Yerel Haberler
Yalova
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Yalova’da sektör temsilcileriyle buluştu: "Tarımsal kayıplar geri alınacak" 08 Mayıs 2026 Cuma - 12:21:43 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "2025 yılının hem kurallık hem zirai don açısından bütün kategorilerde, bütün başlıklarda tarımsal üretimimizi etkilediği bir gerçek. Ancak 2025 yılında bizlerin yüzleştiği ve karşılaştığı ancak gıda arz güvenliği açısından sorun teşkil etmeyen bu husus, 2026 yılında inşallah bütün kayıplarımızı geri almak şeklinde zuhur edecektir" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, ilk olarak Yalova Valiliği’ni ziyaret etti. Burada Vali Ahmet Hamdi Usta ve il protokolü tarafından karşılanan Yumaklı, ardından anı defterini imzaladı. Bakan Yumaklı, ardından Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen sektör buluşmasına katıldı. Burada konuşan Yumaklı, sektör temsilcilerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını iletti. Sektörü tüm yönleriyle değerlendirmeye büyük önem verdiklerini belirten Yumaklı, "Tarım ve orman sektörüyle alakalı buna bir de elbette suyu ayrıca ilave etmemiz gerekir. Bütün dünyada stratejik önem kavramının ifade edildiği bir değerler bütünü olduğunu ifade etmek istiyoruz. Artık gıda arz güvenliği, su, yeşil vatan, bunlar bir ülkenin stratejik önceliklerin arasına diğer önemli hususlarla birlikte girmiş durumda. Dolayısıyla hem iklim krizi hem de küresel konjonktür sektörümüzü bu anlamda etkileyen kritik riskler arasına girmiş durumda" diye konuştu. "Aynı ciddiyette aynı kararlılıkla devam edeceğiz" Yumaklı, Türkiye’de, gıda arz güvenliğini sağlamaları gereken 86 milyon vatandaşın bulunduğunu belirterek şöyle konuştu: "Gıda arz güvenliği derken neyi diyoruz? Basitçe, ihtiyacımız olan gıdamızı, soframıza gelecek olan ürününü elde etmekle alakalı hiçbir sorunun yaşanmaması. Temel olarak bu. Sadece bizim kendi vatandaşlarımızın değil, aynı zamanda ülkemize gelen, başta turistler olmak üzere transit olanlar da dahil, kimler varsa ülkemizde konaklayanların da ihtiyacını karşılamak bu manada önemli. Dolayısıyla bunları her geçen gün, biraz önce söylemiş olduğum iklim değişikliği başta olmak üzere tüm konjonktürel etkiler ve kritik risklerle beraber yönetmek durumundayız. Biz bu manada suyu merkeze alan tarımsal üretim planlamasını hayata geçirdik, 2024 yılının son çeyreğinde. Hamdolsun hem üreticilerimizin bunu çok ciddi bir şekilde sahiplenmesi hem de bizim metodolojilerimizin bu manada uygulamış olduğumuz programın çalışıyor olması, yönlendirici etkilerini görmemiz, birinci senenin sonunda bizlere büyük ümit vermiş durumda. Aynı ciddiyette aynı kararlılıkla devam edeceğiz inşallah. Yeni destekleme modelimiz uygulanan tarımsal krediler, uluslararası fonlar bunların hepsinin tamamını tarımsal üretim planlamasıyla entegre etmiş vaziyetteyiz. Üretim sezonu başında açıklanan ve 3 yıllığına açıklanan destek modeli de bu manada öngörü açısından çiftçilerimize, üreticilerimize bir avantaj sağlamış durumda." "Tarımsal kayıplar geri alınacak" Hayvansal üretimle alakalı 2024 yılının başında bir yol haritası açıkladıklarını hatırlatan Bakan Yumaklı, "Bu yol haritasını herhangi bir şekilde bir ara ermeden ya da esnemeden aynı şekilde devam ediyoruz. Bunun da pozitif etkilerini görmüş durumdayız. İnşallah hem hayvansal üretimle ilgili üretim planlamasını, hem de bitkisel üretimle ilgili, su ürünleriyle ilgili üretim planlamasını kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. 