Yerel Haberler
Yalova
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:21 Çiftlikköy Belediyesi’nin işgaliye bedelini 23 gram altın karşılığı aldığı iddiası Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde lunapark işletmeciliği yapan Celal Balcı, 2024 yılında 60 bin liralık işgaliye bedelini talep üzerine 23 gram altın karşılığında verdi. 2024 yılına ait gecikme faizleriyle 113 bin 273 TL işgaliye borcu olduğuna yönelik yazı gönderilen ve tahliyesi istenen esnaf şok yaşadı. Balcı, Belediye Başkanı Adil Yele ve 3 belediye çalışanı hakkında suç duyurusunda bulundu. Sahil Mahallesi Mokamp’ta 2013 yılından bu yana lunapark işletmeciliği yapan Celal Balcı, 2024 yılında kendisinden 60 bin TL olan işgaliye bedeli yerine 23 gram altın istendiğini fakat bunu vermesine rağmen borç ve tahliye yazısını kendisine ulaştığını söyledi. 113 bin 273 TL işgaliye borcu çıkarılan esnaf 30 gün içinde yeri boşaltılması talep edildi. Balcı, durumu belediyeye bildirse de sonuç alamadı. Başkan doğum ve düğünlerde takı olarak kullanacak denildi Yaşadığı olayı anlatan Balcı, "2024 yılında belediye başkanının yanına yaz sezonu sözleşmesi yapmak adına, fiyat belirlenmesi için gittim. Orada projesinin olduğunu ama daha henüz projenin şekillenmediğini proje oluşturduktan sonra tekrar görüşeceğini söyledi. Ben de kendisine projenin kenarında köşesinde yer almak istediğimi söyledim. Bunu da düşüneceğini söyleyince fiyat belirlemesine geçti. İşte enflasyon oranları şey yapalım derken 60 bin lira karşılığında biz uzlaştık. Birkaç gün sonraydı zabıtadan Haluk Aydın yanıma geldi kendisi işte belediye başkanının doğumlarda, düğünlerde ikram ettiği gram altınlar olduğunu, belediyenin borcundan dolayı bunu cebinden karşıladığını, bu da birazcık külfet geldiğini söyledi. Bu ödemeyi sen bize altın olarak yapabilir misin? Sen bu güzelliği yaparsan başkan da bunun altında kalmaz. Sana da burada küçükte bir alan bırakacağını söyleyince ben de kabul ettim" dedi. 23 gram altını teslim etti Zabıta Müdürlüğü’nde 2024 yılı sözleşmesini imzaladıklarını belirten Balcı, "Haluk Aydın 60 bin lira karşılığında, 23 gram altın olduğunu söyledi. Ben sözleşmeyi aldım, yanından ayrıldım. Daha sonrasında Kurban Bayramından sonraydı. Yalova’da bir kuyumcudan ben bu altınları satın aldım. Haluk Aydın’a bunu teslim edecektim ama Haluk Aydın o gün izne çıkmış, memleketine gidiyormuş. Ben daha sonrasında başkanlık makamındaki görevli personel Barış Sarısoy’a bunu teslim ettim. Ettiğimde de bu benim işgaliye bedelimin olduğunu, bununla ilgili haberinizin olduğunu, zabıtanın da bilgisinin olduğunu falan söyledim. Yanımdan ayrıldım" diye konuştu. Defalarca talep etti, makbuz verilmedi Balcı, 2025 yılı haziran ayı başında belediyeden yazı geldiğini ve 30 gün içinde tahliye istendiğini dile getirdi. İtiraz ettiğini fakat olumsuz yanıt aldığını anlatan Balcı, şöyle konuştu: "Bunlar olurken 2024 senesinde yaz sezonu bittiğinde ben bu Haluk Aydın’a sözlü olarak hani ben bu parayı ödedim ama bana bunun karşılığına makbuz vermediniz diye söyledim. ‘Şu an işte atamalar gerçekleşiyor, işte yer değişiklikleri falan yapılıyor. O yüzden biraz zaman ver, biz sana makbuzu vereceğiz’ dedi, öteledi. 2025 şeyine geldiğimiz zaman yine söyledim. Gelir emlak, gelir şefliğinden alabilirsin dediler. Gelir şefliğine gidiyorum, sözleşmemi gösteriyorum. Bunun sözleşmenin makbuzunu vermediler. Orada bana bu konu zabıta müdürlüğüne ait işgali şeyleri, bu konu bizimle alakalı değil. Siz bunu zabıtadan almanız gerekir diye söylediler. Zabıtaya gidiyorum. Yine cevap yok. Mesela resmi olarak ben dilekçeler yazdım. Makbuzumu istediğime dair. Resmi olarak yazdığım dilekçeler evrak kayıta veriyorum ama bana geri dönüş yapılmıyor. Cevap yazmıyorlar." 113 bin lira borç çıkardılar Daha sonrasında belediyeden arandığını ve 113 bin lira kendisin borç çıkartıldığını ifade den Balcı, "Encümen kararında 113 bin lira gibi bir borç çıkartılmış. 