Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Barış Göktürk: "Fenerbahçe’nin liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmesi gerekiyor" 03 Mayıs 2026 Pazar - 14:23:41 Fenerbahçe Başkan Adayı Barış Göktürk, 11 Mayıs’ta imza kampanyasını başlatacaklarını belirterek, kurtuluşun ekonomik güç, doğru futbol aklı ve stadyum kapasite artırımından geçtiğini söyledi. Göktürk, "Fenerbahçe’nin liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmesi gerekiyor" dedi. Fenerbahçe Başkan Adayı Barış Göktürk, Kalamış’ta bir otelde basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Geçtiğimiz günlerde adaylığını açıklayan Göktürk, yaptığı basın açıklamasında kulübün sportif, kurumsal ve ekonomik geleceğine dair kapsamlı bilgilendirmede bulundu. Fenerbahçe’nin asıl ihtiyacının reform olduğunu dile getiren Barış Göktürk, "Fenerbahçe’nin asıl problemi şu anki yönetim kurulunun problemi değil. Onlar sportif ve ekonomik olarak bir çukurun içine ittiler. Fenerbahçe tarihinin en karanlık günlerine girdi. Futbolda şampiyonluk için halen tünelin sonundaki o ışığı temenni ediyoruz. İnşallah bizim lehimize sonuçlanır. Eğer sportif başarı gelirse bu geçici olacak diye anlatmıştım. ’Tesadüfi başarı olacak’ demiştim bunu sürdürülebilir kılmalıyız. Mevcut yönetim bunu anlamadı. ’Saha içinde kalmalıyız’ politikasını uyguladı. Benim yetersiz gördüğüm teknik direktörle bile bu sene şampiyon olabilirdik; bir stoper, bir santrfor alsaydık. Yarım stopere dönmesek yine şampiyon olabilirdik. Talisca derbide penaltı atsaydı yine şampiyon olabilirdik. Bütün bunları başarsaydık kahraman olacaklardı. Bugün hain oldular. Her ikisini de kabul etmiyorum. Ben onları liyakatsız olarak görüyorum. Fenerbahçe’nin liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmesi gerekiyor. Fenerbahçe 40 yılda 8 kez şampiyon oldu. Liyakatlı insanlarla yönetildiği zaman 10 yılda 5 şampiyonluk gördü" dedi. "11 Mayıs’ta imza kampanyasını başlatıyoruz" Göktürk, sarı-lacivertli camiada başkanlığı adaylığını koyacak kişilerin paradan ziyade bilgi yarıştırması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Beni yine üzen, sosyal medyada taraftarımızda ’Bz kim daha zengin’ yarışına mı giriyoruz? O zaman Ali Koç’u geri çağıralım. Fenerbahçe tarihini siz okumadınız mı? Kim daha zengin diye gelenler her zaman başarısız oldu. Metin Aşık’ın kurduğu yönetim kurulu hiçbir zaman kurulmadı. Türkiye’nin en zengin isimleri vardı. 4 yılda 0 şampiyonluk yaşadılar. Artık öğrenin Fenerbahçe tarihini. Geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez. Türkiye’nin en zengin ilk 100 insanından 6’sı vardı Ali Koç’un son yönetiminde, başarılı oldular mı? Daha zengin mi arıyorsunuz, daha paralı mı arıyorsunuz? Onların peşinde koşan böceklerdir. Fenerbahçe liyakatın yarışında koşar. Doğru modelin kurulduğu sistemlerde biz 10 yılda 5 kez şampiyon olduk. Bizim 1998-2000 yılları arası yine zenginler kulübüydü, asıl başarı 2001-2011 yıllar arası geldi. Metin Aşık yönetiminde, Ali Koç yönetiminde, hatta Aziz Yıldırım’ın ilk 4 yılına bakarsanız liyakatlı insanların doğru yolda götürdüğünü görürsünüz. Biz bilgi yarışına girelim, öncelikli yapmamız gereken bir an evvel doğru futbol aklı nedir? Transferler nasıl doğru yapılır? 