2025 yılının hem kurallık açısından hem zirai don açısından bütün kategorilerde, bütün başlıklarda tarımsal üretimimizi etkilediği bir gerçek. Ancak 2025 yılında bizlerin yüzleştiği ve karşılaştığı ancak gıda arz güvenliği açısından sorun teşkil etmeyen bu husus, 2026 yılında inşallah bütün kayıplarımızı geri almak şeklinde zuhur edecektir. Bunun da buradan müjdesini öğrenmiş olalım" diye konuştu. Yumaklı, bakanlık olarak Yalova’nın tarım, orman ve su potansiyeli bildiklerini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu şirin, sıcak ve samimi il, hem hakikaten merkezi bir noktada olması, Türkiye’nin en çok tarımsal üretimi tüketen, yaklaşık yüzde 25 civarında üretilen bütün tarımsal ürünlerin tüketildiği İstanbul’a yakın olması, diğer geçiş noktalarında bir bağlantı noktası olmasına sebebiyle son derece önemli. Dolayısıyla bizim her başlıkta desteklerimiz bu ilimize devam edecek. Aronya, kestane balı, kivi, süs bitkileri. Süs bitkilerini bütün Türkiye’ye öğreten Yalova var. Dolayısıyla bu konularda da ve daha potansiyel olan diğer konularda da Kırsal Kalkınma Destekleri başta olmak üzere bu ürünlerin modern şartlarda üretilmesi, pazarlanması ve marka haline gelmesi için yine çalışmaya hep birlikte sektörümüzle devam edeceğiz. Bu desteklerin tamamı, bahsetmiş olduğum programların tamamı, Yalova’daki tarımsal üretimi güçlendirme, tarımsal sanayiye çok hızlı bir şekilde geçişin sağlanmasını elde etmek amacını taşıyor, bunu ifade etmek istiyorum. Tabii bu işin bir de istihdam yönü var. Hakikaten dediğim gibi son dönemde, özellikle tarımsal istihdamla ilgili bütün ülkelerin endişe duyduğu, çözümler geliştirmeye çalıştığı bir dönemde hem üretici gelirlerinin belli bir seviyenin üzerinde olması, hem üretimin garanti edilmesi, kaliteli ve verimli bir üretimin yapılması bu manada önemli. TKDK İPAK destekleri var. Biliyorsunuz Avrupa Birliği ile ortaklaşa takip ettiğimiz bir program. Mart ayında kamuoyuyla 2026 yılı takvimini paylaşmıştık. Geçen ay da Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı’nın proje başvuru sürecini başlattık. Biraz önce söylemiş olduğum şeylerin tamamını hayata geçirmek adına bakanlığımız belli takvimde, belli programları yayınlıyor. Dolayısıyla bu desteklerin de, hibe destekleri başta olmak üzere Yalova’nın üretimine çok önemli katkıda bulunacağını ifade etmek istiyorum." Bakan Yumaklı, genç ve kadın gelişimcilere pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceklerini 2026’daki Kırsal Kalkınma Desteklerinin minimum yüzde 20’sini kadın ve genç girişimcilere ayırdıklarını söyledi. Yumaklı, Yalova’nın konumunun Yalova’ya pazar anlamında da büyük bir kolaylık sağladığını anlattı. Armutlu Kaledere Göleti çalışmalarının devam ettiğini, Armutlu Yumurdere ve Çınarcık Ortaburun sulaması ikmal işinin de tamamlandığını söyledi. Programları AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol da takip etti.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:27 Yalova’da adliye önündeki cinayetin kan donduran görüntüleri ortaya çıktı Bursa’da görülen cinayet davası için Yalova Adliyesi’ne tanık olarak ifade vermeye giden şahsın tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Katil zanlısı ile cinayeti beraber planladıkları ileri sürülen 2 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet, cinayete yardım eden şüpheli hakkında ise 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Cinayet anına ait güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. 