Yerel Haberler
Van
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:42 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temasta bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:41 Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi. (YS-MSA-Y)
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:17 Vanlı Anne: "Bu bayrak için ölün" Evlat nöbetindeki Vanlı anne Nazlı Sancar, dağdaki çocuklara seslenerek, "Siz bu bayrağın altında doğmuşsunuz. Bu bayrağın altında ölün. Bu bayrak için ölün" dedi. Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan ailelerin başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerindeki Türk bayraklarıyla DEM Parti İl Başkanlığı önüne kadar sessiz bir şekilde yürüyen ve tek amaçlarının evlatlarına kavuşmak olduğunu belirten aileler, çocuklarına ‘teslim olun’ çağrısında bulundu. Eyleme kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, 2019’dan beri evlat mücadelesi verdiklerini belirterek, "2019’dan beri biz bu kapıda hakkımız olan evlatlarımızı istedik. Başka bir şey istemedik. Bu süreç başladığı için biz mutlu olduk. Sonsuza kadar da Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli Beyefendinin arkasındayız. Çocuklarımız götürdüğü gün zaten biz ölmüşüz, çocuklarımız ölmüştü. Hem bizim hayallerimizi çaldılar, hem bizim çocuklarımızın hayallerini çaldılar. Onların kalemlerini kırdılar. 2019’dan beri biz bu kapıdan ayrılmadık, ayrılmaya da niyetimiz yoktu. Son nefese kadar biz haklı mücadelemizden devam ediyoruz" dedi. "Acılı anne ve babalar olarak biz sadece hakkımız olan evlatlarımızı bekliyoruz" diye Sancar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çocuklarımızın yolunu gözlüyoruz. Biz buradan kalkmayacağız. Hakkımız olan evlatlarımızı almayana kadar. Çünkü biz bu kapıda kaybettik. Biz çocuklarımızı almadan bu kapıda ayrılmayacağız. Bütün dağdaki çocuklara çağrımdır; beni doğuyorsanız, görüyorsanız gelin devlet güçlerimize teslim olun. Ceza yok, bir şey yok. Gelin kaldığınız yerden yine hayatınıza devam edin. Anne ve babaları artık üzmeyin. Yıllardır sizin peşinizdeyiz. Yıllardır gözyaşları döküyoruz. Son nefese kadar da biz sizin arkanızdayız, sizin yanınızdayız. Demeyin ‘biz dağdayız, artık bizim ailelerimiz bizi kabul etmiyor’ diye, asla öyle bir şey yoktur. Bütün anne ve babalar olarak sizin yolunuzu gözlüyoruz. Sizi bekliyoruz. Ne olur beni duyuyorsanız, beni görüyorsan gelin devlet güçlerimize teslim olun. Kaldığınız yerde yine hayatınıza devam edin." Dağdaki çocuklara seslenen anne Nazlı Sancar, "Orada hayat yoktur. Özgünlük varsa burada var. Ne varsa burada var. Siz bu bayrağın altında doğmuşsunuz. Bu bayrağın altında ölün. Bu bayrak için ölün. Onlar için kendinizi öldürmeyin. Sizi kandırıyorlar. Sizi dağlarda, mağaralarda fare gibi çürütüyorlar. Ne olur? Beni duyuyorsanız, görüyorsanız gelin devlet güçlerimize teslim olun. O sizin yeriniz değil. Kaldığınız yerde yine hayatınıza devam edin" diye konuştu.
