Yerel Haberler
Van
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:35 Akdamar Adası’nda 23 Nisan yoğunluğu Van Gölü’nün incisi Akdamar Adası, 23 Nisan’da ziyaretçi akınına uğradı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla tatili fırsat bilen yerli turistler, sabahın erken saatlerinden itibaren adaya geçmek için iskelelerde yoğunluk oluşturdu. Van Gölü’nün incisi Akdamar Adası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda tarihinin en yoğun günlerinden birini yaşıyor. Resmi tatili fırsat bilen binlerce vatandaş ve turist, pembe ile beyaza bürünen badem ağaçlarının eşsiz manzarası eşliğinde adaya akın etti. "?Doğanın ve tarihin buluşma noktası" ?Baharın gelişiyle birlikte çiçek açan badem ağaçları, tarihi Akdamar Kilisesi’nin taş oymalarıyla birleşerek kartpostallık görüntüler oluşturdu. Van Gölü’nün turkuaz mavisi ve Artos Dağı’nın karlı zirveleriyle birleşen bu görsel şölen, fotoğraf tutkunları için adeta bir doğal stüdyo görevi görüyor. "?Tekne iskelelerinde uzun kuyruklar" ?Sabahın erken saatlerinden itibaren Gevaş ve Akdamar iskelelerine gelen ziyaretçiler, adaya geçmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Tekne kooperatifleri, yoğun talebi karşılamak adına ek seferler düzenlerken, ziyaretçiler 20 dakikalık keyifli bir yolculuğun ardından adaya ulaşıyor. Özellikle Akdamar Kilisesi çevresinde oluşan kalabalık dikkat çekerken, ziyaretçiler hem tarihi yapıyı gezdi hem de Van Gölü’nün eşsiz manzarasının tadını çıkardı. Aileler çocuklarıyla birlikte bayram coşkusunu doğayla iç içe yaşarken, adada renkli görüntüler ortaya çıktı. Tekne seferlerinde zaman zaman yoğunluk yaşanırken, yetkililer ziyaretçilerin güvenliği için önlemlerini artırdı. Baharın gelişiyle birlikte badem ağaçlarının çiçek açtığı Akdamar Adası, 23 Nisan’da hem doğası hem de tarihiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir gün yaşattı. Rehber Rıdvan Demir, "İstanbul’dan gelen turist kafilesi ile adaya geldik. Badem Çiçeği Festivali vardı. Maalesef geçtiğimiz hafta ilki elim olaylardan dolayı festivalimiz iptal oldu. İptal olmasına rağmen hala da insanlar akın akın buraya gelmekte. Aynı şekilde ben de dün Tatvan’dan bir grup aldım. İstanbul’dan gelen misafirlerimle beraber. Bugün Akdamar Adası’nda işte Kutsal Haç Kilisesini ziyarete geldik. Şu anda da misafirlerimizle birlikte Van Gölü manzarası eşliğinde bir çay kahve molası verdik. Daha sonra da Van’ın güzelliklerini keşfetmeye devam edeceğiz. Misafirlerimiz İstanbul’dan ilk defa geldi. İçinden bir iki tanesi sadece buraları biliyor ama genel itibariyle buraya gelen misafirler zaten ilk defa buraya gelip ilk defa buraları keşfediyorlar. Hatta işte bir Osmanlı paşamızın dediği bir söz işte ’gitmediğin yer senin değildir’. Sloganıyla birlikte biz bugün burayı keşfetmeye, buraya sahiplenmeye geldik. Ülke hepimizin ülkesi doğusuyla batısıyla Edirne’sinden Kars’ına kadar bütün ülke bizim geziyoruz dolaşıyoruz" dedi. Adayı ziyarete gelen Aysel Cenikli, "İstanbul’dan geliyoruz. Van’a ilk defa geliyoruz. Bu zamana kadar gelmediğime çok pişman oldum ve herkesi tavsiye ediyorum. Muhakkak herkesin görmesi gereken çok güzel bir yer. Birçok yeri gezdik. Tatvan’ı ve Erciş’i gezdik. Şimdi de Akdamar Adası’na geldik. Çok güzel. Gerçekten o kadar hoş, o kadar güzel ki doğası. Bir de insanları Çok iyi. Biz de Van’ı gezdik. Van’daki insanlar da çok ilgililerdi. Harika bayıldım. Burayı da çok sevdim. Çiçekleri, kilise çok güzel, çok hoş. Herkese tavsiye ederim. Hayatınızda hiç gitmediğiniz bir yer varsa muhakkak bana