2024 Sözleşmesi diye yazılmış. Dedim ki benim 2024 Sözleşmem zaten 60 bin lira. Bu 113 bin lira bu nerede çıkıyor onu bilemedim dedim. Hatta 2024 senesinde ilgili ben dedim dilekçeler verdim. Makbuz istediğime dair. Benden makbuzlarımın evrak kayıt numaralarını istedi. Kendisine verdim. Evrak kayıttan çıkarttılar. Evet istediğimi beyan etmişim. Bana bu sefer baskı şu şekilde işte kaymakamlık oraya gelecek. Emniyeti oraya taşıyacak. Makinelerin Kaldıracaklar, bak orada malından dolacaksın, bir de orada yapılan hizmetten dolayı sana ayrıyeten de takip kesilecek, çok paran gidecek, sen hiç bu konulara girme, makinelerini bir an önce kaldır diye böyle de bir baskı yaptılar bana" ifadesini kullandı. Geriye dönük işlem yapıldı. Balcı, çıkarılan borç ile ilgili detay bilgi talep ettiğini dile getirerek, "Borç dökümünü çıkarttım zabıtadan. Borç dökümünde tahakkukun 2025 ama son ödeme tarihinin 2024 olduğu yazıyor. Geriye dönük işlem siz nasıl yapabiliyorsunuz. 2024 sözleşmesine 2025’te mi giriyorsunuz? Bunun nasıl olduğunu, usule aykırı olduğunu, bunun bana bir açıklamasının yapılmasını istedim fakat bununla ilgili de bir cevap verilmedi. Ve arkasından da şimdi de tahliye işlemini başlattılar ve benim makinelerimi kaldırdılar. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Valiliğe de idari soruşturulması için de gereken başvuruyu yaptım. Valilik olayın incelenmesi için kaymakamlığa bildirdi. Kaymakamlık beni aradı. Gittim oraya ifademi verdim. Bekliyorum artık ne olacaksa" dedi. Öte yandan, Çiftlikköy Belediyesi’nin de olayla ilgili yasal süreç başlattığı ve suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Oyunları boza boza bugüne geldik"
19 Ocak 2024 Cuma - 18:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Oyunları boza boza bugüne geldik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükçekmece’de başörtülü bir kadına ve medya mensuplarına yapılan saldırı üzerinden CHP’ye eleştiri yönelterek, "Hırsızlıkları, yolsuzlukları; belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan, hakaret eden küfreden edepsizler bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde "sırf kendilerine oy vermediler" diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz" dedi. Yalova’da Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılıp partisinin ilçe belediye başkan adaylarını tanıtan Erdoğan, gördüğü ilgi karşısında mutlu oldu. "Meclise tünel kazıyorlar" Mahalli idareler seçiminin ayrı bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Bizim ittifakımız tek millet, tek bayrak, tek vatan tek devlet şiarı altında birleşenlerin ittifakıdır. CHP gibi istismar siyaseti yapanların sonu DEM gibi bölücü emeller peşinde koşan partilerin elinde oyuncak olmaktır. Bu zihniyet 18 yıl hapse mahkum olmuş bir teröristi meclise taşımak için hukukun altından tünel kazmakla kalmıyor, şimdi işi daha ileri götürüp mahalli seçim işbirliği kisvesi altında cezaevindeki terör örgütü mensuplarını salmanın hesabını yapıyorlar. "3-5 oy daha fazla alacağız, 2-3 belediyede oylarımızı arttıracağız" diye hoyratça çiğnenmedik hiç bir ilke, hiç bir değer bırakmadılar. Gazi Mustafa Kemal’in partisini götürdüler, siyasi kariyerleri uğruna bölücü örgütün demine rehin verdiler. Gel bakalım Muharrem dediler Feto taktikleri ile tasfiye ettiler. Bay Kemal’i günah keçisi ilan edip yalnızlığa iterek CHP’nin başına Özgür Efendi’yi getirenlerin ilk işi bu partiyle bölücü örgütün güdümündeki partiyi demlemek oldu" dedi. "Başörtülü kadınlara dil uzatan, gazetecilere saldırınlar bunlar" CHP ve DEM partinin yedikleri içtiklerinin ayrı olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkenin ve milletin aleyhine her işte CHP ve DEM birlikte hareket ediyor. Aynı şekilde ülkenin ve milletin lehine ne iş varsa hepsine CHP ve DEM birlikte takoz koyuyorlar. Teröre karşı en etkili silahınız olan SİHA’lar rahatsız olanlar bunlar. Bölücü emellere set çeken sınır ötesi harekatlarımızdan rahatsız olanlar bunlar. Türkiye’nin nüfuz alanının genişlemesinden rahatsız olanlar bunlar, 30 yıllık işgalin ardından Karabağ’ın özgürleşmesinden rahatsız olan bunlar, Filistin’de hakkı ve adaleti savunmamızdan rahatsız olanlar bunlar. İsrail Filistin arasında ne yazık ki İsrail’in yanında yer alanlar bunlar, ülkemizin mazlum ve mağdurlara el uzatmasından rahatsız olanlar yine bunlar. Hırsızlıkları, yolsuzlukları belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan hakaret eden küfreden edepsizler yine bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde sırf kendilerine oy vermediler diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz. Onun