Yerel Haberler
Yalova
Yalova’da Balkan geleneği "marteniçka" yaşatılıyor 21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:39:52 Yalova’da Balkan coğrafyasının köklü gelenekleri arasında yer alan "marteniçka" Bulgaristan göçmeni vatandaşlar tarafından yaşatılmaya devam ediyor. Yalova Balkan Göçmenleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Göç) Kadın Kolları, baharın gelişi münasebetiyle Yalovalı vatandaşlara 17 bin marteniçka dağıtacak. Beyaz ve kırmızı yünden yapılan bu geleneksel süsler, dernek üyeleri tarafından özenle hazırlanıyor. Marteniçkalar 1 Mart 2026 Pazar günü 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara dağıtılacak. Kadınlar, marteniçkaları büyük bir emekle tek tek elleriyle hazırlarken şarkılar söyleyerek etkinliğe renk kattı. Bal-Göç Kadın Kolları Başkanı Gönül Yüzer, marteniçkanın anlamına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bahar geldiğinde, doğa çiçek açtığında ya da leylek gördüğümüzde marteniçkayı kolumuzdan veya bileğimizden çıkarıp çiçek açan bir ağaca bağlarız. Renklerin anlamı ise şöyledir: Beyaz; asalet, saflık ve özgürlüğü temsil eder. Kırmızı ise aşkı, tutkuyu ve yaşam enerjisini simgeler. Özellikle Bulgaristan Türkleri için marteniçka çok önemlidir. Bu, baharın gelişinin geleneğidir; çocukluk hatırasıdır, mahalle kültürüdür, Balkan sokaklarının kokusudur. Küçücük bir ip parçası gibi görünse de yüzyıllık bir gelenektir. Nerede yaşarsak yaşayalım, 1 Mart geldiğinde bileğimize kırmızı beyaz marteniçkayı takarak geçmişle sessiz bir bağ kurarız. Biz de Yalova BAL-GÖÇ Derneği olarak mart ayında tüm Yalova halkına marteniçka dağıtıyor ve marteniçka yapımına davet ediyoruz. Herkese güzel, sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyoruz" ifadelerini kullandı.
20 Şubat 2026 Cuma - 15:17 Yalova OSB’de güvenlik altyapısı güçleniyor Yalova Makine İhtisas OSB’de, firmaların ve çalışanların güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalar aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda bölgede daha önce hizmete alınan 112 Acil Sağlık Hizmetleri Birimi, Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) ve karakol binası sayesinde acil durumlara hızlı ve etkin müdahale imkânı sağlanırken, aynı zamanda çevrede bulunan yerleşim alanlarına da destek sunuluyor. Bölgenin güvenlik ve acil müdahale kapasitesini daha da güçlendirmek amacıyla OSB sınırları içerisinde kurulması planlanan itfaiye istasyonu çalışmaları da başlatıldı. Kurulacak itfaiye birimi, yangın önleme, müdahale ve kurtarma faaliyetlerinde aktif rol üstlenerek sanayi tesislerinde oluşabilecek risklere karşı hızlı ve etkili müdahale imkânı sağlayacak. Bu yatırım ile işletmelerin üretim süreçlerini güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürebilmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Hayata geçirilecek yangın önleme ve müdahale hizmetleri sayesinde sanayi tesislerinde meydana gelebilecek yangın vakalarının azaltılması ve üretim sürekliliğinin korunması amaçlanıyor. Yalova Makine İhtisas OSB, güçlü güvenlik ve acil müdahale altyapısıyla katılımcılarına güvenli bir üretim ortamı sunmayı sürdürürken, yapılan yatırımlarla bölgedeki sanayi faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı ve çevre yerleşim alanlarının afet ve acil durumlara karşı korunmasına destek olmayı hedefliyor.
AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 19:48 AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi" AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, Yalova Belediyesi’nin ihmali ve yönetim zafiyetinden kaynaklandığını söyledi. AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su sorunu, DSİ tarafından açılıp Yalova Belediyesi’ne devredilen kuyular, baraj projeleri ve Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in açıklamalarıyla ilgili açıklamada bulundu. Belediye Başkanı Gürel’i eleştiren Güçlü, "Mehmet Başkanın durumlardan haberi yok. Belediye başkanlığı yapıyor ama DSİ’nin Yalova Belediyesi’ne devrettiği kuyularla alakalı hiçbir bilgisi yok. Ben o kuyuların nerede olduğunu biliyorum ama şu an Yalova Belediyesi’ne DSİ tarafından 2014 yılında teslim edilmiş kuyuların kendi nerede olduğunu biliyor mu acaba? Ben o kuyuların hangisinin nerede olduğunu çok iyi biliyorum. 2014 yılında hep birlikte bir kuraklık yaşadık. O süreçte DSİ, Yalova genelinde kuyular açmıştı. 2014 yılında yaşadığımız kuraklık ciddi bir kuraklıktı. Şu an dip suyu için kullanılan motorlar da 2014 yılında alınmıştı. Mehmet Başkan genelde her zaman yaptığı gibi bir hizmet yapamadığı zaman ‘Benim önüm mü açık?’ diyerek topu taca atıyor. Hizmet yaparak değil, gündem oluşturarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Yalova’yı ilgilendiren, kentsel dönüşüm dahil kitleyi ilgilendiren her konuda elimizden geleni yaparız. Mehmet Başkan ‘Bu iş için siyaset yapılmasın’ diyor ama her zaman siyaseti yapan taraf kendisi oluyor. 2014 yılında DSİ Yalova’da bu kuyuları açtı. Açtıktan sonra da bir protokolle bu kuyuların tamamını Yalova Belediyesi’ne devretti. Dolayısıyla kuyularla ilgili DSİ’ye soru sormasının da bir anlamı yok. Kendi bünyesinde olan bir şey için neden DSİ’ye soruyor?" dedi. "Hizmetle alakalı bir şey sorulduğunda ‘önüme engel çıkıyor’ diyor. Yalova’da iki yıl genel olarak böyle geçti. Yapılanı da yapılmayanı da vatandaş görüyor" diyen Güçlü, "Ne yazık ki kalan yıllar da böyle geçecek. Yapacak bir şey yok. Mehmet Bey seçimden önce videolar paylaşıyordu. Derenin kenarına geçip burnunu tutuyordu. Bu yaz dere ağzından denize nelerin aktığını hepimiz gördük. ‘İşin ehliyim’ diye ortaya çıktı ama kendi ehli olduğu durumda bile Yalova’ya hiçbir şey yapmadığını gördük. Kalan yılları da izlemek zorundayız. DSİ bu konuyla ilgili de bir açıklama yaptı. Kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini söyledi. İddia edildiği gibi ortada 6 yıldır hazır bekleyen bir proje, Ankara’da onaylanmış bir yatırım ya da raflarda tozlanan bir dosya yok. Bir baraj ya da içme suyu tesisi, hazır bir kararla, tek bir proje denilerek yapılamaz. Böyle büyük yatırımlar kanunlarla ve bilimsel kurullarla ilerlemek zorundadır. Bu süreç aşamalardan oluşur. Önce master planlama yapılır. Yalova havzasında ne kadar su var bakılır. Hangi alanların baraj yapımına uygun olduğu tespit edilir. Planlama aşaması yapılır, ÇED süreci yürütülür, zemin etütleri yapılır. Türkiye’de bir barajın yapılma süresi ortalama 12 yıldır. Mehmet Bey barajlarla ilgili konuşuyor ama yanlış konuşuyor. Yalova’da baraj yapımıyla alakalı aşamalardan biri bile eksikse, o projeye ‘hazır’ demek yanlıştır. Şu an Yalova’da Şenköy ve Kurtköy projeleri master