Yerel Haberler
Van
DAKAF’26’da Lokman Hekim Van Hastanesi gençlerin kariyer hedeflerine ışık tuttu 07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:13:53 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) öncülüğünde gerçekleştirilen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı’na (DAKAF’26) katılan Lokman Hekim Van Hastanesi, gençlerin istihdam ve kariyer planlamalarına yönelik yürüttüğü rehberlik çalışmalarıyla ön plana çıktı. Bölgedeki 9 üniversitenin paydaşlığı ve İŞKUR koordinatörlüğünde Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen DAKAF’26, "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. 140’tan fazla kurumun yer aldığı organizasyonda Lokman Hekim Van Hastanesi, gençlerle buluşarak profesyonel iş hayatına dair önemli paylaşımlarda bulundu. Fuar boyunca hastane standını ziyaret eden çok sayıda öğrenci ve mezun, sağlık sektöründeki kariyer fırsatları hakkında bilgilendirildi. Gençlere, profesyonel gelişim süreçleri ve sektörün beklentileri konularında rehberlik eden hastane yetkilileri, yeni mezunların iş başvurularını da doğrudan kabul ederek istihdama yönelik somut adımlar attı. Gençlerin geleceğine yönelik sunulan rehberlik faaliyetlerinin yanı sıra, organizasyona gümüş sponsor olarak destek veren Lokman Hekim Van Hastanesinin plaketi, Genel Müdür Ömer Tok’a takdim edildi. Gençlerin iş dünyasına hazırlanması noktasında köprü vazifesi gören hastane, fuarın en çok ilgi gören stantlarından biri oldu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:32 Vanlı annelerin evlat nöbeti devam ediyor Van’da çocukları terör örgütü tarafından dağa kaçırılan ailelerin DEM Parti il binası önündeki evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde Türk bayrakları ve çocuklarının fotoğraflarıyla parti binası önüne gelen aileler, terör örgütüne ve destekçilerine tepki göstererek çocuklarına "teslim ol" çağrısında bulundu. "Kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık" Eylemde aileler adına açıklamalarda bulunan ve kızı Şeyma için nöbet tutan anne Nazlı Sancar, yıllardır süren mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Sancar, "2019’dan beri yılmadan, usanmadan; yaz, kış, yağmur, çamur demeden biz bu haklı mücadelemizden vazgeçmedik. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Korkmadan, geri adım atmadan bu haklı mücadelemizi son nefesimize kadar devam ettireceğiz" dedi. "DEM Parti önüne gideceğiz" Seslerini daha gür duyurmak için Ankara’ya gideceklerini belirten Sancar, "Biz artık bu saatten sonra bütün anne ve babalar olarak Ankara’ya, DEM Parti önüne gideceğiz. Orada haklı mücadelemize yine devam edeceğiz. Çünkü durmayacağız. Artık kimse bize sahip çıkmıyor, kimse yanımıza gelmiyor. Bizim yaptığımızı bugüne kadar kimse yapmadı. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Ne olursa olsun biz hiçbir şeyden korkmadan, geri adım atmadan bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Bizi sahipsiz bırakmasınlar" Devlet büyüklerine seslenerek destek taleplerini yineleyen anne Sancar, "İçişleri Bakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan, ilk günden beri yanımızdalar yine bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Bizi sahipsiz bırakmasınlar. Çünkü bu bir evlat mücadelesidir, bunun ötesi yoktur. Canımız, ciğerimiz yanıyor" şeklinde konuştu. "Kaleminizi kırdılar, siz silahlarını kırın" Kızı Şeyma’ya seslenen Nazlı Sancar, "Şeyma kızım, eğer beni duyuyorsan, görüyorsan Allah rızası için bir telefon aç. Seni çok özledim. Dağdaki bütün çocuklara sesleniyorum; gelin devlet güçlerimize teslim olun. Bu mücadele oradaki bir kuru silahla devlet kuramazlar. Kaleminizi kırdılar ama siz onların silahını kırın. Gelin, kaldığınız yerden hayatınıza devam edin. Biz burada hasretle, özlemle sizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Başka annelerin evi yıkılmasın" Eylemin sadece kendi evlatları için olmadığını belirten Sancar, "Bu mücadele sadece Şeyma için değil; bütün dağdaki çocuklar, torunlarımız, komşularımız, herkes içindir. Benim evim yıkıldı, başka annelerin evi yıkılmasın, gözyaşı dökmesinler. Yeter artık, edi besse (artık yeter) diyoruz" dedi.
