkunlarının da ilgisini çekti. Zorlu parkur, eşsiz manzara Sabahın erken saatlerinde yola çıkan ekip, modern ulaşım araçlarının girmediği bölgeye yürüyerek gittiler. Yaklaşık 2 saat süren zorlu yürüyüşün ardından manastıra ulaşan grup, bölgenin sessizliğini ve kışın sunduğu görsel şöleni yerinde deneyimledi. Yürüyüşe katılan doğa sporcuları, bu tür etkinliklerin hem fiziksel sınırları zorlamak hem de Van’ın saklı kalmış tarihi değerlerine dikkat çekmek için büyük önem taşıdığını belirtti. "365 odadan 17 oda kaldı" Ziyaret ile ilgili açıklama yapan Vadi Doğa Sporları Kulübü Başkanı Ömer Demez, "Bugünkü yürüyüşümüz Gürpınar ilçesi Araz Nehri kenarında Der Meryem’e geldik. Arkamda gördüğünüz Der Meryem Manastırı’nda 365 odadan oluşan ve alt katları birbirine bağlantılı labirent şeklinde pencereleri olmayan bir kiliseydi. Maalesef 90’lı yıllarda yüzde 90’ı sağlamken şu an yüzde 10’u bile kalmamış. Alt katta 17 labirent oda kalmış, geri tarafı yıkılmıştır. Defineciler vesaire hazine arayanlar tarafından yok edilmiştir. Şayet biz doğamızı, tarihi yapılarımızı korumazsak ve doğadaki canlıları korumazsak sonumuz gelecek. Avcılara, katil avcılara, çöp bırakan piknikçilere ve tarihi yapıları yok eden definecilere fırsat vermeyelim. Bunları korumamız gerekiyor. Doğada kalalım, doğayı korursak kendimizi korumuş olacağız. Buradaki parkur Der Meryem’e kadar 2 saatlik yürüyüş yoluna sahip. Parkur çok rahat. Eğer burayı görmemişseniz mutlaka görmelisiniz. Lütfen, çöpünüzü geri götürün ve doğayı koruyun. Çöpünüzü beraberinize götürün. Doğada sadece ayak izleriniz kalsın" dedi.
Başkan Aslan’dan Ramazan ayı mesajı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:16 Başkan Aslan’dan Ramazan ayı mesajı Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, on bir ayın sultanı Ramazan ayı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Memet Aslan, yayımladığı mesajda, "İradeleri rahmet ve merhametle eğiten ve özgürleştiren oruç ibadetinin yerine getirildiği evrensel mesajını anlamak ve içselleştirmek üzere hayat kitabımız Kur’an-ı Kerim’in daha çok okunduğu, insani ve ahlaki erdemlerin daha güçlü bir şekilde hayata yansıdığı, sosyal yardımlaşmanın ve paylaşmanın arttığı, birlik ve beraberlik ruhunun canlandığı müstesna bir zaman dilimi olan Ramazan ayının hazzını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı Ramazan ayı, eskimez öğüt ve çağrısıyla her dönem insanlığı aydınlatan, rehberliği ile insanlığı mutluluğa ve huzura götüren, taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlak ve erdem ilkeleri ile daima taze ve yeni kalan Kur’an’ın indirildiği bir aydır. Ramazan, İslam’ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını bütün insanlığa gösteren Allah Resul’ünün ‘inanarak ve karşılığını yalnız Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır’ müjdesinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma ayıdır. Ramazan, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah’ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, nefsini terbiye ederek, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, nimete ulaşamayan insanların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği oruç ayıdır. Baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bugünlerde iradeleri güçlendiren oruç; cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih, hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur, bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi, akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dini duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler, toplumun sosyal yaralarını saran zekat ve fitreler, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile Ramazan ayı, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına ve Müslümanlar olarak arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olur. Asırlardır din ile bağını koparmadan sürdüren ve onu hayatına rehber edinen milletimiz, Ramazan ayının esenliğini, insanlığı mutluluğa erdiren manevi atmosferini nefislerinde, ailelerinde ve toplumlarında yaşamış ve yaşatmış, sevinçleri ve üzüntülerini birlikte paylaşmış, sofralarını ve gönüllerini muhtaçlara açmış, Ramazan ayını sadece dini değil, sosyal ve kültürel hayatları için de canlı bir dönem haline getirmişlerdir. Fert ve toplum olarak merhamete, sevgi ve saygıya ve birbirimizi anlamaya muhtaç olduğumuz günümüzde, Ramazan ayının insanların yalnız kendi dünyalarında, kendi hanelerinde, kendi sofralarında yaşadıkları bir neşe olarak kalmaması, güzelliklerin, yoksullarla, yetimlerle, kimsesizlerle ve yüreği yaralı insanlarla paylaşıldığı bir ay olması için bu maneviyatı bütün benliğimizle yaşamalıyız. Bu duygularla Ramazan ayının ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliğine, yeryüzündeki tüm mazlum ve kimsesizlerin kurtuluşuna, insanlığın barışı ve huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim" dedi.