Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Vali Meftun Dallı: "Merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş oluruz"
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:21 Vali Meftun Dallı: "Merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş oluruz" Kastamonu’da gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı" panelinde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, ahşap sanatında çırak yetişmediğini belirterek, "Hayat boyu öğrenme anlamında en azından merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş, geleceğe bizden sonraki nesillere de hep beraber aktarmış oluruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı" paneli Kastamonu Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panelin açılış bölümünde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Ben bu bölgenin çocuğuyum. Bu bölgede özellikle köylerde doğan herkes bilir ki biz doğduğumuz günden mezara gittiğimiz güne kadar ahşapla iç içeyiz. Bastığımız zemin, baktığımız tavan, sırtımızı dayandığımız duvar, harmana getirdiğimiz kağnı, öküzün boynuna koyduğumuz boyunduruk, ölünce mezarda üstümüze kapatılan tahtaya varıncaya kadar biz ahşabın çocuklarıyız. Sanat kısmına girince bu iş insanoğlu kadar eski. Çünkü en rahat ulaştığı, en kolay işi bildiği malzeme her zaman ne olmuş ağaç olmuş, ahşap olmuş. İnsanın bu bölgede de onun varlığı hem geçmişte hem de günümüzde çok kolay ulaşılabilir olduğu için ahşap sanatları gerçekten temayüz etmiş, gelişmiş. Biliyorsunuz ilimize özgü diyebileceğimiz eserler, gittiğiniz her resmi kurumda, evde konuyla ilgili pek çok muazzam ahşaba karşı karşıya kalıyorsunuz. Özellikle tarihi konaklarımıza girdiğiniz zaman kapıdan itibaren ahşabın her türlü üzerine işlenmiş ürünleri görme imkanı bulursunuz" dedi. Ahşap ustalarının yetiştirecek çırak bulamadığını kaydeden Vali Dallı, "Gençlerimize buradan sesleniyorum. Bu sanatlar çok kıymetli, bunları çıraklık yoluyla iki sene, üç sene orada emek sarf ederek öğrenemezsiniz bile devletimizin, Milli Eğitim Bakanlığımızın kursları var, başka imkanlar var. Hayat boyu öğrenme anlamında en azından merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş, geleceğe bizden sonraki nesillere de hep beraber aktarmış oluruz. Bunu da şiddetle tavsiye ediyorum herkese, umarım umutla hep beraber başarırız" diye konuştu. "Unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımızın ve zanaatlarımızın hayata geçirilmesi çok önemli" Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete ise, "Bu tür çalışmalar bizim medeniyetimizin ne kadar derinlere indiğini ve geleceğe de ne kadar sağlam köklerimizin olduğunu göstermesi açısından da çok kıymetli. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde en çok üzerinde durduğumuz konu köklerden geleceğe vurgusu. Bizim öyle büyük bir medeniyetimiz var ki, başka bir açıklamaya, tasvire gerek duymayan, kökleri çok öncelere dayanan çok kıymetli bir medeniyetimiz var. Bununla ilgili çalışma içindeyiz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli iddiamız da bu yönde. Yetiştirmeye çalıştığımız öğrenci modellerini incelediğimizde aslında öğrenci modeli olarak tanımladığımız değer manzumeleri içerisinde çocuklarımızın bilge olmasını, üretken olmasını, cesur olmasını, merhametli olmasını, vatansever olmasını aynı zamanda estetik duyarlığa sahip olmalarını, buna ilgi göstermelerini, sağlıklı olmalarını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışma yürütüyoruz" şeklinde konuştu. Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş de, "Ahşaba baktığımızda toprağın sabrı, ağacın direnci, insanın emeği, ustanın ruhu olarak karşımıza çıkmaktadır. Selçuklu kapısında bir motif, Osmanlı konağında zarafet, yine bir köy evinde huzur ve sıcaklık olarak karşımıza çıkmaktadır. Ecdadımız ağacı, ahşabı işlerken sadece işleyip bir esere dönüştürmemiş, ruh katmış, değer katmış, estetik katmıştır. Ecdadımız şunu göstermiştir ki, bir medeniyetin yükselişi değeriyle ve ruhuyla ancak güçlü olabilir. Biz de Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hem kültürel mirasımızı geleceğe taşımak, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında sağlam köprüler kurmak adına bu ve benzeri programları icra etmekteyiz" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından panelistler, ahşapta uzman oldukları alanlarla ilgili katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Panelin sonunda protokol üyeleri tarafından panelistlere plaket ve çiçek takdim edildi. Öte yandan, Vali Dallı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mete ve Milli Eğitimi Müdürü Gümüş, Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından yapılan ahşap ürünlerini inceledi.