plan aşamasındadır. Çağlayan ve Esenköy barajlarında ilk aşamalar tamamlandı, planlama aşamasına geçildi. Kınalı Barajı proje aşamasındadır. Karadere Göleti ise şu an inşaat halindedir. Yalova’da DSİ’nin yaptığı yatırımlar bunlardır. Yalova’da her şeyi bitmiş, Ankara’da bekleyen bir proje yoktur. Altınova’daki barajımız da 2026 yılında yapılması planlanan projelerden biridir. Altınova için de her şey bitmiştir, sadece stratejiden ödenek beklenmektedir" ifadelerine yer verdi. Yalova’da yaşanan kuraklığın tedbirsizlik yüzünden olduğunu söyleyen Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başkan Bey aylar öncesinden ‘Yağış olacağını biz mi öngörecektik’ gibi açıklamalar yapıyor ve yaşanan süreci doğal bir süreç gibi göstermeye çalışıyor. Gerçek şudur: Bu bir kuraklık meselesi değil, Yalova’yı bu hale getiren tedbirsizliktir. DSİ, 11 Nisan’da bir yazı gönderdi. 27 Mart’ta DSİ’den bilgi istemiştik. Başkan Gürel’in bahsettiği 15 adet kuyu, Yalova’ya ilave su kaynağı olsun diye DSİ tarafından açılmış ve ardından protokol ile Yalova Belediyesi’ne devredilmiştir. Bu kuyuların bakımı, onarımı, çalışır halde tutulması ve gerektiğinde devreye alınması, ayrıca nerede olduklarının bilgisi tamamen Yalova Belediye Başkanı’nın sorumluluğundadır. Yalova Belediyesi, kuyuların akıbetiyle ilgili DSİ’den bilgi talep ediyor. Ama kuyular belediyenin kendi bünyesinde. Bunun mantığı nedir? Bu, başkanın konuya vakıf olmadığını gösteriyor. Kuyularla ilgili DSİ’ye bilgi sorması tamamen bir yönetim zafiyetidir. DSİ zamanında uyarısını yapmıştır. Olası bir kuraklık durumunda kuyuların acilen bakım ve onarımdan geçirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak Yalova Belediyesi bu yazıyı ciddiye almamıştır. Yalova Belediye Başkanı, Yeşil Körfez Su Birliği’ne yazı yazıyor. Yeşil Körfez Su Birliği, Yalova Belediyesi’ne yazı yazıyor. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yeşil Körfez Su Birliği Başkanı da Mehmet Gürel. Hıdırlar bize, biz Hıdırlar’a." Güçlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Yapılması gereken çok açıktı. Kasım-aralık ayları gelmeden, protokolle belediyeye devredilen kuyular çalışır hale getirilecekti. Bu kuyulardan alınan su içme ve sanayi suyuna verilerek, Gökçe Barajı üzerindeki yük azaltılacaktı. ‘Ben o kuyuları Yalova’ya mı aktarayım’ diyor. Teknik olarak işin farkında olmadığı buradan belli. Oradan buraya aktarmaktan bahsetmiyoruz. Kuyuları mevcut şebekeye bağlayacaksın. Şebekeden giden su miktarı azalacak. Suyun bir kısmı kuyulardan karşılandığında barajdaki su daha sakin bir şekilde korunur. Ama her şeyi çarpıtıyor. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil. Acil durum önlemi, acil durum gelmeden alınır. Bu kuyulardan alınan su doğrudan şebekeye verilmek zorunda da değildir. Gerekli teknik düzenlemelerle bu sular depolara aktarılabilir, depolardan arıtmalara, oradan da içme suyuna dönüştürülebilir. Mehmet Gürel’in Kurtköy hattında yaşanan bir sabotaj nedeniyle 35 günlük su kaybı olduğu yönündeki açıklaması da gerçeği yansıtmıyor. Yalova’nın günlük su ihtiyacı yaklaşık 100 bin metreküptür. 35 günlük kayıp denildiğinde bu 3 milyon 500 bin metreküp su demektir. Bu kadar büyük bir kayıp için sistemin çok uzun süre devre dışı kalması gerekir. Oysa arıza 2-3 gün içinde giderilmiştir. Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Kurtköy hattından neden su alınmaya devam edilmedi?" AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su krizinin yanlış yönetim ve ihmal sonucu olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Kamuda şiddetle mücadele tek yasa ile olmalı"
