Yerel Haberler
Van
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:52 Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Flamingolar bu yıl da Van’dan göç etmedi
03 Şubat 2026 Salı - 10:29 Flamingolar bu yıl da Van’dan göç etmedi Van Gölü havzasının göçmen misafirleri flamingolar, bölgedeki sıcak hava ve av yasağı sayesinde bu yıl da göç etmedi. Her yıl çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan ve adeta kuş cennetini andıran Van Gölü havzası göçmen misafirleri, bölgedeki sıcak hava ve avlanma yasağı sayesinde konaklama sürelerini uzattı. Zengin kuş popülasyonuyla kuş cenneti olarak anılan Van Gölü havzası çevresinde görülen flamingolar, kıyı şeridini adeta beyaza bürüdü. Türkiye’deki yaklaşık 450 kuş türünden 250’sine ev sahipliği yapan Van Gölü havzasında konaklayan flamingolar, görüntüleriyle göz kamaştırıyor. Her yıl ilkbahar aylarında Afrika ve İran’ın Urmiye Gölü’nden Van Gölü Havzasında konaklayan flamingolar, kış mevsiminin gelmesiyle aynı güzergaha göç ediyor. Son yıllarda zaman zaman kış mevsiminde göç etmediği görülen flamingolar Gevaş Göründü sulak alanını mesken edindi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkezlerinin Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilendiğini söyledi. Doğal hayatın ekolojik dengesinin bozulmadan devam etmesi için çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Van Gölü havzası sulak alanlarının çok olması, iklim değişikliklerine bağlı olarak coğrafi şartlara sonucu birçok yaban hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Göçmen olarak gelen kuşlarımız var. Bir de yerleşik olan yaban hayvanlarımız var. Ama son yıllarda yaban hayvanları meteorolojik uzmanı olduğu için soğuk havaların veya yağışların başlamasıyla uygun ortamlarının bozulacağını bildikleri için göç edip daha sıcak bölgelere gidiyorlardı. Son yıllarda havanın sıcak gitmesinden dolayı bir grup flamingo kış mevsimini burada geçirmeye başladı" dedi. Selam getiren Allı turnalar eskiden Mart ayının sonlarına Nisan’ın başlarında buraya geldiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Mayıs’ta yoğunluk kazanarak Eylül’de buradan başlayıp Kasım sonunda Allı turnaları burada görmek mümkün değilken son 10 yıldır Allı turnalar yavaş yavaş göçünü azaltarak burada da konaklamaya başladılar. Özellikle Gevaş ilçesi sınırları içerisinde bulunan Göründü sulak alanda geçen seneler 15-20 tane kalırken bu sene 100’lere yakın Allı turna bulunuyor. Bunların sayısı da gün gün artmakta. Bu bize şunu göstermekte. Bahar mevsiminin daha ferah geleceği, erken geleceği, havaların erkenden ısınacağını gösterirken, ileride bu küresel ısınmaya bağlı olarak gidecekleri yerde veya göç yollarındaki tehlikeleri bize gösterir. Ama ileriki dönemde buralarda da kuluçka sayıları artarak burada artık tek yazları değil, kış mevsiminde de Allı turnaları görmek mümkün olacak" diye konuştu.
Van’da atıklar sanata dönüşüyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:51 Van’da atıklar sanata dönüşüyor Van’ın Muradiye ilçesinde KÜYAP 2026 etkinlikleri kapsamında Muradiye Bebek ve Çocuk Tıbbi Kütüphanesi tarafından düzenlenen "Sürdürülebilir Onarım Atölyesi" etkinliği, çevre bilinci mesajlarıyla dikkat çekti. "Atıktan sanata geri dönüşüm kostüm şöleni" başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, atık malzemelerden kendi kostümlerini tasarlayarak hem eğlendi hem de çevreye duyarlılık konusunda farkındalık kazandı. Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Kütüphane Sorumlusu Miras Kızılkaya, kütüphaneleri yalnızca kitap okunan mekânlar olarak görmediklerini belirterek, "Kütüphaneler; çevre okuryazarlığının, sürdürülebilir yaşam becerilerinin ve yeşil düşünmenin çocuk yaşta filizlendiği öğrenme alanlarıdır. Bugün çocuklarımız atık olarak görünen malzemelere başka bir gözle bakıyor. Çevre bilinci anlatılarak değil, deneyimleyerek ve üreterek kazanılıyor" dedi. Kızılkaya, Muradiye Bebek ve Çocuk Tıbbi Kütüphanesi’nde yürütülen yeşil etkinlikler ve çevre okuryazarlığı çalışmalarıyla doğayı koruyan ve kaynakları doğru kullanan bireylerin yetişmesine katkı sunmayı amaçladıklarını ifade ederek, bu tür çalışmaların görünür kılınmasında basının desteğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Etkinliğe katılan öğrenciler de, duygu ve düşüncelerini paylaştı. Ümmü Masal Hakan, projede yer almaktan mutlu olduğunu belirterek, "Geri dönüşüm için bu projeye katıldım. Buradan herkese sesleniyorum; atmayın, geri dönüştürün, kullanın. Bu etkinliği düzenleyen kütüphanecilere teşekkür ediyorum" diye konuştu. Furkan Beyaztaş ise kütüphanede yapılan çalışmalar sayesinde geri dönüşümden yeni eşyalar üretilebileceğini öğrendiğini belirterek, "YouTuber olmayı hayal ediyorum. Bu projede yaptığımız kamera, hayalimi gerçekleştirmenin ilk adımı oldu" ifadelerini kullandı. Emin Adar Başboğa da geri dönüşüm malzemelerinden kendi kostümlerini yaptıklarını söyleyerek, etkinliği düzenleyen kütüphane sorumlularına teşekkür etti.