Van’da ’Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı’ çocuklara umut oluyor
25 Mayıs 2025 Pazar - 14:41 Van’da ’Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı’ çocuklara umut oluyor Van’da kurulduğu günden bu yana zor şartlarda yaşamlarını sürdüren çocuklara ulaşmak için çalışmalarını aralıksız sürdüren Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı, 26 binden fazla çocuğa destek sağladı. Van’da yaklaşık 10 yıl önce İş İnsanı Veysel Özaraz tarafından kurulan ve farklı meslek gruplarından insanların katılımıyla faaliyetlerini sürdüren Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı, zor şartlarda yaşan çocuklara umut olmaya devam ediyor. Van’ın yanı sıra 81 ilde çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı kurucusu Veysel Özaraz, her sabah binlerce çocuğun hayata eksik başladığına dikkat çekerek, "Birinde defter yok, birinde ayakkabı. Kimi okul yolunu yürüyerek geçiyor, kimi ise hayalini bile kuramıyor okula gitmenin. Ama gözlerinde bir ışık, bir umut var. Karanlıkta bile yolunu bulan bir umut. İşte Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı, tam da bu ışığın peşinde yürüyen bir iyilik hareketidir. Çünkü biz biliyoruz. Umut, bir çocuğun elinden tutarsa, geleceğin yönü değişir" dedi. "Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı’nın sessiz kahramanlığı" Özaraz, "Her çocuk, doğduğu yerden bağımsız olarak, eşit bir hayata başlama hakkına sahiptir. Yalnızca maddi destekle değil, sevgiyle, şefkatle ve güvenle büyüyen çocuklar, geleceğin vicdanlı bireyleri olur. Bu yüzden sadece destek vermiyoruz, gelecek inşa ediyoruz. Yıl boyunca süren burs programlarımızla, ekonomik zorluklar içindeki ailelerin çocuklarının eğitime devam etmesini sağlıyoruz. Kırsal bölgelerde kurduğumuz eğitim merkezlerinde, çocukları sadece derslerle değil; sanatla, sporla, doğayla ve teknolojiyle buluşturuyoruz. Çocuklara "yalnız değilsin" demenin, bir öğle yemeği kadar somut, bir masal kitabı kadar sihirli yollarını arıyoruz ve buluyoruz" ifadelerini kullandı. Bir çocuğun gülümsemesiyle değişimin başlayabildiğini vurgulayan Özaraz, "Biz biliyoruz ki, bir çocuğun gözyaşı dünyayı ıslatır ama bir çocuğun gülümsemesi de dünyayı aydınlatır. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı sayesinde eğitimine devam eden, sağlıklı büyüyen, hayal kurmayı öğrenen on binlerce çocuk var. Her biri, bir zamanlar "imkânsız" denilenin mümkün olduğunu kanıtlıyor ve bu sadece bir başlangıç. Her Çocuk Bir Umuttur Vakfı, bağışçılarıyla birlikte büyüyen, gönüllüleriyle güçlenen, çocukların gülümsemesiyle yolunu bulan bir aile. Bugün bir çocuğun defterine ilk harfini yazmasına, okul kapısından içeri umutla girmesine, bir enstrümanı ilk kez eline almasına siz vesile olabilirsiniz. Belki de bir gün, o çocuk büyür ve dünyayı değiştiren biri olur. Kim bilir, bir doktor, bir öğretmen, bir bilim insanı ama o hikâyenin başında hep aynı cümle yazar. "Bir gün, biri bana inandı." İşte biz o "biri" olmaya geldik. Siz de katılın. Çünkü her çocuk bir umuttur ve bazen bir umut, bir dünyayı değiştirir" diye konuştu. Türkiye genelinde bin 250 aktif gönüllünün sahada bire bir çalıştığını belirten Özaraz, "Bugüne kadar 81 ilde 26 binden fazla çocuğa doğrudan destek sağladık. Yıllık ortalama 100 öğrenciye burs veriliyor. 2024 yılında yalnızca kırsalda yürütülen "Okul Çantam Hazır" kampanyasıyla 612 çocuğa kırtasiye seti ulaştırıldı. Ben bu anlamda bizlere destek çıkan tüm hayırseverlere ve yüreklerini ortaya koyarak çalışan tüm gönüllülerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Başkan Takva, devlet erkanına sorunları iletti