12 yıldır ben sıkıldım. Bizim ne motivasyon konuşmaları ile bu işin olmadığını görmemiz, ne de parayla pulla bu işin olmadığını görmemiz lazım. Ben yerli hoca veya yerliye yakın hocaya ısrarcıyım. Profesyonel futbol aklına ısrarcıyım. Scout ekibine ısrarcıyım. En az 5 beyaz yakalıdan oluşan futbol icra kuruluna ihtiyaç var. Şu an 40 futbolcuya maaş ödüyoruz, belki de hala Mourinho’ya maaş ödüyoruz. Mevcut yönetim ve bir önceki kadro planlamasını sorumlu tutuyorum. Abartı kurumsallaşmaya karşıyım. Çok alaturka modele de karşıyım, bir denge kurulmalı. Sadece yerlilik derseniz de bu başarı olmaz. Ayın 11’inde noterde imza kampanyası başlatıyoruz. İmza kampanyası tamamlandıktan sonra 17 Mayıs gibi yüksek divan kuruluna imzaları teslim edeceğiz. İmzaları teslim ettikten sonra adaylık sürecimiz resmileştirmiş olacağız. Yaklaşık 500 imza gerekiyor. Biz onu 1000 imza üzerine çıkarırız. Adaylar o zaman ortaya çıkacak. Adaylar kimse ona göre eleştirimizi yapacağız. Ben eski başkanlarımızdan birine çağrımı yaptım." "Mehmet Ali Bey ile birleşmeyeceğim" Futbol A takımının maçlarını oynadığı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nin kapasite artırımı ile birlikte gelirlerinin de artacağı formülleri aktaran Göktürk, "Fenerbahçe’nin kurtuluşu ekonomik güç, doğru futbol aklı, ivedilikle stadyum kapasite artımından geçtiğini düşünüyorum. Yerimizi kaybetmemeliyiz. Sahada futbolcularıma doğru motivasyon için stadyumun elden geçmesi gerekiyor. Yıllık 75 milyon euro gelirimiz var. Bunu 150 milyon euroya çıkarabiliriz. Bir loca koltuğu yaklaşık 30 bin euro gelir üretir. Bizde 820 koltuk var. Yaklaşık 20 bin eurodan 16.4 milyon euro loca gelirimiz var. Biz bunu 2 bin 35 koltuğa çıkarıyoruz. 30 bin euro civarında muhafaza ediyoruz; gelir 65 milyon euroya çıkıyor. Sadece localardan 25 ile 40 milyon euro gelir artışından bahsediyoruz. Mevcut yönetimi seçilecek ben veya arkadaşlarım veya başkası; stadyum renovasyonu iznini almalı. Bunu genel kurulda tescil etmeli. Fenerbahçe’nin en önemli gelir kaynağı stattır. Buranın bir an evvel düzenlenmesi gerekiyor. Sakın Fenerbahçe’yi Kadıköy’den çıkarmak gibi düşünceye girmeyelim. Fenerbahçe ruhumuz açısından semtinde oynayan tek takımız. Semtimizde olmamız lazım. Yurt dışında ne kadar aidiyet duygusunun yüksek olduğunu görüyoruz. Bulunduğu yerde kapasite artımı yapılmalıdır. Bununla ilgili hiçbir sıkıntı yoktur. Biz de bunu yapacak kapasiteyiz. Diğer adayların bizi saçma sapan yere taşımaları varsa şimdiden önünü keselim. Fenerbahçe’ye bu zararı yapmaya kalkmasınlar. Bunun karşısında duracağız. Mehmet Ali Bey ile (Aydınlar) birleşmeyeceğim. Fenerbahçe için doğru olanı yapacağız. Kaybedersem de onurlu şekilde kaybedeceğim ki kaybetmeyeceğim. Kongre üyeleri beni tanıdıkça benimle yürüyecekler. Bunu camia görecek" ifadelerini kullandı. "Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız" Futbol takımının başarılı olmasının sürdürülebilirliğine dikkat çeken 44 yaşındaki iş insanı, "Fenerbahçe’de 2001-2011 yılları arasında başarılı olmuş bazı isimleri futbol icra kurulumuza dahil edeceğim. Bir futbol direktörü, bir futbol AR-GE direktörü koyuyoruz, bir transfer koordinatörü koyuyoruz. Bu 3 kişi bizim futbol aklımızı oluşturuyor. Biz ayrıldığımızda 1+3 yıl sonra o zaman bu ekibin orada kurumsal hafızayı yaşattığını göreceksiniz. Teknik direktör ve başkan değişse de o insanlar bunu sürdürecekler. Şu anda Fenerbahçe’nin bir scout ekibi yok, futbolcu izleme birimi yok. Birkaç menajer gelip elinde bohçasıyla oyuncu satmaya çalışıyor, sonucu da gördük. Eğer 3-4 bu futbol aklı olsa biz stopersiz, santrforsuz kalır mıydık? Mevcut santrforu gönderip, yarım santrfora kalır mıydık? Kadın basketbol, 8’de 8 şampiyonluk, 3 Euroleague şampiyonluğu kazandı. Bu tesadüf mü? Erkekler 15’te 10 şampiyonluk, 2 Euroleague şampiyonluğu. Niye futbolda değil. Seçilmişler gelip sürekli burnunu sokup doğru yönetemediklerinden dolayı. Bir an evvel seçilmişlerin futbolda kurtulmamız lazım. Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız. 10 yılda 5 kez şampiyon yapacağız. Bu bir başarıdır. Bu sene şampiyonluğu alsaydık siz hepiniz Sadettin Bey’i başarılı bulacaktınız. Aslında tamamen tesadüfi başarı olacaktı. Siz veya kamuoyu ne kadar başarılı diye anlatacaktı. Biz Ali Şen döneminde şampiyon olduk, sürdürülebilir olmadı. Tahsin Kaya döneminde şampiyon olduk, sürdürülebilir olmadı. Bir tek 2001-2011 yılarında oldu" şeklinde konuştu. "Samandıra’ya seçilmişlerin sürekli gitmemesi gerekiyor" Barış Göktürk, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Ekibiyle birlikte 2027 için hazırlandıklarını belirten Göktürk, "1 yıl sonrasının planına hazırlanıyoruz. Aday olmak için 500 kişi gerekiyor. Sadece sandıklara en az 100 görevli vermek zorundayız. Biz 150 kişilik sandık kurulu yapıyoruz. İki santrforu belirlemiş durumdayız. Teknik direktörlük için kiminle çalışacağımızı, Samandıra sorumlusu, idari menajerimizi biliyoruz. Kadro mühendisliği konusunda biz hazıra yakınız. Herkes Tedesco’yu çok sevdi. Puan ortalaması olarak beni tatmin etmiyor. Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak kapasiteyi görmüyorum, yetersiz görüyorum. Seçildikleri gün söyledim, ’24 saat içinde Devin Özek’i kovarım’. Diğeri de sempatik ama liyakatsız bir isimdi. Bu seneyi de bu arkadaşlar riske attılar. 31 Aralık akşamı çıkıp ’Seçime gideceğiz’ dedi. Sonrasında ’Biz devam etmeyi hak ettik’ dedi. Divan toplantısında birçok arkadaşımızdan rica etti, ’Bırakmayın desenize’ diye. Potansiyel hazırlık yapanların önünü kesti. Fenerbahçe’ye sportif ve mali enkaz bırakarak, en başarısız başkanı olarak ayrılacak. Tebrik ediyorum kendisini. Kadro planlaması konusunda sadece santrafor değil. Bizim 40 futbolcumuz var. Bu kadroyu kim kurdu? Yaz transfer döneminde şu anki adaylardan biri kadromuzu kurmadı mı? Bu seneki başarısızlığın ana mimarı kim, ne çabuk unuttunuz. Acun bey ayrıldıktan sonra mevcut kadroyu kim kurdu? Hakan Bey ile Ali başkan kurdu. Nene’yi kim aldı? Adaylar noterden imzaları verdikten sonra tekrar konuşacağım. Kadro planlanması doğru yapılanması, Samandıra’ya seçilmişlerin sürekli gitmemesi gerekiyor. Helikopterle tesise iniyorsunuz, pazarlığı yaptığınız futbolcuya mı gösteriş yapıyorsunuz. Seçilmişler değil, profesyonel insanlar, itibarı olan kişiler futbol aklını oluşturacak. Bir tanesini açıkladığım zaman herkes ’Yürü başkan’ diye arkamdan gelecek" dedi. "Mehmet Ali Aydınlar, birlikte liste yapmamı teklif etti" Fenerbahçe başkanlığı için adaylığı konuşulan Mehmet Ali Aydınlar ile görüşmesini aktaran Göktürk, "Mehmet Ali Bey ile 3,5 saat görüştüm. ’Ben mert ve dürüst bir insanım senden de aynısını beklerim adaysan adayım de. O zaman farklı konuşurum’ dedim. O zaman rakibiz. Ama aday değilsen, 3 Temmuz’da yaşananlardan dolayı senin maddi ve manevi borcun var. Fenerbahçe’ye sponsor olarak bu borcu ödediği konuşuluyor. Fenerbahçe’ye sponsorluk yaptı ama peki Galatasaray’a yapmadı mı? Son 10 yılda Fenerbahçe’ye mi daha çok sponsorluk parası mı vermiştir, Galatasaray’a mı? Neyin bedelini ödedi? Benim 15 yılım bedelini mi ödedi? Kesinlikle aday olmadığını bana ifade eti. ’O zaman rahatladım abi’ dedim. ’Şimdi iş değişti. Madem aday değilsen o zaman bize bir ağabeye ihtiyacımız var. Geçmişten Fenerbahçe’ye verdiğin hasarları kaldırmak durumdasınız. Telafi edebilirsiniz’ dedim. Birkaç gün önce Mehmet Ali Bey beni aradı. Kendisi ile beraber olmamı, birlikte liste yapmamı teklif etti. Ben de kendisine dedim ki şimdi iş değişti. ’Şu isimler olsa bile aday değilim’ dedi bana. Ben de ’Şimdi ne değişti? Niye söylemedin?’ dedim. Çok ciddi bir kırgınlığım oldu bu konuda. Mehmet Ali Aydınlar kendi hayatı, kendi doğrusunu yapacaktır. Ben isterdim ki aday olmasın, bize yaşatılan bu acıların bir şekilde maddi ve manevi olarak kefaretini ödemesini isterdim. Biz ona sağlayabilirdik" diye konuştu. "Tarihin en büyük harcaması bu kış döneminde oldu" Kulübün öncelikli ödenmesi gereken borçlarına dair ise Barış Göktürk, acil eylem planına yönelik şunları söyledi: "Çok büyük bir borç yükü var. Fenerbahçe fetret döneminin içinde. Fenerbahçe’de şuan ciddi nakit akışı problemi var. En az 100 milyon euro biz bunu sağlayacağız. Fenerbahçe’nin önemli gelir kalemleri var. Bu 350-360 milyon euro, 600 milyon euroya çıkarmamız lazım. Ali Koç’un en büyük başarısı gelirleri olağan üstü artırmıştır. 