Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Iğdır FK - Pendikspor maçının ardından 19 Nisan 2026 Pazar - 19:35:32 Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında oynanan Iğdır FK ile Pendikspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında Iğdır FK, sahasında Pendikspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Hikmet Karaman maç ile ilgili analiz çıkarmak istemediğini belirterek, "Oyuncular kulübümüze ait. 90 dakika ve uzatma bölümlerine baktığınızda, sağlıklı bir analiz sonrası çok daha dikkatli değerlendirmeler yapmak gerekiyor. Buradan oyuncularıma da sesleniyorum; kamuoyunda oyuncularımız hakkında negatif konuşmak doğru değil. Ancak bu maçın analiz edilecek yönü açıkçası çok sınırlı. Eleştirmem gerekiyorsa elbette eleştiririm. Biz buraya bir hedef doğrultusunda geldik. Özellikle önümüzdeki sezonun plan ve projesi var. Bununla birlikte az da olsa play-off şansımız bulunuyordu. Takım olmak; takım ruhunu sahaya yansıtmak, birlikte hareket etmek, birlikte kazanmak ve birlikte kaybetmekle mümkündür. Futbol hatalar oyunudur ancak istek ve mücadele bambaşka bir konudur. Yetenek tek başına yeterli değildir; bazı oyuncuların kapasitesi sınırlı olabilir. Şampiyonluğa oynamak ise çok daha farklı bir seviyeyi gerektirir. Ligi genel anlamda değerlendirdiğimizde, bu konuda bir rapor hazırlayıp federasyona sunmayı düşünüyorum. Hakemlerle ilgili bu maça özel konuşmuyorum, genel bir değerlendirme yapıyorum. Bu ligin daha detaylı incelenmesi gerektiğine inanıyorum. Ligin temposu nedir, hangi yaş grubuna hitap ediyor, oyun ne kadar kesiliyor; bunların hepsi sorgulanmalı. Konuşulacak çok fazla konu var ancak burada kısa kesmek istiyorum. Bu maçın analizi yok denecek kadar zayıf. Açıkçası ortaya çıkan tablo oldukça kötü" dedi. Sinan Kaloğlu: "Tabii biz play-off’ları hedefliyoruz" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu ise hedeflerinin play-off’larda yer almak olduğunu söyleyerek, "Öncelikle biz maça nasıl hazırlandık, öyle başlayayım. Iğdır FK son haftalarda özellikle saha içinde dizilişte 4-4-2’yi, bazen 3-1-6’yı çok deniyordu. Çift forvetle oynuyorlardı; Koita ve Bruno’yla. Ama bu karşılaşmada biraz daha Hikmet Hoca orta sahayı güçlendirmek istedi, tahminimce. Bu yüzden üç tane orta sahayla oynadı, tek forvet çıktı karşılaşmaya. 4-1-4-1 gibi bir diziliş vardı ama zaman zaman saha içinde tekrar 3-1-6 gibi de oldular. Biz bu pas bağlantıları ve duruşları ilk yarıda özellikle çok iyi yaptık. Çalıştığımız şekilde durduk. Neticesinde de çok net pozisyonlar yakaladık. Bence karşılaşmanın ilk yarısı 3-4-0 olabilirdi. Pozisyonlar çok netti. Karşı karşıya kaçırdık, çizgideki topumuz çizgiden çıktı. Final paslarımız da vardı, final öncesi paslarımız da vardı. İlk yarıda aslında karşılaşmayı bitirebilirdik ama bitiremedik. İkinci yarı rakibin risk aldığını gördük. Zaten alacağını biliyorduk. Savunma duruşumuzdaki bir hatadan, duran top sonrası yanlış bir çıkıştan maalesef, bence şanssız bir gol yedik. Ama yine bırakmadık, yüklendik ve golü de bulduk. İyi oldu. Sonrasında yine pozisyonlarımız var. Yine kaleciyle karşı karşıya kaldığımız pozisyonlar oldu. İyi beceriyi gösteremedik, iyi dokunuşu yapamadık ve karşılaşma beraberlikle son buldu. Tabii biz play-off’ları hedefliyoruz, play-off’lara oynuyoruz. Rakibimiz iyi bir takım, kaliteli oyunculara sahip. Özellikle Iğdır FK gibi bir takıma karşı alan ve zaman bırakırsanız oyuncular bireysel yeteneklerini gösterebilirler. Oyuncularımız bunu büyük ölçüde iyi yaptı. Çok tehlike oluşturmadılar. Oyunun büyük bölümünde iyi oynayan, daha çok pas yapan biz olduk. Sadece ikinci yarının ortasından itibaren biraz yaslandık. Sonrasında tekrar topa sahip olduk. Deplasmanda alınan bir puan bizim için iyi. Biz play-off’lar için yürümeye devam edeceğiz. Oyuncularımız son dakikaya kadar çok iyi bir mücadele örneği gösterdiler. Bu yüzden onların mücadelelerinden, oyun anlayışlarından ve hırslarından memnunum. Artık önümüzde bir Boluspor karşılaşması var. İnşallah onu da kazanıp play-off’larda yer almayı iyice garantilemek istiyoruz" açıklamasında bulundu.