25 Mayıs 2025 Pazar - 09:57 Başkan Takva, devlet erkanına sorunları iletti Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) TSO Konsey Başkanı Necdet Takva; Van’ın ve bölgenin sorunlarını devlet erkanına aktardı. Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ve Meclis Başkanı Turan Avcı; TOBB ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile oda/borsa başkanlarının katılımıyla gerçekleşen "TOBB Türkiye Ekonomi Şurası"na katıldı. Ekonomi Şurası’nda konuşan Van TSO Başkanı/TOBB TSO Konsey Başkanı Necdet Takva, Van’ın ve bölgenin önemli sorunlarını dile getirdi. Başkan Takva’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve ilgili bakanlara ilettiği sorun ve talepler ise şöyle açıklandı: "Finansmana erişim sorunun giderilmesi. Şirket kuruluş masraflarının bölgesel kalkınma durumuna göre belirlenmesi. Kalkınmada öncelikli bölgelerde şirket kuruluşunda alınan harç ve vergilerin düşürülmesi. Esnaf-tacir ayrımına ilişkin sahada esnaf odasından ticaret ve sanayi odasına kayıt aktarımı sırasında yaşanan sorunların giderilmesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve TOBB veri tabanlarının bu konuda entegre edilerek işlemlerin hızlandırılması. Deprem bölgesinde yer alan işletmelerin vergi ve SGK borçlarının terkin edilmesi, firmalara faizsiz kredi imkanı sunulması. KDV iade süreçlerinin hızlandırılması. Oda/Borsa Başkanları’na yeşil pasaport verilmesine yönelik düzenlemenin hayata geçirilmesi. Van ile Şırnak arasındaki mevcut ulaşım mesafesini 370 kilometreden 200 kilometreye düşürecek Van-Şırnak Karayolu Projesi’nin ivedilikle tamamlanması. Bitlis-Van karayolu üzerindeki Kuskunkıran Tüneli’nin tek tüp üzerinden çift yönlü trafikle hizmet veriyor olması kazalara yol açmakta; bu nedenle, ulaşım güvenliği ve kapasitesinin artırılması amacıyla ikinci tüp geçidin yapılması. Van gibi sanayisi gelişmemiş, hizmet sektörünün ağırlıkta olduğu kentlerde tüccar ve tacirin finansmana erişiminin kolaylaştırılması büyük önem taşımaktadır; bu kapsamda bölgeye yönelik pozitif ayrımcılık sağlanması, düşük ekspertiz değerlemeleri ve bölge dışı teminat taleplerinin önüne geçilmesi, kalkınma ajanslarının ekspertiz değerlendirmelerinde yetkilendirilmesi ve kredi kullanım süreçlerinin kolaylaştırılması. Van’ın gelişimi ve ulaşım altyapısının güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyan çevre yolunun, İmar Kanunu’nun 18. Madde uygulamalarının ivedilikle tamamlanması, yapımına ilişkin varsa ihalelerin gerçekleştirilerek yolun ve bağlantılarının tamamlanması, ayrıca çevresinin imara açılması. Van ile batı illeri arasındaki taşımacılıkta yaşanan maliyet ve zaman kayıplarının önlenmesi, turizm ve ticaret potansiyelinin artırılması amacıyla, yük aktarma zorunluluğunu ortadan kaldıracak kesintisiz Van Gölü Demiryolu Hattı’nın hayata geçirilmesi. İran ile yoğun ticaret, turizm ve eğitim ilişkileri bulunan Van’da, İran vatandaşlarının konsolosluk işlemleri için Erzurum’a gitmek zorunda kalmaları nedeniyle yaşanan mağduriyetin giderilmesi ve ikili ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla, Van’da İran Konsolosluğu açılması. Başkale’deki Gelincik ve Çaldıran’daki Çilli Sınır Kapılarının açılarak bu noktalarda Serbest Ticaret Merkezlerinin kurulması, sınır ticareti yoluyla bölge halkının ihtiyaçlarını uygun maliyetle temin edebilmesi. Ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Van’dan Irak’a en yakın geçiş noktası olan Üzümlü ve Serzêr Sınır Kapılarının modernize edilmesi sürecinin Gümrük ve Turizm İşletmeleri (GTİ) aracılığıyla yürütülmesi ve Hakkari Derecik Umurlu Sınır Kapısı’nın uluslararası ticarete açılması yönünde gerekli adımların atılması. Van’ın genç nüfus potansiyelinin ekonomik kalkınmaya dönüştürülebilmesi için bölgesel teşvik politikalarının yerel dinamikler dikkate alınarak yeniden ele alınması, hayvancılık, turizm, yenilenebilir enerji ve tekstil gibi üretim alanlarının desteklenmesi, çağrı merkezlerinin istihdama katkı sunacak şekilde teşvik edilmesi, sınır kenti avantajıyla İran-Türkiye Ortak Organize Sanayi Bölgesi kurulması ve vergi muafiyeti, prim desteği, yatırım yeri tahsisi gibi istihdam desteklerinin etkin biçimde uygulanması. Van’ın genç nüfusunun istihdamına katkı sunması açısından, çağrı merkezi yatırımlarının teşviklerle desteklenmesi ve bu alandaki girişimlerin artırılması. Van’da ekonomik gelişme ve istihdama önemli katkı sunan tekstil yatırımlarının sürdürülebilirliği için, bu alandaki yatırımların teşviklerle desteklenmesi."