09 Ocak 2026 Cuma - 11:57 "Kamuda şiddetle mücadele tek yasa ile olmalı" Büro Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, kamuda şiddetin önlenmesi için öncelikli yapılması gerekenin bütün kamu görevlilerini kapsayan bir yasanın çıkartılması olduğunu söyledi. Üstün, meslek gruplarına ayrı ayrı yasa çıkartılarak şiddetle mücadele edilemeyeceğini de belirterek, "Bütün memurları kapsayan, caydırıcı tedbir ve cezalar içeren bir yasanın çıkması kaçınılmazdır" dedi. Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, Yalova SGK İl Müdürlüğü’nde görevli Avukat Zekeriya Polat’ın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine SGK il binası önünde basın açıklaması yaptı. Memur-Sen İl Temsilcisi Halil İbrahim Sözer, Büro Memur-Sen Yalova Şube Başkanı Durmuş Akçal, şube yönetim kurulu üyeler, STK ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında konuşan Üstün, menfur saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat’a Allah’tan bir kez daha rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve mesai arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diledi. Üstün, daha fazla canımız yanmadan, daha fazla ocaklar sönmeden, evlerin camından anne babasını bekleyen bir çocuğun daha boynu bükülmeden, ailesine kavuşma özlemini taşırken, kimse evi yerine mezara gitmeden, annesine, babasına kimsenin bir daha acı haber gitmeden, kamuda şiddetin; amasız, fakatsız, hemen, şimdi çözülmesi gerektiğini söyledi. Üstün, şiddeti önlemenin, hem insani, hem vicdani bir sorumluluk hem de makamların görevi olduğunu belirtti. Üstün, gencecik hayatların kör kurşunlarla son bulması karşısında içimizin yandığını ifade ederek, neredeyse memurların ölmeyip şiddete maruz kaldıkları için şükreder duruma geldiğini söyledi. Üstün: "Her gün ülkemizin bir köşesinden şiddet haberi alıyor, ya can kaybı yaşıyor ya da şiddete şükreder duruma geliyoruz. Zekeriya Polat kardeşimiz, görevini yerine getirirken, kurumun sınırları içinde, kendisiyle görüşmeye gelen bir şahıs tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti. Gencecik bir hayat, bugün kör bir kurşunla sona ermiş, geride gözü yaşlı evlat, eş, anne-baba bırakmıştır" dedi. Üstün, ‘bıçak kemiğe dayandı, tahammülümüz kalmadı’ gibisinden açıklamaların çok ötesine geçmiş bulunduğumuzu da belirterek, "Bir gün gümrük personeli, bir gün adliye, bir gün emniyet mensuplarımız, bir gün SGK, bir gün maliye, bir gün icra memurları ve diğer mesleklerden herkes şiddet görmektedir." şeklinde konuştu ve Büro Memur-Sen olarak kamuda şiddetin tamamına karşı olduğumuzu, şiddetle mücadelenin, bazı mesleklere indirgenerek, özel yasalar çıkarılmasına da karşı olduğumuzu aktardı. Genel Başkan YardımcısıCemal Üstün, bazı meslek gruplarına yönelik çıkarılan yasaların, kamu görevlilerinin tamamını koruyamadığını, şiddetle mücadelenin bütüncül bir yasa ve uygulama birliği ile çözülebilecek toplumsal bir sorun olduğunu dile getirdi. Üstün, Sendika olarak baştan beri söylediğimiz