Başkan Büyükkılıç’tan Yahyalı ve Yeşilhisar’a Ramazan ayı ziyaretleri
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:21 Başkan Büyükkılıç’tan Yahyalı ve Yeşilhisar’a Ramazan ayı ziyaretleri Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ramazan-ı Şerif ziyaretleri kapsamında Yahyalı ve Yeşilhisar ilçelerini ziyaret etti. İki ilçede de AK Parti ilçe teşkilatları, ilçe belediyeleri ve esnaf ziyaretleri gerçekleştiren Büyükkılıç, Yeşilhisar’da ilçe sakinleri ile iftar sofrasında buluştu. Ramazan ayının birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik ruhunu tüm Kayserililerle birlikte yaşama, iftar ve sahurun bereketli sofralarında toplumun her kesiminden hemşehrisi ile buluşma gayretini sürdüren Başkan Büyükkılıç, Ramazan-ı Şerif’in 7’nci gününde Yahyalı ve Yeşilhisar ilçelerini ziyaret etti. Büyükkılıç, ilk olarak elması, halısı, şelaleleri ve yaylaları ile ünlü Kayseri’nin doğal güzellikleri ile cezbeden ilçelerinden biri Yahyalı ilçesini ziyaret etti. Başkan Büyükkılıç’a Yahyalı ziyaretinde AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Kemal Yiğit Güler, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Mustafa Türkmen ve Fatih Temeltaş, KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan ve Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı eşlik etti. Başkan Büyükkılıç, ilçedeki ziyaretlerine Yahyalı Ulu Camii’nde eda edilen öğle namazının ardından esnaf ziyaretleri ve vatandaş buluşmaları ile başladı. İlçede faaliyet gösteren esnafı ziyaret eden Büyükkılıç, esnaf ve alışveriş yapan vatandaşlarla bir araya geldi. Yahyalılıların samimi ilgi ve sevgisiyle karşılaşan Başkan Büyükkılıç, ilçe sakinlerinin Ramazan-ı Şeriflerini tebrik ederek onlarla sohbet etti. Büyükkılıç, esnaf ve vatandaşların talep ve önerilerini de bizzat dinlerken ilçe sakinleri, hizmetlerinden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkürlerini ilettiler. Büyükkılıç, esnafa hayırlı ve bereketli işler temennisinde bulundu. Başkan Büyükkılıç, daha sonra AK Parti Yahyalı İlçe Teşkilatı’nı ziyaret ederek AK Parti Yahyalı İlçe Başkanı Adem Sarıçiçek ve teşkilat mensupları ile buluştu. Burada teşkilat mensuplarına hitap eden Başkan Büyükkılıç, Yahyalı’da olmaktan huzur ve mutluluk duyduklarını ifade ederek, "Belediye olarak Türkiye’de 30 büyükşehir içerisinde yatırıma en çok pay ayıran bir büyükşehiriz. Bu imkânı, bu fırsatı veren sizlere teşekkür ediyor, nasip eden Cenab-ı Allah’a şükrediyoruz" dedi. Büyükkılıç, gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerini kaydederek, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dava arkadaşları olarak yükünü çekmek hepimizin görevi. Gece demeyecek, gündüz demeyeceğiz, çalışacağız. Kayseri’mizin Türkiye’ye örnek olması lazım. Ele ele vererek yol almalıyız. Bu anlayış içerisinde koşacağız, koşturacağız" ifadelerini kullandı. KASKİ’nin su fiyatları tarifesi ile Kayseri’nin içme suyu ücret tarifesi sıralamasında 30 büyükşehir içerisinde en uygun fiyatlı ikinci şehir olduğunu hatırlatan Başkan Büyükkılıç, "Suyumuz içilen ve kullanılan su" diyerek Büyükşehir Belediyesi tarafından Yahyalı’ya yapılan yatırımlardan söz etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, teşkilat ziyaretinin ardından Yahyalı Kaymakamı İbrahim Gültekin’i ziyaret etti. Başkan Büyükkılıç, sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette Kaymakam Gültekin’e görevinde başarılar dilerken, Gültekin de Büyükkılıç’a nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Büyükkılıç’tan Yahyalı Belediye Başkanı Öztürk’e ziyaret Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk’ü de makamında ziyaret etti. Başkan Büyükkılıç, sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, misafirperverlikleri için Başkan Öztürk’e teşekkür ederken Öztürk de ilçeye