için Yalova inşallah 31 Mart’a kadar durmadan usanmadan, sandıkları patlatarak tüm belediyeleriyle beldeleriyle birlikte burada bir destan yazacak" diye konuştu. "Cumhur ittifakı ülkenin bekası, milletin geleceği için kuruldu" CHP’nin parti içi kavgalardan fırsat buldukça, daha büyük kavgayı millete karşı verdiğini kaydeden Erdoğan, "Safların netleşmesi memleketin hayrınadır. Yıllarca Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet istismarı yaparak milleti kandıran piyasa Atatürkçülerinin gerçek yüzleri bu kirli işbirliği ile inkarı mümkün olmayacak şekilde ortaya çıkmıştır. Eskiler "bila gayret la devlet" derler. Yani gayreti olmayanın devleti de, gücü de olmaz. Biz ülkemizi kalkındırmanın ve büyütmenin peşindeyiz. Milletimizi müreffeh ve huzurlu hayata kavuşturmanın derdindeyiz. Milletimizin gücünü arttırmanın çabası içindeyiz. CHP ve DEM’e eleştiri sebebi de sömürgecilerin değirmenlerine su taşıyarak hedeflerimizin önünü kesmeye kalkmalarıdır. Yoksa biz ülkenin ve milletin hayrına siyaset izleyen programı ve projesi olan herkesle görüşmeye, konuşmaya, birlikte hareket etmeye varız. Cumhur İttifakı çatısı altında bunu yapıyoruz. Cumhur İttifakı milletvekili veya belediye başkanlığı pazarlığı için değil, ülkenin bekası, milletin geleceği, devletimizin bütünlüğü için kurulmuş ilkeler ittifakıdır. 31 Mart’tan sonra da bu ittifakla mecliste ve belediyelerde ülkeye ve belediyelere güzel hizmetler kazandırmaya devam edeceğiz. Yalova’nın bu seçimde kendine yakışanı yaparak sadece kendi geleceğine sahip çıkmakla kalmayıp tüm Türkiye’ye çok güzel bir mesaj vereceğine inanıyorum. Marmara bölgemizin bu nadide şehrinin hayallerine uygun ve hak ettiği hizmetleri alabilmesi için milletvekili, belediye başkanıyla, Cumhurbaşkanıyla hep birlikte çalışacak koşturacağız. Bunun için önce sizlerin sandıkları patlatması gerekiyor. Sizlerden bunun sözünü istiyorum. Bilirim ki Yalova delikanlı şehirdir, sözünde durur. Siyasette yarım asrı, belediyecilikte 30 yılı ülkeye hizmette 21 yılı geride bırakmış bir kardeşiniz olarak karşınızda bulunuyorum" diye konuştu. "31 Mart’ta alnımızın akıyla çıkacağız" Geçmişimizde hem şehrimiz, hem ülkemiz, hem dünyamız için hayallerimiz vardı. Medeniyetimizin binlerce birikimini öğrendikçe ufkumuz açıldı. Ecdadın bu coğrafyayı nasıl yönettiğine vakıf oldukça arttı. Ülkemizin bulunduğu yere baktıkça adeta üzülüyor, isyan noktasına geliyorduk. Türkiye’nin potansiyeli çok daha fazlasına el verdikçe, bunları neden hayata geçiremediğimizi anlamakta zorlanıyorduk. Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak sorumluluk üstlendikçe meselelerin arka planını daha iyi görme imkanı bulduk. Asırlık korkuları, hesaplaşmaların, ataletlerin bir araya geldiği iklimi değiştirmek için çok mücadele verdik. Vesayet dediğimiz güç odakları Türkiye’nin silkinip ayağa kalkması için her yola başvurdular. Cumhuriyet mitinglerinden, gezi olaylarına, darbe girişimlerinden terör saldırılarına, kaos çıkarmadan ekonomik kaoslara kadar uzanan nice oyunları boza boza bugünlere geldik. Hala attığımız her adımda gizli veya açık pek çok tezgahla karşılaşıyoruz. Ülkemizin siyasi istikrar, sosyal huzuru, ekonomik işleyişini tehdit eden hiç bir gelişme, hadise tesadüf değildir. Hepsi de aynı oyunun parçası aynı kötü niyetlerin yansımasıdır. Amaç Türkiye’yi hem kazanımlarından etmek, hem hedeflerinden uzaklaştırmaktır. Ülkemizin her başarısı, bunların kabusu, her sıkıntısı sevinci haline dönüşüyor. Eskiler zahmetsiz rahmet olmaz derler. Elbette 2023 hedeflerimize yürürken Türkiye yüzyılı için yola çıkarken karşılaştığımız zorlukları, sıkıntıları engelleri az çok tahmin ediyorduk. Böylesine pervasız ve saldırgan tavrı beklemiyorduk. Buna rağmen Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle hepsinin üstesinden geldik. Verdiğimiz mücadelenin en önemli dönüm noktaları seçimlerdir. Her seçim Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinde yeni bir safhayı temsil ediyor. Mayıs ayında son dönemlerin en önemli imtihanını başarıyla verdik. İnşallah 31 Mart’taki sandık imtihanından da alnımızın akıyla çıkacağız. Böylece 2028’e kadar tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmeye harcayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun." şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan; Mustafa Tutuk’un Yalova Belediye Başkanlığı’nı yeniden açıklarken, Altınova’da Regaib Ahmet Özyiğit, Armutlu’da Cengiz Aslan, Çınarcık’ta Numan Soyer, Çiftlikköy’de Doktor Recep Hacı, Termal’de Hüseyin Sinan Acar’ın adaylığını ilk kez duyurdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Büyükçekmece’deki olay ve DEM parti üzerinden CHP’ye eleştiri