Van otlu peyniri hem sofralık hem hediyelik olarak tercih ediliyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:21 Van otlu peyniri hem sofralık hem hediyelik olarak tercih ediliyor Van’da endemik bitkilerin karışımıyla üretilen ve kahvaltı sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan otlu peynir, kış aylarında Türkiye’nin dört bir yanına hediyelik olarak gönderiliyor. Van’da endemik bitkilerin karışımıyla yapılan kentin tescilli ürünü olan otlu peynir, asırlardır değişmeyen lezzetiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Kentin önemli değerlerinden olan ve mayıs ayında dağların yüksek kesimlerinde toplanan türlü türlü otlarla sütün buluşması sonucu yapılan otlu peynir kış aylarında küp olarak satışa sunuluyor. Van’a tatil için memleketine gelenler ise otlu peyniri hediyelik olarak şehir dışındaki akrabalarına götürmeyi tercih ediyor. "Otlu peynir hediyelik olarak tercih ettiği bir ürün haline geldi" İHA muhabirine konuşan 27 yıllık peynirci esnafı Mehmet Nar, yaklaşık üç kuşaktır bu işi yaptıklarını belirterek, otlu peynirin son yıllarda Van dışından yoğun ilgi görmeye başladığını söyledi. Nar, "Otlu peynir eskiden daha çok yörede ve Van içinde tüketiliyordu ancak son yıllarda buradan gidenlerin ya da sipariş yoluyla isteyenlerin hediyelik olarak tercih ettiği bir ürün haline geldi. Türkiye’nin dört bir yanına kargo ile gönderiyoruz. Özellikle sosyal medya üzerinden siparişler oluyoruz. Kapıda ödeme gibi kolaylıklar da sağlıyoruz. Satışlarımızın yaklaşık yüzde 50’si Van içindeyse, yüzde 50’ye yakını da Van dışına gidiyor" dedi. "Bilinen ve tanınan esnaftan alınmalı" Bu durumun son yıllarda sosyal medyanın gelişmesiyle hız kazandığını belirten Nar, "Yaklaşık 20 yıl öncesine kadar dışarıya çok fazla satış yoktu. Sosyal medya bu kadar gelişmemişti. Buraya gelen vatandaş peyniri tadına bakarak alıyordu. Son 10-15 yıldır ise sosyal medya sayesinde ürün gönderimleri ciddi şekilde arttı. Sosyal medyada ‘5 kilo Van peyniri bin lira’ gibi ilanlar görüyoruz. Ancak bu ürünler Van peyniri değil. Başka illerde fabrikasyon olarak üretilmiş ürünler Van peyniri adı altında satılıyor. Vatandaş da gelip ‘Burada kilo 500 lira ama başka yerde 5 kilo bin lira’ diyor. Bunlar bizim büyük firmalara gönderdiğimiz otları alıp kendi peynirlerine karıştırıyorlar. Gerçek Van peyniri yerinde, bilinen ve tanınan esnaftan alınmalı" diye konuştu. Bazı kişilerin kapıda ödeme yöntemiyle vatandaşları kandırdığını ifade eden Nar, "Van peyniriyle ilgili görüntüleri kopyalayıp sesleri değiştirerek kendi ürünleriymiş gibi sunuyorlar. Sipariş verildiğinde ise fabrikasyon ürün gönderiliyor. Bu durum hem vatandaşı mağdur ediyor hem de gerçek Van peyniri üreten esnafın adını kötüye çıkarıyor. Özellikle Van dışından alışveriş yapacak vatandaşların güvenilir ve bilinen satıcıları tercih etmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Van Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde devir teslim töreni
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:40 Van Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde devir teslim töreni Adana Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Gençlik Hizmetleri Müdürü olarak görev yapan Mehmet Tosun, atandığı Van Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde görevi İl Müdür Vekili Yalçın Özdemir’den devraldı. Adana Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Gençlik Hizmetleri Müdürü olarak görev yapan Mehmet Tosun, 29 Ocak 2026 tarihinde Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak tarafından Van Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak atandı. Önceki gün Van’a gelen İl Müdürü Mehmet Tosun, görevini İl Müdür Vekili Yalçın Özdemir’den devraldı. Van Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde gerçekleştirilen devir teslim töreninde bir konuşma yapan İl Müdür Vekili Yalçın Özdemir, Van Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak atanan Mehmet Tosun’a görevini devrettiğini belirterek yeni görevinde kendisine başarılar diledi. Van Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne atanan Mehmet Tosun ise 2025 yılından bu yana bu görevi yürüten ve Van’a önemli hizmetlerde bulunan Yalçın Özdemir’e, görevinde ve bundan sonraki iş ve aile yaşamında başarılar dileyerek çiçek takdim ederek, "Hizmet yarışında üstlendiğimiz bu görevi en iyi şekilde ifa edebilmek adına hem şahsım olarak hem de kurum olarak gece gündüz çalışacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu. Konuşmaların ardından İl Müdür Vekili Yalçın Özdemir tarafından Van Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Tosun’a çiçek takdim edildi. Yapılan çiçek takdiminin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle program son buldu.