22 Temmuz 2024 tarihinde Bursa’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle iki aile arasında çıkan kavgada Abdurrahman Arslan hayatını kaybetti. Bursa 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen cinayet davasıyla ilgili Yalova Adliyesi’ne 26 Eylül 2025’te ifade vermeye gelen Halis Turan (40), aracından bir eşyasını almak için otoparka doğru yürümeye başladı. Bu sırada adliye önünde bekleyen ve Bursa’da öldürülen şahsın kardeşi olduğu öğrenilen Ömer A. (31), Halis Turan’a tabancayla ateş etmeye başladı. Toplam 12 el ateş eden Ömer A., husumetlisini son olarak kafasına ateş ederek öldürdü. Bu sırada mermilerden biri yoldan geçen E.K.’nin (77) sol dizine isabet ederken, biri de adliyedeki bir odanın camından içeri girdi. Zanlı Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Köpek Eğitim Merkezi civarında yakalandı. Olayla ilgili Ömer A’nın yanı sıra kardeşleri Yusuf A. ve Zübeyir A. ve yeğeni Mehmet Şah A. tutuklandı. İddianame kabul edildi Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Ömer A. hakkında "tasarlayarak ve kan gütme saikiyle öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, "ruhsatsız ateşli silah veya mermi bulundurma, taşıma" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, kamu malına zarar vermeden ise 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede Yusuf A. hakkı da "tasarlayarak kan gütme saikiyle öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet talep edildi. Zübeyir A. hakkında ise "tasarlayarak kan gütme saikiyle öldürme" suçunda ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi talep edildi. Mehmet Şah. A hakkında "tasarlayarak kan gütme saikiyle öldürmeye yardım etme" sulundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianame 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Adliye çıkışında öldürmeye karar verdiler İddianamede, 2024 yılında Turan ailesi ile Bursa’da çıkan kavgada Abdurrahman Arslan’ın hayatını kaybettiği, maktulün kardeşleri Ömer A., Zübeyir A. ve Yusuf A. ile Abdurrahman Arslan’ın yeğeni Mehmet Şah A’nın Turan ailesine bu olaydan ötürü kin ve nefret duydukları belirtildi. İddianamede olay günü Yalova Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne Halis Turan’ın tanık sıfatıyla ifade vermeye geldiği, Turan’ın 26 Eylül saat 10.00’da Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tanık sıfatıyla ifade vereceğini öğrenen ve kardeşleri Abdurrahman Arslan’ın öldürülmesi olayından ötürü Turan ailesine karşı kin duyan şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A.’nın Halis Turan’ın adliye girişinde X-Ray cihazından geçecek olması dolayısıyla adliyeye silahlı şekilde giremeyeceğini ve dolayısıyla adliyeden çıktığında da silahsız ve savunmasız olacağını bildiklerinden Halis Turan’ı adliyeden çıktığında öldürmeye karar verdikleri belirtildi. Olaydan bir gün önce saat 22.00 sıralarında tüm şüphelilerin evlerinin önünde bir araya geldikleri, şüpheli Yusuf A’nın şirket sahibi ve yetkilisi olduğu, şüpheliler Ömer A., Mehmet Şah A. ve Zübeyir A.’nın da bu şirkette çalıştıkları, şüpheli Yusuf A’nın şirketin patronu oluşu, ekonomik gücü elinde bulundurması dolayısıyla