hizmetleri ve nazik ziyaretlerinden dolayı Büyükkılıç’a teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç, Yeşilhisar ilçesini ziyaret etti Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Yahyalı ziyaretinin ardından peri bacaları ve kaya kiliseleriyle ünlü Soğanlı Vadisi, kuş cenneti Sultan Sazlığı, şifalı içmeceleri ve el yapımı Soğanlı bez bebekleri ile tanınan Yeşilhisar ilçesini ziyaret etti. İlçede ilk olarak AK Parti Yeşilhisar İlçe Başkanlığı’nı ziyaret eden Başkan Büyükkılıç, ilçe başkanlığı görevine atanan Mehmet Avşar ve teşkilat mensupları ile bir araya geldi. Burada partililere hitap eden Büyükkılıç, AK Parti Yeşilhisar İlçe Başkanı Mehmet Avşar ve yönetimine yeni görevlerinin hayırlı olması temennisinde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Yeşilhisar İlçe Başkanlığı ziyaretinde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı olmanın bir onur vesilesi olduğunu söyledi. "Gece gündüz demeden fedakârca hizmet etmeye devam ediyoruz" Gece gündüz demeden, fedakârca ekiplerle hizmet etmeye devam ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükkılıç, hem merkezi hem de kırsalı imar ve ihya etmeye gayret ettiklerini, Kayseri Büyükşehir’in Türkiye’de bütçesinden yatırıma en çok pay ayıran belediye olarak birinci sıralarda yer aldığını ifade etti. Büyükkılıç, geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmada büyükşehirler arasında vaatlerini yerine getiren birinci sırada belediye başkanı olarak anıldıklarını, hep birlikte üretmeye devam edeceklerini söyledi. İlçe ilçe, mahalle mahalle 1 milyar TL’yi aşkın hibe ile 30 büyükşehir içerisinde tarım ve hayvancılığa en çok pay ayıran Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin yine birinci olduğunu kaydeden Başkan Büyükkılıç, Ramazan ayının manevi ikliminden faydalanıp, ilçe ilçe, mahalle mahalle hemşehrileri ile buluşmayı sürdüreceklerini belirtti. AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan ise "Sağ olsun sayın başkanımız bize her yerde hem ağabeylik hem başkanlık yapıyor hem de engin tecrübelerinden sürekli istifade ediyoruz" dedi. Yeşilhisar İlçe Başkanı Mehmet Avşar’a hayırlı olsun temennisinde bulunan Okandan, Ramazan’ın ilk haftasını tamamladıklarını, Başkan Büyükkılıç ile ilçe ilçe gezerek binlerce vatandaş ile buluştuklarını anlattı. Başkan Büyükkılıç, daha sonra ilçe esnafını ziyaret ederek, alışveriş yapan vatandaşlarla sohbet etti. İlçe sakinlerinin Ramazan ayını kutlayan Büyükkılıç, esnaf ve vatandaşların talep ve önerilerini dinleyerek, esnafa bereketli işler temennisinde bulundu. Büyükkılıç’tan Yeşilhisar Kaymakamı Adıgüzel ve Belediye Başkanı Taşyapan’a ziyaret Başkam Büyükkılıç, Yeşilhisar Kaymakamı Fatih Adıgüzel ve Yeşilhisar Belediye Başkanı Halit Taşyapan’ı da makamlarında ziyaret ederek, çalışmalarında başarı ve kolaylıklar diledi. Büyükkılıç, Ramazan-ı Şerif’in 7’nci İftarını Yeşilhisar’da Yaptı Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ramazan ayının yedinci gününde, AK Parti Yeşilhisar İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Başkan Büyükkılıç, iftar programında yaptığı konuşmada, Yeşilhisar’a gelince evlerine gelmiş gibi hissettiklerini dile getirerek, "Allah razı olsun. Her zaman bizlere sahip çıktınız. Dualarınızı bekliyoruz. Gayretlerimiz sizlerin için, dua istiyoruz" dedi. "Sizlere layık olmaya çalışıyoruz" Kayseri Büyükşehir’in, kırsala en çok yatırımı yapan ve tarım hayvancılık desteği veren, bütçesinden yatırıma en çok pay ayıran ve verdiği sözleri en çok hayata geçiren Büyükşehirlerin arasındaki yegâne Büyükşehir Belediyesi olduğunun altını çizen Başkan Büyükkılıç, "Bunların hepsini önemsiyoruz, sizlere layık olmaya çalışıyoruz. Mevla’m çalışmaktan geri koymasın. Öyleyse bize yakışan nedir, çalışmak ve dualarınızı almak" diye konuştu. Yeşilhisar Zarif Kadınlar Kooperatifi’nden Büyükkılıç’a makine ekipman desteği teşekkürü Yeşilhisar Zarif Kadınlar Tekstil Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi üyeleri Başkan Büyükkılıç’a kooperatife yaptığı makine ekipman desteğinden dolayı teşekkür ettiler. Kooperatif Başkanı Ayşe Karagöz, "Memduh Başkanımız bize bir söz vermişti; bir tane makine dedi, üç tane makine gönderdi. Huzurlarınızda teşekkür ediyoruz Yeşilhisarlılar olarak" dedi.