Kelaynak kuşlarının üretimi masaya yatırıldı
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 16:42 Kelaynak kuşlarının üretimi masaya yatırıldı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 3. Bölge Müdürlüğü Av ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Reşat Ektiren, "Dişi ve erkek bireylerin ayırt edilmesi son derece zor olmakla birlikte bu ayrım kan örneklerinde cinsiyet tayını yapılmaktadır. Bu yıl ilk defa fiziksel muayenesiyle cinsiyet ayrımı gerçekleştireceğiz" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle bu yıl 3’üncüsü düzenlenen "Ulusal Yaban Hayvanları Kongresi" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) ev sahipliğinde yapıldı. 100’e yakın bilim adamı ve 300’e yakın kişinin katıldığı kongrede 14 oturum gerçekleşti. Kongrenin birinci oturumunda DKMP 3. Bölge Müdürlüğü Av ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Reşat Ektiren, nesli tükenmekte olan Kelaynaklar ve Birecik Üretme İstasyonu çalışmaları hakkında sunum yaptı. Şanlıurfa’nın siyah incileri kelaynak Üretme İstasyonu çalışmaları hakkında bilgi veren DKMP 3. Bölge Müdürlüğü Av ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Reşat Ektiren, "Kelaynak kuşlar binlerce yıldır bu topraklarda gökyüzünü süsleyen kültürel ve ekolojik açıdan büyük öneme sahip canlılardandır. Ne yazık ki yaşam alanlarının daralması çevresel tehditler, bilinçsiz insan faaliyetleri nedeniyle nesli tehlike altında. Tam bu noktada Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde kurulan Kelaynak üretim istasyonu, kelaynaklarının korunması, çoğaltılması ve doğaya yeniden kazandırılması için hayati bir görev üstlenmektedir. Bu istasyonda bilimsel yöntemlerle yapılan çalışmalar sayesinde her gün sayıları artan kelaynaklar, doğaya bırakılmakta, göç etme ve içgüdülerini yeniden kazanmalarını sağlamaktadır. Sayıları her geçen gün azalan Kelaynak kuşlarının neslinin yok olmasını önlemek, popülasyonunun devamı sağlamak, tekrardan doğaya göç edebilen kolonilerini oluşturulmasını sağlamak. Kelaynaklar ülkemizde ve dünyada nesli tükenmekte olan bir kuştur. Geçmişte Türkiye’den Kuzey Afrika’ya, Arap yarım adasına kadar çok geniş bir coğrafyada yayılış göstermekteydi. 400 yıl öncesine kadar Avrupa Alplerinde yaşamışlardır. Türün kitle halinde yok oluşunun ana sebebi avcılık, yaşam alanlarının değişmesi ve beslenme alanlarında kullanılan zirai ilaçlamalarda zehirlenme. Geçen yüz yılın başlarında 1950 yıllarında Birecik kolonisinde 300-500 çift yuva yapmaktaydı. 1956-1959 yılları arası bölge tarım zararlarına karşı yoğun DDT ile yapılan ve ciddi zararlar meydana gelmiştir. İki yıl içerisinde popülasyonun yüzde 70’ini oluşturan 600-700 birey zehirlenme sonucu ölmüştür. Bu olumsuz gelişmeler neticesinde birey sayısının 50’li rakamlara düşmesini müteakip 1977 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde Kelaynak Üretme İstasyonu kuruldu. 2 adet ergin ve 9 adet yavrunun doğadan yakalanıp kafeslere alınmasıyla başlanan çalışmalar, bugün kelaynakların 300’lere çıkması sağlandı. Ülkemizde nesli tehlike altında bulunan yaban hayvanlarının başında Kelaynak kuşları gelmektedir. Bazı yabancı kuş gözlemciler 20. Yüz yılın başında Birecik ve çevresinde binden fazla kelaynak yuvası olduğunu kaydettiler. Kelaynakların o zamanki popülasyonu 5 bini aştığı ifade edilmekteydi. Kurulan istasyon neticesinde 2002 yılında itibaren sürekli bir artış büyüme sağlanmıştır. Kelaynak kuşları ve yaşam alanlarının korunması amacıyla 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 4. Maddesi ne istinaden Bakanlar Kurulu kararı ile 179,92 hektar alanda Birecik Fırat Yaban Hatayı Geliştirme Sahası olarak tescil edilmiştir. 