gelin. Hiç bir yere gitmeyin ama vallahi gelin. Çok güzel bir yer. Sevgiler sunuyorum" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:16 İpekyolu jandarmasından okullarda bayram mesaisi Van’ın İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bir yandan okullarda güvenlik toplantıları düzenlerken, diğer yandan öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı, eğitim kurumlarında güvenliği en üst seviyeye taşımak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında, bölgedeki okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen saha çalışmalarında, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim görmeleri için kritik adımlar atıldı. İpekyolu ilçesindeki Kavuncu Ali Çavuş İlk ve Ortaokulu, Değirmen İlk ve Ortaokulu, Köşebaşı İlk ve Ortaokulu, Kıratlı İlk ve Ortaokulu ile Sarmaç İlkokulu’nda düzenlenen toplantılarda okul güvenliği masaya yatırıldı. Toplantılarda, öğrencilerin emniyetini sağlamaya yönelik alınan tedbirler gözden geçirilirken, okul çevresi güvenliği ve kurumlar arası iş birliği konularında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Eğitim camiasına yönelik güvenlik çalışmalarının yanı sıra milli duyguların pekiştirilmesi noktasında da aktif rol alan İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıklarına da destek verdi. Öğrencilerin bayram heyecanını paylaşan ekipler, kutlama programlarının hazırlık sürecinde öğrencilerin yanında yer alarak çocukların coşkusuna ortak oldu. Hem eğitim güvenliğine verilen öncelik hem de milli bayramlara yönelik sergilenen hassasiyet, bölge halkı ve eğitim camiası tarafından takdirle karşılandı. Yetkililer, İpekyolu genelinde çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim almalarını sağlamak amacıyla yürütülen güvenlik çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Muradiye’de buzağı ölümlerini azaltmaya yönelik eğitim seferberliği
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:27 Muradiye’de buzağı ölümlerini azaltmaya yönelik eğitim seferberliği Tarım ve Orman Bakanlığının ülke genelinde başlattığı "Buzağı Ölümlerinin Azaltılması ve Döl Verimliliğinin Artırılması" eğitim seferberliği, Muradiye’de yoğun katılımla devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veteriner hekimleri, kırsal mahallelerde üreticilerle buluşarak hayvan sağlığına yönelik önemli bilgiler paylaştı. İlçenin Yalındüz, Kuşçu ve Sürüyolu mahallelerinde gerçekleştirilen eğitimlerde veteriner hekimler Ertuğrul Argadal, Damla Terzi Dinç, Kayahan Merter ve Elif Öykü Kılıç, yetiştiricilere buzağı bakım beslenmesinden doğum süreçlerinin yönetimine, hastalıkların erken fark edilmesinden döl verimliliğini artıran uygulamalara kadar geniş bir yelpazede bilgi aktardı. Eğitimlerin bir kısmı ahırlarda uygulamalı olarak yapılırken, bir kısmı da toplu bilgilendirme toplantıları şeklinde düzenlendi. Eğitim çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Veteriner Hekim Elif Öykü Kılıç, üreticilere her zaman açık olduklarını vurgulayarak, "Bu eğitimler gerek ahırlarında uygulamalı olarak gerekse de toplu alanlarda vatandaşlarımıza verilmektedir. Bu konuyla alakalı veya farklı hayvan sağlığı ile ilgili istediğiniz zaman Muradiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veterinerlerimizden bilgi alabilirsiniz. Sizlerin sorularına memnuniyetle cevap vereceğiz" dedi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgedeki hayvancılığın güçlendirilmesi ve kayıpların en aza indirilmesi amacıyla eğitimlerin önümüzdeki günlerde de farklı mahallelerde sürdürüleceğini bildirdi.