Çanakkale’de çenesine demir saplanan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:17 Çanakkale’de çenesine demir saplanan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç sanıkların cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören çift büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk, konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşarken, aile tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü belirtilerek, rapor okundu. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında şu ifadelerin yer aldığı belirtildi: "Bilirkişi heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ’03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır. Mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından olay 5510 ve 6331 anlamında teknik ’iş kazası’ değildir. Ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısal tehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun ’ağır özensiz davranış’ olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup, panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup, ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edilemedi." Duruşmada daha sonra sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım. Esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Koleji’ne de gittim, etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "İddianameye konu suça ilişkin daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Koleji’nde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, ’Öğretmenim bir çocuk düştü’ diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede bir tane nöbetçi öğretmen vardı, o da benim. Bir okul nöbetçisi, bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, "Olay zamanında Bahçeşehir Koleji’nde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dakika kadar bir süredede çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanındaydık. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga’ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylendi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga’da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik, bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak iki adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum. Çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi, ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, daha önce verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek, "Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım, halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip, ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık, akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitlerle alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak’ın avukatı Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatına karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatını, mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından sanıkların vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması ve yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
AK Parti’li Çakır 10 ay hapis cezası aldığını iddia eden kanala dava açtı