Sulak alanlar için hayati çağrı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:36 Sulak alanlar için hayati çağrı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Türkiye’nin coğrafi yapısı, konumu ve ekolojik çeşitliliğiyle son derece önemli bir ülke olduğunu vurgulayarak sulak alanlar için hayati bir çağrıda bulundu. 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle İHA muhabirine açıklamalarda buluna Prof. Dr. Lokman Aslan, Türkiye’nin kıtalar arasında doğal bir köprü konumunda bulunduğunu söyledi. Bu özelliğin fauna ve flora açısından büyük bir zenginlik sağladığını dile getiren Aslan, sulak alanların yeryüzünün en zengin ve en üretken ekosistemleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu alanların birçok canlı türü için beslenme, üreme ve barınma imkânı sunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, sulak alanların yalnızca bulundukları ülke için değil, tüm dünya için ‘doğal zenginlik müzeleri’ olarak kabul edildiğini belirtti. Sulak alanların, çevresinde yaşayan insanlar için de büyük önem taşıdığını söyleyen Aslan, bu alanların bölge ve ülke ekonomisine katkı sağladığını, aynı zamanda doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında vazgeçilmez bir role sahip olduğunu kaydetti. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, sulak alanların hızla değişen çevresel şartlara uyum sağlayabilme yeteneğinin, hem insanlar hem de yaban hayatı için hayati önemde olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Aslan, bu nedenle dünya genelinde sulak alanların önemi ve işlevleri üzerine yapılan bilimsel araştırmaların artmasının doğal olduğunu söyledi. Van Gölü Havzası’nın, nesli tehlike altında veya koruma altındaki çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yaptığını belirten Aslan, bölgenin aynı zamanda karasal açıdan da zengin bir yaban hayatı popülasyonuna sahip olduğunu vurguladı. Yapılacak detaylı araştırmalarla bu türlerin sayısının daha da artabileceğini ve nesli tükenme tehlikesi altındaki canlıların korunmasına önemli katkılar sağlanacağını ifade eden Prof. Dr. Aslan, Van Gölü Havzası’nın büyük ölçüde tahrip edilmemiş doğasıyla dikkat çektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aslan, bölgede Türkiye’deki sulak alanların yaklaşık beşte birine denk gelen 418 bin 560 hektarlık alan bulunduğunu ve bu özelliğiyle Van’ın göçmen ve yerleşik kuş popülasyonu açısından son derece zengin olduğunu belirtti. Van’da Bendimahi, Çelebibağı, Erçek Gölü, Dönemeç Deltası, Turna Gölü, Akgöl ve Karasu Deltası gibi büyük sulak alanların yanı sıra çok sayıda küçük sulak alanın da bulunduğunu aktaran Aslan, bu alanlarda göçmen ve yerleşik kuşların yanı sıra birçok canlı türünün yaşam bulduğunu söyledi. Bu canlıların Van Gölü Havzası’na ve ülkemize büyük değer kattığını bildiren Prof. Dr. Aslan, "Doğal miraslarımızı gelecek nesillere aktarmak için onları koruyalım. Değeri yok olduktan sonra anlaşılan yerler olmasın" ifadelerini kullandı.