19 Ocak 2024 Cuma - 18:16 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Büyükçekmece’deki olay ve DEM parti üzerinden CHP’ye eleştiri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükçekmece’de başörtülü bir kadına ve medya mensuplarına yapılan saldırı üzerinden CHP’ye eleştiri yönelterek, "Hırsızlıkları, yolsuzlukları; belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan, hakaret eden küfreden edepsizler bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde "sırf kendilerine oy vermediler" diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz" dedi. Yalova’da Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılıp partisinin ilçe belediye başkan adaylarını tanıtan Erdoğan, gördüğü ilgi karşısında mutlu oldu. "Meclise tünel kazıyorlar" Mahalli idareler seçiminin ayrı bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Bizim ittifakımız tek millet, tek bayrak, tek vatan tek devlet şiarı altında birleşenlerin ittifakıdır. CHP gibi istismar siyaseti yapanların sonu DEM gibi bölücü emeller peşinde koşan partilerin elinde oyuncak olmaktır. Bu zihniyet 18 yıl hapse mahkum olmuş bir teröristi meclise taşımak için hukukun altından tünel kazmakla kalmıyor, şimdi işi daha ileri götürüp mahalli seçim işbirliği kisvesi altında cezaevindeki terör örgütü mensuplarını salmanın hesabını yapıyorlar. "3-5 oy daha fazla alacağız, 2-3 belediyede oylarımızı arttıracağız" diye hoyratça çiğnenmedik hiç bir ilke, hiç bir değer bırakmadılar. Gazi Mustafa Kemal’in partisini götürdüler, siyasi kariyerleri uğruna bölücü örgütün demine rehin verdiler. Gel bakalım Muharrem dediler Feto taktikleri ile tasfiye ettiler. Bay Kemal’i günah keçisi ilan edip yalnızlığa iterek CHP’nin başına Özgür Efendi’yi getirenlerin ilk işi bu partiyle bölücü örgütün güdümündeki partiyi demlemek oldu" dedi. "Başörtülü kadınlara dil uzatan, gazetecilere saldırınlar bunlar" CHP ve DEM partinin yedikleri içtiklerinin ayrı olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkenin ve milletin aleyhine her işte CHP ve DEM birlikte hareket ediyor. Aynı şekilde ülkenin ve milletin lehine ne iş varsa hepsine CHP ve DEM birlikte takoz koyuyorlar. Teröre karşı en etkili silahınız olan SİHA’lar rahatsız olanlar bunlar. Bölücü emellere set çeken sınır ötesi harekatlarımızdan rahatsız olanlar bunlar. Türkiye’nin nüfuz alanının genişlemesinden rahatsız olanlar bunlar, 30 yıllık işgalin ardından Karabağ’ın özgürleşmesinden rahatsız olan bunlar, Filistin’de hakkı ve adaleti savunmamızdan rahatsız olanlar bunlar. İsrail Filistin arasında ne yazık ki İsrail’in yanında yer alanlar bunlar, ülkemizin mazlum ve mağdurlara el uzatmasından rahatsız olanlar yine bunlar. Hırsızlıkları, yolsuzlukları belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan hakaret eden küfreden edepsizler yine bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde sırf kendilerine oy vermediler diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz. Onun için Yalova inşallah 31 Mart’a kadar durmadan usanmadan, sandıkları patlatarak tüm belediyeleriyle beldeleriyle birlikte burada bir destan yazacak" diye konuştu. "Cumhur ittifakı ülkenin bekası, milletin geleceği için kuruldu" CHP’nin parti içi kavgalardan fırsat buldukça, daha büyük kavgayı millete karşı verdiğini kaydeden Erdoğan, "Safların netleşmesi memleketin hayrınadır. Yıllarca Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet istismarı yaparak milleti kandıran piyasa Atatürkçülerinin gerçek yüzleri bu kirli işbirliği ile inkarı mümkün olmayacak şekilde ortaya çıkmıştır. Eskiler "bila gayret la devlet" derler. Yani gayreti olmayanın devleti de, gücü de olmaz. Biz ülkemizi kalkındırmanın ve büyütmenin peşindeyiz. Milletimizi müreffeh ve huzurlu hayata kavuşturmanın derdindeyiz. Milletimizin gücünü arttırmanın çabası içindeyiz. CHP ve DEM’e eleştiri sebebi de sömürgecilerin değirmenlerine su taşıyarak hedeflerimizin önünü kesmeye kalkmalarıdır. Yoksa biz ülkenin ve milletin hayrına siyaset izleyen programı ve projesi olan herkesle görüşmeye, konuşmaya, birlikte hareket etmeye varız. Cumhur İttifakı çatısı altında bunu yapıyoruz. Cumhur İttifakı milletvekili veya belediye başkanlığı pazarlığı için değil, ülkenin bekası, milletin geleceği, devletimizin bütünlüğü için kurulmuş ilkeler ittifakıdır. 