İran’daki savaş mağdurları için Van’dan 3 yardım tırı gönderildi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 16:36 İran’daki savaş mağdurları için Van’dan 3 yardım tırı gönderildi Tıbbi malzeme taşıyan 3 yardım tırı, Van’dan İran’a gitmek üzere yola çıktı. Bölgede devam eden savaş nedeniyle yaşanan insani drama sessiz kalmayan Türkiye, sınır komşusu İran’daki tıbbi ihtiyaçların karşılanması amacıyla yardım seferberliği başlattı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla son iki gündür Türkiye’nin çeşitli illerindeki hastane ve sağlık tesislerinden gönderilen tıbbi malzemeler Van’da toplandı. Gerekli kontrolleri ve yükleme işlemleri tamamlanan 3 tır, bugün öğleden sonra Van’dan uğurlandı. Tırların, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’daki ihtiyaç sahibi bölgelere ulaştırılması hedefleniyor. "Hummalı bir çalışma yürütüldü" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, tırların yola çıkışı öncesinde tüm sağlık personelinin gece boyunca seferber olduğunu belirtti. Yardım malzemelerinin eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde teslim edilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını ifade eden İl Müdürü Tosun, "Maalesef hepinizin de bildiği gibi bir aydır bölgemizde bir savaş devam etmekte. Dün gece itibarıyla kısmi bir ateşkes başlamış durumda. Dün geceden itibaren gerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gerek ülkemizin dışişleri bürokratları ve Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla ilimizden 3 tane ilaç, tıbbi sarf ve tıbbi cihaz yardım tırı toplandı. Bunlar da bugün itibarıyla İran sınırından, İran’daki ihtiyacı olan tıbbi bölgelere götürülmek üzere yola çıkacak" dedi. Çeşitli sağlık tesislerinden Van’da toplanan cihazların tamamen kontrollerinin yapıldığını dile getiren Tosun, "Dün gece saatlerinde gelen talimatla da bugün tırların karşı tarafa geçirilmesi bizlere iletildi. İl Sağlık Müdürlüğümüzün çalışanları, hastanelerimizin çalışanları ve yöneticilerimiz hummalı bir çalışmayla bu 3 tırı, tüm imkanlarımızı seferber ederek hazırladı. Bakanımızın talimatıyla inşallah bugün Van’dan yola çıkarak Doğubayazıt’taki sınır kapısından İran’daki kardeşlerimize yardım amaçlı teslim edilmek üzere gidecek. Bizim temennimiz bu savaşın tamamen sona ermesidir. Bu savaşın tamamen sona ermesi için de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir öncülük ettiğini biliyoruz. Bu yardımlar büyük ihtimalle devam edecek. Biz de Van İl Sağlık Müdürlüğü olarak bakanımızın öncülüğünde bunları eksiksiz bir şekilde karşıdaki hem meslektaşlarımıza hem de ihtiyacı olan İranlı kardeşlerimize ulaştırmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.
İran’daki savaş mağdurları için Van’dan 3 yardım tırı gönderildi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 16:32 İran’daki savaş mağdurları için Van’dan 3 yardım tırı gönderildi Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla hazırlanan ilaç, tıbbi sarf malzemesi ve tıbbi cihaz taşıyan 3 yardım tırı, Van’dan İran’a gitmek üzere yola çıktı. Bölgede devam eden savaş nedeniyle yaşanan insani drama sessiz kalmayan Türkiye, sınır komşusu İran’daki tıbbi ihtiyaçların karşılanması amacıyla yardım seferberliği başlattı. Son iki gündür Türkiye’nin çeşitli illerindeki hastane ve sağlık tesislerinden gönderilen tıbbi malzemeler Van’da toplandı. Gerekli kontrolleri ve yükleme işlemleri tamamlanan 3 tır, bugün öğleden sonra Van’dan uğurlandı. Tırların, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’daki ihtiyaç sahibi bölgelere ulaştırılması hedefleniyor. "Hummalı bir çalışma yürütüldü" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, tırların yola çıkışı öncesinde tüm sağlık personelinin gece boyunca seferber olduğunu belirtti. Yardım malzemelerinin eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde teslim edilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını ifade eden İl Müdürü Tosun, "Maalesef hepinizin de bildiği gibi bir aydır bölgemizde bir savaş devam etmekte. Dün gece itibarıyla kısmi bir ateşkes başlamış durumda. Dün geceden itibaren gerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gerek ülkemizin dışişleri bürokratları ve Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla ilimizden 3 tane ilaç, tıbbi sarf ve tıbbi cihaz yardım tırı toplandı. Bunlar da bugün itibarıyla İran sınırından, İran’daki ihtiyacı olan tıbbi bölgelere götürülmek üzere yola çıkacak" dedi. Çeşitli sağlık tesislerinden Van’da toplanan cihazların tamamen kontrollerinin yapıldığını dile getiren Tosun, "Dün gece saatlerinde gelen talimatla da bugün tırların karşı tarafa geçirilmesi bizlere iletildi. İl Sağlık Müdürlüğümüzün çalışanları, hastanelerimizin çalışanları ve yöneticilerimiz hummalı bir çalışmayla bu 3 tırı, tüm imkanlarımızı seferber ederek hazırladı. Bakanımızın talimatıyla inşallah bugün Van’dan yola çıkarak Doğubayazıt’taki sınır kapısından İran’daki kardeşlerimize yardım amaçlı teslim edilmek üzere gidecek. Bizim temennimiz bu savaşın tamamen sona ermesidir. Bu savaşın tamamen sona ermesi için de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir öncülük ettiğini biliyoruz. Bu yardımlar büyük ihtimalle devam edecek. Biz de Van İl Sağlık Müdürlüğü olarak bakanımızın öncülüğünde bunları eksiksiz bir şekilde karşıdaki hem meslektaşlarımıza hem de ihtiyacı olan İranlı kardeşlerimize ulaştırmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.