2015 yılında ise Birecik Fırat Yaban Hatayı Geliştirme Sahası ve Yönetim ve Gelişme Planı onaylanmıştır. Kelaynak kuşunun ortalama ömrü 20-25 yıldır ve 3-4 yaş arasında ergenleşir. Yuvalarını karstik yapıdaki kayalıklarının uçurumlarında yaparlar. Her üreme döneminde 1 ile 4 yumurta yaparlar. Üreme dönemleri Şubat-Temmuz arasındadır. Kelaynaklarının en önemli özellikleri tek eşli olmalardır. Genellikle her yıl aynı bireyle çiftleşirler. Ancak bazı durumlarda farklı bireylerle de çiftleştikleri görülmüştür. Üretme istasyonunun içindeki kayalıklarda ve tahta yuvalarda üreyen Kelaynak kuşlarına günde 2 öğün yem verilmektedir. Kuşlar aynı zamanda Fırat kenarındaki alanlarda da beslenmektedir. Salyangoz, akrep, örümcek, kertenkele ve yerde yuva yapan kuşlar ile beslenmekte" dedi. "Üretme istasyonu kuruluşu" DKMP 3. Bölge Müdürlüğü Av ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Reşat Ektiren, "Mülga Orman Bakanlığı, Milli Parklar ve Avcılık Genel Müdürlüğü tarafından Adana Milli Parklar ve Avcılık Bölge Müdürlüğü bünyesinde Şanlıurfa Birecik’te 1977 yılında Kelaynak üretme istasyonu kurulmuş ve faaliyete geçilmiştir. Üretme merkezine yılda ortalama 50 bin kişi ziyaret ediyor. Üretme istasyonunda yapılan çalışmalarda kuşlar Haziran ayının son haftası ve Temmuz ayının ilk haftası kafeslere alındığında yavru bireylerin halkalanma yapılırken o yılda elde edilen yavru bireylerin sayısı da ortaya çıkmakta. Halkalama çalışmaları esnasında bireylerden alınan kan örnekleriyle cinsiyet tayini amaçlanmaktadır. Ergin bireylerin ayrıca sayıları alınır ve o yılda istasyonda kafeslere alınan toplam birey sayıları belli olur. Üretme istasyonunda 2020 yılında 68 yavru, 2021 yılında 72 yavru, 2022 yılında 39 yavru, 2023 yılında 56 yavru ve 2024 yılında 53 yavru elde edildi. Cinsiyet tanımı çalışmalarında türün en belirgin özelliği yetişkin bireylerin baş kısmındaki tüylerin dökülmesiyle baş kısmının tüysüz oluşudur. Dişi ve erkek bireylerin ayırt edilmesi son derece zor olmakla birlikte bu ayrım kan örneklerinde cinsiyet tayını yapılmaktadır. Bu yıl ilk defa fiziksel muayenesiyle cinsiyet ayrımı gerçekleştireceğiz. İlk defa eş tayini ODTÜ Biyoçeşitlilik ve Koruma Laboratuvarı tarafından 2013 yılında yapılan eş tayini çalışmalarıyla bireylerin cinsiyetleri belirlendi. Bu çalışma kapsamında hem geçen yılların bireylerinin hem de 2013 yılı yavrularının cinsiyetleri belirlendi. Daha sonraki dönemlerde alınan kan örnekleri ile cinsiyet tayini Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi Genetik Ana Bilim Dalı Laboratuvarı tarafından belirlendi" ifadelerine yer verdi. "Göç hazırlık çalışmaları" DKMP 3. Bölge Müdürlüğü Av ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Reşat Ektiren, "Normal şartlarda göç alışkanlığı üreme dönemi olan Şubat-Temmuz ayları arasındaki yaklaşık 6 aylık periyodu Birecik’te, kış dönemini kapsayan Ağustos-Ocak ayları arası 6 aylık periyodu ise Eritre, Etiyopya, yemen ve Suudi Arabistan’da geçirdikleri bilinmektedir. Kelaynaklar popülasyonun rakamsal artış durumuna göre halkalanarak ve cip takılarak vahşi kolonileri tekrar oluşturmak için doğaya bırakılmıştır. İlk defa göç gönderme çalışmaları 2007 yılında başlanmış, ara ara bu çalışmalar devam etmektedir. Bu yılda göç çalışmaları devam edecek. 