31 Mart’tan sonra da bu ittifakla mecliste ve belediyelerde ülkeye ve belediyelere güzel hizmetler kazandırmaya devam edeceğiz. Yalova’nın bu seçimde kendine yakışanı yaparak sadece kendi geleceğine sahip çıkmakla kalmayıp tüm Türkiye’ye çok güzel bir mesaj vereceğine inanıyorum. Marmara bölgemizin bu nadide şehrinin hayallerine uygun ve hak ettiği hizmetleri alabilmesi için milletvekili, belediye başkanıyla, Cumhurbaşkanıyla hep birlikte çalışacak koşturacağız. Bunun için önce sizlerin sandıkları patlatması gerekiyor. Sizlerden bunun sözünü istiyorum. Bilirim ki Yalova delikanlı şehirdir, sözünde durur. Siyasette yarım asrı, belediyecilikte 30 yılı ülkeye hizmette 21 yılı geride bırakmış bir kardeşiniz olarak karşınızda bulunuyorum" diye konuştu. "31 Mart’ta alnımızın akıyla çıkacağız" Geçmişimizde hem şehrimiz, hem ülkemiz, hem dünyamız için hayallerimiz vardı. Medeniyetimizin binlerce birikimini öğrendikçe ufkumuz açıldı. Ecdadın bu coğrafyayı nasıl yönettiğine vakıf oldukça arttı. Ülkemizin bulunduğu yere baktıkça adeta üzülüyor, isyan noktasına geliyorduk. Türkiye’nin potansiyeli çok daha fazlasına el verdikçe, bunları neden hayata geçiremediğimizi anlamakta zorlanıyorduk. Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak sorumluluk üstlendikçe meselelerin arka planını daha iyi görme imkanı bulduk. Asırlık korkuları, hesaplaşmaların, ataletlerin bir araya geldiği iklimi değiştirmek için çok mücadele verdik. Vesayet dediğimiz güç odakları Türkiye’nin silkinip ayağa kalkması için her yola başvurdular. Cumhuriyet mitinglerinden, gezi olaylarına, darbe girişimlerinden terör saldırılarına, kaos çıkarmadan ekonomik kaoslara kadar uzanan nice oyunları boza boza bugünlere geldik. Hala attığımız her adımda gizli veya açık pek çok tezgahla karşılaşıyoruz. Ülkemizin siyasi istikrar, sosyal huzuru, ekonomik işleyişini tehdit eden hiç bir gelişme, hadise tesadüf değildir. Hepsi de aynı oyunun parçası aynı kötü niyetlerin yansımasıdır. Amaç Türkiye’yi hem kazanımlarından etmek, hem hedeflerinden uzaklaştırmaktır. Ülkemizin her başarısı, bunların kabusu, her sıkıntısı sevinci haline dönüşüyor. Eskiler zahmetsiz rahmet olmaz derler. Elbette 2023 hedeflerimize yürürken Türkiye yüzyılı için yola çıkarken karşılaştığımız zorlukları, sıkıntıları engelleri az çok tahmin ediyorduk. Böylesine pervasız ve saldırgan tavrı beklemiyorduk. Buna rağmen Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle hepsinin üstesinden geldik. Verdiğimiz mücadelenin en önemli dönüm noktaları seçimlerdir. Her seçim Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinde yeni bir safhayı temsil ediyor. Mayıs ayında son dönemlerin en önemli imtihanını başarıyla verdik. İnşallah 31 Mart’taki sandık imtihanından da alnımızın akıyla çıkacağız. Böylece 2028’e kadar tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmeye harcayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun." şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan; Mustafa Tutuk’un Yalova Belediye Başkanlığı’nı yeniden açıklarken, Altınova’da Regaib Ahmet Özyiğit, Armutlu’da Cengiz Aslan, Çınarcık’ta Numan Soyer, Çiftlikköy’de Doktor Recep Hacı, Termal’de Hüseyin Sinan Acar’ın adaylığını ilk kez duyurdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Büyükçekmece’deki olay ve DEM parti üzerinden CHP’ye eleştiri