370 milyon euroya çıkarmıştır. Finansal borçları düşürmüştür. Görevde kalsa sıfıra indirecekti. Olağanüstü başarılıydı, sportif açıdan başarısız olmuştur. Mevcut yönetimde ise hem finansal hem sportif hem de futbolcu borçları artmıştır. Kante konusu; şampiyon olamazsak 3 ay bekleseydik. Şu ankinin 35 milyon euro aşağısına gelmiş olacaktı. Şampiyon olacaksan bu 35 milyon euro gitmiş olsun. Şampiyonluk gelseydi kimse bunu görmeyecekti o zaman ’Kante’yi niye aldık?’ demeyeceklerdi. Fenerbahçe’de borç bitmez, şirketler büyüdükçe borç artar. 119 yıllık tarihimizin en büyük harcaması bu kış döneminde oldu. Hile ve tespit komisyonu kuracağız. Bununla ilgili bir araştırma yapılması lazım. Hile ve şaibe durumu varsa her kim mesulse onu savcılığın çağırması lazım." "Biz 3 kötü transfer dönemi sonrası bugüne gelmişiz" Göreve geldikleri takdirde kuracakları futbol aklıyla ilgili ise Göktürk, "Bizim futbol aklımız, Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak futbol aklıdır. Reel gerçeklerle ortaya çıkacağız. Fenerbahçe’nin asıl problemi transfer yapmak olmayacak, oyuncu satma problemi olacak. 17 futbolcu satmak zorundayız, en az 5 futbolcu almak zorundayız. Siz sınırsız kaynakla da gelseniz alamıyorsunuz, 40 futbolcun var. Bunları satman gerekiyor. Bir an evvel bunun çalışma yapılması lazım. Bu satışı organize edeceğiz. 17 sporcumuzla yolları ayıracağız. Yabancı problemimiz var, Finansal Fair-Play sorunumuz var. Biz 3 kötü transfer dönemi sonrası bugüne gelmişiz. Fenerbahçe’nin fetret döneminin çukur sürecindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. "Biz Fenerbahçe için doğru insanlarız" Barış Göktürk, kongre üyelerine de çağrıda bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: "Aziz Yıldırım’ın alacağı karara saygı duyuyoruz. Aziz Yıldırım ve Ali Koç’a oy veren kongre üyelerine çağrıda bulunuyorum, artık Fenerbahçe kavga istemiyor. Aziz Yıldırım ile Ali Koç arasındaki geçmiş sürtüşmelerden yorulduk. Ben Fenerbahçe’yi aile olarak görüyorum. Biri bizim babamız, biri ağabey olarak görelim. Ben taraf tutmuyorum. Her ikisi de benim için çok değerlidir. Her ikisi de 3 Temmuz’da Fenerbahçe’nin düşmanları için mücadele etmiştir. Her ikisi de birlikte ayağa kalmamız için mücadele etmiştir. Onlara oy veren insanlara sesleniyorum. Biz Fenerbahçe için doğru insanlarız. Fenerbahçe’nin içinden gelen insanlarız. Gelin bizi destekleyin. 3 Temmuz’dan bagajı olmayan insanlara da sesleniyorum. Gelin bizim çatımız altında birleşin; bu seçimi tek vücut altında kazanalım. Başkanımız değerli büyüğümüz (Aziz Yıldırım) kendisini 1 yıl da beklerim, 4 yıl da beklerim. Kendisi yoksa ben buradaki en yetkin, en liyakatlı insanlarla yönetmeye hazırım. 11 Mayıs’ta imza sürecimizi başlatıyoruz. Biz Fenerbahçe’yi yönetmeye hazırız."
Dilek Mahallesi’nin kahraman şehitleri dualarla anıldı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:58 Dilek Mahallesi’nin kahraman şehitleri dualarla anıldı Manisa Büyükşehir Belediyesi, vatan savunmasında canlarını feda eden Saruhanlı’nın Dilek Mahallesi nüfusuna kayıtlı kahraman şehitleri unutmadı. Düzenlenen pilav hayrı ve anma programında, aziz şehitlerin hatıraları dualarla yaşatıldı. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bulunan Bülent Koşmaz Parkı’nda gerçekleştirilen anlamlı etkinlikte Şehit Jandarma Astsubay Üstçavuş Sadık Akın, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Şevket Kolankaya, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Erdoğan Kaya ve Şehit Uzman Jandarma I. Kademe Çavuş Emrah Akman için Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Dilek Mahallesi’nin bağrından çıkan bu kahramanlar için eller semaya açılırken, programda birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği hayır programına Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Daire Başkanı Mehmet Ziya Çiçek, şube müdürleri, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, şehit yakınları, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Katılımcılara pilav ve çeşitli ikramların sunulduğu etkinlikte, şehit yakınları ile yakından ilgilenildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, vatan uğruna şehadete eren kahramanların hatıralarını her zaman diri tutacaklarını belirterek, tüm şehitlere Allah’tan rahmet diledi.
Şırnak’ta "Safahat" panelinde gençler Akif’in fikir dünyası ele alındı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:50 Şırnak’ta "Safahat" panelinde gençler Akif’in fikir dünyası ele alındı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Okuyorum Yazıyorum" Projesi kapsamında, İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy’un ölümsüz eseri Safahat için Şırnak’ın Cizre ilçesinde panel düzenlendi. Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan, 11 bin 240 mısra ve 108 şiirden oluşan dev külliyat Safahat, Şırnaklı gençlerin merceğindeydi. Şırnak İl Koordinatörü Hacı Ertuğrul’un koordinasyonunda Cizre Hacı Fettah Kadooğlu Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen panelde, Silopi, Beytüşşebap ve Cizre’den gelen öğrenciler, Mehmet Akif’in toplumsal, ahlaki ve milli mesajlarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Öğrenciler, Safahat üzerine yaptıkları sunumlarda Akif’in fikir dünyasını günümüz gençliğiyle harmanladı. Panelde özellikle milli bilinç, ahlaki değerler ve toplumsal sorumluluk gibi temalar işlenirken, sunum yapan öğrencilerin hitabet yetenekleri jüri ve izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Metin çözümlemeleriyle eserin akademik yönüne de ışık tutan gençler, hitabet güçleriyle dikkat çekti. Sunumların içerik derinliği ve anlatım gücü üzerinden değerlendirildiği panelin sonunda ödül töreni düzenlendi. Dereceye giren öğrencilere ödülleri, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan İke tarafından takdim edildi. Başarılarından dolayı öğrencileri tebrik eden Şahan İke, bu tür kültürel ve akademik çalışmaların gençlerin milli-manevi gelişiminde kritik bir rol oynadığını vurguladı. "Okuyorum Yazıyorum" Projesiyle, öğrencilerin okuma kültürünün güçlendirilmesi, edebi eserler üzerinden değerler eğitiminin desteklenmesi ve gençlerin milli bir bilinçle geleceğe hazırlanması hedefleniyor.
Manisa’daki hastalara mesir macunu dağıtıldı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48 Manisa’daki hastalara mesir macunu dağıtıldı Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali coşkusunu hastanelere taşıdı. Festival etkinliklerine katılamayan hastalar ve refakatçileri, belediye ekiplerinin ziyaretiyle geleneksel şifalı mesir macununa kavuştu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Manisa Büyükşehir Belediyesi, hastanede tedavi gördüğü veya refakatçi olduğu için festival alanına gidemeyen vatandaşlardan gelen talepler üzerine harekete geçti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya ulaştırılan, "Hastanede olduğumuz için festivale katılamadık, bizlere de mesir macunu ulaştırabilir misiniz?" talepleri kısa sürede karşılık buldu. Üç büyük hastanede dağıtım yapıldı Başkan Dutlulu’nun talimatıyla Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından organize edilen çalışmada Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi, Manisa Şehir Hastanesi ve Merkez Efendi Devlet Hastanesi ziyaret edildi. Ekipler, servisleri tek tek ziyaret ederek hasta ve yakınlarına mesir macunu ikram etti. Vatandaş odaklı hizmet anlayışını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Mesir macunu geleneği, toplumun her kesimine hitap eden köklü bir mirastır. Festival heyecanını yerinde yaşayamayan vatandaşlarımızın talebine kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Ekiplerimiz aracılığıyla bu şifalı geleneği hastanelerimize ulaştırdık. Tek dileğimiz, bu kadim mirasın herkese şifa ve moral olmasıdır." Hastanede festival sürpriziyle karşılaşan vatandaşlar, kendilerini unutmayan Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Besim Dutlulu’ya teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi. Bu anlamlı çalışma, hem kültürel mirasın yaşatılmasına hem de hastaların moral bulmasına katkı sağladı.
BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez"
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48 BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD ile Benjamin Netanyahu yönetimi arasındaki ilişkilere sert sözlerle tepki göstererek, terörle mücadelede PKK’ya ‘şartsız silah bırakma’ çağrısı yaptı. Destici, çocukların eğitimi konusunda ise ailelere ve okullara büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Destici önemli mesajlar verdi. Sivas’ta yürütülen yerel çalışmalara değinen Destici, belediye yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların uyum içinde hareket ettiğini belirterek, bu birlikteliğin şehre olumlu yansıdığını ifade etti. Destici, konuşmasının Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ilişkilere değinerek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu üzerinden sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetiminin İsrail’in etkisi altında hareket ettiğini öne süren Destici, bu durumun küresel dengeleri olumsuz etkilediğini savundu. Bölgede süren gerilimlerin özellikle İslam dünyasını etkilediğini belirten Destici, savaşların sona ermesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. "Devlet bu tür tehditlere boyun eğmez" Terörle mücadele konusuna da değinen Destici, PKK’nın şartsız olarak silah bırakması gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün ve uzantılarının Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerini eleştiren Destici, devletin bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Destici, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tehdit edilemez" dedi. "Eğitim ailede başlıyor" Son yaşanan toplumsal konulara dikkat çeken Destici, çocukların eğitimi ve ailelerin sorumluluğuna vurgu yaptı. Eğitimin ailede başladığını ifade eden Destici, okulların ve rehberlik sisteminin de bu süreçte kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Destici, özellikle ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Maraş’ta yaşanan bazı üzücü olayın çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam" Mustafa Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girdiğini söyleyerek, "Gerçekten Sivas Belediyemiz, Belediye Başkanımız ekibiyle, meclis üyelerimizle, teşkilatımızla, Sivas halkıyla birlikte diğer siyasi partilerimiz, işte sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız bunların hepsiyle birlikte tam bir uyum içerisinde çok güçlü faydalı ve güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Kıymetli kardeşlerim Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam ve Soykırımcı Netanyahu’yla birlikte el ele vermişler. Netanyahu daha doğrusu bunların artık hangi sırlarına sahipse bunları istediği gibi kullanıyor ve istediğini yaptırıyor. Epstein