2023 yılında 4 bireye GPS vericisi takıldı. Bireylerden biri Mardin’de, biri Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde, diğerinde ise Suudi Arabistan’ın kuzeyinden sinyal alnındı. Birecik ilçesinden 2021 yılında doğaya salınan 15 Kelaynaktan 1’inin 33 gün sonra İsrail’e ulaştığı ortaya çıktı. İsrail’de bir kuş gözlemcisi tarafından fotoğraflandı. Buda göçe gittiklerinin bir göstergesidir. Uydudan izlenmeleri sayesinde göçe gönderilen kelaynaklardan bilgi edinmek. Genel müdürlüğümüz tarafından bu veriler doğrultusunda Kelaynakların göç ederken izledikleri yol, karşılaştıkları sorunları belirleyebilmek. Uluslararası platformlarda çözümler bulabilmek. GPS vericileri takılan Kelaynakların kuşların rotalarını takip etmek. Akçakale Kepezli Mahallesi’nden sinyal aldığımız Kelaynak kuşu yüksek gerilim hattına çarpması sonucu öldü. Diğer bir bireyimizden ise Suudi Arabistan Hajrat Al Khinbish Bölgesi’nden sinyal aldık. Sloganımız ise son tüyü dökülmeden onları koruyalım olacak" şeklinde sunumunu tamamladı.
Van’daki oto pazarı satıcılarla doldu
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 13:44 Van’daki oto pazarı satıcılarla doldu Van’ın Tuşba ilçesinde kurulan ikinci el açık oto pazarı, bu hafta sonu satıcı yoğunluğuyla dikkat çekti. Erciş karayolu üzerinde bulunan pazara çok sayıda araç sahibi satış yapmak amacıyla gelirken, alıcı sayısının azlığı satıcıları hayal kırıklığına uğrattı. Sezonun en kalabalık günlerinden birini yaşayan pazarda, yüzlerce araç sergilendi. Ancak araç almak için gelen vatandaşların sayısı, satıcıların çok gerisinde kaldı. Satış yapamayan bazı vatandaşlar, piyasanın durgunluğundan ve alıcı bulamamaktan yakındı. Öte yandan araç fiyatlarında genel olarak bir düşüş gözlemlenirken, alıcılar da uygun fiyatlı araçlarda çeşitli kusurlar bulunduğunu dile getirdi. Pazarda zaman zaman sıkı pazarlıklar yaşansa da birçok araç gün sonunda satılamadan geri götürüldü. İkinci el piyasasındaki bu durgunluğun, önümüzdeki haftalarda da etkisini sürdürebileceği ifade ediliyor. "Aracını satan çok, alan yok" İHA muhabirine konuşan araç satıcısı Oktay Çakar, yaklaşık 2 yıldır açık oto pazarına gelip gittiğini belirtti. Pazarın ilk zamanlarda çok daha hareketli olduğunu ancak şu an bir durgunluk olduğunu ifade eden Çakar, "Şu an pazarda aracını satan çok, ancak alıcı yok. İnternet üzerinden satışlar galerici esnafını çok etkiledi. Bu işi galericinin yanı sıra herkes yapmaya başladı" dedi. Nesim Güneş isimli bir diğer araç satıcısı ise geçtiğimiz yıllarda araçlardan kazanç elde ettiğini sananların zarar ettiğini dile getirerek, "Şu an sattığımız bir araçtan 100 bin kâr elde ediyoruz. Ancak aynı aracı bir daha almak istediğimiz zaman üzerine 50 bin lira para eklememiz gerekiyor. Aslında biz zarar ediyoruz. Bu yüzden ne alabiliyoruz ne de satabiliyoruz. Diğer taraftan sattığımız aracı da alamıyoruz" diye konuştu. Düşük model araçların değerinden daha pahalıya satıldığını ifade eden Emrah Sefer isimli vatandaş da araç piyasasını bilmeyenlerin pazarda ticaret yapmaya çalıştığını söyledi. 850 bin liralık aracını 785 bin liraya kadar düşürdüğünü dile getiren Mehmet Salih Yıldız ise pazardaki piyasanın böyle devam etmesi durumunda araç fiyatlarının daha da düşüreceğini kaydetti.