19 Ocak 2024 Cuma - 18:12 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Büyükçekmece’deki olay ve DEM parti üzerinden CHP’ye eleştiri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükçekmece’de başörtülü bir kadına ve medya mensuplarına yapılan saldırı üzerinden CHP’ye eleştiri yönelterek, "Hırsızlıkları, yolsuzlukları; belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan, hakaret eden küfreden edepsizler bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde "sırf kendilerine oy vermediler" diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz" dedi. Yalova’da Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılıp partisinin ilçe belediye başkan adaylarını tanıtan Erdoğan, gördüğü ilgi karşısında mutlu oldu. "Meclise tünel kazıyorlar" Mahalli idareler seçiminin ayrı bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Bizim ittifakımız tek millet, tek bayrak, tek vatan tek devlet şiarı altında birleşenlerin ittifakıdır. CHP gibi istismar siyaseti yapanların sonu DEM gibi bölücü emeller peşinde koşan partilerin elinde oyuncak olmaktır. Bu zihniyet 18 yıl hapse mahkum olmuş bir teröristi meclise taşımak için hukukun altından tünel kazmakla kalmıyor, şimdi işi daha ileri götürüp mahalli seçim işbirliği kisvesi altında cezaevindeki terör örgütü mensuplarını salmanın hesabını yapıyorlar. "3-5 oy daha fazla alacağız, 2-3 belediyede oylarımızı arttıracağız" diye hoyratça çiğnenmedik hiç bir ilke, hiç bir değer bırakmadılar. Gazi Mustafa Kemal’in partisini götürdüler, siyasi kariyerleri uğruna bölücü örgütün demine rehin verdiler. Gel bakalım Muharrem dediler Feto taktikleri ile tasfiye ettiler. Bay Kemal’i günah keçisi ilan edip yalnızlığa iterek CHP’nin başına Özgür Efendi’yi getirenlerin ilk işi bu partiyle bölücü örgütün güdümündeki partiyi demlemek oldu" dedi. "Başörtülü kadınlara dil uzatan, gazetecilere saldırınlar bunlar" CHP ve DEM partinin yedikleri içtiklerinin ayrı olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkenin ve milletin aleyhine her işte CHP ve DEM birlikte hareket ediyor. Aynı şekilde ülkenin ve milletin lehine ne iş varsa hepsine CHP ve DEM birlikte takoz koyuyorlar. Teröre karşı en etkili silahınız olan SİHA’lar rahatsız olanlar bunlar. Bölücü emellere set çeken sınır ötesi harekatlarımızdan rahatsız olanlar bunlar. Türkiye’nin nüfuz alanının genişlemesinden rahatsız olanlar bunlar, 30 yıllık işgalin ardından Karabağ’ın özgürleşmesinden rahatsız olan bunlar, Filistin’de hakkı ve adaleti savunmamızdan rahatsız olanlar bunlar. İsrail Filistin arasında ne yazık ki İsrail’in yanında yer alanlar bunlar, ülkemizin mazlum ve mağdurlara el uzatmasından rahatsız olanlar yine bunlar. Hırsızlıkları, yolsuzlukları belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan hakaret eden küfreden edepsizler yine bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde sırf kendilerine oy vermediler diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz. Onun için Yalova inşallah 31 Mart’a kadar durmadan usanmadan, sandıkları patlatarak tüm belediyeleriyle beldeleriyle birlikte burada bir destan yazacak" diye konuştu. "Cumhur ittifakı ülkenin bekası, milletin geleceği için kuruldu" CHP’nin parti içi kavgalardan fırsat buldukça, daha büyük kavgayı millete karşı verdiğini kaydeden Erdoğan, "Safların netleşmesi memleketin hayrınadır. Yıllarca Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet istismarı yaparak milleti kandıran piyasa Atatürkçülerinin gerçek yüzleri bu kirli işbirliği ile inkarı mümkün olmayacak şekilde ortaya çıkmıştır. Eskiler "bila gayret la devlet" derler. Yani gayreti olmayanın devleti de, gücü de olmaz. Biz ülkemizi kalkındırmanın ve büyütmenin peşindeyiz. Milletimizi müreffeh ve huzurlu hayata kavuşturmanın derdindeyiz. Milletimizin gücünü arttırmanın çabası içindeyiz. CHP ve DEM’e eleştiri sebebi de sömürgecilerin değirmenlerine su taşıyarak hedeflerimizin önünü kesmeye kalkmalarıdır. Yoksa biz ülkenin ve milletin hayrına siyaset izleyen programı ve projesi olan herkesle görüşmeye, konuşmaya, birlikte hareket etmeye varız. Cumhur İttifakı çatısı altında bunu yapıyoruz. Cumhur İttifakı milletvekili veya belediye başkanlığı pazarlığı için değil, ülkenin bekası, milletin geleceği, devletimizin bütünlüğü için kurulmuş ilkeler ittifakıdır. 