Vanlı anne: "Artık evlatlarımızı değil, silahları gömsünler"
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:49 Vanlı anne: "Artık evlatlarımızı değil, silahları gömsünler" Terör örgütü PKK tarafından evladı dağa kaçırılan Vanlı anne Nazlı Sancar, sürecin olumlu seyretmesini temenni ederek, "Artık evlatlarımızı değil, silahları gömsünler" dedi. Van’da çocuklarına kavuşmak isteyen ailelerin, DEM Parti il binası önünde başlattığı oturma eylemi devam ediyor. Eylemlerinin 113’üncü haftasında bir araya gelen 35 aile, ellerindeki dövizlerle DEM Parti İl Başkanlığı önüne kadar yürüdü. Dualarla yürüyen aileler, tek amaçlarının evlatlarına kavuşmak olduğunu belirtti. Aileler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin attığı adımlar için desteklerini bu hafta da yeniledi. "Bütün anne ve babalar olarak 400’e yakın çocuğumuzu bekliyoruz" Eyleme kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, yıllardır evlat mücadelesi verdiklerini belirtti. Dört gözle evlatlarını beklediklerini ifade eden Sancar, "Allah’ın izniyle biz evlatlarımıza kavuşacağız. Artık anneler ağlamasın, silahlar sussun. Artık evlatlarımızı değil, silahları gömsünler. Yeter diyoruz artık. Şehitler gelmesin bu ülkeye. Evlatlarımız geri dönsün. Bu süreç başladı. Biz bütün anne ve babalar olarak 400’e yakın çocuğumuzu bekliyoruz. Allah’ın izniyle, devletimizin gücüyle hepimiz evlatlarımıza kavuşacağız. Burada şu an bayram havası yaşıyoruz. 400 aile de bu süreci bekliyor. İnşallah. Bu sürece kim vesile olmuşsa Allah onlardan bin defa razı olsun. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çok teşekkür ediyoruz. Bu süreç başladığı günden beri hepimiz sevinçliyiz. Allah’ın izniyle emeğimiz boşa gitmeyecek. Artık terörsüz bir Türkiye istiyoruz. Herkes huzura kavuşsun, rahat yaşasın. Artık bu ülkeye şehit gelmesin" diye konuştu. Oğlu Yetiş Mert için eyleme katılan Saliha Mert ise 2005 yılında dağa kaçırılan oğlunu beklediğini dile getirerek, "Sevinç ve hüzünle karışık duygularla çocuklarımızı bekliyoruz. Bir süreç var. İnşallah bu süreç güzel bir şekilde sonuçlanır. Biz anneler olarak umutluyuz. İnşallah en kısa zamanda evlatlarımıza kavuşuruz" şeklinde konuştu.
Osmanlı mirası hat sanatı Iraklı hattatın elinde hayat buluyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 14:55 Osmanlı mirası hat sanatı Iraklı hattatın elinde hayat buluyor Irak’ın Erbil kentinde hat sanatçılığı yapan 40 yaşındaki Muhammed Necat, Van’ın Erciş ilçesindeki Hıfzı Efendi Camii duvarlarını hat sanatı ile donattı. Osmanlı başta olmak üzere birçok İslam ülkesinin cami duvarlarını süsleyen hat sanatı, Iraklı hattat Muhammed Necat’ın elinde hayat bulmaya devam ediyor. Asıl adı Şeyh Musa Azmi olan ünlü hattat Hamid Aytaç’ın çırağı olan babasından sanatı öğrenen Iraklı hattat, ülkesinde 50’den fazla caminin duvarlarını hat sanatı ile süsledi. Türkiye’de ilk defa Van’ın Erciş ilçesinde sanatını icra eden Hattat Necat, ilçede Hıfzı Efendi Camii’nin duvarlarını hat sanatı ile donattı. Kur’an-ı kerimden çeşitli ayetleri cami