İnci kefalinin göçü yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 10:57 İnci kefalinin göçü yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Bendimahi Çayı, son haftalarda inci kefallerinin de göçüyle birlikte ülkenin dört bir yanından gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri haline geldi. Her yıl 15 Nisan-15 Temmuz’da yumurtalarını bırakmak için tatlı sulara akın eden inci kefallerinin göçü devam ediyor. Van Gölü’nden üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefallerinin yolculukları sırasında verdikleri mücadele, güzel görüntülere sahne oluyor. Muradiye ilçesindeki Balık bendine gelen ziyaretçiler, binlerce balığın suyun akışının tersine yüzüp, karşılarına çıkan engelleri zıplayarak aşmaya çalışmalarına tanıklık ediyor. Avusturalya’nın Melbourne şehrinden gelen ve yaşadığı deneyimi İHA muhabirine anlatan Kay Brown isimli turist, "1 aylık Türkiye ziyaretimizi gerçekleştirmeye geldik. İstanbul’dan başlayıp sırasıyla Trabzon, Rize ve bu güzel manzaralı yere geldik. Gezdiğimiz yerlerden çok keyif alıyoruz. Yerli halkın da güzel zaman geçirdiğini gördük. Şelaleyi ve burayı çok sevdik" dedi. "Ülkemin güzelliklerini tanıtmak istiyorum" Turist rehberi Yusuf Bor ise Karadeniz’den başlayıp Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sona erecek bir tura çıktıkların aktararak, "Yaklaşık 12 gün sürecek bu turda, dünyanın öteki ucundan, Avustralya’dan gelen iki değerli misafirimize eşlik ediyorum. Bugünkü durağımız Muradiye Şelalesi idi. Aslında programda yer almıyordu ama bu bölgenin insanı olarak, yöremizi en iyi şekilde tanıtma arzusuyla şelaleye uğramayı tercih ettim. Bunun yanı sıra sadece mayıs ayında gerçekleşen özel bir doğa olayı var. İnci kefalinin göçü, bildiğim kadarıyla dünyada sadece iki yerde yaşanıyor. Biri Alaska’da, diğeri ise burada. Amerika’da bizzat Alaska’ya gidip o göçü yerinde görme şansı yakaladım. Şimdi aynı güzelliğin Van’da da yaşanıyor olması bana haklı bir gurur veriyor. Burayı tanıtmak benim için büyük bir mutluluk. Kısacası, ülkemin sahip olduğu tüm güzellikleri bir kültür elçisi olarak tanıtmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "Herkese tavsiye ederim" Halil Öztutmaç isimli vatandaş da, "Rize’den geldim. Daha önce belgesellerde balıkların bu göçünü görüyordum. Bugün buradan geçerken rehber arkadaş tavsiyesi ile görelim dedik. Harika bir yer ve müthiş bir manzarası varmış. Unutulmaz anlardan biri oldu bugünde. Herkese tavsiye ederim" şeklinde konuştu.