31 Mart’tan sonra da bu ittifakla mecliste ve belediyelerde ülkeye ve belediyelere güzel hizmetler kazandırmaya devam edeceğiz. Yalova’nın bu seçimde kendine yakışanı yaparak sadece kendi geleceğine sahip çıkmakla kalmayıp tüm Türkiye’ye çok güzel bir mesaj vereceğine inanıyorum. Marmara bölgemizin bu nadide şehrinin hayallerine uygun ve hak ettiği hizmetleri alabilmesi için milletvekili, belediye başkanıyla, Cumhurbaşkanıyla hep birlikte çalışacak koşturacağız. Bunun için önce sizlerin sandıkları patlatması gerekiyor. Sizlerden bunun sözünü istiyorum. Bilirim ki Yalova delikanlı şehirdir, sözünde durur. Siyasette yarım asrı, belediyecilikte 30 yılı ülkeye hizmette 21 yılı geride bırakmış bir kardeşiniz olarak karşınızda bulunuyorum" diye konuştu. "31 Mart’ta alnımızın akıyla çıkacağız" Geçmişimizde hem şehrimiz, hem ülkemiz, hem dünyamız için hayallerimiz vardı. Medeniyetimizin binlerce birikimini öğrendikçe ufkumuz açıldı. Ecdadın bu coğrafyayı nasıl yönettiğine vakıf oldukça arttı. Ülkemizin bulunduğu yere baktıkça adeta üzülüyor, isyan noktasına geliyorduk. Türkiye’nin potansiyeli çok daha fazlasına el verdikçe, bunları neden hayata geçiremediğimizi anlamakta zorlanıyorduk. Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak sorumluluk üstlendikçe meselelerin arka planını daha iyi görme imkanı bulduk. Asırlık korkuları, hesaplaşmaların, ataletlerin bir araya geldiği iklimi değiştirmek için çok mücadele verdik. Vesayet dediğimiz güç odakları Türkiye’nin silkinip ayağa kalkması için her yola başvurdular. Cumhuriyet mitinglerinden, gezi olaylarına, darbe girişimlerinden terör saldırılarına, kaos çıkarmadan ekonomik kaoslara kadar uzanan nice oyunları boza boza bugünlere geldik. Hala attığımız her adımda gizli veya açık pek çok tezgahla karşılaşıyoruz. Ülkemizin siyasi istikrar, sosyal huzuru, ekonomik işleyişini tehdit eden hiç bir gelişme, hadise tesadüf değildir. Hepsi de aynı oyunun parçası aynı kötü niyetlerin yansımasıdır. Amaç Türkiye’yi hem kazanımlarından etmek, hem hedeflerinden uzaklaştırmaktır. Ülkemizin her başarısı, bunların kabusu, her sıkıntısı sevinci haline dönüşüyor. Eskiler zahmetsiz rahmet olmaz derler. Elbette 2023 hedeflerimize yürürken Türkiye yüzyılı için yola çıkarken karşılaştığımız zorlukları, sıkıntıları engelleri az çok tahmin ediyorduk. Böylesine pervasız ve saldırgan tavrı beklemiyorduk. Buna rağmen Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle hepsinin üstesinden geldik. Verdiğimiz mücadelenin en önemli dönüm noktaları seçimlerdir. Her seçim Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinde yeni bir safhayı temsil ediyor. Mayıs ayında son dönemlerin en önemli imtihanını başarıyla verdik. İnşallah 31 Mart’taki sandık imtihanından da alnımızın akıyla çıkacağız. Böylece 2028’e kadar tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmeye harcayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun." şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan; Mustafa Tutuk’un Yalova Belediye Başkanlığı’nı yeniden açıklarken, Altınova’da Regaib Ahmet Özyiğit, Armutlu’da Cengiz Aslan, Çınarcık’ta Numan Soyer, Çiftlikköy’de Doktor Recep Hacı, Termal’de Hüseyin Sinan Acar’ın adaylığını ilk kez duyurdu.
Yalova’da Mavi Vatan’a 4 yeni güç
19 Ocak 2024 Cuma - 16:37 Yalova’da Mavi Vatan’a 4 yeni güç Yalova’nın Altınova ilçesindeki Sefine Tershanesinde “Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Savunma sanayimizin sağladığı teknolojik kabiliyetlerin bir araya gelmesiyle kahraman ordumuz, terör örgütünün hareket kabiliyetini bitme noktasına getirmiştir" dedi. İnsansız hava araçları gibi Marlin, insansız deniz aracının da Türk donanmasına önemli katkılar sağlayacağını belirten Güler, "Yerli ve milli silah sistemlerimizle teçhiz edilen şanlı ordumuz, geniş bir coğrafyada aktif roller üstlenirken müzakere masalarının mimarı ülkemiz küresel bir aktör haline dönüşmüştür" diye konuştu. Yalova’da “Yeni Deniz Platformları ile insansız deniz aracı Marlin’in hizmete alım törenine katılan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, günün ilk saatlerinde Türkiye’nin bilim ve uzay alanındaki ilerlemesinin yeni bir adımına büyük bir gurur ve heyecanla şahitlik ettiklerini belirterek, "İlk kez bir Türk vatandaşımız Hava Kuvvetlerimizin seçkin bir personeli olan Albay Alper Gezeravcı, uzay bilim misyonumuz çerçevesinde uzay yolculuğuna çıktı. Bu yolculuk Türkiye Yüz yılında gerçekleştireceğimiz uzay çalışmaları için kıymetli ve tarihi bir adım olmuştur. Bu vesileyle Albay Alper Gezeravcı’ya ve onu takip edecek ufku geniş Türk gençlerine başarılar diliyor, onların asil milletimizin umudu olarak ülkemizi çok daha ileriye taşıyacaklarına yürekten inanıyorum" dedi. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde önemli ilerlemeler gerçekleştirdiğine dikkat çeken Güler, "Bunun arkasındaki temel etken şüphesiz ki sizin liderliğinizde ortaya konulan güçlü siyasi irade ve savunma sanayine sağlanan destektir. Her alanda tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız bu yolda ülkemiz yerli ve milli kaynaklarımızı kullanarak başlattığı teknoloji hamlesiyle, başta savunma sanayi olmak üzere birçok platformda kendi kendine yeter bir konuma ulaşmıştır. Nitekim yerli ve milli silah sistemlerimizle teçhiz edilen şanlı ordumuz, geniş bir coğrafyada aktif roller üstlenirken ülkemiz müzakere masalarının mimarı ve vazgeçilmez bir üyesi olarak uluslararası alandaki etkisini arttırmış küresel bir aktör haline dönüşmüştür. Ayrıca bugün kendi imkanlarımızla tasarlayıp ürettiğimiz ve sahada kendini kanıtlayan sistemlerimizin uluslararası ortamda da kabul görmesi ve her geçen gün marka değerini arttırması gurur vericidir. Bu yüksek seviyeye ulaşmamızda zatı aliniz engin belirleyici bir faktör olmuştur" dedi. "Savunma sanayimizin sağladığı teknolojik kabiliyetler ile kahraman ordumuz terör örgütünün hareket kabiliyetini bitme noktasına getirmiştir" Savunma sanayinin katkısının Türk Silahlı Kuvvetlerinin özellikle terörle mücadelede yurt içi ve sınır ötesindeki operasyonlarda elde ettiği başarılarda açıkça görüldüğünü ifade eden Güler, "Personelimizin kahramanlığı ve savunma sanayimizin sağladığı teknolojik kabiliyetlerin bir araya gelmesiyle kahraman ordumuz harekat sahasında büyük bir üstünlük sağlamış ve terör örgütünün hareket kabiliyetini bitme noktasına getirmiştir. Mehmetçiğin karşısında aciz kalan ve çaresizliğe mahkum olan alçak teröristler son çırpınışlarını vermektedirler. Ancak teröre karşı sürdürdüğümüz amansız mücadelemizde maalesef şehitlerimizde oluyor. Acımız büyük olsa da evlatlarımızın intikamını almak için kudretimiz daha büyük irademiz ve kararlılığımız ise tamdır. Bu vesileyle hain terör örgütünün son saldırılarında şehit olan silah arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum" dedi. Kutsal vatan topraklarını ve sınırları teröristlerden korumaya çalışırken mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatleri en iyi şekilde muhafaza etmek için faaliyetleri aralıksız olarak sürdürdüklerini dile getiren Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Bu kapsamda deniz ve hava gücümüzü daha da kuvvetlendirmek için büyük gayret sarf ediyor. Bugün de şahit olduğumuz üzere üstün gayretlerimizin karşılığını birer birer alıyoruz. Hizmete giren gemilerimiz ve insansız deniz aracımız, askeri ve sivil tersanelerimizin omuz omuza çalışarak ortaya koyduğu başarının en güzel örnekleridir. Bu gemilerimizle birlikte, deniz kuvvetlerimizin harekat kabiliyeti ve etkinliği daha da artacaktır. Aynı şekilde operasyonlarda yoğun bir şekilde kullandığımız insansız hava araçlarımız gibi Marlin, insansız deniz aracımızda şanlı donanmamıza önemli katkılar sağlayacaktır. Savunma sanayi alanında güçlü ve bağımsız olamayan milletlerin istikballerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Bu doğrultuda sürekli daha ileri gitmek ve sürekli daha gelişmişini üretmek mecburiyetindeyiz. Elde edeceğimiz her başarıyı bir sonraki büyük ve güçlü adımın öncüsü olarak görüyoruz. Çok iyi biliyoruz ki başarı bir yolculuktur. Bir varış noktası değildir. Cumhuriyetimizin ikinci asrında başladığımız bu kutlu yolculukta sizin liderliğinizde ve Türkiye Yüz Yılı hedeflerimiz doğrultusunda ecdadımıza yakışır yeni başarıları tarihimizin altın sayfalarına yazdırmak en büyük hedefimizdir. Bu anlayışla Milli Savunma Bakanlığı olarak yerli ve Milli sanayimizin geliştirilmesi dahil ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gece gündüz demeden çalışmaya, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz" diye konuştu. Güler sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Ayrıca 34 yıl önce 20 Ocak tarihinde hür ve bağımsız Azerbaycan için Bakü’de barışçıl bir şekilde gösteri yaparken acımasızca katledilerek şehadet makamına ulaşan can kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kahraman bahriyelilerimize de diyorum ki, denizleriniz sakin, provanız neta, yolunuz ve bahtınız açık olsun."