Van’da sağlıkta yeni dönem
08 Nisan 2026 Çarşamba - 16:06 Van’da sağlıkta yeni dönem SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve İç Hastalıkları Eğitim Kliniği Sorumlusu Uzm. Dr. Ayvaz Yeler, hastanede hayata geçirilen yeni dahiliye eğitim kliniğiyle hem genç doktorların nitelikli şekilde yetiştirildiğini hem de genişletilen servis kapasitesi sayesinde daha çok hastaya baktıklarını söyledi. Hastanede göreve başlayan asistan doktorlarla birlikte yeni açılan dahiliye bölümünde hastaların vizitesini yapan Uzm. Dr. Ayvaz Yeler, daha sonra eğitim salonunda dosyaları inceleyerek genç doktorlarla durum değerlendirmesi yaptı. Genç doktorların tecrübe kazanmaları ve akademik kariyerlerini başarılı bir şekilde yürütmeleri için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinin çok önemli imkanlar sunduğunu vurgulayan Yeler, önümüzdeki günlerde de yeni asistan doktorları bünyelerine katacaklarını belirtti. "Son 3 yılda 7 tane eğitim kliniği açmış bulunmaktayız" Uzm. Dr. Ayvaz Yeler, hastane bünyesinde eğitim kliniklerinin her geçen gün artırıldığını belirterek, "Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak eğitim kliniklerini gün geçtikçe artırmaya devam ediyoruz. Yeni bir klinik olarak dahiliye kliniğini açmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. SBÜ olarak son 3 yılda 7 tane eğitim kliniği açmış bulunmaktayız. Şu an için 2’si profesör, 7’si doçent, 6’sı doktor öğretim üyesi olmak üzere 17 hocamızı kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak dahiliye bölümünü de eğitim kliniğine çevirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Uzm. Dr. Ayvaz Yeler, şöyle devam etti: "Bu minvalde biz ilk TUS’ta açtığımız kadrolarda 3 asistan hekimle, 3 doçentimizle eğitim veriyoruz. Eğitim kliniklerinin artışı ile beraber MHRS problemi, muayene problemi ve yatan hasta problemini çözme amacındayız. Biz dahiliye klinik yaptıktan sonra da dahiliye servislerimizi iki katına çıkararak hem daha fazla hastaya bakma hem daha fazla hasta yatırma kapasitesi ile daha az sevk ve daha az dışarıya bağımlı olmayı hedefledik ve bunu başardık. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz." Yeni açılan klinikte asistan hekimlerin aktif olarak görev aldığını belirten Yeler, "3 asistan hekimimiz ilk TUS’ta başladı. Bunların eğitimlerine, poliklinik hizmetlerinde daha çok uzmanlarımıza katkı sağlaması ve Van’ımıza daha çok hizmet etmek için canla başla çalışmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu. Asistan Dr. İrem Naz Kuru ise klinikte edindiği deneyimlere değinerek, "SBÜ Van Eğitim Araştırma Hastanesi’nde asistan doktor olarak görev yapmaktayım. Adım İrem Naz. Buranın ilk asistanlarından biriyim. Toplamda üç kişi olarak başladık. Kliniğimiz yeni. Yeni olmasına rağmen çeşitli vakalar görmekteyiz. Burayı yazmadan önce klinik olarak asistan açığı olduğunu öğrendiğimde ilk sıraya tercih ettim. İlk sırada da geldi. Yaklaşık 5. ayım. Şu anda çeşitli vakalar görmekteyiz. Daha önce intörnlüğümde de görmediğim hastaları burada görüyorum. Uzmanlarımız da, hocalarımız da detaylıca hepsini anlatıyorlar. Vizitlerimiz gayet eğitici geçmekte. Haftalık toplantılarımız olmakta. Bu seminerlerimizde çeşitli konular anlatılmakta ve sorularımız alınmakta. Aynı şekilde her hasta üzerinden de hem tedavi hem de tanı yaklaşımı açısından eğitim verilmekte" diye konuştu.