İnci kefalinin göçü yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 10:52 İnci kefalinin göçü yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Bendimahi Çayı, son haftalarda inci kefallerinin de göçüyle birlikte ülkenin dört bir yanından gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri haline geldi. Her yıl 15 Nisan-15 Temmuz’da yumurtalarını bırakmak için tatlı sulara akın eden inci kefallerinin göçü devam ediyor. Van Gölü’nden üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefallerinin yolculukları sırasında verdikleri mücadele, güzel görüntülere sahne oluyor. Muradiye ilçesindeki Balık bendine gelen ziyaretçiler, binlerce balığın suyun akışının tersine yüzüp, karşılarına çıkan engelleri zıplayarak aşmaya çalışmalarına tanıklık ediyor. Avusturalya’nın Melbourne şehrinden gelen ve yaşadığı deneyimi İHA muhabirine anlatan Kay Brown isimli turist, "1 aylık Türkiye ziyaretimizi gerçekleştirmeye geldik. İstanbul’dan başlayıp sırasıyla Trabzon, Rize ve bu güzel manzaralı yere geldik. Gezdiğimiz yerlerden çok keyif alıyoruz. Yerli halkın da güzel zaman geçirdiğini gördük. Şelaleyi ve burayı çok sevdik" dedi. "Ülkemin güzelliklerini tanıtmak istiyorum" Turist rehberi Yusuf Bor ise Karadeniz’den başlayıp Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sona erecek bir tura çıktıkların aktararak, "Yaklaşık 12 gün sürecek bu turda, dünyanın öteki ucundan, Avustralya’dan gelen iki değerli misafirimize eşlik ediyorum. Bugünkü durağımız Muradiye Şelalesi idi. Aslında programda yer almıyordu ama bu bölgenin insanı olarak, yöremizi en iyi şekilde tanıtma arzusuyla şelaleye uğramayı tercih ettim. Bunun yanı sıra sadece mayıs ayında gerçekleşen özel bir doğa olayı var. İnci kefalinin göçü, bildiğim kadarıyla dünyada sadece iki yerde yaşanıyor. Biri Alaska’da, diğeri ise burada. Amerika’da bizzat Alaska’ya gidip o göçü yerinde görme şansı yakaladım. Şimdi aynı güzelliğin Van’da da yaşanıyor olması bana haklı bir gurur veriyor. Burayı tanıtmak ve bu doğal mucizeyi paylaşmak benim için büyük bir mutluluk. Kısacası, ülkemin sahip olduğu tüm güzellikleri bir kültür elçisi olarak tanıtmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "Herkese Tavsiye ederim" Halil Öztutmaç isimli vatandaş da, "Rize’den geldim. Daha önce belgesellerde balıkların bu göçünü görüyordum. Bugün buradan geçerken rehber arkadaş tavsiyesi ile görelim dedik. Harika bir yer ve müthiş bir manzarası varmış. Unutulmaz anlardan biri oldu bugünde. Herkese tavsiye ederim" şeklinde konuştu. (ATL
Martıların balık avı
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:50 Martıların balık avı Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefalinin engel tanımayan muhteşem yolculuğu devam ederken, martılar ile akarsulara çıkan inci kefallerinin mücadelesi, görsel şölen sunuyor. 15 Nisan ile 15 Temmuz arasındaki üreme ve yumurtlama döneminde insanlar tarafından avlanması yasak olan inci kefallerinin akarsulara yolculuğu devam ediyor. Yumurtalarını tatlı suya bırakmak için akarsulara akın eden inci kefali sürüleri, martıların hücumuna uğruyor. Yumurtlama döneminde göle akan tatlı suyun akışının tersine yüzerek engelleri aşmaya çalışan inci kefalinin martılar tarafından avlanması ilginç görüntüler ortaya çıkarıyor. Erciş ilçesinde Deli Çay’ın bulunduğu alandaki balık bendinde ilerleme sağlayamayan balıklar, martılar tarafından avlanırken ortaya çıkan aksiyon dolu sahneler ise vatandaşlar tarafından heyecanla izleniyor. Erciş ilçesindeki balık bendine Bitlis, Van ve çevre il ve ilçelerden gelen fotoğrafçılar da, martıların balık avlarında ortaya çıkan enstantaneleri fotoğraflayarak arşivlerine katıyor. Balık göçünü izlemeye gelen vatandaşlardan Veli Dağer, suyun akışının tersine göç eden ve martılar tarafından avlanan inci kefallerinin görsel şölen oluşturduğunu belirterek, "Buraya balık göçünü seyretmek için geldim. Dünyanın hiçbir yerinde bu güzellik yok. İnci kefali göçüne şahit olmak için her gün buraya geliyorum. Burası çok harika herkesi buraya bekliyorum" dedi. Balık göçünü ailesiyle izlemeye gelen Mehmet Yağar da, "Balık göçü başladı. Ailemizle beraber buraya geldik. Dünyanın hiçbir yerinde bu göç yok. Bunu seyretmeye geldik" diye konuştu.