çalışanı olan şüpheliler Ömer A., Mehmet Şah A. ve Zübeyir A. nezdinde de sözü geçen bir kişi olduğu ve şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A.’yı Halis Turan’ı öldürmeleri hususunda teşvik ettiği iddianamede yer aldı. Yusuf A’nın Yalova’ya gitmeleri için şirketine ait aracı şüphelilere verdiği, 26 Eylül 2025 günü saat 01.51-02.10 civarlarında şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A’nın araçla Bursa’dan Yalova’ya doğru yola çıktıkları, saat 02.10’da şüpheli Mehmet Şah A’nın şüpheli Yusuf A’yı arayarak şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A.’nın yola çıktıkları bilgisini verdiği de iddianamede yer aldı. Kurşun yağdırdı Olay sabahı adliyeye gelen Ömer A.’nın Halis Turan’ın adliyeye giriş yaptığını adliye bahçesi içerisinde uzak bir köşede beklerken gördüğü ve dışarı çıktığı yer aldı. Halis Turan’ın Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi kalemine gittikten bir süre sonra Abdurrahman Arslan ve ailesinin vekilliği görevini yürüten tanık avukatının mahkeme kalemini sabit hattan arayarak duruşmaya kendisinin de katılacağını, yolda olduğunu ve 15 dakika içerisinde duruşma salonunda hazır olacağını söylediği, mahkemece avukatın da duruşmaya katılabilmesi için saat 09.54’te bu durum zapta geçirilerek duruşmaya saat 10.15’te başlanılmasına karar verildiği, bunun üzerine Halis Turan’ın pek muhtemel kişisel bir ihtiyacı için adliye dışına çıktığı, saat 09.53 sıralarında otopark yönüne doğru ilerlediği sırada şüphelilerin Halis Turan’ın adliyeden çıktığını gördükleri, bunun üzerine şüpheli Ömer A.’nın aracın sağ arka kapısından indiği ve elinde bulunan tabanca ile Halis Turan’a doğru koştuğu, koşarken bir taraftan da silahını Halis Turan’a doğru öldürme kastıyla ateşlediği, Halis Turan’ın adliye yönüne doğru kaçmaya çalıştığı, bu sırada Halis Turan’ın arkasında kaldırımda bulunan ve adliyeye girmek isteyen, husumetin taraflarından olmayıp duvar dibine yaklaşarak kendisini korumaya çalışan müşteki E.K’nın Ömer A’nın açtığı ateş sonucu sol dizinden vurulduğu kaydedildi. Ömer A.’nın adliye giriş kapısına doğru elindeki tabancayı defaten ateşleyerek Halis Turan’ı kovaladığı, Halis Turan’a çok yakın bir mesafeye ulaştığında da tabancayı ateşlemeye devam ettiği, bu sırada Halis Turan’ın bir hamle ile şüpheli Ömer A’ya engel olmak adına Ömer A.’nın üzerine doğru atladığı, lakin ayağa kalkan şüpheli Ömer A’nın yerde yatan Halis Turan’ın ense ve kafa kısmına doğru birden çok ateş ettiği ve Halis Turan’ın hayatını kaybettiği bildirildi. Öte yandan, cinayet anına dair güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde cinayet zanlısının adliye önünde şahsı soğukkanlılıkla öldürmesi kan dondurdu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:32 Yalova’da kardeşini haraç için vurdurduğu ileri sürülen ağabeyden iddialara yalanlama Yalova merkezde bulunan lunaparkı işleten Ali Altınbaş’ı 30 milyon lira haracı vermediği için vurdurduğu ileri sürülen ağabey Muhammet Altınbaş’tan iddialara yalanlama geldi. Ağabey kardeşinin kendi iş yerine yaptığı saldırının görüntülerini paylaştı. 