duvarlarına aşkla işleyen Muhammed Necat, "40 yaşındayım. Babamdan bu işi öğrendim. Yaklaşık 14-15 yaşından beri bu işiyle uğraşıyorum. Babam 1978’de Hamid Aytaç’ın yanına gelmiş. İcazeti ondan almış. Ben de babamdan bu mesleği aldım, öğrendim. Küçüklükten beri bu cami işleriyle uğraşıyoruz. Allah’a şükürler olsun Erbil’de, Süleymaniye’de, Duhok’ta, Bağdat’ta bir çok cami yazdık. Ama ilk defa Türkiye’ye geliyorum. Yaklaşık 9-8 tane ayet burada yazıyorum. Erciş halkını çok sevdim. Ümit ederim ki Türkiye’nin diğer şehirlerinde de böyle eserler bırakmak istiyorum. Allah nasip ederse çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Osmanlı mirası hat sanatı Iraklı hattatın elinde hayat buluyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 14:44 Osmanlı mirası hat sanatı Iraklı hattatın elinde hayat buluyor Irak’ın Erbil kentinde hat sanatçılığı yapan 40 yaşındaki Muhammed Necat, 15 yaşında başladığı hat sanatına devam ediyor. Osmanlı başta olmak üzere birçok İslam ülkesinin cami duvarlarını süsleyen hat sanatı, Iraklı hattat Muhammed Necat’ın elinde hayat bulmaya devam ediyor. Asıl adı Şeyh Musa Azmi olan ünlü hattat Hamid Aytaç’ın çırağı olan babasından sanatı öğrenen Iraklı hattat, ülkesinde 50’den fazla caminin duvarlarını hat sanatı ile süsledi. Türkiye’de ilk defa Van’ın Erciş ilçesinde sanatını icra eden Hattat Necat, ilçede Hıfzı Efendi Camii’nin duvarlarını hat sanatı ile donattı. Kur’an-ı kerimden çeşitli ayetleri cami duvarlarına aşkla işleyen Necat, amacının Türkiye’de özellikle de İstanbul camilerinde sanatını icra ettiğini ifade eden Muhammed Necat, "40 yaşındayım. Babamdan bu işi öğrendim. Yaklaşık 14-15 yaşından beri bu işiyle uğraşıyorum. Babam 1978’de Hamid Aytaç’ın yanına gelmiş. İcazeti ondan almış. Ben de babamdan bu mesleği aldım, öğrendim. Küçükten beri bu cami işleriyle uğraşıyoruz. Allah’a şükürler olsun biz çok cami yazdık. Erbil’de, Süleymaniye’de, Duhok’ta, Bağdat’ta. Ama ilk defa Türkiye’ye geliyorum. Yaklaşık 9-8 tane ayet burada yazıyorum. Erciş, burayı çok sevdim, Erciş halkını çok sevdim. Ümit ederim ki inşallah Türkiye’nin diğer şehirlerinde de böyle eseri bırakmak istiyorum. Allah nasip ederse çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Van’da kritik şah damarı tümörü ameliyatları başarıyla yapılıyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:55 Van’da kritik şah damarı tümörü ameliyatları başarıyla yapılıyor Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, zorlu ve hayati risk taşıyan şah damarı (glomus) tümörü ameliyatlarında edindiği yüksek tecrübe sayesinde Türkiye’nin farklı illerinden gelen hastaları başarıyla tedavi ediyor. Boyun bölgesindeki hayati yapılar nedeniyle en riskli operasyonlar arasında gösterilen şah damarı tümörü ameliyatları, tecrübe gerektirdiği için Türkiye’de sınırlı sayıda hekim tarafından uygulanabiliyor. Lokman Hekim Van Hastanesinde görev yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel ise yıllar içinde edindiği deneyimle hem bölgeden hem de farklı illerden gelen hastaların tercih