19 Nisan 2026 Pazar - 19:34 Bursaspor’da şampiyonluk coşkusu: "Bu başarı Bursa’ya çok yakıştı" Bursaspor’un elde ettiği önemli galibiyetin ardından açıklamalarda bulunan isimler, hem takımı hem de taraftarı tebrik ederek şampiyonluk coşkusunu paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, maç sonrası yaptığı açıklamada karşılaşmanın yüksek tempoda geçtiğini belirterek, futbolcuların sahada büyük bir mücadele ortaya koyduğunu ifade etti. Her iki takımı da tebrik eden Biba, özellikle taraftarın performansına dikkat çekerek, "90 dakika boyunca hiç durmadan tezahürat yapan taraftarlarımız, hem futbolcularımızı hem de bizleri coşturdu" dedi. Yaşanan üzücü olaylar nedeniyle planlanan kutlamaların ertelendiğini hatırlatan Şahin Biba, "İki hafta sonra son maçın ardından şampiyonluğumuzu taraftarlarımızla birlikte coşkuyla kutlayacağız" ifadelerini kullandı. Duygularını dile getirirken zorlandığını belirten Biba, destek veren herkese teşekkür etti. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise sezon boyunca verilen emeğe dikkat çekti. Gürkan, "Bu azmin nasıl bir başarı getirdiğini hep birlikte gördük. Taraftarımızın coşkusu ve takıma sahip çıkması, bu başarıda en büyük paylardan biri oldu" diye konuştu. Bursaspor taraftarının oluşturduğu atmosferin Türkiye genelinde yankı uyandırdığını ifade eden Davut Gürkan, kulüp yönetimine de teşekkür ederek, "Bursa’nın kenetlendiğinde neler başarabileceğini gördük. Bu şampiyonluk hem Bursa’ya hem de Türkiye’ye yakıştı" şeklinde konuştu.
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında KİPTAŞ Genel Müdürü savunma yaptı
14 Nisan 2026 Salı - 21:01 ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında KİPTAŞ Genel Müdürü savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 21. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt savunma yaptı. Ali Kurt hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede örgüt yöneticisi Ertan Yıldız’a bağlı hareket ettiği ve doğrudan örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ile de irtibat kurabildiği belirtilmişti. İddianamede Kurt’un, örgüt yöneticisi Adem Soytekin’e yakın müteahhitlerden oluşturduğu havuz ile KİPTAŞ’ın işlerini kamu zararı oluşturacak şekilde şahıslara verdiği de ifade edilmişti. Kurt’un bu işler karşılığında müteahhitlerden hem kişisel zenginleşme hem de örgüt sisteminin faydalanması için rüşvet aldığı, KİPTAŞ’ta yapılan inşaatlarda kurduğu dolandırıcılık sistemi ile birçok projede kamu zararı olacak şekilde düşük fiyat belirlettiği daireleri örgüt üyelerinin yakınları üzerine almasını sağladığı da aktarılmıştı. KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt savunmasında, "KİPTAŞ’ta genel müdürlük yaptığım dönemle ilgili yargılanıyorum maalesef. İş prensibi olarak ne KİPTAŞ’ta ne Toplu Konut İdaresi’nde çalıştığım yerlerden hiçbir zaman mülk edinmemişimdir. Ben KİPTAŞ’a genel müdür olduğumda 1.2 milyar o dönemin parasıyla piyasaya borcu vardı. KİPTAŞ o kadar kötü bir finansal durumdaydı ki vergi dairesine olan borçlarından dolayı genel müdürlük binasını ipotek ettirmek zorunda kaldık. Çok ciddi bir finans planlaması yaptık, borçlarımızı yapılandırdık. 1 yıl gibi bir sürede yürür hale getirdik KİPTAŞ’ı. KİPTAŞ’ta değerinin altında satış yaptığımız iddianamede iddia ediliyor. Bu mümkün değil. Ekspertiz rapor hazırlamadan satış yapamayız. KİPTAŞ’ta bir müdürün tek imza yetkisi yoktur. Kuvvetler ayrımı var KİPTAŞ’ta. Tek başına biri ‘onu sattıracağım bunu yaptıracağım’ diyemez. Türkiye’nin en çok denetlenen şirketiyiz. Tapelerde ‘Ali Kurt’u piyon yapalım’, ‘Ali’ye bastıralım bu işi çözdürelim’ gibi ifadeler var. Bana savcılıkta ‘bu ne demek’ dediler. Ben de ‘bana kumpas kuruyorlar’ dedim. Benim telefonumda 3 bin 600-3 bin 800 arası herhalde numara vardır; 40 kişiyle telefon görüşmemi örgütsel faaliyet olarak göstermişler. O dönemdeki telefon görüşmelerime bakın Meclis’ten de çok insan vardır ve siyasi parti farkı olmadan Bakan dahi vardır. Yani her telefonla görüştüğümüzde örgütsel ilişkimiz olsa yandık. Dolayısıyla ben kimsenin bir örgütsel yapılanması olduğunu görmedim bu süreçte. Böyle bir şeyi de kabul etmiyorum. Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen resmi kurumsal yapılanmamızın bize örgüt olarak isnat edildiğini söyleyeyim ve bu suçu da kabul etmiyorum. Suç işlediğime dair hiçbir delil yoktur. Kaçma şüphem kesinlikle yok. İlk operasyondan bir buçuk ay sonra, hesaplarıma el konulmasından 20 gün sonra gözaltına alındım. Yeşil pasaportu olan biri için kaçmak çok kolaydı. Deliller zaten toplandı, fazlasını ben dosyaya sundum" dedi. Ekrem İmamoğlu ardından Kurt’a "6 yıl boyunca herhangi bir kişi için herhangi bir projede indirimli daire alsın diye sana sevk ettim mi?" sorusunu sordu. Kurt cevabında "Kesinlikle sevk etmediniz" dedi. Duruşma sanık avukatlarının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Bakan Bolat: "Kişi başına düşen milli gelir 2025’te 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir"
14 Nisan 2026 Salı - 20:40 Bakan Bolat: "Kişi başına düşen milli gelir 2025’te 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" dedi. "İnegöl Mobilya Fuarı" 54’üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı. "Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır" Bakan Bolat, yaptığı konuşmada, "Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl’de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkanları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin dünya mobilya ihracatındaki payının yüzde 1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir" dedi. "Fuar güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmekte" Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, "Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan’da 166, Ekim’de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl’ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır" dedi. "Dünya ticareti; jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemekte" Bolat, "Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Dünya ticareti, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda yüzde 1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında yüzde 5,3 arttığı, 2026 yılında yüzde 4,8’e yavaşlayacağı ve 2027 yılında yüzde 5,1’e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının yüzde 1,4’e, küresel hizmet ticareti artışının ise yüzde 4,1’e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin yüzde 2,9’a yavaşladıktan sonra 2027 yılında yüzde 3,0’a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu. "Ülkemiz zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GSMH bilançosuna değinerek, "Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu. "Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak" "Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik" diyen Bolat, şunları kaydetti: "2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (yüzde 3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında yüzde 3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle yüzde 1,9 gerçekleşerek ortalamanın (2002-2024 ortalaması: yüzde 3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -yüzde 1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız yüzde 4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL’lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun şartlarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL’lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir." "KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır" Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, "Bu kapsamda; ‘net ihracatçı’ uygulaması yerine ihracatçı skorunun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir" dedi. Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.