çağrımızı tekrarladı: "Bütün kamu görevlilerini şiddetten koruyucu bir yasa hazırlanmalı, kamu görevlilerine karşı işlenen şiddet dahil her suç katalog suç kapsamına alınmalıdır. Kamu görevlilerine şiddet uygulayanlar öncelikle tutuklu yargılanmalıdır. Bunun yanında ek müeyyideler hayata geçirilmeli, şiddet uygulanan kamu hizmetlerinin tekrar sunumu-alımında, güvenlik güçleri refakati uygulanmalıdır." Genel Başkan Yardımcısı Üstün, şiddetle mücadele konusunda atılması gereken adımları sıralayarak konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Görevini yaparken bir kamu görevlisinin hayatını kaybetmesi, kabul edilebilir bir olay değildir. Kamuda şiddetin önlenmesini sağlayacak ağırlaştırıcı cezaların hayata geçmesi, caydırıcılık açısından büyük önem taşımaktadır. Kamuda şiddet en kısa sürede sona erdirilmelidir. Gerekli yasal çalışmalara başlanmalıdır. Partiler arası ayrım yapılmadan bir ortak görüş oluşturulmalıdır. Kamu görevlileri, sabah evlerinden çıkarken, akşama evlerine sağ-salim dönüp dönemeyecekleri endişesinden uzak olmalıdır."
SGK İl Müdürlüğü avukatını öldüren zanlı tutuklandı
08 Ocak 2026 Perşembe - 17:01 SGK İl Müdürlüğü avukatını öldüren zanlı tutuklandı Yalova SGK İl Müdürlüğü binasında kurum avukatını tabancayla vurarak öldüren zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Alınan bilgiye göre, dün Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerinde bulunan SGK İl Müdürlüğü binasına gelen H.H. (57), emeklilik için mahkemelik olduğu kurumun yargılama giderleri için açılan icra dosyası sebebiyle avukat Zekeriya Polat’la (31) görüşmeye başladı. Çıkan tartışmada H.H. tabancayla ateş ederek kurum avukatını yaraladı. Ağır yaralanan Polat, ambulansla özel hastaneye kaldırıldı. Polat yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Bölgeye sevk edilen polis ekiplerine teslim olan şüpheli H.H. ise gözaltına alındı. Yalova Emniyeti’ndeki işlemlerinin ardından zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Öldürülen avukat için adliyede tören Yalova Barosu, SGK binasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat için Yalova Adliyesi’nde anma programı düzenledi. Yalova Baro Başkanı Av. Elif Turnacı Çavuş burada yaptığı konuşmada, "Sözün bittiği, hiçbir kelimenin acımızı, öfkemizi anlatmaya yetmediği bir yerdeyiz. Kıymetli kardeşimiz Avukat Zekeriya Polat görevini ifa ederken sırf avukatlık faaliyeti nedeniyle katledilmiştir. Başta kederli ailesi olmak üzere hepimizin başı sağ olsun. Kardeşimize sıkılan bu kurşun sadece ona değil, hepimize, yargı camiasına, adalete ve hukuk devletine karşı yapılmış alçakça bir saldırıdır" dedi. Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz ise "Ne yazık ki çok acı bir olay için bir aradayız şu an. Ben çok çok üzgünüm. Bazen kelimelerin bittiği durumlarla karşılaşıyoruz. Ne yazık ki dün sadece ve sadece görevini yapmaya gayret eden bir meslektaşımız, gencecik bir avukatımız bir saldırı sonucu hayata gözlerini yumdu. O sadece görevini yapmaya gayret ediyordu. Kanunlar neyse, ona verilen görev neyse onu icra etmeye çalışıyordu. Hepimiz gibi, sizler gibi, bizler gibi. Ama ne yazık ki kendini bilmez bir saldırgan onu bu dünyadan aldı, ailesinden, bizlerden kopardı. Çok ama çok acı, tarif edilemez bir acı" ifadesini kullandı.