ettiği isimlerden biri hâline geldi. Meslek hayatının ilk yıllarında şah damarı tümörüne neredeyse hiç rastlamadığını belirten Prof. Dr. Halil Başel, Van’a geldikten sonra bu tümörlerin bölgede daha yaygın olduğunu fark ettiklerini söyledi. Başel son olarak Bursa’dan gelen 28 yaşındaki Ömer Faruk Yıldırım ile Manisa’dan gelen 45 yaşındaki Gülnur Atalay’ın da şah damarı tümörü nedeniyle kendisine başvurduğunu ve ameliyatlarının başarılı geçtiğini dile getirdi. "İlk ameliyatımda stresten iki gün uyuyamadım" İlk ameliyat dönemlerinde yaşadıkları zorlukları ve bugün ulaşılan tecrübeyi anlatan Prof. Dr. Başel, "İlk kez Van’a geldiğimde bu hastalığın bu kadar yaygın olduğunu fark ettim. O dönemde yaptığımız ilk glomus tümörü ameliyatında inanın stresten iki gün uyuyamadım. Çünkü gerçekten çok zor ve stresli bir ameliyattı. Ama şu anda çok sayıda vaka yaptığımız için en büyük ve en komplike tümörleri bile rahatlıkla çıkarabiliyoruz. Hasta yakınlarına da bilgi veriyorum; ameliyatlarımız genellikle yarım saat ile en fazla bir saat arasında sürüyor" dedi. "En küçük bir hata bile hayati risk oluşturabilir" Yıllar içinde yoğun vaka deneyimi kazandıklarını ve artık en komplike şah damarı tümörlerini dahi güvenle ameliyat ettiklerini dile getiren Başel, "Boyun bölgesi vücudun en karmaşık alanlarından biridir. Kalbe giden sinir, 12 kranial sinir, yemek borusu, soluk borusu, beyin damarları ve toplardamarlar, hepsi bu bölgededir. Dolayısıyla en küçük bir hata bile hayati risk oluşturabilir. Bu yüzden hekimler mümkün olduğunca bu bölgeye müdahale etmek istemez. Türkiye genelinde bu ameliyatı yapanların sayısı azdır. Ayda yılda bir gelen bir vakaya müdahale etmek tecrübesizlik anlamına gelir ve bu da hasta açısından risk demektir. Dolayısıyla birçok hekim bu bölgeye dokunmak istemez. Bu ameliyatların bizi bu kadar strese sokmasının nedeni de bölgenin zorluğu ve hayati önemi. Biz kalbin en komplike ameliyatlarını yapıyoruz. Normalde en zor ameliyat kalp ameliyatıdır. Fakat buna rağmen boyun bölgesi ameliyatları bize daha zor geliyor; çünkü boyun gerçekten çok kritik bir bölgedir" diye konuştu. "İyileşme süreci oldukça hızlı ve kolay oldu" Geldiği Bursa ilinde hastalığa 3 aylık bir süreç sonrası teşhis konulduğunu dile getiren 28 yaşındaki Ömer Faruk Yıldırım isimli hasta ise "Ameliyatın riskli olduğu ve doktorların bu konuda çok tecrübeli olmadığı söylendi. Ben de internetten araştırma yaparken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’i buldum. Hastalarının yorumları çok olumluydu. Bu sayede tedavi olmaya karar verdik. Ameliyat çok başarılı geçti. Şu an gayet iyiyim; istediğim zaman dışarı çıkabiliyor, gezip gelebiliyorum. İyileşme süreci de oldukça hızlı ve kolay oldu. Yani hiç yıpratıcı bir süreç yaşamadım" şeklinde konuştu. Eşinin internet üzerinden yaptığı araştırma sonucu Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’e denk geldiğini ifade eden Gülnur Atalay isimli hastanın eşi Meriç Atalay da doktorun şu an yaptığı ameliyat sayısının kendilerine güven verdiğini kaydetti.