HAK-İŞ’in "Türkiye kadın buluşmaları" programı Van’da düzenlendi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:31 HAK-İŞ’in "Türkiye kadın buluşmaları" programı Van’da düzenlendi HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Türkiye Kadın Buluşmaları" programının ikincisi Van’da gerçekleştirildi. Kentte bir otelde düzenlenen programa sendika temsilcileri ve davetliler katıldı. Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Yunus Değirmenci, HAK-İŞ’in gücünün yalnızca üye sayısıyla ölçülemeyeceğini belirterek, konfederasyonun çalışma hayatında ortaya koyduğu kararlı duruş ve çözüm odaklı yaklaşımıyla önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Değirmenci, kıdem tazminatından kayıt dışı çalışmalara ve vergi adaletsizliğine, iş sağlığı ve güvenliğinden çalışan kadın sorunlarına kadar HAK-İŞ, emekçileri yakından ilgilendiren konularda, her masada olduğunu belirtti. Genel Başkan Yardımcısı Değirmenci, "HAK-İŞ bugün sadece bir konfederasyon değil, aynı zamanda bir düşünce, fikir hareketidir. Kimi zaman emekçiler için, kimi zaman mağdur ve mazlumlar için HAK-İŞ her zaman tetiktedir, hazırdır, görevinin başındadır. HAK-İŞ, kimi zaman Van’da bir belediye işçisinin veya memleketin bir başka köşesindeki ev işçisinin yüreğinde, kimi zaman hastanede hasta bakıcının, kimi zaman bir metal işçisinin yanındadır. HAK-İŞ, kimi zaman Müslüman coğrafyasındaki bir yetimin gönlünde, kimi zaman da çaresizlikler içinde kıvranan bir mağdurun, gönül tahtının en baş köşesindedir. Nerede çözülmeyi bekleyen bir sorun varsa, çözüm merkezi olarak HAK-İŞ oradadır" dedi. "Dijitalleşme hızla etrafımızı sarıyor" Dijitalleşmenin hızla yayıldığına dikkat çeken Değirmenci, "Yapay zeka uygulamaları, adeta ışık hızında yaygınlaşıyor. Fabrikaların, işyerlerinin tabir-i caizse, akıllı fabrikalara-işyerlerine dönüştüğü bir sürece hep birlikte şahitlik ediyoruz. Gelişen teknoloji, iş yaşamından sosyal hayata kadar birçok alanı dönüştürüyor. Teknolojik gelişmeler, birçok sektördeki geleneksel uygulamaları tahtından indirmeye başladı. Dijitalleşme, birçok üretim sahasında, köklü değişikliklere neden olmaktadır. Dijitalleşmeyle birlikte, çalışma hayatını derinden etkileyen gelişmeler yaşanmakta ve yaşanması öngörülmektedir. Teknolojiyle birlikte her şey dönüşmekte, değişmekte ve yenilenmektedir" diye konuştu. "Küresel istihdamın yaklaşık yüzde 25’i yapay zekâdan etkilenecektir" HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı ve HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ise Dünya Ekonomik Forumu raporlarına göre, 2030 yılına kadar dijital teknolojiler sayesinde yaklaşık 170 milyon yeni iş imkânı oluşmasının beklendiğini dile getirdi. Zengin, "Burada önemli olan yalnızca bazı mesleklerin ortadan kalkması değil, neredeyse tüm mesleklerin yapılış biçiminin değişmesidir. Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün ortak raporuna göre, küresel istihdamın yaklaşık yüzde 25’i yapay zekâdan etkilenecektir. Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35’lere kadar çıkabilecektir. Özellikle ofis ve büro işleri, medya, yazılım ve finans sektörlerinin daha fazla etkilenmesi beklenmektedir. Dijitalleşmeyle birlikte uzaktan çalışma, kısmi süreli çalışma ve platform çalışması gibi yeni nesil çalışma modelleri yaygınlaşmaktadır. Bu dönüşüm süreci, şüphesiz kadınlar başta olmak üzere dezavantajlı kesimleri daha derinden etkilemektedir. Böylesi kapsamlı bir dönüşümün, kimseyi geride bırakmayan, özellikle kadınları, gençleri ve kırılgan grupları gözeten adil bir geçiş anlayışıyla yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca yeni çalışma modellerin, kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-aile-sosyal yaşam dengesi ile birlikte ele alınması son derece önemli olduğunu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu. HAK-İŞ Van Şube Başkanı Fatih Akdeniz de sendikal mücadeleyi sadece hak arayışı olarak değil; insan onurunu, emeği ve adaleti merkeze alan bir dava olarak gördüklerini belirterek, "Bu davanın en güçlü taşıyıcılarından biri başta Genel Başkanımız Mahmut Aslan ve kadın emeğidir. Kadınlar, çalışma hayatında olduğu kadar sendikal yapımızın da vicdanı ve gücüdür. Kadın komitelerimiz; sahada emek veren, sorunları dile getiren, çözümün bir parçası olan ve sendikal bilinci güçlendiren çok önemli bir görev üstlenmektedir" dedi.