dosyalarının baş faktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama başka herhalde sırlarına da vakıflar ki bu kadar kontrollerini alabilmiş vaziyetteler. Düşünün ki koskoca Amerika koskoca dünya ve 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girmiş vaziyette. Onun dediğini yapar hale gelmiş vaziyette. Onun için de her gün farklı bir açıklama yapıyor. Bir gün barıştan bahsediyor, ‘İran’la müzakereler sürüyor, barış sürüyor’ derken bile ‘Savaşı biz kazandık, liderlerini yok ettik, ordularını yok ettik’ gibi karşı tarafı kızdıracak ya da anlaşma masasından kaldıracak açıklamalarına devam ediyor. Ama tabi bizim dileğimiz ve temennimiz, Türkiye’nin de tıpkı kardeş Pakistan gibi bu savaşın bir an önce sona ermesi için uğraşmasıdır. Çünkü bedelini yine bizim bölgemiz ödüyor, bizim insanımız ödüyor. Müslüman kardeşlerimiz, İslam dünyası ödüyor" dedi. "Akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemeyeceğini ve tehdit edilemeyeceğini belirterek, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de devlet yetkililerimizin açıklamaları vardı. PKK baştan şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz olarak içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarıyla silah bırakacak ve tüm uzantıları kendini feshedecek. Ama bugün bakıyoruz ne silah bırakmış vaziyetteler ne de kendilerini feshetmiş durumdalar. Tam tersine Türkiye’ye parmak sallıyorlar. DEM parti eş başkanları ara ara açıklama yapıyor. Öcalan, daha önce bir barış havadisi gibi açıklamalar yaparken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne adeta parmak sallayarak, ‘Şunlar yapılmazsa bu iş farklı noktalara gidebiliriz’ şeklinde aracılarla beyanlarda bulunuyor. Dün en son Kandil’de bulunan karayılanın açıklamaları oldu. Türkiye, onların talep ettiği yasal değişiklikleri yapmazsa, genel af çıkmazsa gibi Türkiye’nin ve Türk milletinin asla kabul edemeyeceği şartlar ileri sürüyorlar ve silah bırakmayacaklarını ifade ediyorlar. Tam tersine, Türkiye’de var olan barış ortamının bozulacağını ya da uluslararası güçlerin burada kastettikleri İsrail ve Amerika Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlarda bulunacağını, hatta terör örgütünü de bu anlamda kullanabileceklerini söylüyorlar. Aslında kendi ağızlarıyla ne kadar kullanışlı aparatlar olduklarını da bu şekilde çok net ifade etmiş oluyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin adı Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemez, tehdit edilemez. Hele İsrail ve Amerika üzerinden bunlar hiç yapılamaz. Geçmişte de bunları yaptılar ve derslerini aldılar. Eğer şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz silah bırakmaz ve kendilerini feshetmezlerse, akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" diye konuştu. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Destici, Maraş’taki yaşanan olaya da değinerek, "Biz elbette her şeyin eğitimle başladığını, öncelikle ailede başladığını ifade etmek istiyoruz. Daha sonra bunun okulla devam ettiğini ve toplumsal hayatın da gençler üzerindeki etkisinden bahsediyoruz. Bu nedenle burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların takibi, yetiştirilmesi ve eğitilmesi önemlidir. Okullarımıza da elbette büyük sorumluluklar düşüyor. Maalesef Türkiye’de eğitim sistemimiz, bütün çabalara rağmen istediğimiz noktaya bir türlü gelemedi. Maraş’taki hadisenin acısı hala yüreğimizde. Bakın, baba emniyet müdürü, anne öğretmen ama çocuğa yeterince ilgi göstermemenin, sahip çıkmamanın sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Rehberlik öğretmenlerimiz çok önemli. Hem iyi yetiştirilmeleri hem de okullardaki tespit ve raporlarının idare tarafından uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.