Van’da zorlu şah damarı tümörü ameliyatları başarıyla yapılıyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:50 Van’da zorlu şah damarı tümörü ameliyatları başarıyla yapılıyor Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, zorlu ve hayati risk taşıyan şah damarı (glomus) tümörü ameliyatlarında edindiği yüksek tecrübe sayesinde Türkiye’nin farklı illerinden gelen hastaları başarıyla tedavi ediyor. Boyun bölgesindeki hayati yapılar nedeniyle en riskli operasyonlar arasında gösterilen şah damarı tümörü ameliyatları, tecrübe gerektirdiği için Türkiye’de sınırlı sayıda hekim tarafından uygulanabiliyor. Lokman Hekim Van Hastanesinde görev yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel ise yıllar içinde edindiği deneyimle hem bölgeden hem de farklı illerden gelen hastaların tercih ettiği isimlerden biri hâline geldi. Meslek hayatının ilk yıllarında şah damarı tümörüne neredeyse hiç rastlamadığını belirten Prof. Dr. Halil Başel, Van’a geldikten sonra bu tümörlerin bölgede daha yaygın olduğunu fark ettiklerini söyledi. Başel son olarak Bursa’dan gelen 28 yaşındaki Ömer Faruk Yıldırım ile Manisa’dan gelen 45 yaşındaki Gülnur Atalay’ın da şah damarı tümörü nedeniyle kendisine başvurduğunu ve ameliyatlarının başarılı geçtiğini dile getirdi. "İlk ameliyatımda stresten iki gün uyuyamadım" İlk ameliyat dönemlerinde yaşadıkları zorlukları ve bugün ulaşılan tecrübeyi anlatan Prof. Dr. Başel, "İlk kez Van’a geldiğimde bu hastalığın bu kadar yaygın olduğunu fark ettim. O dönemde yaptığımız ilk glomus tümörü ameliyatında inanın stresten iki gün uyuyamadım. Çünkü gerçekten çok zor ve stresli bir ameliyattı. Ama şu anda çok sayıda vaka yaptığımız için en büyük ve en komplike tümörleri bile rahatlıkla çıkarabiliyoruz. Hasta yakınlarına da bilgi veriyorum; ameliyatlarımız genellikle yarım saat ile en fazla bir saat arasında sürüyor" dedi. "En küçük bir hata bile hayati risk oluşturabilir" Yıllar içinde yoğun vaka deneyimi kazandıklarını ve artık en komplike şah damarı tümörlerini dahi güvenle ameliyat ettiklerini dile getiren Başel, "Boyun bölgesi vücudun en karmaşık alanlarından biridir. Kalbe giden sinir, 12 kranial sinir, yemek borusu, soluk borusu, beyin damarları ve toplardamarlar, hepsi bu bölgededir. Dolayısıyla en küçük bir hata bile hayati risk oluşturabilir. Bu yüzden hekimler mümkün olduğunca bu bölgeye müdahale etmek istemez. Türkiye genelinde bu ameliyatı yapanların sayısı azdır. Ayda yılda bir gelen bir vakaya müdahale etmek tecrübesizlik anlamına gelir ve bu da hasta açısından risk demektir. Dolayısıyla birçok hekim bu bölgeye dokunmak istemez. Bu ameliyatların bizi bu kadar strese sokmasının nedeni de bölgenin zorluğu ve hayati önemi. Biz kalbin en komplike ameliyatlarını yapıyoruz. Normalde en zor ameliyat kalp ameliyatıdır. Fakat buna rağmen boyun bölgesi ameliyatları bize daha zor geliyor; çünkü boyun gerçekten çok kritik bir bölgedir" diye konuştu. "İyileşme süreci oldukça hızlı ve kolay oldu" Geldiği Bursa ilinde hastalığa 3 aylık bir süreç sonrası teşhis konulduğunu dile getiren 28 yaşındaki Ömer Faruk Yıldırım isimli hasta ise "Ameliyatın riskli olduğu ve doktorların bu konuda çok tecrübeli olmadığı söylendi. Ben de internetten araştırma yaparken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’i buldum. Hastalarının yorumları çok olumluydu. Bu sayede tedavi olmaya karar verdik. Ameliyat çok başarılı geçti. Şu an gayet iyiyim; istediğim zaman dışarı çıkabiliyor, gezip gelebiliyorum. İyileşme süreci de oldukça hızlı ve kolay oldu. Yani hiç yıpratıcı bir süreç yaşamadım" şeklinde konuştu. Eşinin internet üzerinden yaptığı araştırma sonucu Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’e denk geldiğini ifade eden Gülnur Atalay isimli hastanın eşi Meriç Atalay da doktorun şu an yaptığı ameliyat sayısının kendilerine güven verdiğini kaydetti. (YLM-MSA-Y)