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:19 AK Parti’li Çakır 10 ay hapis cezası aldığını iddia eden kanala dava açtı AK Parti Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, oto hırsızlık, kasten yaralama, tehdit, hakaret gibi suçlardan 10 ay hapis cezası aldığını iddia eden televizyon kuruluşuna 5 milyon TL’lik manevi tazminat davası açtı. AK Parti Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, "oto hırsızlık, kasten yaralama, tehdit, hakaret" gibi suçlardan 10 ay hapis cezası aldığı ve infaz süresinin tamamlandığı iddialarına ilişkin haberler üzerine dava açtı. Çakır’ın Avukatı Fatih Aydın’ın başvurusu üzerine söz konusu haberlere erişim engeli getirilirken, Ufuk Çakır bu iddiaları yayınlayan Halk TV’ye 5 milyon TL’lik manevi tazminat davası açtı. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın müdafii Avukat Fatih Aydın’ın talebi üzerine İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 19.02.2026 tarihinde alınan kararla hakkında asılsız iddiaları yayımlayan televizyon kanalı internet sitesi ve Çakır hakkındaki asılsız suçlamaları barındıran haber linklerine erişim engellenmiş ve içeriklerin yayından çıkarılmasına hükmedilmiştir. Hakkındaki tüm suçlamaların asılsız olduğu mahkeme kararıyla kesinleşen Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, şahsına yönelik yapılan bu ağır saldırının cezasız kalmaması adına söz konusu yalan haberleri servis eden iddialar hakkında televizyon kuruluşuna 5 milyon TL’lik manevi tazminat davası açmıştır. Çakır ve avukatları, bundan sonraki süreçte de gerçek dışı beyanlarla kişilik haklarına saldıran her türlü kişi ve kuruma karşı hukuki haklarını en sert şekilde arayacaklarını kamuoyunun bilgisine sunar" ifadelerine yer verildi. Ayrıca Çakır, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na da başvurarak, televizyon kanalı hakkında idari yaptırım uygulanmasını talep etti.
Tapulu arazilerine yol yapılan vatandaşlar, yolu kapatınca bir kişi silah gösterip geçti
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:19 Tapulu arazilerine yol yapılan vatandaşlar, yolu kapatınca bir kişi silah gösterip geçti Adana’da hissedarlar, tapulu arazilerinin kamulaştırılmadan kullanıldığını öne sürerek yolu kapattı. Eylem sırasında bir sürücünün silah gösterip yolu açması paniğe neden oldu. Merkez Sarıçam ilçesine bağlı Çarkıpare Mahallesi’nde, Çukurova Üniversitesi tarafından 413 hissedarı bulunan toplam 544 dönümlük tapulu araziyi kamulaştırılmadan kullanıldığını, arazinin bir bölümünün de Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından bulvar yapıldığını iddia eden vatandaşlar eylem yaptı. Hissedarlar, iş makinesi getirerek İlim Yolu Bulvarı’nı trafiğe kapattı. Yol ortasında duran hissedarlardan Fadime Köseler, belediyenin tapulu arazilerine yol yaptığını öne sürerek araçların geçişine izin vermedi. Bu sırada otomobiliyle gelen bir genç, yolun neden kapalı olduğunu sordu. Yolun açılmayacağı cevabını alan genç aracının arka koltuğundan çıkardığı tabancayı göstererek yolun açılmasını istedi. Bunun üzerine korkan iş makinası operatörü yolu açtı. Sürücünün geçmesinin ardından hissedarlar yolu yeniden kapattı. Yolun kapalı olması nedeniyle bölgede maddi hasarlı trafik kazaları meydana gelirken, hastası olduğunu söyleyen bazı vatandaşlar ile hissedarlar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesini araya giren vatandaşlar önledi. Tepkilerin artması üzerine yol daha sonra yeniden trafiğe açıldı. "Üniversite arazinin metrekaresine 300 TL veriyor" Hissedarlardan Bayram Ballı, arazinin geçmişte kamulaştırıldığını ancak herhangi bir bedel ödenmediğini iddia ederek, "Zamanında burası istimlak edildiğinde bize herhangi bir ödeme yapılmadı. Şu anda mahkemelik durumdayız. Metrekare başına 300 TL teklif ediyorlar. Oysa buranın değeri 20 bin ile 30 bin TL arasında değişiyor. Bedavaya almaya çalışıyorlar" dedi. Hem arsa sahiplerinin hem de üniversitenin karşılıklı birbirinden şikayetçi olduğu ve konunun mahkeme aşamasında olduğu öğrenildi.