2 Mayıs’ta Yalova Sahili’nde bulunan lunapark işletmecisi Ali Altınbaş, (46) otomobiliyle Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu arkasında geçeceği sırada yolun çöp kovalarıyla kapandığını gördü. Aracından yolu açmak için inen Altıntaş’a bu sırada 25 yaşlarındaki bir şüpheli tabanca 9 el ateş etti. Kurşunlardan 3’ü Ali Altınbaş’a isabet etti. Şüpheli daha sonra bölgeden koşarak uzaklaştı. Eli, sağ ve sol bacağına isabet eden 3 kurşunla yaralanan Altınbaş, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bir süredir ağabeyi Muhammet Altınbaş’ın (52) haraç aldığını iddia eden Ali Altınbaş, son olarak 30 milyon haraç istediğini ve bunu vermediği için vurulduğunu ileri sürmüştü. Arkadaşını ihale dosyası aldığı için darp ettiler İddiaları yalanlayan Muhammet Altınbaş, kardeşinin araç kiralama iş yerine gelerek arkadaşına saldırdığı ve çıkan kavganın görüntülerini paylaştı. Dubai’ye iş için gittiğini anlatan Altınbaş, yaşanan süreci şöyle anlattı: "Ben 18 yaşında cezaevine girdim, 46 yaşında çıktım. Bu Ali Altınbaş adlı şahıs benim öz kardeşimdir. İhale olacaktı. Serkan Yenice isimli arkadaşım Yalova’daydı. ’İhaleye girsem olur mu abi’ dedi. ’Açık ihale kardeşim, herkesin ihalesine girebilirsin’ dedim. O da ihaleden dosya aldı. Bunlar yatağından kalkıp Serkan Yenice’yi arayıp daha gidip adamı konuşturmadan benim dükkanımda darp ettiler. Ondan sonra görüntülerde her şeyi görüyorsunuz. Silah çekme durumları var. Ben de oradayım. Ben silah taşımıyorum. Özellikle taşımıyorum. Çünkü onun bela getireceğini de biliyorum. Hep bildim. Bu bilinçle de hareket ettim. Ve bana sistematik olarak bu Ali Altınbaş ve onun yönlendirmesiyle ailem tarafından hep kötülük yapıldı. Ama ailem diye hepsini sineye çektim. Çok ağır şeyler yani bu. Hepsini sineye çektim. Hep sustum. Susmam onların kabadayılıklarını ve bana karşı sertleşmelerini artırdı." Haraç iddialarının gerçek olmadığını vurgulayan Altınbaş, "Ben haraç istemiş olsam onlar bu cesareti bulabilirler mi? Benim dükkanımı gelip basabilecek cesareti, bana silah çekecek cesareti bulabilirler mi? Ama bu olayın olduğu gün, dükkanımı bastıkları gün rica ettiler. 10 kişi beni Yalova’da bulunan kafede yalvar yakar getirttiler, barıştıralım dediler. Kardeşim geldi bana kötü sözler söylediği için ’hani özür dileyecekti, barışacaktık’ deyip oradan kalktım. 2 saat sonra gidip emniyette beni şikayet ettiler. Kaldı ki ben onları dükkanımı basmasından dolayı yine kardeşimdir diye şikayet etmemiştim. Beni şikayet ettiler, ertesi gün beni alıp bir gün nezarette yatırdılar" diye konuştu. "Bir bağlantım yok" Yaşananlardan sonra Serkan Yenice’nin ihaleye girmekten vazgeçtiğini belirten Altınbaş, şöyle konuştu: "Benim de zaten böyle bir niyetim yoktu. Hatta bu olan olaylardan eşim, çevrem hep bana yüklendiler. Dediler ki git, onlar cahil. Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, git. Benim de yurt dışı hayalim vardı. Gidip de iş kurmak gibi. Hem bir tatil yapalım, hem kafamızı dinleyelim dedim. Oradan uzaklaştım. Bu sırada bu Ali Altınbaş isimli şahsa silahlı saldırı yapılmış. Beni aradılar görüntülü. Ben ne oldu diye bağırıyorum. ’Bu yaptırdı, bu yaptırdı’ diye orada videolar çekiyorlar. Kamuoyuna haraç istediğimi söylüyorlar. Hayatımda hiç kimseden, değil kardeşimden hiç kimseden bir tane haksız kazanç sağlamadım. Ceza ve hayatım dahil. Görüntülerde de izleyeceksiniz. En ufak bir bağlantımı tespit etsinler bu olayla alakalı ben kafamı bu olaya koyuyorum. Türkiye’ye de geleceğim. Bir aylık tatil için buraya geldim ve iş bakmak için geldim. Bütün hayatımı cezaevinde geçirerek ölmeye razıyım, eğer bir bağlantımı bu olayla ilgili tespit etsinler."