Van’da ilk kez çok ip boylu kaya tırmanışı eğitimi verildi
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:24 Van’da ilk kez çok ip boylu kaya tırmanışı eğitimi verildi Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) bünyesinde Van’da ilk kez çok ip boylu kaya tırmanışı eğitimi verildi. Rota Doğa Spor Kulübü tarafından organize edilen eğitim, Üçüncü Kademe Antrenör Nejdet Bozkurt ve Birinci Kademe Antrenör Sedat Karacan rehberliğinde gerçekleştirildi. Sporculara kaya tırmanışının temel teknikleri, güvenlik ekipmanlarının doğru ve etkin kullanımı, emniyet alma yöntemleri, lider tırmanış pratiği, ikiz ip ve çift ip teknikleri gibi çok ip boylu tırmanışın olmazsa olmaz unsurları uygulamalı şekilde aktarıldı. 12 sporcunun katıldığı tırmanış sırasında dikkat edilmesi gereken kurallar, risk yönetimi, rota planlaması ve saha değerlendirmesi üzerine detaylı bilgilendirmeler yapıldı. Konuya ilişkin konuşan Birinci Kademe Antrenör Sedat Karacan, eğitimin amacının sporcuları bilinçli, güvenli ve daha donanımlı hale getirmek olduğunu belirterek, Rota Doğa Spor Kulübü’nün bölgede dağcılık sporunun gelişimi için önemli adımlar atmaya devam ettiğini ifade etti. Karacan, çok ip boylu tırmanış eğitimlerinin özellikle dağcılıkta uzmanlık gerektiren alanlardan biri olduğuna söyledi. Rota Doğa Spor Kulübü, eğitimi başarıyla tamamlayan tüm sporcuları tebrik ederken, bölgedeki sporcuların gelişimi için farklı branşlara yönelik yeni eğitim programlarının da kısa süre içinde hayata geçirileceğini bildirdi.
Van TV artık full HD kalitesiyle yayında
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:13 Van TV artık full HD kalitesiyle yayında Van’ın önemli medya kuruluşlarından Van TV, kalitesinde büyük bir dönüşüm gerçekleştirerek artık Full HD ile yeniden yayın hayatına başladı. Van TV, teknolojik altyapısını yenileyerek seyircilere daha kaliteli bir ekran deneyimi sunmayı hedefliyor. Van TV imtiyaz sahibi Zahir Kandaşoğlu, uzun süredir üzerinde çalışılan iyileştirme sürecinin başarıyla tamamlandığını belirterek, "İzleyicilerimize en net görüntüyü ulaştırmak için Full HD yayına geçmiş bulunuyoruz. Bölgenin sesi ve gözü olma misyonumuzu, yeni yayın kalitesiyle çok daha güçlü sürdüreceğiz" dedi. Kanalın Full HD yayınının artık Türksat uydusu üzerinden rahatlıkla izlenebileceğini vurgulayan Zahir Kandaşoğlu, Van TV’nin güncel frekans bilgilerini şöyle paylaştı: "Tip: HD Frekans: 11837 Sembol Oranı (SR): 30000 Polarizasyon: V - Dikey." Kandaşoğlu, izleyicilerin bu bilgileri uydu alıcılarına girerek yayına kolaylıkla ulaşabileceğini belirtti. Kandaşoğlu, "Van TV, full HD yayınla birlikte yalnız bölge halkına değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki ve yurt dışındaki izleyicilere de daha kaliteli içerik ulaştırmayı amaçlıyor. Haberden programa, belgeselden canlı yayınlara kadar tüm içerikler daha profesyonel bir formatla ekrana taşınacak" ifadelerini kullandı. Kandaşoğlu, yeni dönemin sadece teknik bir yenilik olmadığını, aynı zamanda yayın anlayışının da geliştiğini ifade ederek, "Van TV olarak izleyici memnuniyetini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Full HD yayın, bu vizyonun en önemli adımlarından biri. Bölgenin gerçeklerini, kültürünü ve sesini daha güçlü bir şekilde ekrana taşımaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.