Gümüşhane beyaz örtü altında
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:12 Gümüşhane beyaz örtü altında Gümüşhane’de dün akşam saatlerinden itibaren etkisini artıran yoğun kar yağışı, kenti adeta beyaz bir örtüyle kapladı. Şehir merkezinde kar kalınlığının 8 santimetreyi bulduğu yağış, yüksek rakımlı bölgelerde ve dağ geçitlerinde ulaşımda zaman zaman aksamalara neden oldu.Yağışın en çok etkilediği ilçelerin başında Kelkit ve Merkez ilçe geliyor. Kar yağışının ardından Merkez ilçede 45, Kelkit ilçesinde 63, Köse ilçesinde 14, Kürtün ilçesinde 24, Şiran ilçesinde 36 ve Torul ilçesinde 11 köy yolu olmak üzere toplam 193 köy yolu araç trafiğine kapandı. Kar yağışının devam etmesi nedeniyle İl Özel İdaresi ekipleri, önceliği acil durumlara veriyor.Sadece köy yollarında değil, şehirlerarası bağlantı noktalarında da zaman zaman aksamalar yaşanıyor. Gümüşhane ile Erzincan illerini birbirine bağlayan stratejik öneme sahip Ahmediye Geçidi, yoğun kar yağışı ve görüş mesafesini sıfıra indiren tipi nedeniyle ulaşıma kapatıldı.Gümüşhane ile Şiran ilçesi arasındaki ulaşımı sağlayan Tersun Dağı geçidinde ise emniyet birimleri, kazaların önüne geçmek amacıyla ağır tonajlı araçların geçişine izin vermiyor.Tüm ilçeleri etkileyen yağışla birlikte Belediyeler, Karayolları, İl Özel İdaresi, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.Yetkililer, yağışın devam ettiği bölgelerde zorunlu olmadıkça trafiğe çıkılmaması gerektiğini, yola çıkacak olan vatandaşların ise araçlarında mutlaka kar lastiği, zincir ve çekme halatı bulundurması gerektiğini bildirdi.
Gelecek Kestel’de yetişiyor
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:15 Gelecek Kestel’de yetişiyor Kestel Belediyesi tarafından çocukların çok yönlü gelişimine katkı sunmak hedefiyle hayata geçirilen Kestel Dahi Çocuk Akademisi’nde eğitimler aralıksız sürüyor. Kestel Belediyesi, Dahi Çocuk Akademisi ile çocukların erken yaşta yeteneklerini keşfetmelerine katkı sağlıyor. Bu çerçevede bir aydır hizmet veren akademide, farklı yaş gruplarına yönelik olarak drama, masal atölyesi, resim, tiyatro, oyunla öğrenme/oyun terapisi, mental aritmetik, Türkçe ve çocuklar için felsefe (P4C) alanlarında eğitimler sürdürülüyor. Çocukları sanat, eğitim ve düşünme becerileriyle buluşturan akademi, çocukların yanı sıra ebeveynlerin de beğenisini kazanıyor. Akademide hazırlanan programlar, çocukların yaş gruplarına uygun şekilde planlanırken; dikkat, algı, düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimini desteklemenin yanı sıra sosyal iletişim, özgüven ve duygusal farkındalık alanlarında da gelişim sağlamayı hedefliyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, çocuklara yapılan her yatırımın geleceğe yapılan en değerli yatırım olduğuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı; "Çocuklarımızın hayal kuran, düşünen, sorgulayan ve kendini ifade edebilen bireyler olarak yetişmesini çok önemsiyoruz. Kestel Dahi Çocuk Akademisi ile evlatlarımızın yeteneklerini keşfedebilecekleri, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı sunuyoruz. Kestel’de çocuklarımız için her alanda güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz." Başkan Erol, sosyal belediyecilik anlayışıyla eğitime ve çocuklara yönelik projeleri artırarak sürdüreceklerini belirterek, akademinin yalnızca bugüne değil Kestel’in geleceğine de değer kattığını ifade etti.