Van’da erken teşhis hayat kurtardı: Bir yılda 67 vatandaşa kanser tanısı konuldu
07 Nisan 2026 Salı - 13:29 Van’da erken teşhis hayat kurtardı: Bir yılda 67 vatandaşa kanser tanısı konuldu Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzman Dr. Emine Gülçin Ay, Van’da 2025 yılı içerisinde yürütülen tarama çalışmaları sonucunda 67 vatandaşa kanser tanısı konularak hızlıca tedavi süreçlerine başlandığını belirterek, erken teşhisin hayati önem taşıdığını söyledi. 1-7 Nisan Kanser Haftası çerçevesinde dünya genelinde ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olan kansere karşı farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli bilgilendirme faaliyetleri yürütülüyor. Uzmanlar, Türkiye’de en sık görülen kanser türlerine karşı tarama programlarının önemine dikkat çekerken, Van’da ulaşılan rakamlar erken tanının önemini bir kez daha ortaya koydu. "Türkiye’deki ilk beş kanser türü, dünya geneliyle benzerlik taşımaktadır" İHA muhabirine konuşan Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzman Dr. Emine Gülçin Ay, kanserin hem dünyada hem de Türkiye’de ciddi bir sağlık problemi olduğunu belirtti. Uzman Dr. Ay, "Kanserin başlıca nedenleri arasında; tütün ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme ve sedanter yaşam tarzı gibi bireysel faktörlerin yanı sıra hava kirliliği, elektromanyetik alanlar, radyasyon, kimyasallara maruziyet gibi çevresel etkenler ve genetik faktörler rol oynamaktadır. Ülkemizde kanser insidansı, yani yeni vaka oluşumu yıllar içinde artış göstermektedir. Özellikle Türkiye’deki ilk beş kanser türü, dünya geneliyle benzerlik taşımaktadır. Erkeklerde ilk sırada trakea, bronş ve akciğer kanserleri; kadınlarda ise meme kanseri en sık görülen türlerdir. Kolorektal kanserler ise hem kadınlarda hem de erkeklerde en sık görülen üçüncü kanser türü olarak yer almaktadır" dedi. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında tarama takviminin hassasiyetle uygulandığını dile getiren Ay, "Bu programın ilk basamağını, primer koruma dediğimiz kanserin önlenmesine yönelik çalışmalar oluşturmaktadır. Özellikle ülkemizde sık görülen, yüksek ölüm oranına sahip ancak erken teşhis edildiğinde tedavisi mümkün olan meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanserlere karşı yürüttüğümüz tarama programlarımız bulunmaktadır. Meme kanseri tarama programımız kapsamında; kadınların 20 yaşından itibaren her ay kendi kendine meme muayenesi yapması, yılda bir kez hekim tarafından klinik muayene edilmesi ve 40-69 yaş aralığındaki kadınların iki yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir. Rahim ağzı kanseri için 30-65 yaş aralığındaki kadınlara beş yılda bir HPV DNA testi uygulanırken; kolorektal kanserler için 50-70 yaş aralığındaki tüm vatandaşlarımıza iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve 50 yaşından sonra her 10 yılda bir kolonoskopi taraması yapılmaktadır" diye konuştu. "Van’da bir yılda 67 kişiye tanı konuldu" İl genelinde yürütülen tarama çalışmalarının meyvelerini verdiğini ifade eden Ay, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlimizde özellikle 2025 yılında yaptığımız taramalar neticesinde; 47 vatandaşımıza meme kanseri, bir vatandaşımıza rahim ağzı kanseri ve 19 vatandaşımıza kolorektal kanser tanısı koyarak hızlıca tedavilerine başladık. Aynı şekilde, henüz kanser aşamasına gelmemiş ancak riskli durumda olan kişiler de tarama programlarımızla tespit edilerek tedavi süreçlerine dahil edilmiştir. Taramalar sonucu tespit edilen pozitif veya şüpheli vakalar, ilimizde bulunan Kanser Teşhis Merkezine yönlendirilmektedir. Uzman hekim kadrosu ve günümüz teknolojisine uygun cihazlarla donatılan merkezimizde, gerekli tanılar konulduktan sonra tedavi ve yönlendirme işlemleri yapılmaktadır. Şüpheli bir sonuç çıktığında vatandaşlarımızla iletişime geçerek randevularını oluşturuyor ve merkezimize yönlendirilmelerini sağlıyoruz. Buradaki amacımız, erken tanı ile mümkün olduğunca çok kişiye ulaşarak hem hayatta kalma sürelerini uzatmak hem de kanser kaynaklı ölümlerin önüne geçmektir. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı aile sağlığı merkezleri, ilçe sağlık müdürlükleri, toplum sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri, hastanelerdeki KETEM noktaları ve mobil tarama araçlarımızda kanser taramalarını yaptırmaya bekliyoruz. Herkese sağlıklı günler diliyorum."