Söğüt Altın Madeni’nde ’Toplu İş Sözleşmesi’ krizi
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:15 Söğüt Altın Madeni’nde ’Toplu İş Sözleşmesi’ krizi Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Hakan Yeşil, Gübretaş Maden Yatırımları Söğüt Altın Madeni’nde devam eden ’Toplu İş Sözleşmesi’ görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması ve arabuluculuk sürecine girildiği söyledi. Genel Başkan Hakan Yeşil yaptığı yazılı açıklamada, üyelerinin haklı taleplerini sonuna kadar savunacaklarını belirtti. Gübretaş Maden Yatırımları Söğüt Altın Madeni işçilerimiz, daha yaşanabilir, geleceklerini garanti altına alan, daha iyi şartlarda çalışmak için sendikalarını tercih ettiklerini anlatan Genel Başkan Hakan Yeşil, sözlerine şöyle devam etti; "Ekim 2025 tarihinde alınan yetkiyle birlikte toplu iş sözleşmesi hazırlıkları ivedilikle başlamıştır. Üyelerimiz talepleri doğrultusunda hazırlanan toplu iş sözleşmesi taslağı ile şirket yetkilileriyle 19 Kasım 2025 tarihinde başlayan ’1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nde bugüne kadar 86’ncı madde içerisinden 67’nci maddede anlaşma sağlanmış, geriye kalan diğer maddelerin de büyük çoğunlukta prensipte anlaşılmış olup süreç ücret zammı maddesinde tıkanmıştır. Şu ana kadar ise bir anlaşma sağlanamamıştır. 60 günlük yasal görüşme süresinin tamamlanmasının ardından arabulucu süresi başlamıştır. Ancak gelinen noktada herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır. Her zaman üyelerinin hak ve menfaatlerini ön planda tutarak toplu iş sözleşmeleri görüşmelerini sürdüren sendikamız, Gübretaş Maden Yatırımları Söğüt Altın Madeni yetkililerine ülkenin mevcut ekonomik durumu, çalışma şartlarını iyileştiren ve çalışma barışını bozmayacak bir sözleşme imzalanmasını her toplantıda dile getirmiştir. 3 Mart 2026 tarihinde son arabulucu toplantısı öncesi, üyelerimizin ve sendikamızın haklı talepleri karşılanarak bir an önce toplu iş sözleşmesinin masada imzalanması hepimizin ortak beklentisidir. Bizler, arabulucu süresinde anlaşma sağlanamaması halinde başlayacak olan 60 günlük grev kararını alma ve uygulama sürecine gireceğiz. Genel Maden İşçileri Sendikası olarak bu sürecin masada çözülerek üyelerimizin iş yerlerinde iş barışı ve iş huzuru içerisinde çalışmaya devam etmesini arzuluyoruz. Bizler işvereni olumlu yönde adım atmaya, daha duyarlı olmaya ve iş barışını bozmadan üyelerimizin hak ve menfaatlerini koruyan bir toplu iş sözleşmesini imzalamaya davet ediyoruz. Uzlaşma sağlanamadığı takdirde üyelerimiz ile beraber ilerleyen günlerde alacağımız ortak kararlar doğrultusunda yasalar çerçevesinde mücadelemize devam edeceğiz."